Tebliğler · Resmî Gazete: 2008-12-31
Resmî kaynak: https://kms.kaysis.gov.tr/Home/Goster/38823
İTHALATTA
HAKSIZ REKABETİN ÖNLENMESİNE İLİŞKİN TEBLİĞ
(TEBLİĞ
NO : 2008/41)
BİRİNCİ KISIM
Genel Bilgi ve İşlemler
MADDE 1 – (1)
Yerli üretici Korteks Mensucat San. ve Tic. A.Ş. (Korteks) ile Sönmez Filament
Sentetik İplik ve Elyaf Sanayi A.Ş. (Sönmez) adına Suni ve Sentetik İplik
Üreticileri Birliği’nce (SUSEB) yapılan ve diğer yerli üreticiler Advansa Suni
ve Sentetik Elyaf Sanayii A.Ş. (Sasa), Nergis Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş.
(Nergis), Sifaş Sentetik İplik Fabrikaları A.Ş. (Sifaş) ve Polyteks Tekstil
A.Ş. (Polyteks) tarafından da desteklenen başvuru üzerine; Çin Halk Cumhuriyeti
(ÇHC), Endonezya, Malezya ve Tayland menşeli “poliesterlerden tekstürize
iplikler” için 4/12/2007 tarih ve 26720 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan
“İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin 2007/19 sayılı Tebliğ” ile
başlatılan ve Dış Ticaret Müsteşarlığı İthalat Genel Müdürlüğü tarafından
yürütülen damping soruşturması tamamlanmıştır.
MADDE 2 –
(1) Bu Tebliğ; 4412 sayılı Kanunla değişik 3577 sayılı İthalatta Haksız
Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanun, 20/10/1999 tarih ve 99/13482 sayılı
İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Karar ve 30/10/1999 tarih ve
23861 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında
Yönetmelik (Yönetmelik) hükümleri çerçevesinde yürütülen damping soruşturması
sonucunda alınacak kesin karara esas teşkil edecek bilgi ve bulguları
içermektedir.
MADDE 3 – (1)
SUSEB vasıtasıyla başvuruda bulunan Korteks ve Sönmez firmaları 2006 yılı
itibariyle Türkiye üretiminin %63’ünü gerçekleştirmektedirler. Başvuru diğer
yerli üreticiler Nergis, Polyteks, Sasa ve Sifaş tarafından da desteklenmiştir.
Dolayısıyla, Yönetmeliğin 20 nci maddesi gereğince şikayetin yerli üretim dalı
adına yapıldığı tespit edilmiştir.
(2) Endonezya makamlarınca ve işbirliğine gelen bazı
firmaların vekillerince, şikayetçi ve şikayeti destekleyen firmaların üretim
miktarlarının ve toplam Türkiye üretimindeki paylarının şikayetin gizli olmayan
örneğinde belirtilmemesinden dolayı %25 ölçütünün sağlanıp sağlanmadığının
anlaşılmadığını belirtmiştir.
(3) Başvurunun gizli olmayan örneğinde, Türkiye’de
yerleşik üreticilerin tek tek üretim verileri ile üretim payları gizli olması
sebebiyle açıklanmamıştır. Gerek Anti-Damping Anlaşması’nın 5.4 maddesi
hükümleri gerekse Yönetmeliğin 17 nci maddesi hükümleri gereğince şikayetçi ve
şikayeti destekleyen üreticilerin üretim verilerinin ve üretimdeki paylarının
tek tek açıklanması zorunluluğu da bulunmamaktadır.
(4) ÇHC’den işbirliğine gelen bazı firmaların vekili,
ayrıca şikayetçi firmalardan Sönmez’in ve şikayeti destekleyen firmalardan
Nergis, Sifaş ve Sasa’nın soruşturma konusu ürünün üretimini çoktan
durdurduklarını veya hiç üretim yapmadıklarını iddia etmiştir. Bu çerçevede,
Yönetmeliğin 17 nci maddesinde öngörülen yerli sanayiyi temsil niteliğinin de
karşılanmadığı ileri sürülmüştür.
(5) Yönetmeliğin 17 nci maddesinde öngörülen yerli
sanayiyi temsil şartının karşılanıp karşılanmadığı hususu şikayetin alınması
anında mevcut veriler esasında incelenmiştir. Bu inceleme neticesinde,
şikayetçi ve şikayeti destekleyen firmaların tamamının üretimlerinin olduğu ve
Yönetmeliğin 17 nci maddesinde öngörülen yerli sanayiyi temsil şartını
karşıladığı tespit edilmiştir.
(6) ÇHC’den işbirliğine gelen bazı firmaların vekili
tarafından, şikayetçi firmalardan Sönmez’in Ağustos 2008 tarihinden itibaren
üretimini durduğu vurgulanarak Sönmez’in artık yerli üretim dalının bir parçası
olmadığı iddiasıyla zarar incelemesinden çıkartılması gerektiği
belirtilmektedir.
(7) Sönmez firması üretimini soruşturma döneminden
daha sonra durdurmuş bulunmaktadır. Bugün itibariyle Sönmez firmasının
üretimini durdurmuş olması soruşturma döneminde yerli üretim dalının bir
parçası olmadığı anlamına gelmemektedir.
MADDE 4 – (1)
Soruşturma açılmasını müteakip, soruşturma konusu ürünün yerli üreticilerine,
Müsteşarlıkça tespit edilen ithalatçılarına ve ÇHC, Endonezya, Malezya ve
Tayland’da yerleşik bilinen üretici-ihracatçıları ile İngiltere’de yerleşik
aracı Exsa-Uk Ltd. firmasına soru formları gönderilmiştir.
(2) Şikâyetçi yerli üreticiler soru formuna usulüne
uygun şekilde yanıt vermiştir. Ayrıca, söz konusu firmalar soruşturma süresince
Müsteşarlık ile işbirliği içinde olmuş ve gerektiğinde talep edilen ilave
bilgileri temin etmişlerdir.
(3) Öte taraftan, soruşturma konusu ülkelerde yerleşik
bilinmeyen üretici-ihracatçılara iletilebilmesini teminen, söz konusu soru
formunun bir örneği bu ülkelerin Ankara’daki temsilciliklerine de
gönderilmiştir.
(4) Tarafların soru formunu yanıtlamaları için posta
süresi dahil 37 gün süre tanınmıştır. İthalatçı ve soruşturma konusu ülkedeki
üretici/ihracatçıların süre uzatımı yönündeki makul talepleri karşılanmıştır.
(5) “Üretici-ihracatçı soru formu”na cevap veren ve
soruşturma süresince işbirliği halinde bulunan üretici-ihracatçı firmalar
ülkeler esasında aşağıda belirtilmektedir.
a-) ÇHC :
1-) Hangzhou Hongsan Chemical Co.Ltd.,
2-) Hangzhou Xiangsheng Textile Co.Ltd.,
3-) Hangzhou Xiangsheng Import & Export Co.Ltd.,
4-) Hangzhou Zhongli Chemical Fiber Co.Ltd.
5-) Jinjiang Jinfu Chemical Fiber and Polymer Co.Ltd.,
6-) Jiangsu Hengli Chemical Fibre Co.Ltd.,
7-) Jiangsu Shenghong Chemical Fibre Co.Ltd.,
8-) Shaoxing Binhai Petro-Chemical Group Co.Ltd.,
9-) Tongkun Group Co.Ltd. Xiamen Xianglu Chemical
Fiber Co.Ltd.,
10-) Zhejiang Hengyi Petrochemicals Co.Ltd.,
11-) Zhejiang Huaxin Advanced Materials Co.Ltd.,
12-) Zhejiang Rongxiang Chemical Fibre Co.Ltd.,
13-) Xiamen Xianglu Chemical Fiber Co.Ltd.,
14-) Xianglu Fibers (Haicheng) Co.Ltd.,
b-) Endonezya :
1-) PT Indorama Synthetics Tbk.
2-) PT Mutu Gading
3-) PT Polyfin Canggih
4-) PT Polysindo Eka Perkasa Tbk.
5-) PT Susilia Indah Synthetic Fibers Industries (PT
Sulindafin)
c-) Malezya :
1-) Recron (Hualon)
d-) Tayland :
1-) Indo Poly Ltd.
2-) Jong Stit Ltd.
3-) Siam Moderntex Co. Ltd.
4-) Sun Flag Ltd.
(6) İngiltere’de yerleşik Exsa-UK firması
“aracı-ihracatçı soru formu”na cevap vermiş ve soruşturma süresince
işbirliğinde bulunmuştur.
