← Tüm mevzuat · Uygulamada aç

2020/20

Tebliğler · No: 2020/20 · Resmî Gazete: 2020-08-18

Resmî kaynak: https://kms.kaysis.gov.tr/Home/Goster/166991

Giriş

18 Ağustos 2020 SALI Resmî Gazete Sayı : 31217
TEBLİĞ
Ticaret Bakanlığından:
İTHALATTA HAKSIZ REKABETİN ÖNLENMESİNE İLİŞKİN TEBLİĞ
(TEBLİĞ NO: 2020/20)

MADDE 1 – Amaç ve kapsam

MADDE 1 – (1) Bu Tebliğin amacı, 4/8/2019 tarihli ve 30852 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta
Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2019/22 ) ile Çin Halk Cumhuriyeti ve Tayland Krallığı
menşeli 3923.21.00.00.11, 3923.29.10.00.11, 3923.29.90.00.11, 3923.30.10.00.19, 3924.10.00.00.21,
3924.10.00.00.22, 3924.10.00.00.29, 3924.10.00.00.31, 3924.10.00.00.32, 3924.10.00.00.39, 3924.90.00.00.11,
3924.90.00.00.19, 3926.90.97.90.16, 3926.90.97.90.17, 3926.90.97.90.18, 8414.10.81.90.00, 8414.10.89.90.00
gümrük tarife istatistik pozisyonları altında yer alan “yalnız, plastikten mamul emzik, biberon ve diğer bebek
beslenme, emzirme ve bakım ürünleri (mama kabı, çatal-kaşık seti, mama kaşığı, meyve süzgeci, süt saklama poşeti,
alıştırma bardağı (pipetli olanlar dahil), süt saklama kabı, diş kaşıyıcı/halkası, emzik askısı/tutacı, manuel burun
aspiratörü/burun temizleyici, göğüs koruyucu, manuel göğüs pompası , tirle, emzik saklama kabı/kutusu, çatal -kaşık
saklama kabı, biberon emziği/başlığı, biberon şişesi, alıştırma bardağı ucu, burun aspiratörü ucu, manuel göğüs
pompası süt sağma şişesi)” ithalatına yönelik başlatılan ve T.C. Ticaret Bakanlığı İthalat Genel Müdürlüğü tarafından
yürütülen damping soruşturmasının tamamlanması neticesinde alınan kararın yürürlüğe konulmasıdır.

MADDE 2 – Dayanak

MADDE 2 – (1) Bu Tebliğ, 14/6/1989 tarihli ve 3577 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında
Kanun, 20/10/1999 tarihli ve 99/13482 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan İthalatta Haksız Rekabetin
Önlenmesi Hakkında Karar ve 30/10/1999 tarihli ve 23861 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız
Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmeliğe dayanılarak hazırlanmıştır.

MADDE 3 – Tanımlar

MADDE 3 – (1) Bu Tebliğde geçen;
a) ÇHC: Çin Halk Cumhuriyeti’ni,
b) GTİP: Gümrük tarife istatistik pozisyonunu,
c) Kurul: İthalatta Haksız Rekabeti Değerlendirme Kurulu’nu,
ç) Tayland: Tayland Krallığı’nı,
d) TGTC: İstatistik Pozisyonlarına Bölünmüş Türk Gümrük Tarife Cetveli’ni,
ifade eder.

MADDE 4 – Karar

MADDE 4 – (1) Yürütülen soruşturma sonucunda, ÇHC ve Tayland menşeli soruşturma konusu ürün
ithalatının dampingli olduğu ve yerli üretim dalında zarara neden olduğu tespit edilmiştir. T.C. Ticaret Bakanlığı
İthalat Genel Müdürlüğü tarafından yürütülerek tamamlanan soruşturma sonucunda ulaşılan bilgi ve bulguları içeren
Bilgilendirme Raporu Ek’te yer almaktadır.
(2) Bu çerçevede, soruşturma neticesinde ulaşılan tespitleri değerlendiren Kurul’un kararı ile aşağıdaki
tabloda GTİP’i, eşya tanımı ve menşe ülkeleri belirtilen eşyanın Türkiye’ye ithalatında aşağıdaki tabloda gösterilen
oranlarda dampinge karşı kesin önlemlerin uygulanmasına karar verilmiştir.

MADDE 5 – Uygulama

MADDE 5 – (1) Gümrük idareleri, 4 üncü maddede GTİP’i, eşya tanımı ve menşe ülkeleri beli rtilen eşyanın,
diğer mevzuat hükümleri saklı kalmak kaydıyla, serbest dolaşıma giriş rejimi kapsamındaki ithalatında karşısında
gösterilen oranlarda dampinge karşı kesin önlemleri tahsil eder.
(2) Bilgilendirme Raporunda soruşturma konusu ürün ve benzer ü rün ile ilgili açıklamalar genel içerikli olup
uygulamaya esas olan yürürlükteki TGTC’de yer alan GTİP ve bu Tebliğin 4 üncü maddesinde bulunan tabloda yer
alan eşya tanımıdır.
(3) Önleme tabi ürünün yürürlükteki TGTC’de yer alan tarife pozisyonunda ve/vey a tanımında yapılacak
değişiklikler bu Tebliğ hükümlerinin uygulanmasına engel teşkil etmez.
(4) Yönetmeliğin 35 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu Tebliğ kapsamındaki önlemler, yürürlük
tarihinden itibaren 5 yıl sonra yürürlükten kalkar.
(5) Yönetmeliğin 35 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca bu Tebliğ kapsamındaki önlemlerin sona erme
tarihinden önce bir nihai gözden geçirme soruşturması başlatıldığı takdirde önlemler, soruşturma sonuçlanıncaya kadar
yürürlükte kalmaya devam eder.

MADDE 6 – Yürürlük

MADDE 6 – (1) Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 7 – Yürütme

MADDE 7 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Ticaret Bakanı yürütür.














