← Tüm mevzuat · Uygulamada aç

İTHALATTA HAKSIZ REKABETİN ÖNLENMESİNE İLİŞKİN TEBLİĞ(2008/30)

Tebliğler · Resmî Gazete: 2008-08-26

Resmî kaynak: https://kms.kaysis.gov.tr/Home/Goster/38590

Giriş

İTHALATTA HAKSIZ REKABETİN ÖNLENMESİNE İLİŞKİN
TEBLİĞ

(2008/30)

BİRİNCİ KISIM

Genel Bilgi ve İşlemler

MADDE 1 – Başvuru ve soruşturma

MADDE 1 – (1) 4412 sayılı Kanunla
değişik 3577 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanun,
20/10/1999 tarihli ve 99/13482 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında
Karar ve 30/10/1999 tarihli ve 23861 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan
İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmelik (Yönetmelik) hükümleri
çerçevesinde yerli üretim dalı tarafından yapılan başvuru üzerine Hindistan
menşeli "polietilen tereftalat (PET) filmler"in ithalatına ilişkin
olarak 6/2/2008 tarihli ve 26779 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe
giren İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin 2008/8 sayılı Tebliğ ile
başlatılan sübvansiyon soruşturmasında geçici karar aşamasına gelinmiştir.

MADDE 2 – Kapsam

MADDE 2 – (1) Bu Tebliğ, 4412 sayılı
Kanunla değişik 3577 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında
Kanun, 20/10/1999 tarihli ve 99/13482 İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi
Hakkında Karar ve 30/10/1999 tarihli ve 23861 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan
İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmelik (Yönetmelik) hükümleri
çerçevesinde yürütülen sübvansiyon soruşturması sonucunda alınacak karara esas
teşkil edecek geçici bilgi ve bulguları içermektedir.

MADDE 3 – Bilgilerin toplanması, değerlendirilmesi ve ilgili tarafların bilgilendirilmesi

MADDE 3 – (1) Soruşturma açılmasını
müteakip, söz konusu ürünün tespit edilen ithalatçılarına, Hindistan’da
yerleşik bilinen üretici/ihracatçılara ve ayrıca anılan ülkede yerleşik diğer
üretici/ihracatçılar ile Hindistan yetkili makamlarına iletilebilmesini
sağlamak amacıyla Hindistan’ın Ankara Büyükelçiliğine soru formları
gönderilmiştir.

(2) Taraflara soru formunu yanıtlamaları için posta süresi dahil 37 gün süre
tanınmış olup, tarafların süre uzatımı yönündeki makul talepleri
karşılanmıştır.

(3) Yerli üretim dalı, soruşturmanın başlangıcından itibaren Müsteşarlığımız
ile işbirliği içinde olmuş ve gerektiğinde talep edilen ilave bilgileri temin
etmiştir.

(4) Ayrıca, 2007 yılında ithalat gerçekleştirdiği tespit edilen ithalatçı
firmalara da soru formu gönderilmiş, bu firmaların 18’inden yanıt alınmıştır.

(5) "Üretici-ihracatçı soru formuna" yanıt veren ve soruşturmanın bu
aşamasına kadar işbirliğinde bulunan üretici-ihracatçı firmalar, Ester
Industries Ltd. (Ester), Uflex Limited (Uflex), SRF Limited (SRF)’dir.

(6) Soruşturma açılmasını müteakip, soruşturma konusu ülkenin Büyükelçiliğine
ve bilinen üretici-ihracatçı firmalara şikayetin gizli olmayan metni ve
soruşturma açılış Tebliği gönderilmiştir.

(7) Ayrıca, ilgili taraflardan alınan bilgi ve belgelerin gizli olmayan
özetleri talep eden bütün ilgili tarafların bilgisine sunulmaktadır.

(8) Tüm taraflara soruşturmanın bu aşamasına kadar, soruşturma ile ilgili
görüşlerini ve bu görüşlerle alâkalı belgeleri sunma imkanı verilmiştir.

MADDE 4 – Soruşturma dönemi

MADDE 4 – (1) Sübvansiyon belirlemesi
için 1/1/2007-31/12/2007 dönemi soruşturma dönemi (SD) olarak kabul edilmiştir.

MADDE 5 – Soruşturma konusu madde

MADDE 5 – (1) Başvuruya konu olan
madde 3920.62.19.00.00, 3920.69.00.00.00 ve 3921.90.19.00.00 gümrük tarife
istatistik pozisyonları (GTİP) altında ithalatı gerçekleştirilen polietilen
tereftalat filmlerdir (PET film). PET film, polietilen çip olarak adlandırılan
polietilen teraftalat maddesinden elde edilen bir filmdir. PET film ince ve
kalın olarak iki kategoride değerlendirilmektedir. Geniş bir kullanım alanına
sahip PET filmler özellikle ambalaj, tekstil sanayi, görüntüleme teknolojileri,
elektrikli aletler ile manyetik medya üretimi gibi alanlarda kullanılmaktadır.

MADDE 6 – Yerinde doğrulama soruşturması

MADDE 6 – (1) Yönetmeliğin 21 inci
maddesi çerçevesinde yerli üretim dalı nezdinde yerinde doğrulama soruşturması
gerçekleştirilmiştir.

İKİNCİ KISIM

Sübvansiyona İlişkin Ara Belirlemeler

MADDE 7 – Ön lisans programı (ÖLP) ve ithalat vergisi muafiyeti

MADDE 7 – (1) Bu programın yasal
dayanağı Hindistan Hükümeti tarafından hazırlanan "İhracat İthalat
Politikası Belgesi" (İİPB) ile "Prosedürler El Kitabı (PEK)"
belgesinin 4 üncü bölümleridir.

a. Programın içeriği

(1) Bu program çerçevesinde ihracatçılar ihraç ettikleri ürünün üretim
sürecinde ihtiyaç duydukları maddeleri gümrük vergilerinden muaf olarak ithal
edebilmektedirler. Ön lisanslar üretici/ihracatçılar, üreticilerle
bağlantılı tacir/ihracatçılar ile belirli koşullarda diğer yerli üreticiler
tarafından kullanılabilmektedir.

(2) Ön lisanslardan aşağıda ayrıntıları verilen işlemleri gerçekleştirenler
yararlanabilmektedir:

i. Fiziksel ihracat

(1) Fiziksel ihracat koşuluna bağlı olarak ön lisans verilmesi bu programın
temel bölümünü oluşturmaktadır. Bu alt-program sayesinde ihraç edilen nihai
ürünün üretiminde kullanılan girdilerin vergiden muaf olarak ithali mümkün
olmaktadır. Bu kapsamda verilen ön lisans belgelerinde, yapılacak ithalata
karşılık olarak hangi üründen ne miktarda ve ne değerde ihracat yapılması
gerektiği belirtilmektedir. Gümrük vergisinden muaf olarak ithalat
gerçekleştiren firmalar ön lisans çerçevesinde yapmaları gereken ihracatı
gerçekleştirene kadar vergi yükümlülüğünü üzerlerinde taşımaya devam
etmektedirler.

