← Tüm mevzuat · Uygulamada aç

2020/1

Kurum Genelgeleri · No: 2020/1

Resmî kaynak: https://kms.kaysis.gov.tr/Home/Goster/160147

Giriş

T.C.
TİCARET BAKANLIĞI
Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü


Sayı : 27299683/10.06.01
Konu : Dava ve İcra Takipleri ile Bunlara Bağlı
İş ve İşlemlerde Uyulacak Usul ve Esaslar


G E N E L G E
(2020/1)

BİRİNCİ KISIM
Amaç, Kapsam ve Tanımlar

MADDE 1 – Amaç ve kapsam

MADDE 1- (1) Bu Genelgenin amacı, Ticaret Bakanlığının taraf olduğu dava ve icra
dosyalarının takibi ile bunlara bağlı iş ve işlemlerde uyulması gereken usul ve esasları
düzenlemektir.

MADDE 2 – Tanımlar

MADDE 2- (1) Bu Genelgenin uygulanmasında;
a) Avukat: Bakanlık avukatını,
b) Bakan: Ticaret Bakanını,
c) Bakanlık: Ticaret Bakanlığını,
ç) Bakan yardımcısı: Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğünün bağlı olduğu Bakan
Yardımcısını,
d) Bölge müdürlüğü: Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğünü,
e) Bölge müdürü: Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürünü,
f) Daire başkanı: Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğünde görevli daire başkanını,
g) Genel müdür: Hukuk Hizmetleri Genel Müdürünü
ğ) Genel müdürlük: Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğünü,
h) Genel müdür yardımcısı: Genel müdürlük genel müdür yardımcısını,
ı) Hukuk birimi: Merkezde Genel Müdürlüğü, taşrada hukuk hizmetleri şube
müdürlükleri ve hukuk bürolarını,
i) Hukuk bürosu: Gümrük müdürlükleri hukuk bürolarını,
j) Hukuk şube müdürü: Bölge müdürlükleri hukuk hizmetleri şube müdürünü,
k) Hukuk şube müdürlüğü: Bölge müdürlükleri hukuk hizmetleri şube müdürlüğünü,
l) Hukuk müşaviri: Bakanlık hukuk müşavirini,
m) Hukuk Yönetim Sistemi (HYS): Bakanlığın taraf veya müdahil olduğu dava ve icra
takiplerine ilişkin yazılım programını,
n) İdare: Hukuk birimleri dışındaki Bakanlık merkez ve taşra birimlerini,
o) İl müdürlükleri: Ticaret il müdürlüklerini,
ö) İl müdürü: Ticaret il müdürlerini,
p) Koordinatör avukat: Hukuk bürosu koordinatör avukatını,
r) Merkez birimi: Bakanlık merkez teşkilatı hizmet birimlerini,
s) Müdür: Gümrük müdürü, gümrük muhafaza kaçakçılık ve istihbarat müdürü, tasfiye
işletme müdürü ve il müdürünü,
ş) Taşra birimi: Bakanlık Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlükleri, gümrük
müdürlükleri, gümrük muhafaza kaçakçılık ve istihbarat müdürlükleri, tasfiye işletme
müdürlükleri ve il müdürlüklerini,
ifade eder.

İKİNCİ KISIM
Genel Hükümler

BİRİNCİ BÖLÜM
Uyuşmazlıkların Sulh Yoluyla Halli

MADDE 3 – Adli ve idari uyuşmazlıklar

MADDE 3- (1) Adli ve idari uyuşmazlıkların sulh yoluyla hallinde, 26/9/2011 tarihli
ve 659 sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ile Özel Bütçeli Kamu İdarelerinde
Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine
uyulur.
(2) İdari eylemler nedeniyle hakları ihlal edilenlerce, idari dava açmadan önce
6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 13 üncü maddesinin birinci
fıkrası uyarınca yapılan başvurular da sulh başvurusu olarak kabul edilir.
(3) Maddi ve hukuki nedenlerle kamu menfaati görülmesi halinde, “Vazgeçme
Yetkileri” başlıklı Dördüncü Bölümde belirtilen yetkiler çerçevesinde asıl alacak ve
fer’ilerinden kısmen ya da tamamen vazgeçilebilir.
(4) Hukuki uyuşmazlık değerlendirme komisyonuna gönderilen başvurular 4/7/2012
tarihli ve 28343 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2012/3178 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı
ile yürürlüğe giren Hukuki Uyuşmazlık Değerlendirme Komisyonunun Çalışma Usul ve
Esasları Hakkında Yönetmelik hükümleri çerçevesinde incelenir.
(5) Hukuki uyuşmazlık değerlendirme komisyonunun inceleme sonunda hazırlayacağı
raporlar, 8 inci maddenin birinci fıkrasının (c) ve (ç) bentlerinde belirtilen yetkili makamlara
sunulur. Bu makamların sulh başvurusunu kabul etmesi halinde başvuru sahibine, hazırlanan
sulh tutanağının imzalanması için en az on beş günlük süre verilir. Davet yazısında, belirtilen
tarihte gelmesi veya yetkili temsilcisini göndermesi gerektiği, aksi takdirde sulh tutanağını
kabul etmemiş sayılacağı ve yargı yoluna başvurarak zar arının tazmin edilmesini talep etme
hakkının bulunduğu belirtilir.

İKİNCİ BÖLÜM
Davaların Açılması ve Takibi

MADDE 4 – Davaların açılması

MADDE 4- (1) Bakan Yardımcısı veya iş ve işlemle ilgili merkez veya ilgili bölge
müdürü tarafından talepte bulunulması halinde Bakanlık adına dava açılır veya icra takibinde
bulunulur. İlgili kanunlarda dava şartı olarak arabuluculuğa başvurulması öngörülen hükümler
saklıdır.
(2) Dava açılması talebi ile birlikte davaya dair bilgi ve belgeler, zamanaşımı ve hak
düşürücü süreler dikkat e alınarak hukuk birimine gönderilir. Süresinde gönderilmeyen veya
eksik ya da yanlış gönderilen bilgi ve belgeden kaynaklanan sorumluluk bunu gönderen
merkez veya taşra birimine aittir.
(3) Dava açma talebi üzerine hukuk birimince, maddi veya hukuki sebeplerle dava
açılmasında kamu menfaati bulunmadığı yönünde görüş belirtilmesi halinde, “Vazgeçme
Yetkileri” başlıklı Dördüncü Bölümde belirtilen yetkiler çerçevesinde da va açılmasından
vazgeçilebilir.

MADDE 5 – Adli davalar ile icra dosyalarının takibi

MADDE 5- (1) Merkez birimlerinin işlemleri ile ilgili olarak Ankara’da açılan adli
davalar ve icra takipleri ile Genel Müdürlükçe takip edilmesi uygun görülen diğer adli davalar
ve icra takipleri hariç olmak üzere, adli davalar ve icra takipleri, mahkemenin veya icra
müdürlüğünün bulunduğu yere göre Ticaret Bakanlığı Taşra Teşkilatı Çalışma Usul ve
Esasları Hakkında Yönerge ekinde yer alan coğrafi sınırlarda yetkili hukuk birimlerince
yürütülür. Kabahat fiillerine karşı sulh ceza hakimliklerine yapılan başvurular 6 ncı maddedeki
usule göre takip edilir.
(2) Yetkili mahkemenin veya icra müdürlüğünün bulunduğu yer dışındaki talimat
mahkemesi veya icra müdürlüğü nezdinde yürütülen duruşma, keşif, haciz vb. iş ve işlemler,
talimat merciinin bulunduğu yerdeki hukuk birimince yürütülerek neticesinden dosyanın takip
edildiği hukuk birimine bilgi verilir.
(3) Ticaret il müdürlükleri veya Valilikler aleyhine açılan davalarda ilgili merkez
biriminden de bilgi, belge ve görüş talep edilir.

MADDE 6 – İdari davaların takibi

MADDE 6- (1) Bakanlık merkez birimlerince tesis edilen iş ve işlemlere, düzenleyici
işlemlere veya düzenleyici işlemlerle birlikte bunların uygulanmasına ilişkin bireysel
işlemlere karşı açılan idari davalar ile önemi ve emsal niteliği itibarı ile Genel Müdürlü k
tarafından takip edilmesi gerektiği Genel Müdürün onayı ile belirlenen davaların takibi Genel
Müdürlük tarafından yürütülür. Dava konusu işlemle ilgili hukuki dayanak ve görüşler, dava
konusu işlemi tesis eden veya eylemde bulunan birimler tarafından ilgili bilgi ve belgelerin
onaylı suretleri ile birlikte Genel Müdürlüğe gönderilir.
(2) Bakanlık taşra birimlerince tesis edilen iş ve işlemler nedeniyle Bakanlık, Bölge
Müdürlüğü veya Valilik aleyhine açılan idari davaların takibi; iş ve işlemi tesis edip
etmediğine bakılmaksızın, mahkemenin bulunduğu yere göre Ticaret Bakanlığı Taşra
Teşkilatı Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönerge ekinde yer alan coğrafi sınırlarda yetkili
hukuk birimlerince yürütülür.
(3) Yetkili mahkemenin bulunduğu yer dışındaki talimat mahkeme nezdinde yürütülen
duruşma, keşif, haciz vb. iş ve işlemler, talimat merciinin bulunduğu yerdeki hukuk birimince
yürütülerek neticesinden dosyanın takip edildiği hukuk birimine bilgi verilir.
(4) Ticaret il müdürlükleri veya Valilikler aleyhine açılan davalarda ilgili merkez
biriminden de bilgi, belge ve görüş talep edilir.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Arabuluculuk Komisyonları

MADDE 7 – Arabuluculuk

MADDE 7- (1) 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 15
inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca “Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk
Komisyonları" kurulur.
(2) Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Komisyonlarının sekret arya işlemleri
merkezde Genel Müdürlükçe, taşrada Hukuk Şube Müdürlüğünce yürütülür.

