← Tüm mevzuat · Uygulamada aç

2018/6

Tebliğler · No: 2018/6 · Resmî Gazete: 2018-10-13

Resmî kaynak: https://kms.kaysis.gov.tr/Home/Goster/144211

Giriş

13 Ekim 2018 CUMARTESİ Resmî Gazete Sayı : 30564
TEBLİĞ
Ticaret Bakanlığından:
İTHALATTA KORUNMA ÖNLEMLERİNE İLİŞKİN TEBLİĞ
(TEBLİĞ NO: 2018/6)

MADDE 1 – Kapsam

MADDE 1 – (1) Bu Tebliğ, 23/2/2018 tarihli ve 30341 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Korunma
Önlemlerine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2018/1) ile başlatılan ve 10/5/2004 tarihli ve 2004/7305 sayılı Bakanlar Kurulu
Kararı ile yürürlüğe konulan İthalatta Koru nma Önlemleri Hakkında Karar ve 8/6/2004 tarihli ve 25486 sayılı Resmî
Gazete’de yayımlanan İthalatta Korunma Önlemleri Yönetmeliği ile 1/5/2013 tarihinde yürürlüğe giren ülkemiz ile
Kore Cumhuriyeti arasındaki Serbest Ticaret Anlaşması çerçevesinde Kore C umhuriyeti menşeli eşyaya yönelik
yürütülen soruşturma sonucunda alınan kararı içermektedir.

MADDE 2 – Soruşturma

MADDE 2 – (1) Ticaret Bakanlığı İthalat Genel Müdürlüğü tarafından yürütülerek tamamlanan soruşturma
sonucunda ulaşılan bilgi ve bulguları içeren özet sonuç raporu EK-1’de yer almaktadır.

MADDE 3 – Karar

MADDE 3 – (1) İthalatta Korunma Önlemlerini Değerlendirme Kurulu, 3907.69.00.00.00 Gümrük Tarife
İstatistik Pozisyonunda yer alan “Diğerleri” tanımlı eşyanın Kore Cumhuriyeti menşeli olanlarının ithalatında 2 (iki)
yıl süreyle ek mali yükümlülük şeklinde korunma önlemi uygulanmasına, ek mali yükümlülüğün aşağıda yer alan
tabloda gösterildiği şekilde belirlenmesine ve önlemin istihsali hususunda Cumhurbaşkanlığına öneride bulunulmasına
toplantıya katılan üyelerin oy birliği ile karar vermiştir.

MADDE 4 – Yürürlük

MADDE 4 – (1) Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 5 – Yürütme

MADDE 5 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Ticaret Bakanı yürütür.




















EK-1

KORE CUMHURİYETİ (GÜNEY KORE) MENŞELİ POLİETİLEN TEREFTALAT
(PET) İTHALATINDA KORUNMA ÖNLEMİ SORUŞTURMASINA İLİŞKİN ÖZET
SONUÇ RAPORU

1. SORUŞTURMAYA İLİŞKİN GENEL BİLGİLER

1.1. Başvuru

SASA Polyester A.Ş. (SASA) firması tarafından, üretimini gerçekleşt irdiği Polietilen
Tereftalat (PET) ürününün Güney Kore menşeli olanlarının ithalatının mutlak ve nispi olarak
arttığı ve bu durumun yerli üretim dalı üzerinde ciddi zarar oluşturduğu iddiası ile mezkur
ülke menşeli PET ithalatında korunma önlemi alınması için başvuruda bulunulmuştur.

2017 yılına ait verilere göre başvuru sahibi SASA firması Türkiye üretiminin %61’ini,
başvuruyu destekleyen Koza Polyester ise toplam Türkiye üretiminin %39’unu
gerçekleştirmektedir

1.2. Soruşturma Açılması

Ülkemiz ile Güney K ore arasındaki Serbest Ticaret Anlaşması 01/05/2013 tarihinde
yürürlüğe girmiştir. Söz konusu Anlaşma, taraflara STA kapsamında verilen tavizler sonucu
ortaya çıkan ithalat artışının ilgili yerli sanayi dalı üzerinde ciddi zarar veya ciddi zarar
tehdidine neden olması durumunda, ikili korunma önlemi uygulayabilme imkanı tanımaktadır.

Başvuru dosyasının ön incelemesinde, ithalat artışı, yerli üretim dalının ekonomik
göstergelerinde zarar veya zarar tehdidi ve her ikisi arasında illiyet bağının bulunduğuna
ilişkin iddialar İthalatta Korunma Önlemleri Kurulu’na sunulmuş olup, Kurul başvuru konusu
ürün için Korunma Önlemi Soruşturması açılmasına karar vermiştir.

Bu çerçevede, 23/02/2018 tarihli ve 30341 sayılı Resmi Gazete’ de yayımlanan
İthalatta Korunma Önlemlerine İlişkin 2018/1 sayılı Tebliğ ile Kurul kararı ilan edilerek Kore
Cumhuriyeti menşeli anılan eşya ithalatına karşı STA kapsamında ikili korunma önlemi
soruşturması açılmıştır.

1.3. İlgili Taraflar ve Tarafları Dinleme Toplantısı

Soruşturma açılış tebl iğinde, ilgili taraflara istenen bilgi ve belgeleri sunmaları ve
varsa sözlü olarak dinlenme taleplerini iletmeleri için soruşturmanın açılış tarihinden itibaren
30 gün süre verilmiştir. Bu çerçevede, öngörülen süre içerisinde 1 yabancı hükümet, 1
ihracatçı firma ve 4 ithalatçı firma olmak üzere yerli üretim dalı hariç 6 ilgili taraf başvurusu
alınmıştır.

