Tebliğler · No: 2018/30 · Resmî Gazete: 2018-09-08
Resmî kaynak: https://kms.kaysis.gov.tr/Home/Goster/143825
8 Eylül 2018 CUMARTESİ Resmî Gazete Sayı : 30529
TEBLİĞ
Ticaret Bakanlığından:
İTHALATTA HAKSIZ REKABETİN ÖNLENMESİNE İLİŞKİN TEBLİĞ
(TEBLİĞ NO: 2018/30)
MADDE 1 – (1) Bu Tebliğin amacı, 21/11/2017 tarihli ve 30247 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta
Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2017/26) ile Tayland Krallığı menşeli 4007.00 gümrük tarife
pozisyonu altında kayıtlı “vulkanize edilmiş kauçuktan iplik ve ipler” ürününe yönelik başlatılan ve T.C. Ticaret
Bakanlığı İthalat Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen nihai gözden geçirme soruşturmasının tamamlanması
neticesinde alınan kararın yürürlüğe konulmasıdır.
MADDE 2 – (1) Bu Tebliğ , 14/6/1989 tarihli ve 3577 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında
Kanun, 20/10/1999 tarihli ve 99/13482 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan İthalatta Haksız Rekabetin
Önlenmesi Hakkında Karar ve 30/10/1999 tarihli ve 23861 sa yılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız
Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmeliğe dayanılarak hazırlanmıştır.
MADDE 3 – (1) Bu Tebliğde geçen;
a) GTP: Gümrük tarife pozisyonunu,
b) Kurul: İthalatta Haksız Rekabeti Değerlendirme Kurulunu,
c) Tayland: Tayland Krallığını,
ç) TGTC: İstatistik Pozisyonlarına Bölünmüş Türk Gümrük Tarife Cetvelini
ifade eder.
MADDE 4 – (1) Yürütülen soruşturma sonucunda, mevcut önlemin yürürlükten kalkması durumunda dampingin
ve zararın devam etmesinin veya yeniden meydana gelmesinin muhtemel olduğu saptanmıştır. T.C. Ticaret Bakanlığı
İthalat Genel Müdürlüğü tarafından yürütülerek tamamlanan soruşturma sonucunda ulaşılan bilgi ve bulguları içeren
Bilgilendirme Raporu Ek’te yer almaktadır.
(2) Bu çerçevede, s oruşturma neticesinde ulaşılan tespitleri değerlendiren Kurulun kararı ve Ticaret Bakanının
onayı ile 27/11/2012 tarihli ve 28480 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin
Tebliğ (Tebliğ No: 2012/23) kapsamında uygula nan önlemin mevcut haliyle uygulanmaya devam edilmesine karar
verilmiştir.
GTP Eşyanın Tanımı Menşe
Ülke Firma Unvanı Dampinge Karşı
Önlem (CIF %)
4007.00 Vulkanize edilmiş kauçuktan
iplik ve ipler Tayland Natural Rubber Thread Co., Ltd. % 4,37
Diğerleri % 8,75
MADDE 5 – (1) Gümrük idareleri, bu Tebliğin 4 üncü maddesinde GTP, eşya tanımı ve menşe ülkesi belirtilen
eşyanın, diğer mevzuat hükümleri saklı kalmak kaydıyla, serbest dolaşıma giriş rejimi kapsamındaki ithalatında
karşısında gösterilen tutarda dampinge karşı kesin önlemi tahsil ederler.
(2) Bilgilendirme Raporunda soruşturma konusu ürün ve benzer ürün ile ilgili açıklamalar genel içerikli olup
uygulamaya esas olan TGTC’de yer alan GTP ve bu Tebliğin 4 üncü maddesinde yer alan tablodaki eşya tanımıdır.
(3) Önleme tabi ürünün TGTC’de yer alan tarife pozisyonunda yapılacak değişiklikler bu Tebliğ hükümlerinin
uygulanmasına engel teşkil etmez.
MADDE 6 – (1) Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
MADDE 7 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Ticaret Bakanı yürütür.
EK
2018/30 SAYILI İTHALATTA HAKSIZ REKABETİN ÖNLENMESİNE İLİŞKİN
TEBLİĞE AİT BİLGİLENDİRME RAPORU
1. SORUŞTURMAYA İLİŞKİN GENEL BİLGİ VE İŞLEMLER
1.1 Mevcut önlem ve soruşturma
(1) Tayland Krallığı (Tayland) menşeli 4007.00 gümrük tarife pozisyonu (GTP) altında kayıtlı
“vulkanize edilmiş kauçuktan iplik ve ipler” ürününe yönelik olarak 27/11/2012 tarihli ve
28480 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenm esine İlişkin
Tebliğ (Tebliğ No: 2012/23) uyarınca “Natural Rubber Thread Co., Ltd” firmasına karşı CIF
bedelinin %4,37’si, diğer tüm üreticilere karşı da CIF bedelinin % 8,75’i oranında dampinge
karşı önlem yürürlüğe konulmuştur.
(2) Bahse konu önlemin y ürürlükten kalkması halinde önleme konu Tayland menşeli üründe
dampingin ve zararın devam etmesinin veya yeniden meydana gelebilmesinin muhtemel olduğu
iddiasıyla yerli üreticiler Elpa Elastiki İpler Sanayi ve İhracat A.Ş. (Elpa) ile Şahin Lateks
Sanayi ve Ticaret A.Ş. (Şahin Lateks) tarafından gerçekleştirilen başvurunun değerlendirilmesi
neticesinde, 21/11/2017 tarihli ve 30247 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız
Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2017/26) ile başlatılan nihai gözden geçirme
soruşturması tamamlanmıştır.
1.2 Yerli üretim dalının temsil niteliği
(1) Yönetmelik’in 18 inci ve 20 nci maddeleri çerçevesinde yerli üretim dalını temsil niteliğini
haiz olduğu tespit edilen Elpa ve Şahin Lateks firmaları bu raporun ilerleyen bölümlerinde
“yerli üretim dalı” olarak anılacaktır.