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Vazgeçme Yetkileri

MADDE 8 – Adli ve idari uyuşmazlıkların sulh yoluyla halli, uzlaşma ve vazgeçme yetkileri

MADDE 8- (Değişik: 18/7/2025 tarihli Bakan Onayı) (1) 659 sayılı Kanun
Hükmünde Kararnamenin 11 inci maddesi hükümleri uyarınca; Bakanlık ile gerçek veya tüzel
kişiler arasında çıkan adli ve idari uyuşmazlıklarda; dava açılmasından veya icra takibine
başlanılmasından vazgeçilmesi, yargı veya icra mercilerine intikal etmiş olanların
takiplerinden vazgeçilmesi,
- Verilen kararlara karşı istinaf, temyiz ve itiraz kanun yollarına gidilmesinden
vazgeçilmesi,
- Adli veya idari uyuşmazlığın sulh yoluyla halli,
- Davaları kabul veya davadan feragat etme,
- Ceza uyuşmazlıklarında şikâyetten vazgeçme veya uzlaşma işlemlerinde;
vazgeçilen veya tanınan ya da terkin edilen hak ve menfaatin değeri dikkate alınmak
suretiyle;
a) Tutara ilişkin olmayanlar ile 10.000.000,00-TL’ye kadar (10.000.000,00-TL dâhil)
olan ve Genel Müdürlük tarafından takip edilen uyuşmazlıklarda ilgili merkez biriminin
görüşü alınarak davayı takip eden avukat veya hukuk müşavirinin teklifi ve ilgili daire
başkanının ve ilgili genel müdür yardımcısının görüşü üzerine , Genel Müdür; hukuk
hizmetleri müdürlükleri ve hukuk büroları tarafından takip edilen uyuşmazlıklarda ilgili
birimin görüşü alınarak davayı takip eden koordina tör avukatın/avukatın teklifi ve ilgili
hukuk hizmetleri müdürünün görüşü üzerine bölge müdürü,
b) 10.000.000,01-TL’den 19.560.285,00-TL’ye kadar (19.560.285,00-TL dâhil) olan
uyuşmazlıklarda; Genel Müdürlük tarafından takip edilen uyuşmazlıklarda ilgili merkez
biriminin görüşü alınarak Genel Müdürün teklifi üzerine, hukuk hizmetleri müdürlükleri ve
hukuk büroları tarafından takip edilen davalarda ilgili taşra biriminin görüşü alınarak Bölge
Müdürünün teklifi ve Genel Müdürün uygun görüşü üzerine Bakan Yardımcısı,
c) 19.560.285,01-TL’den 195.603.362,00-TL’ye ( 195.603.362,00-TL dahil) kadar
uyuşmazlıklarda hukuki uyuşmazlık değerlendirme komisyonunun görüşü, Bakan
Yardımcısının teklifi üzerine Bakan,
ç) 195.603.362,00-TL’nin üzerindeki uyuşmazlıklarda hukuki uyuşmazlık
değerlendirme komisyonu ve Hazine ve Maliye Bakanlığının görüşü, Bakanın teklifi üzerine
Cumhurbaşkanı,
yetkilidir.
(2) Bu maddede yer alan parasal sınırlar, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere,
Cumhurbaşkanınca daha yüksek tutarlar belirlenmedikçe, o yıl için 4/1/1961 tarihli ve 213
sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca tespi t ve ilan
edilen yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır.

MADDE 9 – Açılmasında ve takibinde hak ve menfaat bulunmayan, yanlışlıkla açılan veya konusu kalmayan dava ve icra takipleri

MADDE 9- (1) Açılmasında ve takibinde Hazine veya Bakanlığa ait herhangi bir hak
ve menfaat bulunmayan, yanlışlıkla açılan veya konusu kalmayan dava ve icra takiplerinde;
dava açılmasından veya icra takibine başlanılmasından, yargı veya icra mercilerine intikal
etmiş olanların takiplerinden vazgeçilmesinde,
a) Genel Müdürlük tarafından takip edilen her türlü davada, avukat veya hukuk
müşavirinin teklifi, ilgili daire başkanı ile ilgili genel müdür yardımcısının görüşü üzerine
Genel Müdür,
b) Hukuk şube müdürlükleri tarafından takip edilen her türlü davada, davayı takip eden
avukatın teklifi üzerine hukuk şube müdürü,
c) Hukuk büroları tarafından takip edilen her türlü davada, davayı takip eden avukatın
teklifi, koordinatör avukatın görüşü üzerine hukuk şube müdürü,
yetkilidir.
(2) Dava ve icra takiplerinde, sehven yapılan kanun yolları başvurularından
vazgeçmeye, dava ve icra takibinde sehven gönderilen dilekçeleri geri çekmeye davayı takip
eden hukuk müşaviri veya avukat yetkilidir.

MADDE 10 – Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlar ile görevsizlik ve yetkisizlik kararları

MADDE 10- (1) Kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararlara karşı;
a) Genel Müdürlü k tarafından takip edilecek dosyalara ilişkin kovuşturmaya yer
olmadığına dair kararlara karşı, ilgili merkez birimlerinin görüşü alınarak Genel Müdürün
onayı ile,
b) İl müdürlükleri hariç taşra birimlerince takip edilen dosyalara ilişkin kovuşturmaya
yer olmadığına dair kararlara karşı, ilgili taşra birimlerinin görüşü alınarak hukuk şube
müdürlüklerinde hukuk şube müdürünün teklifi üzerine, hukuk bürolarında koordinatör
avukatın teklifi, hukuk şube müdürünün görüşü üzerine bölge müdürünün onayı ile,
c) İl müdürlükleri tarafından yapılan suç duyuruları üzerine verilen kovuşturmaya yer
olmadığına dair kararlara karşı, il müdürünün teklifi üzerine Vali onayı ile,
kanun yoluna başvurudan vazgeçilebilir.
(2) Rehberlik ve Teftiş Başkanlığınca yapılan suç duyuruları üzerine verilen
kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlar hukuk birimlerince Rehberlik ve Teftiş
Başkanlığına da bildirilir.
(3) Bakanlığa 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 131 inci
maddesi gereğince gönderilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlar Genel Müdürlük
tarafından Personel Genel Müdürlüğüne gönderilir.
(4) 19 uncu maddenin ikinci fıkrası kapsamına giren suçlarla ilgili verilen
kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlar ilgili merkez birimine gönderilir, ilgili merkez
birimince talep edilmesi halinde bu kararlara itiraz edilir, talep edilmemesi halinde ayrıca
vazgeçme onayı alınmaz.
(5) Görevsizlik ve yetkisizlik kararlarına karşı, Genel Müdürlük tarafından takip edilen
davalarda, davayı takip eden avukat veya hukuk müşavirinin teklifi üzerine ilgili daire
başkanının görüşü ve ilgili genel müdür yardımcısının onayı ile, hukuk şube müdürlükleri
tarafından takip edilen davalarda, davayı takip eden avukatın teklifi üzerine hukuk şube
müdürünün onayı ile, hukuk büroları tarafından takip edilen davalarda avukatın teklifi üzerine
koordinatör avukatın onayı ile kanun yoluna başvurulmasından vazgeçilebilir.

MADDE 11 – Mahkumiyet, erteleme, ceza verilmesine yer olmadığı, davanın düşürülmesi kararları

MADDE 11- (1) Mahkumiyet kararlarının temyiz edilip edilmeyeceğinin
değerlendirilmesi, davayı takip eden avukat veya hukuk müşavirinin yetkisi dâhilinde olup söz
konusu kararların temyizinden vazgeçilmesi için onay alınmaz.
(2) Cezanın ertelenmesine, ceza verilmesine yer olmadığına, davanın düşürülmesine
ilişkin kararlarda; Genel Müdürlük tarafından takip edilen davalarda, davayı takip eden avukat
veya hukuk müşavirinin teklifi üzerine ilgili daire başkanının görüşü ve ilgili genel müdür
yardımcısının onayı ile; hukuk şube müdürlükleri tarafından takip edilen davalarda, davayı
takip eden avukatın teklifi üzerine hukuk şube müdürünün onayı ile, hukuk büroları tarafından
takip edilen davalarda avukatın teklifi üzerine koordinatö r avukatın onayı ile kanun yoluna
başvurudan vazgeçilebilir.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlar
MADDE 1 2- (1) Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlara karşı,
Genel Müdürlük tarafından takip edilen davalarda, davayı takip eden avukat veya hukuk
müşavirinin teklifi üzerine ilgili daire başkanının görüşü ve ilgili genel müdür yardımcısının
onayı ile; hukuk şube müdürlükleri tarafından takip edilen davalarda, davayı takip eden
avukatın teklifi üzerine hukuk şube müdürünün onayı ile, hukuk büroları tarafından takip
edilen davalarda avukatın teklifi üzerine koordinatör avukatın onayı ile itiraz yoluna
gidilmesinden vazgeçilebilir.

