Tebliğler · No: 2021/29 · Resmî Gazete: 2021-07-14
Resmî kaynak: https://kms.kaysis.gov.tr/Home/Goster/180093
1
14 Temmuz 2021 ÇARŞAMBA Resmî Gazete Sayı : 31541
TEBLİĞ
Ticaret Bakanlığından:
İTHALATTA HAKSIZ REKABETİN ÖNLENMESİNE İLİŞKİN TEBLİĞ
(TEBLİĞ NO: 2021/29)
MADDE 1 – (1) Bu Tebliğin amacı, 24/6/2020 tarihli ve 31165 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta
Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2020/11) ile Amerika Birleşik Devletleri ve Almanya Federal
Cumhuriyeti menşeli 3904.10.00.00.19 gümrük ta rife istatistik pozisyonu altında yer alan “yalnız süspansiyon tipi
polivinil klorür” ithalatına yönelik olarak başlatılan ve Ticaret Bakanlığı İthalat Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen
nihai gözden geçirme soruşturmasının tamamlanması neticesinde alınan kararın yürürlüğe konulmasıdır.
MADDE 2 – (1) Bu Tebliğ, 14/6/1989 tarihli ve 3577 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında
Kanun, 20/10/1999 tarihli ve 99/13482 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan İthalatta Haksız Rekabetin
Önlenmesi Hakkında Karar ve 30/10/1999 tarihl i ve 23861 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız
Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmeliğe dayanılarak hazırlanmıştır.
MADDE 3 – (1) Bu Tebliğde geçen;
a) ABD: Amerika Birleşik Devletleri’ni,
b) Almanya: Almanya Federal Cumhuriyeti’ni,
c) GTİP: Gümrük tarife istatistik pozisyonunu,
ç) Kurul: İthalatta Haksız Rekabeti Değerlendirme Kurulunu,
d) TGTC: İstatistik Pozisyonlarına Bölünmüş Türk Gümrük Tarife Cetvelini,
e) Yönetmelik: İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmeliği,
ifade eder.
MADDE 4 – (1) Yürütülen soruşturma sonucunda, mevcut önlemlerin yürürlükten kalkması durumunda
dampingin ve zararın devam etmesinin veya yeniden meydana gelmesinin muhtemel olduğu saptanmıştır. Ticaret
Bakanlığı İthalat Genel Müdürlüğü tarafından yürütülerek tamamlanan soruşturma sonucunda ulaşılan bilgi ve bulguları
içeren Bilgilendirme Raporu Ek’te yer almaktadır.
(2) Bu çerçevede, soruşturma neticesinde ulaşılan tespitleri değerlendiren Kurulun kararı ve Ticaret Bakanının
onayı ile 10/7/2015 tarihli ve 29412 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlemesine İlişkin
Tebliğ (Tebliğ No: 2015/24) ile yürürlükte olan dampinge karşı önlemlerin, Yönetmeliğin 42 nci maddesi çerçevesinde
aşağıdaki tabloda gösterilen biçimde uygulanmaya devam edilmesine karar verilmiştir.
MADDE 5 – (1) Gümrük idareleri, 4 üncü maddede GTİP, eşya tanımı ve menşe ülkesi belirtilen eşyanın, diğer
mevzuat hükümleri saklı kalmak kaydıyla serbest dolaşıma giriş rejimi kapsamındaki ithalatında karşısında gösterilen
oranda dampinge karşı kesin önlemleri tahsil ederler.
(2) Bilgilendirme Raporunda soruşturma konusu ürün ve benzer ürün ile ilgili açıklamalar genel içerikli olup
uygulamaya esas olan TGTC’de yer alan GTİP ve 4 üncü maddede yer alan tablodaki eşya tanımıdır.
(3) Önleme tabi ürünün TGTC’de yer alan tarife pozi syonunda yapılacak değişiklikler bu Tebliğ hükümlerinin
uygulanmasına engel teşkil etmez.
(4) Yönetmeliğin 35 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu Tebliğ kapsamındaki önlemler, yürürlük
tarihinden itibaren 5 yıl sonra yürürlükten kalkar.
(5) Yönetmeliğin 35 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca bu Tebliğ kapsamındaki önlemlerin sona erme
tarihinden önce bir nihai gözden geçirme soruşturması başlatıldığı takdirde önlemler, soruşturma sonuçlanıncaya kadar
yürürlükte kalmaya devam eder.
MADDE 6 – (1) Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme
MADDE 7 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Ticaret Bakanı yürütür.
3
EK:
2021/29 SAYILI İTHALATTA HAKSIZ REKABETİN ÖNLENMESİNE İLİŞKİN
TEBLİĞE DAİR BİLGİLENDİRME RAPORU
1. SORUŞTURMAYA İLİŞKİN GENEL BİLGİ VE İŞLEMLER
1.1. Mevcut Önlem ve Geçmişi
(1) Almanya Federal Cumhuriyeti (Almanya), Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Belçika
Krallığı (Belçika), Finlandiya Cumhuriyeti (Finlandiya), Hollanda Krallığı (Hollanda), İsrail
Devleti (İsrail), İtalya Cumhuriyeti (İtalya), Macaristan, Romanya, Rusya Federa syonu ve
Yunanistan Cumhuriyeti (Yunanistan) menşeli 3904.10.00.00.19 gümrük tarife istatistik
pozisyonu ( GTİP) altında kayıtlı “yalnız süspansiyon tipi polivinil klorür” ürününe yönelik
açılan damping soruşturması neticesinde, 6/2/2003 tarihli ve 25016 sa yılı Resmî Gazete’de
yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No:2003/2)
uyarınca, Almanya, Belçika, İtalya, İsrail ve Romanya için 25 -45 ABD doları/ton arasında
firma bazında değişen oranlarda; ABD, Finlandiya, Hollanda, Ma caristan ve Yunanistan için
45 ABD doları/Ton oranında dampinge karşı önlem yürürlüğe konulmuştur.
(2) Yerli üretici Petkim Petrokimya Holding A.Ş. (Petkim) firması tarafından söz konusu ürüne
yönelik bir nihai gözden geçirme soruşturması (NGGS) açılması talebinde bulunulması üzerine,
1/2/2008 tarihli ve 26774 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin
Önlenmesine İlişkin Tebliğ (2008/7) ile sadece ABD, Almanya, İtalya ve Romanya’ya yönelik
olarak NGGS başlatılmış olup, diğer ülkelere uygulan an önlemler yürürlükten kaldırılmıştır.
25/6/2009 tarihli ve 27269 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin
Önlenmesine İlişkin Tebliğ (2009/18) ile ABD, Almanya, İtalya ve Romanya’ya yönelik
uygulanan dampinge karşı önlemlerin devamına karar verilmiştir.