1.4. Yerinde İnceleme

Soruşturma kapsamında başvuru sahibi firmaca Bakanlığımıza iletilen ekonomik
göstergelerin doğruluğunu teyit etmek ve üretim sürecini y erinde incelemek amacıyla
31/05/2018 tarihinde yerli üretici SASA’nın üretim tesisinde yerinde inceleme yapılmıştır.




2. SORUŞTURMA KONUSU ÜRÜN

2.1. Genel Bilgiler

Soruşturma konusu ürün olan 3907.69.00.00.00 Gümrük Tarife İstatistik
Pozisyonunda (GTİP) “Diğer leri” şeklinde tanımlanan, viskozitesi 78ml/g ve altında olan
polietilen tereftalattır. PET, dimetil tereftalat (DMT) veya tereftalik asidin (PTA) monoetilen
glikol (MEG) ile birleşmesi ve çeşitli katkı maddeleri ve katalizörlerin yardımıyla bir araya
getirilerek polimerleşmesi sonucu elde edilen termoplastik bir polimerik malzemedir. Üretim
prosesi, esterleştirme, polimerleştirme, kesme ve katı halde polimerleştirme (SSP)
evrelerinden oluşur. Granül formundaki nihai ürüne de PET cips adı verilir.


2.2. Soruşturma Konusu Ürünün Kullanım Alanları ve Üretim Süreci

PET cips ürünü tekstil (elyaf, iplik, dokunmamış, endüstriyel tekstil), ambalaj (levha -
film), mühendislik polimerleri ve çok çeşitli plastik malzeme üretiminde kullanılır. İlgili
ürünün kullanım alanları aşağıdaki gibidir:

• Film (başta gıda paketleme olmak üzere her türlü film uygulamaları)
• Enjeksiyon (her türlü plastik malzeme üretimi)
• Endüstriyel (kord bezi gibi yüksek mukavemet gerektiren endüstriyel
uygulamalar)
• Medikal (medikal cihaz aksamları ve medikal malzemeler)
• Tekstil (kesikli/kesiksiz elyaf, non woven üretimleri, POY, iplik)

Soruşturma k onusu ürünün üretim süreci şu şekilde gerçekleşmektedir: Dimetil
tereftalat veya tereftalik asit monoetilen glikol ile esterleşme reaksiyonuna girer. Bu reaksiyon
sonucunda monomer adı verilen bir ara ürün oluşur. Bu esnada DMT prosesinde metanol,
PTA prosesinde su yan ürün olarak açığa çıkar. Oluşan monomerlerin uygun koşullarda
polimerleşmesi sonucun da da PET polimeri oluşur. Polimerleşme sonunda başta kullanılan
MEG’in bir kısmı yan ürün olarak sistemden çıkar. Söz konusu esterleşme ve polim erleşme
reaksiyonları “batch polimer” veya “continuous poli mer” olarak adlandırılan tesislerde
reaktörlerden oluşan kapalı sistemlerde gerçekleşir. Oluşan poli mer önce soğutularak
katılaştırılır ve kesilerek cips formuna getirilir. Cips formundaki ürün önce ürün silosuna
aktarılır, oradan da big bag’lere doldurularak stoklanır.


2.3. Benzer veya Doğrudan Rakip Ürün

İthal ve yerli PET ürünü b irbirlerinin yerine ku llanılabilmekte ve fiziksel, kimyasal
özellikleri benzerlik göstermektedir. Bu faktörler göz önüne alındığında yerli üretim dalı
tarafından üretilen ürün ile ithal olanlar benzer ürün olarak değerlendirilmektedir.









2.4. Mevzuat

3907.69.00.00.00 GTİP’inde yer alan PET ürününün ithalatında 2018 yılı İthalat
Rejimi Kararı kapsamında uygulanan gümrük vergileri aş ağıdaki tabloda gösterilmekte olup,
anılan eşya için %18 oranında KDV uygulanmaktadır.

GTİP Eşya
Tanımı
GÜMRÜK VERGİSİ (%)
KDV
(%)
AB,
EFTA
STA
GÜN.
KOR
E
MLZY SİNG EAG
Ü GYÜ DÜ
3907.69.00.00.00 Diğerleri 18 0 0 0 0 0 3 6,5

*AB: Avrupa Birliği, STA: Serbest Ticaret Anlaşması İmzalanan Ülkeler, EAGÜ: En Az Gelişmiş Ülkeler, GYÜ: Gelişme
Yolundaki Ülkeler


3. İTHALAT ARTIŞI VE İTHALATIN GERÇEKLEŞME KOŞULLARI

Soruşturma konusu ürün için mutlak ve nispi ithalatın, ithalatın yurt içi piyasadan
aldığı payın ve ithalatın ülkelere göre dağılımının yıllar itibariyle seyri aşağıda verilmektedir.
Söz konusu istatistikler, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından sağlanmıştır.

3.1. Genel İthalat

Yıl Miktar
(Ton) Değer ($) BF
($/Ton)
DİR
Miktar
(Ton)
DİR
Değeri ($)
Miktar
Değişim
% Ton
2013 51.869 78.763.052 1.519 20.492 30.865.260 - -
2014 49.261 68.510.275 1.391 20.499 28.176.416 -5% -2.608
2015 50.510 54.108.779 1.071 19.205 19.814.844 2% 1.249
2016 69.517 65.509.054 942 21.672 20.869.440 38% 19.007
2017 87.485 91.613.711 1.047 15.870 16.599.949 25% 17.968
2017/6 41.439 42.943.307 1.036 5.187 2.192.929 - -
2018/6 52.258 62.078.185 1.188 8.743 5.337.124 26% 10.820

3907.69.00.00.00 pozisyonunda yer alan PET ürününün ithalatına ilişkin
değerlendirme 2013 -2018 (6 aylık) dönemi için yıllık ve aylık bazda yapılmış olup anılan
veriler yukarıdaki tabloda gösterilmiştir.