MADDE 13 – Müsadereye yer olmadığına dair kararlar ile iade kararları

MADDE 13- (1) Müsadereye yer olmadığına dair kararlar ile iade kararlarına karşı,
Genel Müdürlük tarafından takip edilen davalarda, davayı takip eden avukat veya hukuk
müşavirinin teklifi, daire başkanının ve ilgili genel müdür yardımcısının görüşü üzerine Genel
Müdürün onayı ile; hukuk şube müdürlükleri tarafından takip edilen davalarda, davayı takip
eden avukatın teklifi, hukuk şube müdürünün görüşü üzerine, hukuk büroları tarafından takip
edilen davalarda, davayı takip eden avukatın ve koordinatör avukatın teklifi, hukuk şube
müdürünün görüşü üzerine bölge müdürünün onayı ile itiraz veya temyiz yoluna
gidilmesinden vazgeçilebilir.
(2) Mahkumiyet, erteleme, ceza verilmesine yer olmadığı, davanın düşürülmesi,
hükmün açıklanmasının geriye bırakılması kararlarında, aynı zamanda müsadereye yer
olmadığına dair karar veya iade kararı verilmesi halinde, birinci fıkra uygulanır.

MADDE 14 – Karar düzeltme kanun yolundan vazgeçme yetkileri

MADDE 14- (1) Tamamen veya kısmen Bakanlık aleyhine olan kararlara karşı hukuki
yarar görülmediği takdirde,
a) Genel Müdürlü k tarafından takip edilen her türlü davada, avukat veya hukuk
müşavirinin teklifi, ilgili daire başkanının ve ilgili genel müdür yardımcısının görüşü üzerine
Genel Müdürün onayı ile,
b) Hukuk şube müdürlükleri tarafından takip edilen her türlü davada, davayı takip eden
avukatın teklifi ve hukuk şube müdürünün onayı ile,
c) Hukuk büroları tarafından takip edilen her türlü davada, davayı takip eden avukatın
teklifi, koordinatör avukatın görüşü üzerine hukuk şube müdürünün onayı ile,
karar düzeltme yoluna başvurudan vazgeçilebilir.

MADDE 15 – Hukuk Yönetim Sistemi (HYS)

MADDE 15- (1) Hukuk birimleri tarafından takip edilen tüm davalara ilişkin bilgiler,
Hukuk Yönetim Sistemine kaydedilir.
(2) Hukuk Yönetim Sisteminin güncelliğini ve sürdürülebilirliğini sağlamak üzere,
hukuk birimlerinde yeterli sayıda personel görevlendirilir ve yetkili personelce kayıtların
doğru ve zamanında yapılmasına özen gösterilir.
(3) Hukuk Yönetim Sistemi kayıtlarının düzenli ve tam olarak yapılıp yapılmadığı,
Genel Müdür tarafından görevlendirilen avukat ve/veya hukuk müşavirleri tarafından düzenli
olarak kontrol edilir , gerektiğinde dosya sahibi ne kayıtların tamamlanması için bildirim
yapılır.
(4) Hukuk Yönetim Sisteminde ve Elektronik Belge Yönetim Sisteminde kayıtlı olan
her dosya için fiziki dosya oluşturulur ve her dosya sistem numarasına göre etiketlenir. Fiziki
dosyalarda sistemde yer alan evrakın çıktısı yer alır. Sayfa sayısı fazla olan belgeler için cd
kaydı yapılarak dosya içinde muhafaza edilir.

ÜÇÜNCÜ KISIM
Ceza Davaları

BİRİNCİ BÖLÜM
Soruşturma Aşaması

MADDE 16 – Suç duyurusu ve elkoyma kararları

MADDE 16- (1) İdarece kaçakçılık fiillerinin tespiti halinde; kaçakçılık fiiline ilişkin
bilgi ve belgeler Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilerek suç duyurusunda bulunulur ve suç
duyurusunda kaçak eşyanın cinsi, nev’i ve miktarı bildirilir.
(2) Mevzuatla verilen görevlerin yerine getirilmesi sırasında bir suç işlendiğinin tespiti
halinde, idarece suç duyurusunda bulunulur.
(3) 21/3/2007 tarihli ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu hükümlerine göre
kaçak eşya veya kaçak taşıta 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu gereğince idarece
elkonulur.
(4) Kaçak akaryakıt hariç olmak üzere kaçakçılık suçunun konusunu oluşturan kaçak
eşyaya elkoyma, kaçak taşıta ilişkin alıkoyma kararının kesinleşmesi üzerine, karar müdahil
gümrük idaresince geciktirilmeksizin hukuk birimlerine intikal ettirilir, elkoyma/alıkoyma
sürecinde talep edilmemişse ilgili hukuk birimi tarafından soruşturma aşamasında hakimden,
kovuşturma aş amasında mahkemeden eşyanın tasfiyesine karar verilmesi talep edilir ve
müdahil gümrük idaresine bilgi verilir.

MADDE 17 – Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar

MADDE 17- (1) 5271 sayılı Kanunun 172 nci maddesine göre Cumhuriyet
Başsavcılığı tarafından verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın idareye tebliğ
edilmesi halinde, anılan Kanunun 173 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince kararın tebliğ
edildiği tarihte n itibaren on beş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı
çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hakimliğine
itiraz edilir (ek 1).
(2) İtirazın reddedilmesi halinde; dosya işlemden kaldırılır. Olay hakkında yeni
delillerin elde edilmesi halinde, Cumhuriyet Başsavcılığına yeniden suç duyurusunda
bulunulur. Ancak, 5271 sayılı Kanunun 173 üncü maddesinin altıncı fıkrasına göre itirazın
reddedilmesi halinde, Cumhuriyet Savcısının yeni delil varlığı nedeniyle kamu davasını
açabilmesi, sulh ceza hakimliğinin bu hususta karar vermesine bağlıdır.
(3) Cumhuriyet Başsavcılığının, cezayı kaldıran şahsî sebep olarak etkin pişmanlık
hükümlerinin uygulanmasını gerektiren koşulların ya da şahsî cezasızlık sebebinin varlığı
halinde, kamu davasının açılmaması hususunda takdir yetkisini kullanarak 5271 sayıl ı
Kanunun 171 inci maddesine göre verdiği kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlara aynı
Kanunun 173 üncü maddenin beşinci fıkrasının amir hükmü uyarınca itiraz edilmez.

İKİNCİ BÖLÜM
Kamu Davasının Açılması

MADDE 18 – Kaçakçılık suçları

MADDE 18- (1) 5607 sayılı Kanunun 18 inci maddesine göre; bu Kanunda tanımlanan
suçlar nedeniyle açılan davalarda mahkeme iddianamenin bir örneğini ilgili gümrük idaresine
gönderir ve başvurusu üzerine gümrük idaresi katılan olarak kabul edilir. Bu nedenle,
iddianamenin tebliği üzerine ilgili gümrük idaresince, davaya katılma dilekçesi verilir (ek 2).
(2) Kaçakçılık filleri dışında idareyi ilgilendiren diğer ceza davalarında da, iddianame
ve duruşma davetiyesi idareye tebliğ edildiğinde veya açılmış olan davadan haberdar
olunduğunda, davaya katılma dilekçesi verilir ve mahkemece idarenin katılan olarak kabul
edilmesine karar verilmesi istenilir (ek 3).
(3) 28/3/2013 tarihli ve 6455 sayılı Gümrük Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun
Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik yapılmasına Dair Kanun ile 3/1/2002 tarihli ve 4733
sayılı Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunda
ve 4/12/2003 tarihli ve 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanununda yer alan kaçakçılık suçları 5607
sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa alındığından söz konusu Kanunun yürürlük tarihi olan
11/4/2013 tarihinden itibaren 4733 sayılı Kanun ile 5015 sayılı Kanun hükümle ri uyarınca
açılan veya daha önce açılmış olmakla birlikte müdahil idarenin belirlenmediği ceza
davalarına da katılma dilekçesi verilir ve davanın takibi sağlanır.

