Tebliğler · No: 2021/38 · Resmî Gazete: 2021-07-10
Resmî kaynak: https://kms.kaysis.gov.tr/Home/Goster/180063
1
10 Temmuz 2021 CUMARTESİ Resmî Gazete Sayı : 31537
TEBLİĞ
Ticaret Bakanlığından:
İTHALATTA HAKSIZ REKABETİN ÖNLENMESİNE İLİŞKİN TEBLİĞ
(TEBLİĞ NO: 2021/38)
MADDE 1 – (1) Bu Tebliğin amacı, 24/6/2020 tarihli ve 31165 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta
Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2020/13) ile Vietnam Sosyalist Cumhuriyeti menşeli
7306.40.20.90.00 ve 7306.40.80.90.00 gümrük tarife ista tistik pozisyonları altında yer alan “Diğerleri” ile
7306.61.10.00.00 gümrük tarife istatistik pozisyonu altında yer alan “Paslanmaz çelikten olanlar” ithalatına yönelik
olarak başlatılan ve Ticaret Bakanlığı İthalat Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen da mping soruşturmasının
tamamlanması neticesinde alınan kararın yürürlüğe konulmasıdır.
MADDE 2 – (1) Bu Tebliğ, 14/6/1989 tarihli ve 3577 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında
Kanun, 20/10/1999 tarihli ve 99/13482 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan İthalatta Haksız Rekabetin
Önlenmesi Hakkında Karar ve 30/10/1999 tarihli ve 23861 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız
Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmeliğe dayanılarak hazırlanmıştır.
MADDE 3 – (1) Bu Tebliğde geçen;
a) GTİP: Gümrük tarife istatistik pozisyonunu,
b) Kurul: İthalatta Haksız Rekabeti Değerlendirme Kurulunu,
c) TGTC: İstatistik Pozisyonlarına Bölünmüş Türk Gümrük Tarife Cetvelini,
ç) Vietnam: Vietnam Sosyalist Cumhuriyeti’ni,
d) Yönetmelik: İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmeliği,
ifade eder.
MADDE 4 – (1) Yürütülen soruşturma sonucunda, Vietnam menşeli soruşturma konusu ürün ithalatının
dampingli olduğu ve yerli üretim dalında zarara neden olduğu tespit edilmiştir. Ticaret Bakanlığı İthalat Genel
Müdürlüğü tarafından yürütülerek tamamlanan soruşturma so nucunda ulaşılan bilgi ve bulguları içeren Bilgilendirme
Raporu Ek’te yer almaktadır.
(2) Bu çerçevede, soruşturma neticesinde ulaşılan tespitleri değerlendiren Kurulun kararı ve Ticaret Bakanının
onayı ile aşağıdaki tabloda GTİP’i, eşya tanımı ve menşe ül kesi belirtilen eşyanın Türkiye’ye ithalatında tabloda
gösterilen oranlarda dampinge karşı önlemin uygulanmasına karar verilmiştir.
MADDE 5 – (1) Gümrük idareleri, 4 üncü maddede GTİP’i, eşya tanımı ve menşe ülkesi belirtilen eşyanın,
diğer mevzuat hükümleri saklı kalmak kaydıyla serbest dolaşıma giriş rejimi kapsamındaki ithalatında karşısında
gösterilen oranda dampinge karşı kesin önlemleri tahsil ederler.
(2) Bilgilendirme Raporunda soruşturma konusu ürün ve benzer ürün ile ilgili açıklamalar genel içerikli olup
uygulamaya esas olan TGTC’de yer alan GTİP ve 4 üncü maddede bulunan tabloda yer alan eşya tanımıdır.
(3) Önleme t abi ürünün TGTC’de yer alan tarife pozisyonunda ve/veya tanımında yapılacak değişiklikler bu
Tebliğ hükümlerinin uygulanmasına engel teşkil etmez.
(4) Yönetmeliğin 35 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu Tebliğ kapsamındaki önlemler, yürürlük
tarihinden itibaren 5 yıl sonra yürürlükten kalkar.
2
(5) Yönetmeliğin 35 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca bu Tebliğ kapsamındaki önlemlerin sona erme
tarihinden önce bir nihai gözden geçirme soruşturması başlatıldığı takdirde önlemler, soruşturma sonuçlanıncaya kadar
yürürlükte kalmaya devam eder.
MADDE 6 – (1) Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
MADDE 7 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Ticaret Bakanı yürütür.
3
EK:
2021/38 SAYILI İTHALATTA HAKSIZ REKABETİN ÖNLENMESİNE İLİŞKİN
TEBLİĞE DAİR BİLGİLENDİRME RAPORU
1. SORUŞTURMAYA İLİŞKİN GENEL BİLGİ VE İŞLEMLER
1.1. Dayanak
(1) Bu rapor, 14/6/1989 tarihli ve 3577 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında
Kanun (Kanun), 20/10/1999 tarihli ve 99/13482 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe
konulan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Karar (Karar) ve 30/10/1999 tarihli
ve 23861 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında
Yönetmelikten (Yönetmelik) oluşan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Mevzuat
(Mevzuat) hükümlerine dayanılarak hazırlanmıştır.
1.2. Soruşturma
(1) Yerli üretici Marcegaglia TR Paslanmaz Çelik Sanayi ve Ticaret A.Ş. (Marcegaglia TR)
tarafından yapı lan başvuru üzerine, “paslanmaz çelikten borular”ın Vietnam Sosyalist
Cumhuriyeti (Vietnam) menşeli olanlarına yönelik olarak 24/6/2020 tarihli ve 31165 sayılı
Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlemesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No:
2020/13) ile başlatılan ve Ticaret Bakanlığı (Bakanlık) İthalat Genel Müdürlüğü (Genel
Müdürlük) tarafından yürütülen damping soruşturması tamamlanmıştır.
1.3. Yerli üretim dalının temsil niteliği
(1) Başvuru aşamasında yapılan değerlendirmede, Yönetmeliğin 18 inci maddesi uyarınca yerli
üretim dalını temsil etme niteliğine sahip olan yerli üretici Marcegaglia TR tarafından yapılan
başvurunun, Yönetmeliğin 20 nci maddesi uyarınca yerli üretim dalı adına yapıldığı
anlaşılmıştır. Anılan firma, bu raporun ilgili bölümlerinde “yerli üretim dalı” olarak anılacaktır.
Söz konusu başvuru Borşen Boru Sanayi ve Ticaret A.Ş. firması tarafından da desteklenmiştir.
(2) Soruşturma açılmasını müteakip Kaya Çelik İnşaat ve Pazarlama Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
firması tarafından doldurulan diğer yerli üretici soru formu cevabında adı geçen diğer yerli
üreticiler dikkate alınarak yeniden temsil testi yapılmıştır. Bu çerçevede, soruşturmanın
açılışından evvel yapılan temsil t estinin sıhhatine halel gelmediği tespit edilmiş olup
Marcegaglia TR firmasının yerli üretim dalını temsil yeteneğini haiz olduğu tespitinin
geçerliliğini koruduğu görülmüştür.
(3) Bir ihracatçı firma tarafından nihai bildirim sonrası sunulan görüşlerde, başv uru sahibi
Marcegaglia TR firmasının tek başına yerli üretim dalını temsil niteliğini haiz olmadığı, bu
nedenle söz konusu başvuru sahibi firma verilerine dayalı bir zarar incelemesi yapılmasının
yanlış olduğu iddia edilmiştir. Anılan firma tarafından iddiasına ilişkin olarak; Arjantin-Kümes
Hayvanları Anti-Damping Vergileri uyuşmazlığında “a major proportion (önemli bir bölüm)”
ifadesinin, toplam iç piyasa üretiminin %50’sinden daha fazla üretim miktarını temsil eden yerli
üreticilerin “yerli sanayi”nin “ö nemli bir bölüm”ünü oluşturup oluşturmadığının
değerlendirildiği, Panel tarafından “major (önemli)” ifadesinin“ aynı zamanda “important,
serious, or significant” (önemli, ciddi ya da kayda değer) olarak tanımlandığı; bu nedenle, yerli
üreticilerin yerli sanayi olarak tanımlanmasının ancak yerli sanayinin “important, serious, veya
significant” oranını temsil etmesi durumunda kabul edilebileceğinin ifade edildiği hususları
belirtilmiştir. İlaveten, anılan ihracatçı firma tarafından, Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) Temyiz
Organının AB - Çin Halk Cumhuriyeti Bağlantı Parçaları uyuşmazlığında AB’nin yerli sanayiyi
bağlantı parçalarının AB tahmini toplam üretiminin %27’sini oluşturan üreticiler olarak
tanımlamasının DTÖ Anti-Damping Anlaşması (ADA)’nın 4 üncü maddesinin birinci fıkrası
4
hükmünü açıkça ihlal ettiği ifade edilerek zarar incelemesine konu Marcegaglia TR firmasının
üretiminin Türkiye toplam üretiminin yüzde kaçını oluşturduğunun açıklanması talep
edilmiştir. Soruşturma açılmasını müteakip diğer yerli üretici soru formunda adı geçen
firmalardan talep edilen üretim verileri dikkate alınarak yeniden üretim temsil şartı yapılmıştır.
Bu kapsamda, verilerin değerlendirilmesi neticesinde, başvuru sahibi Marcegaglia TR
firmasının üretiminin %35 - %45 aralığında bir oranda Türkiye toplam üretimini karşıladığı
tespit edilmiştir. Bununla birlikte, ihracatçı firmanın iddiasına konu Arjantin-Kümes
Hayvanları Anti -Damping Vergileri uyuşmazlığının incelenmesinden; Panel tarafından
ADA’nın 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında geçen “major proportion” ifadesiyle yerli üretim
dalının %50 oranını geçme zorunluluğunun bulunmadığı yönünde görüş verildiği anlaşılmıştır.
Bu çerçevede, %35 - %45 aralığında bir oranda Türkiye toplam üretimini karşıladığı tespit
edilen başvuru sahibi yerli üretici verilerine dayalı bir zarar incelemesi yapılmasının ihracatçı
firmanın iddia ettiği gibi yanlış olmadığı değerlendirilmiştir.
1.4. Soruşturma ve Zarar İnceleme Dönemi
(1) Damping belirlemesi için 1/1/2019-31/12/2019 dönemi soruşturma dönemi olarak kab ul
edilmiştir. Zarar belirlemelerinde ise veri toplama ve değerlendirme için 1/1/2017 -31/12/2019
dönemi zarar inceleme dönemi olarak belirlenmiştir.