2020/20 SAYILI İTHALATTA HAKSIZ REKABETİN ÖNLENMESİNE İLİŞKİN
TEBLİĞE DAİR BİLGİLENDİRME RAPORU

1. SORUŞTURMAYA İLİŞKİN GENEL BİLGİ VE İŞLEMLER
1.1. Dayanak
(1) Bu rapor, 14/6/1989 tarihli ve 3577 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi
Hakkında Kanun, 20/10/1999 tarihli ve 99/13482 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe
konulan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Karar ve 30/10/1999 tarihli ve
23861 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmes i Hakkında
Yönetmelikten (Yönetmelik) oluşan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Mevzuat
(Mevzuat) hükümlerine dayanılarak hazırlanmıştır.
1.2. Soruşturma
(1) Yerli üretici Burda Bebek Ürünleri San. ve Tic. A.Ş. (Burda Bebek) tarafından yapılan
başvuru üzerine, soruşturmanın başlangıç tarihi itibariyle “yalnız, plastikten mamul emzik,
biberon ve diğer bebek beslenme, emzirme ve bakım ürünleri”nin Çin Halk Cumhuriyeti
(ÇHC) ve Tayland Krallığı (Tayland) menşeli olanlarına yönelik olarak 4/8/2019 tarihl i ve
30852 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine ilişkin
Tebliğ (Tebliğ No:2019/22) ile başlatılan ve T.C. Ticaret Bakanlığı (Bakanlık) İthalat Genel
Müdürlüğü (Genel Müdürlük) tarafından yürütülen damping soruşturması tamamlanmıştır.
1.3 Yerli üretim dalının temsili
(1) Başvuru aşamasında sunulan delillerden, Yönetmeliğin 18 inci maddesi uyarınca yerli
üretim dalını temsil etme niteliğine sahip olan başvuru sahibi yerli üretici Burda Bebek
firması tarafından yapılan başvu runun, Yönetmeliğin 20 nci maddesi uyarınca yerli üretim
dalı adına yapıldığı anlaşılmış olup soruşturma sırasında bu durumu değiştirecek bir bulguya
ulaşılmamıştır. Bu kapsamda, Burda Bebek firması, bu raporun ilgili bölümlerinde “yerli
üretim dalı” olarak anılacaktır.
(2) Soruşturma konusu ürünün bir ithalatçısı tarafından soru formu cevabında; söz konusu
ürünün bulunduğu sektörde faaliyet gösteren Bebek Araç Gereçleri Üretici, İthalatçı ve
Perakendecileri Derneği (BAGİDER) tarafından Bakanlığa iletilen y azılı görüşte soruşturma
konusu ürünün Burda Bebek firması dışında başka yerli üreticilerinin de bulunduğu ve anılan
firmanın yerli üretim dalını temsil niteliğini haiz olmadığı iddia edilmiştir. Yerli üretim
dalının temsili ile başvurunun yerli üretim dal ı adına yapılmasına ilişkin değerlendirmeler
esas itibariyle soruşturmanın açılış aşamasında yapılmakla birlikte, işbu soruşturma
kapsamında mezkur iddialara konu üreticilerden veri talebinde bulunulmuştur. Söz konusu
üreticilerden alınan yanıtlara ilişkin yapılan inceleme neticesinde soruşturma açılışında
varılan mevcut tespitleri değiştirecek bir husus bulunmadığı değerlendirilmiştir.
(3) Soruşturma konusu ürünün ithalatçılarından biri nihai bildirim raporuna ilişkin sunduğu
görüşlerinde, nihai bildirimd e başvuru sahibi firma ile diğer yerli üreticilerin üretim ve
kapasite verilerine dayalı olarak başvurunun yerli üretim dalı adına yapılması ve yerli üretim
dalının temsil niteliği hususlarının sayısal olarak açıklanmasını talep etmiştir. Genel
Müdürlük ta rafından, başvuru sahibi yerli üretim dalı ile diğer yerli üreticiler tarafından
sunulan üretim verileri incelenmiş, başvurunun yerli üretim dalı adına yapılması ve yerli
üretim dalının temsil niteliğine ilişkin soruşturmanın açılışı aşamasında varılan mev cut
tespitlerin geçerliliğini koruduğu değerlendirilmiştir.
(4) Soruşturma konusu ürünün bir ithalatçısı soru formu cevabında yerli üretim dalının aynı
zamanda söz konusu ürünün ithalatçısı olduğunu belirtmiştir. Konuya ilişkin yapılan
incelemede, yerli ür etim dalı tarafından ürün gamını tamamlamak amacıyla belirli miktarda
ithalat gerçekleştirilmekle birlikte, bu durumun ithalat miktarı/yerli üretim miktarı oranı ve
esaslı üretim faaliyeti gibi hususlar çerçevesinde değerlendirildiğinde, Mevzuat kapsamında
yerli üretici olma vasfına halel getirmediği değerlendirilmiştir. Soruşturma konusu ürünün
ithalatçılarından biri nihai bildirim raporuna ilişkin sunduğu görüşlerinde, yerli üretim dalının
soruşturma konusu ürünün aynı zamanda ithalatını gerçekleştirmesin in yerli üretici olma
vasfına halel getirmediğine dair tespitin sayısal olarak açıklanmasını talep etmiştir. Ancak,
mezkur tespit, yerli üretim dalından gizlilik kaydıyla alınan verilere dayalı analizler
neticesinde yapılmıştır.
1.4 Soruşturma dönemi ve zarar inceleme dönemi
(1) Damping belirlemesi için 1/7/2018 -30/6/2019 dönemi, soruşturma dönemi (SD) olarak
kabul edilmiştir. Zarar belirlemelerinde ise veri toplama ve değerlendirme için 2016 -2018
dönemindeki 3 yıl ile SD’yi kapsayan dönem zarar inceleme dönemi olarak belirlenmiştir.
1.5 İlgili tarafların bilgilendirilmesi, dinlenmesi ve bilgilerin değerlendirilmesi
(1) Soruşturma açılmasını müteakip, soruşturma konusu ürünün Bakanlık tarafından tespit
edilen ÇHC ve Tayland’daki üreticilerine/ihracatçıları na, soruşturma konusu ülkeler menşeli
ürün ihracatı gerçekleştiren tacirlerine, Türkiye’de yerleşik ithalatçılarına ve ayrıca
soruşturmaya konu ülkelerde yerleşik diğer üreticilere/ihracatçılara iletilebilmesini teminen
söz konusu ülkelerin Ankara’daki Büy ükelçiliklerine soruşturmanın açılışına ilişkin
bildirimde bulunulmuştur.
(2) Bildirimde, soruşturma açılış Tebliğine, başvurunun gizli olmayan özetine ve soru
formlarına nereden erişileceği hususunda bilgi verilmiştir.
(3) Taraflara soru formunu yanıtlama ları için posta süresi dâhil 37 gün süre tanınmıştır.
Ayrıca, ilgili tarafların süre uzatımı yönündeki makul talepleri karşılanmıştır.
(4) Yerli üretim dalı, soruşturma süresi boyunca Bakanlık ile işbirliği içinde olmuş ve
gerektiğinde talep edilen ilave bilgi ve belgeleri temin etmiştir.
(5) Soruşturma konusu ürünün ithalatını gerçekleştirdiği tespit edilen ve kendisine soru formu
gönderilmiş olan firmaların 4 tanesinden cevap alınmıştır.
(6) Soruşturma konusu ürünün üretici/ihracatçılarından Tayland’da m ukim Pigeon Industries
(Thailand) Co., Ltd. firmasından üretici/ihracatçı soru formuna yanıt alınmıştır. Ancak, söz
konusu firma tarafından sunulan üretici/ihracatçı soru formu cevabının bir damping marjı
hesaplaması yapılabilmesi için yeterli düzeyde bilg i ve belge ihtiva etmediği tespit edilmiştir.
Söz konusu firma, Yönetmeliğin 26 ncı maddesi kapsamında “işbirliğine gelmemiş” olarak
addedilmiştir. Bahse konu durum, firmaya 2/6/2020 tarihli yazıyla bildirilmiştir.
(7) Ayrıca, soruşturma konusu ürünün taci rlerinden Hollanda’da mukim Mattel Europe BV
firmasından da tacir soru formuna yanıt alınmıştır.
(8) Soruşturma sonucunda alınacak karara esas teşkil edecek bilgi, bulgu, tespit ve
değerlendirmeleri içeren “nihai bildirim raporu” soruşturma konusu ülkeleri n Ankara’daki
Büyükelçilikleri ile soruşturma sırasında işbirliğinde bulunan ithalatçılara, tacire, yerli
üreticiye ve diğer ilgili taraflara iletilmiştir. Tüm ilgili taraflara nihai bildirime ilişkin görüş
bildirmeleri için yeterli süre tanınmıştır.
(9) Nihai bildirim sonrasında, ilgili tarafların nihai bildirime ilişkin görüş ve savlarını sözlü
olarak da sunmalarına imkân tanımak amacıyla 29/6/2020 tarihinde kamu dinleme toplantısı
düzenlenmiştir.
(10) Tarafların soruşturma boyunca ortaya koyduğu tüm bilg i, belge ve görüşler incelenmiş,
mezkûr görüşlerden Mevzuat kapsamında değerlendirilebilecek olanlarına bu raporun ilgili
bölümlerinde yer verilmiştir.
(11) Soruşturma konusu ürünün ithalatçılarından biri nihai bildirim raporuna ilişkin sunduğu
görüşlerinde, kendisine özel bulguların iletilmediğini ifade etmiştir. Damping
soruşturmalarında, soruşturma sürecinde alınacak karara esas teşkil edecek tüm ilgili taraflara
ilişkin bilgi ve bulgular nihai bildirim raporu vasıtasıyla işbirliğinde bulunan ilgili tara flarla
paylaşılmaktadır. Söz konusu firmaya özel bir tespit yapılmadığından firmaya özel bildirimde
bulunulmamıştır.
1.6 Yerinde doğrulama soruşturması
(1) Yönetmeliğin 21 inci maddesi çerçevesinde yerli üretim dalı nezdinde yerinde doğrulama
soruşturması gerçekleştirilmiştir.
2. SORUŞTURMA KONUSU ÜRÜN VE BENZER ÜRÜN
2.1. Soruşturma konusu ürün ve benzer ürün
(1) Soruşturma konusu ürün, soruşturmanın başlangıç tarihi itibariyle 3923.21.00.00.11,
3923.29.10.00.11, 3923.29.90.00.11, 3923.30.10.00.19, 3924. 10.00.00.11, 3924.10.00.00.19,
3924.90.00.00.11, 3924.90.00.00.19, 3926.90.97.90.18, 8414.10.81.90.00, 8414.10.89.90.00
GTİP’leri altında yer alan “yalnız, plastikten mamul emzik, biberon ve diğer bebek beslenme,
emzirme ve bakım ürünleri (mama kabı, çatal -kaşık seti, mama kaşığı, meyve süzgeci, süt
saklama poşeti, alıştırma bardağı (pipetli olanlar dahil), süt saklama kabı, diş kaşıyıcı/halkası,
