Tebliğler · No: 2019/26 · Resmî Gazete: 2019-08-04
Resmî kaynak: https://kms.kaysis.gov.tr/Home/Goster/154161
1
4 Ağustos 2019 PAZAR Resmî Gazete Sayı : 30852
TEBLİĞ
Ticaret Bakanlığından:
İTHALATTA HAKSIZ REKABETİN ÖNLENMESİNE İLİŞKİN TEBLİĞ
(TEBLİĞ NO: 2019/26)
MADDE 1 – (1) Bu Tebliğin amacı, 31/12/2018 tarihli ve 30642 dördüncü mükerrer sayılı Resmî Gazete’de
yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2019/1) ile Hindistan Cumhuriyeti,
Tayland Krallığı ve Çin Tayvanı menşeli 5503.20.00.00.00 gümrük tarife istatistik pozisyonu altında kayıtlı
“poliesterlerden sentetik devamsız lifler (polyester elyaf)” ürününe yönelik başlatılan ve T.C. Tica ret Bakanlığı İthalat
Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen nihai gözden geçirme soruşturmasının tamamlanması neticesinde alınan kararın
yürürlüğe konulmasıdır.
MADDE 2 – (1) Bu Tebliğ, 14/6/1989 tarihli ve 3577 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önl enmesi Hakkında
Kanun, 20/10/1999 tarihli ve 99/13482 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan İthalatta Haksız Rekabetin
Önlenmesi Hakkında Karar ve 30/10/1999 tarihli ve 23861 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız
Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmeliğe dayanılarak hazırlanmıştır.
MADDE 3 – (1) Bu Tebliğde geçen;
a) GTİP: Gümrük tarife istatistik pozisyonunu,
b) Hindistan: Hindistan Cumhuriyeti’ni,
c) Kurul: İthalatta Haksız Rekabeti Değerlendirme Kurulunu,
ç) Tayland: Tayland Krallığı’nı,
d) Tayvan: Çin Tayvanı’nı,
e) TGTC: İstatistik Pozisyonlarına Bölünmüş Türk Gümrük Tarife Cetvelini,
f) Yönetmelik: İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmeliği,
ifade eder.
MADDE 4 – (1) Yürütülen soruşturma sonucunda , mevcut önlemin yürürlükten kalkması
durumunda dampingin ve zararın devam etmesinin veya yeniden meydana gelmesinin muhtemel olduğu saptanmıştır.
T.C. Ticaret Bakanlığı İthalat Genel Müdürlüğü tarafından yürütülerek tamamlanan soruşturma sonucunda ulaşılan bilgi
ve bulguları içeren Bilgilendirme Raporu Ek’te yer almaktadır.
(2) Bu çerçevede, soruşturma neticesinde ulaşılan tespitleri değerlendiren Kurulun kararı ve Ticaret Bakanının
onayı ile 13/11/2014 tarihli ve 29174 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine
İlişkin Tebliğ (Tebli ğ No: 2014/37) ile yürürlükte olan dampinge karşı önlemin, Yönetmeliğin 42 nci maddesi
çerçevesinde aşağıdaki tabloda gösterilen biçimde uygulanmaya devam edilmesine karar verilmiştir.
GTİP Eşyanın Tanımı Menşe
Ülke Firma Unvanı
Dampinge Karşı
Önlem
(CIF Bedelin %)
5503.20.00.00.00 Poliesterlerden
Hindistan
Futura Polyesters Ltd. 12,0%
Reliance Industries Ltd. 8,5%
Diğerleri 12,0%
Tayvan
Chung Shing Textile Co. Ltd. 11,6%
Far Eastern New CenturyCorporation 7,1%
Nan Ya Plastics Corporation 12,0%
Shinkong Synthetics FibersCorp. 6,4%
2
Diğerleri 12,0%
Tayland
Tuntex (Thailand) Public Co. Ltd. 12,0%
Indo Poly (Thailand) Ltd. 12,0%
Diğerleri 12,0%
MADDE 5 – (1) Gümrük idareleri, bu Tebliğin 4 üncü maddesinde GTİP, eşya tanımı ve menşe ülkesi belirtilen
eşyanın, diğer mevzuat hükümleri saklı kalmak kaydıyla, serbest dolaşıma giriş rejimi kapsamındaki ithalatında
karşısında gösterilen oranda dampinge karşı kesin önlemi tahsil ederler.
(2) Bilgilendirme Raporunda soruşturma konusu ürün ve benzer ürün ile ilgili açıklamalar genel içerikli olup
uygulamaya esas olan TGTC’de yer alan GTİP ve bu Tebliğin 4 üncü maddesinde yer alan tablodaki eşya tanımıdır.
(3) Önleme tabi ürünün TGTC’de yer alan tarife pozisyonunda yapılacak değişiklikler bu Tebliğ hükümlerinin
uygulanmasına engel teşkil etmez.
(4) Yönetmeliğin 35 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu Tebliğ kapsamındaki önlem, yürürlük tarihinden
itibaren 5 yıl sonra yürürlükten kalkar.
(5) Yönetmeliğin 35 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca bu Tebliğ kapsamındaki önlemin sona erme
tarihinden önce bir nihai gözden geçirme soruşturması başlatıldığı takdirde önlem, soruşturma sonuçlanıncaya kadar
yürürlükte kalmaya devam eder.
MADDE 6 – (1) Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
MADDE 7 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Ticaret Bakanı yürütür.
3
EK:
2019/26 SAYILI İTHALATTA HAKSIZ REKABETİN ÖNLENMESİNE İLİŞKİN
TEBLİĞE DAİR BİLGİLENDİRME RAPORU
1. SORUŞTURMAYA İLİŞKİN GENEL BİLGİ VE İŞLEMLER
1.1. Mevcut önlem ve geçmişi
(1) Hindistan Cumhuriyeti (Hindistan), Tayland Krallığı (Tayland) ve Çin Tayvanı (Tayvan)
menşeli 5503.20.00.00.00 Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonu (GTİP) altında kayıtlı
“poliesterlerden sentetik devamsız lifler (polyester elyaf)”e yönelik 29/7/2003 tarihli ve 25183
sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlemesine İlişkin Tebliğ
(Tebliğ No: 2003/14) uyarınca, CIF bedelin yüzdesi olarak Tayvan için %6,4 ile %20,1
arasında; Hindistan için %16,5 ile %23,9 arasında; Tayland için ise %15,8 ile %22 a rasında
firma bazında değişen oranlarda dampinge karşı önlem yürürlüğe konulmuştur.
(2) Daha sonra yerli üretim dalı tarafından söz konusu ürüne yönelik bir nihai gözden geçirme
soruşturması açılması talebinde bulunulması üzerine, 22/7/2008 tarihli ve 26944 sa yılı Resmî
Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (2008/22) ile
başlatılan nihai gözden geçirme soruşturması (NGGS), 18/4/2009 tarihli ve 27204 sayılı Resmî
Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İli şkin Tebliğ (2009/13) ile
sonuçlandırılarak uygulamanın devam etmesine karar verilmiştir.
(3) 26/3/2014 tarihli ve 28953 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin
Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2014/10) ile başlatılan NGGS, 13/11/201 4 tarihli ve
29174 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin
Tebliğ (Tebliğ No: 2014/37) ile sonuçlandırılarak meri önlemin aynen devam etmesine karar
verilmiştir.