(7) Malezya’da yerleşik Recron (Hualon) firması soru
formuna usülüne uygun cevap vermesine rağmen soruşturma döneminde faaliyet
gösteren Hualon firmasının Malezya’da Nilai ve Melaka’da yer alan tüm fabrika,
donanım ve varlıkları Recron firmasına satılarak soruşturma konusu ürün
üretiminden çekildiğinden, Recron firmasının ise 1/1/2008 tarihi itibariyle
soruşturmaya konu ürünün üretici/ihracatçısı haline geldiğinden iki firma için
damping marjı belirlemesi yapılamamıştır.
(8) Soruşturma konusu maddenin ithalatını yaptığı
tespit edilen ve ithalatçı soru formu gönderilen 94 firmadan 55 tanesi soru
formunu cevaplandırmıştır. Ayrıca soru formu gönderilmeyen sekiz firma da soru
formunu cevaplandırarak Müsteşarlığımıza iletmiştir.
MADDE 5 –
(1) Yönetmeliğin 21 inci maddesi çerçevesinde yerli üretici Korteks ile Sönmez
firmalarının Bursa’daki idari ofislerinde ve üretim tesislerinde ve Endonezya
ile Tayland’da yerleşik işbirliğine gelen üretici-ihracatçı firmalar nezdinde
yerinde doğrulama soruşturması yapılmıştır.
MADDE 6 –
(1) Soruşturma açılmasını müteakip, soruşturma konusu ülkelerin Ankara’daki
Büyükelçiliklerine ve bilinen üretici-ihracatçı firmalara şikayetin gizli
olmayan metni ve soruşturma açılış Tebliği gönderilmiştir.
(2) Tüm taraflara soruşturma boyunca, soruşturma ile
ilgili görüşlerini ve bu görüşlerle alâkalı bilgi ve belgeleri sunma imkanı
verilmiş ve söz konusu görüşler ile belgeler değerlendirilmiştir. Ayrıca,
üretici ihracatçı firmaların soru formuna vermiş oldukları eksik cevapların
tamamlanması için söz konusu üretici ihracatçı firmalara fırsat tanınmıştır.
Soruşturma sırasında sunulan nesnel görüşlere, bildirim içerisinde yeri
geldiğince değinilmiştir.
(3) Öte yandan, ilgili taraflardan alınan bilgi ve
belgelerin gizli olmayan özetleri talep eden bütün ilgili tarafların bilgisine
sunulmuştur.
(4) Bütün ilgili taraflara (yerli üreticiler,
ithalatçılar, üretici-ihracatçı firmalar ile SUSEB) açık olan ve kendilerine
soruşturma ile ilgili görüşlerini sunma imkânı veren bir kamu dinleme
toplantısı 24 Kasım 2008 tarihinde düzenlenmiştir.
(5) Ayrıca, soruşturma sırasında ilgili taraflardan
gelen dinleme toplantısı talepleri karşılanmıştır. Nihai bildirimin
yayınlanmasını müteakiben taraflara tanınan görüş bildirme süresinin bitiminden
itibaren ülke ve üretici-ihracatçı firma özelinde dinleme toplantıları
düzenlenerek dileyen üretici-ihracatçı firmalara soruşturma ile ilgili
konularda görüş ve iddialarını sözlü olarak da sunma fırsatı tanınmıştır.
İKİNCİ
KISIM
Soruşturma
Konusu Ürün ve Benzer Ürün
MADDE 7 – (1)
Başvuru konusu madde, 5402.33 gümrük tarife pozisyonunda yer alan “poliesterlerden
tekstürize iplikler”dir.
(2) Tekstürize etmek, doğal lif özelliğini kazandırıcı
her türlü işleme verilen addır. Tekstürize iplikler, filamentler boyunca sabit
kıvrımlar, lüleler, ilmekler veya başka ince bükümler elde etmek için işlenmiş,
esneklik, hacim, nem alma ve örme kabiliyetleri yükseltilmiş, ısıyla
şekillenebilme özellikleri çeşitli mekanik tesirlerle kalıcı ve belirli olarak
değişikliğe uğratılmış ipliklerdir. Tekstürize iplik ihtiva eden kumaşların
dolgunluğu, nemi emme kabiliyeti, daha iyi ısı yalıtkanlığı özelliği ve daha
sıcak tutumu vardır. Bazı çeşitleri aynı zamanda üretildikleri kumaşlara uzama
özellikleri de verirler.
(3) Söz konusu ürün, genel olarak erkek ve bayan
giyim, dekoratif kumaşlar, ev tekstili (perde, nevresim, havlu, bornoz, halı,
tül) ile endüstriyel alanlarda (yelken bezi, araba lastiği bezi, dolgu elyafı
vb.) kullanılır. İç giyim ve geceliklerin yanında hafif ve ince kumaşlarda
(vual gibi), kalıcı ütü isteyen giysilerde, örgü dış giyim ve takım elbiselerde
yün ile karıştırılarak, yağmurluk ve gömleklik kumaşlarda pamukla
karıştırılarak ve eşofman üretiminde kullanılmaktadır.
(4) Yönetmeliğin 4 üncü maddesi hükümleri
çerçevesinde, yapılan incelemeler neticesinde, soruşturmaya konu ülkelerden
ithal edilen soruşturma konusu tekstürize iplikler ile yerli üretim dalı
tarafından üretilen tekstürize ipliklerin; teknik ve fiziki özellikleri,
çeşitleri, dağıtım kanalları, kullanım alanları, kullanıcıların ürünü
algılaması ve birbirini ikame edebilmeleri açısından benzer özelliklere sahip
olduğu ve soruşturmaya konu ülkelerden ithal edilen ürünlerin yerli üretim
dalının ürünleriyle doğrudan rekabet içinde olduğu, bu nedenle de benzer ürün
olarak kabul edilebileceği anlaşılmıştır.
(5) Soruşturma konusu ürün ile ilgili açıklamalar genel
içerikli olup, uygulamaya esas olan GTİP ve karşılığı eşya tanımıdır. Bununla
beraber, soruşturma konusu eşyanın Türk Gümrük Tarife Cetvelinde yer alan
tarife pozisyonlarında ve/veya tanımlarında yapılacak değişiklikler bu Tebliğ
hükümlerinin uygulanmasına halel getirmez.
ÜÇÜNCÜ KISIM
Dampinge İlişkin Belirlemeler
BİRİNCİ BÖLÜM
Genel Bilgiler
MADDE 8 –
(1) Damping belirlemesi için, 1/10/2006–30/9/2007 tarihleri arası soruşturma
dönemi (SD) olarak kabul edilmiştir.
(2) İşbirliğine gelen ve piyasa ekonomisi koşullarında
faaliyet gösterdiği kabul edilen üretici-ihracatçı firmalar için özel
bildirimlerinde aksi belirtilmediği sürece normal değer, ihraç fiyatı ve
damping marjı aşağıda belirtildiği şekilde tespit edilmiştir.
(3) İşbirliğine gelen ve örnekleme seçilen ancak
piyasa ekonomisi koşullarında faaliyet göstermediği kabul edilen üretici
ihracatçı firmalar için normal değer, Yönetmeliğin 7 nci maddesi hükümleri
çerçevesinde belirlenmiştir.
(4) Yönetmeliğin 26 ncı maddesi hükmü uyarınca,
işbirliğinden kaçınmayı önlemek amacıyla, soruşturmaya konu ülkelerden
işbirliğine gelmeyen üretici-ihracatçı firmalar için damping marjı, işbirliğine
gelen firmalar içinde en yüksek damping marjı tespit edilen firmanın marjı
olarak belirlenmiştir.
İKİNCİ
BÖLÜM
Piyasa
Ekonomisi Koşullarında Faaliyet Gösteren Üretici-İhracatçı
Firmalar
İçin Normal Değer
MADDE 9 –
(1) İşbirliğine gelen üretici-ihracatçı firmalar için Yönetmeliğin 5 inci
maddesi hükmü gereğince, menşe ülkenin iç piyasasında yapılan benzer mal
satışlarının hacminin düşük olması sebebiyle uygun bir karşılaştırma
yapılmasına elverişli bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla ürün tipleri
bazında temsil testi uygulanmıştır.
(2) Buna göre normal değer, benzer ürünün menşe
ülkenin iç piyasasında normal ticari işlemler çerçevesinde yapılan satışların
miktarının Türkiye’ye yapılan satışların %5’ini veya daha fazlasını oluşturması
halinde ihracatçı ülke iç piyasasında normal ticari işlemler çerçevesinde
gerçekleşen satışlar esasında; aksi takdirde oluşturulmuş değer esasında
belirlenmiştir.