MADDE 19 – Diğer suçlar

MADDE 19- (1) 7/6/2005 tarihli ve 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek
Kuruluşları Kanununun 58 inci maddesinin dördüncü fıkrası ve diğer mevzuat hükümleri
uyarınca Bakanlık veya ilgili taşra birimlerinin katılan sıfatının kazanıldığı veya katılımın
zorunlu kılındığı ceza davalarında, iddianamenin hukuk birimlerine gö nderilmesi üzerine
davaya katılma dilekçesi verilir veya iddianame bu amaçla davayı takibe yetkili hukuk
birimine gönderilir. Ayrıca, dava açıldığı ilgili merkez veya taşra birimine de bildirilir.
(2) Bakanlık görev alanı gereği 5271 sayılı Kanunun 237 nci maddesi veya ilgili
mevzuat uyarınca Bakanlığın katılan sıfatını alabileceği belirtilen ceza davalarında,
iddianamenin hukuk birimlerine tebliği halinde, iddianame ilgili merkez veya taşra birimin e
gönderilir. İlgili merkez veya taşra birimince, açılan ceza davasında katılma talebinde
bulunularak davanın takip edilmesinin istenilmesi halinde, davanın takip edilebilmesi için
hukuk birimince yetkili hukuk birimine iddianame ve varsa temin edilen diğer bilgi ve belgeler
gönderilir. İlgili merkez veya taşra birimi tarafından katılma talebinde bulunulmayan davalar
için ayrıca vazgeçme onayı alınmaz.
(3) Bakanlığın katılma yetkisinin bulunduğu, ancak mahkemece bildirim yapılmayan
davalarda, mahkemece verilen kararların hukuk birimlerine tebliği üzerine de ikinci fıkraya
göre işlem yapılır.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Kovuşturma Aşaması

MADDE 20 – Görevsizlik veya yetkisizlik kararlarına itiraz

MADDE 20- (1) 5271 sayılı Kanunun 5 ve 18 inci maddelerinde görevsizlik veya
yetkisizlik kararlarının itiraza tabi olduğu düzenlenmiştir. Bir üst mahkemenin görev alanına
girdiği gerekçesiyle verilen görevsizlik veya yetkisizlik kararlarına itiraz edilmesine gerek
bulunmamaktadır. Bunun dışındaki görevsizlik veya yetkisizlik kararlarına karşı 22 nci
maddedeki açıklamalar doğrultusunda itiraz edilir.
(2) 5271 sayılı Kanunun 223 üncü maddesinin onuncu fıkrasında yer alan, “Adli yargı
dışındaki bir yargı merciine yönelik görevsizlik kararı kanun yolu bakımından hüküm sayılır.”
hükmü gereğince; başka bir yargı yolu öngören veya idareyi yetkili kılan görevsizlik kararının
yasaya aykırı olduğu düşünülüyorsa kanun yoluna başvurulur.
(3) 31/3/2007 tarihinde yürürlüğe giren 5607 sayılı Kanunun 25 inci maddesi ile 4926
sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır. Görev ve yetkiye ilişkin
kurallar kamu düzenini ilgilendirdiğinden görev ve yetki ile ilgili değişiklikleri n kanunun
yürürlüğe girdiği tarihte derhal uygulanması esastır. Gümrük komisyonlarına idari para cezası
verme yetkisi tanıyan 4926 sayılı Kanunun yürürlükten kalkması nedeniyle 31/3/2007
tarihinden itibaren Gümrük Komisyonları yürürlükten kalkmış ve idari para cezası verme
yetkileri de kalmamıştır. Bu nedenle, mahkemece fiilin 4926 sayılı Kanun zamanında işlenmiş
olması ve gümrük komisyonlarının yetkili olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmesi
halinde karara karşı yukarıda belirtilen gerekçelerle kanun yoluna başvurulur.

MADDE 21 – Bilirkişi tayini ve bilirkişi raporuna itiraz

MADDE 21- (1) Mahkemece, çözümü uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren
hallerde bilirkişi atanabilir. Bilirkişinin adı ve soyadı engel sebepler olmadığı takdirde katılan
idareye de bildirilir.
(2) Hâkimin reddini gerektiren sebepler, bilirkişi hakkında da geçerlidir. Ret
sebeplerinden biri veya birkaçının bulunması durumunda, 5271 sayılı Kanunun 69 uncu
maddesi uyarınca davanın görüldüğü mahkemeye bilirkişinin reddi talebinde bulunulur (ek 4).
Dilekçede ret sebepleri de açıkça bildirilir.
(3) Bilirkişi raporları katılan idareye de tebliğ edilir ve 5271 sayılı Kanunun 67 nci
maddesinin beşinci fıkrası uyarınca, mahkemece bilirkişi raporuna karşı itirazların ve
taleplerin bildirilmesi için süre verilir. Mahkemece belirlenen süre içerisinde bi lirkişi raporu
incelenerek, rapora ilişkin itirazlar ve gerekirse yeni bilirkişi incelemesi yaptırılması talebi
mahkemeye bildirilir (ek 5).

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Kanun Yolları

MADDE 22 – Kanun yolları

MADDE 22- (1) Tamamen veya kısmen Bakanlık aleyhine neticelenen davalarda,
kanun yolu açık olan kararlar için kanun yollarına gidilmesi zorunludur.
(2) Hâkim kararları ile kanunun gösterdiği hallerde, mahkeme kararlarına karşı, 5271
sayılı Kanunun 268 inci maddesine göre itiraz yoluna gidilebilir. İtiraz edilecek kararın
mahkemede idare temsilcisinin yüzüne karşı okunduğu (tefhim), yüze karşı okunmamış sa
kararın idareye tebliğ edildiği tarihten itibaren yedi gün içinde kararı veren mahkemeye itiraz
edilir (ek 6).
(3) İlk derece mahkemelerinden idare aleyhine verilen hükümlere ve hükümden önce
verilip hükme esas teşkil eden veya başkaca kanun yolu öngörülmemiş olan mahkeme
kararlarına karşı, 5271 sayılı Kanunun 272 nci maddesine göre, tefhim veya tebliğden itibaren
yedi gün içinde hükmü veren mahkemeye verilecek bir dilekçe ile istinaf yoluna başvurulur
(ek 7). Cumhuriyet savcılarının veya ilgililerin istinaf yoluna başvurma talebine karşı tebliğ
tarihinden itibaren yedi gün içinde cevap verilir (ek 8). İlk derece mahkemesince verilen istinaf
talebinin reddine dair kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde bölge adliye
mahkemesinden bu hususta bir karar verilmesi isten ilebilir (ek 9), ancak bu nedenle hükmün
infazı ertelenmez.
(4) Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin idare aleyhine verilen ve bozma dışında
kalan hükümlerine karşı, tefhim veya tebliğden itibaren on beş gün içinde hükmü veren
mahkemeye verilecek bir dilekçe ile temyiz yoluna başvurulur (ek 10). Temyiz talebine karşı
tebliğ tarihinden itibaren yedi gün, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen
tebliğnameye ise tebliğden itibaren bir hafta içinde yazılı olarak cevap verilir (ek 11, 12).
(5) Temyiz talebi, kanunî sürenin geçmesinden sonra yapılmış veya temyiz
edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmiş veya temyiz edenin buna hakkı yoksa, hükmü temyiz
olunan bölge adliye veya ilk derece mahkemesi tarafından verilecek karar ile temyiz talebi
reddedilir. Ret kararının tebliğinden itibaren yedi gün içinde Yargıtaydan bu hususta bir karar
verilmesi istenebilir (ek 13).
(6) Yargıtay ceza dairelerinden birinin kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığından, Ceza Genel Kuruluna itiraz edilmesi talep edilebilir (ek 14).
(7) Ceza davalarında verilen kararlara karşı başvurulacak kanun yollarında, 5271 sayılı
Kanunun 267 ve devamı maddeleri esas alınır.

MADDE 23 – Yargılamanın yenilenmesi

MADDE 23- (1) Ceza mahkemesi kararlarının kesinleşmesinden sonra; duruşmada
sanığın veya hükümlünün lehine ileri sürülen ve hükme etkili olan bir belgenin sahteliği
anlaşılırsa veya hükme katılmış olan hâkimlerden biri, aleyhine ceza kovuşturmasını veya bir
ceza ile mahkûmiyetini gerektirecek nitelikte olarak görevlerini yapmada sanık veya hükümlü
lehine kusur etmiş ise ya da sanık beraat ettikten sonra suçla ilgili olarak hâkim önünde
güvenilebilir nitelikte ikrarda bulunmuşsa kararı veren mahkemeye başvurularak yargılamanın
yenilenmesi talep edilir (ek 15). 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 66 ncı maddesinde yer alan
dava zamanaşımı süresi içinde yargılamanın yenilenmesi talep edilebilir.
(2) Mahkeme yargılamanın yenilenmesi talebini reddederse, 5271 sayılı Kanunun 268
inci maddesine göre itiraz edilir.
(3) Mahkeme yargılamanın yenilenmesi talebini kabul ederse, delil toplama
işleminden başlayarak yeniden yargılama yapılır ve yeni bir karar verilir. Bu karar tamamen
veya kısmen Bakanlık aleyhine ise, kanun yoluna başvurulur.

MADDE 24 – Müsadere

MADDE 24- (1) Müsadere kararı verilmesi gereken hallerde, kamu davası açılmamış
veya kamu davası açılmış olup da esas kararda eşya ile ilgili bir karar verilmemişse;
Cumhuriyet Savcısı veya katılan, davayı görmeye yetkili mahkemeye başvurabilir (ek 16).
(2) Mahkeme eşyaların iadesine karar verirse, kanun yoluna başvurulur.