1.2. Soruşturma
(1) 30/10/1999 tarihli ve 23861 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin
Önlenmesi Hakkında Yönetmelik (Yönetmelik)’in 19 uncu maddesi ile 35 inci maddesinin
dördüncü fıkrası uyarınca başvuru sahibi Sasa Polyester Sanayi A.Ş. (Sasa) firması, mevcut
önlemin sona erme tarihinden önce Hindistan, Tayland ve Tayvan menşeli 5503.20.00.00.00
GTİP’li polyester elyaf ithalatında bir NGGS başlatılması konusunda başvuruda bulunmuş olup
bu başvuru Koza Polyester San ve Tic. A.Ş. , Yılmaz Ambalaj Atıkları Geri Dönüşüm San. ve
Tic. Ltd.Şti., Ertona Tekstil Plastik Geri Dönüşüm San. ve Tic. A.Ş., Uğur Geri Dönüşüm ve
Elyaf San. ve Ltd. Şti., Euro Fiber Teks. Plastik Elyaf Tur. Amb. Atıkları Geri Dönüşüm San.
ve Tic. Ltd. Şti., Ritaş Kimya ve Tekstil San. Tic A.Ş. ve Gama Recycle Elyaf ve İplik Sanayi
A.Ş. firmaları tarafından desteklenmiştir.
(2) Başvuru kapsamında sunulan bilgi ve belgeler, İthalatta Haksız Rekabeti Değerlendirme
Kurulu (Kurul) tarafından değerlendirilmiş ve bir NGGS açılmasını haklı kılacak yeterlilikte
delillerin mevcudiyetine kanaat getirilmiş olup Hindistan, Tayland ve Tayvan menşeli
“poliesterlerden sentetik devamsız lifler (polyester elyaf)” ithalatına yönelik 31/12/2018 tarihli
ve 30642 dördüncü mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız
Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2019/1) ile başlatılan , T.C. Ticaret
4
Bakanlığı (Bakanlık) İthalat Genel Müdürlüğü (Genel Müdürlük) tarafından yürütülen NGGS
tamamlanmıştır.
1.3. Yerli üretim dalının temsil niteliği
(1) Başvuru aşamasında yapılan değerlendirmede, Yönetmeliğin 18 inci ve 20 nci maddeleri
uyarınca, başvu ruda bulunan yerli üretici Sasa firmasının soruşturma konusu ürünün yerli
üretim dalını temsil etme niteliğini haiz olduğu anlaşılmış olup bu kapsamda Sasa firması bu
raporun ilgili bölümlerinde yerli üretim dalı olarak anılacaktır.
1.4. Soruşturma ve gözden geçirme dönemi
(1) Mevcut önlemin yürürlükten kalkması durumunda, dampingin devam etmesinin veya
yeniden meydana gelmesinin muhtemel olup olmadığının tespiti için 1/1/2018 –31/12/2018
arasındaki dönem soruşturma dönemi; zararın devam etmesinin veya yeniden meyda na
gelmesinin muhtemel olup olmadığının tespiti için 1/1/2016 –31/12/2018 arasındaki dönem
gözden geçirme dönemi olarak alınmıştır.
1.5. İlgili tarafların bilgilendirilmesi, dinlenmesi ve bilgilerin değerlendirilmesi
(1) Soruşturma açılmasını müteakip, soruşturma ko nusu ürünün Bakanlık tarafından tespit
edilen Hindistan, Tayland ve Tayvan’daki üreticilerine/ihracatçılarına, Türkiye’de yerleşik
ithalatçılarına ve ayrıca mezkûr ülkelerde yerleşik diğer üreticilere/ihracatçılara iletilebilmesini
teminen Hindistan ve Tay land Ankara Büyükelçiliklerine ve Tayvan Ekonomi ve Kültür
Misyonuna soruşturmanın açılışına ilişkin bildirimde bulunulmuştur.
(2) Bildirimde, soruşturma açılış Tebliğine, başvurunun gizli olmayan özetine ve soru
formlarına nereden erişilebileceği hususunda bilgi verilmiştir.
(3) Taraflara görüş bildirme ve soru formunu yanıtlamaları için posta süresi dâhil 37 gün süre
tanınmıştır. Ayrıca, ilgili tarafların süre uzatımı yönündeki makul talepleri karşılanmıştır.
(4) Yerli üretim dalı, soruşturma süresi boyunca Bakanlık ile işbirliği içinde olmuş ve
gerektiğinde talep edilen ilave bilgileri temin etmiştir.
(5) Soruşturma konusu üründe ithalat gerçekleştirdiği tespit edilen ithalatçı firmalara
soruşturma açılışına ilişkin bildirimde bulunulmuş olup söz konusu firmalardan 10 t anesi soru
formlarını zamanında yanıtlayarak Bakanlığa iletmiştir.
(6) Türkiye’ye Hindistan, Tayland ve Tayvan menşeli soruşturma konusu ürünün ihracatını
gerçekleştirdiği tespit edilen üretici/ihracatçı firmalara soruşturma açılışına ilişkin bildirim
gönderilmiş olup, sadece Hindistan’da yerleşik Alok Industries Limited (Alok) ve Reliance
Industries Limited (Reliance) firmaları soru formunu cevaplamıştır.
(7) Soruşturma sonucunda alınacak karara esas teşkil edecek bilgi, bulgu, tespit ve
değerlendirmeleri içeren n ihai bildirim raporu Hindistan, Tayland ve Tayvan’ın diplomatik
misyonlarına, işbirliğinde bulunan ihracatçı ve ithalatçı firmalar ile yerli üreticilere iletilmiştir.
(8) Nihai bildirim sonrasında, ilgili tarafların nihai bildirime ilişkin görüşlerini sözlü olarak da
sunmalarına imkân tanımak amacıyla 19/6/2019 tarihinde kamu dinleme toplantısı
düzenlenmiştir.
5
(9) Tarafların işbu soruşturma boyunca ortaya koyduğu tüm bilgi, belge ve görüşler
incelenmiş, mezkûr görüşlerden mevzuat kapsamında değerlendirilebilecek olanlara bu raporun
ilgili bölümlerinde yer verilmiştir.
1.6. Yerinde doğrulama incelemesi
(1) Yönetmeliğin 21 inci maddesi çerçevesinde Adana’da yerleşik yerli üretici Sasa firması
nezdinde yerinde doğrulama incelemesi gerçekleştirilmiştir.
2. SORUŞTURMA KONUSU ÜRÜN VE BENZER ÜRÜN
2.1. Soruşturma konusu ürün ve benzer ürün
(1) Başvuru konusu ürün, 5503.20.00.00.00 GTİP’li “poliesterlerden sentetik devamsız lifler”
(polyester elyaf) dir.
(2) Polyester elyaf çekim ve ısıl sabitleme işlemlerinden geçmiş polyester filamentlerden ya da
devamlı lifler demetinden elde edilmekte olup kullanım yeri ve amacına göre alıcı tarafından
talep edilen boyda kesilmektedir. Ürün teknik tekstilde (nonwoven), karışımlı iplik üretiminde,
ayrıca yatak ve yorgan gibi çeşitli ev tekstili ürünlerinde dolgu malzemesi olarak
kullanılmaktadır.
(3) Ürünün üretim sürecine bakıldığında, Dimetil Tereftalat (DMT) veya Terephthalic Acid
(PTA) ile Monoetilen Glikol (MEG) ana hammaddelerinin kimyasal birleşimi ile ester değişim
ve polimerizasyon safhalarından sonra filament haline getirilmektedir. Daha sonra bu filament
demetlerinin birleştirme, çekme, kıvırcık verme ve finiş (yağ) verme işlemlerinden sonra elde
edilen ürünün istenilen boylarda kesilerek balyalanması ile sevk için hazır hale getirilmektedir.
(4) Yapılan başvuruda, taraflarınca üretilen ürün ile başvuru konusu ithal ürün arasında teknik
ve fiziki özellikler ile ürünün temel kullanım alanları bakımından bir fark bulunmadığı
belirtilmiştir. Bu nedenle, Yönetmeliğin 4 üncü maddesi çerçevesinde, başvuru konusu ürün ile
yerli üretim dalı tarafından üretilen ürünün daha önceki esas ve nihai gözden geçirme
soruşturmalarında olduğu gibi benzer ürün olarak kabul edilebileceği değerlendirilmiştir.