MADDE 10 – (1)
İşbirliğine gelen üretici-ihracatçı firmalar için Yönetmeliğin 5 inci maddesi
hükümleri gereğince, soruşturmaya konu firmalardan sağlanan ve doğrulanan
bilgiler ışığında, menşe ülkenin iç piyasasındaki satışların normal değer
tespitinde kullanılıp kullanılmayacağının belirlenmesi için ürün tipleri
bazında normal ticari işlem testi uygulanmıştır. Buna göre normal değer,
a) Ağırlıklı ortalama net satış fiyatının ağırlıklı
ortalama birim maliyetinin üzerinde olduğu durumlarda;
1) Ağırlıklı ortalama birim maliyetin üzerindeki satış
miktarının maddenin toplam satış miktarının %80’ini veya daha fazlasını
oluşturması halinde, soruşturma dönemi boyunca gerçekleşen tüm iç piyasa satış
işlemlerinin (kârlı ya da kârsız) ağırlıklı ortalaması esasında,
2) Ağırlıklı ortalama birim maliyetin üzerindeki satış
miktarının maddenin toplam satış miktarının %80’inden daha azını oluşturması halinde,
soruşturma dönemi boyunca gerçekleşen kârlı iç piyasa satış işlemlerinin
ağırlıklı ortalaması esasında,
b) Ağırlıklı ortalama net satış fiyatının ağırlıklı
ortalama birim maliyetin altında olması halinde, soruşturma dönemi boyunca
gerçekleşen kârlı iç piyasa satış işlemlerinin ağırlıklı ortalaması esasında,
c) Kârlı satış işlemi olmaması halinde, oluşturulmuş
değer esasında
belirlenmiştir.
MADDE 11 –
(1) İşbirliğine gelen üretici-ihracatçı firmalar için Yönetmeliğin 5 inci
maddesi hükmü gereğince iç piyasa satışlarının esas alındığı hallerde normal
değer, menşe ülkenin iç pazarında benzer ürün için normal ticari işlemler
çerçevesinde bağımsız alıcılar tarafından ödenmiş olan veya ödenmesi gereken
fiyatlar esasında belirlenmiştir.
MADDE 12 –
(1) Oluşturulmuş normal değer, firmalardan temin edilen maddenin imalat
maliyeti ile satış, genel ve idari (SGİ) gider rakamlarına makul oranda bir
kârın eklenmesi suretiyle hesaplanmıştır.
(2) Oluşturulmuş normal değer hesaplamalarında esas
alınan kâr oranı, Yönetmeliğin 6 ncı maddesi hükmü çerçevesinde, normal ticari
işlemler çerçevesinde benzer ürün satışlarından elde edilen ağırlıklı ortalama
kâr oranıdır.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
İhraç Fiyatı
MADDE 13 – (1)
İşbirliği yapan üretici-ihracatçı firmalar için ihraç fiyatı, Türkiye’ye
satışlarında bağımsız alıcılarca fiilen ödenen fiyat esasında belirlenmiştir.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Fiyat Karşılaştırması
MADDE 14 –
(1) Adil bir karşılaştırmanın yapılabilmesini teminen, normal değer ile ihraç
fiyatı fabrika çıkış aşamasına getirilerek aynı ticari aşamada
karşılaştırılmıştır.
(2) Yönetmeliğin 10 uncu maddesi hükmü gereğince,
normal değer ile ihraç fiyatını aynı ticari aşamaya getirmek ve bu suretle adil
bir karşılaştırma yapabilmek amacıyla, ilgili taraflarca ileri sürülen ve fiyat
karşılaştırmasını etkileyen taşıma, paketleme, sigorta, ödeme koşulları,
indirim, geri ödeme, banka masrafları vb. gibi hususlardan belgelendirilen,
uygulanabilir ve haklı görülenler için ayarlamalar yapılmıştır.
BEŞİNCİ BÖLÜM
Çin Halk Cumhuriyeti
MADDE 15 –
(1) ÇHC’den işbirliğine gelen 13 firmanın tamamı piyasa koşullarında faaliyet
gösterdiğini iddia etmiş bu nedenle de bireysel uygulama talebinde
bulunmamışlardır.
MADDE 16 –
(1) ÇHC’den işbirliğine gelen üretici-ihracatçı sayısının çok fazla olması
nedeniyle Yönetmeliğin 27 nci maddesi çerçevesinde, dampinge ilişkin
belirlemelerde örneklemeye gidilmiştir. Buna göre, işbirliğine gelen firmaların
soruşturma döneminde gerçekleştirdikleri toplam ihracatın miktar bazında
%73’ünü gerçekleştiren Hangzhou Xiangsheng Textile Co.Ltd., Shaoxing Binhai
Petro-Chemical Group Co.Ltd., Xiamen Xianglu Chemical Fiber Co.Ltd., ile
Jiangsu Hengli Chemical Fibre Co.Ltd. firmaları örnekleme dahil edilmiştir. Bu
çerçevede, söz konusu firmalar için bireysel olarak hesaplanan damping
marjlarının ağırlıklı ortalamasının, işbirliğine gelen ancak örnekleme dahil
edilmeyen üretici-ihracatçı firmalara uygulanması öngörülmüştür.
(2) Ayrıca, söz konusu firmalardan herhangi birinin
soruşturmanın bundan sonraki aşamasında işbirliğini devam ettirmemesi halinde
örnekleme dahil edilmek üzere Tongkun Group Co. Ltd. firması belirlenmiştir.
(3) Örnekleme dahil edilmeyen Zheijang Rong Xiang
Chemical Fibre Co.Ltd. firması, soruşturma dönemindeki ihracatının örnekleme
dahil edilen firmaların ihracatından daha fazla olduğu iddiasıyla örnekleme
dahil edilmesini talep etmiştir. Ancak, söz konusu firma iddiasının aksine
örnekleme dahil edilen firmalardan çok daha düşük ihracat miktarına sahiptir.
(4) Örnekleme dahil edilmeyen firmalardan “bireysel
değerlendirme” talep eden firma olmamıştır.
MADDE 17 – (1) İşbirliğine
gelen ve örnekleme dahil edilen her bir firmanın piyasa koşullarında faaliyet
gösterip göstermediği hususu değerlendirilmiştir.
(2) Bu değerlendirme neticesinde aşağıdaki hususlar
belirlenmiştir.
(3) İlgili mevzuattaki açık hükümler çerçevesinde
üretimin temel girdilerinden olan işgücünün serbest dolaşımını engelleyecek
şekilde düzenlemeler bulunduğu tespit edilmiştir.
(4) Soruşturma konusu bölge sınırları içinde hiç bir
arazi parçası için özel mülkiyetin söz konusu olmadığı, arazi tahsisinin merkezi
otoritenin yönlendirdiği yerel makamlar tarafından ancak geçici olarak
yapıldığı, dolayısıyla üretimin bir diğer temel girdisi arazinin de merkezi
veya yerel makamların kontrolü altında olduğu belirlenmiştir.
(5) ÇHC’de polyester tekstürize ipliğin temel
hammaddesi olan PTA ve MEG’in piyasa şartlarında ihracında bir kısıtlama olup
olmadığını teminen istenilen söz konusu hammaddenin tedarikçilerine ilişkin
İşletme Ehliyeti (Business License) herhangi bir firma tarafından Çince
orijinalinin ve/veya tercümesi sunulmamış, bu nedenle hammadde üzerinde
herhangi bir kısıtın olup olmadığı tespit edilememiştir.
(6) İşbirliğine gelen ve örnekleme dahil edilen
firmalardan biri önemli miktardaki üretim ve ihracat satışına rağmen iç piyasa
satışının bulunmadığını beyan etmiştir. Söz konusu durumun nedenine ilişkin ise
makul ve kabul edilebilir bir açıklama sunulamamıştır. Bu husus, fiilen piyasa
ekonomisi koşullarının var olmadığına işaret etmektedir.
(7) Bu hususlara ilave olarak firma özelinde piyasa
koşullarına ilişkin talep edilen bazı bilgi ve belgeler de sağlanmamıştır.
(8) Bu değerlendirmeler ışığında, ÇHC’den işbirliğine
gelen ve örnekleme dahil edilen üretici-ihracatçı firmaların piyasa ekonomisi
koşullarında faaliyet gösterdiği iddiası kabul edilmemiştir.
(9) Piyasa koşullarında faaliyet gösterdiğini iddia
eden Jiangsu Hengli Chemical Fibre Co.Ltd. firması soruşturmanın ilerleyen
safhalarında bu iddiasından vazgeçtiğini belirtmiş ve “bireysel değerlendirme”
yapılmasını talep etmiştir. Söz konusu firmanın piyasa koşullarında faaliyet
gösterdiği iddiasından vazgeçmesi firmanın piyasa koşullarında faaliyet
göstermediğinin bir işaretidir. Bu nedenle, Jiangsu Hengli Chemical Fibre
Co.Ltd. firmasının piyasa koşullarında faaliyet gösterip göstermediği hususu ayrıca
irdelenmemiştir.