1.3 İlgili tarafların bilgilendirilmesi, dinlenmesi ve bilgilerin değerlendirilmesi
(1) Soruşturma açılmasını müteakip, soruşturma konusu ürünün Bakanlık tarafından tespit
edilen T ayland’da mukim üreticilerine/ihracatçılarına, Türkiye’de yerleşik ithalatçılarına ve
ayrıca soruşturma konusu ülkede yerleşik diğer üreticilere/ihracatçılara iletilebilmesini teminen
Tayland’ın Ankara’daki Büyükelçiliğine soruşturmanın açılışına ilişkin b ildirimde
bulunulmuştur.
(2) Bildirimde, soruşturma açılış Tebliğine, başvurunun gizli olmayan metnine ve soru
formlarına nereden erişileceği hususunda bilgi verilmiştir.
(3) Taraflara soru formunu yanıtlamaları için posta süresi dâhil 37 gün süre tanınmıştır. Ayrıca
ilgili tarafların süre uzatımı yönündeki mâkul talepleri karşılanmıştır.
(4) Yerli üretim dalı, soruşturma süresi boyunca Bakanlık ile işbirliği içinde olmuş ve
gerektiğinde talep edilen ilave bilgileri temin etmiştir.
(5) Soruşturma döneminde ithalat gerçekleştirdiği tespit edilen ve soru formu gönderilen
ithalatçılardan üç ithalatçı firma soru formunu öngörülen sürede yanıtlamıştır. Üretici/ihracatçı
soru formuna ise üç üretici/ihracatçı firmadan yanıt alınmıştır.
(6) Soruşturmaya ilişkin bilgi ve bulguların tamamlanması akabinde, soruşturma sonucunda
alınacak karara esas teşkil edecek bilgi, bulgu, tespit ve değerlendirmeleri içeren “Nihai
Bildirim Raporu” 21/6/2018 tarihinde ilgili tarafların bilgisine sunulmuştur. Sö z konusu
bildirim, soruşturma konusu ülkenin Ankara Büyükelçiliği ile soruşturma sırasında görüş
bildiren ithalatçı ve ihracatçı firmalar ile ye rli üretim dalına iletilmiştir. Nihai Bildirim
Raporu’na ilişkin olarak yerli üretim dalından görüş alınmıştır.
(7) Nihai bildirim sonrasında, ilgili tarafların katılımı ile 3/7/2018 tarihinde kamu dinleme
toplantısı düzenlenmiştir. Yerli üretim dalı ile bazı ihracatçı ve ithalatçı firmalar kamu dinleme
toplantısına yönelik görüşlerini yazılı olarak da Genel Müdürlüğe iletmiştir.
(8 Tarafların soruşturma boyunca ortaya koyduğu tüm bilgi, belge ve nesnel görüşler, bu
raporun ilgili kısımlarında değerlendirilmiştir.
1.4 Gözden geçirme dönemi
(1) Gözden geçirme dönemi olarak 1/1/2015-31/12/2017 arasındaki dönem esas alınmıştır.
2. SORUŞTURMA KONUSU ÜRÜN VE BENZER ÜRÜN
(1) Soruşturma konusu olan önleme tabi ürün; 4007.00 GTP altında yer alan “vulkanize edilmiş
kauçuktan iplik ve ipler”dir.
(2) 4007.00 GTP altında tanımlı “vulkanize edilmiş kauçuktan iplik ve ipler” ürünü bu raporun
ilgili bölümlerinde kısaca “lateks iplik” olarak anılacaktır. Lateks iplikler %100 doğal lateksten
mamul olan ipliklerdir.
(3) Tabii lateks; kauçuk ağaçlarından toplandıktan sonra, çeşitli kimyasal maddeler ile belirl i
sürelerde santrifüj makinelerinde karıştırılarak likit ve katı bölümlerinin belirli oranlarda
ayrıştırılmasını takiben varillere ve muhafaza depolarına doldurulur ve konteynır içerisinde
sevk edilir. Sıvı halde ithal edilen lateksin yaklaşık olarak %60’lık kısmı doğal ham lateks olup,
diğer kısmı çözücü maddelerdir.
(4) Teller çeşitli su ve asit banyolarından geçtikten sonra kurutma fırınlarına girer; pişirme, yani
vulkanizasyon işlemi ile birlikte yaklaşık olarak %40 oranında su üründen alınır. Müteakib en,
ürünün satıldıktan sonra işlem göreceği tekstil makinelerindeki kayganlığının arttırılması için
üzerine talk uygulanır. Bu ana kadar bağımsız ince tel şeklinde olan ürün; endüstriyel kullanım
makinelerine uygun olması ve ambalajlama kolaylığı kazanması için; diğer teller ile
birleştirilerek şerit haline getirilir.
(5) Ürün ağırlıklı olarak tekstil ve mobilya sektörlerinde kullanılmaktadır. Soruşturma konusu
ürün tiplerinden 20 -36 numara kalın ürünler mobilya kolonu, 36 -64 arasında yer alan orta
kalınlıktaki ürünler dar dokuma tekstili, iç çamaşırı ve eşofman üretiminde kullanılmaktadır.
64-110 arasındaki en ince tipler ise gipe -büküm sektöründe işlem gördükten sonra çorap
üretiminde kullanılmaktadır.
(6) Bazı ithalatçı firmalar tarafından, yerli üretim dalının lateks iplik üretiminde kullanılmak
üzere Tayland’dan temin ettiği lateks sütüne amonyak katıldığı ve bunun ürünün kimyasal
yapısında bozulmalara yol açtığı iddia edilmişse de; yerli üretim dalı tarafından, sıvı lateksin
koagüle olmasını önleyip sıvı halde kalmasını sağlamak için amonyak kullanıldığı belirtilerek;
amonyağın, endüstriyel, medikal ve tüm diğer sektörlerde kullanıma uygun hale gelmesini
teminen lateks üretimi yapan fabrikalar tarafından uygulanmakta olan birçok kimyasaldan
sadece biri olduğu ifade edilmiştir.
