← Tüm mevzuat · Uygulamada aç

2022/8

Tebliğler · No: 2022/8 · Resmî Gazete: 2022-03-06

Resmî kaynak: https://kms.kaysis.gov.tr/Home/Goster/187227

Giriş

1
6 Mart 2022 PAZAR Resmî Gazete Sayı : 31770
TEBLİĞ
Ticaret Bakanlığından:
İTHALATTA HAKSIZ REKABETİN ÖNLENMESİNE İLİŞKİN TEBLİĞ
(TEBLİĞ NO: 2022/8)

MADDE 1 – Amaç ve kapsam

MADDE 1 - (1) Bu Tebliğin amacı, 12/9/2020 tarihli ve 31242 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta
Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2020/21) ile Hindistan menşeli 3920.62.19.00.00,
3920.69.00.00.00 ve 3921.90.10.00.00 gümrük tarife istatistik pozisyonu altında kayıtlı “polietilen tereftalat (pet) film”
ürününe yönelik başlatılan ve Ticaret Bakanlığı İthalat Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen nihai gözden geçirme
soruşturmasının tamamlanması neticesinde alınan kararın yürürlüğe konulmasıdır.

MADDE 2 – Dayanak

MADDE 2- (1) Bu Tebliğ, 14/6/1989 tarihli ve 3577 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında
Kanun, 20/10/1999 tarihli ve 99/13482 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan İthalatta Haksız Rekabetin
Önlenmesi Hakkında Karar ve 30/10/1999 tarihl i ve 23861 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız
Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmeliğe dayanılarak hazırlanmıştır.

MADDE 3 – Tanımlar

MADDE 3- (1) Bu Tebliğde geçen;
a) GTİP: Gümrük tarife istatistik pozisyonunu,
b) Kurul: İthalatta Haksız Rekabeti Değerlendirme Kurulunu,
c) TGTC: İstatistik Pozisyonlarına Bölünmüş Türk Gümrük Tarife Cetvelini,
ç) Yönetmelik: 30/10/1999 tarihli ve 23861 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin
Önlenmesi Hakkında Yönetmeliği,
ifade eder.

MADDE 4 – Karar

MADDE 4- (1) Yürütülen soruşturma sonucunda, mevcut önlemin yürürlükten kalkması durumunda
sübvansiyonun ve zararın devam etmesinin veya yeniden meydana gelmesinin muhtemel olduğu saptanmıştır. T.C.
Ticaret Bakanlığı İthalat Genel Müdürlüğü tarafından yürütüler ek tamamlanan soruşturma sonucunda ulaşılan bilgi ve
bulguları içeren Bilgilendirme Raporu Ek’te yer almaktadır.
(2) Bu çerçevede, soruşturma neticesinde ulaşılan tespitleri değerlendiren Kurulun kararı ve Ticaret Bakanının
onayı ile 16/9/2015 tarihli ve 29477 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin
Tebliğ (Tebliğ No: 2015/43) ile yürürlükte olan sübvansiyona karşı önlemin, Yönetmeliğin 42 nci maddesi çerçevesinde
aşağıdaki tabloda gösterilen biçimde uygulanmaya devam edilmesine karar verilmiştir.

MADDE 5 – Uygulama

MADDE 5- (1) Gümrük idareleri, 4 üncü maddede GTİP, eşya tanımı ve menşe ülkesi belirtilen eşyanın, diğer
mevzuat hükümleri saklı kalmak kaydıyla, serbest dolaşıma giriş rejimi kapsamındaki ithalatında karşısında gösterilen
oranda telafi edici vergi şeklindeki kesin önlemi tahsil ederler.
(2) Bilgilendirme Raporunda soruşturma konusu ürün ve benzer ürün ile ilgili açıklamalar genel içerikli olup
uygulamaya esas olan TGTC’de yer alan GTİP ve 4 üncü maddede yer alan tablodaki eşya tanımıdır.
(3) Önleme tabi ürünün TGTC’de yer alan tarife pozisyonunda ve/veya tanımında yapılacak değişiklikler bu
Tebliğ hükümlerinin uygulanmasına engel teşkil etmez.
(4) Yönetmeliğin 35 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu Tebliğ kapsamındaki önlem, yürürlük tarihinden
itibaren 5 yıl sonra yürürlükten kalkar.


2
(5) Yönetmeliğin 35 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca bu Tebliğ kapsamındaki önlemin sona erme
tarihinden önce bir nihai gözden geçirme soruşturması başlatıldığı takdirde önlem, soruşturma sonuçlanıncaya kadar
yürürlükte kalmaya devam eder.

MADDE 6 – Yürürlük

MADDE 6- (1) Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 7 – Yürütme

MADDE 7- (1) Bu Tebliğ hükümlerini Ticaret Bakanı yürütür.










































3
EK:

2022/8 SAYILI İTHALATTA HAKSIZ REKABETİN ÖNLENMESİNE İLİŞKİN
TEBLİĞE DAİR BİLGİLENDİRME RAPORU

1. SORUŞTURMAYA İLİŞKİN GENEL BİLGİ VE İŞLEMLER
1.1. Mevcut önlem ve geçmişi
(1) Hindistan menşeli 3920.62.19.00 .00, 3920.69.00.00.00 ve 3921.90.19.00.00 GTİP’leri
altında yer alan “polietilen tereftalat (PET) filmler” için 22/3/2009 tarihli ve 27177 sayılı Resmî
Gazetede yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No:
2009/8) ile CIF bedelin %4,25’i ila %21,61’i arasında değişe n oranlarda telafi edici vergi
yürürlüğe konulmuştur.
(2) 2010 yılında Türk Gümrük Tarife Cetvelinde yapılan değişiklik kapsamında, önlem alınan
3921.90.19.00.00 GTİP’i kapatılmış ve söz konusu GTİP altında yer alan ürünler
3921.90.10.00.00 GTİP’i altında sınıflandırılmaya başlanmıştır.
(3) 16/9/2015 tarihli ve 29477 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin
Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2015/43) ile tamamlanan nihai gözden geçirme
soruşturmasında (NGGS) , yürürlükte olan sübvansi yona karşı önlemin aynen uygulanmaya
devam edilmesine karar verilmiştir.
1.2. Soruşturma
(1) Yönetmeliğin 35 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmünce, 31/1/2020 tarihli ve 31025 sayılı
Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ
No: 2020/1) ile mevcut önlemlerin yürürlükte kalma sürelerinin sona ereceği ilan edilmiştir.
İlgili ürünün yerli üreticileri tarafından mevzuatta öngörülen süreler içinde, önlemin sona
ermesinin damping veya sübvansiyonun ve zararın devam etmesine veya yeniden meydana
gelmesine yol açacağı iddiasını içeren yeterli delillerle desteklenmiş bir başvuru ile NGGS
açılması talebinde bulunabilecekleri duyurulmuştur.

(2) Bu çerçevede, Süper Film Ambalaj Sanayi ve Ticaret A.Ş. (Süper Film) firması Hindistan
menşeli PET film ithalatına karşı NGGS açılması başvurusunda bulunmuştur. Söz konusu
başvuru, Polinas Plastik Sanayi ve Ticaret A.Ş. (Polinas) firması tarafından desteklenmiştir.

(3) Başvuru kapsamında sunulan bilgi ve belgeler, İthalatta Haksız Rekabeti Değerle ndirme
Kurulu (Kurul) tarafından değerlendirilmiş ve bir NGGS açılmasını haklı kılacak yeterlilikte
delillerin mevcudiyetine kanaat getirilmiş olup; Hindistan menşeli “ PET filmler” ithalatına
yönelik 12/9/2020 tarihli ve 31242 sayılı Resmî Gazete’de yayıml anan İthalatta Haksız
Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2020/21) ile NGGS açılmıştır.

(4) T.C. Ticaret Bakanlığı (Bakanlık) İthalat Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen NGGS
tamamlanmıştır.
1.3. Yerli üretim dalının temsil niteliği
(1) Başvuru aşamasında yapılan değerlendirmede, Yönetmeliğin 18 inci maddesi uyarınca yerli
üretim dalını temsil etme niteliğine sahip olan yerli üretici Süper Film firması tarafından yapılan
başvurunun, Yönetmeliğin 20 nci maddesi uyarınca yerli üretim dalı a dına yapıldığı
anlaşılmıştır. Anılan firma, bu raporun ilgili bölümlerinde “yerli üretim dalı” olarak anılacaktır.

4
1.4. Soruşturma ve gözden geçirme dönemi
(1) Mevcut önlemin yürürlükten kalkması durumunda, sübvansiyonun devam etmesinin veya
yeniden meydana gelmes inin muhtemel olup olmadığının tespiti için 01/07/2019-30/06/2020
arasındaki dönem soruşturma dönemi (SD); zararın devam etmesinin veya yeniden meydana
gelmesinin muhtemel olup olmadığının tespiti için 01/01/2017-30/06/2020 arasındaki dönem
gözden geçirme dönemi olarak alınmıştır.
1.5. İlgili tarafların bilgilendirilmesi, dinlenmesi ve bilgilerin değerlendirilmesi
(1) Soruşturma açılmasını müteakip, soruşturma konusu ürünün Bakanlık tarafından tespit
edilen Hindistan’da yerleşik üreticilerine/ihracatçılarına, Türkiye’de yerleşik ithalatçılarına ve
ayrıca mezkûr ülkelerde yerleşik diğer üreticilere/ihracatçılara iletilebilmesini teminen
Hindistan’ın Ankara Büyükelçiliği’ne soruşturmanın açılışına ilişkin bildirimde bulunulmuştur.
(2) Bildirimde, soruşturma açılış Tebliğin e, başvurunun gizli olmayan özetine ve soru
formlarına nereden erişilebileceği hususunda bilgi verilmiştir.

(3) Taraflara görüş bildirme ve soru formunu yanıtlamaları için posta süresi dâhil 37 gün süre
tanınmıştır.

(4) Yerli üretim dalı, soruşturma süresi boyunca Bakanlık ile işbirliği içinde olmuş ve
gerektiğinde talep edilen ilave bilgileri temin etmiştir.

(5) Hindistan Hükümeti, hükümet soru formunu; soruşturma konusu ürün ithalatı gerçekleştiren
firmalardan 1 tanesi de ithalatçı soru formunu zamanında yanıtlayarak Bakanlığa iletmiştir.