2013 yılında yaklaşık 52 bin Ton olan genel ithalat 2014 -2015 yıllarında düşüş
göstermiş, 2016 yılında ise önceki yıla göre % 38 oranında artarak 69,5 bin Tona, 2017
yılında ise % 25 artarak 87,5 bin Tona yükselmiştir. Dönemsel ithalat verilerine bakıldığında,
2017 Ocak -Haziran döneminde 41,4 bin Ton olan ithalatın 2018 yılının aynı döneminde
%26’lık artışl a 52,3 bin Tona yükseldiği görülmektedir. Değer bazında gerçekleşen ithalata
baktığımızda ise 2013-2015 yıllarında gerileme olduğu ancak 2016 ve 2017 yıllarında önemli
ortanda artış olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca Dâhilde İşleme Rejimi (DİR)kapsamında
gerçekleşen ithalat 2013-2016 döneminde 19-21 bin Ton seviyesinde dalgalı bir seyir izlemiş,
2017 yılının 6 aylık döneminde gerilemiş ancak 2018 yılının aynı döneminde yeniden
yükselme kaydetmiştir.




Başvuru konusu ürünün ithal birim fiyatlarının inceleme dö neminin ilk yıllarında
sürekli düşme eğiliminde olduğu, 2013 yılında 1.519 ABD $/Ton olan ithal birim fiyatların
2016 yılında 2013 yılına göre %38 oranında düşerek 942 ABD $/Ton seviyesine gerilediği
görülmüştür. Ancak, 2017 yılından itibaren fiyatların ye niden artış eğilimine girdiği, 2018
Ocak-Haziran dönemi itibariyle ortalama birim fiyatların 1.188 ABD $/Ton tutarında
gerçekleştiği tespit edilmiştir.

3.2. Ülkeler İtibariyle İthalat

Ülke
Adı
Miktar (Ton)
Miktar Pay (%)
2013 2014 2015 2016 2017 2018/6 2013 2014 2015 2016 2017 2018/6
Güney
Kore 5.063 10.583 12.581 26.055 32.366 25.344 10% 21% 25% 37% 37% 38%
Malezya 1.205 207 - 5.091 12.545 5.497 2% 0% 0% 7% 14% 13%
Almanya 5.714 6.494 7.909 10.385 9.715 5.241 11% 13% 16% 15% 11% 13%
Tayvan 496 2.659 10.180 9.554 9.428 4.892 1% 5% 20% 14% 11% 12%
Hindistan 6.526 4.496 4.910 6.737 8.444 3.363 13% 9% 10% 10% 10% 8%
Endonezya 6.031 6.436 4.681 4.000 6.480 2.360 12% 13% 9% 6% 7% 6%
ÇHC 15.757 11.767 4.132 440 2.641 1.176 30% 24% 8% 1% 3% 3%
Çorlu
Avrupa
SB
613 552 1.060 1.272 2.128 1.055 1% 1% 2% 2% 2% 3%
Pakistan 7.245 1.617 - 2.020 1.240 1.240 14% 3% 0% 3% 1% 3%
Suudi
Arabistan - 169 1.160 858 1.186 560 0% 0% 2% 1% 1% 1%
Liste
Toplamı 48.651 44.979 46.612 66.412 86.172 40.942 94% 91% 92% 96% 99% 99%
Diğer
Ülkeler 3.218 4.282 3.898 3.105 1.312 497 6% 9% 8% 4% 1% 1%
Genel
Toplam 51.869 49.261 50.510 69.517 87.485 41.439 100% 100% 100% 100% 100% 100%

Kaynak: TÜİK

Yukarıdaki tabloda 2013 -2018 (Ocak -Haziran) itibariyle en çok ithalat yapılan
ülkelerin ithalat miktarları ve toplam ithalattan aldıkları pay yer almaktadır. Ülkeler bazında
ithalata ilişkin detaylı veriler ise Ek-1’de sunulmaktadır.

Ülkeler itibariyle 2017 yılı miktar verisi bâz alınarak yapılan sıralamada Güney
Kore’nin ilk sıra da yer aldığı ve Malezya, Almanya, Tayvan ve Hindistan’ın da ithalatın
gerçekleştiği başlıca ülkeler olduğu görülmektedir. Söz konusu ülkelerden Güney Kore’nin
toplam ithalat içindeki payı 2013 yılında %10 iken aynı yıl imzalanan Serbest Ticaret
Anlaşması’ndan sonra ithalat artmış, 2016 ve 2017 yıllarında toplam ithalattan aldığı pay %
37’ye, 2018 yılının Ocak-Haziran döneminde ise % 38’e ulaşmıştır. Ayrıca, diğer STA ülkesi
olan Malezya’dan gerçekleşen ithalatın da inceleme konusu dönemde önemli oranda art tığı,
2013 yılında % 2 olan ülke payının 2018 yılının ilk 6 aylık döneminde % 13’e yükseldiği
tespit edilmiştir. Öte yandan, 2013 yılında % 30’luk pay ile ilk sırada yer alan Çin’in 2014
yılından itibaren payının aşamalı olarak gerilediği ve 2016 - 2018 (Oc ak-Haziran)
dönemlerinde %1 - % 3 oranında payı olduğu, Pakistan’ın payının da anılan dönemde
%14’ten % 1 - % 3 arasında değişen oranlara düştüğü tespit edilmiştir.