(10) Jiangsu Hengli Chemical Fibre Co.Ltd. firmasının
bu yöndeki talebi uygun görülmüştür. Ayrıca, ÇHC’den işbirliğine gelen ve
örnekleme dahil edilen tüm üretici-ihracatçı firmalar için bireysel
değerlendirme yapılarak bireysel damping marjı belirlenmiştir.
MADDE 18 – (1)
ÇHC’den işbirliğine gelen ve örnekleme dahil edilen ancak piyasa ekonomisi
koşullarında faaliyet göstermediği tespit edilen Hangzhou Xiangsheng Textile
Co.Ltd., Xiamen Xianglu Chemical Fiber Co.Ltd. ve Shaoxing Binhai
Petro-Chemical Group Co.Ltd. ile piyasa ekonomisi koşullarında faaliyet
gösterdiği iddiasından vazgeçen Jiangsu Hengli Chemical Fibre Co.Ltd. firmaları
için normal değer Yönetmeliğin 7 nci maddesi hükmü çerçevesinde, soruşturmaya
konu ülkelerden Endonezya emsal ülke alınarak belirlenmiştir.
(2) Endonezya’dan işbirliğine gelen çok geniş
yelpazede ürün tiplerine ilişkin ayrıntılı maliyet bilgilerini sunan ve yerinde
doğrulama soruşturmasında bilgi ve belgeleri doğrulanan bir firmanın maliyet bilgileri
esas alınmıştır.
(3) Söz konusu firmadan temin edilen maddenin imalat
maliyeti ile satış, genel ve idari (SGİ) gider rakamlarına makul oranda bir
kârın eklenmesi suretiyle oluşturulmuş normal değer hesaplanmıştır.
(4) ÇHC’den işbirliğine gelen ve örnekleme dahil
edilen bir firmanın vekili tarafından, belirlenen makul kârın çok yüksek
olduğu, Endonezya’daki firmaların kâr oranının %2-3 civarında olduğu iddia
edilerek, bu kâr oranının kullanılması gerektiği, normal ticari işlemler
çerçevesinde tespit edilen kâr oranının kullanılmaması gerektiği
belirtilmiştir.
(5) ÇHC’den işbirliğine gelen ve örnekleme dahil
edilen firmalar için oluşturulmuş normal değer tespitinde kullanılan kâr oranı
normal ticari işlemler esasında belirlenen kâr oranı değildir.
(6) ÇHC için emsal ülke olarak belirlenen
Endonezya’dan işbirliğine gelen firmaların önce soruşturma konusu üründeki,
daha sonra sektördeki kâr oranına bakılmıştır. İşbirliğine gelen
üretici-ihracatçı beş firmadan üçünün soruşturma konusu üründen kâr elde etmediği,
diğer taraftan işbirliğine gelen üretici-ihracatçı beş firmadan dördünün
sektörel kârlılığının pozitif olmadığı anlaşılmıştır. Endonezya’daki enflasyon
oranı, yatırımın geri dönüşü gibi unsurlar göz önünde bulundurularak, söz
konusu firmalarda tespit edilen soruşturma konusu üründeki ve soruşturma konusu
sektördeki kâr oranı makul bulunmadığından dikkate alınmamıştır.
(7) ÇHC’den işbirliğine gelen ve örnekleme dahil
edilen bir firmanın vekili tarafından, damping marjı belirlemesinin fabrika
çıkış aşamasında yapıldığı belirtilerek, bu bağlamda ayarlamaların oluşturulmuş
normal değerin belirlenmesinde dikkate alınarak karşılaştırma yapılması
gerektiği ifade edilmiştir.
(8) Oluşturulmuş normal değer belirlemesi, yerinde
doğrulama soruşturması sırasında da doğrulanan ayarlama oranı dikkate alınarak
yapılmış ve oluşturulmuş normal değer ile ihraç fiyatı fabrika çıkış aşamasında
karşılaştırılmıştır.
MADDE 19 –
(1) Yönetmeliğin 11 inci maddesi hükmü çerçevesinde damping marjları, normal
değer ile ihraç fiyatlarının ağırlıklı ortalamalarının karşılaştırılması
suretiyle hesaplanmıştır.
(2) Nihai bildirim sonrasında, Shaoxing Binhai
Petro-Chemical Group Co.Ltd. ile Xiamen Xianglu Chemical Fiber Co. Ltd.
firmasının toplam CIF değerleri hesaplanırken yapılan matematiksel hata
düzeltilerek toplam CIF değer yeniden belirlenmiştir.
(3) Buna göre ÇHC’den işbirliğine gelen ve örnekleme
dahil edilen üretici-ihracatçı firmalar için belirlenen damping marjları
aşağıda yer almaktadır:
Hangzhou Xiangsheng Textile Co.Ltd. : CIF değerin
%17,57’si,
Jiangsu Hengli Chemical Fibre Co.Ltd. : CIF değerin
%14,37’si,
Shaoxing Binhai Petro-Chemical Group Co.Ltd. : CIF
değerin %24,42’si,
Xiamen Xianglu Chemical Fiber Co. Ltd. : CIF değerin
%14,43’ü.
(4) ÇHC’den işbirliğine gelen ancak örnekleme dahil
edilmeyen firmalar (Hangzhou Hongsan Chemical Co.Ltd., Hangzhou Xiangsheng
Textile Co.Ltd., Hangzhou Zhongli Chemical Fiber Co.Ltd., Jinjiang Jinfu
Chemical Fiber and Polymer Co.Ltd., Jiangsu Shenghong Chemical Fibre Co.Ltd.,
Tongkun Group Co.Ltd., Xiamen Xianglu Chemical Fiber Co.Ltd., Zhejiang Hengyi
Petrochemicals Co.Ltd., Zhejiang Huaxin Advanced Materials Co.Ltd., Zhejiang
Rongxiang Chemical Fibre Co.Ltd. ve Xianglu Fibers (Haicheng) Co.Ltd.) için
belirlenen damping marjı CIF değerin %19,09’udur.
ALTINCI BÖLÜM
Malezya
MADDE 20 –
(1) Çin Halk Cumhuriyeti, Güney Kore, Malezya, Tayland ve Çin Tayvanı menşeli
sentetik filamentten mensucatta uygulanmakta olan dampinge karşı önlemin gözden
geçirilmesi sonucunda 1 Ağustos 2008 tarihli ve 26954 sayılı Resmî Gazete’de
yayımlanan 2008/25 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin
Tebliğ’in “İsim Değişikliği” başlıklı 22 nci maddesinde Hualon firmasının isim
değişikliği talebine ilişkin yapılan değerlendirmeler söz konusu soruşturma
için de geçerlidir.
(2) Bu kapsamda, Hualon firması ile Recron (Malaysia)
SDN BHD (Recron) firmaları arasında tesis edilen işlemin isim değişikliğinden
ziyade varlıkların devrine yönelik bir düzenlemeyi içerdiği, şirket
varlıklarının satışı ile ilgili olarak Hindistan’da yerleşik Reliance
Industries Limited (Reliance) ile 3/8/2007 tarihinde başlayan müzakerelerin
Reliance firmasına ait olan Malezya’da yerleşik Recron firması ile 3/9/2007
tarihinde yapılan alım satım anlaşması ile sonuçlandığı tespit edilmiştir. Söz
konusu anlaşma kapsamında, Hualon firmasının Malezya’da Nilai ve Melaka’da yer
alan tüm fabrika, donanım ve varlıkları Recron firmasına satılmış, 1/1/2008
tarihi itibariyle de Recron firması soruşturmaya konu ürünlerin
üretici/ihracatçısı haline gelmiştir.
(3) İki firma arasında tesis edilen alım satım
anlaşması ile Hualon firmasının sadece Malezya’daki varlıkları el değiştirmiş
aynı firmanın Çin Tayvanı, Vietnam ve ÇHC’de yer alan iştiraklerine ilişkin bir
düzenleme yapılmamıştır. Nitekim sadece Malezya’da yerleşik olan firma kayyuma
devredilmiş, diğer ülkelerdeki iştiraklerin yönetimi kayyum tarafından
görevlerine son verilen yöneticilerin kontrolünde kalmaya devam etmiştir. Söz
konusu soruşturma kapsamında, soru formuna verilen yanıtlardan anlaşıldığı
kadarıyla bahse konu varlık devri anlaşması Hualon firmasının hisse ve ortaklık
yapısında bir değişikliğe yol açmamıştır.