(2) Bu program çerçevesinde ithalatına izin verilen girdi miktarı ile ihraç
edilmesi gereken nihai ürün miktarı Hindistan Hükümeti tarafından yayımlanan
Standart Girdi-Çıktı Oranları (SGÇO) belgesinde gösterilmektedir.

ii. Yıllık koşul

(1) Bu alt-program çerçevesinde verilen ön lisansların temel farkı, lisansın
ihraç edilecek belirli bir ürün için değil bir ürün grubu için verilmesidir. Bu
programdan yararlanan lisans sahibi, geçmişteki ihracat performansına bağlı
olarak belirlenen miktardaki herhangi bir girdiyi vergiden muaf olarak ithal
edebilmektedir.

iii. Ara-mal tedariki

(1) Bu alt program, tek bir ihraç ürünü üretmek amacıyla üretim sürecini ikiye
ayıran iki farklı üretici tarafından kullanılabilmektedir. Bu program
çerçevesinde, üreticilerden birisi nihai ürünü üreten üretici/ihracatçının
ihtiyaç duyduğu ara girdiyi üretirken, bahse konu ara girdinin üretiminde
kullanmak üzere vergiden muaf ithalat yapabilmektedir. Burada ihracat
yükümlülüğü nihai ürünü üreten üreticidedir.

iv. Varsayılan ihracat

(1) Bu alt-program çerçevesinde İİPB’de sayılan kategorilerde yer alan Hindistan’da
yerleşik müşterilere yapılan satışlar ihracat kabul edilerek üretimde ihtiyaç
duyulan girdilerin vergiden muaf ithali mümkün kılınmaktadır. Bahse konu
maddede sayılan kategorilere örnek olarak ihracat yönelimli
birimler/işletmeler, ihracat işleme bölgeleri ve özel ekonomik bölgeler
gösterilebilir. Bu kapsamda yapılan işlemlerde, aslında satılan ürün ülkeyi
terk etmemektedir.

v. Ön ibra emri (ÖİE)

(1) Bu program kapsamında, ön lisans sahibi işletme, ihtiyaç duyduğu girdiyi
ithal etmek yerine yerli kaynaklardan tedarik etme yoluna gidebilmektedir. Bu
durumda bahse konu lisans ÖİE belgesi haline gelmekte ve belgedeki ürünlerin
tesliminde yerli tedarikçiye ciro edilmekte, ÖİE belgesi kendisine ciro edilen
yerli tedarikçi yaptığı işlem varsayılan ihracat kategorisinde
değerlendirildiği için varsayılan ihracat programının sunduğu avantajlardan
yararlanma hakkı kazanmaktadır. Firma, lisans sahibi ihracatçının yararlanacağı
vergi iadesi avantajından yararlanabilmektedir.

vi. Yurtiçi akreditif

(1) Bu alt program da yerli tedarikçilere avantaj sağlamaya yönelik olarak
işlemektedir. Buna göre ön lisans sahibi bir işletme herhangi bir bankaya
başvurarak yerli tedarikçiye verilmek üzere bir akreditif açtırabilmektedir.
Banka bu durumda, lisans belgesini ithalat işlemleri için hükümsüz kılarak ön
lisans belgesinin yerli tedarikçiden satın alınacak ürünler için geçerli hale
gelmesini sağlamaktadır. Yerli tedarikçi firmanın lisans sahibi işletmeye
yaptığı satışlar ihracat sayılmakta ve firma İİPB kapsamında vergi iadesi
avantajlarından yararlanabilmektedir.

b. Değerlendirme

(1) Yukarıda işleyişleri açıklanan programlar incelendiğinde;

- Hindistan Hükümetinin, program çerçevesinde ne kadar girdi ithal edilip
bunların ne kadarının ihraç edilen ürünlerde kullanıldığına ilişkin etkin
şekilde işleyen bir doğrulama sistemine sahip olmadığı yönünde ciddi bulgular
olduğu, bu bağlamda programdan yararlanan firmalara tanınan vergisiz ithalat
yapma olanağının Sübvansiyonlar ve Telafi Edici Önlemler Anlaşmasının (Anlaşma)
"İhracat Sübvansiyonları Olarak İkame Geri Verme Sistemlerinin
Belirlenmesinde İlkeler" başlıklı III. Eki (Ek III) çerçevesinde ihracat
sübvansiyonu olduğu;

- Bahse konu programın İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında
Yönetmelik’in 12. maddesi çerçevesinde Hindistan Hükümetince verilen ve
programdan yararlananlara fayda sağlayan bir mali katkı olduğu;

- Programı düzenleyen mevzuat incelendiğinde, programın uygulanmasının ihracat
performansına bağlı olduğunun görüldüğü, bu bağlamda Anlaşmanın 3.1 maddesi ve
EK III çerçevesinde programın ihracat sübvansiyonu olduğu ve yine Anlaşma’nın
2.3 maddesi çerçevesinde özgül bir sübvansiyon teşkil ettiği;

- Bu hususlar göz önüne alınarak programın önlem alınabilir nitelikte olduğu
değerlendirilmiştir.

c. İşbirliğine gelen firmaların durumu ve hesaplamalar

(1) Hindistan’da yerleşik firmalardan soru formuna yanıt vererek işbirliğine
gelen SRF firması ile Uflex firması yukarıda detayları açıklanan programdan
yararlandıklarını beyan etmişlerdir.

(2) SRF firmasının soru formuna verdiği yanıtlar incelendiğinde program kapsamında
iki adet ön lisans belgesi alındığı, buna karşılık bu lisanslarla beş adet
ithalat işlemi gerçekleştirildiği tespit edilmiştir.

(3) Uflex firmasının ise program kapsamında soruşturma dönemi içerisinde üç
adet lisans kullanarak 95 adet ithalat işlemi gerçekleştirdiği, bunların 32
tanesinin soruşturma konusu ürünle ilgisi bulunduğu tespit edilmiştir.

(4) Hesaplamada işlemin pay kısmına bahse konu lisanslar kapsamında ödenmeyen
vergi miktarlarından programdan yararlanmak için ilgili makamlara ödenen
başvuru ücretleri düşülmek suretiyle tespit edilen miktar yazılmıştır.
İncelenen program kapsamında gümrük vergisi ödenmeden ithal edilen girdilerin
hangi ihracat işlemi ile doğrudan ilişkisi bulunduğu tespit edilemediğinden kesir
işleminin payda kısmında firmaların soruşturma konusu üründeki toplam ihracat
satışlarının değerine yer verilmiştir. Bu şekilde hesaplanan sübvansiyon
oranları SRF firması için % 0.13, Uflex firması için ise % 3.32
olarak hesaplanmıştır.

MADDE 8 – Vergi Hibesi

MADDE 8 – (1) Bu programın yasal
dayanağı Hindistan Hükümeti tarafından hazırlanan İİPB ile PEK belgesinin 4
üncü
bölümleridir.

a. Programın içeriği

(1) Bu programdan tüm ihracatçı/üreticiler ile tacir/ihracatçılar
yararlanabilmektedir. İhracatçı, ihracatını gerçekleştirdiği sırada ilgili
makamlara başvurarak vergi hibesinden yararlanmayı talep edebilmektedir. Bu
bağlamda, gerçekleştirilen ihracatın değerinin belirli bir yüzdesi kadar
hibeden yararlanılabilmektedir.