(5) Bazı ithalatçılar tarafından soruşturma konusu ürün tiplerinden olan low melt ve
bicomponent elyaf türlerinin yerli üretim dalı tarafından üretilmediği iddia edilmiştir. Ancak
yerli üretim dalından edinilen bilgide, anılan ürünlerin talep miktarının oldukça düşük
seviyelerde olduğu ve planlanan yatırımlar kapsamında söz konusu ürünlerin de yakın zamanda
üretiminin gerçekleştirileceği ifade edilmiştir. Diğer taraftan, yerli üreticilerin ürettiği tüm ürün
tipleri ile ithal edilen ürün tiplerinin birebir aynı olma zorunluluğu olmadığı gibi yerli üretim
dalının soruşturma konusu ürünün tüm alt tiplerini üretmesi hukuken ve fiilen beklenmemelidir.
(6) Soruşturma konusu ürün ve benzer ürün ile ilgili açıklamalar bağlayıcı nitelikte olmayıp
genel içerikli ve bilgi amaçlıdır.
2.2. Ürünün ithalinde uygulanan vergi oranları ve diğer yükümlülükler
(1) Başvuru konusu polyester elyaf için 20/12/1995 tarihli ve 95/7606 sayılı Bakanlar Kurulu
Kararı ile yürürlüğe konulan İthalat Rejimi Kararı çerçevesinde Hindistan, Tayland ve Tayvan
için uygulanan gümrük vergisi oranı %4’tür. Ayrıca, söz konusu ürüne yöneli k %18 KDV
uygulaması mevcuttur.
6
(2) Ayrıca, Güney Kore, Endonezya, Çin Halk Cumhuriyeti menşeli önlem konusu ürün ithalatı
için de değişen oranlarda dampinge karşı önlem ve İran menşeli olanlar için korunma önlemi
yürürlüktedir.
(3) Diğer taraftan, söz konusu ürün ithalatı kayda alınmak suretiyle ileriye yönelik olarak
gözetime tabi olup söz konusu ithalatta elyaf detay beyanı uygulaması mevcuttur. İthalat
değerinin tespitinde bu uygulama dikkate alınmıştır.
3. DAMPİNGİN DEVAMI VEYA YENİDEN MEYDANA GELMESİ İHTİMALİ
3.1. Genel açıklamalar
(1) Yönetmeliğin 35 inci maddesi çerçevesinde önlemin yürürlükten kalkması halinde
soruşturmaya konu ülkelerden dampingin devam etmesinin veya yeniden meydana gelmesinin
muhtemel olup olmadığı incelenmiştir. Bu kapsamda, 1.4. numaralı başlık altında belirtildi ği
üzere 1/1/2018-31/12/2018 dönemi soruşturma dönemi olarak kabul edilmiştir.
3.2. Hindistan
3.2.1. Dampingin devam edip etmediği
(1) Dampinge ilişkin belirlemeler açısından, Hindistan’da yerleşik Reliance ve Alok firmaları
soru formunu usulüne uygun cevaplandırmış ve soruşturma süresince işbirliğinde bulunmuştur.
Bu çerçevede Reliance firması için normal değer ile ihraç fiyatının ağırlıklı ortalamasının
karşılaştırılması suretiyle damping marjı hesaplanmış, Alok firmasının soruşturma döneminde
Türkiye’ye satışları bulunmadığı için damping marjı hesaplanmamıştır.
3.2.1.1. Normal değerin belirlenmesi
(1) Yönetmeliğin 5 inci maddesi hükmü gereğince, işbirliğine gelen üretici/ihracatçı firmanın
menşe ülkedeki iç piyasa satışlarının normal değer tespitinde kullanılıp kullanılmayacağının
belirlenmesi için genel ve ürün tipleri bazında temsil testi uygulanmıştır. Buna göre, benzer mal
satışlarının miktar bazında Türkiye’ye satışlarının %5’ini veya daha fazlasını oluşturması
halinde normal değer, normal ticari işlem çerçevesinde kabul edilen iç piyasa satışları esasında,
aksi halde oluşturulmuş normal değer esasında belirlenmiştir.
(2) Yönetmeliğin 5 inci maddesi hükümleri gereğince, işbirliğine gelen üretici/ihracatçı
firmanın menşe ülkedeki iç piyasa satışlarının normal de ğer tespitinde kullanılıp
kullanılmayacağının belirlenmesi için ürün tipleri bazında normal ticari işlem testi
uygulanmıştır.
(3) Buna göre normal değer;
a) Benzer ürünün tip bazında ağırlıklı ortalama net satış fiyatının ağırlıklı ortalama birim
maliyetinin üzerinde olduğu durumlarda;
i) Birim maliyetin üzerindeki satış miktarının ürün tipinin toplam satış miktarının
%80’ini veya daha fazlasını oluşturması halinde, soruşturma dönemi boyunca
gerçekleşen tüm iç piyasa satış işlemlerinin (kârlı ya da kârsız) ağırlıklı ortalaması
esasında,
7
ii) Birim maliyetin üzerindeki satış miktarının ürün tipinin toplam satış miktarının
%80’inden daha azını oluşturması halinde ise soruşturma dönemi boyunca
gerçekleşen yalnızca kârlı iç piyasa satış işlemlerinin ağırlıklı ortalaması esasında,
belirlenmiştir.
b) Benzer ürünün tip bazında ağırlıklı ortalama net satış fiyatının, ağırlıklı ortalama birim
maliyetinin altında olması halinde, soruşturma dönemi boyunca kârlı iç piyasa satış
işlemlerinin ağırlıklı ortalaması esasında belirlenmiştir.
c) Benzer ürününün tip bazında kârlı satış işlemi olmaması halinde, oluşturulmuş normal
değer esasında belirlenmiştir.
(4) İşbirliğine gelen üretici/ihracatçı firma için Yönetmeliğin 5 inci maddesi hükmü gereğince
iç piyasa satışlarının esas alındığı hallerde nor mal değer, menşe ülkenin iç pazarında benzer
ürün için normal ticari işlemler çerçevesinde bağımsız alıcılar tarafından ödenmiş olan veya
ödenmesi gereken fiyatlar esasında belirlenmiştir.
(5) Oluşturulmuş normal değer, firmadan temin edilen benzer ürünün üretim maliyeti ile satış,
genel ve idari giderler ile finansman giderine, Yönetmeliğin 6 ncı maddesi hükmüne göre,
normal ticari işlemler çerçevesinde makul bir kar oranının eklenmesi suretiyle hesaplanmıştır.
3.2.1.2. İhraç fiyatının belirlenmesi
(1) Yönetmeliğin 9 uncu maddesi uyarınca, işbirliğine gelen üretici/ihracatçı firmanın ihraç
fiyatı, Türkiye’ye ihraç amacıyla satılan soruşturma konusu ürün için fiilen ödenmiş olan veya
ödenmesi gereken fiyat temelinde tespit edilmiştir.
3.2.1.3. Fiyat karşılaştırması
(1) Adil bir karşılaştırmanın yapılabilmesini teminen, normal değer ile ihraç fiyatı mümkün
olduğu ölçüde fabrika çıkış aşamasına getirilerek aynı ticari aşamada karşılaştırılmıştır.
(2) Yönetmeliğin 10 uncu maddesi hükmü gereğince, işbirli ğine gelen üretici/ihracatçı firma
tarafınca fiyat karşılaştırmasını etkilediği ileri sürülen hususlar değerlendirilmiş,
belgelendirilen, uygulanabilir ve haklı görülen ayarlamalar yapılmıştır.
3.2.1.4. Damping marjı
(1) Yönetmeliğin 11 inci maddesi çerçevesinde damping marjı, normal değer ile ihraç fiyatının
ağırlıklı ortalamasının karşılaştırılması suretiyle hesaplanmıştır. Damping marjının
belirlenmesinde kullanılan yöntem ile yapılan hesaplamalar, işbirliğinde bulunan firma için
firma özel nihai bildiriminde kapsamlı ve ayrıntılı olarak açıklanmıştır.
(2) Buna göre, Hindistan’da yerleşik Reliance firması için CIF bedelin %6,10’u oranında
damping marjı hesaplanmıştır.
