← Tüm mevzuat · Uygulamada aç

İTHALATTA HAKSIZ REKABETİN ÖNLENMESİNE İLİŞKİN TEBLİĞ (TEBLİĞ NO: 2006/26)

Tebliğler · Resmî Gazete: 2006-09-08

Resmî kaynak: https://kms.kaysis.gov.tr/Home/Goster/37651

Giriş

Kurum

Dış Ticaret Müsteşarlığı

Tebliğin
Adı

İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin
Tebliğ

Tebliğ No

2006/26

Resmî Gazete Tarihi

08/09/2006

Resmî Gazete Sayısı

26283

İTHALATTA HAKSIZ REKABETİN ÖNLENMESİNE İLİŞKİN
TEBLİĞ (TEBLİĞ NO: 2006/26)

BİRİNCİ KISIM

Genel Bilgi ve İşlemler

MADDE 1 – Mevcut önlem ve soruşturma

MADDE 1 – (1) Kore Cumhuriyeti (Güney Kore) ve Endonezya
menşeli poliesterlerden sentetik devamsız lifler (poliester elyaf) için
13/3/2000 tarih ve 23992 sayılı Mükerrer Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta
Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin 2000/2 sayılı Tebliğ ile dampinge karşı
önlem yürürlüğe konulmuştur. Uygulanmakta olan önlemin yürürlükten kalkma
süresinin bitiminden önce, 9/12/2004 tarih ve 25665 sayılı Resmî Gazete’de
yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin 2004/29 sayılı
Tebliğ ile nihai gözden geçirme soruşturması açılması talebinde bulunulabileceği
ilan edilmiştir.

(2) Advansa Sasa Polyester Sanayi A.Ş.
tarafından dampinge karşı önlemin sona ermesinin damping ve zararın devamına
veya yeniden meydana gelmesine yol açacağı iddiasıyla yapılan başvuru
üzerine, 10/3/2005 tarih ve 25751 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta
Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin 2005/8 sayılı Tebliğ ile başlatılan ve
soruşturma sırasında Alba Tekstil ve Sanayi Ticaret A.Ş.’nin de işbirliğinde
bulunduğu nihai gözden geçirme soruşturması, Dış Ticaret Müsteşarlığı İthalat
Genel Müdürlüğü tarafından yürütülerek tamamlanmıştır.

MADDE 2 – Kapsam

MADDE 2 – (1) Bu Tebliğ; 4412 sayılı Kanunla değişik 3577
sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanun, 20/10/1999
tarihli ve 99/13482 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında
Karar ve 30/10/1999 tarihli ve 23861 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan
İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmelik (Yönetmelik)
hükümleri çerçevesinde yürütülen nihai gözden geçirme soruşturması
sonuçlarını içermektedir.

MADDE 3 – Bilgilerin toplanması ve değerlendirilmesi

MADDE 3 – (1) Soruşturma açılmasını müteakip, söz konusu
ürünün bilinen yerli üreticilerine, Müsteşarlıkça tespit edilen
ithalatçılarına, Güney Kore ve Endonezya’da yerleşik bilinen
üretici/ihracatçılara ve ayrıca anılan ülkelerde yerleşik diğer
üretici-ihracatçılara iletilebilmesini teminen Güney Kore ve Endonezya’nın
Ankara Büyükelçiliklerine soru formları gönderilmiştir.

(2) Taraflara soru formunu yanıtlamaları
için posta süresi dahil 37 gün süre tanınmış olup, tarafların süre uzatımı
yönündeki makul talepleri karşılanmıştır.

(3) Yerli üretim dalı soruşturma
süresince işbirliği içinde olmuş ve gerektiğinde talep edilen ilave bilgileri
temin etmiştir. Ayrıca, soruşturma döneminde ithalat gerçekleştirdiği tespit
edilen 9 ithalatçı firmaya soru formu gönderilmiş, bu firmaların 2’sinden
cevap alınmıştır.

(4) Üretici-ihracatçı soru formuna
cevap veren ve soruşturma süresince işbirliğinde bulunan üretici-ihracatçı
firmalar, Endonezya’da yerleşik P.T. Indorama Synthetics Tbk. ve Güney
Kore’de yerleşik Huvis Corporation’dır.

MADDE 4 – Yerinde doğrulama soruşturması

MADDE 4 – (1) Yönetmeliğin 21 inci maddesi çerçevesinde yerli
üretici Advansa Sasa Polyester Sanayi A.Ş. nezdinde yerinde doğrulama
soruşturması gerçekleştirilmiştir.

MADDE 5 – İlgili tarafların bilgilendirilmesi ve dinlenmesi

MADDE 5 – (1) Soruşturma açılmasını müteakip, soruşturma
konusu ülkelerin Büyükelçiliklerine ve bilinen üretici-ihracatçı firmalara şikayetin
gizli olmayan metni ve soruşturma açılış Tebliği gönderilmiştir.

(2) Ayrıca, ilgili taraflardan alınan
bilgi ve belgelerin gizli olmayan özetleri talep eden bütün ilgili tarafların
bilgisine sunulmuştur.

(3) Nihai bildirimin ilgili taraflara gönderilmesini
müteakip, Indorama Synthetics Tbk. temsilcisinden gelen talep üzerine
görüşlerini sözlü olarak ifade edebilmelerine imkan vermek amacıyla dinleme
toplantısı düzenlenmiştir.

(4) Tarafların soruşturma boyunca
ortaya koyduğu tüm bilgi, belge ve görüşler incelenmiş, mezkur görüşlerden
mevzuat kapsamında değerlendirilebilecek olanlara bu Tebliğin ilgili
bölümlerinde cevap verilmiştir.

MADDE 6 – Gözden geçirme dönemi

MADDE 6 – (1) Önlemin yürürlükten kalkması durumunda,
dampingin ve zararın devamı veya yeniden meydana gelmesinin muhtemel olup
olmadığının belirlenmesi için 1/1/2002–31/12/2004 arasındaki dönem gözden
geçirme dönemi (GGD) olarak alınmıştır.

İKİNCİ KISIM

Soruşturma Konusu Ürün ve Benzer Ürün

MADDE 7 – Soruşturma konusu ürün ve benzer ürün

MADDE 7 – (1) Soruşturma konusu ürün, Güney Kore ve Endonezya
menşeli 5503.20 gümrük tarife istatistik pozisyonu (GTP) altında yer alan ve poliester
elyaf olarak adlandırılan "poliesterlerden sentetik devamsız lifler"dir.