(7) Bazı ithalatçı firmalar soru formuna verdikleri cevaplarda yerli üretim dalının soruşturma
konusu ürünün bazı tiplerini üretmediğini, ayrıca yerli üreticinin “silikonlu kauçuktan yapılmış
iplik” üretiminin bulunmadığını ifade etmişlerdir. Yerli üretici firmalar ile yapılan yazışmalar
neticesinde, üretilmediği iddia edilen ürün tipleri için yerli üretim dalının üretme kabiliyetinin
bulunduğu belirtilmiştir. Ayrıca, birçok kullanım yeri açısından bahse konu ürünlerin yerl i
ürünün ikamesi konumunda bulunduğu tespit edilmiştir. Bu kapsamda, söz konusu iddiaların
“benzer ürün” tanımına halel getirmediği anlaşılmıştır.
(8) Bazı ithalatçı firmalarca, silikon kaplı vulkanize kauçuk ipliğin mukavemet ve esnekliğinin
yüksek olduğu, yüksek modülü olan bu tip ürünün mobilya sektörü için özel olarak üretilmesi
nedeniyle Tayland’dan ithal edildiği iddia edilmiştir. Yapılan incelemeler neticesinde, yerli
üretim dalı tarafından da muhtelif kolon lastiği üreticilerine söz konusu ürün tipi nin satışının
gerçekleştiği tespit edilmiştir.
(9) İthalatçı firmalar tarafından ithal edilen ürünün tercih sebepleri arasında çoğunlukla fiyatı
gösterilmiştir.
(10) 2012/23 sayılı Tebliğ ile sonuçlandırılan soruşturmada yerli üretici tarafından üretilen ürün
ile önleme konu ülke menşeli ürün arasında fiziksel özellikler, ürün çeşitliliği ve kullanım
alanları olarak “benzer ürün” tanımı açısından ayrım yaratan herhangi bir farklılık bulunmadığı
tespit edilmiştir. Bu defa soruşturma kapsamında yapılan değerl endirmede, İthalatta Haksız
Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmeliğin 4 üncü maddesi çerçevesinde benzer ürüne
yönelik tespiti değiştirecek herhangi bir bulguya rastlanılmamıştır.
(11) Soruşturma konusu ürün ve benzer ürün ile ilgili açıklamalar bağlayıcı nitelikte olmayıp
genel içerikli ve bilgi amaçlıdır.
3. DAMPİNGE İLİŞKİN BELİRLEMELER- DAMPİNGİN DEVAMI VEYA YENİDEN
MEYDANA GELME İHTİMALİ
3.1 Genel açıklamalar
(1) Yönetmelik’in 40 ıncı ve 41 inci maddeleri çerçevesinde soruşturma kapsamında yeniden
damping marjı hesaplanmamıştır. Öte yanda n Yönetmelik’in 35 inci maddesi çerçevesinde,
gözden geçirme döneminde yerli üretim dalının ekonomik göstergeleri ve önlemin yürürlükten
kalkması halinde zararın devam etmesinin veya tekrar etmesinin muhtemel olup o lmadığına
ilişkin olarak esas soruşturmada tespit edilen damping marj ları, soruşturma ko nusu ülkenin
ihracat kapasitesi ve küresel ihracat fiyatları incelenmiştir.
3.2 Dampingin devamı veya yeniden meydana gelme ihtimaline ilişkin değerlendirme
(1) Meri önlemin yürürlükten kaldırılması halinde dampingin devam edip etmeyeceğini veya
yeniden meydana gelip gelmeyeceğini incelemek amacıyla ilk soruşturmada tespit edilen
damping marj ları değerlendirilmiştir. Bu kapsamda Tayland menşeli ithalat için CIF ihraç
fiyatının yüzdesi olarak hesaplanan damping marjının Natural Rubber Thread Co., Ltd firması
için %4,37; diğer firmalar içinse %8,75 oranında olduğu göz önünde bulundurulduğunda s öz
konusu damping marjı seviyeleri nin meri önlemin mevcut olmadığı piyasa koşullarında
üretici/ihracatçı firmaların dampinge konu fiyatlarla soruşturma konusu ürünü Türkiye’ye ihraç
etme eğilimini göstermesi bakımından önem arz ettiği düşünülmektedir.
(2) Değerlendirme kapsamında, önleme tabi ülkelerin soruşturma konusu üründe ihr acat
kabiliyeti değerlendirilmiştir. Bu amaca yönelik olarak Uluslararası Ticaret Merkezi (ITC)
verileri dikkate alınmıştır. Soruşturma konusu ürünün dünya ihracat pazarı 2015 yılında 575,4
milyon ABD Doları, 2016 yılında 510,1 milyon ABD Doları ve 2017 yı lında 603,5 milyon
ABD Doları seviyesindedir. Dünya ihracat pazarından Tayland’ın aldığı paya bakıldığında,
Tayland’ın dünya ihracat pazarından 2015-2017 döneminde en fazla payı aldığı görülmektedir.
Bu kapsamda, Tayland’ın soruşturma konusu üründe 2015 yılında 242 milyon ABD Doları olan
ihracatının 2016 yılında 232,7 milyon ABD Dolarına gerilemesine karşın; 2017 yılında yeniden
artarak yaklaşık 294 milyon ABD Dolarına yükseldiği tespit edilmiştir. Tayland’dan sonra
dünya ihracatından en fazla pay alan diğe r 3 ülke ise Malezya, Çin Halk Cumhuriyeti (ÇHC)
ve ABD’dir.