emzik askısı/tutacı, manuel burun aspiratörü/burun temizleyici, göğüs koruyucu, manuel
göğüs pompası, tirle, emz ik saklama kabı/kutusu, çatal -kaşık saklama kabı, biberon
emziği/başlığı, biberon şişesi, alıştırma bardağı ucu, burun aspiratörü ucu, manuel göğüs
pompası süt sağma şişesi)”dir.
(2) Soruşturma devam ederken, 30/12/2019 tarihli ve 30994 sayılı Resmî Gaze te'de
(Mükerrer) yayımlanan 2020 yılı İstatistik Pozisyonlarına Bölünmüş Türk Gümrük Tarife
Cetveli'nde (TGTC), soruşturma konusu 3924.10.00.00.11 GTİP'in, 3924.10.00.00.21,
3924.10.00.00.22 ve 3924.10.00.00.29 GTİP'leri olarak; soruşturma konusu 3924.10.0 0.00.19
GTİP'in, 3924.10.00.00.31, 3924.10.00.00.32 ve 3924.10.00.00.39 GTİP'leri olarak;
soruşturma konusu 3926.90.97.90.18 GTİP'in ise 3926.90.97.90.16, 3926.90.97.90.17 ve
3926.90.97.90.18 GTİP'leri olarak yeniden düzenlendiği görülmüştür.
(3) Soruşturma konusu ürünlerin üretiminde reçetelerine göre hazırlanmış olan hammaddeler
(polipropilen, plastik ve granül haldeki plastik, silikon, boya ve diğer katkı malzemeleri)
öncelikle enjeksiyon makinelerinde eriyik hale getirilerek ürünün şekline göre hazırlan mış
olan kalıplara dökülür ve soğutulur. Biberon gibi malzemelerin üretimi için enjeksiyonda
fişek ve şişirme işlemleri birlikte yapılmakta ve biberon şişeleri “gerdirmeli üflemeli
kalıplama” (injection stretch blow moulding) tekniği ile üretilmektedir. Si likon enjeksiyon
makinesinde üretilen emzik uçları yapısında bulunan organik uçucuların uzaklaştırılması için
elektrik ile çalışan fırınlarda steril edilir. Üretilecek ürünün ihtiyaçlarına göre tampon baskı
makinası veya serigrafi makinesinde ürünlerin üze rine logo, desen ve numara baskısı yapılır.
Enjeksiyonda üretilerek baskıları yapılan parçaların ürünün özelliğine bağlı olarak montajı
yapılır. Bazı ürünlerde kaynak montajı işlemi ile montaj gerçekleştirilir. Montaj sonrası
ambalajlama ve kutulama işlemlerinin ardından ürünler satışa hazır hale gelir.
(4) Soruşturma konusu ürünler bebeklerin beslenme ve bakım; annelerin ise emzirme
sürecindeki ihtiyaçlarını karşılamak için kullanılmaktadır.
(5) Soruşturma konusu ürünün ithalatçılarından biri nihai bild irim raporuna ilişkin sunduğu
görüşlerinde, soruşturma konusu ürünün birden çok ürünü içeren bir ürün grubundan
oluştuğunu belirterek, ürünlerin bu niteliği dolayısıyla damping marjı hesabı ile zarar
incelemesi kapsamındaki kırılma ve baskı hesaplarına iti razını ifade etmiştir. İşbu soruşturma
kapsamında soruşturma konusu ürün, “yalnız, plastikten mamul emzik, biberon ve diğer
bebek beslenme, emzirme ve bakım ürünleri” olarak tespit edilmiştir. Soruşturma konusu
ürünün, emzik, biberon, mama kabı, çatal -kaşık seti, mama kaşığı, meyve süzgeci, süt
saklama poşeti, alıştırma bardağı (pipetli olanlar dahil), süt saklama kabı, diş kaşıyıcı/halkası,
emzik askısı/tutacı, manuel burun aspiratörü/burun temizleyici, göğüs koruyucu, manuel
göğüs pompası, tirle, emzik sa klama kabı/kutusu, çatal -kaşık saklama kabı, biberon
emziği/başlığı, biberon şişesi, alıştırma bardağı ucu, burun aspiratörü ucu, manuel göğüs
pompası süt sağma şişesi alt ürün tiplerinden oluştuğu değerlendirilmiştir. Bu bağlamda, işbu
soruşturma kapsamın da yapılan tüm inceleme, hesaplama ve tespitler soruşturma konusu
ürünün mezkur tüm alt tiplerini kapsayacak şekilde yapılmıştır.
(6) Soruşturma konusu ürünün bazı ithalatçıları soru formu cevaplarında, söz konusu ürünün
burun aspiratörü, sulu diş kaşıyıcı , figürlü/aynalı diş kaşıyıcı, yarık dudaklı ve damaklı
bebeklere özel biberon, desenli ve kulplu biberon, kapaklı sihirli bardak, pipetli bardak, akıllı
pipetli bardak, ısıya duyarlı kaşık gibi belirli tiplerinin yerli üretim dalı tarafından
üretilmediğini iddia etmişleridir. Yerli üretim dalının soruşturma konusu ürünün tüm tiplerini
üretmek gibi bir zorunluluğu bulunmamakta olup yerli üretim dalı tarafından sunulan bilgi ve
belgelerin incelenmesi ile üretim tesislerinde gerçekleştirilen yerinde doğrulama soruşturması
neticesinde, yerli üretim dalının ürün kompozisyonunun manuel burun aspiratörü, diş
kaşıyıcı/halkası, biberon, alıştırma bardağı (pipetli olanlar dahil) ve mama kaşığı da dahil
olmak üzere soruşturma konusu ürünün temel tiplerini içerdiği tespit edilmiştir.
(7) Soruşturma konusu ürünün ithalatçılarından biri nihai bildirim raporuna ilişkin sunduğu
görüşlerinde, nihai bildirim raporunda yerli üretim dalının sadece manuel burun aspiratörü,
diş kaşıyıcı/halkası, biberon, alıştırma bardağı ve mama kaşığı üretimine ilişkin temel
teknolojiye sahip olduğu, dolayısıyla soruşturma konusu ürünü tam anlamıyla üretmeye
yönelik teknolojisinin bulunmadığı hususlarının soruşturma otoritesi tarafından da teyit
edildiğini iddia etmiştir. Ancak, gerek nihai bild irim raporunda gerekse işbu raporun 2.1.
maddesinin beşinci paragrafında belirtildiği üzere, yerli üretim dalının yalnızca manuel burun
aspiratörü, diş kaşıyıcı/halkası, biberon, alıştırma bardağı (pipetli olanlar dahil) ve mama
kaşığı değil, bu ürün tiple ri de dahil olmak üzere soruşturma konusu ürünün temel tiplerini
üretebildiği tespit edilmiştir.
(8) Soruşturma konusu ürünün ithalatçılarından biri nihai bildirim raporuna ilişkin sunduğu
görüşlerinde, soruşturma konusu ürün kapsamının sadece bebek beslen me ürünleri ile sınırlı
olduğunu, bu çerçevede diş kaşıyıcıların bebek beslenme ürünü olmaması dolayısıyla
soruşturma konusu ürün kapsamından çıkarılması gerektiğini iddia etmiştir. Ancak,
soruşturma açılışına ilişkin 2019/22 No’lu Tebliğ’in 1 inci maddesi ile 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasında belirtildiği üzere soruşturma konusu ürün kapsamı bebek beslenme
ürünlerinin yanında emzirme ve bakım ürünlerine de şamildir.
(9) Yerli üretim dalının üretim tesislerinde gerçekleştirilen yerinde incelemede, soruşt urma
konusu ürünün alt tiplerinden süt saklama poşetlerinin yerli üretim dalı tarafından doğrudan
karşılanmadığı tespit edilmiştir. Soruşturma konusu ürünün yerli üretimine ilişkin yapılan
inceleme kapsamında, süt saklama poşeti üretimi gerçekleştiren İnter Plastik Ambalaj ve Gıda
San. Tic. A.Ş. firması soruşturma konusu üründe yürütülen damping soruşturmasını
desteklediğine ilişkin yazılı görüşü ile soruşturma kapsamında değerlendirilecek ilgili
verilerini Genel Müdürlüğe iletmiştir.
(10) Soruşturma konusu ürünün ithalatçılarından biri tarafından, soruşturma konusu ürünün
bir alt tipi olan pipetli bardakların bebek ürünü olarak nitelendirilemeyeceği, söz konusu
ürünün çocuklara yönelik bir ürün olduğu iddia edilmiştir. Mezkur ürünün piyasasına ilişkin
yapılan inceleme neticesinde, bahse konu ürünün bebeklerin kullanımına yönelik olarak
satışının bulunduğu ve ayrıca bu hususun iddia sahibi ithalatçının çelişkili ifadeler içeren soru
formu cevapları tarafından da teyit edildiği değerlendirilmiştir.
(11) Soruş turma konusu ürünler ile yerli üretim dalı tarafından üretilen ve Türkiye
piyasasında satılan “yalnız, plastikten mamul emzik, biberon ve diğer bebek beslenme,
emzirme ve bakım ürünleri”nin temel teknik ve fiziki özellikleri ile ana kullanım alanları
itibariyle benzer özelliklere sahip olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle, söz konusu ürünler
Yönetmeliğin 4 üncü maddesi çerçevesinde benzer ürün olarak kabul edilmiştir.
(12) Soruşturma konusu ürün ve benzer ürün ile ilgili açıklamalar genel niteliklidir ve
bilgilendirme amacını taşımaktadır.
3. DAMPİNGE İLİŞKİN BELİRLEMELER
3.1 Genel açıklamalar
(1) Soruşturma konusu ülkelerde mukim üretici/ihracatçılardan hiçbiri soru formunu damping
marjı hesabı yapılabilmesine yetecek düzeyde yanıtlamamış ve dolayısıyla işbi rliğinde
bulunmamıştır. Bu çerçevede, Yönetmeliğin 26 ncı maddesi hükümleri uyarınca, soruşturma
konusu ülkeler için damping marjına ilişkin hesaplama ve değerlendirmeler eldeki mevcut
verilere göre yapılmıştır.
(2) Soruşturma konusu ürünün ithalatçılarınd an biri nihai bildirim raporuna ilişkin sunduğu
görüşlerinde, damping marjı hesabının detaylarının kendisiyle paylaşılmasını talep etmiştir.
Damping marjı hesabının nasıl yapıldığı, normal değer, ihraç fiyatı, fiyat karşılaştırması ve
damping marjlarına il işkin ilgili bölümlerde açıklanmıştır. Bununla birlikte, damping
soruşturmalarında işbirliğinde bulunan üretici/ihracatçı firmalar özelinde gizli bilgiler içeren
damping marjı hesaplaması detayları, firma özel nihai bildirimi yoluyla yalnızca ilgili
üretici/ihracatçı firmalar ile paylaşılmaktadır. Diğer yandan, eldeki mevcut verilere göre
yapılan hesaplama ise bu bölümde sunulan bilgilerin gizliliği de gözetilerek Mevzuata uygun
bir şekilde açıklanmıştır.
