← Tüm mevzuat · Uygulamada aç

İTHALATTA KORUNMA ÖNLEMLERİNE İLİŞKİN TEBLİĞ(TEBLİĞ NO: 2007/2)

Tebliğler · Resmî Gazete: 2007-03-01

Resmî kaynak: https://kms.kaysis.gov.tr/Home/Goster/37918

Giriş

Kurum

Dış Ticaret Müsteşarlığı

Tebliğin
Adı

İthalatta Korunma Önlemlerine İlişkin Tebliğ

Tebliğ No

2007/2

Resmî Gazete Tarihi

01/03/2007

Resmî Gazete Sayısı

26449

İTHALATTA KORUNMA ÖNLEMLERİNE İLİŞKİN TEBLİĞ

(TEBLİĞ NO: 2007/2)

MADDE 1 – Kapsam

MADDE 1 – (1) Bu Tebliğ, 15/8/2006 tarihli ve 26260 sayılı Resmî
Gazete’de yayımlanan İthalatta Korunma Önlemlerine İlişkin 2006/12 sayılı
Tebliğ ile başlatılan ve 10/5/2004 tarihli ve 2004/7305 sayılı Kararnamenin eki
İthalatta Korunma Önlemleri Hakkında Karar ve İthalatta Korunma Önlemleri
Yönetmeliği çerçevesinde yürütülen korunma önlemi soruşturması sonucunda alınan
kararı içermektedir.

MADDE 2 – Soruşturma

MADDE 2 – (1) Dış Ticaret Müsteşarlığı İthalat Genel Müdürlüğü
tarafından yürütülerek tamamlanan soruşturma sonucunda ulaşılan bilgi ve
bulguları içeren sonuç raporu ekte yer almaktadır.

MADDE 3 – Karar

MADDE 3 – (1) İthalatta Korunma Önlemlerini Değerlendirme
Kurulu, aşağıda Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonu (G.T.İ.P.) ve tanımı
belirtilen eşyanın ithalatında geçici önlemin uygulama süresi dahil olmak üzere
3 (üç) yıl süreyle ek mali yükümlülük şeklinde korunma önlemi uygulanmasına ve
ek mali yükümlülüklerin uygulamanın birinci, ikinci ve üçüncü yılları için
aşağıdaki tabloda "Ek Mali Yükümlülük" sütunlarında belirtilen
tutarlarda tespit edilmesi; 8711.30.90.00.00 G.T.İ.P’li eşyanın önlemden muaf
tutulması; tabloda "Muafiyet Sınırı" sütununda belirtilen CIF birim
kıymet ve üstünde birim kıymeti haiz eşyaya ve Dünya Ticaret Örgütü Korunma
Önlemleri Anlaşması’nın 9.1 maddesi gereğince gelişmekte olan ülkelere muafiyet
tanınması hususlarında Bakanlar Kurulu’na öneride bulunulmasına karar
vermiştir.

G.T.İ.P.

Eşya Tanımı

Ek Mali Yükümlülük

(ABD Doları/Adet)

Muafiyet Sınırı (CIF/ABD Doları/Adet)

1. Dönem (2/3/2007-14/8/2007)

2. Dönem (15/8/2007-14/8/2008)

3.Dönem (15/8/2008-14/8/2009)

8711.10.00.00.11

Mopedler

200

190

180

1.200

8711.10.00.00.19

Diğerleri

200

190

180

1.400

8711.20.10.00.00

Skuterler

250

235

220

2.000

8711.20.91.00.00

Silindir
hacmi 50 cm3.ü geçen fakat 80 cm3. ü geçmeyenler

200

190

180

1.400

8711.20.93.00.00

Silindir
hacmi 80 cm3.ü geçen fakat 125 cm3.ü geçmeyenler

250

235

220

2.000

8711.20.98.00.00

Silindir
hacmi 125 cm3.ü geçen fakat 250 cm3.ü geçmeyenler

300

285

270

2.300

8711.30.10.00.00

Silindir
hacmi 250 cm3.ü geçen fakat 380 cm3.ü geçmeyenler

300

285

270

2.600

MADDE 4 – Yürürlük

MADDE 4 – (1) Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 5 – Yürütme

MADDE 5 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Dış Ticaret Müsteşarlığının bağlı
olduğu Bakan yürütür.