(3) ITC istatistiklerinde önemli ihracatçı ülkelerin ihracat miktarlarına bakıldığında, Tayland’ın
ihracat miktarlarının bu piyasada yer alan diğer tüm önemli ihracatçı ülkelerin ihracat
miktarlarının üzerinde seyrettiği görülmektedir. Buna göre, 2015 yılında Tayland’ın ihracat
miktarı 101.139 Ton iken Malezya ve ÇHC’nin ihracat miktarları sırasıyla 55.764 Ton ve
26.320 Ton’dur. 2017 yılında ise, Tayland’ın ihracat miktarı 108.134 Ton iken; Malezya v e
ÇHC’nin ihracat miktarları sırasıyla 61.386 Ton ve 18.388 Ton olarak gerçekleşmiştir.
(4) ITC verilerinin incelenmesinden, Tayland’ın küresel ihracat fiyatlarının 2015 -2017
döneminde dünya ortalama ihracat fiyatlarının altında seyrettiği görülmüştür. Bu kap samda,
soruşturma konusu üründe dünya ortalama ihracat fiyatları 2015 -2017 döneminde sırasıyla
2.936 ABD Doları/Ton, 2.632 ABD Doları/Ton ve 2.992 ABD Doları/Ton olarak
gerçekleşirken; aynı dönemde Tayland’ın ortalama ihracat fiyatları sırasıyla 2.393 ABD
Doları/Ton, 2.226 ABD Doları/Ton ve 2.718 ABD Doları/Ton olarak gerçekleşmiştir.
(5) Söz konusu bilgi ve tespitler birlikte değerlendirildiğinde meri önlemin yürürlükten
kaldırılması halinde dampingli ithalatın devam etmesinin veya yeniden ortaya çıkmasın ın
muhtemel olduğuna kanaat getirilmesine yetecek nesnel ve kanıtlanabilir verilerin mev cut
olduğu değerlendirilmiştir.
4. ZAR ARA İLİŞKİN BELİRLEM ELER- ZARARIN DEVAMI VE YENİDEN
MEYDANA GELMESİ İHTİMALİ
4.1 İthalatın hacmi ve gelişimi
(1) Yönetmelik’in 17 nci maddesi çerçe vesinde, soruşturma konusu ülke menşeli ithalatın
hacminde mutlak anlamda ya da Türkiye tüketimine oranla önemli ölçüde artış olup olmadığı
incelenmiştir. Zarar in celemesine esas dönem 1/ 1/2015-31/12/2017 dönemi olarak
belirlenmiştir. Soruşturma konusu ürünün genel ithalatı ve soruşturmaya konu ülkeden yapılan
ithalatın incelemesinde Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verileri kullanılmıştır.
4.2 Mutlak ithalat ve ithalatın fiyatları
(1) Soruşturma konusu ürünün 2015 -2017 döneminde tüm ülkelerden gerçekleşen ithalat
rakamları incelendiğinde 2015 yılında 2.908 Ton olarak gerçekleşen ithalatın, 2016 yılında
2.773 Ton, 2017 yılında ise 3.340 Ton olarak gerçekleştiği görülmektedir. Genel ithalatın birim
fiyatının ise 2015 yılında 2.907 ABD Doları/Ton, 2016 yılında 2.505 ABD Doları/Ton ve 2017
yılında ise 2.966 ABD Doları/Ton olarak gerçekleştiği görülmektedir.
4.3 Ürünün soruşturma konusu ülkeden ithalatı ve ithalatın fiyatları
(1) Soruşturma konusu ürünün 2015 -2017 döneminde ö nlem konusu ülkeden gerçekleşen
ithalat rakamları incelendiğinde 2015 yılında 2.017 Ton olan ithalat, 2016 yılında 1.643 Ton ve
2017 yılında ise 1.749 Ton olarak gerçekleşmiştir. Tayland menşeli ithalatın birim fiyatı ise
2015 yılında 2.804 ABD Doları/Ton, 2016 yılında 2.495 ABD Doları/Ton ve 2017 yılında ise
3.067 ABD Doları/Ton olmuştur.
4.4 Diğer ülkelerden ithalatın gelişimi ve fiyatları
(1) Soruşturma konusu ürünün 2015 -2017 döneminde üçüncü ülkelerden gerçekleşen ithalat
rakamları incelendiğinde, 2015 ve 2016 yıllarında sırasıyla 891 Ton ve 1.130 Ton olan ithalatın,
2017 yılında 1.591 Ton olarak gerçekleştiği görülmektedir. Üçüncü ülkeler me nşeli ithalatın
birim fiyatının ise 2015 ve 2016 yıllarında sırasıyla 3.142 ABD Doları/Ton ve 2.519 ABD
Doları/Ton, 2017 yılında ise 2.855 ABD Doları/Ton olarak gerçekleştiği görülmektedir.
4.5 Nispi ithalatın gelişimi
(1) Türkiye toplam benzer mal tüketim inin hesaplanmasında başvuru sahibi yerli üretici lerin
yurt içi satışları genel ithalat miktarı ile toplanmıştır. Yerli üretim dalının yurtiçi satışlarının ve
soruşturma konus u ülke den gerçekleştirilen ithalatın toplam tüketime oranlanmasıyla pazar
payları hesaplanmıştır.
(2) Buna göre Türkiye toplam tüketiminin 2015’de 100 iken 2016 yılında 100 ve 2017 yılında
ise 107 seviyesine ulaştığı tespit edilmiştir. Yerli üretim dalının 2015 yılında 100 birim olan
pazar payı, 2016 yılında 103 ve 2017 yılında ise 95 olarak gerçekleşmiştir.
(3) Tayland’ın 2015 yılında 100 birim olan pazar payı endeksi, 2016 ve 2017 yıllarında ise 81
olarak gerçekleşmiştir.