(6) İlgili soru formunu yanıtlayan üretici/ihracatçı firma olmamıştır.

(7) Soruşturma sonucunda alınacak karara esas teşkil edecek bi lgi, bulgu, tespit ve
değerlendirmeleri içeren nihai bildirim raporu Hindistan’ın diplomatik misyonuna, işbirliğinde
bulunan ithalatçı firmaya ve yerli üreticilere iletilmiştir.

(8) Nihai bildirim sonrasında, ilgili tarafların nihai bildirime ilişkin görüşlerini sözlü olarak da
sunmalarına imkân tanımak amacıyla 26/1/2022 tarihinde kamu dinleme toplantısı yapılması
planlanmış fakat ilgili taraflardan katılım talebi gelmemesi nedeniyle toplantı
gerçekleşmemiştir.

(9) Tarafların işbu soruşturma boyunca ortaya koyduğu tüm bilgi, belge ve görüşler incelenmiş,
mezkûr görüşlerden mevzuat kapsamında değerlendirilebilecek olanlara bu raporun ilgili
bölümlerinde yer verilmiştir.
1.6. Yerinde doğrulama incelemesi
(1) Yönetmeliğin 21 inci maddesi çerçevesinde başvuru sahibi yerli üretici Süper Film firması
nezdinde yerinde doğrulama incelemesi gerçekleştirilmiştir.

2. SORUŞTURMA KONUSU ÜRÜN VE BENZER ÜRÜN
2.1. Soruşturma konusu ürün ve benzer ürün
(1) Soruşturma konusu ürün, 3920.62.19.00.00, 3920.69.00.00.00 ve 3921.90.10.00. gümrük
tarife istatistik pozisyonu altında kayıtlı polietilen tereftalat (PET) filmdir.

5

(2) Polietilen tereftalat film (PET film), polietilen cips olarak adlandırılan polietilen teraftalat
maddesinden elde edilen yüksek kaliteli bir filmdir. PET film, ince ve kalın olarak iki
kategoride değerlendirilmektedir. Geniş bir kullanım alanına sahip PET filmler özellikle
ambalaj, tekstil sanayi, görüntüleme teknolojileri, elektrikli aletler ile manyetik medya üretimi
gibi alanlarda kullanılmaktadır.
(3) Soruşturmaya konu olan PET filmlerin farklı tiplere göre teknik özellikleri aşağıda
özetlenmiştir:
 Şeffaf Polyester Film/Pet: % 95 -98 oranında katkısız PET homopolimer ve % 2 -5
oranında Antiblok katkılı PET homopolimer içeren şeffaf film. Gıda ambalajları, tekstil
ve elektrik ile inşaat sektörlerinde kullanılmaktadır. Endüstriyel nihai kullanıcılar
tarafından baskı, laminasyon, sim ipliği ve benzeri amaçlarla kullanılmaktadır.
 Metalize Edilmiş Polyester Film/Pet: % 95-98 oranında katkısız PET homopolimer ve
% 2-5 oranında Antiblok katkılı PET homopolimer içeren şeffaf filme, ikinci bir işlem
olarak vakum metalizasyon ünitesinde saf aluminyum kaplanmış PET film. Yapılan
aluminyum kaplama miktarı "angstrom" ( 1 mikron= 10.000 Angstrom) seviyesinde
olmaktadır. Gıda ambalajları, tekstil (sim ipliği), elektrik ve inşaat sektörlerinde
kullanılmaktadır. Endüstriyel nihai kullanıcılar tarafından baskı, laminasyon ve benzeri
amaçlarla kullanılmaktadır.
 Beyaz Polyester Film/Pet: % 8-12 oranında katkısız PET homopolimer, % 2-5 oranında
Antiblok katkılı PET homopolimer ve % 83 -90 oranında beyaz katkılı PET
homopolimer içeren beyaz PET film. Gıda ambalajları ve etiket sektörlerinde
kullanılmaktadır. Endüstriyel nihai ku llanıcılar tarafından ise baskı, laminasyon ve
benzeri amaçlarla kullanılmaktadır.
 Şeffaf Polyester Twist Film/Pet: % 95-98 oranında katkısız PET homopolimer ve % 2-
5 oranında Antiblok katkılı PET homopolimer içeren şeffaf film. Ayrıca bu tip filmde
bükülebilir ve antistatik özelliği geliştirilmiştir. Şekerleme ve çikolata sektörlerinde
kullanılmaktadır.
 Metalize Edilmiş Twi st Polyester Film/Pet: % 95 -98 oranında katkısız PET
homopolimer ve % 2-5 oranında Antiblok katkılı PET homopolimer içeren şeffaf filme,
ikinci bir işlem olarak vakum metalizasyon ünitesinde saf aluminyum kaplanmış PET
film. Yapılan aluminyum kaplama miktarı "angstrom" ( 1 mikron= 10.000 Angstrom)
seviyesinde olmaktadır. Ayrıca bu tip filmde bükülebilir ve antistatik özelliği
geliştirilmiştir. Şekerleme ve çikolata sektörlerinde kullanılmaktadır.
 Beyaz Polyester Tw ist Film/Pet: % 8 -12 oranında katkısız PET homopolimer, % 2 -5
oranında Antiblok katkılı PET homopolimer ve % 83 -90 oranında beyaz katkılı PET
homopolimer içeren beyaz PET film. Ayrıca bu tip filmde bükülebilir ve antistatik
özelliği geliştirilmiştir. Gıda ambalajları ve etiket sektörlerinde kullanılmaktadır.
Endüstriyel nihai kullanıcılar tarafından baskı, laminasyon ve benzeri amaçlarla
kullanılmaktadır.

6
 Şeffaf Polyester Kaplı Film/Pet: % 95-98 oranında katkısız PET homopolimer ve % 2-
5 oranında Antiblok katkılı PET homopolimer içeren şeffaf film. Bu tür filmlere off -
line kaplama ile yüksek bariyer, kolay soyulma (peelable), antifog gibi ilave özellikler
verilmektedir.
(4) Soruşturmaya konu olan ürünün üretim sürecinde öncelikli olarak granül halindeki
hammadde istenen nihai kullanım özelliklerine göre gerekli görülen katkıların da ilavesi ile
homojen hale gelecek şekilde karıştırılır. Granül karışımı sonsuz vida prensibi ile çalışan
ekstruderlere beslenerek; burada sıcaklık ve sürtünmeden yararlanılarak eriyik hale getirilir. Bu
eriyik homojen hale getirilinceye kadar taşınarak filtreden geçirilir. Böylelikle erimemiş
partiküller eriyiğin içerisinden alınmış olur. Bu eriyik kalıp içer isinden geçirilerek; ince bir
aralıktan (kalıp dudağı) dönen bir rulo üzerine akıtılarak katı levha haline gelir. Levha haline
gelmiş olan film; önce ısıtılarak yumuşatılır. Ardından da dönen ruloların hızları arasındaki
farktan yararlanılarak makine boyu doğrultusunda gerdirilir. Gerdirme işlemleri tamamlanmış
olan film kenar kesme, kalınlık ölçümü ve yüzey işlemlerinden sonra demir borulara sarılarak
ana süreç tamamlanır. Demir borulara sarılan PET filmler birinci dilme işleminden sonra
paketleme sonrası müşteriye sevk edilebilir hale gelir.
(5) İthalatçı soru formuna verilen cevapta, ürünün korona değerinin yüksek olması ve gıda
sektöründe kullanıma uygun olması sebebiyle ithalatı yapılan 12 mikron incelikte ve 143 cm
genişlikte gümüş üstüne gold ve siyah boyama ürünlerin yerli üreticiler tarafından üretilmediği
ve üretilen ürünlerin ithal ürün ile aynı özellikte olmadığı ifade edilmiştir. Yerli üretim dalı,
ithalatçı firma iddialarına ilişkin olarak, ifade edilen ölçülerde pet filmin üretildiğini, gümüş
üstüne olarak ifade edilen metalize işleminin de üretim süreçlerinde mevcut olduğunu fakat
boyama kısımlarının baskı işlemlerinde olduğu gibi pet film üretim süreci kapsamında
olmadığını ve ileri işlem yapan firmalar tarafından boyama işleminin ayrıca yapıldığını bilgisini
paylaşmıştır. Diğer taraftan, yerli üreticilerin ürettiği tüm ürün tipleri ile ithal edilen ürün
tiplerinin birebir aynı olma zorunluluğu olmadığı gibi yerli üretim dalının soruşturma konusu
ürünün tüm alt tiplerini üretmesi hukuken ve fiilen beklenmemelidir.
(6) Yapılan başvuruda, yerli üretim dalı tarafından üretilen ürün ile başvuru konusu ithal ürün
arasında teknik ve fiziki özellikler ile ürünün temel kullanım alanları bakımından bir fark
bulunmadığı belirtilmiştir. Bu nedenle, Yönetmeliğin 4 üncü maddesi çerçevesinde, başvuru
konusu ürün ile yerli üretim dalı tarafından üretilen ürününün esas soruşturmada ve daha önceki
nihai gözden geçirme soruşturmasında yapılan benzer ürün olarak kabul edilebileceği tespiti
geçerliliğini korumaktadır.
2.2. Ürünün ithalinde uygulanan Gümrük Vergisi ve Diğer Yükümlülükler
(1) Meri İthalat Rejimi Kararı çerçevesinde, Hindistan menşeli soruşturma konusu ürün için %
6,5 oranında gümrük vergisi uygulanmaktadır.
(2) 18/4/2020 tarihli ve 31103 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan İthalat Rejimi Kararına Ek
Karar (Karar Sayısı: 2424) ile soruşturma konusu ürün ithalatında 31/12/2020 tarihine kadar
%40 ilave gümrük vergisi uygulanmıştır.
(3) 31/12/2020 tarihli ve 31351 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 3351 sayılı İthalatta İlave
Gümrük Vergisi Uygulanmasına İlişkin Karar ile soruşturma konusu ürün ithalatında %10 ilave
gümrük vergisi mevcuttur.