(2) İhracatçının başvurusu üzerine yetkili makamlarca bir ihracat sevkiyat
belgesi hazırlanmakta, bu belgede bahse konu ihracat için ne kadar hibeye hak
kazanıldığı bilgisi de yer almaktadır. Belgeyi alan her ihracatçı Hindistan
Hükümetince ayrım gözetilmeksizin bu hibeden yararlandırılmaktadır.

(3) Hindistan Hükümeti hangi ürün ihracatının hangi oranda hibe hakkı
doğuracağını ilan etmektedir. Oranlar tespit edilirken SGÇO referans olarak
alınmakta; ihraç edilen ürün için ne kadar ithal girdi kullanıldığına ilişkin
varsayımlardan hareket edilmektedir. Bununla beraber, bahse konu ürün için
gerçekten ithalat yapılması zorunluluğu bulunmamaktadır.

(4) Hükümet tarafından verilen bu hibe sadece ithalatta karşılaşılan gümrük
vergisinin ödenmesi için kullanılabilmektedir. Bu hibeyi kullanan ihracatçının
ithal ettiği maddeyi üretiminde kullanması zorunluluğu bulunmamaktadır, ayrıca
hibe miktarının belirlenmesinde gerçekte ne kadar ithal girdi kullanıldığı da
göz önüne alınmamaktadır.

b. Değerlendirme

(1) Bahse konu programın incelenmesi neticesinde,

- Anılan program çerçevesinde vergi hibesinden yararlanan firmanın ihracat yapmak
dışında herhangi bir mükellefiyet altına girmeden karşılıksız bir kaynağa
erişiminin söz konusu olduğu ve bu bağlamda söz konusu hibenin İthalatta Haksız
Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmelik’in 12. Maddesi çerçevesinde Hindistan
Hükümetince verilen ve programdan yararlananlara fayda sağlayan bir mali katkı
teşkil ettiği;

- Verilen vergi hibesi sadece ithalattaki gümrük vergilerine mahsuben
kullanılabilmesi ve Anlaşmanın 1.1(a)1(ii) maddesi çerçevesinde Hindistan
Hükümeti’nin vergi gelirinden feragat etmesinin söz konusu olması nedeniyle
programın bir sübvansiyon olduğu;

- Programı düzenleyen mevzuat incelendiğinde, programın uygulanmasının ihracat
performansına bağlı olduğunun görüldüğü bu bağlamda Anlaşmanın 3.1 maddesi
hükmünce programın ihracat sübvansiyonu olduğu ve yine Anlaşma’nın 2.3 maddesi
çerçevesinde özgül bir sübvansiyon teşkil ettiği;

- Bu hususlar göz önüne alınarak programın önlem alınabilir nitelikte olduğu
değerlendirilmiştir.

c. İşbirliğine gelen firmaların durumu ve hesaplamalar

(1) İşbirliğine gelen üretici/ihracatçılar arasında yukarıda detayları
açıklanan programdan Uflex firması ile Ester firmasının yararlandığı tespit
edilmiştir.

(2) Firma tarafından sunulan belgeler ışığında, Uflex firmasının soruşturma
konusu üründe Türkiye’ye gerçekleştirdiği 19 işlemi referans göstererek 8 vergi
hibesi lisansı kullandığı tespit edilmiştir. Buna karşılık Ester firmasının
soruşturma döneminde soruşturma konusu üründe Türkiye’ye yaptığı 44 ihracat
işlemini referans göstererek 20 adet lisans elde ettiği belirlenmiştir.

(3) İhracat işleminin gerçekleştiği tarihte firmaların elde edecekleri faydanın
miktarını tam olarak biliyor olmaları nedeniyle program kapsamında elde edilen
faydanın doğuş tarihi olarak lisans belgesine kaynaklık eden ihracat işleminin
tarihi esas alınmıştır.

(4) Bahse konu lisanslar ile Türkiye’ye gerçekleştirilen ihracat arasındaki
ilişki tam olarak gösterilebildiğinden hesaplamada soruşturma döneminde
Türkiye’ye gerçekleştirilen her bir ihracat işlemi sonucunda alınmasına hak
kazanılan hibe miktarından program için ödenen başvuru ücretlerinin çıkarılması
suretiyle bulunan değer kesir işleminde pay olarak kabul edilmiş, payda kısmında
ise soruşturma konusu ürününün Türkiye’ye ihracatının tutarına yer verilmiştir.

(5) Bu şekilde hesaplanan sübvansiyon oranı Uflex firması için % 6.59, Ester
firması için ise % 5.64 olarak tespit edilmiştir.

MADDE 9 – Sermaye malları ithalatı teşvik programı

MADDE 9 – (1) Bu programın yasal
dayanağı Hindistan Hükümeti tarafından hazırlanan İİPB’nin 5 inci bölümüdür.

a. Programın içeriği

(1) Bu programdan üretici/ihracatçılar, üreticilerle ilişkili olan tacir
ihracatçılar ve hizmet sağlayıcılar faydalanabilmektedir. Program çerçevesinde,
üretim öncesinde ve sonrasında kullanılmak üzere yeni veya on yaşına kadar
ikinci el sermaye mallarının ithalatta uygulanan mevcut vergiden daha düşük bir
oranla ithal edilmesi mümkündür. Bununla beraber, bu avantajdan yararlanan
firmalar için sekiz yıl içerisinde, elde edilen vergi avantajının sekiz katı
kadar ihracat yapma zorunluluğu bulunmaktadır.

b. Değerlendirme

(1) Bahse konu programın incelenmesi neticesinde,

- Anılan program çerçevesinde sermaye malları ithalatında vergi avantajından
yararlanan firmaların karşılıksız olarak sağlanan bir kaynaktan yararlandıkları
ve bu bağlamda söz konusu avantajın İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi
Hakkında Yönetmelik’in 12. Maddesi çerçevesinde Hindistan Hükümetince verilen
ve programdan yararlananlara fayda sağlayan bir mali katkı olduğu;

- Vergi avantajının sadece ithalattaki vergiye mahsuben kullanılabilmesi ve
Anlaşmanın 1.1(a)1(ii) maddesi çerçevesinde Hindistan Hükümeti’nin vergi
gelirinden feragat etmesinin söz konusu olması nedeniyle programın bir
sübvansiyon olduğu;

- Programı düzenleyen mevzuat incelendiğinde, programın uygulanmasının ihracat
performansına bağlı olduğunun görüldüğü, programdan yararlanmak isteyen
firmaların ihracat taahhüdünde bulunma zorunluluğunda olduğu, bu bağlamda
Anlaşmanın 3.1 maddesi hükmünce programın ihracat sübvansiyonu olduğu ve yine
Anlaşma’nın 2.3 maddesi çerçevesinde özgül bir sübvansiyon teşkil ettiği;

- Bu hususlar göz önüne alınarak programın önlem alınabilir nitelikte olduğu
değerlendirilmiştir.

c. İşbirliğine gelen firmaların durumu ve hesaplamalar

(1) Kendilerine gönderilen soru formlarına yanıt vermek suretiyle işbirliğine
gelen Hindistan’da yerleşik üretici/ihracatçıların tamamının bu programdan
yararlandığı sundukları bilgi ve belgeler ışığında tespit edilmiştir.

(2) SRF firmasının bahse konu programdan 2004 yılında, Ester firmasının 1997,
1998, 2003, 2004, 2005, 2006 ve 2007 yıllarında, Uflex firmasının ise 1997,
2001, 2002, 2003, 2004, 2005, 2006 ve 2007 yıllarında yararlanarak çeşitli
sermaye malı ithalatı gerçekleştirdikleri tespit edilmiştir.