EK

MOTOSİKLET İTHALATINDA KORUNMA ÖNLEMİ SORUŞTURMASINA

İLİŞKİN SONUÇ RAPORU

1. GENEL BİLGİ

1.1 Kapsam

Bu rapor, İthalatta Korunma Önlemleri
Hakkında Karar ve İthalatta Korunma Önlemleri Yönetmeliği (Yönetmelik)
hükümleri çerçevesinde yürütülen korunma önlemi soruşturması sonucunda elde
edilen bilgi ve bulguları içermektedir.

1.2 Korunma önlemi başvurusu ve
soruşturma açılması

Yerli motosiklet üreticilerinin 18/4/2006
tarihli korunma önlemi başvurusu üzerine yapılan ön inceleme sonuçları
İthalatta Korunma Önlemlerini Değerlendirme Kurulu’nca (Kurul)
değerlendirilmiş, 15/8/2006 tarihli ve 26260 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan,
İthalatta Korunma Önlemlerine İlişkin 2006/12 sayılı Tebliğ ile silindir hacmi
500 cm3’ü geçmeyen, içten yanmalı doğrusal pistonlu motorlu olan
motosikletlerin ithalatında korunma önlemi soruşturması açılmış, İthalatta
Geçici Korunma Önlemi Uygulanmasına İlişkin 2006/10852 sayılı Bakanlar Kurulu
Kararında anılan eşyanın ithalatında azami 200 gün süreyle uygulanacak ek mali
yükümlülük şeklinde geçici korunma önlemine ilişkin hususlar belirtilmiştir.

1.3 Soruşturma sürecinde bilgi toplanması
ve değerlendirilmesi

Soruşturma kapsamı ürünün yerli
üreticileri, ithalatçıları, tüketicileri, kullanıcıları ile bunların bağlı
olduğu kuruluşlar veya bunların yetkili temsilcileri, ilgili ülke/ülkeler
yetkili temsilcileri ve ilgili ülkelerde yerleşik ihracatçılar/üreticilere
kendilerini ilgili taraf olarak tanıtabilmeleri ve soruşturmaya ilişkin bilgi,
belge ve görüşlerini göndermeleri ve sözlü dinlenme taleplerini iletmeleri için
yeterli süre tanınmıştır.

Kendisini ilgili taraf olarak
tanıtanlardan yerli üreticiler, ithalatçılar ve ilgili ülkelerde yerleşik
ihracatçılar/üreticiler için hazırlanan soru formları internet ortamında
duyurulmuştur.

1.4 İlgili tarafların bilgilendirilmesi
ve dinlenmesi

Yönetmeliğin 4 üncü maddesi çerçevesinde,
ilgili tarafların görüşlerini karşılıklı olarak dile getirebilmesini teminen
soruşturma kapsamı ürünün yerli üreticileri, ithalatçıları, ilgili ülkelerin
yetkili temsilcileri ve ilgili ülkelerde yerleşik ihracatçılar ile bunların
bağlı olduğu kuruluşların katılımıyla 26/9/2006 tarihinde, tarafları dinleme
toplantısı düzenlenmiştir.

1.5 Yerinde inceleme

Üretim sürecinin görülmesi amacıyla yerli
üretim tesislerinde 7-8 Kasım 2006 tarihlerinde yerinde inceleme yapılmıştır.

1.6 Sonuçların değerlendirilmesi

Soruşturma sonucunda varılan bulgular
Kurul’un 12/1/2007 tarihli toplantısında değerlendirilmiştir.

2. SORUŞTURMA KONUSU ÜRÜNÜN
DEĞERLENDİRİLMESİ

Silindir hacmi 500 cm3’ü geçmeyen, içten
yanmalı doğrusal pistonlu motorlu olan motosikletler (mopedler dahil) başvuruya
konu edilen ve soruşturma açılan ürünlerdir.

Soruşturma sürecinde, bu ürünlerin yerli
üreticiler tarafından üretilenleri ile ithal edilenlerinin teknik ve fiziksel
özellikler, çeşit, satış kanalları ve kullanım alanları itibariyle aynı veya
benzer özellikler taşıyıp taşımadığı incelenmiş, konuya ilişkin ithalatçılar
ile yerli ve yabancı üreticilerin görüşleri alınmıştır.