3.3. Güney Kore Menşeli İthalat
Yıl Miktar
(Ton) Değer ($) BF
($/Ton)
DİR
Miktar
(Ton)
DİR
Değeri
($)
Miktar
Değişim
% Ton
2013 5.063 7.322.079 1.446 144 211.834 - -
2014 10.583 14.162.021 1.338 243 307.376 109% 5.520
2015 12.581 13.222.488 1.051 0 0 19% 1.998
2016 26.055 23.993.557 921 0 0 107% 13.474
2017 32.366 33.118.122 1.023 2.628 2.749.392 24% 6.311
2017/6 15.558 15.739.389 1.012 722 731.460 0 0
2018/6 25.344 29.588.013 1.167 1.272 1.493.640 63% 9.786

Kaynak: TÜİK

Soruşturma konusu dönemde Güney Kore’den yapılan ithalat 2013 yılında 5.063 Ton
iken 2014 yılında % 109 arta rak 10.583 Tona yükselmiş, 2015 yılında 12.581 Tona yükselen
ithalat miktarı 2016’da % 107 artarak 26.055 Tona yükselmiş, 2017 yılında ise 32.366 Ton
seviyesine ulaşmıştır.

Dönemsel olarak 2017 yılının Ocak -Haziran döneminde 15.558 Ton seviyesinde
gerçekleşen ithalat, 2018 yılının aynı döneminde % 63 oranında artışla 25.344 Ton
seviyesinde gerçekleşmiştir.

Soruşturma konusu ülke menşeli ürünlerin ithal birim fiyatları incelendiğinde ise 2013
yılında 1.446 ABD $/Ton tutarındaki fiyatların ilerleyen yıll arda aşamalı olarak düşerek 2016
yılında 921 ABD $/Tona gerilediği, 2017 yılında ise 1.023 ABD $/Ton olarak gerçekleştiği
görülmektedir. 2017 – 2018 yıllarının 6 aylık dönemlerinde ise Güney Kore menşeli ürünlerin
ortalama ithal birim fiyatları 1.012 ABD $ /Ton’dan 1.167 ABD $/Ton’a yükselmiştir.
Bununla birlikte, soruşturma dönemi süresince Güney Kore menşeli ürünlerin birim
fiyatlarının, genel ithalat birim fiyatlarının sürekli olarak altında kaldığı görülmektedir.

3.4. Nispi İthalat
2013 2014 2015 2016 2017
Genel İthalat/Yerli Üretim
(Endeks) 100 57 53 69 83
G.Kore menşeli ithalat/Yerli
Üretim (Endeks) 100 126 135 263 315

Kaynak: SASA, TÜİK.

Soruşturma konusu ürün ithalatının yerli üretime göre nispî seyri 2013 yılında 100
iken 2014 yılında 57, 2015’te 53, 2016’da 69, 2017 yılında ise 83 olarak gerçekleşmiştir.

Güney Kore menşeli ithalatın yerli üretime oranı incelendiğinde ise 2013 yılında 100
olan endeks değerinin 2017 yılında 315 olarak gerçekleştiği görülmektedir.



3.5. İthalatın Piyasa Payı
2013 2014 2015 2016 2017
2017
(Ocak-
Haziran)
2018
(Ocak-
Haziran)
İthalatın Piyasa Payı Endeksi 100 69 65 71 76 100 131
G. Kore Menşeli İthalatın Piyasa Payı
Endeksi 100 152 167 273 289 100 169
Yerli Üretimin Piyasa Payı Endeksi 100 140 145 138 131 100 80

Kaynak: TÜİK, SASA, Koza

İthalatın piyasa payı endeksine bakıldığında 2013 yılında 100 olan değerin 2014 ve
2015 yıllarında 69 ve 65 olarak gerçekleştiği, 2016 yılında 71’e, 2017 yılında ise 76’ya
yükseldiği görülmektedir. 2017 -2018 yıllarını n 6 aylık dönemlerinde ise endeksin 100’den
131’e yükseldiği görülmektedir.

Güney Kore menşeli ithalatın piyasa payı endeks değerinin 2013 yılında 100 iken,
ilerleyen yıllarda aşamalı olarak artarak 2017’de 289 olarak gerçekleştiği görülmektedir. 2017
ve 2018 yıllarının 6 aylık dönemleri karşılaştırıldığında da 100 olan endeksin 169’a
yükseldiği görülmektedir.

Yerli üretim dalının piyasa payı incelendiğinde 2013 -2017 yılları arasında piyasa
payının endeksinin 100’den 131’e ulaştığı görülmekle birlikte, 2 017-2018 yıllarının Ocak -
Haziran dönemlerinde piyasa payında gerileme olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre 2017
(Ocak-Haziran) döneminde 100 olan endeks, 2018’de 80’e gerilemiştir.

3.6. Fiyat Kırılması ve Baskısı

Soruşturma konusu ürünün birim sınai ve ticari maliyeleri ile yıllık ortalama döviz alış
kuru kullanılarak hesaplanan yurtiçi birim fiyatlarına ve CIF ithal birim fiyatlarına yer
verilmiş olup bu kapsamda ithal fiyatlarının yurtiçi fiyatlarını kırma oranları ve fiyat baskısı
hesaplanmıştır. Fiyat kırılması, ithal eşya fiyatının yerli üretim eşyanın fiyatının ne kadar
altında olduğunu, fiyat baskısı ise makul kar ile hesaplanan normal yurtiçi satış birim
fiyatlarının ithal birim fiyatları tarafından ne kadar baskılandığını göstermektedir.