(3) Hindistan’da yerleşik diğer firmaların işbirliğinde bulunmaması ve Reliance firması nın
verilerinden damping marjının hesaplanmış olması hususunun birlikte değerlendirilmesi
sonucunda, Hindistan menşeli soruşturma konusu ürünün ithalatında dampingin devam ettiği
değerlendirilmiştir.
8
3.2.2. Dampingin devam etme ihtimali
(1) İhracatçı firma ların davranışlarını ve dampingin devam etme ihtimalini göstermesi
açısından soruşturma konusu ülkelerin Türkiye’ye yönlendirebilecek üretim ve ihracat
kapasiteleri ile ihraç fiyatları ve diğer ülkeler tarafından uygulanmakta olan ya da yürütülmekte
olan d amping soruşturmaları önem arz etmektedir. Soruşturma konusu ülkelerin üretim
miktarları PCI Wood Mackenzie raporlarından, ihracat kabiliyetleri ise Uluslararası Ticaret
Merkezi (International Trade Center) verileri kapsamında incelenmiştir.
3.2.2.1. Soruşturma konusu ülkenin üretim ve ihracat kapasiteleri ile fiyatları
(1) Soruşturma konusu ülkelerden Hindistan’ın 2017 yılı üretim miktarı 1,5 milyon ton
seviyesinde gerçekleşmiş olup dünya üretiminin %60’ını gerçekleştiren Çin Halk
Cumhuriyeti’nden sonra ikinci sırada yer almakta olup anılan ülkenin üretim kapasitesi ise 2,1
milyon seviyesindedir.
(2) Soruşturma kapsamında işbirliğinde bulunan Hindistan’da yerleşik Reliance firmasının
üretim kapasitesinin 2018 yılı Türkiye tüketiminin yaklaşık 1,5 katı olduğu tespit edilmiştir.
(3) Hindistan’ın dünya geneline gerçekleştirdiği ihracata bakıldığında ise, 2018 yılında 251 bin
ton seviyelerinde ihracat gerçekleştiği görülmektedir. Bu çerçevede, Hindistan’ın söz konusu
ürünün dünya geneli ihracatında yaklaşık %7 pay ile 2017 yılında dünya sıralamasında beşinci
sırada yer aldığı görülmektedir. Hindistan’ın dünya geneline gerçekleştirdiği ihracatın birim
fiyatlarına bakıldığında ise 2018 yılında 1.279 $/ton olduğu ve dünya ortalama ihraç birim
fiyatı olan 1.329 $/ton’un altında yer aldığı görülmektedir. Diğer taraftan, Hindistan’ın diğer
ülkelere ortalama ihraç birim fiyatlarının Türkiye’ye olan ihraç fiyatlarının altında olduğu, bu
kapsamda önlemin yürürlükten kalkması durumunda fiyatların daha da aşağı inme
potansiyelinin olduğu ve Türkiye’ye satış fiyatlarında dampinge devam etme ihtimallerinin
yüksek olduğu düşünülmektedir.
(4) Hindistan’daki üretici/ihracatçıların üretimlerinin önemli bölümünü ihracata
yönlendirdikleri ve kapasite fazlalarının olduğu bilinme kte olup Türkiye pazarının
potansiyelini, dağıtım ve pazarlama kanallarını iyi bilmeleri nedeniyle yıllar itibarıyla
büyümekte olan Türkiye pazarının bu üreticiler için cazip koşullar sunduğu
değerlendirilmektedir. Bu çerçevede, fiyata duyarlı (talebin fiy at esnekliğinin yüksek olduğu)
söz konusu ürün ithalatının büyük miktarlarda ve kolaylıkla Türkiye pazarına
yönlendirilebileceği düşünülmektedir.
3.2.2.2. Diğer ülkeler tarafından uygulanmakta olan damping önlemleri
(1) Soruşturma konusu ülkelere diğer ülk eler tarafından uygulanan damping önlemleri ya da
damping soruşturmaları ihracatçı firmaların davranışlarını ve yapılabilmesi muhtemel olan
dampingi göstermesi açısından önem taşımaktadır.
(2) Bu çerçevede, ABD tarafından Hindistan menşeli polyester elyaf ithalatına karşı damping
önlemi uygulanmaktadır.1
1 ABD’nin G/ADP/N/322/USA simgeli bildirimi
9
3.2.3 Değerlendirme
(1) Hindistan menşeli soruşturma konusu ürünün ithalatına yönelik işbirliğinde bulunan
Reliance firmasının incelenen dönemde dampinge devam ettiği, anılan ülkenin toplam üretim
ve ihracat kapasitesi, fiyat seviyeleri ve diğer ülkeler tarafından uygulanan damping önlemleri
birlikte değerlendirildiğinde anılan ülkenin dampinge devam etme ihtimalinin söz konusu
olduğu tespit edilmiştir.
3.3. Tayland
3.3.1. Dampingin devam edip etmediği
(1) Tayland’da yerleşik firmalardan işbirliğinde bulunan olmamıştır. Yönetmeliğin 26 ncı
maddesi uyarınca, ilgili taraflardan birinin, verilen süreler içinde gerekli bilgiyi sağlamaması
ya da bu bilgiye ulaşılmasını reddetmesi veya soruşturmayı engellediğinin anlaşılması veya
yanlış ya da yanıltıcı bilgi vermesi hallerinde söz konusu taraf işbirliğine gelmemiş addedilir.
Bu durumda geçici veya nihai belirlemeler, olumlu ya da olumsuz, mevcut verilere göre
yapılabilir. Bu kapsamda, Tayland menşeli ürünler için eldeki verilerden yararlanarak damping
marjı hesaplaması yapılmıştır.
3.3.1.1. Normal değerin belirlenmesi
(1) Tayland’da yerleşik bulunan firmaların işbirliğinde bulunmaması üzerine normal değer
Yönetmeliğin 26 ncı maddesi uyarınca eldeki mevcut verilere g öre Türkiye'de benzer malın
ortalama birim imalat maliyetine genel, idari ve satış giderleri ile makul bir kârın eklenmesiyle
oluşturulmuştur.
3.3.1.2. İhraç fiyatının belirlenmesi
(1) Tayland’da yerleşik bulunan firmaların işbirliğinde bulunmaması üzerine , TÜİK verileri
esas alınarak 2018 yılı için soruşturma konusu ürünün anılan ülkeden gerçekleşen ortalama CIF
birim fiyatları ihraç fiyatı olarak kabul edilmiştir.
3.3.1.3. Fiyat karşılaştırması
(1) Adil bir karşılaştırmanın yapılabilmesini teminen, normal değer ile ihraç fiyatı mümkün
olduğu ölçüde fabrika çıkış aşamasına getirilerek aynı ticari aşamada karşılaştırılmıştır.
3.3.1.4. Damping marjı
(1) Yönetmeliğin 11 inci maddesi çerçevesinde damping marjı, normal değer ile ihraç fiyatının
ağırlıklı ortalam asının karşılaştırılması suretiyle hesaplanmıştır. Buna göre, mevcut verilere
göre yapılan hesaplamalar sonucunda Tayland menşeli ürünlerin ithalatında damping marjı
bulunamamıştır. Önlem nedeniyle incelenen dönemde önlem konusu ülkeden ithalatın düşük
seviyelerde olması nedeniyle damping hesabının sağlıklı olmadığı değerlendirilmektedir.
3.3.2. Dampingin yeniden meydana gelmesi ihtimali
(1) İhracatçı firmaların davranışlarını ve yeniden meydana gelmesi muhtemel olan dampingi
göstermesi açısından soruşturma konusu ülkelerin Türkiye’ye yönlendirebilecek üretim ve
ihracat kapasiteleri ile fiyatları ve diğer ülkeler tarafından uygulanmakta ol an ya da
yürütülmekte olan damping soruşturmaları önem arz etmektedir.