İthalatçı ve ilgili ülkelerde yerleşik
ihracatçı/üretici taraflardan bazıları, soruşturma sürecinde aktardıkları
görüşlerinde yerli üretim kapasitesinin mevcut Türkiye motosiklet talebini
karşılayacak büyüklükte olmadığını, yüksek silindir hacimli motosikletlerin
diğer motosikletlerden ayrı değerlendirilmesi gerektiğini, Türkiye’de 500 cc’ye
varan silindir hacimli motosiklet üretilmediğinden bu ürünlerin soruşturma
kapsamında değerlendirilemeyeceğini, ithal edilen yüksek fiyatlı ürünlerin
yerli üretim üzerinde olumsuz bir etkisinin bulunmadığını, bu çerçevede yüksek
fiyatlı ürünlerin diğer ürünlerden ayrı değerlendirilmesi gerektiğini, yerli
üretimin moped modellerine yönelik olduğunu belirtmişlerdir.

Yerli üretici firmalar ise toplam
kapasitelerinin 2004 yılı talebinin tamamını, 2005 yılı talebinin ise
yarısından fazlasını karşılamaya yetecek düzeyde olduğunu, kaldı ki kapasitenin
hızla ve kolaylıkla birkaç katına çıkarılabileceğini, Türkiye’de yerli üretimi
yapılan moped dışında farklı tip ve modellerde motosikletlerin bulunduğunu,
yerli üretimi yapılan ürün çeşitliliğinin her yıl daha da artırılarak
tüketicilerin tercihlerine göre şekillendirildiğini belirtmişlerdir.

Yapılan incelemelerde tespit edildiği
üzere mopedler, çoğunlukla iki zamanlı ve 50 cc silindir hacmine sahip, ilk
çalıştırmanın pedalla yapıldığı, vitessiz, yağ ile benzini beraber yakan
motorlu araçlardır. Türkiye’de kırsal alanlarda ve şehirlerde ulaşımda ve
kuryecilikte kullanılmaktadır. Skuterler, çoğunlukla 50 cc’nin üzerinde
silindir hacmine sahip, elektrik ve ayaktan çalıştırmalı ve otomatik vitesli
motorlu araçlardır. Avrupa’da trafiğin yoğun olduğu şehirlerde ulaşım aracı
olarak yaygın şekilde tercih edilen skuterlerin son yıllarda Türkiye’de de
kullanımı artış göstermiştir. Kolay kullanımı ve düşük kullanım maliyetleri, bu
araçların şehir içi ulaşım ve kuryecilik hizmetlerinde tercih edilmesinin
başlıca sebebidir. Mopedler ve skuterler dışında kalan diğer motosikletler,
çoğunlukla iki veya dört zamanlı ve 50 ila 1800 cc arası silindir hacmine
sahip, elektrik çalıştırmalı ve vitesli motorlu araçlardır. Motor hacmine bağlı
olarak şehir içi ulaşım, kuryecilik, hobi ve spor amaçlı olarak
kullanılmaktadır.

380-500 cc arası silindir hacmine sahip
ithal motosikletlerin (GTİP: 8711.30.90.00.00), kullanım alanları (çoğunlukla
hobi-spor), kullanıcı tercihleri ve fiyat bakımından daha düşük silindir
hacmine sahip, yerli üretilen motosikletlerle ikame edilebilirliğinin olmadığı
anlaşılmış olup, söz konusu motosikletlerin yerli üretimi yapılan diğer
ürünlerle benzer veya doğrudan rakip ürün olarak değerlendirilemeyeceği
görülmüştür.

Ayrıca belirli bir fiyat düzeyi (ürün
türlerine göre 1200 ila 2600 ABD Doları/CIF) ve üzerinde birim fiyatla ithal
edilen ürünlerin fiyat ve tüketici algılamaları dolayısıyla kullanıcı
tercihleri bakımından yerli üretimi yapılan ürünlere doğrudan rakip olmadığı,
bu nedenle söz konusu ithal motosikletlerin yerli üretimi yapılan ürünlerle
benzer veya doğrudan rakip ürün olarak değerlendirilemeyeceği anlaşılmıştır.

Sayılan kriterler dikkate alındığında,
mopedler, skuterler ve 380 cc altında silindir hacmine sahip motosikletlerin
yerli üreticiler tarafından üretilenleri ile yukarıda belirtilen düzeyin altında
birim fiyatla ithal edilenlerinin aynı veya benzer özellikler taşıdığı, fiyat,
kullanıcı tercihi ve servis hizmetleri yönünden birbirleriyle ikame edilebilir
olduğu, bu itibarla benzer veya doğrudan rakip ürün olarak
değerlendirilebileceği anlaşılmıştır. Bu bakımdan yukarıda benzer veya doğrudan
rakip ürün olarak değerlendirilemeyeceği tespit edilen ürünler ithalat
artışına, ciddi zarar ve ciddi zarar tehdidine, nedensellik ilişkisine dair
analizlerde değerlendirme dışı bırakılmıştır.