DÖRDÜNCÜ KISIM
Hukuk Davaları

BİRİNCİ BÖLÜM
Davanın Takibi

MADDE 25 – Davanın takibi

MADDE 25- (1) Bakanlığa karşı açılan davaların takibine, hukuk birimlerince
doğrudan başlanır.
(2) Bakanlıkça açılan ( ek 17) ve Bakanlık aleyhine açılan davaların takibinde
12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine uyulur ve dava
dilekçelerine karşı tebliğden itibaren iki hafta içinde cevap dilekçesi verilir (ek 18).
(3) Bakanlığın teklifi üzerine 5362 sayılı Kanunun 15 inci maddesinin ikinci fıkrası
uyarınca Cumhuriyet Savcılarınca açılan esnaf ve sanatkâr odalarının feshi davalarına ilişkin
tebligat üzerine, Esnaf, Sanatkârlar ve Kooperatifçilik Genel Müdürlüğünün talebi ile söz
konusu davaya müdahil olunur. Bu davalarda Bakanlığın taraf sıfatı bulunmadığından,
savcılığın temyiz başvurusunda bulunduğu haller hariç olmak üzere, söz konusu kararlar
aleyhine kanun yollarına başvurulamaz.
(4) Mahkemeler tarafından istenilen evrakın ve her türlü bilginin gönderilmesi
yolundaki kararların süresi içerisinde ilgili idare tarafından yerine getirilmesi zorunludur.

MADDE 26 – Bilirkişi ve bilirkişi raporuna itiraz

MADDE 26- (1) Bilirkişilerin ret sebepleri, bilirkişinin, aynı dava veya işte daha
önceden tanık olarak dinlenmiş bulunması hali dışında, 6100 sayılı Kanunun 272 nci
maddesinde yer alan hâkimler hakkındaki ret sebepleridir. Bu sebeplerden biri veya birkaçının
bulunması halinde bilirkişinin seçildiğinin öğrenildiği tarihten itibaren en geç bir hafta içinde
bilirkişinin reddi talep edilir (ek 19).
Bilirkişi raporunun tebliğinden itibaren iki hafta içinde, varsa itiraz sebebi veya
gerekirse yeni bilirkişi incelemesi yaptırılması talebi mahkemeye bildirilir (ek 20).

İKİNCİ BÖLÜM
Kanun Yolları

MADDE 27 – İtiraz, istinaf ve temyiz

MADDE 27- (1) Tamamen veya kısmen Bakanlık aleyhine neticelenen davalarda,
kanun yolu açık olan kararlar için kanun yollarına gidilmesi zorunludur.
(2) İlk derece mahkemelerinden idare aleyhine verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir,
ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü hâlinde, itiraz üzerine verilecek
kararlara karşı tebliğden itibaren iki hafta içinde hükmü veren mahkemeye verilecek bir
dilekçe ile istinaf yoluna başvurulur (ek 21). Karşı tarafın istinaf dilekçesine tebliğden itibaren
iki hafta içinde cevap verilir (ek 22).
(3) Bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinden verilen ve idare aleyhine olan temyizi
kabil nihai kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulur
(ek 23). Karşı tarafın temyiz dilekçesine tebliğden itibaren iki hafta içinde cevap verilir ( ek
24).
(4) Hukuk davalarında verilen kararlara karşı başvurulacak kanun yollarında, 6100
sayılı Kanunun 341 ve devamı maddeleri esas alınır.

MADDE 28 – Kanun yararına temyiz

MADDE 28- (1) İlk derece mahkemelerinin kesin olarak verdikleri kararlar ile istinaf
incelemesinden geçmeden kesinleşmiş bulunan kararlarına ve bölge adliye mahkemesi hukuk
dairelerinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla kesin olarak verdikleri kararlar ile yine bu sıfa tla
verdikleri ve temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşmiş bulunan kararlarına karşı,
yürürlükteki hukuka aykırı bulunduğu ileri sürülerek Adalet Bakanlığı veya Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kanun yararına temyiz yoluna başvurulur.
(2) Temyiz talebi Yargıtayca yerinde görüldüğü takdirde, karar kanun yararına
bozulur. Bu bozma, kararın hukuki sonuçlarını ortadan kaldırmaz.
(3) Bozma kararının bir örneği Adalet Bakanlığına gönderilir ve Bakanlıkça Resmî
Gazetede yayımlanır.

MADDE 29 – Yargılamanın iadesi

MADDE 29- (1) 6100 sayılı Kanunun 374 üncü maddesine göre kesin olarak verilen
veya kesinleşmiş olan hükümler hakkında; 377 nci maddede belirtilen süreler içinde
yargılamanın iadesi talep edilebilir (ek 25). Yargılamanın iadesi talebi üzerine ilk kararı veren
mahkeme tarafından, talebin reddine veya davanın yeniden görülmesine karar verilir.
(2) Mahkeme yargılamanın iadesi talebini reddederse, kanun yoluna başvurulur.
(3) Mahkeme yargılamanın iadesi talebini kabul ederse, delil toplama işleminden
başlayarak yeniden yargılama yapılır ve yeni bir karar verilir. Bu karar, tamamen veya kısmen
Bakanlık aleyhine ise, kanun yoluna başvurulur.

MADDE 30 – Hükümlerin açıklanması

MADDE 30- (1) 6100 sayılı Kanunun 305 inci maddesi uyarınca, hüküm yeterince
açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası
tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri kararı veren mahkemeye bir dilekçe vererek
hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir.

BEŞİNCİ KISIM
İdari Davalar

BİRİNCİ BÖLÜM
Davanın Takibi

MADDE 31 – Tebligat aşaması ve sürenin hesabı

MADDE 31- (1) Dava, doğrudan doğruya taşra birimine karşı açılabileceği gibi
Bakanlık hasım gösterilerek de açılmış olabilir. Bakanlığa karşı açılan davaların takibine,
hukuk birimlerince doğrudan başlanır.
(2) Dava dilekçesi, yargı kararları ve benzeri evrak, dava konusu işlemi tesis eden veya
eylemde bulunan taşra birimine tebliğ edilmiş ise, öncelikle tebliğ zarfının üzerine tebliğ tarihi
yazılır. Evrak Bakanlığa tebliğ edilmiş ise ilgili merkez birimi, yi ne zarfın üzerine tebliğ
tarihini yazarak derhal ilgili birime intikal ettirir. Bu durumda tebliğ tarihi, Bakanlığın tebellüğ
ettiği tarih olacağından, dava dilekçesinin idareye geldiği tarih değil, Bakanlıkça zarfın
üzerine yazılmış olan tarih tebliğ tarihi olacaktır.
(3) Süresi geçirildikten sonra savunma, savunmaya cevap, temyiz, itiraz ve karar
düzeltme talebinde bulunulması halinde hak kaybı veya kamu (hazine) zararı söz konusu
olabileceğinden yasal sürelere riayet edilir.
(4) Süreler tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlar.
Sürelerin hesabında, 2577 sayılı Kanundaki esaslara uyulur.

MADDE 32 – Cevap dilekçeleri

MADDE 32- (1) Cevap (savunma) dilekçesi verme süresi, dava dilekçesinin tebliğ
tarihini izleyen günden itibaren otuz gündür. Ancak, yürütmenin durdurulması ta lepli
davalarda mahkemece cevap süresi kısaltılabilir. Davaya verilecek cevabın haklı nedenlerle
süresinde verilemeyeceğinin anlaşılması halinde bir defaya mahsus olmak üzere cevap
süresinin uzatılması, yine cevap süresi içinde Mahkemesinden talep edilebilir ( ek 26).
Temyize ve itiraza cevap aşamasında, cevap süresinin uzatılması talep edilemez.
(2) Cevap dilekçesi, tebliğ zarfının üzerinde yazılı mahkemeye hitaben yazılır ve
dilekçe ekleriyle birlikte davacı sayısından bir adet fazla nüsha olarak ve ilgili bilgi ve belgeler
eklenerek Mahkemeye verilir (ek 27).
(3) İdarenin savunmasının ilgili mahkeme tarafından davacıya tebliğ edilmesi üzerine
davacı tarafından ikinci bir dilekçe verilebilir. Davacının ikinci dilekçesinin idareye tebliği
tarihini izleyen günden itibaren otuz gün içerisinde cevaba cevap dilekçesi ilgili mahkemeye
gönderilir (ek 28).
(4) Cevaba cevap dilekçesi verildikten sonra dava ile ilgili yeni bir maddi veya hukuki
durumun ortaya çıkması halinde, nihai karar verilinceye kadar ek beyan dilekçesi ile bu
hususlar mahkemeye bildirilir (ek 29).
(5) Hukuk birimi, davanın açılmış olduğu mahkemenin bulunduğu yerden başka bir il
veya ilçede ise, cevap dilekçesi; hukuk biriminin bulunduğu yerdeki vergi veya idare
mahkemesi, bunlardan yalnızca birinin bulunması halinde bu mahkeme, vergi veya idare
mahkemeleri bulunmuyorsa Asliye Hukuk Mahkemesi aracılığıyla gönderilir.
(6) Davanın duruşmalı olarak görülmesinin yararlı olacağının düşünülmesi halinde,
cevap dilekçesinin sağ üst köşesine “Duruşma İstemlidir” ibaresi yazılır, ayrıca “Sonuç ve
İstem” kısmında duruşma talebinin olduğu belirtilir. Talebe rağmen duruşma yapılmaması,
itiraz, istinaf veya temyiz incelemesinde bozma sebebidir.
(7) Tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul
kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya
mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap
verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir.