3.2 Tayland için normal değerin belirlenmesi
(1) Ta yland’da yerleşik üretici/ihracatçıların işbirliğinde bulunmaması dolayısıyla normal
değer Yönetmeliğin 26 ncı maddesi uyarınca eldeki mevcut verilere göre Türkiye'de benzer
malın alt tiplerinin ortalama birim imalat maliyetine genel, idari ve satış giderl eri ile makul
bir kârın eklenmesiyle oluşturulmuştur. Normal değerin tespitinde, ihracatçı firma lehine
ayarlamalar yapılmıştır.
3.3 ÇHC için normal değerin belirlenmesi
(1) ÇHC için normal değer, Yönetmeliğin 7 nci maddesi çerçevesinde, emsal ülke olarak
değerlendirilen Türkiye’de benzer malın alt tiplerinin ortalama birim imalat maliyetine genel,
idari ve satış giderleri ile makul bir kârın eklenmesiyle oluşturulmuştur. Normal değerin
tespitinde, ihracatçı firma lehine ayarlamalar yapılmıştır.
3.4 İhraç fiyatlarının belirlenmesi
(1) İhraç fiyatı, Türkiye’ye ihracat amacıyla satılan soruşturma konusu ürün için fiilen
ödenmiş olan veya ödenmesi gereken fiyat temelinde tespit edilmiştir. Bu çerçevede,
soruşturma konusu ülkelerde yerleşik üretici/ihracatçıla rın işbirliğinde bulunmaması üzerine,
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verileri esas alınarak SD için soruşturma konusu ürünün alt
tiplerinin soruşturma konusu ülkelerden gerçekleşen ortalama birim CIF ithalat fiyatlarından
birim sigorta ve birim navlun gi derleri düşülerek elde edilen FOB birim ithalat fiyatı ihraç
fiyatı olarak kabul edilmiştir.
(2) Soruşturma konusu ürünün ithalatçılarından biri nihai bildirim raporuna ilişkin sunduğu
görüşlerinde, nihai bildirim raporundan ihraç fiyatının tespitine ilişk in olarak soruşturma
konusu ürüne yönelik yürürlükte bulunan gözetim uygulamalarının dikkate alınıp alınmadığı
hususunda bilgi bulunmadığını ifade etmiştir. Soruşturma konusu ürünün ihraç fiyatlarının
tespitinde soruşturma konusu ürünün tabi olduğu ilgili Mevzuat hükümleri dikkate alınmıştır.
3.5 Fiyat karşılaştırması
(1) Adil bir karşılaştırmanın yapılabilmesini teminen, normal değer ile ihraç fiyatı mümkün
olduğu ölçüde fabrika çıkış aşamasına getirilerek aynı ticari aşamada karşılaştırılmıştır. FOB
temelindeki ihraç fiyatı fabrika çıkış aşamasındaki değer olarak dikkate alınmıştır. Bu
bağlamda, oluşturulmuş normal değer ile FOB ihraç fiyatı, ihracatçı firmaların lehine olacak
şekilde aynı ticari aşamada kabul edilmiştir.
(2) Soruşturma konusu ürünün it halatçılarından biri nihai bildirim raporuna ilişkin sunduğu
görüşlerinde, normal değer hesabı kapsamında soruşturma konusu tüm ürün grubu için tek bir
maliyet hesabı yapıldığı ve normal değer olarak sadece bir ürünün karşılaştırmaya esas
alındığını iddia ederek, adil karşılaştırma ilkesinin ihlal edildiğini ifade etmiştir. Normal
değerin tespiti soruşturma konusu ürünün alt tipleri temelinde ayrı ayrı yapılmıştır. Söz
konusu normal değerler, aynı şekilde soruşturma konusu ürünün alt tipleri temelinde
belirlenen ihraç fiyatlarıyla karşılaştırılmıştır. Bu kapsamda, damping marjları, soruşturma
konusu ürünün alt tipleri temelinde tespit edilen normal değerlerin ağırlıklı ortalaması ile
FOB ihraç fiyatlarının ağırlıklı ortalamasının karşılaştırılması suretiyle hesaplanmıştır.
3.6 Damping marjları
(1) Yönetmeliğin 11 inci maddesi çerçevesinde damping marjları, soruşturma konusu ürün
için tespit edilen ağırlıklı ortalama normal değer ile ağırlıklı ortalama FOB ihraç fiyatının
karşılaştırılması suretiyle hesaplanmı ştır. Bu kapsamda, CIF değerin yüzdesi olarak
hesaplanan damping marjları, Tayland için %33,11; ÇHC için ise %23,67’dir.
4. ZARARA İLİŞKİN BELİRLEMELER
4.1 Genel açıklamalar
(1) Yönetmeliğin 17 nci maddesi çerçevesinde, soruşturma konusu ülkeler menşeli
soruşturma konusu ürün ithalatının hacminde mutlak veya Türkiye tüketimine oranla nispi
olarak artış olup olmadığı, dampingli ithalatın fiyatları ve bu fiyatların yerli üretim dalının
fiyatları üzerindeki etkisini görmek için fiyat kırılması ile fiyat baskıs ı ve yerli üretim dalının
ekonomik göstergeleri incelenmiştir. Söz konusu inceleme için işbu raporun 1.4 maddesinde
belirtilen zarar inceleme dönemi esas alınmıştır. İthalatın gelişiminin incelenmesinde, TÜİK
verileri kullanılmıştır.
(2) Soruşturma konusu ürünün ithalatçılarından biri nihai bildirim raporuna ilişkin sunduğu
görüşlerinde, ithalat verilerinin incelenmesinde hangi GTİP’lerin kullanıldığı bilgisi ile
soruşturma konusu ürünün ithalat istatistiklerinin TÜİK tarafından kilogram biriminde
tutulması dolayısıyla, adet birimi temelindeki istatistikî veriye nasıl ulaşıldığının açıklanması
gerektiğini ifade etmiştir. Soruşturma konusu ürün ithalatının incelenmesinde, işbu raporun
2.1. maddesindeki soruşturma konusu ürüne ait GTİP’ler kullanılmıştır. Diğe r taraftan, işbu
soruşturma kapsamında ithalat verileri kullanılarak gerçekleştirilen inceleme ve tespitler,
zarar inceleme ve soruşturma dönemlerindeki ithalat beyannameleri temelinde adet birimi
üzerinden gerçekleştirilmiştir.
4.2 Ürünün genel ithalatının mutlak gelişimi ve fiyatları
(1) Soruşturma konusu ürünün 2016 yılında 11.828.836 adet olan genel ithalat miktarı, 2017
yılında 15.954.509 adede yükselirken, 2018 yılında 13.352.055 adede; SD’de ise 11.575.446
adede düşmüştür.
(2) Genel ithalat değer ol arak incelendiğinde, 2016 yılında 9.949.950 ABD Doları, 2017
yılında 11.984.828 ABD Doları, 2018 yılında 10.997.578 ABD Doları ve SD’de 7.963.874
ABD Doları seviyesinde gerçekleştiği görülmüştür.
(3) Söz konusu ithalatın birim fiyatları incelenen yıllar ve SD itibariyle sırasıyla, 0,84 ABD
Doları/Adet, 0,75 ABD Doları/Adet, 0,82 ABD Doları/Adet ve 0,69 ABD Doları/Adet olarak
gerçekleşmiştir
4.3 Soruşturma konusu ithalatın mutlak gelişimi ve fiyatları
(1) Tayland’dan 2016 yılında miktar temelinde 5.545.186 adet olarak gerçekleştirilen
soruşturma konusu ürün ithalatı, 2017 yılında 8.888.778 adede yükselirken, 2018 yılında
7.644.102 adede; SD’de ise 6.505.064 adede gerilemiştir. Değer olarak bakıldığında, bahse
konu ülke menşeli ithalatın 2016 yılında 1.756.748 ABD Doları, 2017 yılında 2.050.852 ABD
Doları, 2018 yılında 1.827.459 ABD Doları, SD’de 1.143.152 ABD Doları olarak
gerçekleştiği gözlenmiştir. Tayland’ın genel ithalat içinde miktar temelindeki payı 2016
yılında 46,88%, 2017 yılında 55,71%, 2018 yılında 57,25% ve SD’de 56,20% olmuştur.
Mezkur ülkeden yapılan ithalatın birim fiyatları incelendiğinde, 2016 yılında 0,32 ABD
Doları/Adet olan birim fiyat, 2017 yılında 0,23 ABD Doları/Adet’e gerilerken, 2018 yılında
0,24 ABD Doları/Adet’e yükselmiş, SD’de ise 0,18 ABD Doları/Adet’e düşmüştür.
(2) ÇHC’den gerçekleştirilen soruşturma konusu ürün ithalatına bakıldığında, söz konusu
ülkeden 2016 yılında miktar temelinde 3.346.045 adet olarak gerçekleştirilen ithalat, 2017
yılında 3.796.952 adede yükselmekle birlikt e 2018 yılında 2.152.717 adede; SD’de ise
2.033.100 adede gerilemiştir. Değer olarak incelendiğinde, 2016 yılında 2.528.894 ABD
Doları olan söz konusu ülke menşeli ithalatın, 2017 yılında 2.264.583 ABD Doları, 2018
yılında 1.862.748 ABD Doları ve SD’de 1.4 37.684 ABD Doları olarak gerçekleştiği
görülmektedir. Bahse konu ülke menşeli ithalatın genel ithalat içindeki payı ise, 2016 yılında
28,29%, 2017 yılında 23,80%, 2018 yılında 16,12% ve SD’de 17,56% olarak gerçekleşmiştir.
ÇHC menşeli soruşturma konusu ürün ithalatının birim fiyatları, 2016 yılında 0,76 ABD
Doları/Adet iken, 2017 yılında 0,67 ABD Doları/Adet’e gerilemiş, 2018 yılında 0,87 ABD
Doları/Adet’e yükselirken, SD’de 0,71 ABD Doları/Adet’e düşmüştür.
4.4 Diğer ülkelerden ithalatın mutlak gelişimi ve fiyatları
(1) Soruşturma konusu ülkeler haricindeki ülkeler men şeli ithalatın gelişimi incelendiğinde,
2016 yılında 2.937.605 adet olan ithalat miktarı, 2017 yılında 3.268.779 adede; 2018 yılında
ise 3.555.236 adede yükselirken, SD’de 3.037.282 adede gerilemiştir. Değer olarak
bakıldığında, söz konusu ithalat 2016 yıl ında 5.664.307 ABD Doları, 2017 yılında 7.669.394
ABD Doları, 2018 yılında 7.307.370 ABD Doları ve SD’de 5.383.038 ABD Doları olarak
gerçekleşmiştir.
(2) Üçüncü ülkeler menşeli ithalatın genel ithalat içinde miktar temelindeki payı, 2016 yılında
24,83% ik en, 2017 yılında 20,49%’a gerilemiş, 2018 yılında 26,63%’e yükselmiş, SD’de
26,24%’e düşmüştür.
(3) Bahse konulu ithalatın birim fiyatları incelendiğinde, 2016 yılında 1,93 ABD Doları/Adet
olan birim fiyatın, 2017 yılında 2,35 ABD Doları/Adet’e yükseldiğ i, 2018 yılında 2,06 ABD
Doları/Adet’e; SD’de ise 1,77 ABD Doları/Adet’e gerilediği gözlenmiştir.
4.5 İthalatın nispi gelişimi
(1) Soruşturma konusu ithalatın nispi olarak gelişimini görebilmek için, soruşturma konusu