(3) 2008/6 Sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ ile
İlgili Uygulama Usul ve Esasları’nın (UUE) 18 inci maddesi hükmü uyarınca sabit
varlıkların alınmasıyla ilişkilendirilebilecek nitelikte olan tekerrür etmeyen
sübvansiyonlar söz konusu olduğunda, önlem alınabilir sübvansiyon miktarı bu
varlıkların ilgili üretim dalında geçerli olan normal amortisman süresine
sübvansiyon değerinin yayılması suretiyle hesaplanır. Bu bağlamda amortisman
süresi olarak firmalar tarafından beyan edilen 19 yıllık süre esas alınmıştır.
UUE’nın bahse konu maddesine uygun olarak mezkur program kapsamında SD
öncesinde verilen ve sabit varlıkların alınmasıyla ilişkilendirilebilecek
nitelikteki tekrarlanan bir sübvansiyon söz konusu olduğundan amortisman dönemi
içerisinde kalan SD öncesindeki yıllar için de tahakkuk eden fayda göz önüne
alınmış ve uygun miktarın SD’ye dağıtılması yoluna gidilmiştir. Alıcının elde
ettiği faydanın hesaplanması için uygun yıllık ticari faiz haddinin SD’ye düşen
kısmı da göz önüne alınmıştır.

(4) Hesaplamada kullanılacak uygun ticari faiz haddinin tespitine ilişkin
olarak, bahse konu firmalardan program kapsamında gerçekleştirdikleri
işlemlerle eş dönemli olarak kullandıkları uzun vadeli kredilere ilişkin bilgi
istenmiştir. Gelen yanıtların incelenmesi sonucunda kullanılan kredilerin
program kapsamındaki faydaya oranla karşılaştırılabilir olmadığının tespit
edildiği hallerde IMF’ten elde edilen yıllık ortalama faiz istatistikleri kullanılmıştır.
Hindistan Merkez Bankası’ndan elde edilen ulusal istatistikler Hindistan mali
yılı olan 1 Nisan-31 Mart dönemini kapsadığından IMF’ten elde edilen yıllık
ortalama uzun vadeli kredi faizlerine ilişkin istatistikler tercih edilmiştir.
Elde edilen toplam sübvansiyondan başvuruya ilişkin masraflar düşülmüş, SD’ye
yansıyan faydanın hesaplanmasının ardından payda olarak soruşturma konusu
ürünün toplam ihracat tutarı kullanılmıştır. Bu şekilde hesaplanan sübvansiyon
miktarları SRF firması için % 0.01, Ester firması için % 1.95, Uflex firması
için ise % 1.73 olarak belirlenmiştir.

MADDE 10 – İhracat kredisi

MADDE 10 – (1) Bu programın yasal
dayanağı Hindistan Merkez Bankası (HMB)tarafından çıkarılan ve güncellenen Ana
Sirkülerlerdir.

a. Programın içeriği

(1) İhracat kredileri ihracat öncesi ve sonrası olmak üzere ikiye
ayrılmaktadır. Bu krediler de kendi içlerinde yerli para ve döviz cinsinden
krediler olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Programdan üretici/ihracatçılar ile
tacir/ihracatçılar yararlanabilmektedir.

(2) Program kapsamında HMB tarafından bu tip krediler için uygulanabilecek faiz
oranı tavanları belirlenmektedir. 2 Temmuz 2007 tarihli HMB Sirkülerine göre
yerli para cinsinden krediler için faiz haddi bankalar arası borçlanma faizinin
%2,5 altında olarak tespit edilmiştir.

(3) Döviz cinsinden kredilerde ise faiz hadleri ihracat öncesi ve sonrası için
değişiklik arz etmektedir. İhracat öncesi
kredilerde 180 güne kadar vadeli kredilerde faiz haddi LIBOR/EURO veya
LIBOR/EUROBOR’un %1 fazlası, 180 günden uzun vadeli krediler için ise %2
fazlasını geçemeyecektir. İhracat sonrası kredilerde ise faiz haddi LIBOR/EURO
veya LIBOR/EUROBOR’un %1 fazlası kadar
olacaktır. Her koşulda, bahse konu program ile ihracatçı firmalara
piyasa faiz haddinden daha düşük oranlarda borçlanma olanağı tanınmaktadır.

b. Değerlendirme

(1) Anılan programın incelenmesi neticesinde,

- Bahse konu program özel bankalar aracılığı ile yürütülse de düzenlemenin HMB
tarafından yapılması ve yapılan bu düzenlemelere tüm özel bankaların uyması
zorunluluğu nedeniyle program Hindistan Hükümetince verilen mali bir katkı
olarak değerlendirilmiştir. Ayrıca, söz konusu programın kullanıcı firmalar
için borçlanma maliyetini düşürmesi, anılan işletmeler için bir faydanın
doğduğuna işaret etmektedir.

- Programı düzenleyen mevzuat incelendiğinde, programdan sadece ihracatçı
firmaların yararlanabildiği, bu bağlamda Anlaşmanın 3.1 maddesi hükmünce
programın ihracat sübvansiyonu olduğu ve yine Anlaşma’nın 2.3 maddesi
çerçevesinde özgül bir sübvansiyon teşkil ettiği;

- Bu hususlar göz önüne alınarak programın önlem alınabilir nitelikte olduğu
değerlendirilmiştir.

c. İşbirliğine gelen firmaların durumu ve hesaplamalar

(1) İşbirliğine gelen firmalar arasındaki Ester firması ile Uflex firmasının
bahse konu programdan yararlandığı tespit edilmiştir.

(2) Faydanın tespitinde, firmaların normal şartlar altında ticari kredi
kullanmış olmaları halinde ödemeleri gereken faiz ile programdan yararlanarak
daha az miktarda ödedikleri faiz arasındaki fark göz önüne alınmıştır. Ticari
faiz hadlerinin hesaplanmasında firmalar tarafından sunulan veriler esas
alınmıştır. Hesaplamada kesir işleminin payda kısmında ise SD’de
gerçekleştirilen toplam ihracat miktarı kullanılmıştır. Bu şekilde hesaplanan
sübvansiyon oranı Ester firması için %2.35, Uflex firması için ise %0.72’dir.

MADDE 11 – İhracata yönelik birimler/özel ekonomik bölge programı

MADDE 11 – (1) Bu programın yasal
dayanağı Hindistan Hükümeti tarafından hazırlanan İİPB ile PEK belgesinin 6 ve
7 nci bölümleridir.

a. Programın içeriği

(1) Programlardan, üretimlerinin tamamını veya büyük kısmını ihraç eden
firmalar yararlanabilmektedirler. Bahse konu firmalar, yasaklı olmamak kaydıyla
her türlü ürünün ihracatını gerçekleştirebilirler ve program kapsamında sermaye
malları dahil olmak üzere her türlü maddeyi gümrük vergilerinden muaf olarak
ithal edebilirler.

(2) Programdan yararlanmak isteyen firmalar, gelecek beş yıla ilişkin olarak
planladıkları üretim miktarını, öngörülen ihracat tutarını, ithal ve yerli
girdi kullanımlarını içeren detaylı bir başvuru hazırlamaktadırlar. Başvurunun
kabul edilmesi halinde kabulün şartları firmaya bildirilmektedir.