(4) Yapılan incelemeler neticesinde,
• Firmaların aralarında tesis ettikleri anlaşmalar
çerçevesinde bir isim değişikliğinin söz konusu olduğuna dair belge
sunamadıkları;
• İki firma arasında yapılan anlaşmanın daha önce
Hualon firmasına ait olan varlıkların firmanın borçlarına karşılık olarak
tasfiyesi çerçevesinde gerçekleştirildiği, bu bağlamda yapılan işlemin
varlıkların el değiştirmesine yönelik olduğu;
• Tesis edilen işlem sonucunda Hualon firmasının
hukuki varlığının sona erdiğine ilişkin bir belge sunulamadığı; zira varlıkların
devrine ilişkin anlaşma sonucunda her iki firmanın da ayrı tüzel kişilikler
olarak varlıklarını korudukları;
• Söz konusu işlemin mevcut bir firmanın yeni bir isim
altında faaliyetlerini sürdürmesini değil, yeni bir firmanın (Recron) mevcut
bir firmanın (Hualon) varlıklarını satın alarak faaliyete geçmesini mümkün
kıldığı;
• Recron firmasının varlıkların devriyle beraber
mevcut çalışanların büyük kısmını da kadrosuna kattığı anlaşılmakla beraber
yönetim yapısının ve üst düzey yöneticilerin tamamen değiştiği;
• Yapılan işlemler neticesinde Recron firmasının
Hualon firmasının hissedarları arasına girmesinin söz konusu olmadığı
tespit edilmiştir.
(5) Dampinge karşı önlemler yurtdışında yerleşik üretici/ihracatçı
firmaların ithalatta haksız rekabet yaratan fiyatlandırma davranışlarının yerli
üreticiler üzerindeki zarar verici etkilerini ortadan kaldırmak amacıyla
yürürlüğe konulmaktadır. Dolayısıyla, 1/1/2008 tarihi itibariyle soruşturmaya
konu ürünlerin üretici/ihracatçısı haline gelen Recron firmasının soruşturma
döneminde soruşturmaya konu olan tekstürize ipliklerin ihracatçısı olmadığı,
soruşturma döneminde ihracatı olan Hualon firmasının ise soruşturmaya konu
ürünün üreticisi olma vasfını kaybettiği anlaşıldığından Hualon Recron firması
için damping marjı belirlemesi yapılmamıştır.
(6) Bu nedenle, Malezya’daki tüm üretici/ihracatçılar
için tek damping marjı belirlemesi yapılmıştır. Bu bağlamda, damping marjının
belirlenmesinde “mevcut en iyi bilgiler”e başvurulmuş, Hualon firmasınca
soruşturma kapsamında sunulan bilgi ve belgeler “mevcut en iyi bilgi” olarak
değerlendirilerek damping marjı hesaplanmıştır.
MADDE 21 –
(1) Malezya’da yerleşik bütün üretici-ihracatçı firmalar için CIF değerin %
15,4’ü oranında damping marjı belirlenmiştir.
YEDİNCİ BÖLÜM
Endonezya
MADDE 22 – (1)
Nihai bildirim sonrasında Endonezya’dan işbirliğinde bulunan üretici-ihracatçı
firmalar tarafından, yapılan damping marjı hesaplamalarına yönelik itirazlar
alınmıştır.
(2) Polysindo Eka Perkasa Tbk. firmasının finansal
maliyetlerini sunmadığı tespit edildiğinden firma geneli için belirlenen
finansal giderler üzerinden belirlenen oran soruşturma konusu ürüne uygulanarak
üretim maliyeti belirlenmiştir. Firmanın vekili tarafından, soruşturma konusu
ürün için finansal giderlerin yerinde doğrulama soruşturması sırasında
sunulduğu hatırlatılarak söz konusu verinin kullanılması gerektiği
belirtilmiştir. Firma vekilinin iddiası yerinde bulunarak, soruşturma konusu
ürün için hesaplanan ve yerinde doğrulama soruşturması sırasında da doğrulanan
finansal giderlerim üretim maliyetine oranı ürün tiplerinin üretim maliyetine
eklenerek üretim maliyeti tekrar belirlenmiştir.
(3) PT Indorama Synthetics Tbk. firması vekilince,
Müsteşarlıkça hesaplanan satış, genel, idari ve finansman giderlerinin tekrar
dikkate alındığı iddiasıyla üretim maliyetinin belirlenmesinde çıkartılması
gerektiğini iddia etmiştir. Söz konusu maliyet unsurlarının üretim maliyeti
belirlenirken iki kez dikkate alınmadığı yapılan hesaplamanın tetkikinden
anlaşılmıştır. Dolayısıyla, firma vekilinin iddiası yerinde bulunmamıştır.
(4) PT Indorama Synthetics Tbk. firması vekilince,
yurtiçi navlun giderlerinin iç satışlar tablosunda ayarlama olarak paylaştırıldığı
belirtilerek ticari maliyete dahil edilmemesi gerektiği iddia edilmiştir. İç
piyasa satışlarını fabrika çıkış aşamasına getirirken ayarlama olarak dikkate
alınan yurtiçi navlun bedeli, satış giderlerinin bir unsuru olduğundan ticari
maliyetin belirlenmesinde dikkate alınmıştır.
(5) PT Indorama Synthetics Tbk. firması vekilince,
Müsteşarlıkça hesaplanan satış, genel, idari ve finansman giderlerinin tekrar
dikkate alındığı iddiasıyla üretim maliyetinin belirlenmesinde çıkartılması
gerektiğini iddia etmiştir. Söz konusu maliyet unsurlarının üretim maliyeti
belirlenirken iki kez dikkate alınmadığı yapılan hesaplamanın tetkikinden
anlaşılmıştır. Dolayısıyla, firma vekilinin iddiası yerinde bulunmamıştır.
(6) PT Indorama Synthetics Tbk. firması vekilince,
üretim maliyetinin belirlenmesinde yurtdışı navlun masraflarının dikkate
alındığını, dolayısıyla bu masraf kaleminin iç piyasa maliyetlerinin tespitinde
göz ardı edilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Söz konusu iddia yerinde bulunmuş,
yurtdışı navlun ve ihracata ilişkin diğer giderler hesaplama dışında tutularak
üretim maliyeti belirlenmiştir.
(7) PT Indorama Synthetics Tbk. firması vekilince,
Indorama’nın sahibi olduğu ticari firma ISIN’den MEG alışlarında uygulanan 270
günlük vade farkından kaynaklanan ayarlamanın 114 gün olarak dikkate alınması
gerektiği belirtilmiştir. ISIN firmasının soruşturma dönemi boyunca alış ve
Indoroma’ya satış işlemleri arasındaki ortalama 180 günlük vade farkı dikkate
alınarak ayarlama yapılmıştır.
(8) PT Mutu Gading Tekstil firması vekilince, vesaik
mukabili ödemelerde 45 günlük vade farkı ayarlaması yapıldığı, söz konusu ödeme
şeklinin peşin kabul edilerek ayarlama yapılmaması gerektiği iddia edilmiştir.
Yerinde doğrulama soruşturması sırasında da tespit edildiği üzere, söz konusu
ödeme şekli peşin olmayıp, malın yüklenmesi ile ödemenin yapılması arasında
belli bir vade farkını gerektirmektedir. Yerinde doğrulama soruşturmasında
doğrulana işlemler üzerinden söz konusu vade farkı ortalama 45 gün olarak
belirlenmiş ve bu bağlamda gerekli ayarlama yapılmıştır.
(9) PT Mutu Gading Tekstil firması vekilince, ihracat
işlemlerinde vade farkından kaynaklanan ayarlamanın iki kez dikkate alındığı
iddia edilerek bu hususta ayarlama yapılması talep edilmiştir. Yapılan
incelemede, ilk ayarlamanın vade farkından kaynaklandığı, ikinci ayarlamanın
ise “courier and colllection charges” masrafları adı altında diğer bir harcama
kalemi olduğu anlaşıldığından söz konusu iddia dikkate alınmamıştır.
(10) PT Mutu Gading Tekstil ve PT Sulindafin firması
vekilince, kâr oranının normal ticari işlemler üzerinden tespit edilen kâr
miktarının bu işlemler tutarına değil de bütün işlemler tutarına bölünerek
belirlenmesi gerektiği iddia edilmiştir. Söz konusu iddia yerinde
bulunmamıştır. Kâr oranının nasıl belirlendiği hususu 12 nci maddede
açıklanmıştır.
(11) PT Mutu Gading Tekstil ve PT Sulindafin
firmasının vekilince, farklı kalitedeki ürünlerin tamamen farklı ürün olarak
değerlendirildiği, bu kapsamda normal ticari işlem testlerinin yapıldığı ve
damping marjının belirlendiği vurgulanarak, kalite farklarının dikkate
alınmaması gerektiği, sadece kalite dışı ürünlerin ayrı bir ürün olarak
değerlendirilmesinin uygun olacağı iddia edilmiştir. Kalite farklılığı ile
ürünün satış fiyatı arasında doğrudan bir ilişki olduğundan söz konusu iddia
yerinde bulunmamıştır.