ülkelerden gerçekleştirilen ithalatın toplam Türkiye benzer mal tüketimi içindeki payları
incelenmiştir. Bu bağlamda, öncelikle yerli üretim dalı ve diğer yerli üreticilerin yurt içi satış
miktarları ile genel ithalat miktarı toplanarak ilgili dönemlerde Türkiye toplam benzer mal
tüketimi eld e edilmiştir. Söz konusu yurt içi satış miktarlarının ve soruşturma konusu
ülkelerden gerçekleştirilen ithalat miktarlarının toplam tüketime oranlanmasıyla da pazar
payları hesaplanmıştır. İncelenen veriler 2016 yılı 100 birim olacak şekilde endekslenmiştir.
(2) Buna göre, 2016 yılında 100 birim olan yurt içi tüketim endeksi, 2017 yılında 121 birime
yükselirken, 2018 yılında 112 birime; SD’de ise 92 birime gerilemiştir.
(3) Tayland menşeli soruşturma konusu ürün ithalatının pazar payı endeksi, 2016 yılında 100
birim iken, 2017 yılında 133 birime yükselmiş, 2018 yılında 123 birime gerilemiş, SD’de 127
birime yükselmiştir. ÇHC menşeli ithalatın pazar payı endeksi ise 2016 yılında 100 birim
olarak kabul edildiğinde, 2017 yılında 94 birime; 2018 yılında 57 birime gerilerken, SD’de 66
birime yükselmiştir. Soruşturma konusu ülkelerin pazar payları birlikte değerlendirildiğinde,
2016 yılında 100 birim olan endeks değeri, 2017 yılında 118 birime yükselmiş, 2018 yılında
98 birime gerilemiş, SD’de ise 104 birime yükselmiştir.
(4) Soruşturma konusu ülkeler haricindeki ülkeler menşeli ithalatın pazar payına bakıldığında,
2016 yılında 100 birim olan söz konusu pazar payının, 2017 yılında 92 birime gerilediği;
2018 yılında 108 birime; SD’de ise 112 birime yükseldiği görülmüştür.
(5) Yerli üretim dalının 2016 yılında 100 birim olan pazar payı endeksi, 2017 yılında 82
birime; 2018 yılında 73 birime gerilemiş, SD’de ise 75 birime yükselmiştir.
4.6 Fiyat kırılması ve baskısı
(1) Yönetmeliğin 17 nci maddesinin ilgili hükümleri ç erçevesinde, dampingli ithalatın yerli
üretim dalının yurt içi satış fiyatları üzerindeki etkisi değerlendirilirken fiyat kırılması ve fiyat
baskısı incelenmiştir.
(2) Fiyat kırılması, soruşturma konusu ithal ürünün Türkiye pazarına giriş fiyatının yerli
üretim dalının yurt içi birim satış fiyatının yüzde olarak ne kadar altında kaldığını
göstermektedir. Fiyat kırılması hesaplanırken, yerli üretim dalının yıllık ortalama yurt içi
birim satış fiyatı ile soruşturma konusu ürünün Türkiye pazarına ağırlıklı ort alama giriş fiyatı
karşılaştırılmıştır. İthal ürünün Türkiye pazarına ağırlıklı ortalama giriş fiyatı tespit edilirken,
mevzuattan kaynaklanan tüm yükümlülükler dikkate alınarak, CIF ithalat birim fiyatının
üzerine gümrük vergisi, ilave gümrük vergisi ve gümrükleme masrafları (CIF ithalat
kıymetinin %3’ü) eklenmiştir.
(3) Bu çerçevede, SD’de Tayland menşeli ithalatın Türkiye pazarına giriş fiyatının yerli
üretim dalının yurt içi satış fiyatını %XXX,X oranında; ÇHC menşeli ithalatın Türkiye
pazarına giriş fiyatının ise %X,X oranında kırdığı belirlenmiştir.
(4) Fiyat baskısı ise, ithal ürünün Türkiye pazarına giriş fiyatının yerli üretim dalının benzer
üründeki ticari maliyeti ve makul kâr oranı dikkate alınarak tespit edilen olması gereken yurt
içi satış fiyatının yüzde olarak ne kadar altında kaldığını göstermektedir. İthal ürünün Türkiye
pazarına ağırlıklı ortalama giriş fiyatı tespit edilirken, mevzuattan kaynaklanan tüm
yükümlülükler dikkate alınarak, CIF ithalat birim fiyatının üzerine gümrük vergisi, il ave
gümrük vergisi ve gümrükleme masrafları (CIF ithalat kıymetinin %3’ü) eklenmiştir. Elde
edilen ithalat birim fiyatı ile yerli üreticinin ticari maliyetlerine makul kâr oranı (%20)
eklenerek bulunan olması gereken yurt içi satış fiyatı karşılaştırılmıştır.
(5) Bu çerçevede, SD’de Tayland menşeli ithalatın Türkiye pazarına giriş fiyatının yerli
üretim dalının olması gereken yurt içi satış fiyatını %XXX,X oranında; ÇHC menşeli ithalatın
Türkiye pazarına giriş fiyatının ise %X,X oranında baskıladığı tespit edilmiştir.
(6) Soruşturma konusu ürünün ithalatçılarından biri nihai bildirim raporuna ilişkin sunduğu
görüşlerinde, ithal ürünün Türkiye pazarına ağırlıklı ortalama giriş fiyatı tespit edilirken CIF
ithalat birim fiyatının üzerine gümrük vergisi, ilave gümrük vergisi ve gümrükleme masrafları
olarak CIF ithalat kıymetinin %3’ü oranında bir tutarın eklendiğini belirterek söz konusu
oranın eksik olduğunu ifade etmiştir. Ancak, işbu raporun 4.6. maddesinin 4 üncü paragrafta
ifade edilen CIF ithalat kıymetinin %3’ü oranı yalnızca gümrükleme masraflarına ilişkindir.
Söz konusu Türkiye pazarına ağırlıklı ortalama giriş fiyatının tespitinde, CIF ithalat birim
fiyatının üzerine gümrük vergisi ve ilave gümrük vergisine ilişkin ilgili oranlar ayrıca
eklenmiştir.
(7) Soruşturma konusu ürünün ithalatçılarından biri nihai bildirim raporuna ilişkin sunduğu
görüşlerinde, sektör dinamikleri ve zayıflayan talep koşullarıyla beraber daralan kar marjları
dikkate alındığında makul kâr oranının %20 olarak tespit edilmesine itir azda bulunmuştur.
Makul kâr oranı, ilgili tarafların sunduğu veriler çerçevesinde sektör koşulları dikkate alınarak
yapılan değerlendirme sonucunda tespit edilmiştir.
4.7 Yerli üretim dalının ekonomik göstergeleri
(1) Yerli üretim dalının ekonomik gösterg eleri, yerli üretim dalının zarar inceleme dönemine
ait verileri esas alınarak incelenmiştir. Söz konusu döneme ilişkin yapılan zarar analizindeki
eğilimin sağlıklı bir şekilde incelenebilmesi amacıyla Türk Lirası temelindeki veriler on iki
aylık ortalama Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) kullanılarak enflasyondan arındırılmış ve böylece
ulaşılan reel değerler 2016 yılı 100 birim olacak şekilde endekslenmiştir.
(2) Soruşturma konusu ürünün ithalatçılarından biri nihai bildirim raporuna ilişkin sunduğu
görüşlerinde, zarar incelemesinin tam yapılabilmesi için, yerli üretim dalı dışındaki diğer yerli
üreticilerin ekonomik göstergelerine ilişkin verilerin de zarar incelemesine dâhil edilmesi
gerektiğini ifade etmiştir. İşbu soruşturmada gerçekleştirilen zarar inceleme sinde, Mevzuat
kapsamında işbu raporun 1.3. maddesinde yerli üretim dalını temsil niteliğini haiz olduğu
tespit edilen yerli üreticinin verileri kullanılarak yapılmıştır.
a) Üretim, kapasite ve kapasite kullanım oranı (KKO)
(1) Yerli üretim dalının soruşt urma konusu ürün için 2016 yılında 100 birim olan üretim
miktar endeksi, 2017 yılında 69 birime gerilemiş, 2018 yılında ise 82 birime yükselmekle
birlikte, SD’de 58 birime gerilemiştir.
(2) Yerli üretim dalının 2016 yılı için 100 birim kabul edilen üretim kapasitesi endeksi, 2017
yılında 117 birime yükselmiş, 2018 yılı ve SD’de 117 olarak sabit kalmıştır. KKO endeksi
ise, 2016 yılında 100 birim iken, 2017 yılında 59 birime düşmüş, 2018 yılında 70 birime
yükselmiş; ancak, SD’de 49 birime düşmüştür.
b) Yurt içi satışlar
(1) 2016 yılında 100 birim olarak kabul edilen yurt içi satış miktarı endeksi 2017 yılında 99
birime; 2018 yılında 82 birime; SD’de 69 birime gerilemiştir.
c) Yurt içi fiyatlar
(1) Yerli üretim dalının soruşturma konusu ürün için yurt içi sat ış fiyatı endeksi 2016 yılında
100 birim, 2017 yılında 101 birim, 2018 yılında 99 birim, SD’de 95 birim olarak
gerçekleşmiştir.
ç) İhracat
(1) Yerli üretim dalının ihracat miktar endeksi 2016 yılında 100 birim iken, 2017 yılında 144
birim, 2018 yılında 143 birim ve SD’de 126 birim olarak gerçekleşmiştir.
d) Pazar payı
(1) Yerli üretim dalının 2016 yılında 100 birim olan pazar payı endeksi, 2017 yılında 82
birime; 2018 yılında 73 birime gerilemiş, SD’de ise 75 birime yükselmiştir.
e) Maliyet
(1) Yerli üretim dalının ilgili üründe ağırlıklı ortalama birim ticari maliyet endeksi 2016 birim
iken, 2017 yılında 112 birime yükselmiş, 2018 yılında 107 birime gerilemiş, SD’de ise 111
birime yükselmiştir.
f) Kârlılık
(1) Yerli üretim dalının ilgili üründe ticari maliy etleri ve ortalama yurt içi satış fiyatları
dikkate alınarak hesaplanan yurt içi ürün birim kârlılık endeksi 2016 yılında 100 birim iken,
2017 yılında 70 birime düşmüş, 2018 yılında 78 birime yükselmekle birlikte, SD’de 48 birime
düşmüştür.
g) Stoklar
(1) Yerli üretim dalının ilgili üründeki stok verileri incelendiğinde 2016 yılında 100 birim
olan stok miktar endeksi, 2017 yılında 19 birime gerilerken, 2018 yılında 62 birime
yükselmiş, SD’de ise 46 birime gerilemiştir.
ğ) İstihdam
(1) Yerli üretim dalının 2 016 yılında 100 birim olarak kabul edilen soruşturma konusu ürün
üretiminde çalışan doğrudan işçi sayısı endeksi, 2017 yılında 101, 2018 yılında 105 ve SD’de
108 birim olarak gerçekleşmiştir.
h) Ücretler
(1) 2016 yılında 100 birim olarak kabul edilen aylık brüt işçi ücreti endeksi, 2017 yılında 93
birime; 2018 yılında 73 birime; SD’de 72 birime düşmüştür.