(3) Anılan yerli üretici 2009/18 sayılı Tebliğ ile yürürlükte bulunan önlemin sona erme
tarihinden önce, sadece ABD ve Almanya menşeli önleme tabi ürün için NGGS açılması için
başvuruda bulunmuş tur. 17/6/2014 tarihli ve 29033 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan
İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No:2014/18) ile anılan ülkeler
menşeli ürün için NGGS açılmış ve başvuru konusu yapılmayan İtalya ve Romanya menşeli
ithalata yönelik yürürlükteki önlem 25/6/2014 tarihinde sona ermiştir. Başvuru konusu ABD ve
Almanya menşeli “yalnız süspansiyon tipi polivinil klorür” ithalatına yönelik yürütülen ikinci
NGGS sonucunda ise, İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (2009/18) ile
maktu olarak uygulanmakta olan önlemlerin, 10/7/2015 tarihli ve 29412 sayılı Resmî Gazetede
yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlemesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2015/24) ile;
ABD için CIF bedelin %18,81’i ve Almanya için CIF bedelin %16,44’ü olarak değiştirilerek
uygulanmaya devam edilmesine karar verilmiştir.
1.2. Soruşturma
(1) İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmeliğin (Yönetmelik) 35 inci
maddesinin ikinci fıkrası hükmünce, 31/1/2020 tarihli ve 31025 sayılı Resmî Gazete’de
yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No:2020/1) ile ABD
ve Almanya menşeli mevcut önlemin yürürlükten kalkacağı ve ilgili ürünün yerli üreticilerinin
mevzuatta öngörülen sürelerde yeterli delillerle desteklenmiş bir başvuru ile NGGS açılması
talebinde bulunabilecekleri duyurulmuştur.
(2) Yönetmeliğin 35 inci maddesinin dördüncü fıkrası hükmünce başvuru sahibi Petkim
firması, İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Mevzuatın ilgili hükümlerine uygun
4
olarak taleplerini ileterek mevcut önlemin sona erme tarihinden önce ABD ve Almanya menşeli
3904.10.00.00.19 GTİP’i altında sınıflandırılan “yalnız süspansiyon tipi polivinil klorür”
ürününün ithalatına yönelik olarak bir NGGS başlatılması konusunda başvuruda bulunmuştur.
(3) Başvuru kapsamında sunulan bilgi ve belgeler, İthalat ta Haksız Rekabeti Değerlendirme
Kurulu (Kurul) tarafından değerlendirilmiş ve bir NGGS açılmasını haklı kılacak yeterlilikte
delillerin mevcudiyetine kanaat getirilmiştir. Bu çerçevede, 24/6/2020 tarihli ve 31165 sayılı
Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ
No: 2020/11) ile ABD ve Almanya menşeli 3904.10.00.00.19 GTİP’inde yer alan “yalnız
süspansiyon tipi polivinil klorür” ithalatına yönelik bir NGGS açılmıştır.
(4) T.C. Ticaret Bakanlığı (Bakanlık) İthalat Genel Müdürlüğü (Genel Müdürlük) tarafından
yürütülen NGGS tamamlanmıştır.
1.3. Yerli Üretim Dalının Temsil Niteliği
(1) Yerli üretim dalının temsil kabiliyeti incelenirken, başvuru sahibi yerli üreticilerin 2019
yılında soruşturma konusu üründeki üretim ra kamları ile aynı ürünün toplam Türkiye üretimi
kıyaslanmaktadır. Yapılan incelemede, Yönetmeliğin 18 inci ve 20 nci maddeleri uyarınca
başvuruda bulunan yerli üreticinin yerli üretim dalını temsil etme niteliğini haiz olduğu
anlaşılmış olup anılan firma iş bu raporun ilgili bölümlerinde “yerli üretim dalı” olarak
anılacaktır.
1.4. Gözden Geçirme Dönemi
(1) Mevcut önlem lerin yürürlükten kalkması durumunda, dampingin ve zararın devam
etmesinin veya yeniden meydana gelmesinin muhtemel olup olmadığının tespiti için 1/1/2017–
31/12/2019 arasındaki dönem gözden geçirme dönemi olarak alınmıştır.
1.5. İlgili Tarafların Bilgilendirilmesi, Dinlenmesi ve Bilgilerin Değerlendirilmesi
(1) Soruşturma açılmasını müteakip, soruşturma konusu ürünün Bakanlık tarafından tespit
edilen ABD ve Almanya’daki üreticilerine/ihracatçılarına, Türkiye’de yerleşik ithalatçılarına
ve ayrıca mezkûr ülkelerde yerleşik diğer üreticilere/ihracatçılara iletilebil mesini teminen
anılan ül kelerin Ankara Büyükelçilikleri ne soruşturmanın açılışına ilişkin bildirimde
bulunulmuştur.
(2) Bildirimde, soruşturma açılış Tebliğine, başvurunun gizli olmayan özetine ve soru
formlarına nereden erişilebileceği hususunda bilgi verilmiştir.
(3) Taraflara görüş bildirme ve soru formunu yanıtlamaları için posta süresi dâhil 37 gün süre
tanınmıştır. Ayrıca, ilgili tarafların süre uzatımı yönündeki makul talepleri karşılanmıştır.
(4) Yerli üretim dalı, soruşturma süresi boyunca Bakanlık ile işbi rliği içinde olmuş ve
gerektiğinde talep edilen ilave bilgileri temin etmiştir.
(5) Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu soruşturma açılmasını müteakiben Bakanlığa ilettiği
talep çerçevesinde ilgili taraf olarak kabul edilmiştir.
(6) Soruşturma konusu üründe ithal at gerçekleştirdiği tespit edilen ithalatçı firmalara
soruşturma açılışına ilişkin bildirimde bulunulmuş olup söz konusu firmalardan 6 tanesinin
işbirliğinde bulunduğu kabul edilmiştir.
5
(7) Türkiye’ye ABD ve Almanya menşeli soruşturma konusu ürünün ihracatını gerçekleştirdiği
tespit edilen üretici/ihracatçı firmalara soruşturma açılışına ilişkin bildirim gönderilmiş ancak
herhangi bir firma işbirliğinde bulunmamıştır.
(8) Soruşturma sonucunda alınacak karara esas teşkil edecek bilgi, bulgu, tespit ve
değerlendirmeleri içeren nihai bildirim raporu ABD ve Almanya ’nın Ankara
Büyükelçilikleri’ne, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu ’na, işbirliğinde bulunan ithalat çı
firmalar ile yerli üreticiye iletilmiştir.
(9) Nihai bildirim sonrasında, ilgili tarafların nihai bildirime ilişkin görüşlerini sözlü olarak da
sunmalarına imkân tanımak amacıyla 21/5/2021 tarihinde kamu dinleme toplantısı
düzenlenmiştir.
(10) Tarafların işbu soruşturma boyunca ortaya koyduğu tüm bilgi, be lge ve görüşler
incelenmiş, mezkûr görüşlerden mevzuat kapsamında değerlendirilebilecek olanlara bu raporun
ilgili bölümlerinde yer verilmiştir.
1.6. Yerinde Doğrulama İncelemesi
(1) Yönetmeliğin 21 inci maddesi çerçevesinde başvuru sahibi yerli üretici Petkim firması
nezdinde çevrim içi doğrulama incelemesi gerçekleştirilmiştir.
2. SORUŞTURMA KONUSU ÜRÜN VE BENZER ÜRÜN
2.1. Soruşturma Konusu Ürün ve Benzer Ürün
(1) Soruşturma konusu ürün, 3904.10.00.00.19 GTİP’i altında yer alan “Diğerleri” (yalnız
süspansiyon tipi poliv inil klorür )’dir. Söz konusu ürün, bu raporun ilerleyen bölümlerinde
“PVC-S” olarak anılacaktır.