Yukarıda benzer veya doğrudan rakip
olarak değerlendirilen ürünler, raporun sonraki bölümlerinde "soruşturma
konusu ürün" olarak anılacak, yapılan tüm hesaplama ve değerlendirmeler bu
ürünlere dayalı olacaktır. 30/12/2006 tarihli ve 26392 sayılı Mükerrer Resmi
Gazete’de yayımlanan 2007 yılı itibariyle geçerli Türk Gümrük Tarife Cetvelinde
soruşturma konusu ürün, 8711.10.00.00.11, 8711.10.00.00.19, 8711.20.10.00.00,
8711.20.91.00.00, 8711.20.93.00.00, 8711.20.98.00.00 ve 8711.30.10.00.00 gümrük
tarife istatistik pozisyonlarında sınıflandırılmıştır.

3. İTHALATIN DEĞERLENDİRİLMESİ

Bu bölümde soruşturma konusu ürünün
ithalat artışı ve ithalatın gerçekleşme koşulları değerlendirilecektir.

3.1 İthalatın seyri

İthalat miktarı

(bin adet)

2001

2002

2003

2004

2005

2006(1-7)

5

3

17

116

309

498

2001-2005 yılları arasında ithalat
miktarı, 2002 yılı dışında sürekli olarak artarak 2005 yılında 309 bin adete
yükselmiştir. 2005 yılında gerçekleşen bu değer, 2001 yılına göre 61 kat,
Türkiye motosiklet talebinin belirgin ölçüde büyüme gösterdiği 2003 yılına göre
ise 17 kat artışa işaret etmektedir. İthalatta görülen bu artış 2006 yılında da
devam etmiş, motosiklet ithalatı 2006 yılının ilk 7 ayında 500 bin adet
seviyesine yaklaşmıştır.

3.2 İthal birim fiyatı

CIF Birim Fiyat

(ABD
Doları/Adet)

2001

2002

2003

2004

2005

2006(1-7)

968

950

654

660

635

506

Soruşturma konusu ürününün ortalama ithal
birim fiyatlarında 2001-2006 yılları arasında, 2004 yılı dışında sürekli olarak
bir düşüş görülmektedir. 2001 yılında ortalama 968 ABD Doları CIF fiyatıyla
ithal edilen ürünün ithal birim fiyatı, 2006 yılı ilk 7 ayında 506 ABD
Doları’na kadar düşmüştür.

3.3 İthalatın piyasa payı

İthalatın piyasa payı

(Yüzde )

2001

2002

2003

2004

2005

23

21

39

69

87

İthalatın piyasa payı 2001’de % 23,
2002’de % 21 düzeyinde iken, 2003 yılında ithalatta yaşanan ciddi artış ile
birlikte % 39’a yükselmiş, sonraki yıllarda da artışını sürdürerek 2005’te %
87’ye ulaşmıştır.

3.4 İthalatın yerli üretime oranı

İthalatın
yerli üretime oranı

(Yüzde)

2001

2002

2003

2004

2005

18

13

30

146

383

İthalatın yerli üretime oranı 2001-2005
yılları arasında, 2002 yılı dışında sürekli olarak artış göstererek 2005
yılında % 383’e ulaşmıştır. Bu veriler ışığında, soruşturma konusu dönem için
mutlak artışın yanında nispi artış yaşandığı da tespit edilmektedir.

4. CİDDİ ZARAR VE CİDDİ ZARAR TEHDİDİNİN
DEĞERLENDİRİLMESİ

Ciddi zarar ve ciddi zarar tehdidi
incelemesinde kullanılan yerli üretime ilişkin bilgiler, korunma önlemi
başvurusu kapsamında bilgi sunan ve yerli üretimin tamamına yakınını temsil
eden yerli üreticilerin 2001-2005 yıllarına ilişkin verilerine dayanmaktadır.

4.1 Tüketim

Tüketim

(bin adet)

2001

2002

2003

2004

2005

23

14

42

168

355

Soruşturma konusu ürünün yurt içi tüketim
adedi, 2001 yılında 23 bin adetten 2002 yılında 14 bin adete gerilemiş, sonraki
yıllarda ise sürekli olarak artış göstererek 2005 yılında 355 bin adete
ulaşmıştır.