4.6 Fiyat kırılması
(1) Fiyat kırılması, soruşturma konusu ürünün Türkiye piyasasında oluşan fiyatlarının yerli
üretim dalının yurtiçi satış fiyatlarının ne kadar altında kaldığını göstermektedir. Bu kapsamda,
soruşturma konusu ülkeden gerçekleştirilen ithalatın yerli üretim dalının fiyatlarını ne ölçüde
kırdığı incelenmiştir.
(2) Fiyat kırılması hesaplanırken; CIF ithal fiyatın üzerine, soruşturma konusu ülkeye yönelik
olarak %3 gümrük vergisi ile %2 oranında gümrükleme masrafı eklenerek önlem konusu
ürünün Türkiye piyasasına giriş fiyatı bulunmuştur. Dampinge karşı önlemin söz konusu
olmadığı bir ortamda önlem konusu ülke menşeli ürünün Türkiye pazarına giriş fiyatının hangi
düzeyde olacağına ilişkin değerlendirmeyi mümkün kılmak amacıyla anılan fiyata dampinge
karşı önlem eklenmemiştir.
(3) Fiyat kırılması hesaplanırken, Tayland menşeli ithalatın Türkiye pazarına giriş fiyatları yerli
üretim dalının iç piyasa satış fiyatlarıyla karşılaştırılmıştır. Hesaplamalar 2017 yılı için
yapılmıştır.
(4) Bu kapsamda, önlem konusu üründe Tayland menşeli ithalatın yerli üretim dalının iç piyasa
fiyatlarını %5 ila %10’una tekabül eden değer aralığında kırdığı görülmüştür.
4.7 Yerli üretim dalının ekonomik göstergeleri
(1) Yerli üretim dalının ekonomik göstergelerinin değerlendirilmesinde yerli üretim dalı
niteliğini haiz Elpa ve Şahin Lateks firmalarının 2015 -2017 yılları aras ındaki verileri
kullanılmıştır. Yönetmelik’in 17 nci maddesi hükümleri çerçevesinde, soruşturma konusu
ithalatın yerli üretim dalının ekonomik göstergeleri üzerindeki etkisinin tespiti amacıyla, zarar
dönemi içerisinde yerli üretim dalının üretim, satış, p azar payı, yurtiçi fiyatlar, kapasite,
kapasite kullanımı, maliyetler, stoklar, istihdam, verimlilik, nakit akışı, kârlılık, net dönem
kârı/zararı gibi göstergeleri analiz edilmiştir.
(2) Söz konusu dönem için yapılan zarar analizinde eğilimi görebilmek amacıyla TL bazındaki
veriler Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından hesaplanan yıllık ortalama üretici fiyatları
endeksi kullanılarak enflasyondan arındırılm ış, reel hale getirilmiş ve 201 5 yılı baz alınarak
endekslenmiştir.
a) Üretim, kapasite ve kapasite kullanım oranı (KKO)
(1) Yerli üretim dalının benzer üründe üründe 2015 yılında 100 olan üretim miktar endeksi,
2016 yılında 107 ve 2017 yılında ise 115 olmuştur.
(2) Yerli üretim dalının soruşturma konusu üründe kurulu kapasitesi 2015 -2017 döneminde
sabit kalırken; KKO endeksi bahse konu dönemde sırasıyla 100, 107 ve 115 olarak tespit
edilmiştir.
b) Yurt içi ve yurtdışı satışlar
(1) Yerli üretim dalının soruşturma konusu üründe 2015 yılında 100 olan yurt içi satış miktar
endeksi, 2016 yılında 103 ve 2017 yılında ise 102 olarak gerçekleşmiştir.
(2) Yerli üretim dalının soruşturma konusu üründe yurt dışı satışları ise miktar bazında 2015
yılı 100 olmak üzere 2016 yılında 157 ve 2017 yılında ise 477 olarak gerçekleşmiştir.
c) Yurtiçi fiyatlar ve fiyatları etkileyen unsurlar
(1) Aynı dönemde, soruşturma konusu ürünün yurt içi satışlarının birim fiyatları reel olarak
incelendiğinde 2015 yılında 100 olan yurtiçi satış birim fiyatının 2016 yılında değişmediği ve
2017 yılında 126 olarak gerçekleştiği görülmüştür.
(2) Lateks iplik bir maliyet unsuru olup; girdi olarak kullanıldığı tekstil ve mobilya sektörü
ürünleri imalatındaki üretim ve satış eğilimleri yurtiçi fiyatları etkilemektedir.
ç) Maliyetler ve kârlılık
(1) Yerli üretim dalının benzer üründe ortalama birim ticari maliyet endeksi 2015 yılı 100 olmak
üzere 2016 yılında 94 ve 2017 yılında ise 115 olmuştur.
(2) Yerli üretim dalının soruşturma konusu üründe ticari maliyetleri ve ortalama yurt içi satış
fiyatları dikkate alınarak hesaplanan yurt iç i ürün birim kârlılık endeksi 2015 yılı 100 olmak
üzere 2016 yılında 803 ve 2017 yılında ise 1397 düzeyinde gerçekleşmiştir.
(3) Yerli üretim dalının soruşturma konusu üründe toplam birim kârlılığı 2015 yılı 100 olmak
üzere 2016 yılında 849 ve 2017 yılında ise 1279 olarak gerçekleşmiştir.
d) Pazar payı
(1) Soruşturma konusu üründe yerli üretim dalının pazar payı endeksi 2015 -2017 döneminde
sırasıyla 100, 103 ve 95 düzeyindedir.
e) Verimlilik
(1) Yerli üretim dalının benzer ürün üretiminde işçi başına düşen üretim rakamını yansıtan
verimlilik endeksi 2015-2017 döneminde sırasıyla 100, 109 ve 111 olmuştur.
f) Nakit akışı
(1) Yerli üretim dalının soruşturma konusu ürün satışlarından elde ettiği nakit akışı endeksi
2015 yılı 100 olarak alındığında 2016 yılında 463 ve 2017 yılında ise 721 olarak tespit
edilmiştir.
g) Stoklar
(1) Yerli üretim dalının benzer üründeki stok verileri incelendiğinde, miktar bazında 2015
yılında 100, 2016 yılında 137 olan stok endeksinin, 2017 yılında 114 seviyesinde gerçekleştiği
görülmektedir.