(2) Yerli üretim dalı tarafından
üretilen poliester elyaflar ile soruşturma konusu ülkeler menşeli poliester
elyafların benzer ürün olduğu esas soruşturmada tespit edilmiştir. Bu
soruşturmada ise gerek yerli üretim dalı tarafından gerekse soruşturma konusu
ülkelerde üretilen poliester elyafların işlevsel özellikleri, fiziksel
özellikleri, kullanım alanları, dağıtım kanalları, kullanıcıların algılaması
ve birbirini ikame edebilmeleri açısından iki ürünün benzer ürün olma
durumunu ortadan kaldıracak bir değişiklik olduğuna dair herhangi bir görüş
alınmamış ve bu yönde bir tespitte bulunulmamıştır.

(3) Bu durumda, Güney Kore ve Endonezya
menşeli soruşturma konusu ürün ile yerli üretim dalı tarafından üretilen poliester
elyafların benzer ürün olduğu tespiti geçerliliğini korumaktadır.

(4) Soruşturma konusu ürün ile ilgili
açıklamalar genel içerikli olup, uygulamaya esas olan GTP ve karşılığı eşya
tanımıdır.

ÜÇÜNCÜ KISIM

Dampingin Devam Etmesi veya Yeniden Meydana Gelmesi

MADDE 8 – İhtimali

MADDE 8 – (1) Yönetmeliğin 35 inci maddesi hükmü gereğince,
yürürlükteki önlemin sona ermesi halinde dampingin devam etmesi veya yeniden
meydana gelmesinin muhtemel olup olmadığı incelemiştir.

Güney Kore

a) Önleme tabi ülkede sektörün durumu
ve kapasite fazlası

Uluslararası Ticaret Merkezi (International
Trade Center- ITC) verilerine göre, 2004 yılında Güney Kore toplam dünya
ihracatının %25’ini gerçekleştiren Tayvan’dan sonra %23’lük pay ile 2 nci
sırada yer almaktadır. Üretimde ise Kore Kimyasal Elyaf Birliği (Kore Chemical
Fiber Association - KCFA) verilerine göre söz konusu ülke 2005 yılı
itibariyle dünya poliester elyaf üretiminin %5’ini oluşturmuştur. Aynı
kaynakta, önlemin yürürlüğe girmesini takip eden dönemde, sektörde yeniden
yapılanmalara gidildiği ifade olunmaktadır. Bu kapsamda, Kohap firması 2002
yılında, Daehan firması ise 2004 yılında söz konusu ürünün üretiminden
çekilmiştir. Huvis firmasının ise SK Chemical ve Samyang firmalarının poliester
kapasitelerini birleştirmesiyle 2000 yılında faaliyete girdiği bilgisi
alınmıştır. Yerli üretim dalından ve KCFA’nın internet sitesinden sağlanan
bilgilere göre söz konusu yeniden yapılanmalar ve üretimden çekilmeler sonucu
Güney Kore’nin poliester elyaf üretim kapasitesi 2000 yılında 836.340 ton/yıl
iken 2002 yılında önce 698.760 ton/yıla, 2004 yılında 608.400 ton/yıla
gerilemiş, 2005 yılında da aynı seviyede kalmıştır. Bunun yanında Kore
Uluslararası Ticaret Birliği (Korea International Trade Association -KITA)
verilerine göre söz konusu ürünün iç piyasa talebinde önemli azalma olduğu
tespit edilmiştir.

Önlem konusu ürünün kullanıcısı olan
tekstil ve hazır giyim sektörleri poliester elyafın iç piyasa talebi
açısından incelenmiştir. Güney Kore Tekstil Sektörü Federasyonu (Korean Federation
of Textile Industries -KOFOTI)’nun 2005 faaliyet raporunda, söz konusu ülkenin
Çin Halk Cumhuriyeti (ÇHC)’nden yaptığı hazır giyim ithalatının 2003 yılında
%34 artması ve bu seviyenin yıllık bazda korunacağı öngörüsü nedeniyle
tekstil üreticilerinin ÇHC’de yatırım yapmakta olduğu ve üretimlerini bu
ülkeye kaydırdığı bu nedenle de yerli üretimin düştüğü belirtilmektedir.
Diğer taraftan ÇHC ve Hindistan kaynaklı tekstil ve hazır giyim ürünlerinin
ithalatının arttığı görülmektedir. Aynı raporda, Güney Kore Ulusal İstatistik
Kurumu verilerine dayanarak 2004 yılında tekstil üretiminin %7,7 düştüğü 2005
yılında da düşmenin devam edeceği ifade edilmektedir. İç piyasada mamul
üretiminin yerini ithalata devrediyor olması sektörde girdi olarak kullanılan
elyaf pazarında da küçülme yaşandığına işaret etmektedir.

b) Önleme tabi ülkenin diğer ülke
pazarlarındaki durumu

ITC verilerine göre ÇHC ve ABD’nin bu
ülke için oldukça önemli pazarlar olduğu ancak söz konusu ülkenin ÇHC’ye
yaptığı ihracatın 2000’de 344.435 tondan 2004’te 136.973 tona, 2005’te
104.434 tona kadar gerilediği görülmektedir. Benzer şekilde Güney Kore’nin
söz konusu ürünün toplam ihracatında 2000 yılından itibaren önemli ölçüde
azalma görülmektedir. Azalmanın devam ettiği ve 2004 yılında 608.708 ton olan
ihracatın KITA verilerine göre 2005 yılında 552.067 ton olarak gerçekleştiği
görülmektedir. Bu durum, Güney Kore’nin elyafta kapasite fazlasının
mevcudiyetini ortaya koymaktadır.

Yukarıda belirtilen tespitlere göre
2005 yılında kapasitenin aynı kalmasına karşın toplam ihracatın düşmesi ile
oluşan kapasite fazlasının Türkiye tüketiminin 1/3’ünü ya da toplam
ithalatının tamamını karşılayabilecek durumda olduğu görülmektedir. Yeniden
yapılanmaya rağmen 2002 yılında %86 olan kapasite kullanım oranı 2005 yılında
%85’e düşmüş olup bu durum Güney Kore’de hala kapasite fazlası sorununun
aşılmadığını ve önlemin yürürlükten kalkması durumunda Türkiye’ye
yönelebilecek önemli bir kapasitenin olduğunu ortaya koymaktadır.

c) Türkiye pazarının önemi

Türkiye, Avrupa Birliği (AB)’ne olan
yakınlığı ve kurmuş olduğu gümrük birliği çerçevesinde AB’ye yaptığı önemli
miktardaki tekstil ve hazır giyim ihracatı ve bu sektörlerdeki hammadde
ihtiyacı sebebiyle önemli bir pazar konumundadır. Güney Kore’nin bu anlamda
tekstil sektörünün ihtiyacı olan poliester elyafta önemli bir tedarikçi
olduğu düşünüldüğünde bu ülke için Türkiye pazarının önemi daha iyi ortaya
çıkmaktadır.