7
(4) Hindistan menşeli soruşturma konusu ürünlerin A.TR dolaşım belgesi eşliğinde ithal
edilmesi halinde telafi edici vergi olarak, Diğe r Ülkeler gümrük vergisi (% 6,5) ile Gelişme
Yolundaki Ülkeler (%3) gümrük vergisi arasındaki fark kadar (% 3,5) ek mali yükümlülük
tahsil edilmektedir.
(5) İthalatta Gözetim Uygulanmasına İlişkin Tebliğ (No: 2015/3) kapsamında
3920.62.19.00.00, 3920.69.00.00.00 ve 3921.90.10.00.00 GTİP altında sınıflandırılan yalnız
bioryante polietilen tereftalat filmlerin birim gümrük kıymeti 3 ABD doları/kg’ın altında
olanları ülke ayrımı olmaksızın gözetime tabidir.
(6) Diğer taraftan, soruşturma konusu ürünün ithalatında KDV oranı %18’tir.
3. SÜBVANSİYONUN VARLIĞI VE DEVAMI İDDİASI
3.1. Genel açıklamalar
(1) Yönetmeliğin 35 inci maddesi çerçevesinde, meri önlemin yürürlükten kaldırılması halinde
sübvansiyonlu ithalatın devam etmesi veya yeniden meydana gelmesi hususu, esas soruşturma
sırasında incelenen sübvansiyon programları temelinde değerlendirilmiştir.
(2) Diğer taraftan, ihracatçı firmaların davranışlarını göstermesi açısından soruşturma konusu
ülkenin Türkiye’ye yönlendirebilecek ihracat kapasitesi ile ihraç fiyatları ve diğer ülkeler
tarafından uygulanmakta olan sübvansiyona karşı önlemler önem arz etmektedir.
3.2. Esas Soruşturmada İncelenen Sübvansiyon Programları
3.2.1 Ön Lisans Programı (ÖLP) ve İthalat Vergisi Muafiyeti1
a. Programın İçeriği
(1) Bu program çerçevesinde ihracatçılar ihraç ettikleri ürünün üretim sürecinde ihtiyaç
duydukları maddeleri gümrük vergilerinden muaf olarak ithal edebilmektedirler. Ön lisanslar
üretici/ihracatçılar, üreticilerle bağlantılı tacir/ihracatçılar ile belirli koşullarda diğer yerli
üreticiler tarafından kullanılabilmektedir.
(2) Ön lisanslardan aşağıda ayrıntıları verilen işlemleri gerçekleştirenler yararlanabilir:
i. Fiziksel ihracat2: Fiziksel ihracat koşuluna bağlı olarak ön lisans verilmesi bu programın
temel bölümünü oluşturmaktadır. Bu alt -program sayesinde ihraç edilen nihai ürünün
üretiminde kullanılan girdil erin vergiden muaf olarak ithali mümkün olmaktadır. Bu
kapsamda verilen ön lisans belgelerinde, yapılacak ithalata karşılık olarak hangi üründen ne
miktarda ve ne değerde ihracat yapılması gerektiği belirtilmektedir. Gümrük vergisinden
muaf olarak ithalat gerçekleştiren firmalar ön lisans çerçevesinde yapmaları gereken
ihracatı gerçekleştirene kadar vergi yükümlülüğünü üzerlerinde taşımaya devam
etmektedirler.

1 Bu programın yasal dayanağı Hindistan hükümetince çıkarılan “Dış Ticaret Politikası 1 Nisan 2015 – 31 Mart
2020” (DTP) (Foreign Trade Policy 1st April 2015 – 31st March 2020) belgesinin 4.00 – 4.24 bölümleri ile
“Prosedürler El Kitabı (PEK) 1 Nisan 2015 – 31 Mart 2020” (Handbook of Procedures 1st April 2015 – 31st March
2020) belgesinin 4. bölümüdür.
2 Physical exports

8
ii. Yıllık Koşul 3: Bu alt-program çerçevesinde verilen ön lisansların temel farkı, lisansın
ihraç edilecek belirli bir ürün için değil bir ürün grubu için verilmesidir (örneğin kimyasal
ürünler gibi). Bu programdan yararlanan lisans sahibi, geçmişteki ihracat performansına
bağlı olarak belirlenen miktardaki herhangi bir girdiyi vergiden muaf olarak it hal
edebilmektedir.
iii. Ara-mal tedariki4: Bu alt program, tek bir ihraç ürünü üretmek amacıyla üretim sürecini
ikiye ayıran iki farklı üretici tarafından kullanılabilmektedir. Bu program çerçevesinde,
üreticilerden birisi nihai ürünü üreten üretici/ihra catçının ihtiyaç duyduğu ara girdiyi
üretirken, bahse konu ara girdinin üretiminde kullanmak üzere vergiden muaf ithalat
yapabilmektedir. Burada ihracat yükümlülüğü nihai ürünü üreten üreticidedir.
iv. Varsayılan ihracat 5: Bu alt -program çerçevesinde belirli kategorilerde yer alan
müşterilere ihracat yapıldığı varsayılarak satılan nihai ürünlerin üretiminde ihtiyaç duyulan
girdilerin vergiden muaf ithali mümkün kılınmaktadır. Bahse konu maddede sayılan
kategorilere örnek olarak ihracat yönelimli birimler/işletmeler6, ihracat işleme bölgeleri7 ve
özel ekonomik bölgeler8 gösterilebilir. Bu kapsamda yapılan işlemlerde, esas olarak satılan
ürünün ülke sınırlarını terk etmiş olması şartı aranmamaktadır.
v. Ön İbra Emri (Advance Release Order-ARO) : Bu program kapsamında, ön lisans sahibi
işletme, ihtiyaç duyduğu girdiyi ithal etmek yerine yerli kaynaklardan tedarik etme yoluna
gidebilmektedir. Bu durumda bahse konu lisans ARO belgesi haline gelmekte ve belgedeki
ürünlerin tesliminde yerli tedarikçiye ciro edilmektedir. ARO belgesi kendisine ciro edilen
yerli tedarikçi, yaptığı işlem varsayılan ihracat kategorisinde değerlendirildiği için
varsayılan ihracat programının sunduğu avantajlardan yararlanma hakkı kazanmaktadır.
Firma, lisans sahibi ihracatç ının yararlanacağı vergi iadesi avantajından
yararlanabilmektedir.
vi. Yurtiçi akreditif9: Bu alt program da yerli tedarikçilere avantaj sağlamaya yönelik olarak
işlemektedir. Buna göre ön lisans sahibi bir işletme herhangi bir bankaya başvurarak yerli
tedarikçiye verilmek üzere bir akreditif açtırabilmektedir. Banka bu durumda, lisans
belgesini ithalat işlemleri için hükümsüz kılmakta; ön lisans belgesi yerli tedarikçiden satın
alınacak ürünler için geçerli hale gelmektedir. Yerli tedarikçi firmanın lisans sahibi
işletmeye yaptığı satışlar ihracat olarak kabul edilmekte ve vergi iadesi avantajlarından
yararlanabilmektedir.
(3) Bu program çerçevesinde ithalatına izin verilen girdi miktarı ile ihraç edilmesi gereken nihai
ürün miktarı Hindistan Hükümeti tara fından yayımlanan Standart Girdi -Çıktı Oranları 10
(SGÇO) belgesinde gösterilmektedir.
b. Değerlendirme

3 Annual Requirement
4 Intermediate supplies
5 Deemed exports; yasal dayanağı DTP belgesinin 8. Bölümüdür.
6 Export oriented units
7 Export processing zones
8 Special economic zones
9 Back-to-back inland letter of credit
10 Standard Input-Output Norms (SIONs).

9
(1) Yukarıda işleyişleri açıklanan programlar esas soruşturma ve önceki NGGS esnasında
sırasında incelenmiş ve bu çerçevede;
i. Hindistan Hükümetinin, pr ogram çerçevesinde ne kadar girdi ithal edilip bunların ne
kadarının ihraç edilen ürünlerde kullanıldığına ilişkin etkin şekilde işleyen bir doğrulama
sistemine sahip olmadığı yönünde ciddi bulgular olduğu, bu bağlamda programdan
yararlanan firmalara tanın an vergisiz ithalat yapma olanağının Sübvansiyonlar ve Telafi
Edici Önlemler Anlaşmasının (Anlaşma) “İhracat Sübvansiyonları Olarak İkame Geri
Verme Sistemlerinin Belirlenmesinde İlkeler” başlıklı III. Eki (Ek III) çerçevesinde ihracat
sübvansiyonu olarak kabul edilebileceği;
ii. Bahse konu programın Yönetmeliğin 12 nci maddesi çerçevesinde Hindistan
Hükümetince verilen ve programdan yararlananlara fayda sağlayan bir mali katkı olduğu;
iii. Programı düzenleyen mevzuat incelendiğinde, programın uygulanması nın ihracat
performansına bağlı olduğunun görüldüğü, bu bağlamda Anlaşmanın 3.1 maddesi ve EK III
çerçevesinde programın ihracat sübvansiyonu olduğu ve yine Anlaşmanın 2.3 maddesi
çerçevesinde özgül bir sübvansiyon teşkil ettiği sonucuna ulaşılmıştır.
(2) Yapılan inceleme neticesinde, esas soruşturmada esnasında ve önceki NGGS sonucunda
yapılan bu belirlemeleri geçersiz kılacak bir bulguya rastlanmamıştır.
(3) Hindistan Hükümeti tarafından söz konusu programın Anlaşmanın EK II’sinde belirtilen
koşulları sağladığı ve bu kapsamda telafi edilemez olduğu iddia edilmektedir.

(4) Öte yandan, Hindistan Hükümeti tarafından tüm PET film sektörüne ilişkin SGÇO’nun
belirlenme yöntemine ilişkin yeterli bilgi ve oranların doğruluğunu gösterecek yeterli kanıt
sunulamamıştır. Ayrıca söz konusu programdan, yalnızca ihracat satışlarının değil ihracat
sayılan satışların (deemed exports) da faydalandığı görülmüştür.