(3) Firmalar için temel koşul, bu firmaların net döviz kazancının pozitif
olması, diğer bir ifadeyle firmanın yaptığı ihracat işlemleri neticesinde cari
fazla veriyor olması gerekliliğidir.

(4) Programlardan yararlanan firmalara sağlanan ayrıcalıklar şunlardır:

- Firmanın üretim faaliyetinde kullanılan sermaye malları, hammadde ve sarf
malzemeleri de dahil olmak üzere ithalattaki vergilerden muaf olarak
gerçekleştirilmesi;

- Yerli kaynaklardan tedarik edilen maddeler için özel tüketim vergilerinden
muafiyet;

- Yerli kaynaklardan tedarik edilen maddeler için merkezi satış vergilerinden
muafiyet;

- Yerli petrol firmalarından temin edilen yakıt için ödenen vergilerin iadesi;

- Nihai ürüne ilişkin vergilerin ödenmesi koşuluyla üretimin belirli bir
kısmının yurt içine satılması olanağı;

- İhracattan elde edilen gelirler için ödenmesi gereken gelir vergisinden,
firmanın faaliyete geçmesinden itibaren on yıllık bir süre (2010 yılını
geçmemek kaydıyla) için muafiyet.

b. Değerlendirme

(1) Bahse konu programın incelenmesi neticesinde,

- Anılan programlar çerçevesinde faaliyet gösteren firmalara tanınan gümrük
vergisi ile merkezi satış vergisi muafiyetinin firmalar için karşılıksız
yararlanılan bir kaynak teşkil ettiği ve bu bağlamda söz konusu muafiyetin İthalatta
Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmelik’in 12. maddesi çerçevesinde
Hindistan Hükümetince verilen ve programdan yararlananlara fayda sağlayan bir
mali katkı olduğu;

- Tanınan muafiyetin Anlaşmanın 1.1(a)1(ii) maddesi çerçevesinde Hindistan
Hükümeti’nin vergi gelirlerinden feragat etmesi anlamına gelmesi nedeniyle
programın bir sübvansiyon olarak kabul edilmesi gerektiği;

- Programı düzenleyen mevzuat incelendiğinde, programın uygulanmasının ihracat
performansına bağlı olduğunun görüldüğü bu bağlamda Anlaşmanın 3.1 maddesi
hükmünce programın ihracat sübvansiyonu olduğu ve yine Anlaşma’nın 2.3 maddesi
çerçevesinde özgül bir sübvansiyon teşkil ettiği;

- Bu hususlar göz önüne alınarak programın önlem alınabilir nitelikte olduğu
değerlendirilmektedir.

c. İşbirliğine gelen firmaların durumu ve hesaplamalar

(1) Hindistan’da yerleşik işbirliğine gelen firmalardan SRF firmasının yanıtı
incelendiğinde bu firmanın PET film üreten tesislerinden birisinin Indore Özel
Ekonomik Bölgesi’nde kurulu olduğu ve bu kapsamda bir çok programdan
yararlandığı tespit edilmiştir. Firmanın sermaye malı ithalatında gümrük
vergisi avantajlarından yararlandığı, üretimde kullandığı hammaddeleri
gümrüksüz olarak tedarik edebildiği, iç piyasadan tedarik ettiği hammaddeler
ile hizmetler için ise merkezi satış vergileri ile hizmet vergilerinden muaf
tutulduğu belirlenmiştir.

(2) Sermaye mallarının gümrüksüz olarak tedarikiyle ilgili olarak hesaplama
yapılırken "Sermaye Malları İthalatı Teşvik Programı" kapsamında
kullanılan yönteme sadık kalınmıştır. Bu bağlamda SD öncesinde yapılan bahse
konu ithalattan kaynaklanan fayda SD’ye de dağıtılmıştır. Amortisman süresi
olarak ise firmanın beyan ettiği 19 yıllık süre kullanılmıştır. Hesaplamada
kesrin paydası olarak soruşturma konusu ürünün toplam ihracat tutarı göz önüne
alınmıştır.

(3) Hammaddenin gümrüksüz ithalatı ile iç piyasadan merkezi satış vergileri ve
hizmet vergileri olmadan tedarik edilen hammadde ve hizmetlerle ilgili olarak
ödenmeyen vergiler toplamının faydayı oluşturduğu kabul edilmiş, kesrin
paydasına ise soruşturma konusu ürünün toplam ihracat tutarı konulmuştur.

(4) Özel ekonomik bölge programı kapsamında firmanın yararlandığı toplam
sübvansiyon oranı %6 olarak tespit edilmiştir.

MADDE 12 – Maharashtra yerel yönetiminin teşvik paketi programı

MADDE 12 – (1) Soruşturmaya konu olan
bu program Maharashtra yerel yönetimince, az gelişmiş bölgelerde sanayi yatırımlarının
arttırılmasını sağlamak üzere 1964 yılından bu yana uygulanmaktadır.

a. Programın içeriği

(1) Bu teşvik paketi içerisindeki uygulamaların ayrıntıları aşağıda
açıklanmıştır:

i. Sınai teşvik sübvansiyonu

(1) Bu uygulamada Maharashtra Eyaleti içerisinde yeni kurulan ve programdan
yararlanmaya hak kazanan işletmeler yerel yönetime ödedikleri ilgili her türlü
verginin ortalama %25’ini geri alabilmektedir. Ödenen verginin ne kadarının
geri alınacağı firmanın kuruluş yerine göre değişmektedir. Bununla beraber yeni
kurulmayan ve hali hazırda faaliyet gösteren firmalar da sabit sermaye stokunu
en az %25 oranında arttırmak koşuluyla bu programdan yararlanabilmektedir.

ii. Elektrik vergisi muafiyeti

(1) Eyalet içerisinde belirli bölgelerde kurulu olan işletmeler ile ihracata
yönelik olarak faaliyet gösteren tüm firmalar elektrik vergisinden 10 ila
15 yıllığına muaf tutulabilmektedirler.

iii. Damga vergisi muafiyeti

(1) Eyalet içerisinde belirli bölgelerde kurulu olan işletmeler için 31 Mart
2011 tarihine kadar damga vergisi muafiyeti yürürlüktedir.

iv. Octroi vergisi muafiyeti

(1) Eyalet içerisinde belirli bölgelerde kurulu olan işletmeler için,
Hindistan’da yerel hükümetlerce toplanan ve bir çeşit yurt içi transit vergisi
olan octroi vergisinin iadesi ve satış vergisi muafiyeti uygulaması
yürürlüktedir.

b. Değerlendirme

(1) Program kapsamında Maharashtra yerel yönetimince sağlanan vergi iadesi ve
vergi muafiyeti uygulamalarının ilgili otoritenin gelirlerinden feragat etmesi
sonucunu doğurması sebebiyle kamu tarafından temin edilen bir mali katkı olduğu
düşünülmektedir. Firmalara sağlanan bu avantajlar, anılan işletmeler için de
bir fayda doğurduğundan sübvansiyon olarak değerlendirilmektedir.