ç) Talebi etkileyen fiyat unsuru

Yerli üretim dalından sağlanan
bilgilere göre Türkiye’de faaliyet gösteren söz konusu sektör, yeterli
deneyim, gelişmiş alt yapı ve üretim yapısına sahip olup yeterli kalitede
ürün üretebilmektedir. Bu nedenle fiyatın talebi etkileyen çok önemli bir
unsur olduğu ve pazar payını artırmak isteyen ihracatçılar için fiyata dayalı
rekabetin temel alternatif olduğu anlaşılmaktadır.

d) Diğer ülkelerce uygulanmakta olan
dampinge karşı önlemler

Güney Kore’ye karşı söz konusu üründe
Hindistan, AB ve ABD’de dampinge karşı vergi yürürlüktedir. Bu önlemler
Güney Kore’de yerleşik üreticilerin sadece Türkiye’ye değil diğer ülkelere de
dampingli ihracat yaptığını ve yukarıdaki değerlendirmelerin tutarlı
olduğunu, önlemin yürürlükten kalkması durumunda benzer eğilimin devam
etmesinin ya da yeniden meydana gelmesinin muhtemel olduğunu ortaya
koymaktadır.

e) Esas soruşturmada tespit edilen
damping marjları

Mevcut önleme esas teşkil eden
soruşturma esnasında tespit edilen damping marjları, firmaların önlemin
yürürlükten kalkması halindeki muhtemel davranışlarını yansıtacak önemli
birer gösterge niteliği taşıdığından soruşturmada dikkate alınmıştır.
İşbirliği düzeyi çok düşük olduğundan soruşturmada Güney Koreli
üretici-ihracatçıların gelecekteki fiyat davranışlarını daha iyi
yansıtabilecek başka bir gösterge bulunmamaktadır. Esas soruşturma sırasında
Güney Koreli üretici-ihracatçı firmalar için tespit edilen damping marjlarına
eşit olacak şekilde konulan vergi oranları %11,9 ile %24,6 arasında değişen
düzeylerdedir.

Endonezya

a) Önleme tabi ülkede sektörün durumu
ve kapasite fazlası

Uluslararası Sentetik İplik ve
Elyafçılar Birliği (International Rayon and Synthetic Fibres Committee –
CIRFS) verilerine göre, önleme tabi ülkenin 2004 yılı itibariyle toplam poliester
elyaf üretim kapasitesi 505.902 ton/yıl iken 2005 yılında 537.200 ton/yıla
çıkmıştır. Dünyanın 2. büyük poliester elyaf ihracatçısı olan Güney Kore’nin
2004 yılı itibariyle 608.400 ton/yıl kapasitesi olduğu göz önüne alındığında
Endonezya’nın oldukça önemli bir kapasiteye sahip olduğu anlaşılmaktadır.
Ayrıca, söz konusu ülke 2004 yılında dünya elyaf üretiminin %2,6’sını
gerçekleştirmiştir. Diğer taraftan, PT Polychem Indonesia Tbk. firmasının internet
sayfasında poliester sektöründe göreli olarak düşük seyreden talep
dolayısıyla Endonezya’da arz fazlasının oluştuğu bilgisi yer almaktadır. Bu
bilgi Textiles South East Asia dergisinin Ocak 2006 sayısında doğrulanmaktadır.

Endonezya tekstil sektörü
incelendiğinde ekonomideki durgunluk ve artan ucuz nihai tekstil ürünleri
ithalatı nedeniyle kapasite kullanım oranlarının giderek düştüğü
anlaşılmaktadır. Endonezya Sanayi Bakanlığının verilerine göre tekstil ürünlerinde
kapasite kullanım oranı 2000 yılında %81 iken 2004 yılında %70’e düşmüştür.
Diğer taraftan Textiles Southeast Asia tarafından düzenlenen bir araştırmaya
göre de 2004 yılında Endonezya hazır giyim sektöründe kapasite kullanım oranı
%77,5 seviyesinde kalmıştır.

Fibersource.com sitesinde 2003 yılında
yayımlanan bilgiye göre, Endonezya’da bulunan ve yerli üretim dalını temsil
eden Endonezya Sentetik Elyaf Üreticileri Birliği (Indonesian Synthetic Fiber
Makers Association –APSYFI), Tayvan, Tayland ve Güney Kore’den yapılan
dampingli ithalat nedeniyle iç piyasanın zarar gördüğü ve artan rekabet
nedeniyle satışlar ve kapasite kullanım oranlarının düştüğü şikayetiyle
damping soruşturması açılması için başvuruda bulunmuştur. Söz konusu
gelişmeler Endonezya’daki kullanılmayan kapasiteye işaret etmektedir.

b) Önleme tabi ülkenin diğer ülke
pazarlarındaki durumu

ITC verilerine göre 2004 yılında
Endonezya’nın en çok ihracat yaptığı ülkeler sırasıyla Türkiye, ÇHC, Tayland
ve ABD’dir. 2000-2004 verileri incelendiğinde ÇHC’ye yapılan ihracatın miktar
bazında %55 oranında artarak 4.997 tona ulaştığı, Tayland’a yapılan ihracatın
sabit kalarak 4.124 ton olduğu ABD’ye yapılan ihracatın ise % 28 oranında
artarak 3.954 tona ulaştığı görülmektedir. Bununla birlikte diğer ülkelere
yapılan ihracatın azalması sonucunda Endonezya’nın toplam ihracatı aynı
dönemde %1 oranında azalarak 40.920 ton olarak gerçekleşmiştir.

c) Türkiye pazarının önemi

Türkiye’nin AB’ye olan yakınlığı ve
AB’nin en önemli tekstil tedarikçilerinden biri olması Endonezya açısından da
son derece önemlidir. Ayrıca yukarıda da belirtildiği gibi Türkiye söz konusu
ülke üreticilerinin en önemli ihracat pazarıdır.

ç) Talebi etkileyen fiyat unsuru

Daha önce de belirtildiği gibi yerli
üretim dalı yeterli deneyime sahip olup ileri teknoloji ile üretim
yaptığından fiyatın talebi etkileyen çok önemli bir unsur olduğu
anlaşılmaktadır.

d) Diğer ülkelerce uygulanmakta olan
dampinge karşı önlemler

Endonezya’ya karşı AB’de önlem konusu
üründe 14/7/2000 tarihinden itibaren dampinge karşı vergi yürürlükte olup
önlem için halen nihai gözden geçirme soruşturması devam etmektedir.

e) Esas soruşturmada tespit edilen
damping marjları

Mevcut önleme esas teşkil eden soruşturma
esnasında tespit edilen damping marjları, özellikle işbirliğinin yetersiz
olduğu mevcut durumda üretici-ihracatçı firmaların önlemin yürürlükten
kalkması halindeki muhtemel davranışlarını yansıtacak en önemli bilgi olarak
soruşturma kapsamında dikkate alınmıştır. Esas soruşturma sırasında
üretici-ihracatçı firmalar için damping marjlarına eşit olacak şekilde
konulan vergiler %6,2 ile %37,4 arasında değişen oranlarda belirlenmiştir.