(5) Bu kapsamda, gerek Hindistan Hükümeti tarafından verilen yanıtlar, gerek ilgili mevzuat
hükümleri incelendiğinde EK II’de belirtilen koşullardan biri olan “ne kadar girdi ithal edilip
bunların ne kadarının ihraç edilen ürünlerde kullanıldığına ilişkin etkin şekilde işleyen bir
doğrulama sistemine sahip olma” şartının sağlanmadığı tespit edilmiştir.
3.2.2 Vergi Hibesi11 ve Vergi İadesi Programları12
a. Programın içeriği
(1) Bu programdan tüm ihracatçı/üreticiler ile tacir/ihracatçılar yararlanabilmektedir. İhracatçı,
ihracatını gerçekleştirdiği sırada ilgili makamlara söz konusu ihracat sevkiyatının program
kapsamında gerçekleştirildiğini beyan etmektedir. Ardından, ihracat işleminin gerçekleştiği
tarihten itibaren bir yıl içerisinde programdan yararlanmak üzere bir lisans başvurusunda
bulunmaktadır. Bahse konu başvuruda, başvuruya esas teşkil eden ihracat işlemleri nin FOB
değerleri, sevkiyata ilişkin tarih ve hedef ülke gibi detaylar ile sevkiyata ilişkin banka kayıtları
sunulmaktadır. Başvuru sonucunda verilen lisans ile daha sonraki ithalat işlemlerinde

11 Duty Entitl ement Passbook Scheme; programın yasal dayanakları DTP belgesinin 4 .3 maddesi ile PEK
belgesinin 4.37 - 4.54 maddeleridir.
12 Duty Drawback Scheme; programın yasal dayanakları 1962 Gümrük Kanunu’nun X. bölümü 74 -76. Kısımları
1962 (Sections 74-76 Chapter X of the Customs Act, 1962), Gümrükler ve Dolaylı Vergilerin İadesi Kuralları
2017 (Customs and Central Excise Duties Drawback Rules, 2017) ve Gümrükler El Kitabı 22. Bölüm 2015
(Chapter 22 of the Customs Manual 2015).

10
kullanılmak üzere, gerçekleştirilen ihracatın FOB değerinin b elirli bir yüzdesi kadar vergi
hibesi verilmektedir. Belgeyi alan her ihracatçı Hindistan Hükümetince ayrım gözetilmeksizin
bu hibeden yararlandırılmaktadır. Firmalar bu lisans belgelerini ithalat işlemlerinde
kullanılabildikleri gibi üçüncü taraflara da satabilmektedir.
b. Değerlendirme
(1) Bahse konu program esas soruşturma sırasında incelenmiştir. Buna göre;
i. Söz konusu vergi hibesi lisans sahibinin veya lisansı satın alan üçüncü tarafların
ithalattaki gümrük vergilerine karşılık olarak kullanılabilmektedir. Bu uygulama Hindistan
Hükümeti’nin vergi gelirinden feragat etmesi sonucunu doğurmaktadır.
ii. Bununla beraber bahse konu program incelendiğinde, vergi hibesinden yararlanan
firmanın ihracat yapmak dışında herhangi bir mükellefiyet altına girmeden karşılıksız bir
kaynağa erişiminin söz konusu olduğu anlaşılmaktadır. Programdan yararlanan firmaların
ithalat işlemleri sırasında ödemeleri gereken vergilerden muaf tutulması veya elde ettikleri
lisans belgelerini üçüncü taraflara satmaları bu firmalar için likidite artırıcı bir etkiye yol
açarak bir fayda yaratmaktadır. Dolayısıyla, bahse konu programın A nlaşmanın 1.1
maddesi ile İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmeliğin 12 nci maddesi
çerçevesinde Hindistan Hükümetince verilen ve programdan yararlananlara fayda sağlayan
bir mali katkı teşkil etmesi nedeniyle sübvansiyon olduğu sonucuna varılmıştır.
iii. Programı düzenleyen mevzuat incelendiğinde, programın uygulanmasının ihracat
performansına bağlı olduğunun görüldüğü, bu bağlamda Anlaşmanın 3.1 maddesi
hükmünce programın ihracat sübvansiyonu olduğu ve yine Anlaşmanın 2.3 maddesi
çerçevesinde özgül bir sübvansiyon olarak kabul edilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
(2) Yapılan inceleme neticesinde, esas soruşturmada esnasında yapılan bu belirlemeleri
geçersiz kılacak bir bulguya rastlanmamıştır.
(3) “Vergi yetkisi hesap programı”nın 1/10/2011 tarihi nden sonraki ihracat işlemleri için
yürürlükten kaldırıldığı anlaşılmaktadır. Öte yandan, “vergi iadesi programı”nın soruşturma
döneminde yürürlükte olduğu tespit edilmiştir.
(4) Hindistan Hükümeti tarafından söz konusu programın Anlaşma’nın EK III’ü kaps amında
bir “Geri Verme Sistemi” olduğu ve bu çerçevede telafi edilemez olduğu iddia edilmektedir.
(5) Öte yandan, verilen vergi iadeleri, ihraç edilen ürün içerisinde kullanıldığı varsayılan girdi
miktarına göre değil, ihracatın değerine göre belirli bir oranda verilmektedir. Bu itibarla, ihraç
edilen ürün için fiilen gerçekleşmiş olan vergi yükü dikkate alınmamaktadır.
(6) Bu veriler ışığında, programın makul bir vergi iadesi mekanizması olarak değerlendirilmesi
mümkün görünmemektedir.
3.2.3 Sermaye Malları İthalatı Teşvik Programı13
a. Programın İçeriği
(1) Bu programdan üretici/ihracatçılar, üreticilerle ilişkili olan tacir ihracatçılar ve hizmet
sağlayıcılar faydalanabilmektedir. Program çerçevesinde, üretim öncesinde ve sonrasında

13 Export Promotion Capital Goods; bu programın yasal dayanağı DTP belgesinin 5. Bölümüdür.

11
kullanılmak üzere yeni veya on yaşına kadar ikinci el sermaye mallarının ithalatta uygulanan
mevcut vergiden daha düşük bir oranla ithal edilmesi mümkündür. Bununla beraber, bu
avantajdan yararlanan firmalar için altı yıl içerisinde, elde edilen vergi avantajının altı katı kadar
ihracat yapma zorunluluğu bulunmaktadır.
b. Değerlendirme
(1) Bahse konu program esas soruşturma ve önceki NGGS sırasında incelenmiştir. Buna göre;
i. Anılan program çerçevesinde sermaye malları ithalatında vergi avantajından yararlanan
firmaların likiditesinin artmış olacağı ve bu bağlamda söz konusu avantajın İthalatta Haksız
Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmeliğin 12. maddesi çerçevesinde Hindistan
Hükümetince verilen ve programdan yararlananlara fayda sağlayan bir mali katkı olduğu;
ii. Vergi avantajının sadece ithalattaki vergiye mahsuben kullanılabilmesi ve Anlaşmanın
1.1(a)1(ii) maddesi çerçevesinde Hindistan Hükümeti’nin vergi gelirinden feragat
etmesinin söz konusu olması nedeniyle programın bir sübvansiyon olarak kabul edilmesi
gerektiği;
iii. Programı düzenleyen mevzuat incelendiğinde, programın uygulanmasının ihracat
performansına bağlı olduğunun görüldüğü, programdan yararlanmak isteyen firmaların
ihracat taahhüdünde bulunma zorunluluğunda olduğu, bu bağlamda Anlaşmanın 3.1
maddesi hükmünce programın ihracat sübvansiyonu olduğu ve yine Anlaşmanın 2.3
maddesi çerçevesinde özgül bir sübvansiyon teşkil ettiği anlaşılmıştır.
(2) Yapılan inceleme neticesinde, esas soruşturmada ve önceki NGGS esnasında yapılan bu
belirlemeleri geçersiz kılacak bir bulguya rastlanmamıştır.
3.2.4 İhracat Kredisi14
a. Programın İçeriği
(1) İhracat kredileri ihracat öncesi ve sonrası olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Bu krediler de
kendi içlerinde yerli para ve döviz cinsinden krediler olmak üzere ikiye ayrılmaktadır.
Programdan üretici/ihracatçılar ile tacir/ihracatçılar yararlanabilmektedir.
(2) Program kapsamında Hindistan Merkez Bankası (HMB) tarafından bu tip krediler için
uygulanabilecek baz faiz oranları belirlenmektedir. Baz faiz oranı belirlemesi 1 Temmuz 2010
tarihi itibariyle yürürlüğe girmiştir ve bankaların sermaye maliyetleri ile faaliyet giderlerini
karşılayacak baz faiz oranının tespiti hedeflenmekte bu oranın altında faiz hadleri ile kredi
kullanımının önlenmesi hedeflenmektedir.
(3) İlgili mevzuat ve gelen yanıtlar incelendiğinde ihracat kredisi programı kapsamında
bankaların ihracatçılara hammadde almaları, işleme, depolama, paketleme, nakliye ve sevkiyat
yapmaları için işletme sermayesi sağladığı anlaşılmaktadır.
(4) İhracat öncesi kredilerden yararlanmak isteyen firmalar bankalara bir ihracat siparişi veya
müşteriden alı nan bir teminat mektubu ile başvurabilmektedir. Kredi oranı, HMB’nin

14 Export Credit; programın yasal dayanağı Hindistan Merkez Bankası (Reserve Bank of India) tarafından çıkarılan
ve güncellenen Ana Sirküler (Master Circular)’dir.