(2) 2015 -2017 döneminde stok çevrim hızları ise sırasıyla 100, 77 ve 100 olarak
gerçekleşmiştir.
ğ) İstihdam
(1) Yerli üretim dalının doğrudan işçi sayısı endeksi 2015 yılında 100, 2016 yılında 98 ve 2017
yılında 104 olarak tespit edilmiştir.
h) Ücretler
(1) Yerli üretim dalının aylık brüt işçi ücret endeksi 2015 yılı 100 olmak üzere, 2016 yılında
122 ve 2017 yılında 127 düzeyinde gerçekleşmiştir.
ı) Büyüme
(1) Yerli üretim dalının bütün faaliyetleri ile ilgili olarak, bilançosunda yer alan aktif büyüklüğü
reel olarak 2015-2017 döneminde sırasıyla 100, 110 ve 121 olarak gerçekleşmiştir.
i) Sermaye arttırma yeteneği
(1) Yerli üretim dalının s ermaye arttırma yeteneğini görmek için, özsermayenin gelişimi
incelenmiştir. Yerli üretim dalının bütün faaliyetleri ile ilgili olarak, 2015 yılında 100 olan öz
sermaye büyüklük endeksi takip eden yıllarda sırasıyla 144 ve 198 olarak gerçekleşmiştir.
j) Yatırımları arttırma yeteneği
(1) Yerli üretim dalının bütün faaliyetlerine ilişkin olarak 2015 -2017 döneminde tevsi ve
yenileme yatırımı gerçekleşmemiştir.
k) Yatırımların geri dönüşü
(1) Yatırımların geri dönüşünü analiz etmek amacıyla yerli üretim dalının yatırdığı
özsermayeye karşılık elde ettiği kârı (kâr/özsermaye) incelenmiştir. Buna göre, yerl i üretim
dalının bütün faaliyetleri ile ilgili olarak 2015 yılında -100 olan kâr/özsermayesi, takip eden
yıllarda sırasıyla 1365 ve 1952 olarak gerçekleşmiştir.
l) Önceki soruşturmada tespit edilen damping marjının büyüklüğü
(1) Tayland menşeli ithalat iç in CIF ihraç fiyatının yüzdesi olarak hesaplanan ve esas
soruşturmada tespit edilen damping marjı Natural Rubber Thread Co., Ltd firması için %4,37;
diğer firmalar içinse %8,75’tir.
4.8 Yerli üretim dalının ekonomik göstergelerinin değerlendirilmesi
(1) Gözden geçirme döneminde yerli üretim dalının ekonomik göstergeleri bir bütün olarak
değerlendirildiğinde; soruşturma konusu üründe 2017 yılında, 2016 yılına göre üretim, birim
yurtiçi satış fiyatı ile ortalama birim karlılığının artış gösterdiği, stok çevrim hızının arttığı, yerli
üretim dalının özsermaye ve bilanço aktif büyüklüğü gibi göstergelerinin ise olumlu seyir
izlediği tespit edilmiştir.
(2) Öte taraftan, gözden geçirme döneminde soruşturma konusu üründe 2017 yılında, 2016
yılına göre yurtiçi satış miktarının azaldığı, birim ticari maliyetin arttığı ve yerli üretim dalının
2017 yılında yurtdışı satışlardan zarar ettiği tespit edilmiştir. Ayrıca, 2017 yılında artış gösteren
yerli üretim dalının birim yurtiçi satış fiyatının gözden geçirme döneminin 2015 ve 2016
yıllarında ise sabit bir seyir izlediği; bu çerçevede, fiyat baskısı altında yerli üretim dalının
yurtiçi satış fiyatlarını istikrarlı bir şekilde belirleyemediği değerlendirilmiştir. İlaveten, dönem
sonu stok miktarı 2017 yılında azalış göste rmesine rağmen; 2016 yılında, 2015 yılına göre
artmıştır.
(3) Bazı ithalatçı firmalar tarafından yerli üreticinin dış pazarda, iç pazara verdiği fiyatlardan
daha düşük fiyat politikası izlediği iddia edilmiştir. Ancak, yerli üreticinin gözden geçirme
döneminde soruşturma konusu üründeki ortalama yurtdışı birim fiyatının, ortalama yurtiçi
birim fiyatına yakın seviyelerde seyrettiği tespit edilmiştir.
(4) Bazı ihracatçı firmalar, yerli üretim dalının ekonomik göstergelerinde çok olumlu bir seyrin
söz konusu olduğunu belirtmişlerdir. Ancak gözden geçirme döneminin 2017 yılında, 2016
yılına göre yurtiçi satış miktarının azaldığı , birim ticari maliyet ve yurtd ışı satış gibi bazı
ekonomik göstergelerde ise bozulmalar yaşandığı tespit edilmiştir. Bu çerçevede, nihai gözden
geçirme soruşturması esnasında zararın devam etmesinin veya yeniden meydana gelmesinin
muhtemel olup olmadığı incelendiğinde; yerli üretim dalının ekonomik göstergelerinde, ortaya
çıkan sonucu değiştirecek veya geçersiz kılacak bir neticeye ulaşılmamıştır.