ı) Verimlilik
(1) Soruşturma konusu ürün üretimde çalışan işçi başına düşen üretim miktarını gösteren
verimlilik endeksi 2016 yılında 100 iken, 2017 yıl ında 68 birime gerilemiş, 2018 yılında 78
birime yükselmekle birlikte, SD’de 54 birime gerilemiştir.
i) Ürün nakit akışı
(1) Soruşturma konusu üründe sağlanan (hasıla - üretim değeri - faaliyet ve finansman
giderleri + ürün amortismanı) nakit akışı endek si ise, 2016 yılında 100 birim kabul
edildiğinde, 2017 yılında 113 birime yükselirken, 2018 yılında 46 birime; SD’de 31 birime
düşmüştür.
j) Büyüme
(1) Yerli üretim dalının bütün faaliyetleri ile ilgili olarak aktif büyüklüğü 2016 yılında 100
birim iken, 2 017 yılında 117 birime yükselirken, 2018 yılında 106 birime; SD’de 84 birime
gerilemiştir.
k) Sermaye artışı
(1) Yerli üretim dalının 2016 yılında 100 birim olarak kabul edilen öz sermaye endeksi 2017
yılında 163 birim, 2018 yılında 120 birim ve SD’de 83 birim olarak gerçekleşmiştir.
l) Yatırımlar
(1) Yerli üretim dalının bütün faaliyetlerini kapsayan yenileme yatırımlarına ilişkin endeks
2016 yılında 100 birim iken 2017 yılında 209 birime yükselmiş, 2018 yılımda 63 birime;
SD’de 43 birine düşmüştür.
(2) Yerli üretim dalının 2016 yılında 100 birim olan tevsi yatırım endeksi ise 2017 yılında
2.116 birime yükselmiş, 2018 yılında 176 birime gerilemiş, SD’de 498 birime yükselmiştir.
m) Yatırımların geri dönüş oranı
(1) Yerli üretim dalının bütün faaliyetlerine ilişkin yatırımların geri dönüş oranı (kâr/aktifler)
endeksi 2016 yılında 100 birim iken, 2017 yılında -23 birim, 2018 yılında -44 birim ve SD’de
-183 birim olarak gerçekleşmiştir.
4.8 Yerli üretim dalının ekonomik göstergelerinin değerlendirilmesi
(1) Yerli üretim dalının zarar inceleme dönemindeki ekonomik göstergeleri incelendiğinde,
üretim, yurt içi satışlar, verimlilik, ürün nakit akışı ve KKO gibi temel ekonomik
göstergelerinin SD’de bir önceki yıla göre kötüleştiği gözlenmiştir. Yerli üretim dalının
soruşturma konusu üründeki toplam kapasitesi soruşturma konusu ürününün Türkiye
tüketiminin tamamını karşılayabilecek seviyede olmasına rağmen, incelenen dönemde yerli
üretim dalı kapasitesinin önemli seviyede altında faaliyet göstermiştir. Bunun yanı sıra , yerli
üretim dalının pazar payı SD’de, 2016 temel yılına göre düşüş kaydetmiştir. Yatırımların geri
dönüş oranı göstergesi ise zarar inceleme dönemi boyunca negatif seyretmiştir.
(2) Yerli üretim dalının yurt içi satışlardan kârlılığı incelendiğinde, zar ar inceleme dönemi
genelinde yerli üretim dalının ticari maliyetlerindeki artışı yurt içi satış fiyatlarına makul bir
şekilde yansıtamadığı ve söz konusu kârlılığın SD’de hem bir önceki yıla göre hem 2016
temel yılına göre düşüş gösterdiği tespit edilmiştir.
(3) Bununla birlikte, yerli üretim dalının bazı ekonomik göstergelerinde olumlu bir seyir
gözlenmiştir. Yerli üretim dalının soruşturma konusu ürüne ilişkin stok miktarı SD’de hem bir
önceki yıla göre hem de 2016 temel yılına göre azalmıştır. Benzer şe kilde, stok çevrim hızı
artış kaydetmiş, direk işçi sayısı da zarar inceleme döneminin geneli itibariyle yükseliş
eğiliminde olmuştur.
4.9 Zarara İlişkin Değerlendirme
(1) Yönetmeliğin 17 nci maddesi çerçevesinde, zarara ilişkin değerlendirme dampingli
ithalatın mutlak ve nispi gelişimi ve bu ithalatın iç piyasadaki benzer mal fiyatları ile yerli
üretim dalının ekonomik göstergeleri üzerindeki etkilerini içermektedir.
(2) Tayland ve ÇHC menşeli soruşturma konusu ürün ithalatı, mutlak olarak, 2016 -2017
yılları arasındaki artış haricinde zarar inceleme döneminde düşüş eğilimindedir. Bununla
birlikte, ithalatın yurt içi tüketime oranla nispi gelişimi çerçevesinde değerlendirildiğinde,
Tayland menşeli ithalatın pazar payı SD’de bir önceki yıla göre %3,37; ÇHC menşeli ithalatın
pazar payı ise aynı dönemde %14,72 oranında artış göstermiştir. Tayland ve ÇHC menşeli
ithalatın pazar payları birlikte değerlendirildiğinde, SD’de bir önceki yıla göre %5,86
oranında artış kaydettiği tespit edilmiştir. Aynı dönemde, yer li üretim dalının pazar payındaki
artış ise %3,47 oranındadır.
(3) Soruşturma konusu ürünün ithalatçılarından biri nihai bildirim raporuna ilişkin sunduğu
görüşlerinde, yerli üretim dalının pazar payını soruşturma konusu ülkelerin pazar payına karşı
değil, diğer yerli üreticilerin pazar payına karşı kaybettiğini ifade etmiştir. Ancak, diğer yerli
üreticilerin pazar payı SD’de, 2016 temel yılına göre artış kaydetmekle birlikte bir önceki yıl
olan 2018 yılına göre ise düşüş göstermiştir. Bununla birlikte, sor uşturma konusu ülkelerin
pazar payının SD’de bir önceki yıla göre artış kaydettiği gözlenmiştir.
(4) Tayland menşeli soruşturma konusu ürün ithalatının birim fiyatı, SD’de bir önceki yıla
göre %26, 2016 temel yılına göre %45; ÇHC menşeli ithalatın birim fi yatı ise SD’de bir
önceki yıla göre %18, 2016 temel yılına göre ise %6 oranında düşüş kaydetmiştir.
Soruşturma konusu ülkelerden gerçekleştirilen ithalatın birim fiyatlarının yerli üretim dalının
iç piyasa satış fiyatları üzerindeki etkisini görebilmek iç in fiyat kırılması ve fiyat baskısı
hesabı yapılmış olup, bahse konu ülkeler menşeli ithalatın birim fiyatlarının SD’de yerli
üretim dalının iç piyasa fiyatlarını kırdığı ve baskı altında tuttuğu tespit edilmiştir.
(5) Zarar inceleme döneminde, yerli üreti m dalının bazı ekonomik göstergelerindeki olumlu
seyre rağmen, üretim, yurt içi satışlar, yurt içi satışlardan ürün kârlılığı, verimlilik, ürün nakit
akışı, KKO ve yatırımların geri dönüş oranı gibi temel ekonomik göstergelerinde kötüleşme
gözlenmiştir. Ay rıca, soruşturma konusu ülkeler menşeli ithalat için tespit edilen damping
marjlarının seviyelerinin, ihmal edilebilir oranın önemli düzeyde üzerinde olduğu
değerlendirilmiştir. Anti -Damping Anlaşmasının 3 üncü maddesinin dördüncü fıkrası ile
Yönetmeliğin 17 nci maddesinin 4 üncü ve son fıkralarında da belirtildiği üzere dampingli
ithalatın yerli üretim dalı üzerindeki etkisinin analizi kapsamında incelenen etkenlerin biri
veya birkaçının mutlak anlamda belirleyici bir yargıya temel teşkil etmeyebileceği gö z
önünde bulundurularak, söz konusu faktörler bir bütünlük içinde değerlendirmeye alınmıştır.
(6) Soruşturma konusu ürünün ithalatçılarından biri soru formu cevabında, zarar inceleme
döneminde yerli üretim dalının birim finansman giderinin önemli seviyede arttığını, bu
durumun firmanın kendi içsel sorunlarından kaynaklandığını ifade etmiştir. Yerli üretim
dalının finansman giderlerine ilişkin değerlendirme, firmanın yalnızca üretimi ile
ilişkilendirilebilecek finansman giderleri bağlamında yapılmıştır. Diğe r taraftan, yerli üretim
dalında zarara ilişkin değerlendirmelerde ilgili tüm faktörler birlikte dikkate alınmakta olup
söz konusu etkenlerin birinin zarar analizi anlamında mutlak belirleyici bir yargıya temel
teşkil etmemektedir.