12
belirlediği ilkeler çerçevesinde banka tarafından ihracatçının kredibilitesi değerlendirilerek
verilmektedir.
(5) İhracat sonrası için ise ticari bankalar tarafından rupi veya döviz cinsi nden olmak üzere
ihracatçı tarafından kendilerine sunulan ihracat dokümanlarının iskonto edilmesi suretiyle
sevkiyat tarihinden itibaren 90 günü aşmamak kaydıyla kredi kullandırılmaktadır.
b. Değerlendirme
(1) Bahse konu program esas soruşturma ve önceki NGGS sırasında incelenmiştir. Buna göre;
i. Bahse konu program özel bankalar aracılığı ile yürütülse de düzenlemenin HMB
tarafından yapılması ve yapılan bu düzenlemelere tüm özel bankaların uyması zorunluluğu
nedeniyle programın Hindistan Hükümetince verile n mali bir katkı olduğu
düşünülmektedir. Ayrıca, söz konusu programın kullanıcı firmalar için borçlanma
maliyetini düşürmesi, anılan işletmeler için bir faydanın doğduğuna işaret etmektedir. Bu
tespitler ışığında uygulamanın sübvansiyon olduğu değerlendirilmektedir.
ii. Programı düzenleyen mevzuat incelendiğinde, programdan sadece ihracatçı firmaların
yararlanabildiği, bu bağlamda Anlaşmanın 3.1 maddesi hükmünce programın ihracat
sübvansiyonu olduğu ve yine Anlaşma’nın 2.3 maddesi çerçevesinde özgül bir sübvansiyon
teşkil ettiği sonucuna ulaşılmıştır.
(2) Yapılan inceleme neticesinde, esas soruşturma ve önceki NGGS esnasında yapılan bu
belirlemeleri geçersiz kılacak bir bulguya rastlanmamıştır.
3.2.5 Özel Ekonomik Bölge (ÖEB) Programı15
a. Programın İçeriği
(1) Programdan, üretimlerinin tamamını veya büyük kısmını ihraç eden firmalar
yararlanabilmektedirler. Bahse konu firmalar, yasaklı olmamak kaydıyla her türlü ürünün
ihracatını gerçekleştirebilmekte ve program kapsamında sermaye malları dâhil olmak üzere her
türlü maddeyi gümrük vergilerinden muaf olarak ithal edebilmektedirler.
(2) ÖEB programı daha önce Hindistan Hükümeti tarafından uygulanan İhracat İşleme
Bölgeleri programının devamı niteliğindedir. ÖEB’ler gümrük alanı dışında sayılan ve ticari
işlemler, vergiler ve benzeri yükümlülükler bakımından muafiyet sağlanan bölgeler olarak
tanımlanmaktadır. ÖEB işletmelerinin bu amaçla kurulmuş bulunan sınırları belirli özel
bölgelerde kurulu olması gerekmektedir.
(3) ÖEB kapsamında bir işletme kurulmak istendiğinde gelecek beş yıla ilişkin olarak planlanan
üretim miktarı, öngörülen ihracat tutarı ve ihtiyaç duyulan ithal ve yerli girdi miktarına ilişkin
tahminleri içeren detaylı bir başvuru hazırlanmaktadır. Başvurunun kabul edilmesi halinde
yetkili makamlarca kabulün şartları ve işletmenin yükümlülüklerini açıklayan bir bildirim
yapılmaktadır. Kural olarak kabul belgeleri beş yıllık bir süre için verilmekte, bununla beraber
bu sürenin sonunda süre uzatımı mümkün olmaktadır.

15 Programın yasal dayanağı DTP belgesinin 7. Bölümü ile 2005 tarihli Özel Ekonomik Bölgeler Kanunu ve
2006 tarihli Özel Ekonomik Bölgelere İlişkin Kurallardır.

13
(4) 2006 tarihli Özel Ekonomik Bölgelere İlişkin Kuralların 6 ncı Bölümünde yer alan 53 üncü
madde hükmüne göre ÖEB’de kurulu bulunan bir işletmenin üretime başladıktan sonra beş yıl
içerisinde net döviz kazancı elde etmesi gerekmektedir. Diğer bir ifadeyle, bu dönem içerisinde
gerçekleştirilen toplam ihracat tutarının toplam ithalat tutarından daha fazla olması
gerekmektedir. Bu yükümlülüğü yerine getiremeyen işletmeler için 1992 tarihli Dış Ticaret
Kanunu çerçevesinde bir takım cezai müeyyideler öngörülmüştür.
(5) 2005 tarihli Özel Ekonomik Bölgeler Kanununun 6 ncı Bölümünde yer alan 26 ncı madde
hükmüne göre ÖEB’de kurulu işletmelerin yararlanabileceği muafiyetler ve avantajlar şu
şekilde sayılmıştır:
i. Sermaye malları, hammaddeler ve sarf malzemeleri de dahil olmak üzere bir malın
ithalinde veya bir hizmet tedariki sırasında 1962 tarihli Gümrük Kanunu ile 1975 tarihli
Gümrük Tarifeleri Kanunundan veya herhangi bir kanundan kaynaklanan tüm vergilerden
muafiyet;
ii. Bir malın, ÖEB’de kurulu bulunan bir işletmeden Hindistan dışındaki bir yere ihracında
1962 tarihli Gümrük Kanunu ile 1975 tarihli Gümrük Tarifeleri Kanunundan veya herhangi
bir kanundan kaynaklanan tüm vergilerden muafiyet;
iii. Gümrük bölgesi içerisinden tedarik edilen mal ve hizmetler için 1944 tarihli Merkezi
Özel Tüketim Vergisi Kanunu ile 1985 tarihli Merkezi Özel Tüketim Vergisi Tarifeleri
Kanunu ve diğer herhangi bir kanundan kaynaklanan özel tüketim vergilerinden muafiyet;
iv.1994 tarihli Finans Kanununun 5 inci Bölümü çerçevesinde vergilendirilebilir olduğu
kabul edilen hizmetlerin tedarikinde hizmet vergisi muafiyeti;
v. Gümrük bölgesi içerisinden tedarik edilen mallarla ilgili olarak 1956 tarihli Merkezi Satış
Vergileri Kanunundan kaynaklanan vergilerden muafiyet;
vi. ÖEB’de kurulu bulunan işletmelerin ihracattan kay naklanan gelirleri ile ilgili olarak
Gelir Vergisi Kanununun 10AA Bölümü çerçevesinde faaliyete başladıkları ilk beş yıl için
%100, ikinci beş yıl için ise %50 oranında gelir vergisi muafiyeti.
(6) ÖEB’de kurulu işletmeler gümrük bölgesine de satış yapabil mektedirler. Bununla beraber,
bu aşamada satılan mal için geçerli olan tüm vergilerin de ödenmesi gerekmektedir. Ancak
yapılan bu satışların da net döviz kazandırıcı işlem olarak kabul edilmesi imkânı bulunmaktadır.
(7) ÖEB’lerde kurulu olan işletmeler, Gü mrük Kanununun hükümleri çerçevesinde gümrük
görevlilerinin gözetimi altında faaliyetlerini sürdürmektedirler. 2006 tarihli Özel Ekonomik
Bölgelere İlişkin Kuralların 22(2) maddesi hükmüne göre bu işletmeler gümrük bölgesi içinden
tedarik edilen veya ithalatı gerçekleştirilen tüm mallara ilişkin tutarlar ile malların tüketim ve
kullanımıyla ilgili kayıtları tutmakla yükümlüdürler. Firmalar ayrıca, ürünlerin gümrük
bölgesine veya ihracat pazarlarına gerçekleştirilen satışları ile ilgili kayıtları da tutmakla
yükümlüdürler.
(8) 2006 tarihli Özel Ekonomik Bölgelere İlişkin Kuralların 22(3) maddesi hükmüne göre ise
ÖEB’lerde faaliyet gösteren işletmeler yetkili makamlara her yıl yıllık performans raporu
sunmak zorundadırlar.

14
(9) ÖEB’lerde faaliyet gösteren işlet melerin gerçekleştirdikleri ithalat ve ihracat ile yurt içine
yaptıkları satışlara ilişkin kayıt tutma zorunluluğu yine işletmelerin kendilerine verilmiştir.
Bununla ilgili olarak yetkili makamlarca bir kayıt tutulması veya gerçekleştirilen sevkiyatlara
ilişkin denetim yapılması zorunluluğu bulunmamaktadır. Öte yandan, 2006 tarihli Özel
Ekonomik Bölgelere İlişkin Kuralların 35 inci maddesi hükmü uyarınca ÖEB’de kurulu olan
bir işletmenin gerçekleştirdiği ithalat işlemi ile yaptığı ihracat veya yurt içi satı şlar arasındaki
bağlantıyı göstermek gibi bir zorunluluğu da bulunmamaktadır.
b. Değerlendirme
(1) Bahse konu program esas soruşturma ve önceki NGGS sırasında incelenmiştir. Buna göre;
i. Sermaye mallarının ithalatında ve yurt içinden tedarikinde sağlanan vergi muafiyeti ile
yurt içinden tedarik edilen hizmetlerdeki vergi muafiyetlerinin söz konusu sermaye malları
ile hizmetler nihai ürün içerisinde fiziki olarak yer almadığından makul görülebilir bir vergi
iade mekanizması olarak kabul edilemeyeceği düşünülmektedir. Söz konusu vergi
muafiyetleri Anlaşmanın 1.1(a)1(ii) maddesi çerçevesinde Hindistan Hükümeti’nin vergi
gelirlerinden feragat etmesi anlamına gelmekte, muafiyetten yararlananlar bakımın dan
likiditeyi artırıcı bir unsur olmaları ve yatırım ve faaliyet giderlerini düşürmeleri nedeniyle
bir fayda oluşturmaktadırlar. Muafiyetten yararlanmanın koşulunun yasal olarak ihracat
yapmak olduğu da değerlendirildiğinde program kapsamındaki bu uygulam anın
Anlaşmanın 3.1 maddesi hükmünce bir ihracat sübvansiyonu olduğu ve yine Anlaşmanın
2.3 maddesi çerçevesinde önlem alınabilir nitelikte özgül bir sübvansiyon teşkil ettiği
sonucuna varılmıştır.
ii. ÖEB’lerde kurulu olan işletmelerin ihracattan kaynak lanan gelirlerinin gelir vergisi
matrahının tamamen veya kısmen dışında tutulması da incelenmiş bu uygulamanın
Anlaşmanın 1.1(a)1(ii) maddesi çerçevesinde Hindistan Hükümeti’nin vergi gelirinden
feragat etmesi sonucunu doğurduğu anlaşılmıştır. Ödenmesi gereken gelir vergisinin tahsil
edilmemesi ÖEB’lerde kurulu işletmelerin likiditesini arttırmakta, dolayısıyla ciddi bir
fayda sağlamaktadır. Hindistan Hükümeti’nin vergi gelirinden feragat etmek suretiyle
sağladığı bu mali katkı ÖEB’de kurulu işletmeler için bir fayda doğurduğundan
uygulamanın Anlaşmanın 1.1 maddesi ile Yönetmeliğin 12 inci maddesi bağlamında bir
sübvansiyon olduğu sonucuna varılmıştır.
iii. Programı düzenleyen mevzuat ile uygulama incelendiğinde, gelir vergisi muafiyetinin
ihracat performan sına bağlı olduğu açık bir şekilde görülmektedir. Bu bağlamda
Anlaşmanın 3.1 maddesi hükmünce uygulamanın bir ihracat sübvansiyonu olduğu ve yine
Anlaşmanın 2.3 maddesi çerçevesinde özgül bir sübvansiyon teşkil ettiği düşünülmektedir.
(2) Yapılan inceleme neticesinde, esas soruşturma ve önceki NGGS esnasında yapılan bu
belirlemeleri geçersiz kılacak bir bulguya rastlanmamıştır.
3.2.6 Maharashtra Yerel Yönetiminin Teşvik Paketi Programı
(1) Bahse konu program esas soruşturma ve önceki NGGS sırasında incelenmiştir. Buna göre;
i. Bu program Maharashtra eyaleti yerel idaresi tarafından, az gelişmiş bölgelerde sanayi
yatırımlarının arttırılmasını sağlamak üzere 1964 yılından bu yana uygulanmaktadır.
Program kapsamında, yatırım teşviki olarak sabit sermaye yatırım larına yönelik olarak