(12) PT Polyfin Canggih firmasının vekilince, denye ve
üretim maliyeti arasında ilişki olmadığı gerekçesiyle başka bir firmanın üretim
maliyetinin alındığı belirtilerek, firmanın üretim maliyeti ile denye arasında
doğrudan bir ilişki olduğu, söz konusu ilişkinin görülmediği ürün tiplerinin
sayısının sınırlı olduğu, dolayısıyla firmanın üretim maliyetinin dikkate
alınması gerektiği iddia edilmiştir. Söz konusu iddia yerinde bulunmuş ve
firmanın üretim maliyeti dikkate alınmıştır.
(13) PT Polyfin Canggih firmasının satış, genel ve
idari giderlerinde soruşturma konusu ürünün iç piyasa satış cirosunun toplam
firma cirosu içerisindeki payında bir düzeltme yapılmış ve dağıtım tekrar
hesaplanmıştır. Finansman giderlerinde ise firmanın dahil etmiş olduğu kambiyo
kârı ve zararı ihraç fiyatı belirlemesinde etkili olmadığı tespit edildiğinden
sadece firmanın beyan ettiği finansman giderleri dikkate alınarak, satış, genel
ve idari giderlerde yapılan dağıtım yöntemi kullanılarak soruşturma konusu
üründeki iç piyasa satış cirosunun firmanın toplam cirosu içerisindeki payına
göre belirlenmiştir. Soruşturma konusu ürün için belirlenen satış, genel, idari
ve finansman giderleri daha sonra yine soruşturma dönemine ilişkin ürün tipi
cirosu üzerinden ilgili ürün tipine paylaştırılarak bulunan sonuç üretim
maliyetine eklenerek ticari maliyet hesaplanmıştır. Söz konusu ticari maliyet
esasında damping marjı belirlemesi yeniden yapılmıştır.
(14) Yapılan düzeltme ve değişiklikler sonrasında
Endonezya’dan işbirliğine gelen üretici-ihracatçı firmalar için belirlenen
damping marjları aşağıda yer almaktadır:
PT Indorama Synthetics Tbk.: CIF değerin % 2,45’i,
PT Mutu Gading: CIF değerin % 7,12’si,
PT Polyfin Canggih: CIF değerin % 6,49’u,
Polysindo Eka Perkasa Tbk: CIF değerin % 6,70’i,
PT Susilia Indah Synthetic Fibers Industries (PT
Sulindafin): CIF değerin % 12,22’si.
SEKİZİNCİ BÖLÜM
Tayland
MADDE 23 –
(1) Nihai bildirim sonrasında Tayland’dan işbirliğinde bulunan
üretici-ihracatçı firmalar tarafından, yapılan damping marjı hesaplamalarına
yönelik itirazlar alınmıştır.
(2) Indo Poly firmasının vekilince, iç satış
miktarları ile ihracat satış işlemlerindeki miktarların karşılaştırılabilir
olmadığı, soruşturma dönemindeki ihracat işlemlerindeki en düşük miktarın 2.735 kg., ortalamasının
ise 19.157 kg.
olduğu, buna karşın iç satışlardaki işlemlerin büyük bölümünün 2.000 kg.nin altında
olduğu, bu işlemlerden de kayda değer bir kısmının 500 kg.nin altında olduğu
belirtilerek 2.000 kg.nin
altındaki iç piyasa satışlarının dikkate alınmaması gerektiği ya da %10 fiyat
farkı ayarlaması yapılması gerektiği iddia edilmiştir.
(3) İç piyasa ve ihracat işlemlerindeki miktar
farklılığından kaynaklanan ayarlama yapılması iddiası gerek firmanın soru
formuna verdiği cevaplarda gerekse soruşturmanın daha sonraki aşamalarında
gündeme getirilmemiştir. Söz konusu iddia, nihai bildirim sonrasında yeni bir
iddia olarak gündeme gelmiştir, dolayısıyla da dikkate alınmamıştır.
(4) Indo Poly firmasının vekilince, ihracat
işlemlerinde vergi iadesinin dikkate alınması gerektiği iddia edilmiştir. Gerek
soru formuna verilen cevaplardan gerekse işbirliğine gelen Tayland’da yerleşik
üretici-ihracatçı firmaların yerinde doğrulama soruşturması sırasında “vergi
iadesi sisteminin” ihracat işlemleri ile doğrudan bağlantılı ithal hammadde
kullanımındaki verginin iadesi olmadığı, FOB ihracat değerinin belli bir
oranının vergi iadesi adı altında üretici-ihracatçı firmaya destek olarak
sağlandığı anlaşılmıştır. Dolayısıyla söz konusu ayarlama iddiası dikkate
alınmamıştır.
(5) Jong Stit firmasınca nihai bildirimin Türkçe
olarak sunulmuş olması nedeniyle yerli üretim dalındaki zarara ilişkin
değerlendirmelerin anlaşılamadığı ifade edilmiş, nihai bildirimin İngilizce
çevirisinin gönderilmesi talep edilmiştir. Genel uygulama olarak sadece firmaya
özgü damping marjı hesaplamalarına ilişkin bildirimler İngilizce olarak
yapılmakta, nihai bildirim metni tüm ilgili taraflara Türkçe olarak
gönderilmektedir. Nihai bildirimdeki bulgu ve değerlendirmelerin tam olarak
anlaşılabilmesini teminen tüm taraflara yeterli süre tanınmakta, talep edilmesi
halinde bu süre uzatılmaktadır. Jong Stit firması, nihai bildirime ilişkin
görüş verme süresinin uzatılması yönünde bir talepte bulunmamıştır.
(6) Jong Stit firması yurt içi satışları
değerlendirilirken firma tarafından ilişkili olduğu bildirilen “Thai Polyester
Co. Ltd.” firmasına yapılan satışların göz ardı edilmemesi gerektiğini iddia
etmiştir. Yönetmeliğin 5 inci maddesi hükmüne göre normal değer, ihracatçı
ülkede tüketime konu olan benzer mal için normal ticari işlemler çerçevesinde
bağımsız alıcılar tarafından fiilen ödenmiş veya ödenmesi gereken
karşılaştırılabilir fiyattır. Yine aynı madde hükmüne göre, ilişkili firmalara
yapılan satışlarda uygulanan fiyatların bu ilişkiden etkilenmediğinin
kanıtlanmaması halinde bu işlemler normal ticari işlem olarak kabul
edilmeyebilir. Jong Stit firması tarafından ilişkili bahse konu firmaya yapılan
satışlardaki fiyatların normal ticari işlemler sonucunda oluştuğuna yönelik
herhangi bir delil ortaya konulmadığından yurt içi satış işlemleri
değerlendirilirken sadece normal ticari işlemler sonucunda oluştuğu kabul
edilen ve ilişkili olmayan firmalara yapılan satışlar göz önüne alınmıştır.
(7) Jong Stit firması son olarak üretim maliyetlerinin
ve satış, idari ve genel harcamaların oluşturulmasında adil davranılmadığını
iddia etmiştir. Firma nezdinde yapılan yerinde doğrulama soruşturmasında
firmanın soru formuna cevaben verdiği maliyet verileri doğrulanamamış, beyan
edilen maliyet unsurlarının kaynakları gösterilememiştir. Bu nedenle maliyete
ilişkin verilerin hesaplamalarda kabul edilemeyeceği firmaya yerinde doğrulama
aşamasında da bildirilmiştir. Firma tarafından somut delillerle ispat
edilemeyen maliyet verileri yerine eldeki mevcut bilgilerle ürün tipi bazında
maliyetler oluşturulmuştur. Bu işlem yapılırken Tayland’da faaliyet gösteren ve
soruşturma kapsamında işbirliğine gelen bir firmanın doğrulanmış verileri
kullanılmıştır. Dolayısıyla, maliyetlerin mesnetsiz ve adil olmayan bir şekilde
oluşturulduğu iddiası somut bir temele dayanmamaktadır.
(8) Yapılan düzeltme ve değişiklikler sonrasında
Tayland’dan işbirliğine gelen üretici-ihracatçı firmalar için belirlenen
damping marjları aşağıda yer almaktadır:
Indo Poly Ltd. : CIF değerin % 9,35’i,
Jong Stit Ltd. : CIF değerin % 33,02’si,
Siam Moderntex Co. Ltd. : CIF değerin % 12,81’i,
Sun Flag Ltd. : CIF değerin % 19,51’i.
DÖRDÜNCÜ KISIM
Zarara İlişkin Belirlemeler
BİRİNCİ BÖLÜM
Dampingli İthalatın Gelişimi
MADDE 24 – (1)
Yönetmeliğin 17 nci maddesi çerçevesinde, soruşturma konusu ülkeler menşeli
ithalatın hacminde mutlak anlamda ya da Türkiye tüketimine oranla önemli ölçüde
bir değişim olup olmadığı ile bu ithalatın iç piyasadaki benzer mal fiyatları
üzerindeki etkisi incelenmiştir.