5. DAMPİNGİN VE ZARARIN DEVAMI VEYA YENİDEN MEYDANA GELMESİ
İHTİMALİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
5.1 Genel açıklamalar
(1) Yönetmelik’in 35 inci maddesi hükümleri gereğince, önlemin yürürlükten kalkması halinde
dampingin ve zararın devam etmesinin veya yeniden meydana gelmesinin muhtemel olup
olmadığı değerlendirilmiştir. Bu çerçevede, önleme tabi ülkedeki kapasite ve ihracat potansiyeli
ile talebi etkileyen unsurlar incelenmiştir. Önleme tabi ülkenin ihracat kabiliyeti, Uluslararası
Ticaret Merkezi (International Trade Center - ITC) verileri ile İş Bankası’nın Tekstil ve
Mobilya Sektörü Raporlarından faydalanılarak incelenmiştir.
5.2 Dampingin devamına veya yeniden meydana gelme ihtimaline ilişkin belirlemeler
(1) Bu raporun üçüncü bölümündeki değerlendirme çerçevesinde mevcut önlemin yürürlükten
kaldırılması halinde dampinge konu olan soruşturma konusu ithalatın yeniden ortaya
çıkmasının muhtemel olduğuna kanaat getirilmiştir.
(2) Değerlendirmelerde bütünlük sağlamak amacıyla, meri önlemin yürürlükten kaldırılması
halinde önlem konusu ülke menşeli ihracat kapasitesinin Türkiye piyasasına yönelme ihtimali
incelenmiştir.
(3) Esas soruşturmada tespit edilen damping marjlarının; Tayland menşeli ithalat için CIF ihraç
fiyatının yüzdesi olarak hesaplanan damping marjının Natural Rubber Thread Co., Ltd firması
için %4,37; diğer firmalar içinse %8,75 oranında olduğu göz önünde bulundurulduğunda söz
konusu damping marjı seviyelerinin meri önlemin mevcut olmadığı piyasa koşullarında
üretici/ihracatçı firmaların dampinge konu fiyatlarla soruşturma konusu ürünü Türkiye’ye ihraç
etme eğilimini göstermesi bakımından önem arz ettiği düşünülmektedir.
(4) Soruşturma konusu ürünün dünya ihracat pazarının, 2015 yılında 575,4 milyon ABD
Doları, 2016 yılında 510,1 milyon ABD Doları ve 2017 yılında 603,5 milyon ABD Doları
seviyesinde gerçekleştiği kaydedilmiştir. Dünya ihracat pazarından Tayland’ın aldığı paya
bakıldığında, Tayland’ın dünya ihracat pazarından 2015 -2017 döneminde en fazla payı aldığı
görülmektedir.
(5) ITC istatistiklerine göre, önemli ihracatçı ülkelerin ihracat miktarlarına bakıldığında,
Tayland’ın ihracat miktarlarının bu piyasada yer alan diğer tüm önemli ihracatçı ülkelerin
ihracat miktarlarının üzerinde seyrettiği görülmektedir. Buna göre, 2015 yılında Tayland’ın
ihracat miktarı 101.139 Ton iken Malezya ve ÇHC’nin ihracat miktarları sırasıyla 55.764 Ton
ve 26.320 Ton’dur. 2017 yılında ise, Tayland’ın ihracat miktarı 108.134 Ton iken; Malezya ve
ÇHC’nin ihracat miktarları sırasıyla 61.386 Ton ve 18.388 Ton olarak gerçekleşmiştir. ITC
verilerinin incelenmesinden, Tayland’ın küresel ihracat fiyatlarının 2015 -2017 döneminde
dünya ortalama ihracat fi yatlarının altında seyrettiği görülmüştür. Bu kapsamda, soruşturma
konusu üründe dünya ortalama ihracat fiyatları 2015 -2017 döneminde sırasıyla 2.936 ABD
Doları/Ton, 2.632 ABD Doları/Ton ve 2.992 ABD Doları/Ton olarak gerçekleşirken; aynı
dönemde Tayland’ın ortalama ihracat fiyatları sırasıyla 2.393 ABD Doları/Ton, 2.226 ABD
Doları/Ton ve 2.718 ABD Doları/Ton olarak gerçekleşmiştir.
(6) Bu raporun 3 üncü bölümündeki tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde önlem konusu
ülkedeki üretici/ihracatçıların Türkiye pazarında yerleşik dağıtım ağına sahip oldukları
bilinmekte olup lateks ipliğin temel kullanım alanları arasında tekstil ve mobilya sektörünün
başı çektiği de dikkate alındığında; bu işkollarının faaliyetlerinden dolayı önlem konusu ürüne
yönelik talep artışının soruşturma konusu ülkelerde yerleşik üretici ve ihracatçılar için cazip
koşullar sunduğu değerlendirilmektedir.
(7) Önlem konusu ürünün fiyata duyarlı olduğu da dikkate alındığında, esas soruşturmada
ithalatçı firmaların dampingli ithalatı tercih etmelerindeki en önemli faktörlerden birinin
kendileri için rekabet avantajı sağlayan düşük fiyat olduğu tespit edilmiştir. Öte taraftan,
Tayland’ın Türkiye’ye gerçekleştirdiği ihracatın birim fiyatlarının, tüm dünyaya
gerçekleştirdiği ihracatın birim fiyatlarının üzerinde gerçekleştiği gözlemlenmiştir. Söz konusu
durumun, dampinge karşı önlemin de etkisiyle; anılan ülkeden gerçekleştirilen lateks iplik
ithalatının ürün kompozisyonunun görece yüksek birim fiyatlı, nitelikli ürünler e doğru
kaymasından kaynaklandığı değerlendirilmektedir.
(8) İş Bankası’nın Tekstil Sektörü Raporuna1 göre, yurtiçinde artan tüketim iştahı ve ihracattaki
güçlü seyir paralelinde 2017 yılında üretim, bir önceki yıla göre %4,2 yükselmiştir. Yeni
yatırımların a rtmasının beklendiği tekstil sektöründe büyümenin 2018 yılında daha da
hızlanması beklenmektedir.