15
vergi iadesi uygulamaları, elektrik vergisi, yurt içi transit vergisi ve damga vergisi
muafiyetleri sağlanmaktadır.
ii. Esas soruşturmada yapılan incelemede Program kapsamında Maharashtra yerel
yönetimince sağlanan vergi iadesi ve ve rgi muafiyeti uygulamalarının ilgili otoritenin
gelirlerinden feragat etmesi sonucunu doğurması sebebiyle kamu tarafından temin edilen
bir mali katkı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Firmalara sağlanan bu avantajlar, anılan
işletmeler için de bir fayda doğurduğundan sübvansiyon olarak değerlendirilmiştir.
iii. Anılan programdan sadece belirli bir bölgede kurulan işletmeler yararlanabildiğinden
şikayete konu programın Anlaşmanın 2.2 maddesi çerçevesinde özgül bir sübvansiyon
teşkil ettiği sonucuna varılmıştır.
(2) Yapılan inceleme neticesinde, esas soruşturmada esnasında yapılan bu belirlemeleri
geçersiz kılacak bir bulguya rastlanmamıştır.
3.3 Esas Soruşturma ve Önceki NGGS Kapsamında Değerlendirilmemiş Olan Diğer
Programlar
(1) Esas soruşturma ve önceki NGGS kapsamında değerlendirilmemiş olan bazı programlar
hakkında gerek firmalar gerekse de Hindistan Hükümeti’nden bilgi talep edilmiştir. Böylelikle
farklı programlar altında sübvansiyon uygulamalarının devam edip etmediğinin tespiti
amaçlanmıştır. Bu kapsamda,
 Vergisiz Yenileme Programı (Duty Free Replenishment Scheme (DFRC))
 Statü Sahibi Teşvik Programı (Status Holder Incentive Scrip (SHIS))
 Hindistan’dan Mal İhracatı Programı (Merchandise Exports from India Scheme
(MEIS))
 Artan İhracatı Teşvik Programı (Incremental Exports Incentivisation Scheme (IEIS))
 1961 Gelir Vergisi Kanunu 32.Bölüm, 32AC(1A) Alt Bölüm Sermaye Yatırımları
İndirimi (Section 32 Capital Investment Deductions of the Income Tax Act, 1961 Sub -
Section 32AC(1A))
 1961 Gelir Vergisi Kanunu 35. Bölüm Ar-Ge İndirimleri 35(2AB) Alt Bölüm (Section
35 R&D Deductions Sub-Section 35 (2AB))
 Hedef Piyasa Programı (Focus Market Scheme)
 Sermaye Sübvansiyonu (Capital Subsidy)
 İhracat Kredilerinin Faiz Vergilerinden Muafiyeti (Exemption of Export Credit From
Interest Taxes)
 Hindistan Hükümeti Tarafından Verilen Kredi Garantileri (Loan Guarantees from the
GOI)
 1961 Gelir Vergisi Kanunu, 80-1A Bölümü Altyapı Geliştirme Şirketleri İçin İndirimler
(Section 80-1A Deductions of the Income Tax Act, 1961 for Enterprises Engaged in
Infrastructure Development)
 1961 Gelir Vergisi Kanunu, 32. Bölüm, 32AC(1A) Alt Bölüm Yeni Tesis ve Makine
Yatırımları ve 35. Bölüm 35DD Alt Bölüm (Section 32 for Investments into New Plants
and Machinery (Sec tion 32 Capital Investment Deductions) of the Income Tax Act,
1961 – Sub-Section 32AC(1A) Section 35 R&D Deductions of the Income Tax Act,
1961 – Sub-Section 35DD)

16
 Hindistan Menşeli Hizmetler Programı (Services from India Scheme (SFIS))
 Hindistan Menşeli Hizmet İhracatı Programı (Services Export from India Scheme
(SEIS))
 1993-1997 Teşvik Paketi Kapsamında Maharashtra Hükümeti Sübvansiyonları ( State
Government of Maharashtra Subsidies Under the Package Scheme Incentives 1993 and
1997 (SGOMP))
 Madhya Pradash Hükümeti Endüstriyel Gelişim Planı (State of Government of Madhya
Pradash (SGOMP) Industrial Promotion Policy (IPP) 2014)
 Hükümet ve Birlik Alanında Satış Vergisi Teşvik Programları ( State and Union
Territory Sales Tax Incentive Programs)
 Maharashtra Hükü meti Giriş Vergisi Geri Ödeme Programı ( Octroi Refund Scheme
State of Maharashtra (SOM))
 SICOM Limited Tarafından Kredi Faizi Muafiyeti (Waiving of Interest on Loan by
SICOM Limited (SOM))
 Sermaye Teşvik Programları (Capital Incentive Schemes (SGOM))
 Uttar Pradesh Hükümeti Sermaye Teşvik Programları ( State of Uttar Pradesh Capital
Incentive Schemes)
 Gujarat Hükümeti Altyapı Desteği Programı (Infrastructure Assistance Schemes (State
of Gujarat))
 Uttaranchel Sermaye Teşvik Programı (Capital Incentive Scheme Uttaranchel)
 Elektrik Vergisi Muafiyeti Programı (Electricity Duty Exemption Scheme (SGOM IPS
2007))
 Gujarat Hükümeti Elektrik Üretimi Elektrik Vergisi Muafiyeti (Exemption of
Electricity Duty on Account of Electricity Generation (State of Gujarat))
 Madhya Pradesh Hükümeti Sanayi Politikası Özel Tekstil Paketi Kapsamında Faiz
Desteği (Interest Subsidy under Special Textil Package of Industrial Policy (State of
Madhya Pradesh))
programlarına ilişkin bilgi talep edilmiştir.
(2) Hindistan Hükümeti’nin yanıtlar ı incelendiğinde, soruşturma döneminde DFRC, SHIS,
IEIS, Hedef Piyasa Programı, Sermaye Sübvansiyonu, İhracat Kredilerinin Faiz Vergilerinden
Muafiyeti, Hindistan Hükümeti Tarafından Verilen Kredi Garantileri, Hükümet ve Birlik
Alanında Satış Vergisi Teşvik Programları, Maharashtra Hükümeti Giriş Vergisi Geri Ödeme
Programı ve Uttaranchel Sermaye Teşvik Programı’nın var olmadığı görülmüştür. SHIS
programının 2015 -2020 dönemi DTP’sinde yer almadığı, öte yandan mezkûr program
kapsamında yatırımların ve makine alımlarının desteklendiği, dolayısıyla program kapsamında
işbirliğine gelen firmaların tekrarlanmayan ( non-recurring) bir fayda sağlamış olabileceği,
Uttaranchel Sermaye Teşvik Programı’nın bu eyalettin belli bölgelerinde faaliyet gösteren
firmaların yeni yatırımlarının veya var olan birimlerini genişletmek için yaptıkların duran varlık
yatırımlarının Rs. 30 lakh’ı geçmemek üzere %15’lik bölümünün destek olarak verildiği tespit
edilmiştir. M/s SRF Limited firması bu destekten 26 Temmuz 2011 tarihinde fayda landığı
ancak bu desteğin tekrarlanmayan mahiyette (non-recurring) olması sebebiyle faydasının halen
devam ettiği görülmektedir.

17
(3) Hindistan Hükümeti verdiği yanıtta, SEIS, SGOM, SGOM IPS 2007, Madhya Pradesh
Hükümeti Sanayi Politikası Özel Tekstil Paket i Kapsamında Faiz Desteği, Gujarat Hükümeti
Altyapı Desteği Programı ve Uttar Pradesh Hükümeti Sermaye Teşvik Programı’ndan
soruşturma kapsamında işbirliğine gelen firmaların yararlanmadığını belirterek detaylı bilgi
sunmamıştır.
(4) MEIS, Madhya Pradash H ükümeti Endüstriyel Gelişim Planı, Gujarat Hükümeti Elektrik
Üretimi Elektrik Vergisi Muafiyeti, 1961 Gelir Vergisi Kanunu 32. Bölüm 32AC(1A) Alt
Bölümü Sermaye Yatırımları İndirimi, 35. Bölüm 35 (2AB) Alt Bölümü Ar -Ge İndirimleri,
1961 Gelir Vergisi Kanun u 80 -1A Bölümü, programlarından işbirliğine gelen firmaların
faydalanması olduğu ve söz konusu programlar kapsamında kamu tarafından temin edilen bir
mali katkı olduğu Hindistan Hükümeti soru formu yanıtlarında görülmüştür.
 MEIS, Madhya Pradash Hükümeti E ndüstriyel Gelişim Planı programlarının ihracat
performansına dayalı olduğu gerek verilen yanıtlardan gerekse de ilgili mevzuatın
incelenmesinden anlaşılmaktadır. Gujarat Hükümeti Elektrik Üretimi Elektrik Vergisi
Muafiyeti programının ise belirli yatırıml ara sağlanması açısından özgül bir
sübvansiyon olabileceği tespit edilmiştir.
 1961 Vergisi Kanunu 32. Bölüm 32AC(1A) Alt Bölümü Gelir Sermaye Yatırımları
İndirimi programı kapsamında firmalara yapmış oldukları tesis ve makine yatırımları
sebebiyle vergi i ndirimleri sağlanmaktadır. Söz konusu programda minimum yatırım
tutarı şartının olması ve bazı sektörleri kapsam dışında bırakması sebebiyle özgül bir
sübvansiyon olabileceği tespit edilmiştir.
 35. Bölüm 35 (2AB) Alt Bölümü Ar-Ge İndirimleri programı kapsamında bioteknoloji
alanında faaliyet gösteren veya herhangi bir üretim yapan firmaların bilimsel ve sanayi
araştırma birimlerinin Ar -Ge merkezlerinde yürüttükleri bilimsel araştırmalarda
yaptıkları harcamaların 2 misline eşit kısmı gider olarak yazılabilmektedir. Söz konusu
desteğin belli sektörlere sağlanması sebebiyle özgül bir sübvansiyon olabileceği tespit
edilmiş olup soruşturmaya taraf firma kullanımının olduğu görülmüştür.
 1961 Gelir Vergisi Kanunu 80 -1A Bölümü programı kapsamında uygun firmalar el de
ettikleri karlar ve kazanımlardan faaliyete başlamalarından sonraki 15 yılın birbirini
izleyen 10 yılında indirim elde ederler. Söz konusu desteğin belli sektörlere veya belli
bölgeleri kuran firmalara sağlanması sebebiyle özgül bir sübvansiyon olabileceği tespit
edilmiş olup soruşturmaya taraf firma kullanımının olduğu görülmüştür.
(5) Hindistan Hükümeti verdiği yanıtta, 1961 Gelir Vergisi Kanunu 35. Bölüm 35DD Alt
Bölümü programı kapsamında firmaların birleşmesi veya ayrılması sırasında ortaya çıkan
giderlerin 5’te 1’ini veya %20’sini takip eden 5 yıl boyunca gelir vergisinden indirme hakkına
sahip olduğu görülmektedir. Soruşturmaya taraf firmaların bu destekten faydalanmadığı
görülmektedir. Ayrıca, söz konusu desteğin Hindistan’da faaliyet gösteren tü m firmalar
tarafından kullanılabildiği göz önüne alındığında programın özgül bir sübvansiyon olmadığı
tespit edilmiştir.
3.4. Diğer ülkeler tarafından uygulanmakta olan önlemler