1.5. İlgili Tarafların Bilgilendirilmesi, Dinlenmesi ve Bilgilerin Değerlendirilmesi
(1) Soruşturma açılmasını müteakip, soruşturma konusu ürünün Bakanlık tarafından tespit
edilen Vietnam’daki üreticilerine/ihracatçılarına, Türkiye’de yerleşik ithalatçılarına ve ayrıca
Vietnam’da yerleşik diğer üreticilere/ihracatçılara iletilebilmesini temine n anılan ülkenin
Ankara Büyükelçiliğine soruşturmanın açılışına ilişkin bildirimde bulunulmuştur.
(2) Bildirimde, soruşturma açılış Tebliğine, başvurunun gizli olmayan özetine ve soru
formlarına nereden erişilebileceği hususunda bilgi verilmiştir.
(3) Taraflara görüş bildirme ve soru formunu yanıtlamaları için posta süresi dâhil 37 gün süre
tanınmıştır. Ayrıca, ilgili tarafların süre uzatımı yönündeki makul talepleri karşılanmıştır.
(4) Yerli üretim dalı, soruşturma süresi boyunca Bakanlık ile işbirliği içinde olmuş ve
gerektiğinde talep edilen ilave bilgileri temin etmiştir.
(5) Soruşturma konusu ürünün tespit edilen diğer yerli üreticilerine soruşturma açılışına ilişkin
bildirimde bulunulmuş olup söz konusu firmalardan 1 tanesi soru formunu zamanında
yanıtlayarak Bakanlığa iletmiştir.
(6) Soruşturma konusu üründe ithalat gerçekleştirdiği tespit edilen ithalatçı firmalara
soruşturma açılışına ilişkin bildirimde bulunulmuş olup söz konusu firmalardan 2 tanesi soru
formlarını zamanında yanıtlayarak Bakanlığa iletmiştir.
(7) Türkiye’ye Vietnam menşeli soruşturma konusu ürünün ihracatını gerçekleştirdiği tespit
edilen üretici/ihracatçı firmalara soruşturma açılışına ilişkin bildirim gönderilmiş olup; Inox
Hoa Binh Joint Stock Company (Inox Hoa Binh), OSS Dai Duong International Joi nt Stock
Company (OSS Dai Duong) ve Sonha SSP Vietnam Sole Member Company Limited (Sonha
SSP) firmaları soru formlarına usulüne uygun cevap vermiş ve soruşturma süresince iş
birliğinde bulunmuştur.
(8) Soruşturma sonucunda alınacak karara esas teşkil edecek bilgi, bulgu, tespit ve
değerlendirmeleri içeren nihai bildirim raporu Vietnam’ın Ankara Büyükelçiliğine, işbirliğinde
5
bulunan diğer yerli üretici, ithalatçı ve ihracatçı firmalar ile yerli üreticilere iletilmiştir. Tüm
ilgili taraflara nihai bildirime ilişkin görüş bildirmeleri için yeterli süre tanınmıştır.
(9) Nihai bildirim sonrasında, ilgili tarafların nihai bildirime ilişkin görüşlerini sözlü olarak da
sunmalarına imkân tanımak amacıyla 7/6/2021 tarihinde kamu dinleme toplantısı
düzenlenmiştir. Ayrıca, 8/6/2021 tarihinde Inox Hoa Binh ve Sonha SSP firmaları ile firma özel
dinleme toplantıları gerçekleştirilmiştir.
(10) Tarafların işbu soruşturma boyunca ortaya koyduğu tüm bilgi, belge ve görüşler
incelenmiş, mezkûr görüşlerden mevzuat kapsamında değerlendirilebilecek olanlara bu raporun
ilgili bölümlerinde yer verilmiştir.
1.6. Yerinde Doğrulama İncelemesi
(1) Yönetmeliğin 21 inci maddesi çerçevesinde yerli üretici Marcegaglia TR firması nezdinde
Covid-19 pandemi koşulları nedeniyle yerinde doğrulama incelemesi gerçekleştirilmemiş olup;
anılan firma nezdinde çevrimiçi doğrulama incelemesi gerçekleştirilmiştir. Vietnam’da yerleşik
üretici/ihracatçılar olan Inox Hoa Binh, OSS Dai Duong ve Sonha SSP firmaları nezdinde ise
yerinde doğrulama incelemesi gerçekleştirilmemiştir.
2. SORUŞTURMA KONUSU ÜRÜN VE BENZER ÜRÜN
2.1. Soruşturma Konusu Ürün ve Benzer Ürün
(1) Soruşturma konusu ürün, 7306.40.20.90.00 ve 7306.40.80.90.00 gümrük tarife istatistik
pozisyonları (GTİP) altında yer alan “Diğerleri” ile 7306.61.10.00.00 GTİP’i altında yer alan
“Paslanmaz çelikten olanlar”dır.
(2) Paslanmaz çelikten boruların üretimi belirli standartlara uygun olarak yapılmakta olup
ürünün üretiminde kullanılan başlıca hammaddeler, paslanmaz çelik rulo ve bantlar ile dilinmiş
şeritlerdir.
(3) Üretim hattında şeritler özel takım çeliğinden imal edilmiş roller (makaralar) yardımıyla
kademe kademe bükülerek yuvarlak boru formuna getirilir. Yuvarlak boru formu
tamamlandığında kullanılan kaynak yöntemi ile birlikte şeridin iki kenarı birbirine kaynatılır.
Kaynak işlemi sonrası boru kalibrasyon rolleri içerisinden geçirilerek final ölçü ayarı yapılır.
Eğer kare/dikdörtgen profil imalatı yapılacak ise makaralar sayesinde yuvarlak forma sahip
boru dört kenardan ezilerek profil formuna getirilir. Final şekillend irme sonrası, sipariş
ihtiyacına göre hat üzerinde basit fırçalama işlemi yapılabilir. Eğer boru/profilden yüzey talebi
var ise, paketlenmiş boru/profiller polisaj makinelerine aktarılarak uygun zımpara ve parlatıcı
reçeteleri ile birlikte yüzey işlemine t abi tutularak istenilen görüntü elde edilir. Polisaj işlemi
sonrası yüzey zarar görmeyecek şekilde her bir boru/profil ayrı ayrı poşetlenir. Müteakiben
boru/profillerin paketleme işlemi yapılır.
(4) Paslanmaz çelikten borular muhtelif ebatlarda olabilmekte ve inşaat, asansör, otomotiv,
gıda, kimya, makine imalat, sağlık, yenilenebilir enerji, endüstriyel mutfak sanayileri başta
olmak üzere birçok sektörde kullanılmaktadır. Ayrıca bina içi araç ve gereçlerinde, yangın
söndürme sistemlerinde, evsel atık ve su ar ıtma sistemlerinde, endüstriyel atık su arıtma
sistemlerinde, boru hatlarında ve termik santrallerde de kullanılmaktadır.
(5) Yerli üretim dalı tarafından çok az çeşitlilikte ürün üretildiği, kullanılan malzemelerin
kaliteli olmadığı; ayrıca, ithal ürünlerin TİG (tungsten asal gaz) kaynaklı üretilen, gıda ve
makine sektörü başta olmak üzere birçok sektörde kullanılan basınca ve gıda normuna uygun
6
olan sanayi boruları olduğu, yerli üretici tarafından üretilen ürünlerin ise dekorasyon amaçlı
olduğu, sanayi ve gı da sektöründe kullanılmaya elverişli olmadığı hususları iddia edilmiştir.
Yerli üretim dalının gerekli kalite yönetim sistemi belgelerine sahip olması nedeniyle kullanılan
malzemelerin kaliteli olmadığına yönelik iddialar yerinde bulunmamıştır. Bununla bir likte;
yapılan incelemelerde Marcegaglia TR tarafından halihazırda sanayi tipi boruların üretildiği
tespit edilmiştir. Ayrıca, yerli üretim dalının ürünün tüm tiplerini üretme zorunluluğu
bulunmamakla birlikte; özellikle dampingli ithalatın yarattığı fiyat ve maliyet baskısı altında
tüm ürün tiplerini kapsayacak bir üretim yapılanmasına gitmemesinin olağan olduğu
değerlendirilmiştir. İlaveten, yerli üretim dalının geniş bir ürün gamına sahip bulunduğu
kaydedilmiştir.
(6) Yerli üretim dalının ürün teslimat süresinin çok uzun sürdüğü, fiyat avantajının yanı sıra
uygun ödeme şartları ve satış sonrası hizmetler açısından da ithalatın tercih edildiği iddia
edilmiştir. Söz konusu iddialara ilişkin yerli üreticiden açıklama talep edilmiştir. Yerli üretim
dalı tarafından ürünün azami teslimat süresinin bulunduğu ve stoklu ürünler için termin
sürelerinin bu süreden daha kısa sürede gerçekleştirildiği ifade edilmiştir. Ayrıca, yerli üretim
dalı nezdinde gerçekleştirilen çevrimiçi doğ rulama incelemesi esnasında ürün stoklarının
bulunduğu görülmüştür. Yerli üretim dalı tarafından satış sonrası hizmetlere ilişkin olarak ise
ürün ile ilgili bir sorun olması halinde satış ve kalite biriminin müşteri ile derhal iletişime
geçerek ürünün kontrollerini gerçekleştirdiği, herhangi bir sorunun tespiti durumunda ürünün
ivedilikle iadesinin sağlandığı ifade edilerek anılan hususlara ilişkin gerekli belgelendirme de
yapılmıştır.
(7) Yerli üretim dalı tarafından yapılan başvuruda, taraflarınca üretilen ürün ile başvuru konusu
ürün arasında teknik ve fiziki özellikler ile ürünün temel kullanım alanları bakımından bir fark
bulunmadığı belirtilmiştir. Soruşturma kapsamında da, soruşturma konusu ürün ile yerli üretim
dalı tarafından üretilen ve Türkiye piyas asında satılan ürününün teknik ve fiziki özellikleri ile
temel kullanım alanları itibariyle benzer özelliklere sahip olduğu anlaşılmıştır. Söz konusu
hususlar çerçevesinde, Yönetmeliğin 4 üncü maddesi uyarınca soruşturma konusu ürün ile yerli
üretim dalı tarafından üretilen ürün benzer ürün olarak kabul edilmiştir.
(8) Soruşturma konusu ürün ve benzer ürün ile ilgili açıklamalar bağlayıcı nitelikte olmayıp
genel içerikli ve bilgi amaçlıdır.