10
3.3.2.1. Soruşturma konusu ülkenin üretim ve ihracat kapasiteleri ile fiyatları
(1) Soruşturma konusu ülkelerden Tayland’ın 2017 yılı üretim miktarı 322 bin ton seviyesinde
gerçekleşmiş olup üretim kapasitesi ise 555 bin ton seviyesindedir.
(2) Tayland’ın dünya geneline gerçekleştirdiği ihracata bakıldığında ise, 2018 yılında 306 bin
ton seviyelerinde ihracat gerçekleştiği görülmektedir. Bu çerçevede, Tayland’ın söz konusu
ürünün dünya geneli ihracatında yaklaşık %8 pay ile 2018 yılında dünya sıralamasında
dördüncü sırada yer aldığı görülmektedir. Tayland’ın dünya geneline gerçekleştirdiği ihracatın
birim fiyatlarına bakıldığında ise 2018 yılında 1.318 $/ton olduğu ve dünya ortalama ihraç birim
fiyatı olan 1.329 $/ton’un altında yer aldığı görülmektedir.
(3) Tayland’ın dünya ortalama ihraç fiyatlarının, damping marjı hesabında kullanılan
oluşturulmuş normal değerin altında olması, önlem olmaması durumunda muhtemel damping
göstergesi olması açısından önemlidir.
(4) Tayland’daki üretici/ihracatçıların üretimlerinin önemli bölümünü ihracata (%85)
yönlendirdikleri ve kapasite fazlalarının olduğu bilinmekte olup Türkiye pazarının
potansiyelini, dağıtım ve pazarlama kanallarını iyi bilmeleri nedeniyle yıllar itibarıyla
büyümekte olan Türkiye pazarının bu üreticiler için cazip koşullar sunduğu
değerlendirilmektedir. Bu çerçevede, fiyata duyarlı (talebin fiyat esnekliğinin yüksek olduğu)
söz konusu ürün ihracatının büyük miktarlarda v e kolaylıkla Türkiye pazarına
yönlendirilebileceği düşünülmektedir.
3.3.3. Değerlendirme
(1) Tayland menşeli soruşturma konusu ürünün ithalatı düşük seviyelerde olması nedeniyle
damping marjı tespit edilememekle birlikte anılan ülkenin üretim ve ihracat kapasiteleri ile fiyat
seviyeleri dikkate alındığında anılan ülkeden dampingin yeniden meydana gelmesi ihtimalinin
söz konusu olduğu değerlendirilmektedir.
3.4. Tayvan
3.4.1. Dampingin devam edip etmediği
(1) Tayvan’da yerleşik firmalardan işbirliğinde bulunan ol mamıştır. Yönetmeliğin 26 ncı
maddesi uyarınca, ilgili taraflardan birinin, verilen süreler içinde gerekli bilgiyi sağlamaması
ya da bu bilgiye ulaşılmasını reddetmesi veya soruşturmayı engellediğinin anlaşılması veya
yanlış ya da yanıltıcı bilgi vermesi h allerinde söz konusu taraf işbirliğine gelmemiş addedilir.
Bu durumda geçici veya nihai belirlemeler, olumlu ya da olumsuz, mevcut verilere göre
yapılabilir. Bu kapsamda, Tayvan menşeli ürünler için eldeki verilerden yararlanarak damping
marjı hesaplaması yapılmıştır.
3.4.1.1. Normal değerin belirlenmesi
(1) Tayvan’da yerleşik bulunan firmaların işbirliğinde bulunmaması üzerine normal değer
Yönetmeliğin 26 ncı maddesi uyarınca eldeki mevcut verilere göre Türkiye'de benzer malın
ortalama birim imalat maliyetine genel, idari ve satış giderleri ile makul bir kârın eklenmesiyle
oluşturulmuştur.
11
3.4.1.2. İhraç fiyatının belirlenmesi
(1) Tayvan’da yerleşik bulunan firmaların işbirliğinde bulunmaması üzerine, TÜİK verileri esas
alınarak 2018 yılı için soruşturma konusu ürünün anılan ülkeden gerçekleşen ortalama CIF
birim fiyatları ihraç fiyatı olarak kabul edilmiştir.
3.4.1.3. Fiyat karşılaştırması
(1) Adil bir karşılaştırmanın yapılabilmesini teminen, normal değer ile ihraç fiyatı mümkün
olduğu ölçüde fabrika çıkış aşamasına getirilerek aynı ticari aşamada karşılaştırılmıştır.
3.4.1.4. Damping marjı
(1) Yönetmeliğin 11 inci maddesi çerçevesinde damping marjı, normal değer ile ihraç fiyatının
ağırlıklı ortalamasının karşılaştırılması suretiyle hesaplanmıştır. Buna göre, mevcut verilere
göre yapılan hesaplamalar sonucunda Tayvan menşeli ürünlerin ithalatında %3,43 oranında
damping marjı tespit edilmiştir.
3.4.2. Dampingin devam etme ihtimali
(1) İhracatçı firmaların davranışlarını ve yeniden meydana gelmesi muhtemel olan dampingi
göstermesi açısından soruşturma konusu ülkelerin Türkiye’ye yönlendirebilecek üretim ve
ihracat kapasiteleri ile fiyatları ve diğer ülkeler tarafından uygulanmakta olan ya da
yürütülmekte olan damping soruşturmaları önem arz etmektedir.
3.4.2.1. Soruşturma konusu ülkenin üretim ve ihracat kapasiteleri ile fiyatları
(1) Soruşturma konusu ülkelerden Tayvan’ın 2017 yılı üretim miktarı 576 bin ton seviyesinde
gerçekleşmiş olup üretim kapasitesi ise 798 bin ton seviyesindedir.
(2) Tayvan’ın dünya geneline gerçekleştirdiği ihracata bakıldığında ise, 2018 yılında 352 bin
ton seviyelerinde ihracat gerçekleştiği görülmektedir. Bu çerçevede, Tayvan’ın söz konusu
ürünün dünya geneli ihracatında yaklaşık %9 pay ile 2018 yılında dünya sıralamasında üçüncü
sırada yer aldığı görülmektedir. Tayvan’ın dünya geneline gerçekleştirdiği ihracatın birim
fiyatlarına bakıldığında ise 2018 yılında 1.387 $/ton olduğu görülmektedir.
(3) Tayvan’ın dünya ortalama ihraç fiyatlarının, damping marjı hesabında kullanılan
oluşturulmuş normal değerin altında olması, önlem olmaması durumunda muhtemel damping
göstergesi olması açısından önemlidir.
(4) Tayvan’daki üretici/ihracatçıların üretimlerinin önemli bölümünü ihracata yönlendirdikleri
(%66) ve kapasite fazlalarının olduğu bilinmekte olup Türkiye pazarının potansiyelini, dağıtım
ve pazarlama kanallarını iyi bilmeleri nedeniyle yıllar itibariyle büyümekte olan Türkiye
pazarının bu üreticiler için cazip koşullar sunduğu değerlendirilmektedir. Bu çerçevede, fiyata
duyarlı (tal ebin fiyat esnekliğinin yüksek olduğu) söz konusu ürün ithalatının büyük
miktarlarda ve kolaylıkla Türkiye pazarına yönlendirilebileceği düşünülmektedir.
3.4.2.2. Diğer ülkeler tarafından uygulanmakta olan damping önlemleri
12
(1) Soruşturma konusu ülkelere diğer ülkeler tarafından uygulanan damping önlemleri yada
damping soruşturmaları ihracatçı firmaların davranışlarını ve yapılabilmesi muhtemel olan
dampingi göstermesi açısından önem taşımaktadır.
(2) Bu çerçevede, ABD tarafından Tayvan menşeli polyester e lyaf ithalatına karşı damping
önlemi uygulanmaktadır. 2
3.4.3. Değerlendirme
(1) Tayvan menşeli ürünler için eldeki verilerden yararlanarak damping marjının tespit
edilmesi, incelenen dönemde anılan ülkenin dampinge devam ettiğini, anılan ülkenin toplam
üretim ve ihracat kapasitesi, fiyat seviyeleri ve diğer ülkeler tarafından uygulanan damping
önlemleri birlikte değerlendirildiğinde dampinge devam etme ihtimalinin söz konusu olduğu
tespit edilmiştir.