(2) Polivinil klorür , monomer haldeki vinil klorürün polimerizasyonu ile üretilen bir
termoplastiktir. PVC -S, otoklav adı verilen kapalı kazanlarda kimyasal tepkime
gerçekleştirilerek üretilmektedir. Farklı katkı maddelerinin kullanılması suretiyle farklı
sıcaklık, basınç ve sürelerde kimyasal tepkime gerçekleştirilerek farklı fiziksel özelliklere sahip
PVC-S üretilebilmesi mümkündür.
(3) PVC-S, beyaz toz veya ren ksiz granül şeklinde olup yalıtkandır. Genel olarak PVC, uzun
ömürlü, sudan etkilenmeyen, alevlenmeyen çok yönlü bir plastik hammaddesidir. Ayrıca,
asitlere, yağlara, hidrokarbonlara karşı dayanıklıdır. PVC sert ve sıkı bir madde olmakla
beraber; plastifiy anlar ilave edildiğinde çok esnek bir ürün haline gelir. Plastikleştiriciler,
stabilizanlar, dolgu maddeleri ve diğer bazı maddelerin katkısıyla elastik ve sert yapıda
olabilirler.
(4) PVC-S, boru, su tesisatı, levha ve pencere profilleri üretiminde, döşeme, duvar kağıdı, kablo
kaplama, hortum, boru ve su tesisatı bağlantıları, elektrik prizlerinde enjeksiyon kalıplama
yapılması ve kapların şişirme ile kalıplanması gibi çeşitli kullanım alanlarına sahiptir.
(5) Yapılan başvuruda, yerli üretim dalı tarafından üretil en ürün ile başvuru konusu ithal ürün
arasında teknik ve fiziki özellikler ile ürünün temel kullanım alanları bakımından bir fark
bulunmadığı belirtilmiştir. Bu defa da soruşturma kapsamında yapılan değerlendirmede, benzer
ürüne yönelik tespiti değiştirece k herhangi bir bulguya rastlanılmadığından Yönetmeliğin 4
üncü maddesi çerçevesinde yerli üretim dalı tarafından üretilen ürünün esas soruşturmada ve
daha önceki nihai gözden geçirme soruşturmalarında olduğu gibi benzer ürün olarak kabul
edilebileceği değerlendirilmektedir.
6
(6) Bazı ithalatçı firmalar daha düşük fiyatlı olmasının yanı sıra yeterli miktarda ürün tedariki
ve teslim garantisi açısından ithal ürünün yerli ürüne göre tercih edildiğini iddia etmişlerdir.
Yerli üretim dalı tarafından arıza nedenli du ruşlar haricinde PVC -S üretiminde aralıksız
çalışıldığı, arıza veya planlı bakım çalışmalarının ise önceden müşterilere haber verildiği ve söz
konusu durumlar öncesinde hammadde tedariğinin sağlandığı; ayrıca, planlı bakım duruşlarına
mümkün olduğunca stok lu girilmesi nedeniyle müşterilerin ihtiyaçlarının karşılanmaya
çalışıldığı belirtilmiştir. Yerli üretici Petkim firması nezdinde yapılan doğrulama incelemesinde
ürün stoklarının bulunduğu görülmüştür.
(7) Önlem konusu ürünün daha düşük fiyatlı olmasının yanı nda kalite ve teknik özellikler
açısından da ithal ürünün tercih edildiği, ithal üründe dioktil tereftalat (DOTP) kullanım
oranının yerli ürüne göre daha az olduğu ve yerli ürün ile üretilen ürünlerde fire oranı ve hurda
miktarının yüksek düzeyde oluştuğu bazı ithalatçı firmalarca öne sürülmüştür. Yerli üretici
Petkim firması tarafından DOTP kullanım oranının tek başına değerlendirilmesi yerine DOTP
kullanımının nihai ürünün mukavemet değerleri gibi parametrelerinde ortaya çıkardığı değişim
miktarının da gö zönünde bulundurularak değerlendirilmesi gerektiği; bu çerçevede,
müşterilerinden alınan geri bildirimlerde yerli ürün kullanılarak üretilen ürünlerde mukavemet
değerinin ithal ürün ile üretilen ürünlere göre daha yüksek olduğunun belirtildiği ve
müşterilerinden DOTP kullanım oranı ile fire oranı ve hurda miktarına ilişkin son yıllarda
alınmış herhangi bir şikayetin bulunmadığı ifade edilmiştir. Yapılan incelemelerde, yerli üretim
dalının gerekli standardizasyon ve kalite yönetim sistemi belgelerine sahip olduğu görülmüştür.
(8) Soruşturma konusu ürün ve benzer ürün ile ilgili açıklamalar bağlayıcı nitelikte olmayıp
genel içerikli ve bilgi amaçlıdır.
2.2. Ürünün İthalinde Uygulanan Vergi Oranları ve Diğer Yükümlülükler
(1) Soruşturma konusu ürünün ABD ve Almanya menşel i olanlarının ithalinde sırasıyla %6,5
ve %0 gümrük vergisi uygulanmaktadır.
(2) Söz konusu ürün ithalatında 25/6/2018 tarihli 30459 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan
Amerika Birleşik Devletleri Menşeli Bazı Ürünlerin İthalatında Ek Mali Yükümlülük
Uygulanmasına Dair Karar çerçevesinde ABD menşeli olanlar için %25 oranında ek mali
yükümlülük uygulaması mevcuttur.
(3) Diğer taraftan anılan ürünün ithalatında KDV oranı %18’tir.
3. DAMPİNGİN DEVAMI VEYA YENİDEN MEYDANA GELMESİ İHTİMALİ
3.1. Genel Açıklamalar
(1) Yönetmeliğin 35 inci maddesi çerçevesinde önlem lerin yürürlükten kalkması halinde
soruşturmaya konu ülkelerden dampingin devam etmesinin veya yeniden meydana gelmesinin
muhtemel olup olmadığı incelenmiştir.
3.2. Dampingin Devam Etme veya Yeniden Meydana Gelmesi İhtimali
3.2.1. Dampingin devam etme ihtimali
(1) Yönetmeliğin 40 ıncı ve 41 inci maddeleri çerçevesinde, soruşturma sırasında yeniden bir
damping marjı hesaplanmamış, esas soruşturmada hesaplanmış olan damping marjları gösterge
olarak dikkate alınmıştır.
7
(2) 6/2/2003 tarihli ve 25016 sayılı Resmî Gazete’de yayımlan an İthalatta Haksız Rekabetin
Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No:2003/2) uyarınca, orijinal soruşturmada ABD menşeli
PVC-S için damping marjı %29,80 ve Almanya menşeli PVC -S için damping marjı ise
işbirliğinde bulunan European Vinyls Corporation (Deutschland) GmbH1 firması için %20,73,
Solvin SA firmasının Almanya’daki tesisleri için %9,11 ve işbirliğine gelmeyen diğer firmalar
için %20,73 oranında tespit edilmiştir.