2.2. Ürünün İthalinde Uygulanan Dampinge Karşı Önlemler
(1) Çin Halk Cumhuriyeti menşeli “paslanmaz çelikten borular” ithalatına yönelik CIF bedelin
%13,82’si ile %20,50’si, Çin Tayvanı menşeli söz konusu ürün için CIF bedelin %7,98’i ile
%11,50’si oranlarında firma bazında değişen dampinge karşı önlemler yürürlüktedir.
(2) Vietnam ve Malezya menşeli “paslanmaz çelikten borular” ithalatına yönelik olarak
Vietnam için Inox Hoa Binh, Sonha SSP ve OSS Dai Duong firmaları ve Malezya için Hoto
Stainless Steel Industries Sdn. Bhd. firması %0 olmak üzere, her iki ülkenin diğer firmaları için
CIF bedelin %20,50’si oranında dampinge karşı önlemler yürürlüktedir.
3. DAMPİNGE İLİŞKİN BELİRLEMELER
3.1. Genel Açıklamalar
(1) Bu raporun 1.4 üncü maddesinde de belirtildiği üzere, damping belirlemesi için 1/1/2019-
31/12/2019 dönemi soruşturma dönemi olarak kabul edilmiştir.
7
3.2. Piyasa Ekonomisi İddiasına İlişkin Değerlendirmeler
(1) Yönetmeliğin Ek Madde 1 hükmü uyarınca ve 2020/13 sayılı Tebliğin 9 uncu maddesinde
ifade edildiği üzere, piyasa ekonomisi uygulamayan ülkelerden yapılan ithalata yönelik
damping soruşturmalarında, ilgili ülkedeki soruşturmaya tabi üreticilerin soruşturma konusu
ürünün üretiminde ve satışında bahse konu maddede belirtilen ölçütler çerçevesinde piyasa
ekonomisi koşullarının geçerli olduğunu yeterli delillerle göstermesi halinde, bu üreticiler için
normal değerin tespitinde Yönetmeliğin 5 inci maddesi, aksi durumda ise Yönetmeliğin 7 nci
maddesi hükümleri uygulanmaktadır.
(2) Üretici/ihracatçı soru formuna cevap veren Vietnam’da yerleşik Inox Hoa Binh, OSS Dai
Duong ve Sonha SSP firmaları piyasa koşullarında faaliyet gösterdiklerini belirterek,
firmalarının piyasa ekonomisi statüsünde değerlendirilmesini talep etmiştir.
(3) Gerek anılan firmaların iletmiş oldukları veriler gerekse ilgili araştırmalar neticesinde
ulaşılan saptamalar aşağıda yer almaktadır.
a) 2013 tarihli ve 45/2013/QH13 numaralı Toprak Kanununun 4 ünc ü maddesi, 6 ncı
maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 9 uncu maddesinin birinci fıkrası, 11 inci
maddesinin üçüncü fıkrası, devletin dahli olan toprak mülkiyetine ilişkin II. Bölüm
hükümleri ve “toprak yönetim ajansının” görev ve yetkilerine ilişkin 24 üncü maddesi
hükümleri Vietnam Sosyalist Cumhuriyetinde toprak mülkiyeti ve gayrimenkul
üzerinde tesis edilebilecek sair ayni hakları konusunda devletin müdahalesinden
bağımsız bir yapının mevcut olmadığını gösterir niteliktedir.
b) 2012 tarihli ve 11/2012/QH13 numaralı Fiyat Kanununun incelenmesi neticesinde
anılan Kanunun başta “devletin fiyatları düzenleyici işlemleri”ne ilişkin III.Bölüm
hükümleri olmak üzere birçok hükmünde hammad de fiyatlarının düzenlenmesinde
devletin rolünün büyük olduğu değerlendirilmiştir.
c) Dünya Bankası tarafından yayımlanan 2020 yılı Enerji Küresel Uygulamaları Raporuna
göre, Vietnam’da enerji sektöründe büyük ölçüde devletin hakimiyeti bulunmakta olup
Vietnam Elektrik Kurumu ülkenin elektrik iletim ve dağıtım alanında tekel
konumundadır. 1 Anılan rapora göre, enerji piyasalarında rekabet ve şeffaflık düşük
düzeyde bulunmaktadır.
ç) 2013 tarihli ve 694/QD -BCT numaralı Çelik Üretimi ve Dağıtım Sistemine İlişkin
Kalkınma Planının (2015 -2025) Onaylanması Hakkında Kararın incelenmesinden,
üretilecek çelik ürün tiplerinin belirlenmesi ve çelik sektöründe üretim kapasitesinin
arttırılması gibi konularda devletin oldukça aktif bir rol üstlendiği değerlendirilmiş olup
anılan hususların girdi niteliğindeki çelik ürünü fiyatlarını etkilediği düşünülmektedir.
d) Inox Hoa Binh firmasının soru formu cevabının incelenmesinden; firmanın üretim ve
ticari amaçlar için kullanılan tesis arazisinin kullanım hakkına sahip olduğu, söz konusu
arazi kullanım hakkının maddi olmayan duran varlıklar altında muhasebeleştirildiği ve
amortismana tabi olmadığı anlaşılmaktadır.
1 http://documents1.worldbank.org/curated/en/757761583166223011/pdf/Learning -from-Power-Sector-Reform-
Experiences-The-Case-of-Vietnam.pdf
8
e) OSS Dai Duong firması tarafından sunulan soru formu cevabında ise, firmanın maddi
olmayan duran varlığa sahip ol madığı, üretim ve ticari amaçlar için kullanılan tesis
arazisinin kullanım hakkına sahip olduğu, söz konusu arazinin hükümet projeleri
kapsamında kiralandığı belirtilmiştir.
f) Sonha SSP firmasının soru formu cevabının incelenmesinden; üretim süreci ve eşyanın
depolanması için kullanılan tesisin kiralandığı, anılan firmanın bağlı olduğu ana şirketi
ile arasındaki kira sözleşmesine göre kiraya verenin devlet planlaması kapsamında
kiraya verdiği, süre kısıtının ise yine devlet tarafından belirlendiği anlaşılmaktadır.
g) Vietnam’da arazi mülkiyeti kollektif olup devlet tarafından idare edilmektedir. Belirli
aralıklarla devlet tarafından firmalara verilen sınırlı arazi kullanım hakkına ilişkin
kullanımlar yine devlet iznine tabi olmaktadır. İşbirliğine gelen söz konusu firmaların
tamamında, firmaların tesisle rinin bulunduğu arazilerin kendilerine ait olmayıp bu
arazilerin kullanım hakkına sahip oldukları görülmüştür. Bu çerçevede, devletin temel
üretim girdilerinden biri olan arazi üzerinde mutlak söz sahibi olduğu yani üretimin
temel girdilerinden birisi olan arazinin değerinin piyasa koşullarında oluşmadığı
anlaşılmaktadır.
ğ) Dünya Bankası tarafından yayımlanan 2020 yılı İş Yapma Kolaylığı Raporuna göre,
Vietnam’da iflas işlemleri ortalama beş yıllık bir sürede tamamlanmakta olup iflas
neticesinde alacakların tahsil oranı %21,3 seviyesinde gerçekleşmektedir. Anılan rapora
göre söz konusu oran Doğu Asya -Pasifik bölgesi ortalamasının neredeyse yarısına
tekabül etmektedir.2 Bu çerçevede, iflas kanununun tatbiki bakımından yasal belirlilik
ve istikrar garanti şartlarının tam mevcut olmadığı değerlendirilmiştir.
(4) Bazı ihracatçı firmalar tarafından ve Vietnam Büyükelçiliği kanalıyla Vietnam Sanayi ve
Ticaret Bakanlığı tarafından nihai bildirime ilişkin iletilen görüşlerde, 2012 tarihli ve
11/2012/QH13 numaralı Fiyat Kanununun III. Bölümünün, devletin belirli malların fiyatları
üzerinde yalnızca gerekli durumlarda istikrar sağlamasını öngördüğü ifade edilerek anılan
bölüm kapsamındaki zo runlu mallar listesinde paslanmaz çelik boru üretmek için kullanılan
herhangi bir maddenin bulunmadığı, ayrıca nihai bildirim raporunda Vietnam’da enerji
sektöründe devlet tekeli bulunduğu hususuna herhangi bir yasal dayanak gösterilmeden yer
verildiği, 1 Ocak 2019 tarihinde yürürlüğe giren 21/2017/QH14 sayılı Planlama Kanununa
uyum sağlayacak şekilde 694/QD-BCT numaralı Karar da dahil olmak üzere belirli ürünlerin
planlamasını yürürlükten kaldırmak için 27/12/2018 tarihli ve 4977/QD -BCT sayılı Karar
yayımlandığı, bu çerçevede “Çelik Üretimi ve Dağıtım Sisteminin Geliştirilmesine Yönelik
Ana Plan”ın 2019 yılı başından itibaren geçersiz olduğu, ayrıca Çelik Ana Planı da dahil olmak
üzere herhangi bir ulusal planın belirli bir sanayiyi desteklemek amacıyla herhangi bir hükümet
eylemi için yasal bir araç olarak kabul edilmediği, ilaveten bir iflas davasında alacakların tahsil
oranının iflas hukukunun niteliğini göstermediği hususları belirtilmiştir. 2012 tarihli ve
11/2012/QH13 numaralı Fiyat Kanununun III. Bölümü kapsamında yer alan mal ve hizmet
listesinde aynı zamanda girdi niteliği bulunan “elektrik”in yer aldığı görülmüştür. Ayrıca, nihai
bildirim raporunda Vietnam’da enerji sektöründe büyük ölçüde devlet hakimiyetinin bulunması
ile Vietnam’da iflas işlemlerine ilişkin alacakların tahsil oranı verisine yönelik bulgular Dünya
Bankası raporları dayanak gösterilerek değerlendirilmiştir. Söz konusu raporların yasal nitelik
taşımaması, niha i bildirim raporundaki değerlendirmeleri dayanaksız bırakmadığı gibi
soruşturma konusu Vietnam’da yerleşik üreticilerin piyasa ekonomisinde faaliyet gösterdikleri
2 https://www.doingbusiness.org/content/dam/doingBusiness/country/v/vietnam/VNM.pdf
9
yönündeki iddiaların araştırılmasında sadece anılan raporlardan faydalanılmadığı hususu
izahtan varestedir. Öte yandan, 2013 tarihli ve 694/QD -BCT numaralı Çelik Üretimi ve
Dağıtım Sistemine İlişkin Kalkınma Planının (2015-2025) Onaylanması Hakkında Karar, işbu
soruşturmanın inceleme sürecinin belirli bir döneminde yürürlükte bulunduğundan, iddiad a
belirtildiği gibi anılan Kararın 2019 yılı başında geçersiz kılınmasının bu madde çerçevesinde
yapılan değerlendirmeleri tamamen geri bırakmadığı sonucuna varılmaktadır.