18
(1) Hindistan menşeli 3920.62 GTP altında sınıflandırılan PET filmlere karşı Amerika Birleşik
Devletleri tarafından 1/7/2002 tarihinden beri telafi edici önlem uygulanmaktadır.16
(2) Brezilya tarafından Hindistan menşeli 3920.62, 3920.63 ve 3920.69 GTP altında
sınıflandırılan PET filmlere karşı 22/4/2016 tarihinde telafi edici önlem yürürlüğe konulmuştur.
3.5. Sonuç

(1) Bu bölümde incelenen hususların bir bütün olarak değerlendirilmesi neticesinde, meri
önlemlerin yürürlükten kalkması halinde soruşturma konusu ülke menşeli ürünlerin ithalatında
sübvansiyonun devam etmesinin veya yeniden meydana gelmesinin muhtemel olduğu
değerlendirilmektedir.
4. ZARARIN DEVAMI VEYA YENİDEN MEYDANA GELMESİ
İHTİMALİ
4.1. Genel açıklamalar
(1) Yönetmeliğin 35 inci maddesi çerçevesinde, gözden geçirme döneminde yerli üretim
dalının ekonomik göstergeleri ve önlemin yürürlükten kalkması halinde zararın devam
etmesinin veya tekrar etmesinin muhtemel olup olmadığı incelenmiştir. Bu çerçevede, ithalatın
mutlak ve nispi olarak gelişimi, ithalat fiyatlarının gelişimi ile yerli üretim dalının ekonom ik
göstergeleri değerlendirilmiştir.

(2) Soruşturma konusu ürünün genel ithalatı ve soruşturma konusu ülkeden yapılan ithalatının
incelenmesinde en güncel Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verileri kullanılmıştır.
4.2. Ürünün genel ithalatının mutlak gelişimi ve fiyatları
(1) Soruşturma konusu ürünün sınıflandırıldığı GTİP’ler altında gerçekleştirilen genel ithalat
istatistiklerine bakıldığında, ürünün 2017 yılında 41.998.505 kg (146,4 milyon ABD doları)
olan ithalat miktarının, 2018 yılında 34.736.709 kg (107,3 milyon ABD doları), 2019 yılında
38.307.786 kg (105,7 milyon ABD doları) ve SD’de 39.656.220 kg (110,8 milyon ABD doları)
seviyesinde gerçekleştiği görülmektedir.
(2) Söz konusu ithalatın ortalama birim fiyatları, sırasıyla 3,5 ABD doları/kg, 3,1 ABD
doları/kg ve 2,8 ABD Doları/kg ve 2,8 ABD Doları/kg olarak gerçekleşmiştir.
4.3. Soruşturma konusu ülkeden ithalatın mutlak gelişimi ve fiyatları
(1) Hindistan menşeli soruşturma konusu ürün ithalatı, 2017 yılında 1.582.200 kg iken (4,7
milyon ABD doları), 2018 yılında 1.211.038 kg (3 milyon ABD Doları), 2019 yılında 800.037
kg (1,8 milyon ABD doları) ve SD’de 472.373 kg (1,2 milyon ABD doları) seviyesinde
gerçekleşmiştir.
(2) Hindistan menşeli ithalatın birim fiyatları 2017 yılında 3 ABD doları/kg seviyesindeyken,
2018 yılında 2,5 ABD doları/kg seviyesine, 2019 yılında ise 2,3 ABD Dola rı/kg seviyesine ve
SD’de 2,6 ABD Doları/kg seviyesine gerilemiştir.

16 Kaynak: Dünya Ticaret Örgütü, (Integrated Trade Intelligence Portal (I-TIP)).
http://i-tip.wto.org/goods/Forms/TableView.aspx

19
(3) Hindistan menşeli ürün ithalatının toplam ithalat içindeki payı ise incelenen dönemde
sırasıyla %4, %3, %2, %1 olarak gerçekleşmiştir.
4.4. Diğer ülkelerden ithalatın mutlak gelişimi ve fiyatları
(1) Soruşturma konusu ürünün diğer ülkelerden ithalatı, 2017 yılında 40.416.305 kg (141,8
milyon ABD Doları) , 2018 yılında 33.525.671 kg (104,3 milyon ABD Doları), 2019 yılında
37.507.749 kg (103,9 milyon ABD doları) ve SD’de 39.183.847 kg (109,6 milyon ABD doları)
olarak gerçekleşmiştir.
(2) Söz konusu ithalatın ortalama birim fiyatları, incelenen dönem itibariyle sırasıyla 3,5 ABD
Doları/kg; 3,1 ABD doları/kg, 2,8 ABD Doları/kg ve 2,8 ABD Doları/kg olmuştur. Söz konusu
ithalatın toplam ithalat içindeki payı sırasıyla %96, %97, %98 ve %99 seviyelerindedir.
4.5. İthalatın nispi gelişimi
(1) Önlem konusu ürünün Türkiye toplam benzer mal tüketimi içindeki payı hesaplanırken,
başvuru sahibi ve başvuruyu dest ekleyen yerli üreticilerin yurt içi satışları ile genel ithalat
miktarı toplanmıştır. Yerli üretim dalının yurt içi satışlarının ve önlem konusu ülkelerden
gerçekleştirilen ithalatın toplam tüketime oranlanmasıyla pazar payları hesaplanmıştır.
İncelenen veriler 2017 yılı=100 olacak şekilde endekslenmiştir.
(2) Bu çerçevede, yurt içi tüketim endeksi incelenen dönemde sırasıyla 100, 87, 91 ve 98 birim
olarak gerçekleşmiştir.
(3) Hindistan menşeli ithalatın 2017 yılında 100 birim olan pazar payı endeksi 2018 yılında 88
birim, 2019 yılında 56 birim ve SD’de 30 birim olarak gerçekleşmiştir.
(4) Diğer ülkeler menşeli ithalatın 2017 yılında 100 birim olan pazar payı endeksi diğer yıllarda
sırasıyla 96, 102 ve 98 birim olmuştur.
(5) Yerli üretim dalının pazar payı endeksi 2017-2019 yıllarında sırasıyla 100, 98 ve 95 birim
SD’de 85 birim olarak gerçekleşmiştir.
4.6. Fiyat kırılması ve baskısı
(1) İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmeliğin 17 nci maddesinin ilgili
hükümleri çerçevesinde, sübvansiyonlu oldu ğu iddia edilen ithalatın yerli üretim dalının satış
fiyatları üzerindeki etkisi değerlendirilirken soruşturma konusu ülkeden gerçekleştirilen
ithalatın yerli üretim dalının fiyatlarını kırıp kırmadığı incelenmiştir. Fiyat kırılması, ithal
ürünün ortalama pazara giriş fiyatının Türkiye piyasasında yerli üretim dalının ortalama yurt
içi birim satış fiyatının yüzde olarak ne kadar altında kaldığını göstermektedir.
(2) Fiyat baskısı, yerli üretim dalının fiyatlarının sübvansiyonlu olduğu öne sürülen ithalat
sebebiyle baskı altında bulunması ve yerli üreticinin fiyatlarını makul kâr elde edecek şekilde
belirleyememesi durumunu ifade etmektedir. Bu kapsamda, soruşturmaya konu ürünün Türkiye
pazarına ortalama giriş fiyatı ile yerli üretim dalının ortalama ticari maliyetine makul bir kâr
oranı (%12) eklenerek bulunan olması gereken yurt içi birim satış fiyatı karşılaştırılmıştır.
(3) Sübvansiyona karşı önlemlerin söz konusu olmadığı bir ortamda fiyatların hangi düzeyde
oluşacağına ilişkin değerlendirmeyi mümkün kı lmak amacıyla, anılan fiyatlara sübvansiyona
karşı önlemler eklenmemiştir.