(9) İş Bankası’nın Mobilya Sektörü Raporuna2 göre ise, ulusal ve uluslararası pazarlara yönelen
Türk mobilya sektöründe panel mobilya -masif mobilya (yatak odası, yemek odası, gibi),
döşemeli mobilyalar (koltuk, köşe takımları, kanepe), mutfak, banyo mobilyaları, bahçe
mobilyaları, mobilya aksam ve parçaları, otel mobilyaları gibi oldukça geniş yelpazede üretim
yapılmaktadır. Mobilya günlük yaşamın her alanında yer edinen, insan yaşamında en etkili
ürünlerden olup son yıllarda artan kentleşme ve nüfus artışı sayesinde mobilyaya olan talebin
gün geçtikçe arttığı da dikkate alındığında; özellikle döşemeli mobilyaların üretiminde
kullanılan önlem konusu ürüne yönelik talepte de artış kaydedileceği değerlendirilmiştir.
1 https://ekonomi.isbank.com.tr/tr/Sektorler.aspx?p=18
2 https://ekonomi.isbank.com.tr/UserFiles/pdf/sr05_mobilyasektoru.pdf
5.3 Zararın devamı veya yeniden meydana gelebilme ihtimaline ilişkin belirlemeler
(1) Bu raporun 4.7 ve 4.8 inci alt başlıklarında da değerlendirildiği üzere, 2017 yılında artış
gösteren yerli üretim dalının birim yurtiçi satış fiyatının gözden geçirme döneminin önceki iki
yılında ise sabit bir seyir izlediği; bu çerçevede, yerli üretim dalının yurtiçi satış fiyatlarını
istikrarlı bir şekilde belirleyemediği değerlendirilmiştir.
(2) Yerli üretim dalın ın ekonomik göstergelerinin bütüncül olarak değerlendirilmesi
neticesinde, soruşturma konusu üründe 2017 yılında, 2016 yılına göre üretim, birim yurtiçi satış
fiyatı ile ortalama birim karlılığının artış gösterdiği, stok çevrim hızının arttığı, yerli üreti m
dalının özsermaye ve bilanço aktif büyüklüğü gibi göstergelerinin ise olumlu seyir izlediği
tespit edilmiştir. Söz konusu olumlu seyrin ortaya çıkmasında ise, meri önlemin etkili olduğu
düşünülmektedir.
(3) Diğer taraftan, soruşturma konusu ülkeden gerçekleşen ithalatın 2017 yılında, 2016 yılına
göre mutlak olarak arttığı; önlemin varlığına rağmen, soruşturma konusu ülkenin 2016 ve 2017
yıllarında pazar payının sabit kaldığı tespit edilmiştir. Soruşturmaya konu ithalatın fiyat etkisi
bakımından; Tayland menşeli ithalatın yerli üretim dal ının fiyatları üzerinde kırılma ya neden
olduğu tespit edilmiştir. Bu çerçevede, soruşturma konusu üründe yerli üretim dalının birim
yurtiçi satış fiyatlarının, ithal fiyatlarından yüksek olduğuna yönelik iddialar yerin de
bulunmamıştır.
(4) İş Bankası’nın Tekstil Sektörü Raporuna3 göre, anılan sektörün 2017 yılında üretimi, 2016
yılına göre %4,2 yükselmiştir. Tekstil sektöründe 2018 yılında hızlanması beklenen
büyümenin; dar dokuma tekstili, iç çamaşırı, eşofman ve çorap ür etiminde kullanılan önlem
konusu ürünün ithalatını arttırıcı bir etkisinin bulunduğu değerlendirilmektedir.
(5) Tekstil sektörü büyürken ve artan kentleşme ile nüfus artışı sayesinde mobilyaya olan
ihtiyaç gün geçtikçe artarken; bunlara bağlı olarak önlem konusu lateks ipliklerde talep artışının
yaşandığı bir ortamda, yerli üretim dalının önlem konusu üründe 2017 yılında 2016 yılına göre;
yurtiçi satış miktarının azaldığı ve birim ticari maliyetinin arttığı tespit edilmiştir. İlaveten,
dönem sonu stok miktarı 2017 yılında azalış göstermesine rağmen; 2016 yılında, 2015 yılına
göre artmıştır.
(6) Öte yandan mevcut duruma etki edebilecek “diğer etkenler” incelendiğinde, söz konusu
ekonomik göstergelerdeki bozulmanın yurt içinde diğer üreticilerle olabilecek rekab et
şartlarından kaynaklanmadığı; benzer ürünün imalat ve/veya tüketim biçiminde farklılığın
yaşanmadığı ve diğer tüm etkenler dikkate alındığında; söz konusu etkenlerin, mevcut önlemin
yürürlükten kalkması halinde dampingin ve zararın devam etmesi veya yen iden tekrarlaması
ihtimaline ilişkin değerlendirmeyi zayıflatmadığı veya tümüyle geçersiz kılmadığı
saptanmıştır.
6. GENEL DEĞERLENDİRME VE SONUÇ
(1) Bu çerçevede, soruşturma neticesinde ulaşılan tespitleri değerlendiren Kurul’un kararı ve
Ticaret Bakanının onayı ile 2 7/11/2012 tarihli ve 28480 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan
İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İl işkin Tebliğ (Tebliğ No: 2012/23 ) kapsamında
uygulanan önlemin mevcut haliyle uygulanmaya devam edilmesine karar verilmiştir.
3 https://ekonomi.isbank.com.tr/tr/Sektorler.aspx?p=18
GTP Eşyanın Tanımı Menşe
Ülke Firma Unvanı Dampinge Karşı
Önlem (CIF %)
4007.00 Vulkanize edilmiş
kauçuktan iplik ve ipler Tayland Natural Rubber Thread Co., Ltd. % 4,37
Diğerleri % 8,75