(5) Vietnam Büyükelçiliği ve bazı ihracatçı firmalar tarafından kamu dinleme toplan tısı
sonrasında iletilen görüşlerde, arazinin devlet tarafından arazi kullanıcılarına tahsis edilmesini
veya kiralanmasını düzenleyen Arazi Kanunu kapsamında, arazi kullanıcılarının devlet
tarafından tanınan arazi kullanım hakkına sahip oldukları, arazi ku llanım hakkına sahip tüm
ekonomik aktörlerin bir arazi parçasının tüm sivil ve gayrimenkul işlemlerini yapmalarına ve
bu arsanın değerini arazi kullanım hakkının fiyatı ve değeri aracılığıyla belirlemelerine izin
verildiği ifade edilerek bir üretim girdisi olarak piyasada arazinin tam olarak işlev gördüğü
belirtilmiştir. Söz konusu hususların hiçbirinin, Vietnam Sosyalist Cumhuriyetinde toprak
mülkiyeti ve gayrimenkul üzerinde tesis edilebilecek sair ayni hakları konusunda devletin
müdahalesinden tamamen bağımsız bir yapının mevcut olmadığı ile arazi mülkiyetinin kollektif
olduğu ve devlet tarafından idare edildiğine yönelik değerlendirmeleri değiştirecek nitelik ve
güçte olmadığı düşünülmektedir. Firmalara tanınan sınırlı nitelikteki arazi kullanım hakkına
ilişkin kullanımlar yine devletin iznine tabi olup işbirliğinde bulunan ihracatçı firmaların
tamamında, firmaların tesislerinin bulunduğu arazilerin kendilerine ait olmayıp bu arazilerin
kullanım hakkına sahip oldukları görülmüştür. Nitekim, arazi kullanım hakkının bazı firmalar
tarafından maddi olmayan duran varlıklar altında muhasebeleştirilmesi bunu teyid eder
niteliktedir. Öte yandan, bir ihracatçı firma tarafından devletin belirlediği fiyattan arazi
kirasının ödenmesi zorunluluğunun bulunduğu ifade edi lmiştir. Bu kapsamda, tüm hususların
bir bütünlük içerisinde ele alınması neticesinde üretimin temel girdilerinden birisi olan arazinin
değerinin tamamen piyasa koşullarında oluşmadığı tespiti geçerliliğini korumaktadır.
(6) Vietnam Büyükelçiliği ile bir ihracatçı firma tarafından kamu dinleme toplantısı sonrasında
iletilen görüşlerde, nihai bildirim raporunda atıfta bulunulan Dünya Bankası raporlarının farklı
amaçlar taşıdığı iddia edilmiştir. İlaveten, anılan Büyükelçilik ve firma tarafından Vietnam ile
Avrasya Ekonomik Birliği arasındaki anlaşmanın Ekim 2016’da yürürlüğe girmesini
müteakiben Avrasya Ekonomik Birliği’nin Vietnam’ın 5 yıl daha Genelleştirilmiş Tercihler
Sisteminden yararlanmaya devam etmesine izin vermiş olmasının Vietnam’ın 2016 yılından
bugüne kadar geçen süre zarfında piyasa ekonomisi olarak kabul edildiğini kanıtlayıcı nitelik
taşıdığı iddia edilmiştir. Söz konusu iddiaları ileri süren taraflarca Dünya Bankası raporlarının
yayımlanma amaçlarına ilişkin iddialarını kanıtlayıcı herhangi b ir bilgi ve belge
sunulmadığından anılan iddialar geçersiz görülmüştür. Öte taraftan, daha önce de vurgulandığı
gibi piyasa ekonomisine yönelik değerlendirmeler sadece Dünya Bankası raporlarından istifade
edilerek gerçekleştirilmemiş, anılan raporlar değer lendirmeleri destekleyici bir unsur olarak
kullanılmıştır. Bununla birlikte, Vietnam ile Avrasya Ekonomik Birliği arasındaki anlaşma
sonrasında Vietnam’ın Genelleştirilmiş Tercihler Sisteminden yararlanmaya devam etmesi ile
piyasa ekonomisi statüsü tanınması arasında herhangi bir bağlantı kurulamamıştır.
(7) Bir ihracatçı firma tarafından Vietnam’ın Dünya Ticaret Örgütüne katılma taahhüdünde,
yalnızca 31 Aralık 2018 tarihine kadar piyasa dışı bir ekonomi olarak kabul edilmeyi öngördüğü
ifade edilmiştir. Bu kapsamda, Vietnam’ın piyasa ekonomisi statüsünün bulunduğu, söz konusu
hususlar çerçevesinde de fiyat karşılaştırmasının Vietnam’ın iç piyasa fiyatları ile maliyetlerine
dayanması gerektiği iddia edilmiştir. Bilindiği üzere, halihazırda ülkemiz mevzuatında Vietnam
Sosyalist Cumhuriyeti’nin piyasa ekonomisi statüsünde olmadığına ilişkin bir hüküm veya
tespit bulunmamakta, ancak piyasa ekonomisi uygulamayan ülkelerde faaliyet gösteren
10
üreticilerin ilgili sektörlerde piyasa ekonomisi koşullarının geçerli oldu ğunu gösterebilmeleri
için gerekli koşullar yer almaktadır. Diğer taraftan, Vietnam Sosyalist Cumhuriyeti’nin Dünya
Ticaret Örgütü’ne Katılım Protokolü’ne ilişkin WT/ACC/VNM/48 simgeli Çalışma Grubu
Raporu3 incelenmiştir. Anılan Raporun 255’inci paragrafının (a)(ii) maddesinin 31 Aralık 2018
tarihinde işlerliğini kaybetmiş olmasının, anılan Raporun diğer maddelerinin, özellikle 255’inci
paragrafının (a)(i) maddesinin, geçerliliğini koruduğu hususu dikkate alındığında, işbu
soruşturma kapsamında Vietnam Sos yalist Cumhuriyeti’nde faaliyet gösteren firmaları
otomatik olarak piyasa ekonomisinde faaliyet gösteren firmalar haline getirmediği
değerlendirilmektedir.
(8) Bu değerlendirmeler ışığında, soru formunu yanıtlayarak kendilerine piyasa ekonomisi
statüsü uygulanmasını talep eden firmaların Yönetmelik Ek Madde 1’de öngörülen kanıt
mükellefiyetini yerine getiremediklerinin saptanması neticesinde ikinci fıkrada zikred ilen
firmalar için normal değer Yönetmeliğin 7 nci maddesi hükümleri çerçevesinde belirlenmiştir.
3.3. Oluşturulmuş Normal Değerin Belirlenmesi
(1) Yönetmeliğin 7 nci maddesi çerçevesinde ve bu raporun 3.2 nci maddesindeki açıklamalar
ışığında, Vietnam’da yerle şik Inox Hoa Binh, OSS Dai Duong ve Sonha SSP firmalarının
piyasa ekonomisinde faaliyet göstermediği kabul edildiğinden normal değer, yerli üretim
dalının benzer ürüne yönelik birim sınai maliyetine genel, idari ve satış giderleri ile makul bir
kârın eklenmesiyle fabrika çıkış aşamasında oluşturulmuştur. Birim sınai maliyet ile genel, idari
ve satış giderlerinde ihracatçı firmalar lehine olmak üzere gerekli ayarlamalar yapılmıştır.
(2) Bazı ihracatçı firmalar tarafından ve Vietnam Büyükelçiliği kanalıyla V ietnam Sanayi ve
Ticaret Bakanlığı tarafından nihai bildirime ilişkin iletilen görüşlerde, Vietnamlı “paslanmaz
çelik boru” üreticilerinin/ihracatçılarının piyasa koşullarında faaliyet gösterdiği iddia edilerek
Vietnamlı üreticiler/ihracatçılar tarafından sağlanan veri ve bilgilerin dikkate alınması talep
edilmişse de Vietnam’da yerleşik Inox Hoa Binh, OSS Dai Duong ve Sonha SSP firmalarının
piyasa ekonomisinde faaliyet göstermediği kabul edildiğinden söz konusu talep uygun
görülmemiştir.
(3) Bazı ihracatç ı firmalar nihai bildirim raporuna yönelik sunmuş oldukları görüşlerde,
kendileri için hesaplanan damping marjının ayrıntılarını içeren firma özel bildirimlerinde
oluşturulmuş normal değerin nasıl hesaplandığına yönelik ayrıntılı bilgi ve verinin
bulunmadığını, bu durumun savunma haklarını engellediğini iddia etmişlerdir. Ancak,
oluşturulmuş normal değere temel teşkil eden yerli üretim dalının tip bazında birim maliyetleri
Yönetmeliğin 22 nci maddesi kapsamında açıklanması rakiplere önemli bir fayda
sağlayabilecek bilgi kapsamına girdiğinden gizli olarak addedilmektedir.
(4) Bir ihracatçı firma tarafından yerli üreticinin ürün tipi ile ihraç ürün tipinin nasıl
eşleştirildiği ve oluşturulmuş normal değerin nasıl belirlendiği hususunda herhangi bir bilgi
verilmediği ifade edilerek bu durumun savunma hakkını engellediği iddia edilmiştir. Öte
yandan, Türkiye’de diğer üreticiler mevcut iken rekabetçi olmayan başvuru sahibi firmanın
üretim maliyetinin ve satış genel idari giderlerinin kullanılmasının adil ve objek tif soruşturma
yürütülmediğine işaret ettiği belirtilmiştir. Firma özel bildiriminde de ifade edildiği üzere, yerli
üretim dalının soruşturma konusu ürün ile aynı veya yakın özellikteki ürünü karşılaştırılmıştır.
Bu kapsamda, soruşturma konusu ürünün malzeme kalitesi, uzunluğu, boyu, et kalınlığı ve ürün
3 https://docs.wto.org/dol2fe/Pages/SS/directdoc.aspx?filename=q:/WT/ACC/VNM48.pdf&Open=True
11
yüzeyi gibi özellikleri dikkate alınmış; soruşturma konusu ürün tipi ile aynı veya aynı tipin
bulunmaması halinde yakın özellikteki ürün tipleri karşılaştırılmıştır. Başvuru sahibi yerli
üretim dalının veri lerinin doğrulanması esnasında söz konusu tip bazlı doğrulamalar da
gerçekleştirilmiştir. Diğer taraftan normal değer tespiti yapılırken, bu maddenin birinci
fıkrasında da belirtildiği üzere Vietnam’da yerleşik firmaların lehine olacak şekilde birim sınai
maliyet ile genel, idari ve satış giderlerinde gerekli ayarlamalar yapılmıştır.