MADDE 33 – Yürütmenin durdurulması kararları

MADDE 33- (1) 2577 sayılı Kanunun 27 nci maddesin e göre Danıştay veya idari
mahkemelerce dava konusu işlemin yürütülmesinin durdurulmasına karar verilmesi halinde,
kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere
itiraz edilir (ek 30).
(2) İdarenin savunması alınıncaya kadar verilmiş olan yürütmenin durdurulması
kararları hakkında idarenin savunması alındıktan sonra yeni bir karar verileceğinden, idarece
öncelikle savunma verilir ve yeni karara karşı itiraz edilir.
(3) İtiraz, istinaf veya temyiz aşamasında yürütmenin durdurulması talepleri hakkında
verilmiş olan kararlara karşı itiraz edilemez.

MADDE 34 – Ara kararı üzerine yapılacak işlemler

MADDE 34- (1) Mahkemeler belirlenen süre içinde lüzum gördükleri evrakın
gönderilmesini ve her türlü bilginin verilmesini taraflardan ve ilgili diğer yerlerden
isteyebilirler. Bu kararların süresi içerisinde ilgili idare tarafından yerine getirilmesi
zorunludur.
(2) Ara kararı ile istenilen bilgi ve belgelerin verilen süre içerisinde karşılanmasının
mümkün olmaması halinde, 2577 sayılı Kanunun 20 nci maddesi gereğince ek süre talep edilir
(ek 31).

MADDE 35 – Bilirkişi ve bilirkişi raporuna itiraz

MADDE 35- (1) 2577 sayılı Kanunun 31 inci maddesine göre, Kanunda hüküm
bulunmayan hallerde bilirkişi ile ilgili hususlarda 6100 sayılı Kanun uygulanır.

MADDE 36 – Karar

MADDE 36- (1) Danıştay, Bölge İdare Mahkemeleri, İdare ve Vergi Mahkemelerinin
esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin
işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın
tebellüğ tarihinden başlayarak otuz günü geçemez.
(2) Kararın temyiz edilmesi, kararın uygulanmasına engel değildir. Bunun için
mahkemeden yürütmenin durdurulması kararı alınması gerekir.
(3) Tam yargı davaları hakkındaki kararlardan belli bir miktarı içerenler genel
hükümler dairesinde infaz ve icra olunur.
(4) İlk inceleme üzerine Danıştay veya mahkemelerce verilen görevsizlik, yetkisizlik
ve gerçek hasma tebliğ kararlarına karşı itiraz, istinaf veya temyiz talep edilemez. Ancak, asıl
karara yapılacak itiraz, istinaf veya temyiz taleplerinde, bu kararlara karşı da itirazda
bulunulabilir.

MADDE 37 – Savcı mütalaası

MADDE 37- (1) İlk derece mahkemesi sıfatıyla Danıştayda görülen davalarda
savcının esas hakkındaki yazılı düşüncesi Bakanlığa tebliğ edildiğinde, tebliğ tarihinden
itibaren on gün içinde görüşte belirtilen hususlara ilişkin cevaplarımız mahkemesine bildirilir
(ek 32).

İKİNCİ BÖLÜM
Kanun Yolları

MADDE 38 – Kanun yolları

MADDE 38- (1) Tamamen veya kısmen Bakanlık aleyhine neticelenen davalarda,
kanun yolu açık olan kararlar için kanun yollarına gidilmesi zorunludur.
(2) İdare ve vergi mahkemelerinin idare aleyhine kararlarına karşı, başka kanunlarda
aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare
mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulur ( ek 33).
Karşı tarafın istinaf talebine karşı tebliğ tarihini izleyen otuz gün içinde cevap verilir (ek 34).
(3) Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda
sayılan davalar hakkında idare aleyhine verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm
bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz ed ilir (ek 35).
Karşı tarafın temyiz talebine karşı tebliğ tarihini izleyen otuz gün içinde cevap verilir (ek 36).
Karar süresinde temyiz edilmemiş olsa bile cevap dilekçesinde, temyiz talebinde bulunulabilir.
Bu takdirde bu dilekçeler temyiz dilekçesi yerine geçer.
(4) Kararlara karşı istinaf veya temyiz yoluna başvurulurken öncelikle yürütmenin
durdurulması talep edilir. Ancak, vergi ve ceza tahakkukuna karşı açılan davalarda, 2577 sayılı
Kanunun 27 nci maddesinin üçüncü fıkrasına göre dava konusu işlemin yürütülmes i
kendiliğinden duracağından tamamen veya kısmen Bakanlık aleyhine olan kararlara karşı
istinaf veya temyiz yoluna başvurulurken yürütmenin durdurulması talep edilmez.
(5) İvedi yargılama usulü hariç olmak üzere idari yargıda kanun yollarına ilişkin
getirilen hükümler, 2576 sayılı Kanunun, bölge idare mahkemelerinin tüm yurtta göreve
başlayacakları tarihten sonra verilen kararlar hakkında uygulanır. Bu tarihten önce verilmiş
kararlar hakkında, kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan kanun yollarına ilişkin
hükümler uygulanır.
(6) İdari davalarda verilen kararlara karşı başvurulacak kanun yollarında, 2577 sayılı
Kanunun hükümleri esas alınır.

MADDE 39 – Kanun yararına temyiz ve yargılamanın yenilenmesi

MADDE 39- (1) İdare ve vergi mahkemeleri ile bölge idare mahkemelerinin kesin
olarak verdiği kararlar ile istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşmiş bulunan
kararlardan niteliği bakımından yürürlükteki hukuka aykırı bir sonucu ifade edenler, ilgili
bakanlıkların göstereceği lüzum üzerine veya kendiliğinden Başsavcı tarafından kanun
yararına temyiz olunabilir. Temyiz isteği yerinde görüldüğü takdirde karar, kanun yararına
bozulur. Bu bozma kararı, daha önce kesinleşmiş olan merci kararının hukuki sonuçlar ını
kaldırmaz.
(2) Danıştay, Bölge İdare Mahkemesi ile İdare ve Vergi Mahkemelerinin kesinleşmiş
kararlarına karşı, 2577 sayılı Kanunun 53 üncü maddesine göre yargılamanın yenilenmesi
istenebilir (ek 37).

ALTINCI KISIM
Tahsilat

MADDE 40 – Tahsilât

MADDE 40- (1) 6183 sayılı Kanun uyarınca yapılacak tahsilâtlarda Seri:A Sıra No:1
sayılı Tahsilat Genel Tebliğinde ve Gelir İdaresi Başkanlığının düzenlediği diğer Tahsilat
Genel Tebliğlerinde yer alan hükümlere göre işlem yapılır.
(2) Kamu alacağının gecikmeksizin tahsil edilebilmesini teminen idare lehine olan
ilamların 2577 sayılı Kanunun 28 inci maddesi hükmü göz önüne alınarak ivedilikle tahsilatına
başlanır.
(3) Özel hukuk uyarınca tahsili gereken alacakların takibi nde, genel hükümler
uygulanır.

YEDİNCİ KISIM
İlamsız İcra Takipleri

MADDE 41 – İlamsız icra takipleri

MADDE 41- (1) Bir paranın ödenmesine veya bir teminatın verilmesine ilişkin olarak
herhangi bir ilama dayanılmaksızın gümrük idareleri aleyhine ilamsız icra takibi yoluna
başvurulması halinde, ödeme emrine karşı tebliğden itibaren yedi gün içinde, ödeme emrini
gönderen icra dairesine itiraz edilir ( ek 38). Ödeme emrini gönderen icra dairesi ilgili taşra
biriminin bulunduğu yerde değilse, itiraz dilekçesi en yakın icra dairesi kanalıyla gönderilir.
İtiraz dilekçesinde borcun tamamına mı yoksa bir kısmına mı itiraz edildiği hususu açıkça
belirtilir.
(2) Süresi içinde yapılan itiraz icra takibini durdurur. Borcun bir kısmına itiraz
edilmişse, itiraz edilmeyen kısım için icra takibi devam eder.
(3) İtiraz edildikten sonra alacaklının itirazın iptali veya itirazın kaldırılması davası
açması halinde, verilecek cevap dilekçesinde icra inkar tazminatı talep edilir (ek 39).
(4) Genel mahkemelerde (Sulh Hukuk, Asliye Hukuk) açılan itirazın iptali davasında
verilen kararlara karşı, 6100 sayılı Kanuna göre işlem yapılır.