4.2 Üretim

Üretim

(bin adet)

2001

2002

2003

2004

2005

30

22

56

79

80

Yerli üreticilerin toplam üretim
miktarının 2002 yılında % 26 düştüğü, sonraki yıllarda ise tekrar yükselişe
geçtiği görülmektedir. 2003 yılında üretim 56 bin adete ulaşmış, 2004 yılında
artış hızı azalmakla birlikte 79 bin adete yükselmiş, 2005 yılında ise
piyasanın % 111 büyümesine karşın üretim artışı % 1 dolayında gerçekleşmiştir.

4.3 Kapasite ve kapasite kullanım oranı

Üretim Kapasitesi

2001

2002

2003

2004

2005

Kapasite (bin adet)

188

188

188

195

195

Kapasite Kullanım Oranı (%)

16

12

30

41

41

Yerli üreticilerin 2001, 2002 ve 2003
yıllarında 188 bin adet olan toplam kapasitesi 2004’te 195 bin adete
çıkarılmış, 2005 yılında da bu seviyesini korumuştur.

2001 yılındaki % 16 ve 2002 yılındaki %
12 oranında gerçekleşen kapasite kullanım oranı, 2004’te % 41’e yükselmiş, 2005
yılında ise aynı düzeyde kalmıştır.

4.4 Yerli üretimin piyasa payı

Yerli üretimin piyasa payı

(Yüzde)

2001

2002

2003

2004

2005

77

79

61

31

13

Yerli üretimin piyasa payı 2001 yılındaki
% 77 seviyesinden 2003 yılında % 61’e gerilemiş, sonraki yıllarda bu eğilim
devam ederek 2005 yılında % 13’e düşmüştür.

4.5 Yurt içi satışlar

Yurt
içi Satışlar (üretimden)

(bin
adet)

2001

2002

2003

2004

2005

18

11

26

52

46

Yerli üreticilerin üretimden yurt içi
satışları 2002 yılında % 39 oranında düşmüş, 2003 ve 2004 yıllarında ise artış
göstermiştir. Yurt içi satışlarda 2005 yılında ise % 12 oranında düşüş
gerçekleşmiştir.

4.6 Stoklar

Dönem Sonu Stoklar

(bin adet)

2001

2002

2003

2004

2005

1,4

2,0

1,6

2,1

5,9

Yerli üreticilerin dönem sonu stoklarının
2002 yılında % 37 oranında arttığı, 2003 yılında ise % 20 oranında azaldığı
görülmektedir. Sonraki yıllarda sürekli olarak artış gösteren stoklar, 2005
yılında, incelenen dönemin en yüksek değerine ulaşmıştır.

4.7 İstihdam

İstihdam

(Kişi)

2001

2002

2003

2004

2005

471

388

686

914

832

Soruşturma konusu dönemde yerli
üreticilerin istihdam rakamları dalgalı bir seyir izlemiştir. 2002 yılında % 18
azalan istihdam, 2003 ve 2004 yıllarında artış göstermiş, 2005 yılında ise % 9
oranında düşerek 832’ye gerilemiştir.

4.8 Verimlilik

Verimlilik

(Adet/kişi)

2001

2002

2003

2004

2005

63

58

82

87

97

İstihdam edilen direkt işçi sayısı ve
üretim miktarına göre hesaplanan verimlilik oranları 2002 yılı dışında sürekli
olarak artış göstermiş, 2001-2005 yılları arasında % 53 verimlilik artışı
gerçekleşmiştir.

4.9 Kârlılık

Kârlılık

(Endeks)

2001

2002

2003

2004

2005

Zarar

100

105

94

43

Yerli üreticilerin üretimini
gerçekleştirdiği ürünlere ilişkin faaliyetleri itibariyle 2001 yılında zarar
söz konusudur. Kârlılık oranları 2002 yılı değerlerine göre endekslendiğinde
2002-2004 yılları arasında 100, 105 ve 94 olarak gerçekleşen kârlılık
endeksinin, 2005 yılında % 54 düşüşle 43’e gerilediği tespit edilmiştir.