3.4. İhraç Fiyatının Belirlenmesi
(1) İhraç fiyatı bahse konu firmaların Türkiye’ye satışlarında bağımsız alıcılara fiilen ödenen
fiyat esasında belirlenmiştir.
(2) Bir ihracatçı firma tarafından 2018 yılına ait faturalara ilişkin işlemlerin ihraç fiyatı
hesaplanmasına dahil edilmemesinin makul olmadığı, söz konusu satışların 2019 yılı ithalat
verilerine dahil olması nedeniyle zarar analizinde dikkate alındığı; bu nedenle bu satışların ihraç
fiyatı hesabında dikkate alınmamasının tutarsızlık yaratacağı iddia edilmiştir. Bu raporun
1.4’üncü maddesinde de yer aldığı üzere; damping belirlemesi için 1/1/2019-31/12/2019
dönemi soruşturma dönemi, 1/1/2017 -31/12/2019 dönemi ise zarar incel eme dönemi olarak
belirlenmiştir. Dolayısıyla, damping marjı hesabı soruşturma dönemi olan 2019 yılı için
yapılırken, bir trend analizi olan zarar incelemesinde üç yıllık veriler karşılaştırılmıştır. Bununla
birlikte, ADA’nın 2.4 üncü maddesinin birinci fı krasına ait dipnotta da yer aldığı üzere,
damping belirlemesinde satış tarihi olarak fatura tarihinin esas alınması mümkün
bulunmaktadır. Öte taraftan, ihraç fiyatı hesaplanmasına dahil edilmeyen, soruşturma dönemi
öncesine ait faturalara ilişkin işlemler zarar inceleme dönemi içerisinde yer aldığından zarar
incelemesine dahil edilmiştir. Dolayısıyla, ilgili işlemlerin incelemeye konu dönem itibarıyla
zarar analizine dahil edilmiş olması ve zarar analizinin yıllar itibarıyla verilerin
karşılaştırılmasına ol anak vermesi nedeniyle herhangi bir tutarsızlığın bulunmadığı
değerlendirilmektedir.
(3) Bir ihracatçı firma tarafından kendi hesaplamalarına göre soruşturma döneminde
Türkiye’ye yapılan ihracat siparişlerinden iyi kâr elde ettiği belirtilerek bunun kendi
maliyetlerine kıyasla damping fiyatından satış yapmadığı hususunda bir gösterge olabileceği
iddia edilmiştir. Yönetmelik hükümleri çerçevesinde damping, bir malın Türkiye’ye ihraç
fiyatının, benzer malın normal değerinin altında olmasını ifade etmektedir. Karlı satış
mevcudiyetinin, ithalatın dampingli gerçekleştirilmediğine doğrudan bir kanıt teşkil
edemeyeceği aşikardır. Dolayısıyla, söz konusu iddia geçersiz bulunmuştur.
3.5. Fiyat Karşılaştırması
(1) Adil bir karşılaştırmanın yapılabilmesini teminen, normal de ğer ile ihraç fiyatı mümkün
olduğu ölçüde fabrika çıkış aşamasına getirilerek aynı ticari aşamada karşılaştırılmıştır.
(2) Yönetmeliğin 10 uncu maddesi çerçevesinde, ilgili taraflarca fiyat karşılaştırmasını
etkilediği ileri sürülen hususlardan belgelendirilen, uygulanabilir ve haklı görülenler için
ayarlamalar yapılmıştır.
(3) Söz konusu ayarlamalar, üretici/ihracatçı firmalar a münhasıran iletilen firma özel
bildirimlerinde dikkatlerine sunulmuştur.
(4) Nihai bildirim raporuna sunulan görüşlerde bir ihracatçı firma tarafından, oluşturulmuş
normal değer ile ihraç fiyatının aynı ticari aşamada karşılaştırılıp karşılaştırılmadığı hususunda
tereddüte düşüldüğü, oluşturulmuş normal değer hesabında paketleme gibi masrafların düşülüp
düşülmediğinin açıklığa kavuşturulması gerektiği ifade edilmiştir. Bu maddenin ikinci
12
fıkrasında da yer verildiği üzere, Yönetmeliğin 10 uncu maddesi çerçev esinde, ilgili taraflarca
fiyat karşılaştırmasını etkilediği ileri sürülen hususlardan belgelendirilen, uygulanabilir ve haklı
görülenler için ayarlamalar yapılmıştır. Bu çerçevede, yerli üretim dalı tarafından sunulan
maliyetler üzerinde Vietnamlı firmaların lehine ayarlamalar yapılarak hesaplanan oluşturulmuş
normal değer hesabında, soruşturma konusu ürünün tipleri ile yerli üretim dalı tarafından
üretilen ürün tiplerinin karşılaştırılmasında gerek ürünün malzeme kalitesi, uzunluğu, boyu, et
kalınlığı ve ürün yüzeyi gibi spesifik özellikleri dikkate alınarak fiziksel özelliklerdeki
farklılıklar göz önünde bulundurulmuş; gerekse paketleme gibi masrafların düşülmesi de dahil
diğer tüm gerekli ayarlamalar yapılmıştır.
3.6. Damping Marjı
(1) Yönetmeliğin 11 inci maddesi çerçevesinde damping marjı, normal değer ile ihraç fiyatının
ağırlıklı ortalamasının karşılaştırılması suretiyle hesaplanmıştır. Damping marjının
belirlenmesinde kullanılan yöntem ile yapılan hesaplamalar firma özel bildirimle rinde
açıklanmıştır.
(2) Buna göre, Inox Hoa Binh firması için CIF bedelin %21,86’sı oranında, OSS Dai Duong
firması için CIF bedelin %22,36’sı oranında ve Sonha SSP firması için CIF bedelin %19,64’ü
oranında damping marjı hesaplanmıştır.
(3) Diğer taraftan, V ietnam’da yerleşik iş birliğinde bulunmayan diğer üretici/ihracatçılara
yönelik ise Yönetmeliğin 26 ncı maddesi hükmü uyarınca damping marjı hesaplanmıştır. Söz
konusu hesaplamada, soruşturma döneminde Türkiye’ye ihracat miktarı en yüksek olan Inox
Hoa Binh firmasının verileri kullanılmış ve söz konusu firma için tespit edilen bireysel damping
marjı oranından daha yüksek olan satır bazındaki damping marjlarının ağırlıklı ortalaması
neticesinde hesaplanan oran dikkate alınmıştır. Bu çerçevede, diğer üretici/ ihracatçı firmalar
için CIF bedelin %38,15’i oranında damping marjı tespit edilmiştir.
(4) Bir ihracatçı firma normal değerin Türkiye piyasasındaki maliyetlere dayandırılması
nedeniyle damping marjının yüksek seviyede oluştuğunu iddia etmiştir. Bu raporun 3. 2 nci
maddesinde piyasa ekonomisi iddialarına yönelik değerlendirmeler çerçevesinde soru formunu
yanıtlayarak kendilerine piyasa ekonomisi statüsü uygulanmasını talep eden firmaların talepleri
reddedilmiş; söz konusu firmalar için normal değer Yönetmeliğin 7 nci maddesi hükümleri
çerçevesinde yerli üretim dalının benzer ürüne yönelik birim sınai maliyetlerine genel, idari ve
satış giderleri ile makul bir karın eklenmesiyle fabrika çıkış aşamasında belirlenmiştir. Bununla
beraber, halihazırda birim sınai maliyet ile genel, idari ve satış giderlerinde Vietnamlı ihracatçı
firmalar lehine olmak üzere gerekli ayarlamalar yapılmıştır.
(5) Bir ihracatçı firma kendileri için hesaplanan damping marjının ayrıntılarına yönelik tüm
rakamlar için kanıt, formül ve hesaplama yönteminin sunulmasını talep etmiştir. Oluşturulmuş
normal değere temel teşkil eden yerli üretim dalının tip bazında birim maliyetleri Yönetmeliğin
22 nci maddesi kapsamında açıklanması rakiplere önemli bir fayda sağlayabilecek bilgi
kapsamına girdiğinden gizli olarak addedilmektedir. Öte taraftan, ihracatçı firmalara yönelik
hazırlanan firma özel nihai bildiriminde belirtilen bilgi, bulgu ve değerlendirmeler neticesinde
ortaya çıkan hesaplama sonuçlarını gösteren MS Excel çalışma kitabı, firma özel nihai bildirim
ekinde firmaların dikkatlerine sunulmuştur.
13
4. ZARARA İLİŞKİN BELİRLEMELER
4.1. Genel Açıklamalar
(1) Yönetmeliğin 17 nci maddesi çerçevesinde, soruşturma konusu ülke menşeli dampingli
ithalatın hacmi ile bu ithalatın iç piyasadaki benzer mal fiyatları ile yerli üretim dalı üzerindeki
etkisine bakılmıştır. Bu çerçevede, dampingli ithalatın miktarı ve gelişimi, dampingli ithalatın
fiyatının gelişimi, yurt içi tüketim ve pazar payları, fi yat baskısı ve fiyat kırılması ile yerli
üretim dalının ekonomik göstergeleri incelenmiştir. Söz konusu inceleme, bu raporun 2.1 inci
maddesinde belirtilen soruşturma konusu ürün için 1.4 üncü maddesinde belirtilen 1/1/2017 -
31/12/2019 tarihleri arasındaki zarar inceleme dönemi için yapılmıştır.
(2) Soruşturma konusu ürünün genel ithalatı ve soruşturma konusu ülkeden yapılan ithalatının
incelenmesinde Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verileri kullanılmıştır.
(3) Bir ihracatçı firma, Vietnam’dan gerçekleştirilen it halat fiyatları ile diğer ülkelerden
gerçekleştirilen ithalat fiyatları arasında büyük fark bulunduğunu belirterek soruşturma
otoritesinin söz konusu verilerin gerçekliğini kanıtlayacak bir hesaplama yöntemi sunmadığını
iddia etmiştir. Söz konusu ithalat v erilerinin dayanağını TÜİK verileri oluşturduğundan bahse
konu iddianın mesnetsiz olduğu her türlü izahtan varestedir.
4.2. Ürünün Genel İthalatının Mutlak Gelişimi ve Fiyatları
(1) Soruşturma konusu ürünün genel ithalatı 2017 yılında 34.046 ton (110,3 milyon ABD
doları) iken 2018 ve 2019 yıllarında sırasıyla 29.294 ton (98,5 milyon ABD doları) ve 24.331
ton (78,5 milyon ABD doları) olarak gerçekleşmiştir.