(2) Anılan programdan sadece belirli bir bölgede kurulan işletmeler
yararlanabildiğinden şikayete konu programın Anlaşma’nın 2.2 maddesi
çerçevesinde özgül bir sübvansiyon olduğu ve önlem alınabilir nitelikte olduğu
düşünülmektedir.

c. İşbirliğine gelen firmaların durumu

(1) Hindistan’da yerleşik üretici/ihracatçılardan kendilerine gönderilen soru
formlarına yanıt vererek işbirliğinde bulunan adı geçen firmalar arasında bu
programdan yararlandığını beyan eden bir firma olmamıştır.

(2) Öte yandan, Hindistan yetkili makamları tarafından gönderilen yanıtlar incelendiğinde,
bahse konu teşvik paketinin ana hatlarının açıklandığı, buna karşılık
hesaplamada kullanılmaya müsait veri sağlanmadığı tespit edildiğinden
işbirliğine gelmeyen firmalar için geçerli olmak üzere Avrupa Birliği
tarafından Hindistan’da yerleşik ve bu programdan yararlanan bir firma için
31.08.2006 tarihli ve 1288/2006 sayılı Tebliğ’de tespit edilen %1.6’lık oranın
kullanılması uygun görülmüştür.

ÜÇÜNCÜ KISIM

Yerli Üretim Dalında Zarara İlişkin Ara Belirlemeler

BİRİNCİ BÖLÜM

Sübvansiyonlu İthalat

İthalatın Hacmi ve Değerlerinin Gelişimi

MADDE 13 – Genel

MADDE 13 – (1) Yönetmelik’in 17 nci
maddesi çerçevesinde, soruşturma konusu ülke menşeli ithalatın hacminde mutlak
anlamda ya da Türkiye tüketimine oranla önemli ölçüde bir artış olup olmadığı
incelenmiştir.

MADDE 14 – Maddenin genel ithalatı

MADDE 14 – (1) Soruşturmaya konu PET
filmlerin genel ithalatı incelendiğinde 2004 yılında 10.533 ton olan ithalatın
2005 yılında artarak 13.722 tona yükseldiği, 2006 yılında ise azalarak
13.223 ton olarak gerçekleştiği, 2007 yılında ise 16.113 ton olduğu
görülmektedir.

MADDE 15 – Sübvansiyonlu ithalat

MADDE 15 – (1) Hindistan menşeli
ithalatın gelişimi incelendiğinde 2004 yılında 2.598 ton olan ithalatın 2005
yılında ciddi şekilde artarak 4.662 tona yükseldiği, 2006 yılında bir önceki
yıla göre düşerek 2.666 tona gerilediği, 2007 yılında ise 2.604 ton olarak
gerçekleştiği görülmektedir. Hindistan menşeli ithalatın bahse konu maddenin
genel ithalatı içerisindeki payı incelendiğinde ise 2004 yılında %25 olan payın
2005 yılında %34’e yükseldiği, 2006 yılında %26’ya gerilediği ve 2007 yılında
ise %24 olarak gerçekleştiği görülmektedir.

Maddenin üçüncü ülkelerden ithalatı

MADDE16 – (1) Soruşturma konusu
maddenin üçüncü ülkelerden ithalatı incelendiğinde 2004 yılında 7.935 ton olan
ithalat miktarının 2005 yılında 9.011 tona yükseldiği, 2006 yılında 7.406 tona
gerilediği, 2007 yılında ise 8.106 ton olarak gerçekleştiği görülmektedir.
Üçüncü ülkeler menşeli ithalatın bahse konu maddenin genel ithalatı
içerisindeki payı incelendiğinde ise 2004 yılında %75 olan payın 2005 yılında
%66’ya gerilediği, 2006 yılında %74’e, 2007 yılında ise %76’ya yükseldiği
görülmektedir.

MADDE 17 – Sübvansiyonlu ithalatın pazar payı

MADDE 17 – (1) Maddenin yurtiçi
tüketimi, yerli üreticilerin yurtiçi satışları ile genel ithalatın toplanması
suretiyle hesaplanmıştır. Bununla beraber yerli üretimin 2005 yılından itibaren
başlaması nedeniyle 2004 ve 2005 yıllarında tüketime konu maddenin büyük oranda
ithalat yoluyla tedarik edildiği anlaşılmaktadır.

(2) Yurt içi tüketim endeksine bakıldığında 2004 yılında 100 olan endeksin 2005
yılında 135’e, 2006 yılında 155’e, 2007 yılında ise 185’e yükseldiği
görülmektedir. Yurt içi tüketimin 2004-2007 arasındaki dönemde yıllık ortalama
%23 oranında arttığı anlaşılmaktadır.

(3) Hindistan menşeli soruşturma konusu ürünün tüketim içindeki payı 2004
yılında 100 olarak kabul edildiğinde, bu rakamın 2005 yılında 133’e yükseldiği,
2006 yılında 66’ya, 2007 yılında ise 54’e gerilediği görülmektedir.

MADDE 18 – Sübvansiyonlu ithalatın fiyatları

MADDE 18 – (1) Soruşturmaya konu
Hindistan menşeli PET filmlerin 2004 yılında 2,20 ABD Doları/Kg olan ağırlıklı
ortalama birim fiyatı, 2005 yılında 2,15 ABD Doları/Kg’ye, 2006 yılında ise
2,04 ABD Doları/Kg seviyesine inmiş, 2007 yılında ise 2,26 ABD Doları/Kg olarak
gerçekleşmiştir.

MADDE 19 – Fiyat baskısı

MADDE 19 – (1) Soruşturmaya konu olan
ithalatın yerli üretim dalının fiyatları üzerindeki etkisi de
değerlendirilmiştir. Bu bağlamda yerli üretim dalı bahse konu ürünlerin
üretimine 2005 yılının son dört ayında başladığı için karşılaştırma
yapılabilmesini teminen 2006 ve 2007 yılı verileri
incelenmiştir.

(2) Yerli üretim dalının yurt içi satış fiyatlarının ortalama birim ticari
maliyetin altında kaldığı tespit edildiğinden fiyat baskısının söz konusu olup
olmadığına bakılmıştır. Bu çerçevede, ağırlıklı ortalama maliyet artı kâr
yöntemiyle bulunan yerli üreticinin olması gereken birim fiyatlarıyla önlem
konusu ürünün pazara giriş fiyatı karşılaştırılmıştır.

(3) Bu bağlamda, Hindistan menşeli ithalatın yerli üretim dalının fiyatları
üzerinde 2006 yılında %94, 2007 yılında ise %43 oranında fiyat
baskısı oluşturduğu tespit edilmiştir.

İKİNCİ BÖLÜM

Yerli Üretim Dalının Durumu

Yerli üretim dalının ekonomik göstergeleri

MADDE20 – (1) Sübvansiyonlu ithalatın
yerli üretim dalının ekonomik göstergelerinde yarattığı etkinin görülebilmesi
amacıyla bahse konu ekonomik göstergeler yerli üretim dalının üretime başladığı
2005 yılı ile 2007 yılı arasındaki dönem için incelenmiştir. Yerli üretim dalı
2005 yılının tamamında üretim yapmadığı için, karşılaştırma yapılabilmesini
teminen 2005 yılının verileri tüm yıla oranlanmıştır.