(3) Mevcut dampinge karşı önlemlerin hukuki ve idari alt yapısını teşkil eden esas soru şturma
esnasında tespit edilen damping marjlarının, firmaların önlemin yürürlükten kalkması halindeki
muhtemel davranışlarını yansıtacak önemli bir gösterge niteliği taşıdığı değerlendirilmektedir.
3.2.2. Dampingin yeniden meydana gelmesi ihtimali
(1) İhracatçı firmaların davranışlarını ve yeniden meydana gelmesi muhtemel olan dampingi
göstermesi açısından soruşturma konusu ülkelerin üretim ve ihracat kapasiteleri ile fiyatları ve
diğer ülkeler tarafından uygulanmakta olan önlemler ya da yürütülmekte ol an damping
soruşturmaları önem arz etmektedir. Önleme tabi ülkelerin ihracat kabiliyeti, Uluslararası
Ticaret Merkezi (ITC) verilerinden ve sektör raporlarından 2 faydalanılarak incelenmiştir.
Önleme tabi ülkelerin ihracat kabiliyetine ilişkin değerlendirmeler, soruşturma konusu PVC-S
ürününün de dahil olduğu 3904.10 gümrük tarife pozisyonu (GTP) bazında yapılmıştır.
3.2.2.1. Soruşturma konusu ülkelerin üretim ve ihracat kapasiteleri ile fiyatları
(1) Önlem konusu ürünün dünya ihracat pazarının, 2017 yılında 12 milyar ABD doları, 2018
yılında 11,9 milyar ABD doları ve 2019 yılında 10, 9 milyar ABD doları seviyesinde
gerçekleştiği kaydedilmiştir. Dünya ihracat pazarından ülkelerin aldıkları paylar
incelendiğinde, ABD’nin dünya ihracat pazarından en fazla payı aldığı görülmektedir. Bu
kapsamda, ABD’nin önlem konusu üründe 2017 yılında 2,4 milyar ABD doları olan ihracatının
2018 yılında 2,6 milyar ABD doları ve 2019 yılında 2,5 milyar ABD doları olarak gerçekleştiği
tespit edilmiştir. 2017 yılında %20 olan ABD’nin payının, 2019 yılında %23’e yükseldiği
kaydedilmiştir. 2019 yılı istatistiklerine göre, Almanya dünya ihracatından en fazla pay alan
ülkeler sıralamasında üçüncü sırada yer almaktadır. Türkiye ise önlem konusu üründe 2017 -
2019 döneminde sırasıyla gerçekleştirdiği 8,7 milyon ABD doları, 10,2 milyon ABD doları ve
9,4 milyon ABD doları ihracat ile dünya ihracat sıralamasında otuz altıncı sırada yer almaktadır.
(2) ITC verilerine göre, soruşturma konusu ülkelerin önlem konusu üründe dünya ihracat
pazarından aldıkları toplam pay 2017 -2019 döneminde sırasıyla %28, %30 ve %31 olarak
gerçekleşmiştir. Buna göre, soruşturma konusu ülkelerin 2017 yılında 3,3 milyar ABD doları
olan toplam ihracatları, 2018 yılında 3,5 milyar ABD doları ve 2019 yılında ise 3,4 milyar ABD
doları olarak gerçekleşmiştir. İhracat miktar verilerine bakıldığında ise, soruşturma konusu
ülkelerden gerçekleşen toplam ihracat miktarı 2017 yılında 3.587.753 ton iken, 2018 yılında
3.781.900 ton ve 2019 yılında 3.872.093 ton olarak gerçekleşmiştir. ITC istatistiklerine göre,
2019 yılında soruşturma konusu ülkelerden toplam gerçekleşen ihracat FOB birim fiyatının
dünya ortalama FOB ihraç birim fiyatının altında seyrettiği kaydedilmiştir. 2019 yılında dünya
1 12/5/2006 tarihli ve 26166 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin
Tebliğ (Tebliğ No: 2006/10) uyarınca, 06/02/2003 tarih ve 25016 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta
Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin 2003/2 sayılı Tebliğ’in “Karar” matlablı 2 8’inci maddesinde bulunan
“European Vinyls Corporation (Deutschland) GmbH” ibaresi ise “INEOS Vinyls Deutschland GmbH” olarak
değiştirilmiştir.
2 Nexant-Vinyls Industry Outlook Raporu, Bloomberg Raporu
8
ortalama ihracat fiyatı 886 ABD dolar ı/ton iken, bu ülkelerden gerçekleşen toplam ihracatın
ortalama FOB birim ihraç fiyatı ise 882 ABD doları/ton olarak kaydedilmiştir.
(3) ABD önlem konusu üründe dünya ihracatında birinci sırada yer almaktadır. Anılan üründe
ABD’nin dünyaya ihracatı 2017 yılında 2.729.318 ton, 2018 yılında 2.965.489 ton ve 2019
yılında 2.989.840 ton olarak gerçekleşmiştir. ABD’nin ihraç birim fiyatları anılan dönemde
düzenli şekilde azalış göstermiş ve dünya ortalamasının altında seyretmiştir. 2017 -2019
döneminde dünya ortalama birim ihraç fiyatı sırasıyla 931 ABD doları/ton, 939 ABD doları/ton
ve 886 ABD doları/ton iken, ABD’nin birim ihraç fiyatları anılan dönemde 886 ABD doları/ton,
873 ABD doları/ton ve 830 ABD doları/ton olarak kaydedilmiştir.
(4) Almanya önlem konusu üründe dünya ihracatında üçüncü sırada yer almaktadır. Anılan
ürünün de dahil olduğu ürün grubunda Almanya’nın dünyaya ihracatı 2017 yılında 858.435 ton,
2018 yılında 816.411 ton ve 2019 yılında 882.253 ton olarak gerçekleşmiştir. Almanya’nın
ihraç birim fiyatları anılan dönemde dünya ortalama birim ihraç fiyatlarının üzerinde seyretmiş
olmakla beraber, Almanya’nın 2019 yılında gerçekleşen ortalama birim ihraç fiyatının, 2017
ve 2018 yılında gerçekleşen ihraç birim fiyatlarının altında gerçekleştiği tespit edilmiştir. 2017-
2019 döneminde Almanya’nın birim ihraç fiyatları sırasıyla 1.093 ABD doları/ton, 1.175 ABD
doları/ton ve 1.060 ABD doları/ton olarak kaydedilmiştir.
(5) Nexant raporuna göre; ABD son 10 yılda yaklaşık 1 milyon ton ek kapasite devreye alm ış
olup 9 milyona tona yaklaşan üretim kapasitesi ile Çin’den sonra dünyanın en büyük ikinci
PVC üreticisi durumundadır.
(6) B loomberg ve Nexant raporlarına göre; Almanya yaklaşık 2 milyon tonluk üretim
kapasitesine sahip bulunmaktadır. Bu çerçevede, Almanya’nın özellikle daralan Avrupa pazarı
ve düşük iç tüketim de dikkate alındığında yüksek miktarda gerçekleştirdiği PVC üretiminin
önemli bir kısmını dünyaya ihraç etme potansiyeline sahip olduğu değerlendirilmektedir.
3.2.2.2. Diğer ülkeler tarafından uygulanmakta olan damping önlemleri
(1) Soruşturma konusu ülkelere diğer ülkeler tarafından uygulanan damping önlemleri ihracatçı
firmaların davranışlarını ve yapılabilmesi muhtemel olan dampingi göstermesi açısından önem
taşımaktadır.