(2) Yukarıdaki veriler çerçevesinde soruşturma konusu ürün ithalatının ortalama birim fiyatları
hesaplanmıştır. Buna göre genel ithalatın ortalama birim fiyatları 2017-2019 dönemi itibarıyla
dalgalı bir seyir izlemiş ve sırasıyla 3.239 ABD doları/ton, 3.362 ABD doları/ton ve 3.229 ABD
doları/ton olarak gerçekleşmiştir.
4.3. Soruşturma Konusu Ülke Menşeli İthalatın Mutlak Gelişimi ve Fiyatları
(1) Soruşturma konusu ürünün Vietnam’dan yapılan ithalatı 2017 yılında 7.114 ton (16,7 milyon
ABD doları) iken 2018 ve 2019 yıllarında sırasıyla 6.450 ton (16,3 milyon ABD doları) ve
6.364 ton (14,3 milyon ABD doları) olarak gerçekleşmiştir. Vietnam menşeli ürün ithalatının
toplam ithalat içindeki payı incelendiğinde ise 2017 yılında %21 olan payın, 2018 yılında %22’ye
ve 2019 yılında %26’ya yükseldiği görülmektedir.
(2) Vietnam menşeli soruşturma konusu ürün ithalatının ortalama birim fiya tları
hesaplanmıştır. Buna göre Vietnam menşeli ithalatın birim fiyatları 2017, 2018 ve 2019
yıllarında sırasıyla 2.353 ABD doları/ton, 2.533 ABD doları/ton ve 2.253 ABD doları/ton
olarak gerçekleşmiştir. Vietnam menşeli ithalatın birim fiyatlarının zarar inceleme dönemi
boyunca genel ithalatın birim fiyatlarının altında seyrettiği kaydedilmiştir.
4.4. Diğer Ülkelerden İthalatın Mutlak Gelişimi ve Fiyatları
(1) Soruşturma konu ürüne ilişkin diğer ülkelerden gerçekleşen 2017 -2019 dönemi ithalat
istatistiklerine bakıldığında, 2017 yılında 26.932 ton (93,5 milyon ABD doları) olan diğer
ülkeler ithalatı 2018 ve 2019 yıllarında ise sırasıyla 22.844 ton (82,1 milyon AB D doları) ve
17.967 ton (64,2 milyon ABD doları) olarak gerçekleşmiştir.
(2) Soruşturmaya konu olmayan üçüncü ülkelerden gerçekleştirilen ithalatın ortalama birim
fiyatlarına bakıldığında, ithal birim fiyatının 2017 -2019 döneminde sırasıyla 3.474 ABD
14
doları/ton, 3.597 ABD doları/ton ve 3.574 ABD doları/ton olarak gerçekleştiği kaydedilmiştir.
Üçüncü ülkeler menşeli ithalatın birim fiyatlarının 2017-2019 dönemi itibarıyla genel ithalatın
birim fiyatlarının üzerinde seyrettiği tespit edilmiştir.
4.5. İthalatın Nispi Gelişimi
(1) Soruşturma konusu ithalatın nispi olarak gelişimini görebilmek için, söz konusu ithalatın
toplam Türkiye benzer mal tüketimi içerisindeki payı 2017-2019 yılları itibarıyla incelenmiştir.
Türkiye toplam benzer mal tüketiminin hesaplanmasın da, yerli üretim dalının ve diğer yerli
üreticilerin yurt içi satışları genel ithalat miktarı ile toplanmıştır. Yerli üretim dalının yurt içi
satışlarının ve soruşturma konusu ülkeden gerçekleştirilen ithalatın toplam tüketime
oranlanmasıyla pazar payları hesaplanmıştır. İncelenen veriler 2017 yılı=100 olacak şekilde
endekslenmiştir.
(2) Bu çerçevede söz konusu ürünün yurtiçi tüketimi 2017 yılında 100 birim iken, 2018 ve 2019
yıllarında sırasıyla 100 birim ve 83 birim olarak gerçekleşmiştir.
(3) Vietnam menşeli i thalatın pazar payı 2017 -2019 dönemi itibarıyla dalgalı bir seyir
izlemiştir. Buna göre, 2017 yılında 100 birim olan pazar payı endeksi, 2018 yılında 91 birime
gerilemiş ve 2019 yılında 107 birime yükselmiştir.
(4) Diğer ülkeler menşeli ithalatın pazar payı 2017-2019 yılları itibarıyla azalan bir seyir
göstermiştir. Buna göre, 2017 yılında 100 birim olan pazar payı endeksi, 2018 yılında 85 ve
2019 yılında 80 birime gerilemiştir.
(5) Bununla birlikte, 2017-2019 yılları itibarıyla incelendiğinde; yerli üretim dalının pazar payı
endeksinin 2017 yılı 100 birim olarak kabul edildiğinde, 2018 ve 2019 yıllarında sırasıyla 95
ve 110 olarak gerçekleştiği kaydedilmiştir.
(6) Yerli üretimin pazar payı ise 2017 -2019 yılları itibarıyla incelendiğinde; 2017 yılında 100
birim olan yerli üretim pazar payı endeksinin, 2018 ve 2019 yıllarında sırasıyla 145 ve 147
birim olarak gerçekleştiği kaydedilmiştir.
4.6. Fiyat Kırılması ve Baskısı
(1) Yönetmeliğin 17 nci maddesinin ilgili hükümleri çerçevesinde dampingli ithalatın yerli
üretim dalının satış fiyatları üzerindeki etkisi değerlendirilirken, ithalat fiyatları ile yerli
üreticilerin satış fiyatları ve maliyetleri dikkate alınarak fiyat kırılması ve baskısı
hesaplanmıştır. Fiyat kırılması ve baskısının nesnel bir biçimde değerlendirilebilmesi amacıyla
yerli üretim dalının en çok imalatını ve satışını gerçekleştirdiği 304 malzeme kalitesi (304 kalite
paslanmaz çelik) bazında paslanmaz çelikten boruların ortalama yurtiçi satış fiyatları esas
alınmıştır. Eş yönlü olarak soruşturma döneminde, işbi rliğinde bulunan her bir ihracatçı
firmadan ithalatı yapılan ürünlerin büyük çoğunluğunun 304 malzeme kalitesinde olduğu
dikkate alınarak 304 malzeme kalitesi bazında paslanmaz çelikten boruların CIF temeldeki
ortalama ithal fiyatı alınmıştır.
(2) Fiyat kırıl ması, dampingli ithal ürünün Türkiye pazarına giriş fiyatlarının yerli üretim
dalının fiyatlarının ne kadar altında kaldığını gösterir. Bu kapsamda, soruşturma konusu
ülkeden gerçekleştirilen ithalatın yerli üretim dalının fiyatlarını ne ölçüde kırdığı incelenmiştir.
Fiyat kırılması hesaplanırken; soruşturma konusu ülkeden gerçekleştirilen ithalatın CIF
bedeline %0 gümrük vergisi ile CIF kıymetin %2’si tutarındaki gümrükleme masrafları
eklenerek ürünün Türkiye piyasasına giriş fiyatı bulunmuştur. Bulunan değerler ile yerli üretim
15
dalının yurtiçi satış fiyatları karşılaştırılmıştır. Hesaplamalar soruşturma dönemi olan 2019 yılı
için yapılmıştır.
(3) Bu çerçevede; Vietnam’da mukim Inox Hoa Binh firmasından gerçekleştirilen ithalatın
yerli üretim dalının iç piyas a fiyatlarını CIF değerin %2X’i oranında, OSS Dai Duong
firmasından gerçekleştirilen ithalatın yerli üretim dalının iç piyasa fiyatlarını CIF değerin %X’i
ve Sonha SSP firmasından gerçekleştirilen ithalatın yerli üretim dalının iç piyasa fiyatlarını CIF
değerin %1X’i oranında kırdığı belirlenmiştir.
(4) Fiyat baskısı, ithal ürünün fiyatlarının Türkiye piyasasında yerli üretim dalının yurt içi satış
fiyatlarını olması gereken seviyeye göre yüzde olarak ne kadar baskı altında tuttuğunu
göstermektedir. Fiyat baskısı hesaplanırken; soruşturma konusu ülkeden g erçekleştirilen
ithalatın CIF bedeline %0 gümrük vergisi ile CIF kıymetin %2’si tutarındaki gümrükleme
masrafları eklenerek ürünün Türkiye piyasasına giriş fiyatı bulunmuştur. Bulunan değerler ile
yerli üretim dalının ticari maliyetine eklenen makul kâr or anı ile elde edilen olması gereken
yurtiçi satış fiyatları karşılaştırılmıştır. Hesaplamalar soruşturma dönemi olan 2019 yılı için
yapılmıştır.
(5) Bu çerçevede; Vietnam’da mukim Inox Hoa Binh firmasından gerçekleştirilen ithalatın
yerli üretim dalının iç piy asa fiyatlarını CIF değerin %3 X’i oranında, OSS Dai Duong
firmasından gerçekleştirilen ithalatın yerli üretim dalının iç piyasa fiyatlarını CIF değerin
%1X’i oranında ve Sonha SSP firmasından gerçekleştirilen ithalatın yerli üretim dalının iç
piyasa fiyatlarını CIF değerin %1X’i oranında baskıladığı belirlenmiştir.
(6) Nihai bildirim raporuna sunulan görüşlerde, bir ihracatçı firma tarafından soruşturma
konusu ürünün fiyatının paslanmaz çeliğin kalitesi yanında ürünün uzunluğu, et kalınlığı ve
ürün yüzeyi gibi özellikler tarafından belirlendiği ifade edilerek fiyat kırılması ve fiyat
baskısının tip bazında aynı tip ürünler için yapılması gerektiği ifade edilmiştir. Bu çerçevede,
her bir ihracatçı firma tarafından soruşturma döneminde Türkiye’ye en çok satışı ya pılan ve
yerli üreticinin de satışının bulunduğu aynı ürün tiplerinin dikkate alınması suretiyle de fiyat
kırılması ve fiyat baskısı analizleri ger çekleştirilmiştir. Bu kapsamda, Inox Hoa Binh
firmasından gerçekleştirilen ithalatın yerli üretim dalının iç piyasa fiyatlarını CIF değerin %5 -
%15’i aralığında bir oranda kırdığı ve %15 - %25’i aralığında bir oranda baskıladığı, OSS Dai
Duong firmasından gerçekleştirilen ithalatın yerli üretim dalının iç piyasa fiyatlarını CIF
değerin %5 - %15’i aralığında bir oranda kırdığı ve baskıladığı, Sonha SSP firmasından
gerçekleştirilen ithalatın yerli üretim dalının iç piyasa fiyatlarını ise CIF değerin %10 - %20’si
aralığında bir oranda kırdığı ve baskıladığı tespit edilmiştir.