Ürüne uygulanan vergiler CIF ithal fiyatı üzerinden belirlendiğinden, kırılma ve baskı
oranları da CIF ithal fiyatı üzerinden hesaplanmıştır.

Güney Kore menşeli soruşturma konusu ürünün ithal birim fiyatları yurt içi birim satış
fiyatlarını 2013-2018 arası dönemde, % 5 ile % 8 arasında kırmaktadır. 2018 yıl ının 6 aylık
döneminde ise % 9 oranında fiyat kırılması olmuştur.

Fiyat baskısı hesaplanırken ise, yerli üreticilerin ortalama ticari maliyetine %10
oranında eklenen makul kârla bulunan olması gereken satış fi yatı ile ithal birim fiyatları
karşılaştırılmıştır. Bu çerçevede hesaplanan fiyat baskısının 2013-2017 arası dönemde % 11
ile % 32 arasında değişen oranlarda gerçekleştiği anlaşılmaktadır.






4. CİDDİ ZARAR VEYA ZARAR TEHDİDİ

Soruşturma konusu ürünün yerli üretimine ilişkin ekonomik göstergeler, başvuru
sahibi SASA ve başvuruyu destekleyen Koza firmaları tarafından sağlanan verilere
dayanmakta olup, soruşturma dönemi 2013 -2017 yılları olarak belirlenmiştir. Ayrıca 2017 -
2018 Ocak-Haziran dönemleri de karşılaştırılmıştır.
4.1. Üretim
Üretim 2013 2014 2015 2016 2017 2017
(6 ay)
2018
(6 ay)
Endeks 100 165 184 196 203 100 110

Soruşturma konusu ürünün yerli sanayi tarafından üretimi Koza’nın üretiminin büyük
ölçüde devreye girmesiyle 2014 -2017 yıllarında sürekli artmıştır. 2017 -2018 Ocak-Haziran
dönemlerine bakıldığında ise 2017 yılı için 100 olacak şekilde hesaplanan endeks değeri
110’a ulaşmıştır.
4.2. Kapasite ve Kapasite Kullanım Oranı (KKO)
Kapasite 2013 2014 2015 2016 2017 2017
(6 ay)
2018
(6 ay)
Endeks 100 100 102 102 102 100 100
KKO %
Endeks 100 165 181 192 199 100 110

Yerli üreticinin toplam üretim kapasitesi 2013 yılında 100 iken 2017’de 102’ye
yükselmiş, 2017 ve 2018 yıllarının 6 aylık dönemlerinde ise 100 olarak gerçekleşmiştir.
Ayrıca kapasite kullanım oranı (KKO) da 2013 yılında 100 iken, Koza’nın üretim faaliyetine
başlamasıyla 2014 ve 2015 yıllarında sürekli artış göstererek 2017’de 199’a ulaşmıştır. 2017
ve 2018 Ocak-Haziran döneminde ise KKO endeksi 100’den 110’a ulaşmıştır.

4.3. Yurtiçi Satışlar
Yurtiçi
satışlar 2013 2014 2015 2016 2017 2017
(6 ay)
2018
(6 ay)
Endeks 100 192 216 260 290 100 77

Yerli üreticinin yurt içi satışları ü retim verisinde olduğu gibi Koza firmasının
etkisiyle, 2014 -2017 yıllarında önemli oranlarda artış göst ermiştir. Ancak 2017 -2018
yıllarının Ocak-Haziran dönemleri karşılaştırıldığında ise 100 olan endeks 77’ye düşmüştür.

4.4. Tüketim
Tüketim 2013 2014 2015 2016 2017 2017
(6 ay)
2018
(6 ay)
Endeks 100 137 149 189 221 100 96



Yerli
Üretimin
Piyasa
Payı (%)
Endeks
100 140 145 138 131 100 80

Tüketim endeks değeri 2013 yılında 100 iken 2017’de 221’e yükselmiştir. 2017 -2018
yıllarının Ocak -Haziran dönemleri karşılaştırıldığında 100 olan değerin 96’ya düştüğü
görülmektedir.

Artan tüketim içerisinde yerli üreti min payının değişen oranlarda dalgalı bir seyir
izlediği görülmektedir. Yerli sanayinin piyasa payı 2018 yılında önemli ölçüde düşerek 2013
yılından sonraki dönemde en düşük düzeye gerilemiştir. 2017 -2018 yıllarının 6 aylık
dönemleri karşılaştırıldığında ise 100 olan endeks 80’e gerilemiştir.
4.5. Dönem Sonu Stoklar
Stoklar 2013 2014 2015 2016 2017 2017
(6 ay)
2018
(6 ay)
Endeks 100 89 116 123 109 100 71

Yerli üreticinin stokları, soruşturma döneminde da lgalı bir seyir izlemiştir. 2015 ve
2016 yıllarında artan stok miktarı, 201 4 ve 201 7 yılında gerilemiştir. 2018 yılının Ocak -
Haziran döneminde ise 100 olan endeks 71’e gerilemiştir.
4.6. İstihdam
İstihdam 2013 2014 2015 2016 2017 2017
(6 ay)
2018
(6 ay)
Endeks 100 100 102 102 101 100 100

Soruşturma konusu ürün istihdamında önemli bir değişiklik gözlenmemektedir.
4.7. Verimlilik
Verimlilik 2013 2014 2015 2016 2017 2017
(6 ay)
2018
(6 ay)
Endeks 100 165 180 192 201 100 110

Verimlilik, 2013-2017 yılları arasında ve 2017 -2018 6 aylık dönemlerinde artış
göstermiştir.