(2) Öte yandan, eğilimin sağlıklı bir şekilde incelenmesi amacıyla Türk Lirası
bazındaki veriler yıllık ortalama Üretici Fiyatları Endeksi (ÜFE) kullanılarak
enflasyondan arındırılmıştır.

a) Üretim

(1) Yerli üretim dalının üretim miktar verileri incelendiğinde üretimin
başladığı 2005 yılında 100 olarak kabul edilen üretim miktarının 2006 yılında
203’e yükseldiği, 2007 yılında ise 449 olarak gerçekleştiği görülmektedir.
Üretim verileri incelendiğinde 2005 yılında yeni başlayan üretimin deneme
mahiyetinde olduğu, miktarın bu nedenle diğer dönemlere göre düşük olduğu
gözlenmektedir. İlerleyen dönemlerde ise yerli üretim dalının üretim ölçeğini
arttırmaya başladığı, buna bağlı olarak üretim miktarının da istikrarlı bir
şekilde arttığı görülmektedir.

b) Satışlar

(1) Yerli üretim dalının yurt içi satış miktar endeksi 2005 yılında 100 olarak kabul
edildiğinde 2006 yılında 1.211’e, 2007 yılında ise 2130’a yükselmiştir. Bu
ciddi artışın en önemli nedeni 2005 yılında gerçekleştirilen üretime oranla
satış miktarının çok düşük kalması, ilerleyen dönemlerde ise artan üretime
paralel olarak yurt içi piyasadan daha fazla pay alınması gösterilebilir.
Nitekim 2005 yılında gerçekleştirilen az miktarda üretimin büyük bölümü
stoklarda kalmış, satış miktarı çok düşük seviyede gerçekleşmiştir. İlerleyen
dönemlerde ise üretimin giderek artan bir bölümü yurt içi piyasada
satılabilmiştir.

c) İhracat

(1) Yerli üretim dalının ihracat miktar endeksi incelendiğinde 2006 yılında 100
olan endeksin 2006 yılında 292’ye, 2007 yılında ise 1.113’e yükseldiği
gözlenmektedir.

ç) Yurtiçi fiyatlar

(1) Yerli üretim dalının yurt içi ağırlıklı ortalama birim fiyatları da
incelenmiştir. Buna göre 2005 yılında 100 olarak kabul edilen endeksin,
2006 yılında 88’e 2007 yılında ise 78’e gerilediği görülmektedir.

d) Pazar payı

(1) Yerli üretim dalının üretime başladığı 2005 yılındaki üretimi daha çok
deneme mahiyetinde olduğundan, yurt içi satışları da düşük seyretmiş,
dolayısıyla 2005 yılında yurt içi pazar payı ihmal edilebilir düzeyde
seyretmiştir. 2006 yılından itibaren üretim ve satış miktarının artmasıyla
beraber pazar payında da artış başlamıştır. Buna karşılık 2007 yılında bir
önceki yıla göre pazar payında bir gerileme olduğu da tespit edilmiştir.

e) Stoklar

(1) Yerli üretim dalının stok miktar endeksi incelendiğinde 2005 yılında 100
olan endeksin 2006 yılında 52’ye gerilediği, 2007 yılında ise 68 olarak
gerçekleştiği görülmektedir.

f) Kapasite ve kapasite kullanım oranı (KKO)

(1) Yerli üretim dalının üretim kapasite miktar endeksi incelenen dönemde
değişmemiştir. Bununla beraber KKO üretimdeki istikrarlı artışa paralel olarak
yükselmiştir. 2005 yılında 100 olarak kabul edilen KKO endeksi 2006
yılında 203’e, 2007 yılında ise 449’a yükselmiştir. Bununla beraber, bu hızlı
artışın temel nedeni üretimin başladığı yıl olan 2005 yılında kurulu
kapasitenin çok düşük bir oranının kullanılmasıdır. 2005 yılındaki üretim
faaliyeti daha çok deneme mahiyetinde gerçekleştiğinden izleyen dönemlerde
KKO’nında görülen artış 2005 yılına göre nispi bir artışı ifade
etmektedir.

g) İstihdam

(1) Yerli üretim dalının istihdam verileri incelendiğinde artan üretim
miktarına paralel bir istihdam seviyesi artışı gözlenmemektedir. Nitekim 2005
yılı için 100 olarak kabul edilen istihdam endeksi 2006 ve 2007 yıllarında 90’a
gerilemiştir.

ğ) Ücretler

(1) Yerli üretim dalı için geçerli olan ücret endeksi 2005 yılı 100 olarak
kabul edildiğinde 2006 yılında 95’e gerilemiş, 2007 yılında ise 93 olarak
gerçekleşmiştir.

h) Verimlilik

(1) Yerli üretim dalının artan üretim miktarı ve 2005 yılına oranla düşen
istihdam seviyesine bağlı olarak verimliliğinin arttığı gözlenmektedir. Nitekim
2005 yılında 100 olarak kabul edilen verimlilik endeksinin 2006 yılında 678’e,
2007 yılında ise 1503’e yükseldiği görülmektedir.

ı) Maliyetler

(1) Yerli üretim dalının ağırlıklı ortalama birim maliyetleri incelendiğinde
2005 yılında 100 olan endeksin 2006 yılında 104’e yükseldiği, 2007 yılında ise
71’e gerilediği görülmektedir. 2006 yılındaki ciddi artışın kaynağının bahse
konu dönemdeki net finansman giderlerindeki artıştan kaynaklandığı
anlaşılmaktadır. Bununla beraber üretimdeki ölçek artışıyla birlikte özellikle
ortalama birim sınai maliyette önemli gerilemeler görüldüğü, benzer düşüş
eğiliminin faaliyet giderleri ile net finansman giderlerinde de görülmesiyle
ticari maliyette 2007 yılı itibariyle iyileşme yaşandığı değerlendirilmektedir.

i) Kârlılık

(1) Yerli üretim dalının ilgili üründeki kârlılık verileri incelendiğinde ise,
ağırlıklı ortalama birim ticari maliyetlerde görülen azalmaya rağmen zarar
durumunun devam ettiği görülmektedir. Yerli üretim dalının satış fiyatlarının ortalama
ticari maliyetlerinin altında kalması nedeniyle ürün kârlılığının negatif
olduğu anlaşılmaktadır. Bununla beraber, ticari maliyetlerde görülen iyileşme
ile ihraç fiyatlarının artmasının etkisiyle yurt içi birim fiyatlardaki
gerilemeye rağmen zarar verilerinde nispi bir iyileşme söz konusudur. Nitekim
2005 yılında -100 olan birim ürün zararı endeksi, 2006 yılında -80’e, 2007
yılında ise -35’e yükselmiştir.

j) Nakit akışı

(1) Yerli üretim dalının ürün karı ile ürün amortismanının toplanması suretiyle
hesaplanan ürün nakit akışı verileri incelendiğinde, üretimin başladığı 2005
yılından itibaren ürün nakit akışının negatif değerleri ifade ettiği, 2006 ve
2007 yıllarında ise daha da kötüleştiği görülmektedir. Bu bağlamda 2005 yılında
-100 olan ürün nakit akışı endeksinin 2006 yılında -1.426’ya, 2007 yılında ise
-1.563’e düştüğü gözlenmektedir.

k) Özkaynakların kârlılığı ve yatırım hasılatı

(1) Yerli üretim dalının tüm faaliyetlerini içeren özkaynakların karlılığı
endeksi 2005 yılında -100, 2006 yılında -210, 2007 yılında ise -28 olarak
gerçekleşmiştir.

l) Büyüme

(1) Yerli üretim dalının aktiflerindeki gelişim incelendiğinde 2005 yılında 100
birim olan yerli üretim dalı aktifleri endeksinin 2006 yılında 93’e gerilediği,
2007 yılının dört aylık döneminde ise 73 olarak gerçekleştiği görülmektedir.

m) Sermaye artışı

(1) Yerli üretim dalının özsermaye endeksi incelendiğinde de 2005 yılında 100
birim olan endeksin, 2006 yılında 79’a, 2007 yılında ise 71’e gerilediği
gözlenmektedir.

n) Yatırımlardaki artış

(1) Yerli üretim dalı tarafından 2005 yılının incelenen dönemi ile 2007 yılının
ele alınan dönemi arasında herhangi bir tevsi veya yenileme yatırımı
yapılmamıştır.