MADDE 9 – Değerlendirme

MADDE 9 – (1) Yukarıdaki bilgiler ışığında, soruşturmaya konu
ülkelerde iç piyasa talebinin daraldığı, bu ülkelerin dış piyasalarda pazar
paylarını koruyamadıkları ve ihracatlarının azaldığı ve buna bağlı olarak
kapasite fazlasının oluştuğu, AB ve ABD gibi önemli ülkelerin söz konusu
ülkelere yönelik dampinge karşı önlem uyguladığı ve Türkiye pazarının iki
ülke açısından da önem arz ettiği göz önüne alındığında, önlemin yürürlükten
kalkması durumunda Güney Koreli ve Endonezyalı üretici-ihracatçılardan
Türkiye’ye yapılan dampingli ithalatın devam etmesinin veya yeniden meydana
gelmesinin muhtemel olduğu anlaşılmaktadır.

(2) İşbirliğinde bulunan ihracatçı
firmalar diğer üretici/ihracatçılardan farklı değerlendirilmeleri gerektiğini
iddia etmiştir. İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Mevzuat, işbirliğine
gelmeyen firmaların işbirliğine gelmemeyi caydıracak muameleye tabi
tutulmasına izin vermekle birlikte bu yöndeki izin işbirliğine gelen firmalar
için ayrıcalıklı bir durumun yaratılması gerektiği anlamına gelmemektedir.

(3) Ayrıca işbirliğinde bulunan bir
ihracatçı firma Türkiye’ye yaptığı ihracatın dampingli olmadığını iddia
ederken, bir diğer ihracatçı firma kendisi için bireysel damping marjı
hesaplanması gerektiğini iddia etmiştir. Ancak yürütülen soruşturma bir nihai
gözden geçirme soruşturması olduğundan dampingin varlığı değil önlemin
kalkması durumunda dampingin devamı veya yeniden meydana gelmesinin muhtemel
olup olmadığı hususu değerlendirilmekte olup, dampingin belirlenmesi bu
değerlendirme için ihtiyari bir unsurdur ve Yönetmeliğin 41 inci maddesi
kapsamında bu soruşturmada damping belirlemesi yapılmasına gerek
görülmemiştir.

DÖRDÜNCÜ KISIM

Zararın Devam Etmesi veya Yeniden Meydana Gelmesi

MADDE 10 – İhtimali

MADDE 10 – (1) Önlemin yürürlükte olduğu dönemde yerli üretim
dalında zarar durumu ve önlemin yürürlükten kalkması halinde zarara etki
edebilecek muhtemel gelişmeler incelenmiştir. Bu çerçevede, ithalatın miktarı
ve muhtemel gelişimi, fiyatlarının gelişimi ve muhtemel fiyat kırılması ile
yerli üretim dalının ekonomik göstergeleri incelenmiştir. İthalat verileri
incelenirken, önlemin etkisini ve önlem sonrası duruma ilişkin eğilimleri
görebilmek amacıyla gözden geçirme dönemini (2002–2004) de içine alan
1999–2005 dönemi ele alınmıştır.

BİRİNCİ BÖLÜM

Önlem Konusu İthalatın Gelişimi

MADDE 11 – Maddenin genel ithalatı

MADDE 11 – (1) Esas önlem yürürlüğe girmeden 1999 yılında poliester
elyafların genel ithalatı 33.237 ton iken önlemin yürürlüğe girdiği 2000
yılında 55.421 tona çıkmış, 2001 yılında 40.000 tona düşmüştür. 2002–2003
yılları arasındaki dönemde önemli ölçüde artış gösteren ithalat sırasıyla
62.568 ton ve 66.238 tona ulaşmış, ancak 2004 ve 2005 yılında gerileyerek
sırasıyla 48.513 ve 59.152 tona düşmüştür.

MADDE 12 – Maddenin soruşturma konusu ülkelerden ithalatı

MADDE 12 – (1) Soruşturma konusu ürünün Güney Kore’den
ithalatı önlem öncesi 1999 yılında 13.046 ton iken önlemin yürürlüğe girmesi
sonrasında 2000 yılında 5.475 tona, 2001 yılında ise 2.921 tona düşmüştür.
Gözden geçirme dönemini kapsayan 2002–2004 yılları arasında ise sırasıyla
3.085 tona, 1.736 tona ve 510 tona, 2005 yılında ise 87 tona gerileyerek
önemli ölçüde azalmıştır. Bu durum önlemin etkili olduğunu göstermektedir.

(2) Endonezya’dan yapılan ithalat ise,
1999 yılında 5.178 ton iken önlemin yürürlüğe girmesiyle birlikte 2000
yılında 1.543 tona 2001 yılında ise 522 tona düşmüştür. Gözden geçirme
dönemini kapsayan 2002–2004 yılları arasında ise ithalat tekrar artarak
sırasıyla 606 ton, 3.834 ton ve 5.496 ton olarak gerçekleşirken, 2005 yılında
5.449 ton seviyesinde oluşmuştur.

(3) Soruşturma konusu ülkelerden
yapılan toplam ithalat 1999 yılında 18.225 ton iken önlem yürürlüğe girdikten
sonra 2000 yılında 7.018 tona, 2001 yılında 2.922 tona düşmüş, gözden geçirme
dönemini kapsayan 2002-2004 yıllarında ise artarak sırasıyla 3.691 ton, 5.570
ton ve 6.007 ton olarak gerçekleşirken 2005 yılında tekrar düşerek 5.536 ton
olmuştur.

(4) Huvis firması soruşturma döneminde
gerek Güney Kore’den gerekse Endonezya’dan yapılan ithalatın çok sınırlı
kaldığını belirtmiş, toplam poliester elyaf ithalatı içerisinde %1-2
seviyelerindeki oranın maddi zarara veya maddi zarar tehdidine neden
olamayacağını iddia etmiştir. Ancak, bu düşük oran dampinge karşı önlemin
yürürlükte olmasından kaynaklanmakta olup, yapılan inceleme mevcut önlemin
kalkması halinde dampingli ithalatın devamı veya tekrarının ve bunun
sonucunda zararın devamı veya yeniden meydana gelmesinin muhtemel olup
olmadığına yönelik olduğundan şu anki düşük oranlar önlem kaldırıldığında
zarara neden olmayacağını göstermemektedir.