4.8. Kârlılık
Kârlılık 2013 2014 2015 2016 2017 2017
(6 ay)
2018
(6 ay)
Endeks -100 -34 -17 109 -236 -100 5

Yalnızca 2016 yılında pozitif kârlılık gerçekleştiği görülmektedir . 2013 yılında - 100
olarak kabul edilen endeks değeri 2017 yılında - 236 olarak gerçekleşmiştir. 2017 ve 2018



yıllarının 6 aylık dönemleri kıyaslandığında 2017 (Ocak -Haziran) için - 100 olarak belirlenen
endeks değeri 2018 yılının aynı döneminde 5’e yükselmiştir.

4.9. Ekonomik Göstergelerin Değerlendirilmesi
Soruşturma dönemi boyunca PET tüketimi artmıştır. Yerli üretimin tüketim oranı
incelendiğinde tüketimdeki artış ile paralel bir seviyede olmadığı değerlendirilmektedir.
Satışlara bakıldığında, yurtiçi satışlarda 2017’ye gelindiğinde önemli oranda artış gözlenirken,
ihracat gerçekleşmemiştir.

Yerli üretimin k ârlılık verilerinde 2013 -2017 yılları arasında bozulmalar olduğu
görülmektedir.

Başvuru sahibi yerli üreticilerden Koza, 2017 yılında üretimini gerçekleştirdiği
soruşturma konusu PET ürününü ağırlıklı olarak polyester elyaf üretiminde dikey olarak
kullanmaya başlamıştır. Bu nedenle, yerli sanayinin % 61’ini temsil eden SASA firmasının
2017 sonrasındaki yurtiçi ve yurtdışı satış göstergeleri, ithalatın tüketim üzerindeki etkisini
tespit etmede daha anlaşılır bir değerlen dirmeyi mümkün kılmaktadır. 2013 -2017 döneminde
SASA firmasının üretim ve yurtiçi satışları artmasına rağmen, firma düşük veya negatif
kârlılık ile faaliyet göstermiştir. Buna ilaveten, 2017 -2018 yıllarının Ocak -Haziran
dönemlerinde SASA’nın üretiminin dü şüş kaydettiği görülmektedir. Bununla birlikte, yine
aynı dönemde yurtiçi satışlarının düştüğü, maliyetlerinin arttığı, ayrıca KKO ve verimliliğinin
düştüğü gözlenmektedir.

2015-2017 yılları arasında yerli üretim dalının kapasitesinde herha ngi bir artış
gözlenmemiştir.

Yerli üretim dalının piyasa payı 2013 yılından sonraki dönemde artış göstermesine
rağmen 2018 yılında yeniden gerilemiştir.

Bu kapsamda, yerli üretimin soruşturma dönemi itibariyle ekonomik göstergeleri, tüm
bu bilgiler ışığında bir b ütün olarak değerlendirildiğinde ciddi zarara/zarar tehdidine işaret
etmektedir.

5. NEDENSELLİK BAĞI
Ülke Adı Miktar Pay (%)
2013 2014 2015 2016 2017 2018/6
Güney Kore 10% 21% 25% 37% 37% 38%
Malezya 2% 0% 0% 7% 14% 13%
Almanya 11% 13% 16% 15% 11% 13%
Tayvan 1% 5% 20% 14% 11% 12%
Hindistan 13% 9% 10% 10% 10% 8%
Endonezya 12% 13% 9% 6% 7% 6%
ÇHC 30% 24% 8% 1% 3% 3%
Çorlu Avrupa SB 1% 1% 2% 2% 2% 3%
Pakistan 14% 3% 0% 3% 1% 3%
Suudi Arabistan 0% 0% 2% 1% 1% 1%
Liste Toplamı 94% 91% 92% 96% 99% 99%
Diğer Ülkeler 6% 9% 8% 4% 1% 1%
Genel Toplam 100% 100% 100% 100% 100% 100%
Kaynak: TÜİK




Soruşturma konusu ürünün ithalatındaki artış ile yerli üretimin ekonomik
göstergelerinde görülen bozulmanın eş zamanlı oluştuğu, Güney Kore menşeli ürünlerin
piyasa payını artırırken yerli üretimin sürekli piyasa payını kaybettiği ve zararın arttığı
görülmekte olup, bu nedenle yerli üretimde oluşan zararın ithalat artışından kaynaklandığı
değerlendirilmektedir. Ayrıca, Güney Kore menşeli ürünlerin ithal birim fiyatla rının
soruşturma dönemi boyunca ortalama ithal birim fiyatlarının altında gerçekleşmiş olması da
bu durumu destekler niteliktedir.

2013-2017 yılları arasında üçüncü ülkelerden ithalatın seyri incelendiğinde Güney
Kore’yi izleyen diğer ülkelerden ithalatı n 2018 yılında % 38’lik artışa ulaşan Güney Kore’ye
göre daha düşük seviyelerde pazar payına sahip olduğu ve yerli sanayinin uğradığı zarar/zarar
tehdidi ile nedensellik bağının bulunmadığı değerlendirilmektedir.