4.10 Fiyat kırılması

İthalatta Korunma Önlemlerine İlişkin
2006/12 sayılı Tebliğ’in 3. maddesinde "Yerli üretimin ağırlıklı ortalama
yurt içi satış fiyatı ile ithal edilen maddelerin ağırlıklı ortalama fiyatları
karşılaştırılmıştır. Bu çerçevede, yerli üretimin yurt içi satış fiyatı ithal
mallar tarafından, silindir hacmi 125 cm3’ü geçmeyen motosikletlerde 2002’de
%54, 2004’te %32 ve 2005’te %35 oranlarında; silindir hacmi 125 cm3 ve
üzerindeki motosikletlerde ise 2004’te %41, 2005’te %46 oranlarında
kırılmıştır." hükmü yer almaktadır.

Soruşturma sürecinde, 2006 yılı ilk 7 ayı
itibariyle soruşturma konusu ürünün ithal edilenleri ile yerli üretilenlerinin
fiyatları karşılaştırılarak fiyat kırılması oranları hesaplanmıştır. Buna göre
2006 yılında ithal ürünlerin, yerli ürünlerin fiyatlarını ürün çeşitlerine göre
farklılaşmakla birlikte % 15 ile % 49 arasında değişen oranlarda kırdığı tespit
edilmiştir.

5. ÖNGÖRÜLMEYEN GELİŞME

Yeni Türk Lirası’nın (YTL) on dokuz ülke
parasına göre hesaplanmış yıl sonu reel efektif kur endeksi aşağıda
sunulmaktadır.

Reel Döviz Kuru

(1995=100)

2001

2002

2003

2004

2005

116,3

125,4

140,6

143,2

171,3

Kaynak : TCMB

Fiyat endeksi olarak tüketici
fiyatlarının kullanıldığı endeksteki artışlar YTL’deki değerlenmeyi
göstermektedir. Buna göre, YTL, 2001 yılından itibaren yıllık olarak sırasıyla
% 8, % 12, % 2 ve % 20 oranlarında reel değer kazancı yaşamıştır. Diğer bir
ifadeyle YTL 2005 yılında 2001 yılına göre % 47 oranında reel olarak daha
değerli bir seviyeye gelmiştir. YTL, döviz karşısında değerlenirken, aynı
süreçte ithal motosiklet fiyatlarının ABD Doları bazında sürekli olarak düşüş
göstermesi (2001-2005 yılları arasında % 31 oranında düşüş), ithalatın
gerçekleşme koşullarına ilişkin en önemli öngörülmeyen gelişme olarak dikkat
çekmektedir.

Diğer taraftan YTL’nin döviz karşısında
değerlenme süreci 2006 yılı ilk 7 ayı itibariyle yavaşlama eğilimine girerken,
bu dönemde ithal birim fiyatların daha hızlı şekilde düşmesi (% 23 oranında) ve
ithalatın bir önceki yılın aynı dönemine göre % 210 oranında artması, ithal
birim fiyatlarının öngörülmeyen ölçüde düşüşünün 2006 yılında ithal ve yerli
ürün arasındaki fiyat farkının açılmasına yol açmak suretiyle ithalat artışını
hızlandırdığını göstermektedir.

2001-2005 döneminde Türk ekonomisinin
yapısal göstergeleri yerli motosiklet üretiminde maliyetleri düşürücü bir tablo
sunmazken, ithal ürün ortalama fiyatlarındaki düşüş, ithalat artışının yerli
üretim üzerindeki olumsuz etkisini daha da şiddetlendirmiştir.

6. NEDENSELLİK İLİŞKİSİNİN
DEĞERLENDİRİLMESİ

Soruşturma konusu ürünün ithalatı 2002
yılından itibaren sürekli olarak yükselmiş, 2004 yılında % 582, 2005 yılında %
116 oranında yükselen ithalat son iki yılda keskin ve ani şekilde artış
göstermiştir. Aynı dönemde yerli üretimin piyasa payı, 2003 yılındaki % 61
seviyesinden, 2004 yılında %31’e, 2005 yılında ise %13’e düşmüştür. Diğer
üretim göstergelerinde de özellikle 2004 ve 2005 yıllarında belirgin bozulmalar
olduğu dikkate alındığında ithalatın artışı ve gerçekleşme koşulları ile yerli
üretimin ciddi zarar ve ciddi zarar tehdidi ile karşı karşıya kalması arasında
bir nedensellik ilişkisi olduğu tespit edilmiştir.