MADDE 13 – Önlem konusu ithalatların pazar payları

MADDE 13 – (1) Soruşturma konusu ürünün yurtiçi tüketimi,
yerli üretim dalının yurtiçi satışları ile genel ithalatın toplanması
suretiyle hesaplanmıştır.

(2) Bu çerçevede hesaplanan toplam
tüketim endeksi, 2002 yılında 100 iken 2003 yılında sınırlı bir artış
kaydederek 102 olmuş, 2004’te ise 95 seviyesine inmiştir. Güney Kore menşeli
soruşturma konusu poliester elyafların tüketim içindeki payı 2002 yılında %2
iken 2003 yılında %1 olmuş, 2004 yılında ise söz konusu ülke menşeli ürünün
toplam tüketim içinde payı %1’in altına gerilemiştir. Endonezya menşeli poliester
elyafın ise 2002 yılında toplam tüketim içindeki %1’in altında iken 2003 ve
2004 yıllarında sırasıyla %3 ve %4’e çıkmıştır.

(3) Soruşturmaya konu ülkelerin toplam
pazar payı incelendiğinde ise bu payın 2002 yılında %3 iken 2003 ve 2004
yıllarında kısmi olarak artış göstererek %4 olarak gerçekleştiği
belirlenmiştir.

MADDE 14 – Önlem konusu ithalatın fiyatlarının gelişimi

MADDE 14 – (1) TUİK verilerine göre, Güney Kore menşeli
soruşturma konusu poliester elyafların ağırlıklı ortalama ithal birim fiyatı,
soruşturma öncesi 1999 yılında 0,88 ABD Doları/Kg iken önlemin yürürlüğe
girmesi sonrasında yükselerek 2000’de 1,02 ABD Doları/Kg ve 2001’de 1,06 ABD
Doları/Kg olmuştur. Gözden geçirme döneminde ise 2002 ve 2003 yılında
sırasıyla 1,02 ve 1,05 ABD Doları/Kg olarak gerçekleşmiştir. 2004’te ise
petrol fiyatlarındaki artış sonucunda hammadde maliyetlerindeki artışa da
bağlı olarak birim fiyatlar yükselerek, 1,29 ABD Doları/Kg’a çıkmıştır.

(2) Endonezya menşeli poliester
elyafların birim ithal fiyatları ise önlem öncesi 1999 yılında 0,90 ABD
Doları/Kg iken 2000’de 0,97 ABD Doları/Kg olmuştur. 2001 yılında az miktarda
yapılan ve standart ürün özelliklerinden farklılık arz eden özellikli ürün
tipi ithalatının artması sebebiyle birim fiyatın yüksek olduğu
değerlendirilmiştir. Gözden geçirme döneminde ise sırasıyla 0,93 ABD
Doları/Kg, 1,07 ABD Doları/Kg ve 1,28 ABD Doları/Kg olarak gerçekleşmiştir.

(3) Yukarıdaki veriler
değerlendirildiğinde iki ülkeden yapılan ithalatın fiyatlarında benzer
eğilimler olduğu anlaşılmaktadır. Söz konusu ülkelerin Türkiye’ye ihraç
fiyatları 2000–2003 yılları arasında benzer seviyelerde seyrederken, 2003
yılından itibaren petrol fiyatlarındaki artışla birlikte yükselen maliyetler
neticesinde hem dünya ithal fiyatları hem de Türkiye’nin bu ülkelerden
ortalama ithal fiyatları artmaya başlamıştır.

MADDE 15 – Fiyat kırılması

MADDE 15 – (1) Dampingli ithalat sebebiyle yerli üretim dalı
fiyatlarını olması gereken seviyede belirleyemediğinden önlemin yürürlükten
kalkması durumunda oluşabilecek muhtemel fiyat kırılmasına bakılmıştır.
Gözden geçirme dönemi için yapılan hesaplamada dampinge karşı vergi hariç
tutularak Güney Kore ve Endonezya’dan yapılan ithalatın birim fiyatına gümrük
vergisi ve ithal masrafları eklemek suretiyle önlem konusu ürünün Türkiye
piyasasına giriş fiyatları bulunmuş ve bu fiyatlar yerli üretim dalının
olması gereken satış fiyatını veren maliyet artı makul kâr yöntemi ile
bulunan fiyatlarla karşılaştırılmıştır. Buna göre, dampinge karşı önlemin
yürürlükte olmaması durumunda, yerli üretim dalının fiyatlarını Güney Kore
menşeli soruşturma konusu ürünün gözden geçirme döneminde sırasıyla -%6,0,
%8,1 ve %8,9 oranında; Endonezya menşeli soruşturma konusu ürünün ise
sırasıyla %3,0, %6,5 ve %9,3 oranında kırılma olacağı hesaplanmıştır. Bu
durum, önlemin yürürlükten kaldırılması durumunda önleme tabi ülkeler menşeli
ithalatın yerli üretim dalının fiyatlarını bastırmasının ve zararın devamına
veya yeniden meydana gelmesine neden olmasının muhtemel olduğunu
göstermektedir.

(2) Huvis firması Güney Kore için
hesaplanan 2002 yılına ait fiyat kırılmasının negatif çıktığını dolayısıyla
söz konusu ülkeden yapılan ithalatın yerli üretim dalı zararına neden
olmadığını iddia etmektedir. Ancak hesaplanan fiyat kırılması negatif olsa da
üç yılı kapsayan gözden geçirme dönemine bakıldığında 2002 yılından sonra söz
konusu ülkeden yapılan ithalatın yerli üretim dalı fiyatlarını baskı altında
tuttuğu ve bu nedenle fiyat kırılmasının devam etme ihtimalinin yüksek olduğu
görülmektedir. Aynı firma, yerli üretim dalı fiyatlarının gözden geçirme
döneminde artış gösterdiğini iddia etmektedir. Ancak, yapılan incelemede
yerli üretim dalı fiyatlarında gerçekleşen artışın maliyetlerdeki artışın
önemli ölçüde altında kaldığı tespit edilmiştir.

İKİNCİ BÖLÜM

Yerli Üretim Dalının Durumu

MADDE 16 – Yerli üretim dalının ekonomik göstergeleri

MADDE 16 – (1) Önlem konusu ithalatın yerli üretim dalı
üzerindeki etkisinin belirlenmesinde, işbirliğinde bulunan Advansa Sasa
Polyester Sanayi A.Ş. ve Alba Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş. firmalarının
verileri esas alınmış olup mümkün olduğu ölçüde ürüne ilişkin veriler
kullanılmıştır.