MADDE 25 –
(1) ÇHC, Endonezya, Malezya ve Tayland için hesaplanan damping marjlarının ve
soruşturmaya tabi her bir ülkeden yapılan ithalat miktarlarının ihmal
edilebilir oranlardan fazla olduğu ayrıca, ilgili ülkelerin her birinden
gerçekleşen dampingli ithalatın SD’de yerli üreticinin fiyatlarını önemli
ölçüde kırdığı görülmüştür.
(2) Yapılan incelemeler sırasında, soruşturmaya tabi
her bir ülke kaynaklı ürünün aynı dağıtım kanalından geçtiği ve aynı piyasaya
hitap ettiği anlaşılmıştır. Bu çerçevede soruşturmaya tabi her bir ülkeden
ithal edilen soruşturma konusu ürünlerin kendi aralarında ve yerli benzer
ürünle rekabet ettiği sabit görülmüştür.
(3) Bu çerçevede, Yönetmeliğin 17 nci maddesi
hükümlerine dayanarak, soruşturmaya eş zamanlı konu olan ÇHC, Endonezya,
Malezya ve Tayland’dan yapılan ithalatın etkilerinin toplu değerlendirilmesine
karar verilmiştir.
(4) ÇHC’den işbirliğine gelen bazı firmaların vekili
tarafından, soruşturmaya konu ülkelerde hammadde, vergi oranları, işçilik,
toprak gibi üretim giderlerinin farklılık göstermesi, Malezya ve Tayland’daki
işçilik giderlerinin ÇHC ve Endonezya’dan çok daha yüksek olduğu, navlun
giderlerinin ülkeler arasında farklılık göstereceği, satış kanalları ve
fiyatlandırma stratejilerinin farklı olacağı gerekçesiyle ihraç edilen ürünler
arasındaki rekabet koşullarının farklı olacağı gerekçesiyle toplu değerlendirme
yapılamayacağı iddia edilmiştir.
(5) Anti-Damping Anlaşması’nın 3.3 madde hükümleri ile
Yönetmeliğin 17 nci maddesinde ifade edildiği üzere, birden fazla ülke menşeli
ürün aynı zamanda damping soruşturmasına konu olduğunda, soruşturmaya konu olan
ülkeler için hesaplanan damping marjları ihmal edilebilir (de minimis) ve
soruşturmaya tabi her bir ülkeden yapılan ithalat miktarları ihmal edilebilir
(negligible) oranlardan fazla olduğu ve ilgili ülkelerin her birinden
gerçekleşen dampingli ithalatın birbirleri ile ve yerli sanayinin ürünleriyle
rekabet ettiğinin tespiti halinde toplu değerlendirme yapılabileceği ifade
edilmektedir.
(6) Diğer taraftan, soruşturma konusu ülkeler
arasındaki üretim giderleri farklılığından kaynaklanan rekabet gücü avantajı
farklılıklarının, söz konusu ülkeler menşeli ürünlerin birbirleri ile ve yerli
sanayiinin ürünleri ile Türkiye pazarında rekabet halinde olmadıkları anlamına
gelmeyeceği izahtan varestedir.
(7) Aşağıda yer alan zarar incelemesinde dampingli
ithalat ifadesi soruşturmaya konu ülkelerden yapılan soruşturma konusu madde
ithalatının toplamına karşılık gelmektedir.
MADDE 26 –
(1) 2004 yılında 30,1 bin ton olan soruşturma konusu tekstürize iplikler genel
ithalatı 2005 yılında 57,9 bin ton, 2006 yılında 81,2 bin ton ve SD’de 118,3
bin ton olarak gerçekleşmiştir. 2004-SD arasında bu ürünün ithalatı miktar
bazında yaklaşık %300 oranında artış kaydetmiştir. Aynı dönemde ithalat değer
bazında 78 milyon ABD dolarından %250 oranında artarak 273,5 milyon ABD
dolarına yükselmiştir.
MADDE 27 –
(1) 2004 yılında 20 bin ton olan soruşturmaya konu ülkelerden dampingli
ithalat, 2005 yılında 45,4 bin ton, 2006 yılında 68,5 bin ton ve SD’de 98 bin
ton olarak gerçekleşmiştir. 2004-SD arasında poliesterlerden tekstürize
iplikler dampingli ithalatı, miktar bazında %388 gibi yüksek bir oranda artış
göstermiştir. Aynı dönemde soruşturmaya konu ülkelerden ithalat değer bazında
32,4 milyon ABD dolarından %500 oranında artarak 196,9 milyon ABD dolarına
yükselmiştir.
(2) Miktar bazında 2004 yılında %66,6 olan dampingli
ithalatın toplam ithalat içindeki payı, sürekli artış göstererek SD’de %82,8’e
ulaşmıştır. Şikayet konusu ülkelerden ÇHC’den 2004 yılında 2,5 bin ton olan
dampingli ithalat %1.750 oranında artarak SD’de 47 bin tona, Endonezya’dan 2004
yılında 2,2 bin ton olan ithalat %725 oranında artarak SD’de 18 bin tona,
Malezya’dan 2004 yılında 6,9 bin ton olan ithalat %212 oranında artarak SD’de
21,6 bin tona ve Tayland’dan 2004 yılında 8,4 bin ton olan ithalat %42 oranında
artarak SD’de 12 bin tona ulaşmıştır.
MADDE 28 –
(1) Soruşturma konusu ürünün yurtiçi tüketimi, söz konusu yerli üretim dalının
ilgili ürünlerdeki yurtiçi satışı ile genel ithalat rakamlarının toplanması
suretiyle hesaplanmıştır.
(2) Bu çerçevede oluşturulan toplam tüketim, 2004
yılında 148,3 bin ton iken, 2005 yılında 166,1; 2006 yılında 185,4 ve SD’de
219,6 bin tona ulaşmıştır. 2004-SD arasında toplam tüketim %48 oranında artış
kaydetmiştir. 2004 yılında %13,5 olan dampingli ithalatın pazar payı 2005
yılında %27,4, 2006 yılında %36,9, SD’de ise %44,6’ya yükselmiştir. Buna karşın
yerli sanayiinin pazar payı sürekli olarak azalış kaydederek 2004 yılında
%79,7’den 2005 yılında %65,2’ye, 2006 yılında %56,2’ye, SD’de ise %46,1’e
gerilemiştir. Zarar inceleme döneminde dampingli ithalatın pazar payındaki 31.1
puanlık artışa karşılık yerli sanayi 33,6 puanlık pazar kaybetmiştir. Söz
konusu dönemde yerli sanayinin pazar payı sürekli düşüş gösterirken, dampingli
ithalatın pazar payı sürekli artış kaydetmiştir. Yıllar itibariyle yerli
sanayinin azalan pazar payı, dampingli ithalat tarafından kazanılmıştır.
(3) ÇHC’den işbirliğine gelen bazı firmaların vekili
tarafından, yerli üretim dalı tarafından kapasite arttırıcı yatırım
yapılmadığı, dolayısıyla yerli sanayiinin tüketim artışını karşılamadığı söz
konusu tüketim artışının ise şikayete konu olan ülkelerce karşılandığını
belirtmiştir.
(4) Ancak, yerli sanayi adına şikayet eden Korteks ve
Sönmez firmalarının kapasite ve kapasite kullanım oranlarındaki düşüş dikkate
alındığında yerli sanayiinin üretim ve iç piyasa satışlarının düştüğü
dolayısıyla da kayda değer oranda artan tüketimden pay alamadığı görülmektedir.
Bu bağlamda, mevcut durumda dampingli ithalat nedeniyle kapasite, kapasite
kullanım oranı düşen, üretim ve iç piyasa satışları azalan yerli sanayinin
tüketimdeki artışı karşılamak amacıyla yeni yatırımlar yapması beklenemez. Aksine,
dampingli ithalat nedeniyle yerli üretim dalının artan talebi karşılamak
amacıyla kapasite arttırıcı yeni yatırım yapamaması yerli üretim dalında ortaya
çıkan zarara işaret eden önemli göstergelerden biridir. Bu itibarla, yerli
sanayinin artan tüketimden yeterince pay alamamasını, kapasite arttırıcı yeni
yatırımlar yapmamasına bağlamak doğru değildir.
MADDE 29 – (1)
TÜİK kayıtlarından elde edilen verilere göre, soruşturma konusu ülkeler menşeli
tekstürize iplikler dampingli ithalatının fiyatlarının gelişimi şu şekildedir.