(2) Bu çerçevede, Brezilya, Fas ve Hindistan tarafından ABD 3 menşeli; Fas tarafından da
Almanya4 menşeli soruşturma konusu PVC-S’nin de dahil olduğu PVC ürün grubu ithalatına
yönelik olarak dampinge karşı önlem uygulanmaktadır.
3.3 Değerlendirme
3 https://enforcement.trade.gov/trcs/foreignadcvd/brazil.html
https://enforcement.trade.gov/trcs/foreignadcvd/morocco.html
https://enforcement.trade.gov/trcs/foreignadcvd/india.html
4 https://enforcement.trade.gov/trcs/foreignadcvd/morocco.html
http://trade.ec.europa.eu/actions-against-eu-
exporters/cases/case_details.cfm?id=10657&scoun=MA&sprod=all&sinst=all&sinit=all&scinv=all&sstat=all&s
meas=all&search=ok&sta=1&en=20&page=1&c_order=init&c_order_dir=Down
9
(1) Bu bölümde incelenen hususların bir bütün olarak değerlendirilmesi neticesinde, meri
önlemlerin yürürlükten kalkması halinde soruşturma konusu ülkeler menşeli ürünlerin
ithalatında dampingin devam etmesinin veya yeniden meydana gelmesinin muhtemel olduğu
değerlendirilmektedir.
4. ZARARIN DEVAMI VEYA YENİDEN MEYDANA GELMESİ İHTİMALİ
4.1. Genel Açıklamalar
(1) Yönetmeliğin 35 inci maddesi çerçevesinde, gözden geçirme döneminde yerli üretim
dalının ekonomik göstergeleri ve önlem lerin yürürlükten kalkması halinde zararın devam
etmesinin veya tekrar etmesinin muhtemel olup olmadığı incelenmiştir. Bu çerçevede, ithalatın
mutlak ve nispi olarak gelişimi, ithalat fiyatlarının gelişimi ile yerli üretim dalının ekonomik
göstergeleri değerlendirilmiştir.
(2) Soruşturma konusu ürünün genel ithalatı ve soruşturma konusu ülkelerden yapılan
ithalatının incelenmesinde Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verileri kullanılmıştır.
4.2. Ürünün Genel İthalatının Mutlak Gelişimi ve Fiyatları
(1) Önleme tabi ürüne ilişkin genel ithalat istatistiklerine bakıldığında, ürünün 2017 yılında
730.163 ton olan ithalat miktarının 2018 yılında 624.177 ton seviyesine gerilediği ve 2019
yılında ise 596.667 ton olarak gerçekleştiği görülmektedir.
(2) Önleme tabi ürün ithalatı değer olarak incelendiğinde ise 2017 yılında 691,8 milyon ABD
doları, 2018 yılında 582,8 milyon ABD doları ve 2019 yılında 527,2 milyon ABD doları olarak
gerçekleştiği görülmektedir.
(3) Yukarıdaki veriler çerçevesinde ürün ithalatının ortalama birim fiyatları hesaplanmıştır.
Buna göre genel ithalatın ortalama birim fiyatları 2017 -2019 dönemi itibarıyla azalış trendi
göstermiş ve sırasıyla 947 ABD doları/ton, 934 ABD doları/ton ve 884 ABD doları/ton olarak
gerçekleşmiştir.
4.3. Soruşturma Konusu Ülkelerden İthalatın Mutlak Gelişimi ve Fiyatları
(1) ABD’den gerçekleşen önlem konusu ürün ithalat rakamları incelendiğinde, 2017 yılında
103.472 ton (93 milyon ABD doları) olan ithalatın, 2018 ve 2019 yıllarında sırasıyla 53.572 ton
(47,8 milyon ABD doları) ve 58.187 ton (49,7 milyon ABD doları) olarak gerçekleştiği
kaydedilmiştir. ABD menşeli ürün ithalatının toplam ithalat içindeki payı incelendiğinde ise 2017
yılında %14 olan payın, 2018 yılında %9’a düştüğü ve 2019 yılında %10 olarak gerçekleştiği
görülmektedir. ABD menşeli ithalatın birim fiyatlarının gözden geçirme dönemi boyunca genel
ithalatın birim fiyatlarının altında seyrettiği görülmektedir.
(2) Almanya’dan gerçekleşen önlem konusu ürün ithalat rakamları incelendiğinde, 2017 yılında
11.941 ton (10,9 milyon ABD doları) olan ithalatın, 2018 ve 2019 yıllarında sırasıyla 22.359 ton
(20,7 milyon ABD doları) ve 25.429 ton (22,4 milyon ABD doları) olarak gerçekleştiği
kaydedilmiştir. Almanya menşeli ürün ithalatının toplam ithalat içindeki payı incelendiğinde ise
2017 yılında %2 olan payın, 2018 yılında %4’e yükseldiği ve 2019 yılında %4 olan payını
koruduğu görülmektedir. Almanya menşeli ithalatın birim fiyatlarının gözden geçirme dönemi
boyunca genel ithalatın birim fiyatlarının altında seyrettiği görülmektedir.
10
(3) 2017-2019 döneminde soruşturma konusu ülkelerden gerçekleşen toplam ithalat rakamları
incelendiğinde 2017 yılında 115.412 ton (103,9 milyon ABD doları) olan ithalatın, 2018 ve 2019
yıllarında sırasıyla 75.931 ton (68,5 milyon ABD doları) ve 83.616 ton (72,1 milyon ABD doları)
olarak gerçekleştiği kaydedilmiştir.
4.4. Diğer Ülkelerden İthalatın Mutlak Gelişimi ve Fiyatları
(1) Önleme konu ürüne ilişkin diğer ülkelerden gerçekleşen 2017 -2019 dönemi ithalat
istatistiklerine bakıldığında, 2017 yılında 614.751 ton (587,8 milyon ABD doları), 2018 yılında
548.247 ton (514,2 milyon ABD doları) ve 2019 yılında 513.050 ton (455 milyon ABD doları)
olarak gerçekleştiği görülmüştür. Üçüncü ülkeler menşeli ithalatın genel ithalat içerisindeki
payı, 2017-2019 döneminde sırasıyla %84, %88 ve %86 olarak gerçekleşmiştir.
(2) Soruşturmaya konu olmayan üçüncü ülkelerden gerçekleştirilen ithalatın ortalama birim
fiyatları incelendiğinde, ithal birim fiyatının 2017 -2019 yılları için sırasıyla 956 ABD
doları/ton, 938 ABD doları/ton ve 887 ABD doları/ton seviyesinde oluştuğu gözlenmiştir.
Üçüncü ülkeler menşeli ithalatın birim fiyatlarının 2017-2019 dönemi itibarıyla genel ithalatın
birim fiyatlarının üzerinde seyrettiği kaydedilmiştir.
4.5. İthalatın Nispi Gelişimi
(1) Soruşturma konusu ithalatın nispi olarak gelişimini görebilmek için, söz konusu ithalatın
toplam Türkiye benzer mal tüketimi içerisindeki payı 2017-2019 yılları itibarıyla incelenmiştir.