3.5. Sonuç
(1) Bu bölümde incelenen hususların bir bütün ol arak değerlendirilmesi neticesinde, meri
önlemin yürürlükten kalkması halinde soruşturma konusu ülkeler menşeli ürünlerin ithalatında
dampingin devam etmesinin veya yeniden meydana gelmesinin muhtemel olduğu
değerlendirilmektedir.
4. ZARARIN DEVAMI VEYA YENİDEN MEYDANA GELMESİ İHTİMALİ
4.1. Genel açıklamalar
(1) Yönetmeliğin 35 inci maddesi çerçevesinde, gözden geçirme döneminde ve önlemin
yürürlükten kalkması halinde zararın devam etmesinin veya tekrar etmesinin muhtemel olup
olmadığı incelenmiştir. Bu çerçevede, ilk olarak zararın devam edip etmediğinin belirlenmesi
için ithalatın mutlak ve nispi olarak gelişimi, ithalat fiyatlarının gelişimi ile yerli üretim dalının
ekonomik göstergeleri değerlendirilmiştir.
(2) Soruşturma konusu ürünün genel ithalatı ve soruşturma konus u ülkelerden yapılan
ithalatının incelenmesinde Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verileri kullanılmıştır.
4.2. Ürünün genel ithalatının mutlak gelişimi ve fiyatları
(1) Önleme konu ürüne ilişkin genel ithalat istatistiklerine bakıldığında, ürünün 2016 yılında
152 bin ton olan ithalat miktarının 2017 yılında 192 bin ton seviyesine, 2018 yılında ise 212
bin ton seviyesine yükseldiği görülmektedir.
(2) Önleme konu ürün ithalat ı değer olarak incelendiğinde ise 2016 yılında 231 milyon ABD
Doları, 2017 yılında 291 milyon ABD Doları, 2018 yılında ise 297 milyon ABD Doları
seviyesinde gerçekleştiği tespit edilmiştir.
(3) Yukarıdaki veriler çerçevesinde ürün ithalatının ortalama birim fi yatları hesaplanmıştır.
Buna göre ithalatın ortalama birim fiyatları incelenen yıllar itibariyle düşüş trendi göstermiş ve
sırasıyla 1.517 ABD Doları/Ton, 1.516 ABD Doları/Ton ve 1.402 ABD Doları/Ton olarak
gerçekleşmiştir.
2 ABD’nin G/ADP/N/322/USA simgeli bildirimi
13
4.3. Soruşturma konusu ülkelerden ithalatın mutlak gelişimi ve fiyatları
(1) Önleme tabi ürünün Hindistan’dan yapılan ithalatı 2016 yılında 6,2 bin ton (7,8 milyon ABD
Doları), 2017 yılında 11,9 bin ton (15,1 milyon ABD Doları) ve 2018 yılında ise 14,2 bin ton
(19,9 milyon ABD Doları) olarak gerçekleşmiştir. Hindistan menşeli ürün ithalatının toplam
ithalat içindeki payı incelendiğinde ise 2016 yılında % 4,1 olan payın 2017 yılında %6,2’ye ve
2018 yılında %6,7 seviyesine yükseldiği görülmektedir. Diğer taraftan, Hindistan menşeli
ithalatın birim fiyatları incelenen dönem itibarıyla ortalama ithal birim fiyatın altında seyrettiği
görülmektedir.
(2) Tayland’dan yapılan önleme konu ürünün ithalatı, 2016 yılında 1,6 ton (3.185 ABD Doları),
2017 yılında 3,3 ton (5.309 ABD Doları) ve 2018 yılında ise 145,7 ton (293.955 ABD Doları)
olarak gerçekleşmiştir. Tayland menşeli ürün ithalatının toplam ithalat içindeki payı
incelendiğinde ise incelenen dönemlerde artış kaydetmekle birlikte %1’in oldukça altında
seyrettiği görülmektedir.
(3) Tayvan’dan yapılan önleme konu ürünün ithalatı 2016 yılında 6,6 bin ton (11,9 milyon ABD
Doları), 2017 yılında 10,2 bin ton (17,8 milyon ABD Doları) ve 2018 yılında ise 11,2 bin ton
(17,7 milyon ABD Doları) olarak gerçekleşmiştir. Tayvan menşeli ürün ithalatının toplam ithalat
içindeki payı incelendiğinde ise 2016 yılında % 4,4 olan payın 2018 yılında %5,3 seviyesine
yükseldiği görülmektedir.
4.4. Diğer ülkelerden ithalatın mutlak gelişimi ve fiyatları
(1) Önleme konu ürüne ilişkin diğer ülkelerden gerçekleşen ithalat istatistiklerine bakıldığında,
ürünün 2016 yılında 139 bin ton ( 211 milyon ABD Doları) , 2017 yılında 170 bin ton ( 258
milyon ABD Doları) ve 2018 yılında ise 186 bin ton ( 259 milyon ABD Doları) olarak
gerçekleşmiştir. Üçüncü ülkeler menşeli ithalatın genel ithalat içer isindeki payı, yine aynı
dönemde sırasıyla %91,5, %88,4 ve %87,9 olarak gerçekleşmiştir.
(2) Başvuruya konu olmayan üçüncü ülkelerden gerçekleştirilen ithalatın ortalama birim
fiyatları incelendiğinde, ithal birim fiyatı inceleme dönemi için sırasıyla 1.516 AB D
Doları/Ton, 1.519 ABD Doları/Ton ve 1.392 ABD Doları/Ton seviyesinde oluşmuştur.
4.5. İthalatın nispi gelişimi
(1) Soruşturma konusu ithalatın nispi olarak gelişimini görebilmek için, söz konusu ithalatın
toplam Türkiye benzer mal tüketimi içerisindeki payı 2016-2018 yılları arasında incelenmiştir.
Türkiye toplam benzer mal tüketiminin hesaplanmasında, yerli üretim dalının ve diğer yerli
üreticilerin yurt içi satışları genel ithalat miktarı ile toplanmıştır. Yerli üretim dalının yurt içi
satışlarının ve soruşturm a konusu ülkeden gerçekleştirilen ithalatın toplam tüketime
oranlanmasıyla pazar payları hesaplanmıştır. İncelenen veriler 2016 yılı=100 olacak şekilde
endekslenmiştir.
(2) Bu çerçevede söz konusu ürünün yurtiçi tüketimi yıllar itibarıyla artış göstererek 2016
yılında 100 birim iken, 2017 yılında 112 birim ve 2018 yılında ise 115 birim olarak
gerçekleşmiştir.
14
(3) Hindistan menşeli ithalatın pazar payı ise gözden geçirme dönemi boyunca sürekli artış
göstermiştir. 2016 yılında 100 birim olan pazar payı endeksi, 2017 yılında 170 birime, 2018
yılında ise 197 birime yükselmiştir.
(4) Tayland menşeli ithalatın pazar payı ise gözden geçirme dönemi boyunca düşük seviyelerde
olmakla birlikte sürekli artış göstermektedir. 2016 yılında 100 birim olan pazar payı endeksi,
2017 yılında 179 birime ve 2018 yılında ise 7.535 birime yükselmiştir.
(5) Tayvan menşeli ithalatın pazar payı gözden geçirme döneminde artan bir seyir izlemiştir.
2016 yılında 100 birim olan pazar payı endeksi, 2017 yılında 138 birim, 2018 yılında ise 146
birim olarak gerçekleşmiştir.
(6) Diğer ülkeler menşeli ithalatın 2016 yılında 100 birim olan pazar payı endeksi 2017 yılında
109 birim ve 2018 yılında ise 116 birim olarak gerçekleşmiştir.