SEKİZİNCİ KISIM
İlama Bağlı Borçlar ve Yargılama Giderleri
(Mülga kısım: 31/10/2025 tarihli Bakan Onayı)
(…)


DOKUZUNCU KISIM
İlamlı İcra Takipleri
(Mülga kısım: 31/10/2025 tarihli Bakan Onayı)
(…)


ONUNCU KISIM
Haciz İhbarnameleri, Müzekkereler ve İflas Kararları

BİRİNCİ BÖLÜM
Haciz İhbarnameleri

MADDE 58 – Geçici depolama yerleri ve antrepolardaki eşyaların haczi

MADDE 58- (1) İcra ve İflas Müdürlüklerince Bakanlığa gönderilen haciz
ihbarnameleri ile ilgili olarak Gümrükler Genel Müdürlüğü tarafından, 29/5/2000 tarihli ve
2000/42 sayılı Genelge yayımlanmış, bu Genelge Adalet Bakanlığına gönderilmiş ve Adalet
Bakanlığınca 28/3/2001 tarihli ve 42 -6276 sayılı yazıyla tüm İcra ve İflas Müdürlüklerine
duyurulmuştur. Bu Genelgeye göre;
a) İflas Daireleri ve İcra Müdürlüklerince, üçüncü şahısların alacakları ve aldıracakları
haciz veya sair tedbirler için, eşyanın cins ve miktarı ile sahiplerinin de açıkça belirtilmesi
şartıyla geçici depolama yeri veya antrepo işleticisine bildirilmesi,
b) Geçici depolama yeri veya antrepo işleticisi tarafından kayıtlarına bu eşyanın
durumunu belirtir şerh düşülmesi ile aynı zamanda durumun taşra birimine bildirilmesi,
c) Eşyanın taşra birimince geçici depolama yeri olarak kabul edilen yerde veya gümrük
sahasında bulunması ya da eşyanın konulduğu geçici depolama yeri veya antreponun taşra
birimince işletilmesi halinde bildirimin ilgili taşra birimine yapılması,
gerekmektedir.
(2) İcra ve İflas Müdürlüklerinin bu Genelgeye aykırı işlem yaptıkları tespit
edildiğinde, Genelge hükümleri belirtilerek İcra ve İflas Müdürlüklerinden Genelge uyarınca
işlem yapılması talep edilir.

MADDE 59 – Haciz ihbarnamelerinde dikkat edilecek hususlar

MADDE 59- (1) 29/5/2000 tarihli ve 2000/42 sayılı Genelge dışında kalan ve geçici
depolama yeri ve antrepolarda bulunan eşyalar dışındaki hak ve alacakların haczedilebilmesi
için 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 89 uncu maddesine istinaden İcra
ve İflas Müdürlüklerince Genel Müdürlüğe tebliğ edilen haciz ihbarnameleri (89/1 Haciz
İhbarnamesi veya Birinci Haciz İhbarnamesi) merkez ve taşra birimlerine gönderilir.
(2) 2004 sayılı Kanunun 89/1 inci maddesi gereğince tebliğ edilen haciz
ihbarnamesinin Bakanlığa tebliğinden itibaren yedi gün içerisinde borçlunun/borçluların
mevcut bir mal, hak ve alacağı veya bunlarla ilgili rehin, temlik, haciz vs. gibi her türlü kaydı
bildirilir; borçlunun/borçluların böyle bir mal, hak ve alacağı bulunmuyor ise yine aynı sürede,
cevabi yazı ile (gerekirse nöbetçi icra müdürlüğü kanalıyla) bildirilir.
(3) Bakanlıkça birinci haciz ihbarnamesine cevap verilmemesi üzerine 2004 sayılı
Kanunun 89/3 üncü maddesine göre tebliğ edilen ikinci haciz ihbarnamesi hakkında birinci
haciz ihbarnamesindeki süre ve usullere uyulur. İkinci haciz ihbarnamesine verilecek cevapta,
varsa önceki haciz ihbarnamelerinde icra ve iflas müdürlüğüne gönderilen cevabi yazıların
tarih ve sayıları bildirilir ve ek olarak gönderilir.
(4) Bakanlıkça ikinci haciz ihbarnamesine de cevap verilmez ve borçlu/borçluların
Bakanlıktan mal, hak ve alacağı olmadığı yazılı olarak yedi gün içerisinde İcra ve İflas
Müdürlüklerine bildirilmez ise İcra ve İflas Müdürlükleri tarafından son kez 2004 say ılı
Kanunun 89/3 üncü maddesi uyarınca üçüncü haciz ihbarnamesi gönderilerek, Bakanlığa on
beş gün içinde parayı İcra ve İflas Müdürlüğüne ödemesi veya yedinde sayılan malı teslim
etmesi yahut bu süre içinde menfi tespit davası açması, aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu
ödemeye veya yedinde sayılan malı teslime zorlanacağı bildirilir. Üçüncü haciz
ihbarnamesinin tebliğinden itibaren on beş gün içinde, ihbarnameyi alan merkez veya taşra
biriminin bulunduğu yer veya takibinin yapıldığı İcra ve İflas Müdür lüğünün bulunduğu yer
mahkemelerinde menfi tespit davası açılarak dava açıldığına dair alınacak şerh, Üçüncü Haciz
İhbarnamesinin tebliğinden itibaren yirmi gün içinde İcra ve İflas Müdürlüğünün dosyasına
ibraz edilir.
(5) Üçüncü haciz ihbarnamesinin tebliğinden itibaren on beş günlük menfi tespit davası
açma süresi içerisinde davanın açılmaması halinde Bakanlık, ihbarnamelere konu borç tutarı
kadar borçlu yerine geçer ve bu tutar Bakanlıktan cebri icra yoluyla tahsil edilebilir.

MADDE 60 – Haciz ihbarnamelerinde yapılacak işlemler

MADDE 60- (1) Yasal sürelerde itiraz ve bildirim yapılmadığı takdirde, Bakanlık ile
hiçbir ilgisi bulunmayan borçların ödenmesi zorunluluğu doğacaktır. Bu nedenle sürelere
azami dikkat gösterilmelidir.
(2) Merkez birimlerine, İcra ve İflas Müdürlüklerince Birinci Haciz İhbarnamesi veya
İkinci Haciz İhbarnamesinin tebliğ edilmesi halinde; PTT tebliğ mazbatası (PTT memurunda
kalan ve yetkili tarafından imzalanan) ve haciz ihbarnamesi üzerine tebliğ tarihi yazılmak
suretiyle tebligat derhal Genel Müdürlüğe iletilir.
(3) Taşra birimlerine, İcra ve İflas Müdürlüklerince Birinci Haciz İhbarnamesi veya
İkinci Haciz İhbarnamesinin tebliğ edilmesi halinde; tebliğ mazbatası ve haciz ihbarnamesi
üzerine tebliğ tarihi yazılmak suretiyle tebligat derhal hukuk birimine iletilir.
(4) Genel Müdürlük tarafından merkez ve taşra birimlerine gönderilen haciz
ihbarnameleri üzerine, birimler kendi bünyelerinde mal, hak ve alacaklara ilişkin araştırmayı
yapar ve ihbarname ile ilgili mal, hak veya alacak bulunması halinde icra müdürlüklerine
iletilecek cevaba esas olmak üzere Genel Müdürlüğe bildirir.
(5) Hukuk şube müdürlükleri veya hukuk bürolarınca, birinci haciz ihbarnamesi veya
ikinci haciz ihbarnamesi derhal ilgili birimlere gönderilir. İhbarnamede adı geçen borçlu veya
borçluların mal, hak ve alacaklarının olup olmadığı araştırması yalnızca ilgili taşra birimi
nezdinde yapılır ve yedi gün içinde İcra ve İflas Müdürlüğüne cevap verilebilmesi için, borçlu
veya borçluların mal, hak ve alacaklarının bulunup bulunmadığı hususu en kısa sürede hukuk
birimine bildirilir.
(6) Yapılan inceleme sonucunda; borçlu veya borçluların, hak ve alacaklarının mevcut
olduğunun tespiti halinde, mevcut hak ve alacaklarının tutarı ve üzerlerindeki rehin, temlik,
haciz vs. gibi her türlü kayıt, borçlu veya borçluların herhangi bir mal, hak ve alacağının
bulunmadığının tespiti halinde ise bu husus, dosya numarası ve borçluları belirtilmek suretiyle
tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde hukuk birimince ilgili İcra ve İflas Müdürlüğüne
bildirilir.
(7) İhbarnameyi düzenleyen İcra ve İflas Müdürlüğünün aynı yerde olmaması halinde,
yazı haciz ihbarnamesinde belirtilen İcra ve İflas Müdürlüğüne gönderilmek üzere,
bulundukları yerdeki İcra ve İflas Müdürlüğüne ihbarnamenin tebliği tarihinden itibaren yedi
gün içinde elden ve zimmet karşılığı teslim edilir.
(8) 2004 sayılı Kanunun 89/1 maddesi uyarınca düzenlenen haciz ihbarnamesinin
tebellüğ edildiği tarihte, borçlu veya borçluların hak ve alacaklarının bulunması halinde, bu
hak ve alacaklara birinci haciz ihbarnamesi ve ikinci haciz ihbarnamesinde belirtilen tutar
kadar haciz şerhi işlenerek bloke kaydı konulur.
(9) Haciz ihbarnamesinin tebliğ edildiği tarihte, borçlunun müstakbel bir alacağı tespit
edilmiş ise yedi gün içinde İcra ve İflas Müdürlüğüne verilecek cevapta Bakanlık ile takip
borçlusu arasındaki hukuki ilişkinin açıkça belirtilmesi, yazıda “Bu hukuki ilişkiden şimdiye
kadar takip borçlusu lehine doğmuş ve ödenebilir bir alacak yoktur. Ancak, ilerde takip
borçlusu lehine bir alacak doğması muhtemeldir. Bu nedenle, takip borçlusu ile ilgili dosyaya
haciz şerhi konulmuştur. Takip borçlusu lehine ilerde bi r alacak doğarsa, bu alacak
Müdürlüğünüze bildirilecek ve ödenecektir” ifadesi kullanılır ve ilgili dosyaya şerh konularak,
ilerde bir alacak doğarsa bu alacak İcra ve İflas Müdürlüğüne ödenir.
(10) Merkez ve taşra birimlerince, herhangi bir nedenle yedi günlük itiraz süresi
içerisinde birinci haciz ihbarnamesi ve ikinci haciz ihbarnamesine cevap verilmemesi, itiraz
edilmemesi veya bütün uyarılar ın aksine posta, kargo ve sair yollarla gönderilmek suretiyle
itirazın yedi gün içerisinde icra dosyasına ulaşmaması halinde; 2004 sayılı Kanunun 89/3 üncü
maddesi uyarınca ödeme muhtırası tebliğ edilmesi durumunda, on beş gün içinde menfi tespit
davası açılabilmesi için ödeme muhtırası ile ger ekli bilgi ve belgeler derhal merkezde Genel
Müdürlüğe, taşrada ise hukuk şube müdürlüğüne veya hukuk bürosuna gönderilir ve Genel
Müdürlüğe bilgi verilir.
(11) Hukuk bürolarının bulunmadığı müdürlüklerde yukarıda belirtilen iş ve işlemler
müdür tarafından görevlendirilen birimce yerine getirilir.