Türkiye toplam benzer mal tüketiminin hesaplanmasında, yerli üretim dalının yurt içi satışları
genel ithalat miktarı ile toplanmıştır. Yerli üretim dalının yurt içi satışlarının ve soruşturma
konusu ülkeden gerçekleştirilen ithalatın toplam tüketime oranlanmasıyla pazar payları
hesaplanmıştır. İncelenen veriler 2017 yılı=100 olacak şekilde endekslenmiştir.
(2) Bu çerçevede söz konusu ürünün yurt içi tüketimi 2017 -2019 yılları itibarıyla dalgalı bir
seyir göstererek 2017 yılında 100 birim iken, 2018 yılında 83 birim ve 2019 yılında ise 84 birim
olarak gerçekleşmiştir.
(3) ABD menşeli ithalatın pazar payı 2017 -2019 yılları itibarıyl a dalgalı bir seyir izlemiştir.
2017 yılında 100 birim olan pazar payı endeksi, 2018 yılında 62 birime ve 2019 yılında 67
birime gerilemiştir.
(4) Almanya menşeli ithalatın pazar payı 2017-2019 yılları itibarıyla sürekli artış göstermiştir.
2017 yılında 100 birim olan pazar payı endeksi, 2018 yılında 224 birime ve 2019 yılında 254
birime yükselmiştir.
(5) Diğer ülkeler menşeli ithalatın pazar payı 2017 -2019 yılları itibarıyla dalgalı bir seyir
izlemiştir. 2017 yılında 100 birim olan pazar payı endeksi, 2018 yılında 107’ye yükselmiş 2019
yılında tekrar baz yıl seviyesi olan 100 birime gerilemiştir.
(6) Bununla birlikte, 2017-2019 yılları itibarıyla incelendiğinde; yerli üretim dalının pazar payı
endeksinin 2017 yılı 100 birim olarak kabul edildiğinde, 2018 ve 201 9 yıllarında sırasıyla 88
ve 113 olarak gerçekleştiği kaydedilmiştir.
4.6. Soruşturma Konusu İthalatın İç Piyasa Fiyatları Üzerindeki Etkisi
(1) Yönetmeliğin 17 nci maddesinin ilgili hükümleri çerçevesinde, dampingli olduğu iddia
edilen ithalatın yerli üretim dalının yurtiçi satış fiyatları üzerindeki etkisi değerlendirilirken
fiyat kırılması ve fiyat baskısı incelenmiştir.
11
4.6.1 Fiyat kırılması
(1) Fiyat kırılması, soruşturma konusu ithal ürünün Türkiye pazarına giriş fiyatlarının yerli
üretim dalının fiyatlarının ne kadar altında kaldığını göstermektedir.
(2) Fiyat kırılması hesaplanırken; soruşturma konusu ülkelerden gerçekleştirilen ithalatın CIF
bedeline ABD için %6,5 gümrük vergisi ile %25 ek mali yükümlülük ve Almanya için %0
gümrük vergisi ile anılan soruşturma konusu ülkeler için CIF kıymetin %2’si tutarındaki
gümrükleme masrafları eklenerek ürünün Türkiye piyasasına giriş fiyatı bulunmuştur.
(3) Dampinge karşı önlemin söz konusu olmadığı bir ortamda fiyatların hangi düzeyde
oluşacağına ilişkin değerlendirmeyi mümkün kılmak amacıyla anılan fiyatlara dampinge karşı
önlem eklenmemiştir.
(4) Bulunan değerler ile yerli üretim dalının yurt içi satış fiyatları karş ılaştırılmıştır.
Hesaplamalar gözden geçirme döneminin son yılı olan 2019 yılı için yapılmıştır.
(5) Bu çerçevede; ABD ve Almanya menşeli ithalatın yerli üretim dalının iç piyasa fiyatlarını
CIF değerin sırasıyla -%2X ve %X’i oranlarında kırdığı belirlenmiştir.
(6) Bu kapsamda ek mali yükümlülük uygulamasının da etkisiyle 2019 yılında ABD menşeli
ithalatın yerli üreticinin fiyatlarını kırmadığı kaydedilmiştir. Öte yandan, 2019 yılında Almanya
menşeli ithalatın yerli üreticinin fiyatlarını kırmaya devam ettiği tespit edilmiştir.
4.6.2 Fiyat baskısı
(1) Fiyat baskısı, ithal ürünün fiyatlarının Türkiye piyasasında yerli üretim dalının yurt içi satış
fiyatlarını olması gereken seviyeye göre yüzde olarak ne kadar baskı altında tuttuğunu
göstermektedir.
(2) Fiyat baskısı hesaplanırken; soruşturma konusu ülkelerden gerçekleştirilen ithalatın CIF
bedeline ABD için %6,5 gümrük vergisi ile %25 ek mali yükümlülük ve Almanya için %0
gümrük vergisi ile anılan soruşturma konusu ülkeler için CIF kıymetin %2’si tutarındaki
gümrükleme masrafları eklenerek ürünün Türkiye piyasasına giriş fiyatı bulunmuştur.
(3) Dampinge karşı önlemin söz konusu olmadığı bir ortamda fiyatların hangi düzeyde
oluşacağına ilişkin değerlendirmeyi mümkün kılmak amacıyla anılan fiyatlar a dampinge karşı
önlem eklenmemiştir.
(4) Fiyat baskısı hesabında bulunan değerler ile yerli üretim dalının ticari maliyetine eklenen
makul kâr oranı (%5) ile elde edilen olması gereken yurt içi satış fiyatları karşılaştırılmıştır.
Hesaplamalar gözden geçirme döneminin son yılı olan 2019 yılı için yapılmıştır.
(5) Bu çerçevede; ABD menşeli ithalatın yerli üretim dalının iç piyasa fiyatlarını CIF değerin -
%3X’i oranında ve Almanya menşeli ithalatın ise yerli üretim dalının iç piyasa fiyatlarını CIF
değerin -%X’i oranında baskıladığı görülmüştür.
(6) Bu kapsamda ek mali yükümlülük uygulamasının da etkisiyle 2019 yılında ABD menşeli
ithalatın yerli üreticinin fiyatlarını baskılamadığı kaydedilmiştir. 2019 yılında Almanya menşeli
ithalatın da yerli üreticinin fiyatlarını baskılamadığı tespit edilmiştir.