Yerli üreticilerin 2002 yılında % 9
düşüşle 11 bin adete inen yurtdışı satışları, 2003 yılında % 185 oranında
artışla 31 bin adete yükselmiştir. Sonraki yıllarda dalgalı bir seyir izleyen
yurtdışı satışlar 2005 yılında 2003 yılındaki düzeyinde gerçekleşmiştir. Bu
çerçevede üretim göstergelerinde görülen bozulmanın firmaların ihracata
yönelmelerinden kaynaklanmadığı anlaşılmaktadır.

Yerli üretici firmalar soruşturma konusu
dönem boyunca bir rekabet ortamında faaliyet göstermiş olup, piyasaya son
yıllarda katılan yeni bir üretici firma bulunmamaktadır. Yurtiçi satış ve
ithalat verileri incelendiğinde soruşturma konusu ürününün yurtiçi tüketiminde
bir düşüş olmadığı, aksine büyük bir artış gerçekleştiği tespit edilmiştir. Öte
yandan, yerli sektörün üretim kapasitesi değerlendirildiğinde, kapasitenin 2005
yılı iç piyasa talebini aşan boyutta olmadığı anlaşılmaktadır. Ürün geliştirme
açısından, soruşturma konusu ürüne ilişkin geliştirilen alternatif ithal
ürünlere yerli üreticiler kısa sürede karşılık verebilme yeterliliği
taşımaktadırlar. Yerli üreticilerin sağladığı verilerin incelenmesinden yeni yatırımlardan
kaynaklanan yüksek değerde amortisman giderlerinin olmadığı ve çalışma
sermayesi darlığının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Ayrıca soruşturma konusu
dönemde tüketici tercihlerindeki değişiklikler, soruşturma konusu malın cins,
kalite, nitelik gibi özelliklerinden daha çok, temel olarak maliyet unsurlarına
dayanmaktadır.

Bu tespitler ışığında soruşturma konusu
ürünün artan ithalatı dışında ciddi zarar ve ciddi zarar tehdidine neden
olabilecek diğer faktörlerin etkisinin bulunmadığı anlaşılmakta, soruşturma
konusu ürünün ithalatının seyri ve gerçekleşme koşulları ile yerli üretim
göstergeleri birlikte değerlendirildiğinde, üretim göstergelerindeki bozulmanın
ithalat artışından kaynaklandığı sonucuna varılmaktadır.

7. DEĞERLENDİRME VE SONUÇ

Soruşturma konusu ürününün ithalatı
2002-2005 yılları arasında sürekli olarak artış göstermiş, bu artış 2006
yılının ilk 7 ayında da devam etmiştir. 2005 yılında yıllık ithalat miktarı,
2001 yılına göre % 6080 oranında artarak 308 bin adete yükselmiş olup, 2006
yılının yalnızca ilk 7 ayında gerçekleşen ithalat miktarı (498 bin adet) 2005
yılının tamamına ait düzeyin de üzerine çıkmıştır. Soruşturma konusu dönem
içerisinde bir yandan YTL döviz karşısında değerlenirken, diğer yandan ithal
ürünün ABD Doları cinsinden ortalama birim fiyatının her yıl daha da düşüş
göstermesi, ithal ürünlerin daha çok tercih edilmesine yol açan en önemli
öngörülmeyen gelişme olarak değerlendirilmektedir. YTL’nin döviz karşısında
değerlenmesi süreci ile birlikte ithal birim fiyatlarının sürekli şekilde
düşmesi, ithal ve yerli ürün arasındaki rekabet koşullarını bozucu bir
öngörülmeyen gelişme olarak, ithal ürünün yerli ürünün fiyatını kırmasına,
ithalatın ciddi oranlarda artış göstermesine ve piyasa payını artırmasına yol
açmıştır.

Soruşturma konusu dönemin sonuna doğru
yerli üretime ilişkin yurtiçi satışlar, stoklar, yerli üretimin piyasa payı,
istihdam ve kârlılık gibi göstergeler olumsuzlaşmış; 2002-2006 yılları arasında
soruşturma konusu ürünün ithal edilenlerinin, yerli üretilenlerin fiyatlarını %
15 ila % 54 arasında değişen oranlarda kırdığı tespit edilmiştir.

Diğer faktörlerin söz konusu bozulma
üzerinde etkisi olmadığından hareketle, soruşturma konusu ürüne ilişkin
ithalatın seyri ve gerçekleşme koşullarının yerli üretim üzerinde ciddi zarar
ve ciddi zarar tehdidine yol açtığı sonucuna varılmıştır.