6. İLGİLİ TARAFLARIN GÖRÜŞLERİ VE DEĞERLENDİRİLMESİ
6.1 İlgili Taraf Görüşleri ve Görüşlerin Değerlendirilmesi
- Soruşturma konusu PET, esnek ambalaj filmi üretiminde temel hammadde
niteliğindedir. Ülkemizde üretimi gerçekleşmekle birlikte, istenen kaliteyi sağlayan
ürünler yalnızca SASA ve Güne y Kore menşeli üreticilerden tedarik edilebilmektedir.
Bu bağlamda, Güney Kore menşeli ürünlerin korunma önlemi kapsamına girmesi
halinde yerli üreticinin hâlihazırda yüksek tutardaki birim fiyatlarının daha da
artmasından endişe edilmektedir. Soruşturma k onusu ürünün pek çok sektörde ve alt
pazarlarda hammadde olarak kullanılması, gerek iç piyasadaki gerekse küresel
pazarlardaki rekabetçilik üzerinde olası bir korunma önlemi kamu yararı bakımından
olumsuz sonuçlar yaratacaktır.
Korunma önlemi ithalat artış ının yerli üretici üzerindeki zararlı etkisini ortadan
kaldırmayı amaçladığından, üretimin korunması, artması ve teşvik edilmesi, istihdamın
korunması ve artırılması ve yeni teknolojilerin ülkemize çekilmesi gibi sonuçları itibariyle
kısa ve uzun vadede ü lke yararı bakımından olumlu olacağı değerlendirilmektedir.
Soruşturma konusu ürünün pek çok endüstride girdi olarak kullanılıyor oluşu bu durumu
destekler niteliktedir.
- Diğer yandan, yerli üretim dalı PET üretiminde hâlihazırda eski bir üretim teknolojis i
olan DMT (dimetil teraftalat) ile MEG’in (monoetilen glikol) esterleşmesi sonucu
oluşan reaksiyon sonrasında, polikondenzasyon işlemiyle belirli bir viskozite değerine
getirilen polyester eriyiğinin katılaşması ve kesilmesi yoluyla üretim
gerçekleştirmektedir. Bu teknik oldukça eski ve yüksek maliyetli olmakla birlikte,
dünyada hâlihazırda PTA (teraftalik asit) ve MEG reaksiyonu sonucu gerçekleştirilen
yeni bir teknoloji ile üretim yapılmaktadır. Güney Kore menşeli ürünler PTA bazlı iken,
yerli üreticiler tarafından üretilen ürünler DMT bazlıdır. Bu durum da sınai maliyetlerin
yüksek olmasından ötürü yerli üretim dalının rekabet etmede zorluk yaşamasına neden
olmaktadır.
DMT bazlı üretim teknolojisinin üretim maliyetini arttırdığı hususu saklı kalmakla
birlikte, PTA bazlı üretim yapan diğer ülkelerden gerçekleşen ithalatın artış oranı Güney Kore
menşeli ithalatın artış oranının gerisinde kalmaktadır. Bu çerçevede, Güney Kore menşeli



ürünlerin üretim teknolojisi bakımından farklı olması ile ithalatın ciddi seviyede artışı
arasında bir nedensellik olmadığı değerlendirilmiştir.
- Yine yerli üretim dalı tarafından üretimi gerçekleştirilmeyen PTA bazlı ürünler daha saf
ve açık renklidir. Bu durum, esnek ambalaj üretiminde dayanıklılık, uzun polimer filtresi
ömrü, temizlik, düşük fire miktarı ve daha fazla A kalite ürün elde edebilme unsurları
yönünden avantaj sağlamaktadır.
Soruşturma süresince ilgili taraflardan Bakanlığımıza iletilen görüşler
değerlendirildiğinde, Güney Kore menşeli ürünler ile yerli üretim dal ı tarafından üretimi
gerçekleştirilen ürünlerin ikame edilebilir olduğu düşünülmektedir.
- Gerek esnek ambalaj gerekse polyester iplik üreticileri tarafından sunulan görüşlerde
yerli üretim dalının kapasitesinin yurtiçi talebi karşılayamayacağı belirtilmişt ir.
Hammadde tedariki konusunda sorun yaşanması durumunda üretim ve satış kaybı
yaşanmasından endişe duyulduğu dile getirilmiştir.
Yerli üretim dalının yerleşik kapasitesinin Türkiye talebini karşılayacağı
değerlendirilmiştir. Ayrıca, Güney Kore menşeli ürünlere yönelik bir korunma önleminin
yürürlüğe girmesi durumunda ithalat mutlak olarak yasaklanmayacağından ötürü ürünün
soruşturma konusu ülkeden tedarik kanalları açık olmaya devam edecektir.
- Türkiye ve Güney Kore arasındaki STA’da esas amaç iki ülke arasındaki ekonomik
bağları güçlendirmek, gümrük engellerini ortadan kaldırmak ve iki ülkenin de karşılıklı
ticaretini geliştirmesini sağlamaktır. Mal Ticaret Anlaşması’nın 4.2.1. maddesi uyarınca,
korunma önlemi soruşturması başlatan tarafın, diğer tarafı önceden bilgilendirmesi ve
görüşünü almak amacıyla bildirimde bulunması gerekmektedir. Ancak, soruşturma
açılışına yönelik Güney Kore makamlarına bilgilendirme yapılmamıştır.
Güney Kore makamlarına soruşturma açılışına ilişkin bilgi verilmesi hususunda
Dışişleri Bakanlığı’na 26/02/2018 tarihli ve 20543 sayılı bir resmi yazı yazılmıştır. Bu yazıya
istinaden 27/02/2018 tarihinde Dışişleri Bakanlığı tarafından Kore Cumhuriyeti Ankara
Büyükelçiliğine soruşturma açılışı hakkında bir nota gönderilmiştir.
- Korunma önlemi soruşturması kapsamında, mevcut tespitlerin somut delillere
dayandırılması ve tarafsız bir değerlendirme yapılabilmesi amacıyla yerinde doğrulama
soruşturması yapılmamış ve Güney Kore’de yerleşik KP Chemtech firmasının
menfaatlerine aykırılık teşk il eden iddiaların düzeltilmesi ve savunulması hususunda
gerekli inceleme yapılmamıştır.
Soruşturma süresince tüm ilgili tarafların bilgi ve belge sunma hakkı saklı tutulmuş
olup savunma haklarının gözetildiği değerlendirilmektedir.
- Güney Kore menşeli ürü nlerin ithalatı ile zarar/zarar tehdidi arasında nedensellik bağı
kurulamamaktadır. Öncelikle, STA sonrasında Güney Kore menşeli ürünlerin
ithalatındaki artış öngörülemeyen bir gelişme olarak değerlendirilmemelidir. Soruşturma
konusu ürünün artışı yalnızca Güney Kore menşeli olanların artışından değil genel
ithalat artışından kaynaklanmaktadır. Bunun başlıca nedeni Türkiye pazarında artan
taleptir.
Güney Kore menşeli ithalatın soruşturma döneminde artışına ilişkin değerlendirmeler
raporun ilgili kısımlarında yapılmıştır.