(7) Soruşturma konusu ü rünün ithalatçılarından biri nihai bildirim raporuna ilişkin sunduğu
görüşlerinde, maddi zarar yaşadığını iddia eden yerli üretim dalının yeni yatırımlara, kapasite
artışına ve işçi artışına girişmesinin mümkün olmadığını belirtmiştir. Söz konusu ithalatçı
ayrıca, firmanın finansman giderlerinde olağan dışı artışlar gerçekleştiğini ifade etmiştir. 2016
temel yılında finansman giderinin mutlak olarak düşük seviyede olmasından kaynaklı olarak,
finansman giderlerindeki endeks değerleri temelinde gözlemlenen ar tışların baz etkisi
dolayısıyla yüksek seviyelerde gerçekleştiği değerlendirilmektedir. Diğer taraftan, firmanın
yatırımlarında gerçekleşen önemli seviyedeki artışın finansman giderlerindeki artışı etkileyen
bir faktör olduğu değerlendirilmektedir. Bununla birlikte yerli üretim dalı, dampingli ithalatın
etkisi nedeniyle zarar inceleme döneminde yatırımların beklenen etkisini tam olarak
görememiş, üretimini arttırarak birim ticari maliyetlerini düşürmek şeklindeki ölçek
ekonomisinden faydalanamamıştır. Yerl i üretim dalı ayrıca yapılan yatırımlara rağmen,
dampingli ithalat dolayısıyla üretim miktarını arttıramadığından düşük seviyelerde seyreden
kapasite kullanım oranı daha da gerilemiş, yatırımların beklenen etkisini tam olarak
görememiştir. Öte yandan, söz konusu iddiaya konu işçi sayısı artışının sınırlı düzeyde kaldığı
görülmektedir.
5. DAMPİNGLİ İTHALAT İLE ZARAR ARASINDAKİ NEDENSELLİK BAĞI
5.1 Dampingli İthalatın Zarar Üzerindeki Etkisi
(1) Soruşturma konusu ülkeler menşeli ithalatın dampingli olduğu iş bu raporun 3 üncü
bölümünde tespit edilmiştir.
(2) SD’de soruşturma konusu ülkelerden yapılan soruşturma konusu ürün ithalatının nispi
olarak bir önceki yıla göre arttığı görülmektedir. Ayrıca, Tayland ve ÇHC menşeli ithalat
birlikte değerlendirildiğinde, SD’de 2016 temel yılına göre de nispi artış söz konusu
olmaktadır. Soruşturma konusu ülkelerin birlikte değerlendirilen pazar paylarında SD’de bir
önceki yıla göre gerçekleşen artış oranı, aynı dönemde yerli üretim dalının pazar payında
kaydedilen artıştan daha fazla olmuştur. Bunun yanı sıra, bahse konu ülkelerden yapılan
ithalatın birim fiyatlarının, SD’de hem bir önceki yıla göre hem de 2016 temel yılına göre
düştüğü tespit edilmiştir.
(3) Soruşturma konusu ülkeler menşeli soruşturma konusu ürün ithalatı nın birim fiyatlarının
yerli üretim dalının iç piyasa satış fiyatlarını kırdığı ve baskı altında tuttuğu tespit edilmiştir.
(4) Zarar inceleme döneminde yerli üretim dalının üretim, yurt içi satışlar, yurt içi satışlardan
ürün kârlılığı, verimlilik, ürün n akit akışı, KKO ve yatırımların geri dönüş oranı gibi temel
ekonomik göstergelerinde kötüleşme gözlenmiştir.
(5) Yukarıdaki tespitler ışığında, dampingli olduğu tespit edilen soruşturma konusu ülkeler
menşeli ithalatın miktar ve fiyat etkisinin, yerli üret im dalı üzerinde zarara neden olduğu
değerlendirilmiştir. Ayrıca, dampingli olduğu tespit edilen ithalatın miktar ve fiyat etkisi ile
yerli üretim dalının ekonomik göstergelerinde meydana gelen kötüleşmenin, ikisi arasındaki
illiyet bağının mevcudiyetini gösterir nitelikte eşzamanlı olarak gerçekleştiği tespit edilmiştir.
5.2 Zarara neden olabilecek diğer unsurlar
(1) Yönetmeliğin 17 nci maddesi ile Anti -Damping Anlaşması’nın 3.5 inci maddesi
hükümleri uyarınca, dampingli ithalatın dışında yerli üretim dalı nda zarara neden olabileceği
düşünülen diğer bilinen unsurlar incelenmiştir. Bu kapsamda, dampingli olmayan ithalatın
hacmi ve fiyatları, talepteki daralma veya tüketim kalıplarındaki değişmeler, teknolojideki
gelişmeler, yerli üretim dalının ihracat perfo rmansı ile verimliliği hususları
değerlendirilmiştir.
(2) Soruşturma konusu ülkeler haricindeki ülkeler menşeli ithalat miktarı SD’de mutlak
olarak bir önceki yıla göre azalış kaydetmiştir. Söz konusu ithalat nispi olarak ise aynı
dönemde %3,77 oranında ar tış kaydetmiştir. Bununla birlikte, bahse konu üçüncü ülkeler
menşeli ithalatın birim fiyatlarının, soruşturma konusu ülkeler menşeli ithalatın birim
fiyatlarının önemli seviyede üzerinde seyrettiği gözlenmiştir. Bu çerçevede, üçüncü ülkeler
menşeli soruşt urma konusu ürün ithalatının talebi arttırabilecek fiyatlarla yapılmadığı
değerlendirilmektedir.
(3) Soruşturma konusu ürüne ait Türkiye pazarı SD’de hem bir önceki yıla göre hem de 2016
temel yılına göre daralmakla birlikte, söz konusu düşüş eğiliminin ke skin bir nitelik arz
etmediği değerlendirilmektedir. Öte yandan, soruşturma konusu ürünün genel itibariyle
kullanım alanı ve kullanıcı algılamasının aynı kaldığı ve dolayısıyla tüketim eğiliminde bir
değişiklik olmadığı değerlendirilmektedir.
(4) Yerli üre tim dalının, soruşturma konusu ürünün temel tiplerinin üretimine ilişkin
teknolojik yeterliliğe sahip olduğu ve genel olarak, soruşturma konusu ürünün temel üretim
teknolojisinde incelenen dönem itibariyle söz konusu ürün talebine önemli düzeyde etki
edecek kayda değer bir değişikliğin yaşanmadığı değerlendirilmiştir.
(5) Yerli üretim dalının ihracat performansı incelendiğinde, yerli üretim dalının yurt dışı
satışlardan ürün karlılığının 2016 yılı haricinde negatif olarak gerçekleştiği ve ihracat
miktarının SD’de bir önceki yıla göre düştüğü gözlenmekle birlikte, söz konusu miktarın
2016 temel yılına göre artış kaydettiği tespit edilmiştir.
(6) Yerli üretim dalının verimliliği zarar inceleme döneminde dalgalı bir seyir izlemekle
birlikte SD’de düşüş kaydetmi ştir. Bununla birlikte, söz konusu durumun başlı başına
dampingli ithalat ile yerli üretim dalı üzerinde oluşan zarar arasında tespit edilen illiyet bağını
ortadan kaldıracak mahiyette olmadığı değerlendirilmektedir.
(7) Bu çerçevede, bilinen diğer unsurla rın damping ile zarar arasındaki illiyet bağını ortadan
kaldıracak nitelikte olmadığı değerlendirilmektedir.
6. SONUÇ
(1) Yürütülen soruşturma sonucunda, ÇHC ve Tayland menşeli soruşturma konusu ürün
ithalatının dampingli olduğu ve yerli üretim dalında zarara neden olduğu tespit edilmiştir.
(2) Bu çerçevede, soruşturma neticesinde ulaşılan tespitler i değerlendiren Kurul’un kararı ile
kamu yararı ilkesi çerçevesinde Kanunun 13 üncü maddesi nin birinci fıkrası uyarınca daha az
oranlı önlem uygulanması temelind e aşağıdaki tabloda GTİP’i, eşya tanımı ve menşe ülkeleri
belirtilen eşyanın Türkiye’ye ithalatında aşağıdaki tabloda gösterilen oranlarda dampinge
karşı kesin önlemlerin uygulanmasına karar verilmiştir.