(2) Yerli üretim dalının ekonomik
göstergelerindeki değişimin sağlıklı bir şekilde incelenmesi amacıyla Türk
Lirası bazındaki veriler için yıllık ortalama Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE)
kullanılarak enflasyondan arındırılmış reel değerler kullanılmıştır.

a) Üretim

Yerli üretim dalının ilgili üründe 2002
yılında 100 olan üretim miktar endeksi, 2003 yılında düşerek 98 olmuş ancak
2004 yılında artarak 121 seviyesine çıkmıştır.

b) Satışlar

Yerli üretim dalının ilgili üründe 2002
yılında 100 olan yurtiçi satış miktar endeksi, 2003 yılında 98’e düşmüş ancak
2004 yılında artarak 109 olarak gerçekleşmiştir.

Aynı dönemde satış hâsılatı reel olarak
incelendiğinde 2002 yılında 100 olan endeksin 2003 yılında 87’ye gerilediği
ancak 2004 yılında tekrar 100 seviyesine ulaştığı görülmüştür.

c) Yurtiçi Fiyatlar

Yerli üreticinin ilgili üründe
ağırlıklı ortalama yurtiçi birim satış fiyatı endeksinin, 2002 yılı verileri
100 olarak alındığında, 2003 yılında 89’a gerilediği ancak 2004 yılında 92’ye
çıktığı görülmüştür.

ç) İhracat

Yerli üretim dalının ilgili üründe 2002
yılında 100 olan ihracat miktar endeksi, 2003 yılında 72 seviyesine inerek
önemli ölçüde düşmüş, 2004 yılında artarak 123 seviyesine çıkmıştır.

Yerli üretim dalının ihracat hâsılatı
ise 2002 yılında 100 olarak kabul edildiğinde, 2003 yılında benzer şekilde
düşerek 70 seviyesinde kalmış, 2004 yılında ise 123 seviyesine çıkmıştır.

d) Pazar Payı

Yerli üretim dalının ilgili üründe
yurtiçi pazar payı ise 2002 yılında %57 iken 2003 yılında %55’e düşmüş 2004
yılında ise artarak %65 olarak gerçekleşmiştir.

e) Stoklar

Yerli üretim dalının ilgili üründeki
stok verileri incelendiğinde, 2002 yılında 100 olan stok düzeyi endeksinin,
2003 yılında bir miktar artsa da 2004 yılında önemli ölçüde düşerek sırasıyla
107 ve 61 olarak gerçekleştiği gözlemlenmiştir.

f) Kapasite ve Kapasite Kullanım Oranı
(KKO)

Yerli üretim dalının üretim kapasitesi
2002 yılında 100 olarak alındığında, 2003 yılında 105’e ve 2004 yılında da
108’e çıkmıştır. Kapasite kullanım oranları ise 2002–2004 yılları arasında
sırasıyla %71, %66 ve %79 olarak gerçekleşmiştir.

g) İstihdam

Yerli üretim dalının ilgili üründeki
çalışan toplam işçi sayısı endeksi 2002 yılında 100 kabul edildiğinde, 2003
ve 2004 yıllarında önemli ölçüde düşerek sırasıyla 94 ve 90 olarak
gerçekleşmiştir.

ğ) Ücretler

Yerli üretim dalının ilgili ürünün
üretiminde çalışan işçilerinin aylık giydirilmiş brüt ücret endeksi 2002
yılında 100 olarak alındığında, 2003 yılında 101’e çıksa da 2004 yılında
tekrar 100 seviyesine inmiştir.

h) Verimlilik

Yerli üretim dalının ilgili ürün
üretiminde çalışan işçi başına verimlilik endeksi 2002 yılında 100 iken,
gerek maliyet düşürme çalışmaları çerçevesindeki istihdamda azalma gerekse
artan üretim neticesinde 2003 ve 2004’te sırasıyla 105 ve 135 olarak
gerçekleşmiştir.

ı) Maliyetler

Yerli üretim dalının ilgili üründe
ağırlıklı ortalama birim ticari maliyet endeksi 2002 yılında 100 iken, 2003
yılında 93 seviyesine inse de, 2004 yılında tekrar 98’e çıkmıştır.

i) Kârlılık

Yerli üreticinin ilgili üründe ticari
maliyetleri dikkate alınarak hesaplanan ürün birim kârlılık endeksi 2002
yılında 100 olarak kabul edildiğinde, 2003 ve 2004 yılında önemli ölçüde
azalarak sırasıyla 38 ve 21 seviyelerine düşmüştür.

j) Nakit Akışı

Yerli üretim dalının ilgili ürün
satışları ile yarattığı nakit akışı endeksi 2002 yılında 100 iken 2003
yılında düşerek 71, 2004 yılında ise 57 olarak gerçekleşmiştir.

k) Özkaynakların Kârlılığı ve Yatırım
Hâsılatı

Yerli üretim dalının bütün faaliyetleri
ile ilgili olarak, 2002 yılı itibariyle (-)%1,46 olan özkaynak karlılığı
(Kâr/Özkaynak) oranı 2003 ve 2004 yıllarında sırasıyla (-)%16,36 ve (-)%3,95
olarak gerçekleşmiştir.

Yatırım hâsılatı (Kâr/Aktif Toplamı)
oranına bakıldığında ise 2002 yılında (-)%0,78 olan oranın, 2003 ve 2004
yılında sırasıyla (-)%8,02 ve (-)%2,31 olarak gerçekleştiği görülmüştür.

l) Büyüme

Yerli üretim dalının bütün faaliyetleri
ile ilgili olarak, aktif büyüklüğü reel olarak 2002 yılında 100 iken, 2003 ve
2004 döneminde sırasıyla 100 ve 116 olarak gerçekleşmiştir.

m) Sermaye Artışı

Yerli üretim dalının bütün faaliyetleri
ile ilgili olarak, 2002 yılında 100 olan öz sermaye endeksi, 2003 yılında 92,
2004 yılında ise önemli ölçüde artış göstererek 128 olarak gerçekleşmiştir.