(7) Bununla birlikte, toplam yerli üretimin pazar payı endeksi 2016 yılı 100 birim olarak kabul
edildiğinde, 2017 ve 2018 yılında azalış göstererek sırasıyla 93 birim, 88 birim seviyesinde
gerçekleşmiştir.
4.6. Fiyat kırılması
(1) Fiyat kırılması, dampingli ithal ürünün Türkiye pazarına giriş fiyatlarının yerli üretim
dalının fiyatlarının ne kadar altında kaldığını gösterir. Fiyat kırılması hesabında, önlem konusu
ülkelerden gerçekleştirilen ithalatın CIF bedeline % 4 gümrük vergisi ile % 2 oranında
gümrükleme masrafı eklenerek inceleme konusu ürünün Türkiye piyasasına giriş fiyatı
bulunmuştur. Bu şekilde elde edilen fiyat, yerli üretim dalının ağırlıklı ortalama yurtiçi satış
fiyatı ile mukayese edilerek soruşturma konusu ülkenin ihraç fiyatının yerli üretim dalının
ağırlıklı ortalama iç piyasa satış fiyatını hangi oranda kırdığı tespit edilmiştir.
(2) Hindistan menşeli soruşturma konusu ürün ithalatına yönelik fiyat kırılması
hesaplamasında, gözden geçirme döneminin son yılında Hindistan’dan gerçekleştirilen ithalatın
miktar temelinde esaslı kısmını oluşturan Reliance firması ile yerli üretim dalını n ağırlıklı
ortalama yurt içi satış fiyatlarından yararlanılmıştır. İthal edilen ürünün Türkiye piyasasında
oluşan ağırlıklı ortalama fiyatları ile yerli üretim dalının ağırlıklı ortalama satış fiyatları
karşılaştırıldığında, Hindistan’dan gerçekleştirilen ithalatın yerli üretim dalının ağırlıklı
ortalama yurt içi satış fiyatlarını CIF ithal değerin %0 ila %10 aralığında yer alan bir oranda
kırdığı tespit edilmiştir.
(3) Tayland ve Tayvan menşeli inceleme konusu ürün ithalatının Türkiye piyasasına giriş
fiyatlarının, yerli üretim dalının iç piyasa satış fiyatlarını 2018 yılında kırmadığı görülmektedir.
Bu durumun sebebi olarak, önlem nedeniyle Tayland’dan gerçekleştirilen ithalat miktarının
düşük seviyede olması veya her iki ülke menşeli ithalatın kompozisyonun değişmiş olabileceği
değerlendirilmektedir.
4.7. Yerli üretim dalının ekonomik göstergeleri
(1) Yerli üretim dalının ekonomik göstergeleri, başvuru sahibi Sasa’nın 2016 -2018 yıllarına
ilişkin verilerin esas alınması suretiyle incelenmiştir. Diğer taraftan, eğilimin sağlıklı bir şekilde
incelenmesi amacıyla Türk Lirası bazındaki veriler için on iki aylık ortalama Üretici Fiyat
Endeksi (ÜFE) kullanılarak enflasyondan arındırılmış reel değerler kullanılmıştır.
15
a) Üretim, kapasite ve kapasite kullanım oranı (KKO)
(1) Yerli üretim dalının şikayet konusu ürün için 2016 yılında 100 olan üretim miktar endeksi,
2017 yılında 105’e yükselmiş, 2018 yılında ise 96 seviyesine gerilemiştir. Aynı dönemde yerli
üretim dalının kurulu kapasitesi 100, 104 ve 104; kapasite kullanım oranı endeksi ise sırasıyla
100, 101 ve 92 olarak gerçekleşmiştir.
b) Yurtiçi satışlar
(1) Yerli üretim dalının şikayet konusu ürün için 2016 yılında 100 olarak kabul edilen yurtiçi
satış miktarı endeksi 2017 yılında ise 105’ye yükselmiş, 2018 yılında ise 88 seviyesine
gerilemiştir. Aynı dönemde yurtiçi satış hasılası endeksi ise sırasıyla 100, 120 ve 119 olarak
gerçekleşmiştir.
c) Yurtiçi fiyatlar
(1) Yerli üretim dalının şikayet konusu ürün için ağırlıklı ortalama yurtiçi satış fiyatı 2016 yılında
100, 2017 yılında 114 ve 2018 yılında 135 olarak gerçekleşmiştir.
ç) İhracat
(1) Yerli üretim dalının ihracat miktar endeksi 2016 yılında 100 iken, 2017 yılında 2,3’e, 2018
yılında ise 2,1’e gerilemiştir.
d) Pazar payı
(1) Yerli üretim dalının pazar payı endeksi 2016 yılında 100 iken 2017 yılında 94’e, 2018 yılında
ise 77 birime gerilemiştir.
e) Maliyetler
(1) Yerli üretim dalının söz konusu ürün için 2016 yılında reel olarak 100 kabul edilen birim
ticari maliyeti 2017 yılında 105’e, 2018 yılında ise 121’e yükselmiştir.
f) Karlılık
(1) Yerli üretim dalının satış birim fiyatlarının ticari maliyetlerine oranla daha fazla artış
göstermesi nedeniyle yurtiçi satışlardan elde ettiği birim kar 2016 yılında 100 olarak kabul
edildiğinde, 2017 yılında 192’ye ve 2018 yılında ise 254’e yükselmiştir. Toplam satışların birim
karlılıkları ise incelenen yıllar itibarıyla 100, 194 ve 257 seviyesinde gerçekleşmiştir.
g) Stoklar
(1) Yerli üretim dalının 2016 yılında 100 olan dönem sonu stok miktar endeksi, 2017 yılınd a
129’a, 2018 yılında ise 549’a yükselmiştir.
ğ) İstihdam
(1) Yerli üretim dalının 2016 yılında 100 olarak kabul edilen polyester elyaf üretiminde çalışan
doğrudan işçi sayısı endeksi 2017 yılında ise 120 seviyesine yükselmiş, 2018 yılında ise 108
seviyesinde gerçekleşmiştir.
h) Ücretler
16
(1) Yerli üretim dalında çalışan işçilerin aylık ücretleri endeksi 2016 yılında 100 olarak kabul
edildiğinde, 2017 yılında 97 ve 2018 yılında ise 83 seviyesinde gerçekleşmiştir.
ı) Verimlilik
(1) Üretimde çalışan işçi başına üretim miktarını gösteren verimlilik endeksi 2016 yılında 100
iken 2017 yılında ise 87’ye gerilemiş, 2018 yılında ise 89 seviyesinde gerçekleşmiştir.
i) Nakit akışı
(1) Yerli üretim dalının polyester elyaf üretim ve satışı ile sağladığı reel nakit akışı endeksi, 2016
yılında 100 iken 2017 ve 2018 yıllarında ise sırasıyla 164 ve 82 olarak gerçekleşmiştir.
j) Büyüme
(1) Yerli üretim dalının bütün faaliyetlerini kapsayan aktif büyüklüğü 2016 yılında 100 iken 2017
yılında 151’e, 2018 yılında ise 231’e yükselmiştir.
k) Sermaye artışı
(1) Yerli üretim dalının 2016 yılında 100 olarak kabul edilen öz sermayesi 2017 yılında 102,
2018 yılında ise 140 olarak gerçekleşmiştir.
l) Yatırımlar
(1) Yerli üretim dalının bütün faaliyetlerine ilişkin yenileme yatırımları 2016 yılında 100 iken
2017 yılında 31’e gerilemiş, 2018 yılında ise 2.683’e yükselmiştir . Kapasite artışı için yapılan
tevsi yatırımlar endeksi ise 2016 yılında 100 iken, 2017 yılında 484’e ve 2018 yılında ise 727’ye
yükselmiştir.
m) Yatırımların geri dönüş oranı
(1) Yerli üretim dalının söz konusu üründe yatırım hasılatı (Kar/Aktifler) oranı 2016 yılında 100
iken, 2017 yılında 132’ye yükselmiş, 2018 yılında ise 96’ya gerilemiştir.