GTİP Eşyanın Tanımı Menşe Ülke
Dampinge Karşı
Önlem
(CIF Bedelin %)
3923.21.00.00.11 Yalnız, plastikten mamul emzik, biberon
ve diğer bebek beslenme, emzirme ve
bakım ürünleri (mama kabı, çatal -kaşık
seti, mama kaşığı, meyve süzgeci, süt
saklama poşeti, alıştırma bardağı (pipetli
olanlar dahil), s üt saklama kabı, diş
kaşıyıcı/halkası, emzik askısı/tutacı,
manuel burun aspiratörü/burun
temizleyici, göğüs koruyucu, manuel
göğüs pompası, tirle, emzik saklama
kabı/kutusu, çatal -kaşık saklama kabı,
biberon emziği/başlığı, biberon şişesi,
alıştırma barda ğı ucu, burun aspiratörü
ucu, manuel göğüs pompası süt sağma
şişesi)”
Çin Halk
Cumhuriyeti 12
3923.29.10.00.11
3923.29.90.00.11
3923.30.10.00.19
3924.10.00.00.21
3924.10.00.00.22
3924.10.00.00.29
3924.10.00.00.31
3924.10.00.00.32
3924.10.00.00.39 Tayland 26
3924.90.00.00.11
3924.90.00.00.19
3926.90.97.90.16
3926.90.97.90.17
3926.90.97.90.18
8414.10.81.90.00
8414.10.89.90.00