MADDE 17 – Ekonomik göstergelerin değerlendirilmesi

MADDE 17 – (1) Yerli üretim dalının ekonomik göstergeleri
incelendiğinde, gözden geçirme döneminde sınai maliyetlerin %10 oranında
artmasına karşın düşen faaliyet giderleri ve finansman giderleri nedeniyle
ticari maliyetlerin %2 oranında azaldığı görülmüştür. Yurtiçi birim satış
fiyatları incelendiğinde ise buradaki düşüşün %8 oranında gerçekleştiği ve
maliyetlerdeki düşüşün oldukça üzerinde olduğu belirlenmiştir. Bu durum,
yerli üretim dalının satışlarını arttırmasına rağmen oluşan fiyat baskısıyla
fiyatlarını düşürmek zorunda kaldığını göstermektedir. Ayrıca, istihdamda
kayıplar yaşandığı, artan verimliliğe rağmen ürün kârlılığı ile nakit
akışında olumsuzluklar görüldüğü, tevsi ve yenileme yatırımlarının
yapılamadığı tespit edilmiş, bu nedenle ekonomik göstergelerinde bozulmalar
olduğu ve ilgili üründe birim kârlılığın önemli ölçüde düştüğü saptanmıştır.

(2) Huvis firması, yerli üretim dalının
bir çok göstergesinin maddi zarara veya maddi zarar tehdidine işaret
etmediğini iddia etmiştir. Özellikle yerli üretim dalı fiyatlarındaki artış
trendinin bu iddiayı desteklediğini belirtmiştir. Ancak, söz konusu dönemde
fiyatlarda gerçekleşen düşüşün ticari maliyetlerdeki düşüşten daha fazla
olması ve ürün kârlılığının büyük ölçüde düşmesi önemli bir maddi zarar
tehdidi niteliği taşıdığı sonucuna varılmıştır.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Zararın Devam Etmesi veya Yeniden Meydana Gelmesi
İhtimaline

MADDE 18 – Yönelik Değerlendirme

MADDE 18 – (1) Yönetmeliğin 35 inci maddesi hükümleri
gereğince, önlemin yürürlükten kalkması halinde yerli üretim dalında
soruşturma konusu ülkeler menşeli dampingli ithalattan kaynaklanan zararın
devam etmesinin veya yeniden meydana gelmesinin muhtemel olup olmadığı
değerlendirilmiştir.

a) Önlem konusu ithalatın yerli üretim
dalının fiyatlarını bastırması

Yukarıda da değinildiği gibi mevcut
önlemin yokluğunda gerek Güney Kore gerekse Endonezya menşeli ithalatın
fiyatlarının yerli üretim dalının iç piyasa fiyatlarını bastıracak düzeyde
bulunduğu tespit edilmiştir. Buna göre, mevcut önlemlerin yürürlükte olmaması
durumunda, 2003 ve 2004 yıllarında Güney Kore ve Endonezya menşeli poliester
elyafların yerli üretim dalı fiyatlarını önemli ölçüde kırmış olacağı
saptanmıştır. Daha önce de değinildiği gibi her iki ülkede mevcut bulunan
kapasite fazlası ve uluslararası rekabet söz konusu ülkelerde yerleşik
üretici-ihracatçıların ihraç fiyatlarının artması ihtimalini büyük ölçüde
zayıflatmaktadır. Bu nedenle önlemin ortadan kalkması durumunda iki ülke
menşeli ürünün de iç piyasa fiyatlarını kıracağı dolayısıyla da zararın devam
etmesi veya yeniden meydana gelmesinin muhtemel olduğu ortaya çıkmaktadır.

b) Önleme konu ülkelerin kapasite
fazlası

Önlemin yürürlükten kalkması halinde
önleme konu ülkelerin Türkiye’ye yönlendirebilecek fazla kapasitesi olup
olmadığı incelenmiştir. Bu amaçla, Güney Kore ve Endonezya’daki poliester
elyaf üreticilerinin üye olduğu çeşitli birliklerin internet siteleri ve
raporlarından, iş birliğinde bulunan firmalar ve söz konusu ülkelerde
yerleşik çeşitli üretici firmaların internet sitelerine ait verilerden
yararlanılmıştır. Bu verilere göre, 2000–2004 döneminde Güney Kore’de
kapasite düşmesine rağmen daralan iç piyasa talebi nedeniyle kapasite
fazlasının bulunduğu görülmektedir. Endonezya’nın kapasite ve kapasite
kullanım oranları incelediğinde ise, gerek bu ülkeye karşı uygulanmakta olan
önlemler gerekse diğer ülkelerden söz konusu ülkeye dampingli fiyatlarla
girdiği iddia edilen poliester elyaf sebebiyle üretimin düştüğü ve kapasite
fazlasının oluştuğu anlaşılmaktadır. Bu tespitler, önlemin yürürlükten
kalkması durumunda azalan iç piyasa talebiyle birlikte oluşan kapasite
fazlasının Türkiye’ye yönelebileceği ve fiyat üzerinde baskının ortaya
çıkmasına yol açarak yerli üretim dalındaki zararın devamına veya yeniden
meydana gelmesine neden olmasının muhtemel olduğunu göstermektedir.

c) Önleme konu ülkelerde sektörün
durumu

KCFA verilerine göre, önlemin yürürlüğe
girmesini takip eden dönemde sektörde yeniden yapılanmalara gidilmiştir. Bu
kapsamda, Güney Kore’de 2000-2004 yılları arasında kapasite %27 oranında
azalmıştır. Bununla birlikte Güney Kore tekstil sektörü iç piyasadaki
durgunluk ve ülkenin ikinci büyük döviz girdisini sağlayan sektör olmasına
rağmen artan ucuz tekstil ürünleri ithalatı nedeniyle söz konusu sektörde
kapasite kullanım oranları giderek düşmektedir. Güney Kore’nin ilgili
üründeki ihracatı incelendiğinde ise kapasitedeki azalma ile doğru orantılı
olarak 2000 yılından itibaren, 2003 yılındaki bir miktar artışın dışında,
düzenli bir azalma görülmektedir. Kapasitedeki azalmaya rağmen iç talep ve
ihracattaki daralma nedeniyle önemli bir atıl kapasitenin bulunduğu
belirlenmiştir.

Endonezya’nın 2004-2005 yıllarında
üretim kapasitesinde %6 oranında artış gerçekleşmiştir. Endonezya tekstil ve
hazır giyim sektörlerindeki kapasite kullanım oranlarının düşmesi nedeniyle
elyaf üreticilerinin yurtiçi taleplerinde daralma meydana geldiği
görülmektedir. Bunun sonucunda kapasite kullanım oranı aynı dönemde %76’dan
%69’a gerilemiştir. Bu durum söz konusu ülkede önemli bir kapasite fazlası
olduğunu göstermektedir. Bu fazla, Türkiye pazarının büyüklüğü ile
karşılaştırıldığında önemli bir miktar tutmaktadır. Bu kapasite fazlasının
önlemin kalkması durumunda Endonezya için önemli bir pazar olan Türkiye’ye
yönelmesinin ve dolayısıyla yerli üretim dalında zararın devamına veya
yeniden meydana gelmesine neden olması muhtemeldir.