MADDE 21 – Ekonomik göstergelerin değerlendirilmesi

MADDE 21 – (1) Yerli üretim dalının
zarar inceleme dönemi ekonomik göstergelerinde yapılan zarar incelemesinde, tüm
zarar faktörleri ayrı ayrı incelenmiş, ancak değerlendirme zarar faktörlerinin
bir bütün olarak değerlendirilmesiyle yapılmıştır.

(2) Yerli üretim dalının üretim miktarının, üretimin 2005 yılının son
döneminden itibaren başlaması nedeniyle istikrarlı bir şekilde artış gösterdiği
görülmektedir. Yurt içi ve yurt dışı satış miktarları da bu dönemde üretim
artışına paralel olarak artmıştır. Buna karşılık Hindistan menşeli
sübvansiyonlu ithalatın yerli üretim dalının fiyatları üzerinde ciddi oranlarda
fiyat baskısı oluşturduğu, bu durumun neticesinde de yerli üretim dalının yurt
içine maliyetinin altında fiyatlarla satış yaptığı görülmektedir. Her ne kadar
2005 yılından itibaren üretim ölçeğinin artmasına bağlı olarak birim ticari
maliyetlerde bir iyileşme yaşanmış olsa da yerli üretim dalının birim
fiyatlarının söz konusu fiyat baskısı nedeniyle olması gereken düzeyde
seyredemediği bu nedenle toplam ve birim zararın sürdüğü görülmektedir.

(3) Öte yandan, yerli üretim dalının tüm faaliyetlerini kapsayan aktif
büyüklüğü, sermaye hasılatı, özkaynak kârlılığı, özsermaye artışı gibi
göstergelerinde görülen olumsuz tablonun, yerli üretim dalının farklı ürünlerde
de faaliyet göstermesi nedeniyle doğrudan söz konusu sübvansiyonlu ithalat ile
ilişkilendirilmesi doğru olmamakla birlikte, ilgili ürünün kârlılığında devam
eden olumsuzlukların da yerli üretim dalı genelinde yaşanan gerilemede payı
olduğu açıktır.

(4) Ekonomik göstergelerinde yaşanan söz konusu olumsuz gelişmeler ışığında,
yerli üretim dalının soruşturmaya konu ürün ile ilgili faaliyetlerinde ciddi
sorunlar ile karşı karşıya olduğu anlaşılmaktadır.

DÖRDÜNCÜ KISIM

Sübvansiyonlu İthalat ile Zarar Arasındaki
Nedenselliğe İlişkin Belirlemeler

MADDE 22 – Sübvansiyonlu ithalatın etkisi

MADDE 22 – (1) Soruşturmaya konu
ithalatın 2005 yılında %34 olan genel ithalat içerisindeki payının 2006 yılında
%26’ya, 2007 yılında ise %24’e gerilediği görülmüştür. Aynı dönemde birim
fiyatlar ise dalgalı bir seyir izlemiş, SD’de 2004 yılına göre hafif bir artış
göstermiştir. Bununla beraber, bu artışın sübvansiyonlu ithalat dolayısıyla
yerli üretim dalının fiyatları üzerinde ortaya çıkan fiyat baskısını ortadan
kaldıracak düzeyde olmadığı gözlemlenmektedir.

(2) Yerli üretim dalı, üretim miktarındaki artışla beraber verimlilik ve birim
ticari maliyet gibi unsurlarda da gelişme göstermiş olsa da fiyat baskısı
nedeniyle fiyatlarını ticari maliyetlerinin altında belirlemek durumunda
kalmıştır. Bu durum soruşturma konusu üründeki zararın devam etmesine neden
olmuştur.

MADDE 23 – Üçüncü ülkelerden ithalat

MADDE 23 – (1) Üçüncü ülkeler menşeli
ithalatın 2004-SD arasındaki dönemde büyük bir değişiklik göstermediği 2005
yılındaki düşüş haricinde ithalat içi payını da koruduğu görülmektedir. Buna
karşılık bahse konu ithalatın birim fiyatları incelendiğinde Hindistan menşeli
soruşturma konusu ürünün ortalama birim fiyatlarına göre çok yüksek düzeylerde
seyrettiği gözlenmektedir. Bu tespitler ışığında, üçüncü ülkeler menşeli
ithalatın yerli üretim dalının zarara ilişkin olumsuz göstergelerinde pay
sahibi olmadığı düşünülmektedir.

BEŞİNCİ KISIM

Sonuç

MADDE 24 – Karar

MADDE 24 – (1) Yukarıdaki tespitler ışığında,
İthalatta Haksız Rekabeti Değerlendirme Kurulu’nun Kararı ve Bakan onayı ile
aşağıdaki tabloda da gösterildiği üzere, soruşturma kapsamında işbirliğine
gelen firmalarla ilgili olarak kendileri için münferiden hesaplanmış bulunan
oranlarda, işbirliğine gelmeyen firmalar için ise her bir programla ilgili
olarak işbirliğine gelen firmalar için hesaplanan en yüksek oranların toplamı
kadar teminat şeklinde geçici önlem yürürlüğe konulmuştur.

G.T.İ.P.

Madde İsmi

Menşe Ülkesi

Üretici/İhracatçı Firma

Teminat Oranı (CIF Bedelin Yüzdesi Olarak)

3920.62.19.00.00

Diğerleri

Hindistan

SRF Limited

6,14%

3920.69.00.00.00

Diğer Poliesterlerden
olanlar

Uflex Limited

12,35%

3921.90.19.00.00

Diğerleri

Ester Industries Ltd.

9,93%

Diğerleri

21,81%

MADDE 25 – Süre

MADDE 25 – (1) Karar maddesinde
belirtilen geçici önlem, soruşturma ile ilgili kesin kararın Resmî Gazete’de
yayımlanmasına kadar, azami 4 ay süreyle yürürlükte kalır.

MADDE 26 – Uygulama

MADDE 26 – (1) Gümrük İdareleri,
Karar maddesinde gümrük tarife pozisyon numaraları, tanımı, menşe/çıkış ülkesi
ve üretici/ihracatçıları belirtilen eşyanın ithalatında karşısında gösterilen
oranda teminat alırlar.

MADDE 27 – Yürürlük

MADDE 27 – (1) Bu Tebliğ yayımı
tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 28 – Yürütme

MADDE 28 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini
Dış Ticaret Müsteşarlığı’nın bağlı olduğu Bakan yürütür.