İKİNCİ BÖLÜM
Diğer Müzekkere ve Yazılar ile İflas Kararları

MADDE 61 – İflas daireleri kararları

MADDE 61- (1) 2004 sayılı Kanunun “İflas Kararının Tebliği ve İlanı” başlıklı 166
ncı maddesi hükmü gereğince, iflas kararı, iflasın kapanması ve kaldırılması kararları söz
konusu kararlar Genel Müdürlük tarafından ilgili merkez ve taşra birimlerine, hukuk şube
müdürlüğü veya hukuk bürosunca ilgili taşra birimlerine dağıtılır ve ilgili merkez ve taşra
birimlerince karar gerekleri ivedilikle yerine getirilir. Kararların hukuk şube müdürlüğü veya
hukuk bürosuna tebliğ edilmesi halinde diğer birimlere dağıtımı nın yapılması için ayrıca
ivedilikle Genel Müdürlüğe gönderilir.

MADDE 62 – Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu yazıları

MADDE 62- (1) 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankalar Kanununun "Fonun bilgi
ve belge isteme yetkisi" başlıklı 123 üncü maddesi hükmü gereğince, Tasarruf Mevduatı
Sigorta Fonundan gelen yazılar Genel Müdürlük tarafından ilgili merkez ve taşra birimlerine,
hukuk şube müdürlüğü veya hukuk bürosunca ilgili taşra birimlerine dağıtılır ve yazı ile talep
edilen bilgi ve belgeler ilgili merkez ve taşra birimlerince ivedilikle Tasarruf Mevduatı Sigorta
Fonuna gönderilir. Yazıların hukuk şube müdürlüğü veya hukuk bürosuna tebliğ edilmesi
halinde diğer birimlere dağıtımının yapılması için ayrıca ivedilikle Genel Müdürlüğe
gönderilir.

MADDE 63 – Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı yazıları

MADDE 63- (1) 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık
Sigortası Kanununun 100 üncü maddesi hükmü gereğince, Sosyal Güvenlik Kurumundan
gelen yazılar Genel Müdürlük tarafından ilgili merkez ve taşra birimlerine, hukuk şube
müdürlüğü veya hukuk bürosunca ilgili taşra birimlerine dağıtılır ve yazı ile talep edilen bilgi
ve belgeler ilgili merkez ve taşra birimlerince Sosyal Güvenlik Kurumuna ivedilikle
gönderilir. Yazıların hukuk şube müdürlüğü veya hukuk bürosuna tebliğ edilmesi halinde
diğer birimlere dağıtımının yapılması için ayrıca ivedilikle Genel Müdürlüğe gönderilir.

MADDE 64 – Vergi dairesi başkanlıkları yazıları

MADDE 64- (1) Vergi dairelerinden gelen yazılar Genel Müdürlük tarafından ilgili
merkez ve taşra birimlerine, hukuk şube müdürlüğü veya hukuk bürosunca ilgili taşra
birimlerine dağıtılır ve yazı ile talep edilen bilgi ve belgeler ile yazı gerekleri ilgili merkez ve
taşra birimlerince ivedilikle yerine getirilir. Yazıların hukuk şube müdürlüğü veya hukuk
bürosuna tebliğ edilmesi halinde diğer birimlere dağıtımının yapılması için ayrıca ivedilikle
Genel Müdürlüğe gönderilir.

MADDE 65 – Tedbir, diğer haciz müzekkereleri, diğer yazılar

MADDE 65- (1) İcra daireleri ve mahkemelerce merkez teşkilatında Genel Müdürlüğe
tebliğ edilen ihtiyati tedbir, tedbir, tedbiren el koyma, araç haczi vb. yazılar somut olay
bazında Genel Müdürlük tarafından değerlendirilir ve yazılar gereği için ilgili merkez
birimlerine gönderilir. Bu yazıların gerekleri ilgili merkez birimince ivedilikle yerine getirilir.
(2) Taşra teşkilatına tebliğ edilen yazılar, hukuk şube müdürlüğü veya hukuk
bürosunca değerlendirilir ve yazılar gereği için ilgili taşra birimlerine gönderilir. Bu yazıların
gerekleri ilgili taşra birimince ivedilikle yerine getirilir.
(3) İcra dairelerince veya kamu kurum ve kuruluşlarınca Genel Müdürlük, şube
müdürlüğü veya hukuk bürolarına tebliğ edilen ve haciz ihbarnameleri dışında kalan diğer
haciz müzekkereleri ve yazılar, süresinde cevaplanır, hak ve alacaklara ilişkin araştırma
yalnızca müzekkerenin veya yazının tebliğ edildiği merkez veya taşra birimi bünyesinde
yapılır.

ONBİRİNCİ KISIM
Son Hükümler ve Yürürlükten Kaldırılan Hükümler

MADDE 66 – Personelin sorumluluğu

MADDE 66- (1) Kanun, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi, Kanun Hükmünde
Kararname, Yönetmelik ve Tebliğlerde yer alan hükümlere göre ve bu Genelgede belirtilen
hususlara uyulmasında azami hassasiyet gösterilmemesi durumunda iş ve işlemlerin
zamanında ve gereği gibi yapılmaması sebebiyle doğabilecek hak kayıplarından , buna sebep
olanlarla birlikte amirleri de müteselsilen sorumlu dur. İdari işlem aleyhine açılan davalar
neticesinde yargı mercilerince verilecek esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararların
icaplarına göre işlem tesis edilmeyen veya eylemde bulunulmayan hallerde, idare aleyhine
açılacak tazminat davaları neticesinde ödenecek maddi veya manevi tazminatlar olayda şahsi
kusuru bulunan personele rücuen ödettirilir ve bunlar hakkında 657 sayılı Devlet Memurları
Kanununa göre gerekli takibat yapılır.

MADDE 67 – Yetki

MADDE 67- (1) Bu Genelgenin uygulanmasını temin etmek amacıyla gerekli göreceği
her türlü tedbiri almaya, özel ve zorunlu durumlar ile bu Genelgede yer almayan husus ları
inceleyip sonuçlandırmaya Genel Müdür yetkilidir.

MADDE 68 – Son hükümler

MADDE 68- (1) Hazine yararının korunması amacıyla, yargıya intikal edip, kanun
yolları aşamasından geçmek suretiyle Bakanlık aleyhine kesinleşen ve istikrar kazanan
mahkeme kararları dikkate alınarak, gereksiz uyuşmazlıklara sebebiyet verilmemesi, davaların
takibinde bu Genelgede belirtilen usul ve esaslara uyulmasında gerekli dikkat ve özenin
gösterilmesi, Genelgede belirtilmeyen hususlarda ilgili mevzuat hükümleri gereğince işlem
yapılması gerekir.
(2) Genelgede yer alan mevzuat hükümleri değiştiğinde veya yürürlükten kalktığında,
yürürlükteki mevzuat hükümleri uygulanır ve tereddüt edilen hususlarda ilgili merkez birimi
tarafından Genel Müdürlükten görüş istenir.
Yürürlükten kaldırılan mevzuat
MADDE 6 9- (1) Bakanlık Makamının 19/8/2016 tarihli Onayı ile yürürlüğe giren
Dava ve İcra Takipleri ile Bunlara Bağlı İş ve İşlemlerde Uyulacak Usul ve Esaslar hakkında
2016/1 sayılı Genelge yürürlükten kaldırılmıştır.

GEÇİCİ MADDE 1 – Atıflar

GEÇİCİ MADDE 1- Diğer mevzuatta 19/8/2016 tarihli ve 2016/1 sayılı Genelgeye
yapılan atıflar bu Genelgeye yapılmış sayılır.

MADDE 71 – Yürürlük

MADDE 71- (1) Bu Genelge Onay tarihinde yürürlüğe girer.