ç) Maliyetler ve fiyatlandırma

Petrol fiyatlarındaki değişimin poliester
elyafın ana hammaddesi olan PTA ve MEG fiyatlarının 2004 yılında yükselmesi
Güney Kore ve Endonezya’daki üreticilerin üretim maliyetlerini olumsuz
etkilemiştir. Bununla birlikte ÇHC’den gelen yoğun rekabet nedeniyle iki ülke
piyasasında talebin ÇHC’den ithal edilen mallarına kayması söz konusu
ülkelerdeki üreticilerin yurtdışında pazar payı elde etmek amacıyla maliyet
artışlarını yurtdışı fiyatlarına yansıtma kabiliyetlerini azaltmakta,
dolayısıyla önlemin yürürlükten kalkması durumunda ithalatın dampingli
fiyatlardan devamı veya yeniden meydana gelmesine ve bu durumun yerli üretim
dalında zararın devam etmesine veya yeniden meydana gelmesine yol açma
olasılığını ortaya koymaktadır.

d) Türkiye pazarının önemi

Daha önce de değinildiği gibi Türkiye
her iki ülke açısından da önemli bir pazar konumundadır. Türkiye’nin tekstil
sektöründe deneyimli ve gelişmiş olması; ayrıca AB’ye yakınlığı ve ikinci
büyük hazır giyim tedarikçisi olması Türkiye pazarının önemini açıkça
göstermektedir. Ayrıca, Güney Kore ve Endonezya’nın Türkiye’ye uzun süredir
ihracat yapmaları, Türkiye’de ana dağıtıcı firmalarla bağlantılı olarak dağıtım
kanallarına kolaylıkla girmeleri ve dolayısıyla Türkiye pazarını çok iyi
bilmeleri nedeniyle önlemin kalkması durumunda ihracatlarını artırmada önemli
bir engelle karşılaşmayacakları ortadadır.

Bu bilgiler ışığında, söz konusu
ülkelere karşı uygulanmakta olan önlemin kalkması durumunda bu ülkelerde
oluşan arz fazlasının dampingli fiyatlarla Türkiye’ye daha fazla yönelmesi ve
var olan fiyatlar üzerinde baskının daha da artarak yerli üretim dalında
zararın devamına veya yeniden meydana gelmesine neden olacağı muhtemeldir.

BEŞİNCİ KISIM

Nedensellik Bağı ve Diğer Unsurlar

MADDE 19 – Dampingli ithalatın etkisi

MADDE 19 – (1) Önleme tabi ülkelerden yapılan ve yerli üretim
dalı fiyatlarını baskı altında tutabilecek bir ithalatın fiyatının mevcut
olması, soruşturma konusu ülkelerin Türkiye’ye yönlendirebilecek önemli
ölçüde ihracat kapasitesinin bulunması, önemli büyüklükteki kapasitelere
karşın daralan talep nedeniyle fiyatlarını artırmalarının muhtemel olmaması
ve yerli üretim dalının fiyatlarını bastırması muhtemel olan önlem konusu
ülkelerdeki üretici-ihracatçıların Türkiye pazarını çok iyi tanımaları ve
dağıtım kanallarına kolay ve hızlı biçimde nüfuz edebilecek durumda olmaları
nedeniyle mevcut önlemin ortadan kalkması durumunda dampingin devamı veya
yeniden meydana gelmesine ve bunun sonucunda yerli üretim dalında zararın
devamına veya yeniden meydana gelmesine neden olması muhtemeldir.

MADDE 20 – Üçüncü ülkelerden ithalat

MADDE 20 – (1) Güney Kore ve Endonezya dışında soruşturma
konusu üründe; Hindistan, Tayvan ve Tayland için 29/7/2003 tarihinden, Beyaz
Rusya için yapılan nihai gözden geçirme soruşturması ile 20/11/2004
tarihinden itibaren dampinge karşı önlem yürürlüktedir. 1999–2005 döneminde
söz konusu ürünün üçüncü ülkelerden yapılan ithalatı incelendiğinde 2000-2002
döneminde önlemin yürürlüğe girmesiyle ithalatın Hindistan, Tayland ve
Tayvan’dan önemli ölçüde arttığı görülmüştür. Buradan da görüleceği üzere
önlemin etkisiyle dampinge karşı vergiye tabi ülkelerden yapılan ithalat
azalırken üçüncü ülkelerden yapılan ithalat belli oranda artmaktadır. Ancak
bu durum, Güney Kore ve Endonezya’ya karşı uygulanmakta olan önlemin
yürürlükten kalkması durumunda bu ülkelerden yapılan ithalatta dampingin ve
bu ithalatlar nedeniyle yerli üretim dalında zararın devam etmesi veya yeniden
meydana gelmesinin muhtemel olduğu tespitini değiştirmemektedir.

MADDE 21 – Fiyat taahhüdü

MADDE 21 – (1) P.T. Indorama Synthetics Tbk. firması fiyat
taahhüdü teklifi İthalatta Haksız Rekabeti Değerlendirme Kurulunca kabul
edilmemiştir.

ALTINCI KISIM

Sonuç

MADDE 22 – Karar

MADDE 22 – (1) Soruşturma sonucunda, yürürlükteki önlemin
ortadan kalkması halinde dampingin ve zararın devam etmesinin veya yeniden
meydana gelmesinin muhtemel olduğu tespit edildiğinden, İthalatta Haksız
Rekabetin Önlenmesine İlişkin 2000/2 sayılı Tebliğ ile uygulanmakta olan
dampinge karşı önlemler, İthalatta Haksız Rekabeti Değerlendirme Kurulu’nun
kararı ve Bakan’ın onayı ile aşağıda tanımı, menşe ülkeleri ve üreticileri
belirtilen eşyanın Türkiye’ye ithalinde karşılarında gösterilen şekilde değiştirilmiştir.

G.T.P.

Madde

Menşe Ülke

Üreticiler

Dampinge Karşı Vergi

(CIF %)

5503.20

Poliesterlerden

Güney Kore

Tüm
üreticiler

%10

Endonezya

P.T
. Indorama Synthetics Tbk

%6,2

Diğerleri

%12

MADDE 23 – Uygulama

MADDE 23 – (1) Gümrük idareleri, Karar maddesinde gümrük
tarife pozisyon numarası, tanımı ve menşe ülkesi belirtilen maddenin
ithalatında karşılarında gösterilen oranlarda dampinge karşı vergiyi tahsil
ederler.

MADDE 24 – Yürürlük

MADDE 24 – (1) Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 25 – Yürütme

MADDE 25 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Dış Ticaret
Müsteşarlığı’nın bağlı olduğu Bakan yürütür.