12
4.7. Yerli Üretim Dalının Ekonomik Göstergeleri
(1) Yerli üretim dalının ekonomik göstergeleri, önlem konusu üründe başvuru sahibi Petkim’in
2017-2019 yıllarına ilişkin verilerin in esas alınması suretiyle incelenm iştir. Diğer taraftan,
eğilimin sağlıklı bir şekilde incelenmesi amacıyla Türk Lirası bazındaki veriler için on iki aylık
ortalama Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) kullanılarak enflasyondan arındırılmış reel değerler
kullanılmıştır.
a) Üretim, Kapasite ve Kapasite Kullanım Oranı (KKO)
(1) Yerli üretim dalının önlem konusu ürün için 2017 yılında 100 olan üretim miktar endeksi,
2018 yılında 70’e gerilemiş ve 2019 yılında 91 olarak gerçekleşmiştir. Aynı dönemde yerli
üretim dalının kapasite miktarı endeksi 100 olarak gerçekleşmiştir. 2017-2019 döneminde yerli
üretim dalının kurulu kapasitesi kullanım oranı endeksi ise anılan yıllar itibarıyla sırasıyla 100,
70 ve 91 olarak kaydedilmiştir.
b) Yurt İçi Satışlar
(1) Yerli üretim dalının önlem konusu ürün için 2017 yılında 100 olarak kabul edilen yurt içi
satış miktarı endeksi 2018 yılında 73’e gerilemiş ve 2019 yılında 95 olarak gerçekleşmiştir. Aynı
dönemde yurt içi satış hasılası endeksi ise sırasıyla 100, 77 ve 93 olarak gerçekleşmiştir.
c) Yurt İçi Fiyatlar
(1) Yerli üretim dalının önlem konusu ürün için birim yurt içi satış fiyatı 2017 yılında 100, 2018
yılında 105 ve 2019 yılında 98 olarak gerçekleşmiştir.
ç) İhracat
(1) Yerli üretim dalının ihracat miktar endeksi 2017 yılında 100 iken, 2018 yılında 127’ye
yükselmiş ve 2019 yılında 101 olarak gerçekleşmiştir.
d) Pazar Payı
(1) Yerli üretim dalının pazar payı endeksi 2017 yılında 100 iken, 2018 yılında 88’e gerilemiş ve
2019 yılında 113 olarak gerçekleşmiştir.
e) Maliyet
(1) Yerli üretim dalının söz konusu ürün için 2017 yılında reel olarak 100 kabul edilen birim
ticari maliyeti 2018 yılında 121’e yükselmiş, 2019 yılında ise 115 olarak gerçekleşmiştir.
f) Karlılık
(1) Yerli üretim dalının önlem konusu üründe yurt içi satışlarından elde ettiği birim karlılığı 2017
yılı 100 olarak kabul edildiğinde, 2018 yılında 69’a ve 2019 yılında 58’e düşmüştür.
g) Stoklar
(1) Yerli üretim dalının 2017 yılında 100 olan dönem sonu stok miktar endeksi, 2018 ve 2019
yıllarında sırasıyla 51 ve 25 olarak gerçekleşmiştir.
ğ) İstihdam
(1) Yerli üretim dalının 2017 yılında 100 olarak kabul edilen PVC-S üretiminde çalışan doğrudan
işçi sayısı endeksi 2018 yılında ise 113 seviyesine yükselmiş, 2019 yılında ise 108 olarak
gerçekleşmiştir.
h) Ücretler
(1) Yerli üretim dalında çalışan işçilerin aylık brüt işçi ücreti endeksi 2017 yılında 100 olarak
kabul edildiğinde, 2018 ve 2019 yıllarında ise 93 seviyesinde gerçekleşmiştir.
13
ı) Verimlilik
(1) Üretimde çalışan işçi başına üretim miktarını gösteren verimlilik endeksi 2017 yılında 100
iken 2018 yılında 62’ye gerilemiş ve 2019 yılında 84 olarak gerçekleşmiştir.
i) Nakit Akışı
(1) Yerli üretim dalının PVC-S üretim ve satışı ile sağladığı reel nakit akışı endeksi, 2017 yılında
100 iken 2018 ve 2019 yıllarında ise sırasıyla 58 ve 65 olarak gerçekleşmiştir.
j) Büyüme
(1) Yerli üretim dalının bütün faaliyetlerini kapsayan bilanço aktif büyüklüğü 2017 yılında 100
iken 2018 yılında 134’e ve 2019 yılında 135’e yükselmiştir.
k) Sermaye artışı
(1) Yerli üretim dalının 2017 yılında 100 olarak kabul edilen öz sermayesi 2018 yılında 89, 2019
yılında ise 92 olarak gerçekleşmiştir.
l) Yatırımlar
(1) Yerli üretim dalının tüm faaliyetlerine ilişkin yenileme yatırımları 2017 yılında 100 iken 2018
yılında 231’e yükselmiş, 20 19 yılında ise 197’ye gerilemiştir. Yerli üretim dalının tüm
faaliyetlerine ilişkin tevsi yatırımlar endeksi ise 2017 yılında 100 iken, 2018 yılında 23’e
gerilemiş ve 2019 yılında 0 olarak gerçekleşmiştir.
(2) Bazı ithalatçı firmalar tarafından tek yerli üretici konumunda olan yerli üretim dalının
vergilerle korunması nedeniyle yerli üreticinin kendini yenilemediği, bunun da ihracatçı
firmaları rekabette zor duruma soktuğu iddia edilmiştir. Yerli üretim dalı tarafından PVC -S
ürününün hammaddesi olan kloru n üretildiği klor alkali fabrikasına yapılan yatırım ile civalı
üretim prosesinin terk edilerek membranlı üretime geçildiği; müteakiben yürürlükteki
önlemlerin de etkisiyle yeni bir yatırım daha yapılarak monopolar olan membranların bipolar
membranlar ile değiştirilmesi suretiyle klor maliyetlerinde iyileşme sağlandığı ifade edilmiştir.
Yerli üretici Petkim firması nezdinde yapılan doğrulama incelemesinde de gözden geçirme
döneminde firmanın yenileme yatırımlarının varlığı teyid edilmiştir.
m) Yatırımların Geri Dönüş Oranı
(1) Yerli üretim dalının söz konusu üründe yatırım hasılatı oranı (Kar/Özsermaye) endeksi 2017
yılında 100 iken, 2018 yılında 62’ye ve 2019 yılında 43’e gerilemiştir.
4.8. Yerli Üretim Dalının Ekonomik Göstergelerinin Değerlendirilmesi
(1) Yönetmeliğin 17 nci maddesinin dördüncü ve son fıkralarında da belirtildiği üzere, maddi
zarar analizi kapsamında dikkate alınan etkenlerin biri veya birkaçı mutlaka belirleyici bir
yargıya temel teşkil etmeyebileceği gibi söz konusu faktörlerin bir bütünlük içinde ele alınması
gerekmektedir. Bu kapsamda, yerli üretim dalının ekonomik göstergeleri bir bütün olarak
değerlendirilmiştir.
(2) Önlem konusu ürüne ilişkin verilerin 2017-2019 dönemi itibarıyla incelenmesi neticesinde;
2019 yılında, 2017 yıl ına göre yürürlükteki önlemin de etkisiyle dönem sonu stok miktarı ve
stok çevrim hızı gibi göstergelerde olumlu değişiklikler olduğu kaydedilmiştir. Öte yandan,
yürürlükteki dampinge karşı önlemin varlığına rağmen yerli üretim dalının üretim ve yurt içi
satış miktarı, birim yurt içi satış fiyatı, yurt içi ve toplam satışlardan birim ürün karlılığı ve ürün
nakit akışı gibi bazı göstergelerinde bozulmalar yaşandığı izlenmiştir.
14
(3) Firma geneli göstergelerin 2017 -2019 yılları itibarıyla incelenmesi neticesinde ise; 2019
yılında, 2017 yılına göre firma tevsi yatırımları ve firma öz sermayesi gibi göstergelerde
bozulmalar görülmesine rağmen; firma net satış toplamı, firma bilanço aktif toplamı ve firma
yenileme yatırımları gibi bazı göstergelerde ise iyileşmeler olduğu kaydedilmiştir.