4.8. Yerli üretim dalının ekonomik göstergelerinin değerlendirilmesi
(1) Yukarıdaki veriler ışığında dampinge karşı önlemin varlığında yerli üretim dalının üretim,
yurt içi satış miktarı, yurt dışı satış miktarı ve değeri, yurtiçi pazar payı, ürün nakit akışı, stoklar,
stok çevrim hızı, kapasite kullanım oranı, verimlil ik, yatırımların geri dönüş oranında gibi
verilerinde bozulmalar olduğu görülmektedir.
(2) Diğer taraftan, dampinge karşı önlemin varlığında yerli üretim dalının yurtiçi satış birim
fiyatlarında ve yurtiçi ile yurtdışı satış karlılığında genel olarak iyileşme olduğu görülmektedir.
4.9. Zararın devamı veya yeniden meydana gelmesi ihtimali
(1) Uygulanmakta olan dampinge karşı önlemlerin sona ermesi halinde dampingin ve zararın
devam edip etmeyeceği veya yeniden meydana gelmesinin muhtemel olup olmadığı konusu
incelenmiştir. Yapılan inceleme neticesinde aşağıdaki hususlar değerlendirilmiştir.
4.9.1. Hindistan
(1) İncelenen dönemde Hindistan’dan yapılan ithalatın miktar ve değer bazında artış gösterdiği
ve toplam ithalat içerisindeki payının da arttığı belirlenmiştir. Fiyat duyarlılığı yüksek olan
17
üründe önlemin kalkması durumunda, Hindistan menşeli ithalatın hızlı bir şekilde artışa
geçeceği düşünülmektedir.
(2) Hindistan menşeli ithalatın paz ar payı incelendiğinde, önlemin varlığında anılan ülkenin
pazar payının artış gösterdiği, yerli üretim dalının pazar payının ise azaldığı belirlenmiştir.
(3) Soruşturma konusu ithalatın fiyatlar üzerindeki etkisi incelendiğinde, Hindistan menşeli
inceleme konusu ürün ithalatının Türkiye piyasasına giriş fiyatlarının, 4.6 numaralı başlığın
ikinci fıkrasında açıklandığı çerçevede, yerli üretim dalının iç piyasa s atış fiyatlarını 2018
yılında CIF ithal değerinin %0 ila %10 aralığında yer alan bir oranda kırdığı görülmektedir.
4.9.2. Tayland
(1) İncelenen dönemde Tayland’dan yapılan ithalatın düşük seviyede olmasına rağmen
incelenen dönemde ciddi oranda (%8.594) artış gösterdiği ve toplam ithalat içerisindeki payının
da arttığı belirlenmiştir. Fiyat duyarlılığı yüksek olan üründe önlemin kalkması durumunda,
Tayland menşeli ithalatın hızlı bir şekilde artışa geçeceği düşünülmektedir.
(2) Tayland menşeli ithalatın pazar payı incelendiğinde, önlemin varlığında anılan ülkenin
pazar payının ithalattaki ciddi artışa bağlı olarak artış gösterdiği, yerli üretim dalının pazar
payının ise azaldığı belirlenmiştir.
(3) Soruşturma konusu ithalatın fiyatlar üzerindeki etkisi incelendiğinde, T ayland menşeli
inceleme konusu ürün ithalatının Türkiye piyasasına giriş fiyatlarının, yerli üretim dalının iç
piyasa satış fiyatlarını ürün kompozisyonunun değişmesi veya ithalatın düşük seviyelerde
olması nedeniyle kırmadığı görülmektedir.
4.9.3. Tayvan
(1) İncelenen dönemde Tayvan’dan yapılan ithalatın artış gösterdiği ve toplam ithalat
içerisindeki payının da arttığı belirlenmiştir. Fiyat duyarlılığı yüksek olan üründe önlemin
kalkması durumunda, Tayvan menşeli ithalatın hızlı bir şekilde artışa geçeceği
düşünülmektedir.
(2) Tayvan menşeli ithalatın pazar payı incelendiğinde, önlemin varlığında anılan ülkenin pazar
payının artış gösterdiği, yerli üretim dalının pazar payının ise azaldığı belirlenmiştir.
(3) Soruşturma konusu ithalatın fiyatlar üzerindeki etkisi inc elendiğinde, Tayvan menşeli
inceleme konusu ürün ithalatının Türkiye piyasasına giriş fiyatlarının, yerli üretim dalının iç
piyasa satış fiyatlarını, ürün kompozisyonunun değişmesi nedeniyle kırmadığı görülmektedir.
4.10. Sonuç
(1) Yerli üretim dalının ekonomik göstergeleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde, dampinge
karşı önlemin varlığında yerli üretim dalının üretim, yurt içi satış miktarı, yurt dışı satış miktarı
ve değeri, yurtiçi pazar payı, ürün nakit akışı, stoklar, stok çevrim hızı, kapasite kullanım oranı,
verimlilik, yatırımların geri dönüş oranında gibi verilerinde bozulmalar olduğu görülmektedir.
(2) Rekabet şartları; fiyat, kalite ve servis sıralamasıyla değerlendirildiğinde pazar koşullarında
fiyatın, rekabette belirleyici unsur olduğu dü şünüldüğünde ve önlemin ortadan kalkmasıyla
birlikte fiyatlarda önlem miktarı kadar düşüş olacağı öngörüldüğünde, dampingli ithalata talep
18
kaymasının devam edebileceği ve bu durumun yerli üretim dalında zararın devamına ya da
yeniden meydana gelmesine yol açabileceği değerlendirilmiştir.
(3) Bu bölümde incelenen hususların bir bütün olarak değerlendirilmesi neticesinde, meri
önlemin yürürlükten kalkması halinde soruşturma konusu ülke menşeli ürünlerin ithalatı
kaynaklı zararın devam etmesinin veya yeniden m eydana gelmesinin muhtemel olduğu
değerlendirilmektedir.
5. DEĞERLENDİRME VE SONUÇ
(1) Yürütülen soruşturma esnasında elde edilen bilgi ve bulgular çerçevesinde, yürürlükteki
önlemin ortadan kalkması durumunda dampingin ve zararın devam etmesinin veya yeniden
meydana gelmesinin muhtemel olduğu değerlendirilmiştir.
(2) Bu çerçevede, soruşturma neticesinde ulaşılan tespitleri değerlendiren Kurulun kararı ve
Ticaret Bakanının onayı ile 13/11/2014 tarihli ve 29174 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan
İthalatta Haksız Reka betin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2014/37) ile Hindistan,
Tayland ve Tayvan menşeli 5503.20.00.00.00 GTİP altında kayıtlı “Poliesterlerden sentetik
devamsız lifler (polyester elyaf)”in ithalatında yürürlükte bulunan dampinge karşı önlemin,
yerli üretim dalı üzerinde zararın devam etmesini veya yeniden oluşmasını engelleyecek
seviyede yeniden değerlendirilerek Yönetmeliğin 42 nci maddesi çerçevesinde aşağıdaki
tabloda gösterildiği şekilde uygulanmaya devam edilmesine karar verilmiştir.
GTİP Eşyanın
Tanımı
Menşe
Ülke Firma Unvanı
Dampinge
Karşı Önlem
(CIF Bedelin
%)
5503.20.00.00.00 Poliesterlerden
Hindistan
Futura Polyesters Ltd. 12,0%
Reliance Industries Ltd. 8,5%
Diğerleri 12,0%
Tayvan
Chung Shing Textile Co. Ltd. 11,6%
Far Eastern New Century
Corporation 7,1%
Nan Ya Plastics Corporation 12,0%
Shinkong Synthetics Fibers Corp. 6,4%
Diğerleri 12,0%
Tayland Tuntex (Thailand) Public Co.
Ltd.
12,0%
19
Indo Poly (Thailand) Ltd. 12,0%
Diğerleri 12,0%