4.7. Yerli Üretim Dalının Ekonomik Göstergeleri
(1) Yerli üretim dalının ekonomik göstergeleri, soruşturma konusu üründe başvuru sahibi
Marcegaglia TR’nin 2017-2019 yıllarına ilişkin verilerin esas alınması suretiyle incelenmiştir.
Diğer taraftan, eğilimin sağlıklı bir şekilde incelenmesi amacıyla T ürk lirası bazındaki veriler
için on iki aylık ortalama Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) kullanılarak enflasyondan arındırılmış
reel değerler kullanılmıştır.
a) Üretim, Kapasite ve Kapasite Kullanım Oranı (KKO)
(1) Yerli üretim dalının soruşturma konusu ürün i çin 2017 yılında 100 olan üretim miktar
endeksi, 2018 yılında 106’ya yükselmiş ve 2019 yılında 88 olarak gerçekleşmiştir. Aynı
dönemde yerli üretim dalının kapasite miktarı endeksi 100 olarak gerçekleşmiştir. 2017 -2019
döneminde yerli üretim dalının kurulu kapasitesi kullanım oranı endeksi ise anılan yıllar
itibarıyla sırasıyla 100, 106 ve 88 olarak kaydedilmiştir.
16
b) Yurtiçi Satışlar
(1) Yerli üretim dalının soruşturma konusu ürün için 2017 yılında 100 olarak kabul edilen yurtiçi
satış miktarı endeksi 2018 yılında 95’e ve 2019 yılında 91’e gerilemiştir. Aynı dönemde yurtiçi
satış hasılası endeksi ise sırasıyla 100, 96 ve 88 olarak gerçekleşmiştir.
c) Yurtiçi Fiyatlar
(1) Yerli üretim dalının soruşturma konusu ürün için birim yurtiçi satış fiyatı 2017 yılında 100,
2018 yılında 101 ve 2019 yılında 97 olarak gerçekleşmiştir.
ç) İhracat
(1) Yerli üretim dalının ihracat miktar endeksi 2017 yılında 100 iken, 2018 yılında 174’e
yükselmiş ve 2019 yılında 149 olarak gerçekleşmiştir.
d) Pazar Payı
(1) Yerli üretim dalının pazar payı endeksi 2017 yılında 100 iken, 2018 yılında 95’e gerilemiş ve
2019 yılında 110 olarak gerçekleşmiştir.
e) Maliyetler
(1) Yerli üretim dalının söz konusu ürün için 2017 yılında reel olarak 100 kabul edilen birim
ticari maliyeti 2018 yılında 98’e düşmüş, 2019 yılında ise 101 olarak gerçekleşmiştir.
f) Karlılık
(1) Yerli üretim dalının soruşturma konusu üründe yurtiçi satışlarından elde ettiği birim karlılığı
2017 yılı 100 olarak kabul edildiğinde, 2018 yılında 396’ya yükselmiş ancak 2019 yılında -231
olarak gerçekleşmiştir.
g) Stoklar
(1) Yerli üretim dalının 2017 yılında 100 olan dönem sonu stok miktar endeksi, 2018 ve 2019
yıllarında sırasıyla 102 ve 83 olarak gerçekleşmiştir.
ğ) İstihdam
(1) Yerli üretim dalının 2017 yılında 100 olarak kabul edilen soruşturma konusu ürün üretiminde
çalışan doğrudan işçi sayısı endeksi 2018 yılında ise 100 seviyesini korumuş ancak 2019 yılında
80 olarak gerçekleşmiştir.
h) Ücretler
(1) Yerli üretim dalında çalışan işçilerin aylık brüt işçi ücreti endeksi 2017 yılında 100 olarak
kabul edildiğinde, 2018 ve 2019 yıllarında ise sırasıyla 85 ve 105 seviyesinde gerçekleşmiştir.
ı) Verimlilik
(1) Üretimde çalışan işçi başına üretim miktarını gösteren verimlilik endeksi 2017 yılınd a 100
iken 2018 yılında 106’ya yükselmiş ve 2019 yılında 110 olarak gerçekleşmiştir.
i) Nakit Akışı
(1) Yerli üretim dalının soruşturma konusu ürün üretim ve satışı ile sağladığı reel nakit akışı
endeksi, 2017 yılında -100 iken 2018 ve 2019 yıllarında i se sırasıyla 193 ve 240 olarak
gerçekleşmiştir.
j) Büyüme
(1) Yerli üretim dalının bütün faaliyetlerini kapsayan bilanço aktif büyüklüğü 2017 yılında 100
iken 2018 yılında 126’ya yükselmiş ve 2019 yılında 115 olarak gerçekleşmiştir.
17
k) Sermaye Artışı
(1) Yerli üretim dalının 2017 yılında -100 olarak kabul edilen öz sermayesi 2018 yılında 666,
2019 yılında ise 548 olarak gerçekleşmiştir.
l) Yatırımlar
(1) Zarar inceleme döneminde yerli üretim dalının tüm faaliyetlerine ilişkin yenileme ve tevsi
yatırımının bulunmadığı görülmüştür.
m) Yatırımların Geri Dönüş Oranı
(1) Yerli üretim dalının söz konusu üründe yatırım hasılatı oranı (Kar/Öz sermaye) endeksi 2017
yılında -100 iken, 2018 yılında 13 ve 2019 yılında 4 olarak gerçekleşmiştir.
4.8. Yerli Üretim Dalının Ekonomik Göstergelerinin Değerlendirilmesi
(1) Yerli üretim dalının ekonomik göstergelerinin 2017 -2019 dönemi itibarıyla incelenmesi
neticesinde; 2019 yılında, 2017 yılına göre üretiminin reel olarak %12 azalış gösterdiği, 2017-
2019 dönemi boyunca yurtiçi satış miktarının tedricen azaldığı, birim yurtiçi satış fiyatlarının
reel olarak 2019 yılında, 2017 yılına göre %3 azaldığı kaydedilmiştir.
(2) Yerli üretim dalının 2019 yılında birim ticari maliyetlerinde artış yaşandığı tespit edilmiştir.
Söz konusu yılda birim yurtiçi satış fiyatının, birim ticari maliyetinin altında kalması
neticesinde yurtiçi ve toplam satışlardan birim ürün karlılığında önemli derecede bozulmalar
görülmüş olup 2017 yılındaki pozitif karlılık, 2019 yılında soruşturma konusu üründe zarara
dönüşmüştür.
(3) Nihai bildirim sonrasında bir ihracatçı firmanın, pozitif olan 2017 yılı birim karlılığı
esasında negatif endekslemenin 2019 yılında nasıl yapıldığı hususu ile yurtiçi ve yurtdışı
satışlardan ürün karlılığı ile toplam karlılığın endekslemelerinin doğruluğunun kontrol edilmesi
yönündeki talebi üzerine hesaplar incelenmiş ancak herhangi bir maddi hata bulunmadığı
anlaşılmıştır. Yukarıdaki değerlendirmeleri tekrarla; soruşturma dönemi olan 2019 yılında yerli
üretim dalının birim yurtiçi s atış fiyatının, birim ticari maliyetinin altında kalması neticesinde
yurtiçi ve toplam satışlardan birim ürün karlılığında belirgin derecede olumsuzluklar meydana
gelmiş ve zarar inceleme döneminin baz yılındaki pozitif karlılığı, 2019 yılında soruşturma
konusu üründe zarara dönüşmüştür. Ayrıca, bu raporun 4.7 nci maddesinin birinci fıkrasında
da ifade edildiği üzere Türk lirası bazındaki verilerin on iki aylık ortalama ÜFE kullanılarak
enflasyondan arındırılması suretiyle endeksleme yapılmıştır.
(4) Bir ihracatçı firma tarafından nihai bildirim raporuna yönelik sunulan görüşlerde, başvuru
sahibi yerli üretici firmaya ilişkin başvurunun gizli olmayan nüshası ile nihai bildirim
raporundaki bazı ekonomik göstergelerin farklı olduğu ifade edilerek; başvurunun
doğruluğunun incelenmeden soruşturma açıldığı, dolayısıyla Yönetmeliğin 19 uncu maddesi
hükmünün ihlal edildiği iddia edilmiştir. Başvuru sahibi firmanın gizli olmayan nüshasında yer
alan ekonomik göstergeler ile soruşturmaya yönelik nihai bilgi, bulgu ve değe rlendirmelerin
yer aldığı nihai bildirim raporundaki yerli üretim dalı ekonomik göstergeleri arasında bulunan
nicel farklılıklar yerli üretim dalı nezdinde gerçekleştirilen doğrulama soruşturması kaynaklı
olup; işbu soruşturmanın başlatılmasından evvel soruşturmanın açılmasını haklı kılacak
damping, maddi zarar ve illiyet bağına ilişkin yeterli delillerin mevcut olduğu sonucuna da
sadece yerli üretici firmanın bazı ekonomik göstergeleri doğrultusunda varılmadığı her türlü
izahtan vareste durumdadır.
(5) Bir ihracatçı firma tarafından Vietnam’dan ve özel olarak kendi firmasından ithal edilen
malların oranındaki artışın dampingli ithalatı yansıtmadığı, ayrıca Türkiye’nin Vietnam
18
menşeli ithalatın yanı sıra üçüncü ülkeler menşeli ithalat da gerçekleştirdiği dikkate alındığında
kendi firması tarafından yerli üretim dalı üzerinde zarara neden olmadığı iddia edilmiştir. Firma
bazında ithalat artışlarının karşılaştırılması gibi bir gereklilik bulunmamaktadır. Bununla
birlikte, yerli üretim dalında zarara neden olan etkenlerden biri veya birkaçı mutlak anlamda
belirleyici bir yargıya temel teşkil etmemektedir. Söz konusu firmadan gerçekleştirilen ithalat
da dahil olmak üzere Vietnam menşeli ithalatın , yerli üretim dalı üzerindeki zarar halinin
birincil sebebi olduğu değerlendirilmektedir.
(6) Yerli üretim dalının 2017 -2019 dönemi boyunca kapasite miktarı sabit kaldığından
soruşturma konusu üründeki kapasite kullanım oranı , üretim miktarındaki eğilime paralel
olarak baz yıla göre düşüş göstermiştir.