(4) Bazı ithalatçı firmalar tarafından yerli üretim dalının önlem konusu üründe tek yerli üretici
konumunda bulunması nedeniyle fiyatlarını kendisinin belirlediği; bunun da fiyatların rekabetçi
olmayan çok yüksek seviyelerde oluşmasına ve ihracata yönelik nihai ürün üretiminde
firmaların girdi maliyetlerinin artması nedeniyle rekabet gücünün uluslararası piyasalarda
düşmesine sebebiyet verdiği iddia edilmiştir. Bununla birlikte, y erli üretimin toplam talebi
karşılayamayacak kadar düşük olduğu ve yerli üreticinin ürettiği ürünün tamamını sattığı; ayrıca
pek çok plastik hammaddeyi de ithal ederek piyasaya satışını gerçekleştirdiği öne sürülmüştür.
Yerli üretim dalı tarafından küresel çapta arzın sıkışık olduğu dönemlerde ve müşterilerinden
gelen talepler doğrultusunda hammadde tedariğinin kesintisiz olarak sağlanmasını teminen
dönem dönem ilgili hammaddenin ithal edildiği belirtilmiştir. Öte yandan, soruşturma dönemi
için dampinge karşı önlemin söz konusu olmadığı ortamda yapılan fiyat kırı lması analizi
neticesinde Almanya menşeli ithalatın yerli üretim dalının iç piyasa fiyatlarını kırdığı tespit
edilmiştir. Ayrıca, yürürlükteki dampinge karşı önlemin varlığına rağmen yerli üretim dalının
birim yurtiçi satış fiyatının 2019 yılında, gözden g eçirme döneminin baz yılı olan 2017 yılına
göre düşüş kaydettiği tespit edilmiştir. İlaveten, dampinge karşı önlem ithalat yasağı niteliği
taşımamakta olup; halihazırda ürünün üçüncü ülkeler de dahil olmak üzere ithalatının yapıldığı
ve yapılabileceği pek çok ülke bulunmaktadır.
4.9. Zararın Devamı veya Yeniden Meydana Gelmesi İhtimali
(1) Uygulanmakta olan dampinge karşı önlemlerin sona ermesi halinde dampingin ve zararın
devam edip etmeyeceği veya yeniden meydana gelmesinin muhtemel olup olmadığı konusu
incelenmiştir. Yapılan inceleme neticesinde aşağıdaki hususlar değerlendirilmiştir:
(i) 2017-2019 yıllarına ilişkin soruşturma konusu ülkeler menşeli ithalatın gelişimi
incelendiğinde; ABD menşeli ithalatın dalgalı bir seyir izlediği gözlenmiş olsa da,
ABD önlem konusu üründe üretim, kapasite ve ihracat kabiliyeti bakımından
küresel pazardaki en önemli ülkelerden biri konumundadır. Anılan dönemde
Almanya menşeli ithalatın ise arttığı belirlenmiştir.
(ii) 2017-2019 dönemine ilişkin önlem konusu ürün ithalatının birim fiyatlarının
incelenmesi neticesinde; hem ABD hem Almanya menşeli ithalatın birim
fiyatlarının anılan dönem süresince genel ithalatın birim fiyatlarının altında
seyrettiği gözlenmiştir.
(iii) 2017-2019 yıllarına ilişkin pazar paylarının gelişimi incelendiğinde; 2019 yılında,
2017 yılına göre ABD menşeli ithalatın pazar payının azalırken Al manya menşeli
ithalatın ise pazar payının arttığı tespit edilmiştir. Anılan yıllar itibarıyla yerli üretim
dalının pazar payı ise artış göstermiştir.
(iv) Gözden geçirme döneminin son yılı olan 2019 yılında önlem konusu ithalatın
fiyatlar üzerindeki etkisi incelendiğinde, ABD ve Almanya menşeli ithalatın yerli
üretim dalının iç piyasa fiyatlarını CIF değerin sırasıyla -%2X ve %X’i oranlarında
kırdığı ancak baskılamadığı belirlenmiştir.
15
(v) Yerli üretim dalının ekonomik göstergeleri 2017 -2019 dönemi itibarıyla bir bütün
olarak değerlendirildiğinde, yürürlükteki dampinge karşı önleme rağmen yerli
üretim dalının üretim ve yurt içi satış miktarı, birim yurt içi satış fiyatı, yurt içi ve
toplam satışlardan birim ürün karlılığı ve ürün nakit akışı gibi bazı göstergelerinde
bozulmalar yaşandığı görülmüştür.
(2) İthalatçı firmaların dampingli ithalatı tercih etmelerindeki önemli faktörler arasında
firmalara rekabet avantajı sağlayan düşük fiyat unsurunun yer aldığı tespit edilmiştir. Ayrıca,
önlem konusu ürünün boru, su tesisatı, levha ve pencere profilleri, döşeme, duvar kağıdı, kablo
kaplama, hortum, boru ve su tesisatı bağlantıları gibi halihazırda birçok kullanım alanına sahip
olmasından ötürü dinamik bir talebinin bulunduğu da gözönüne alındığında, ürün talebinin
oluşmasında ve şekillenmesinde satış fiyatının önemli bir etken olduğu düşünülmektedir.
Ayrıca, önlemin ortadan kalkmasıyla birlikte fiyatlarda önlem miktarı kadar düşüş olacağı
öngörüldüğünde, dampingli ithalata talep kaymasının devam edebileceği ve bu durumun yerli
üretim dalında zararın devamına ya da yeniden meydana gelmesine yol açabileceği
değerlendirilmiştir.
4.10. Değerlendirme
(1) Bu bölümde incelenen hususların bir bütün olarak değerlendiri lmesi neticesinde, meri
önlemlerin yürürlükten kalkmasının, yerli üretim dalında zararın devamına ya da yeniden
meydana gelmesine yol açabileceği değerlendirilmektedir.
5. GENEL DEĞERLENDİRME VE SONUÇ
(1) Yürütülen soruşturma esnasında elde edilen bilgi ve bulgular çerçevesinde, yürürlükteki
önlemlerin ortadan kalkması durumunda dampingin ve zararın devam etmesinin veya yeniden
meydana gelmesinin muhtemel olduğu değerlendirilmiştir.
(2) Bu çerçevede, soruşturma neticesinde ulaşılan tespitleri değerlendiren Kurulun kararı ve
Ticaret Bakanının onayı ile İthalatta Haksız Rekabetin Önlemesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No:
2015/24) ile yürürlükte bulunan dampinge karşı önlem lerin, yerli üretim dalı üzerinde zararın
devam etmesini veya yeniden oluşmasını engelleyecek seviyede yeniden değerlendirilerek
Yönetmeliğin 42 nci maddesi çerçevesinde aşağıdaki tabloda gösterildiği şekilde uygulanmaya
devam edilmesine karar verilmiştir.
GTİP Eşya Tanımı Menşe Ülke
Dampinge Karşı
Önlem
(CIF %)
3904.10.00.00.19 Yalnız süspansiyon
tipi polivinil klorür
ABD %7,93
Almanya %7,93