20
(4) Bu kapsamda, SD’de Hindistan menşeli ithalatın yerli üretim dalının yurt içi satış fiyatını
kırmadığı ve baskılamadığı tespit edilmiştir.
4.7. Yerli üretim dalının ekonomik göstergeleri
(1) Yerli üretim dalının ekonomik göstergeleri, başvuru sahibi Süper Film firmasının verileri esas
alınarak incelenmiştir. Eğilimin sağlıklı bir şekilde analiz edilebilmesi amacıyla, Türk lirası
bazındaki veriler yıllık ortalama Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) kullanılması suretiyle
enflasyondan arındırılarak endekslenmiştir.
(2) Ekonomik göstergelerin değerlendirilmesinde, soruşturma konusu ürüne ait miktar
incelemesi için kilogram ölçü birimi kullanılmıştır.
a) Üretim, kapasite ve kapasite kullanım oranı (KKO)
(1) Yerli üretim dalının soruşturma konusu ürün için 2017 yılında 100 birim olan üretim miktar
endeksi, 2018 yılında 108, 2019 yılında 105, SD’de 120 birim seviyesinde gerçekleşmiştir.
(2) İncelenen dönemlerde yerli üretim dalının kapasite endeksi aynı kalmış, KKO endeksi ise
sırasıyla 100, 108, 105 ve 120 birim olarak gerçekleşmiştir.
b) Yurt içi satışlar
(1) Yerli üretim dalının soruşturma konusu ürün için 2017 yılında 100 birim olarak kabul edilen
yurt içi satış miktarı endeksi 2018 yılında 85, 2019 yılında 86 ve SD’de 105 birim seviyesinde
gerçekleşmiştir.
(2) Aynı dönemde, yurt içi satış değeri endeksi sırasıyla 100, 100, 99 ve 119 birim olmuştur.
c) Yurtiçi fiyatlar
(1) Yerli üretim dalının soruşturma konusu ürün için yurt içi birim satış fiyatı endeksi 2017 yılında
100, 2018 yılında 117, 2019 yılında 115 ve SD’de 114 birim seviyesinde gerçekleşmiştir.
ç) Yurt dışı satışlar
(1) Yerli üretim dalının ihracat miktar endeksi 2017 yılında 100, 2018 yılında 131, 2019 yılında
137 ve SD’de 142 birim olmuştur.
(2) Aynı dönemde, ihracat değer endeksi sırasıyla 100, 146, 145 ve 148 birim olarak
gerçekleşmiştir.
(3) Yerli üretim dalının soruşturma konusu ürün ihracatının birim fiyat endeksi 2017 yılında 100,
2018 yılında 112, 2019 yılında 106 ve SD’de 104 birim seviyesindedir.
d) Pazar payı
(1) Yerli üretim dalının pazar payı endeksi sırasıyla 100, 98, 95 ve 85 birim olarak
gerçekleşmiştir.
e) Maliyetler
(1) Yerli üretim dalının başvuru konusu ürün için 2017 yılında 100 birim olan birim sınai maliyet
endeksi, 2018 yılında ve 2019 yıllarında 116 birim SD’de 103 birim seviyesinde oluşurken,
faaliyet ve finansman giderleri eklenerek hesaplanan birim ticari maliyet endeksi sırasıyla 100,
124, 117 ve 105 birim seviyesinde gerçekleşmiştir.

21
f) Kârlılık
(1) Yerli üretim dalının başvuru konusu üründe yurt içi satışlardan elde ettiği birim k ârının
endeksi 2017 yılında -100 birim, 2018 yılında -310 birim, 2019 yılında -174 birim ve SD’de 135
birim olmuştur.
(2) Yerli üretim dalının toplam satışlarının birim kârlılığı ise, 2017 yılında 100 birim, 2018 yılında
-40 birim, 2019 yılında -2 birim ve SD’de 177 birim seviyesindedir.
g) Stoklar
(1) Yerli üretim dalının dönem sonu stok miktarının endeksi sırasıyla 100, 114, 60 ve 77 birim
olarak gerçekleşmiştir.
ğ) İstihdam
(1) Yerli üretim dalının başvuru konusu ürün üretiminde çalışan işçi sayısı endeksi aynı dönemde
sırasıyla 100, 106, 103 ve 107 birim olmuştur.
h) Ücretler
(1) Üretimde çalışan bir işçinin aylık brüt ücretinin endeksi 2017 yılında 100 birim olarak kabul
edildiğinde, diğer yıllarda sırasıyla 88, 94 ve 91 birim seviyesinde gerçekleşmiştir.
ı) Verimlilik
(1) Soruşturma konusu ürün üretiminde ç alışan işçi başına düşen üretim miktarını gösteren
verimlilik endeksi 2017 yılında 100 birim, diğer yıllarında sırasıyla 101, 101 ve 113 birim olarak
gerçekleşmiştir.
i) Nakit akışı
(1) Yerli üretim dalının başvuru konusu ürüne ilişkin amortisman ve karlılık değerleri dikkate
alınarak hesaplanan nakit akışı endeksi 2017 yılında 100 birim, 2018 yılında -188 birim, 2019
yılında 177 birim ve SD’de 415 birim olarak gerçekleşmiştir.
j) Büyüme
(1) Yerli üretim dalının bütün faaliyetlerini kapsayan aktif büyüklüğü incelenen dönemde
sırasıyla 100, 103, 73 ve 96 birim olmuştur.
k) Sermaye artışı
(1) Yerli üretim dalının öz sermaye endeksi aynı dönemde sırasıyla 100, 96, 86 ve 99 birim olarak
gerçekleşmiştir.
l) Yatırımlar
(1) Yerli üretim dalının bütün faaliyetlerine yönelik kapasite artışı için yapılan tevsi yatırımları
bulunmamakta olup yenileme yatırımları ise incelenen dönemde sırasıyla 100, 73, 112 ve 92
birim seviyelerinde gerçekleşmiştir.
m) Yatırımların geri dönüş oranı
(1) Yerli üretim dalının yatırımlarının geri dönüş oranı (dönem karı/öz sermaye) aynı dönemde
sırasıyla 100, 110, 29 ve 113 birim olmuştur.

22
4.8. Yerli üretim dalının ekonomik göstergelerinin değerlendirilmesi
(1) Yerli üretim dalının incelenen dönemde üretim miktarı, yurt içi ve yurt dışı satışları, dönem
sonu stokları, kapasite kullanım oranı, ürün istihdamı, verimlilik, ürün nakit akışı gibi bazı
ekonomik göstergelerinin olumlu bir seyir izlediği görülmektedir. Ayrıca, yurt içi satış
miktarının 2017-2019 yıllarında düşüş eğiliminde olduğu ancak SD’de artış eğilimine geçtiği
görülmektedir.
(2) Diğer taraftan, 2017 -2019 yıllarında yurt içi ve yurt dışı satış birim fiyatlarında artış
olmasına rağmen yurt içi birim fiyatların yerli üretim dalının maliyetl erinin altında kaldığı ve
yurt içi satışlarındaki kârlılığının negatif değerlerde seyrettiği ve kâr elde edilemediği, yurt dışı
satışlarındaki kârlılığının ise bozulma eğilimi gösterdiği görülmektedir. SD’de ise sınai
maliyetler ile ticari maliyetlerin azalış eğiliminde olmasından dolayı yurt içi satış birim fiyatları
bir önceki döneme göre düşüş göstermiş olsa da satışlardan kâr elde edilmeye başlandığı tespit
edilmiştir. Fakat incelenen dönem boyunca kârlılık değerlerine toplam olarak bakıldığında yerli
üretim dalının kâr edemediği görülmüştür.
4.9. Zararın devamı veya yeniden meydana gelmesi ihtimali
(1) Soruşturma konusu ürünün kullanım alanları dikkate alındığında, Türkiye’nin sahip olduğu
ambalaj ve tekstil sektörlerinin büyüklüğü ve gelişimine bağlı olar ak bu sektörlerin pet film
kullanımında taleplerinin devam edeceği hususu dikkate alındığında Türkiye pazarının başvuru
konusu ülke için önem arz ettiği düşünülmektedir.
(2) Her ne kadar Hindistan menşeli ithalat, önlemin etkisiyle incelenen dönemde azalm ış ve
toplam ithalat içerisindeki payı ve tüketim içerisindeki pazar payı düşük seviyelere gerilemiş
olsa da başvuru konusu ülkenin üretim ve ihracat kabiliyeti bakımından gerek yakın coğrafyada
gerekse de dünyada önemli bir yere sahip olduğu ve ihracatçı firmaların Türkiye pazarını iyi
tanıdığı ve pazara erişim konusunda herhangi bir sorunla karşılaşmadığı düşünülmektedir.
(3) Yerli üretim dalının ekonomik göstergeleri bir bütün olarak incelendiğinde, üretim miktarı,
yurt içi ve yurt dışı satışları, dönem sonu stokları, kapasite kullanım oranı, ürün istihdamı,
verimlilik, ürün nakit akışı gibi bazı ekonomik göstergelerinin olumlu bir seyir izlediği
gözlenmekle birlikte incelenen dönem boyunca kârlılık değerlerine toplam olarak bakıldığında
yerli üretim dalının kâr edemediği tespit edilmiştir.

5. GENEL DEĞERLENDİRME VE SONUÇ
(1) Yürütülen soruşturma esnasında elde edilen bilgi ve bulgular çerçevesinde, yürürlükteki
önlemlerin ortadan kalkması durumunda sübvansiyonun ve zararın devam etmesinin veya
yeniden meydana gelmesinin muhtemel olduğu değerlendirilmiştir.

(2) Bu çerçevede, soruşturma neticesinde ulaşılan tespitleri değerlendiren Kurulun kararı ve
Ticaret Bakanının onayı ile 16/9/2015 tarihli ve 29477 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan
İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2015/43) ile yürürlükte
bulunan telafi edici vergi şeklindeki kesin önlemlerin, yerli üretim dalı üzerinde zararın devam
etmesini veya yeniden oluşmasını engelleyecek se viyede yeniden değerlendirilerek
Yönetmeliğin 42 nci maddesi çerçevesinde aşağıdaki tabloda gösterilen biçimde uygulanmaya
devam edilmesine karar verilmiştir.

23





GTİP Madde İsmi Menşe
Ülke
Üretici/İhracatçı
Firma
Telafi Edici Vergi
Şeklindeki Kesin
Önlem Oranı
(Gümrük
Kıymetinin Yüzdesi
Olarak)
3920.62.19.00.00 Diğerleri
Hindistan
SRF Limited %4,25
3920.69.00.00.00
Diğer
poliesterlerden
olanlar
Uflex Limited %10,37
Ester Industries
Ltd. %10,37
3921.90.10.00.00 Poliesterlerden
olanlar Diğerleri %11,61