(7) Öte yandan, yerli üretim dalının direkt işçi sayısındaki azalmanın üretimdeki azalıştan daha
fazla olmasına bağlı olarak 2019 yılında, baz yıl olan 2017 yılına göre verimliliğinde artış
yaşanmıştır.
(8) Bu kapsamda, 2017 -2019 döneminde yerli üretim dalının ekonomik göstergeleri gene l
itibarıyla değerlendirildiğinde; 2019 yılında, 2017 yılına göre üretim, yurtiçi satış miktarı, ticari
maliyet, yurtiçi ve toplam satışlardan birim ürün karlılığı, kapasite kullanım oranı gibi
ekonomik göstergelerinde bozulmalar yaşandığı dikkate alındığı nda, yerli üretim dalının
ekonomik göstergelerinde maddi zarar oluştuğu değerlendirilmektedir.
4.9. Zarara İlişkin Değerlendirme
(1) Vietnam menşeli ithalatın payı 2017 yılında %21 iken 2019 yılında %26 olarak
gerçekleşmiştir. Söz konusu ithalatın birim fiyatları ise 2019 yılında, 2017 yılına göre %4
oranında azalış göstermiştir.
(2) Diğer ülkelerden gerçekleştirilen ithalatın pazar payı 2019 yılında, 2017 yılına göre %20
azalırken; Vietnam menşeli ithalatın pazar payı %7 artış göstermiştir. Yerli üretim dalının pazar
payında ise 2019 yılında, 2017 yılına göre %10 artış kaydedilmiştir.
(3) Vietnam menşeli ithalatın fiyatlarının yerli üretim d alının iç piyasa fiyatları üzerindeki
etkisini görebilmek için fiyat kırılması ve fiyat baskısı hesabı yapılmıştır. Buna göre yerli
üretim dalının en çok imalatını ve satışını gerçekleştirdiği ve işbirliğinde bulunan her bir
ihracatçı firmadan en çok ithalatın yapıldığı 304 malzeme kalitesi bazında paslanmaz çelikten
borular için soruşturma dönemi olan 2019 yılında fiyat kırılması ve baskısının mevcut olduğu
tespit edilmiştir. Ayrıca, her bir ihracatçı firma tarafından soruşturma döneminde Türkiye’ye
en çok satışı yapılan ve yerli üreticinin de satışının bulunduğu aynı ürün tiplerinin dikkate
alınması suretiyle gerçekleştirilen analizlerde de fiyat kırılması ve fiyat baskısının mevcudiyeti
kaydedilmiştir.
(4) Bazı ihracatçı firmalar Marcegaglia TR firmasının ba zı ekonomik göstergelerinde çok
olumlu gelişmeler gözlendiğini ve Vietnam menşeli dampingli ithalat ile anılan yerli üretici
firmanın yurtiçi ve toplam satışlardan karlılığının azalması arasında nedensellik bağının
bulunmadığını iddia etmişlerse de ADA ve Yönetmelik hükümleri çerçevesinde yerli üretim
dalının ekonomik göstergeleri bir bütünlük içerisinde ele alındığından incelenen etkenlerden
biri veya birkaçı mutlak anlamda belirleyici bir yargıya temel teşkil etmemektedir. Bu
çerçevede, söz konusu iddialar geçerli görülmemiştir.
(5) Nihai Bildirim sonrasında ilgili taraflarca ifade edilen görüşlerin, yerli üretim dalının
ekonomik göstergeleri ve zarara ilişkin ulaşılan tespitleri değiştirmediği değerlendirilmiştir.
19
5. DAMPİNGLİ İTHALAT İLE ZARAR ARASINDAKİ NEDENSELLİK
BAĞI
5.1. Dampingli İthalatın Zarar Üzerindeki Etkisi
(1) Soruşturmaya konu firmalardan gerçekleşen ithalatın dampingli olduğu bu raporun 3.6 ncı
maddesinde tespit edilmiştir.
(2) 2017 yılında Vietnam menşeli ithalatın miktar payı %21 iken, 2019 yılında %26 olarak
gerçekleşmiştir. 2017-2019 döneminde tüketimin reel bazda %17 azalış göstermesine karşılık
anılan dönemde Vietnam menşeli ithalatın pazar payında %7 artış kaydedilmiştir.
(3) İşbirliğine gelen ihracatçı firmalardan gerçekleşen soruşturma konusu ürün ithalatının yerli
üretim dalının yurtiçi satış fiyatlarını kırdığı ve baskı altında tuttuğu belirlemiştir.
(4) 2017-2019 döneminde yerli üretim dalının üretim, yurtiçi satış miktarı, ticari maliyet,
yurtiçi ve toplam satışlardan birim ürün karlılığı, kapasite kullanım oranı gibi ekonomik
göstergelerinde bozulmalar yaşandığı gözlenmiştir.
(5) Bu değerlendirmeler ışığında, dampinge konu ithalatın yerli üretim dalının ekonomik
göstergeleri üzerindeki etkisi bilhassa soruşturma döneminde açık bir biçimde tespit edilmiş
olup, dampinge konu ithalat ile yerli üretim dalının karşı karşıya kaldığı maddi zarar arasında
illiyet bağının mevcut olduğu görülmektedir.
5.2. Zarara Neden Olabilecek Diğer Unsurlar
(1) Yönetmeliğin 17 nci maddesi çerçevesinde, yerli üretim dalı üzerinde oluşmuş bulunan
maddi zarar ile dampinge konu ithalat arasındaki nedensellik bağının incelenmesi esnasında
zarara etki edebilecek bilinen diğer unsurlar incelenmiştir.
(2) 2017-2019 döneminde diğer ülkelerden gerçekleştirilen ithalatın miktar payı azalmış olup
anılan ithalatın birim fiyatlarının soruşturma konusu Vietnam menşeli ithalatın birim
fiyatlarının oldukça üzerinde gerçekleştiği tespit edilmiştir. İlaveten, üçüncü ülkelerd en
gerçekleştirilen ithalatın pazar payının anılan dönemde azaldığı görülmektedir.
(3) Soruşturma konusu ürün yurtiçi tüketimi 2019 yılında, 2017 yılına göre azalış göstermiştir.
Buna karşılık, anılan dönemde yerli üretim dalı ile Vietnam menşeli ithalatı n pazar payları
artmıştır.
(4) 2017 -2019 döneminde soruşturma konusu ürün üretiminde yerli üretim dalının pazar
payının dalgalı bir seyir izlediği; öte yandan yerli üretimin pazar payının artış eğilimi gösterdiği
kaydedilmiştir.
(5) Nihai bildirim sonrası sunulan görüşlerde bir ihracatçı firma tarafından, başvuru sahibi
Marcegaglia TR haricinde kalan diğer üreticilerin oldukça iyi durumda oldukları, satışlarını
arttırdıkları, başvuru sahibi firmanın ise diğer üreticilerdeki üretim ve satış artışına karşılık
veremediği, bu durumun dampingli ithalattan kaynaklanmayıp başvuru sahibi firmanın
yurtiçindeki diğer yerli üreticiler kadar rekabetçi olmamasından kaynaklandığı ifade edilmiştir.
Zarar inceleme döneminde soruşturma konusu ürün üretiminde toplam yerli üre timin pazar
payının artış eğilimi gösterdiği görülmüş olmakla beraber; incelenen tüm unsurların bütünsel
olarak ele alındığı dikkate alındığında anılan hususun tek başına yerli üretim dalı üzerinde
oluşmuş bulunan maddi zarar ile dampinge konu ithalat arasındaki nedensellik bağının ortadan
kaldırılması sonucunu doğurmadığı değerlendirilmektedir.
20
(6) Kamu ve özel dinleme toplantıları sonrasında bir ihracatçı firma tarafından Vietnam menşeli
ithalatın kalite gibi nedenlerden artmış olabileceği iddia edilmiş o lsa da, gerek soruşturma
kapsamında soruşturma konusu ürün ile yerli üretim dalı tarafından üretilen ve Türkiye
piyasasında satılan ürününün teknik ve fiziki özellikleri ile temel kullanım alanları itibariyle
benzer özelliklere sahip olduğu anlaşıldığından gerekse yerli üretim dalının gerekli kalite
yönetim sistemi belgelerine sahip olduğu görüldüğünden söz konusu iddia geçerli
görülmemiştir.
(7) Zarar inceleme döneminde; 2019 yılında, 2017 yılı olan baz döneme göre yerli üretim
dalının yurtdışı satışlarının ve verimliliğinin arttığı gözlenmiştir. Bunun yanı sıra, yerli üretim
dalı nezdinde yapılan doğrulama incelemesinden yerli üretim dalının tüketim kalıplarındaki
değişiklikleri ve teknolojideki gelişmeleri takip ettiği anlaşılmaktadır.
(8) Sonuç olarak i lliyet bağı değerlendirmesi kapsamında incelenen söz konusu hususların,
dampinge konu ithalat ile yerli üretim dalı üzerinde oluşan maddi zarar arasındaki illiyet bağını
zayıflatacak veya tümüyle ortadan kaldıracak nitelik ve güçte olmadığı değerlendirilmiştir.
6. SONUÇ
6.1. Sonuç
(1) Yürütülen soruşturma sonucunda, Vietnam menşeli “paslanmaz çelikten borular” ürünü
ithalatının dampingli olduğu ve yerli üretim dalında zarara neden olduğu tespit edilmiştir.
(2) Bu çerçevede, soruşturma neticesinde ulaşılan tespitler i değerlendiren Kurul’un kararı ile
Kanunun 13 üncü maddesi nin birinci fıkrası uyarınca işbirliğinde bulunan firmalar için
damping marjı oranında, diğer üretici/ihracatçı firmalar için zararı orta dan kaldıracak daha az
bir oranda dampinge karşı önlem uygulanması temelinde aşağıdaki tabloda GTİP’i, eşya tanımı
ve menşe ülkesi belirtilen eşyanın Türkiye’ye ithalatında tabloda gösterilen oranlarda dampinge
karşı kesin önlemin uygulanmasına karar verilmiştir.
GTİP Eşya Tanımı Menşe Ülke Firma Unvanı
Dampinge Karşı
Önlem (CIF
Bedelin %)
7306.40.20.90.00 Diğerleri
Vietnam
Sosyalist
Cumhuriyeti
Inox Hoa Binh Joint
Stock Company 21,86
7306.40.80.90.00 Diğerleri
OSS Dai Duong
International Joint
Stock Company
22,36
7306.61.10.00.00 Paslanmaz
çelikten olanlar
Sonha SSP Vietnam
Sole Member
Company Limited
19,64
Diğerleri 25