- Yerli üretim dalının ekonomik göstergeleri incelendiğinde, soruşturma konusu ürünün
ithalatının seyri yerli üreticiler üzerinde ciddi zarar veya ciddi zarar tehdidi oluşturacak
nitelikte değildir. Başvurunun gizli olmayan özetinde yer verilen ithalat artış rakamları
mevzuatın gerektirdiği ölçüde önemli, keskin, ani ve yakın zamanlı değildir.
Bu iddiayla ilgili muhtelif değerlendirmeler raporun ilgili kısımlarında yapılmıştır.


6.2. Rekabete Uyum Planı
Korunma önlemi uygulamaları ile yerli üret icilerin piyasa koşullarına uyumunun
kolaylaştırılması amaçlanmaktadır. Bu çerçevede, başvuru sahibi firma tarafından sunulan
yapısal uyum programı kapsamında muhtemel bir korunma önlemi uygulaması süresince
rekabete uyum planı çerçevesinde sunulan hususlara göre,
- İthalatla gelen her tip PET cips ürününe karşılık yerli üretim dalının ürün portföyünde
muadil bir tip mevcuttur. Bunlar müşteriler tarafından da denenmiş ve uygunluğu
alınmış ürünlerdir. SASA gerek mevcut gerekse de yatırımlar neticesi oluşacak ü retim
kapasitesiyle ithalata gerek duyulmayacak şekilde yurtiçi PET cips talebini
karşılayabilecek durumdadır.
- 2016 yılında başlanmış olan ve toplam süresinin 3 yıl olması öngörülen yeni üretim
tesisleri yatırımları neticesinde üretim kapasitesi artacaktır . Üretim kapasitesindeki
artış önümüzdeki yıllarda artacak olan yurtiçi PET cips talebini karşılayacak ve aynı
zamanda üretim maliyetlerinin aşağı çekilmesini sağlayarak yerli üretim dalının ithal
birim fiyatlarıyla rekabet edebilirliğini sağlayacaktır.
- SASA, 2016 yılı sonunda daha düşük maliyetle ve daha yüksek verimlilikle üretim
yapmak için organiz asyon yapısını da değiştirmiş, hızlı ve doğru karar alma
noktasında maksimum faydanın sağlanabileceği bir duruma getirmiştir.
Özetle, yerli üretim dalı kapas ite ve verimlilik artışı, maliyetlerin düşmesi ve küresel
pazarların dinamiklerine etkin refleks gösterebilecek bir organizasyon yapısı ile ithalatla
rekabete uyum sağlanacağını beyan etmiştir.
7. DEĞERLENDİRME VE SONUÇ
Soruşturma konusu Güney Kore menşeli PE T ithalatı, 2013 -2017 arasını kapsayan
soruşturma dönemi içerisinde önemli düzeyde artış göstermiştir. İthalatın 2013-2014 arasında
% 109, 2014-2015 döneminde % 19, 2015-2016 döneminde % 107, 2016-2017 döneminde ise
% 24 oranında arttığı, 2017 -2018 Ocak Ha ziran dönemlerinde de artışın % 63 oranında
olduğu görülmektedir.

Bunun yanı sır a, başvuru sahibi yerli üreticiler in ekonomik göstergelerinde bozulma
eğilimi olduğu görülmektedir.

Bu çerçevede, Güney Kore’den ithalatın artışı ile yerli üretim dalının ekonomik
göstergelerindeki bozulma seyri arasındaki paralellik, üçüncü ülkelerden ithalatın gelişimi ve
Güney Kore menşeli ithalatta gerçekleşen birim fiyatlar, ithalat artışı ile ciddi zarar/zarar
tehdidi arasında nedenselliğe işaret etmektedir.




Sonuç itibariyle, soruşturma konusu ürünün Güney Kore menşeli olanlarının
ithalatına karşı, STA kapsamında tahsil edilmeyen gümrük vergisi oranına denk olacak
şekilde CIF değerin % 6,5’i ile % 6’sı olacak şekilde aşamalı olarak ek mali yükümlülük
uygulanmasının, ek mali yükümlülüğün aşağıdaki tabloda gösterildiği şekilde belirlenmesinin
uygun olacağı düşünülmektedir.

G.T.İ.P. Eşyanın Tanımı Menşe Ülke Ek Mali Yükümlülük
(CIF %)
3907.69.00.00.00 Diğerleri Kore
Cumhuriyeti
1.Yıl 2.Yıl
% 6,5 % 6