(2) ÇHC menşeli dampingli ithalatın ortalama fiyatı
CIF bazda 2004 yılında 1,75 ABD Doları/kg. iken, 2005 yılında 1,83 ABD
Doları/kg., 2006 yılında 1,92 ABD Doları/kg. ve SD’de 2,05 ABD Doları/kg.’a
yükselmiştir.
(3) Endonezya menşeli dampingli ithalatın ortalama
fiyatı CIF bazda 2004 yılında 1,84 ABD Doları/kg. iken, 2005 yılında 1,77 ABD
Doları/kg., 2006 yılında 1,83 ABD Doları/kg. ve SD’de 2,03 ABD Doları/kg.’a
yükselmiştir.
(4) Malezya menşeli dampingli ithalatın ortalama
fiyatı CIF bazda 2004 yılında 1,64 ABD Doları/kg. iken, 2005 yılında 1,75 ABD
Doları/kg., 2006 yılında 1,81 ABD Doları/kg. ve SD’de 1,93 ABD Doları/kg.’a
yükselmiştir.
(5) Tayland menşeli dampingli ithalatın ortalama fiyatı
CIF bazda 2004 yılında 1,50 ABD Doları/kg. iken, 2005 yılında 1,75 ABD
Doları/kg., 2006 yılında 1,84 ABD Doları/kg. ve SD’de 1,96 ABD Doları/kg.’a
yükselmiştir.
İKİNCİ BÖLÜM
Dampingli İthalatın Yerli Üretim Dalının Satış
Fiyatları Üzerindeki Etkisi
MADDE 30 –
(1) Yönetmeliğin 17 nci maddesinin ilgili hükümleri çerçevesinde dampingli
ithalatın yerli üretim dalının satış fiyatları üzerindeki etkisi
değerlendirilirken fiyat kırılması, fiyat baskısı, fiyat bastırılması ve fiyat
yıpranması miktar ve oranları hesaplanmıştır.
MADDE 31 – (1)
Fiyat kırılması, ithal ürün fiyatlarının Türkiye piyasasında yerli üreticinin
yurt içi satış fiyatlarının yüzde olarak ne kadar altında kaldığını gösterir.
(2) Fiyat kırılması analizinde, soruşturma konusu
ülkelerden işbirliğine gelen firmaların soruşturma döneminde en çok ihracatını
yaptığı ürün tipinin ağırlıklı ortalama CIF ihraç fiyatına gümrük vergisi ve
masrafları eklenerek bulunan Türkiye piyasasına giriş fiyatı, yerli üretim
dalının aynı ürün tipindeki satış fiyatı ile karşılaştırılmıştır.
(3) Bu çerçevede,
ÇHC’de yerleşik;
Hangzhou Xiangsheng Textile Co.Ltd.: CIF değerin
%13,6’sı,
Jiangsu Hengli Chemical Fibre Co.Ltd. : CIF değerin
%11,8’i,
Shaoxing Binhai Petro-Chemical Group Co.Ltd. : CIF
değerin %16,7’si,
Xiamen Xianglu Chemical Fiber Co. Ltd. : CIF değerin %
9’u,
Endonezya’da yerleşik;
PT Indorama Synthetics Tbk. : CIF değerin % 9,2’si,
PT Mutu Gading : CIF değerin % 5,2’si,
PT Polyfin Canggih : CIF değerin % 10,47’si,
PT Polysindo Eka Perkasa Tbk : CIF değerin %18,3,’ü,
PT Susilia Indah Syn. Fibers Industries (PT
Sulindafin) : CIF değerin %10,5’i,
Tayland’da yerleşik;
Indo Poly Ltd. : CIF değerin % 14,4’ü,
Jong Stit Ltd. : CIF değerin % 26,1’i,
Siam Moderntex Co. Ltd. : CIF değerin % 13,6’sı,
Sun Flag Ltd. : CIF değerin % 12,2’si,
Malezya için CIF değerin % 11,9’u
oranında fiyat kırılması hesaplanmıştır.
MADDE 32 – (1)
Dampingli ithalat nedeniyle yerli üretim dalının fiyatlarının bastırılmış
olması tespiti yapıldığından dampingli ithalatın fiyatının yerli üretim dalının
olması gereken satış fiyatının ne kadar altında olduğu belirlenmiştir. Fiyat
baskısı, dampingli ithal fiyatlarının Türkiye piyasasında yerli üretim dalının
olması gereken satış fiyatının yüzde olarak ne kadar altında kaldığını
gösterir.
(2) Fiyat baskısı analizinde, soruşturma konusu
ülkelerden işbirliğine gelen firmaların soruşturma döneminde en çok ihracatını
yaptığı ürün tipinin ağırlıklı ortalama CIF ihraç fiyatına gümrük vergisi ve
masrafları eklenerek bulunan Türkiye piyasasına giriş fiyatı, yerli üretim
dalının üretim maliyetine mâkul oranda kâr marjı eklenmek suretiyle tespit
edilen olması gereken satış fiyatı (hedef fiyat) ile karşılaştırılmış ve
dampingli ithalatın fiyatının yerli üretim dalının olması gereken fiyatını
önemli ölçüde baskı altına aldığı tespit edilmiştir.
(3) Bu çerçevede,
ÇHC’de yerleşik;
Hangzhou Xiangsheng Textile Co. Ltd.: CIF değerin
%33’ü,
Jiangsu Hengli Chemical Fibre Co. Ltd. : CIF değerin
%29,6’sı,
Shaoxing Binhai Petro-Chemical Group Co.Ltd. : CIF
değerin %36,6’sı,
Xiamen Xianglu Chemical Fiber Co.Ltd. : CIF değerin
%26,1’i,
Endonezya’da yerleşik;
PT Indorama Synthetics Tbk. : CIF değerin % 26,5’i,
PT Mutu Gading : CIF değerin % 25,9’u,
PT Polyfin Canggih : CIF değerin % 30,9’u,
PT Polysindo Eka Perkasa Tbk : CIF değerin %35,6’sı,
PT Susilia Indah Syn. Fibers Industries (PT
Sulindafin) : CIF değerin %30,9’u.
Tayland’da yerleşik;
Indo Poly Ltd. : CIF değerin % 32,5’i,
Jong Stit Ltd. : CIF değerin % 47,3’ü,
Siam Moderntex Co. Ltd. : CIF değerin % 30,8’i,
Sun Flag Ltd. : CIF değerin % 35,7’si,
Malezya için CIF değerin % 31’i
oranında fiyat baskısı hesaplanmıştır.
MADDE 33 – (1)
Fiyat bastırılması, dampingli ithalat nedeniyle, yerli üretim dalının zarar
inceleme döneminde maliyetlerindeki artışa rağmen satış fiyatlarını
arttıramamasıdır. Fiyat bastırılması, yerli sanayinin üretim maliyeti ile satış
fiyatı arasındaki oran azaldığında ortaya çıkar.
(2) Fiyat bastırılması analizinde yerli üretim dalının
soruşturma döneminde en fazla satışını yaptığı iki ürün tipi ile yerli üretim
dalı genelindeki ortalama birim ticari maliyet ile ortalama birim satış fiyatı
arasındaki oran zarar inceleme dönemi için belirlenmiştir.
(3) Bu çerçevede, 75/36 poliesterlerden tekstürize
iplikler, 2004 yılında ticari maliyetin %4,1 altında satılırken bu oran SD’de
%10,8’e yükselmiştir. 150/48 poliesterlerden tekstürize iplikler ise 2004
yılında ticari maliyetin %5 altında satılırken bu oran SD’de %9’a yükselmiştir.
(4) Yerli üretim dalının toplam polyester tekstürize
iplik satışları esasında ise 2004 yılında ortalama birim satış fiyatı ağırlıklı
ortalama birim ticari maliyetin %0,5 altında iken SD de bu oran %7,8’e
ulaşmıştır.
(5) Fiyat bastırılması analizinden, dampingli
ithalatın yerli üretim dalının fiyatlarını önemli oranda bastırdığı, zarar
inceleme döneminde yerli üretim dalının maliyetlerindeki artışa rağmen satış
fiyatlarını aynı oranda arttıramadığı, şikayetçi firmalar genelinde SD de fiyat
bastırılması oranının zarar inceleme döneminin en üst noktasına ulaştığı, 2004
yılında ortalama birim satış fiyatı ortalama birim ticari maliyete eşitken, SD
de yerli üretim dalının ortalama birim satış fiyatının ortalama birim ticari
maliyetin %7,8 altında olduğu belirlenmiştir.
MADDE 34 –
(1) Dampingli ithalat nedeniyle, yerli üretim dalının satış fiyatlarını
düşürmesidir.
(2) Fiyat yıpranması analizinde, yerli üretim dalının
soruşturma döneminde en fazla satışını yaptığı iki ürün tipindeki satış
fiyatlarındaki yıpranma zarar inceleme dönemi için belirlenmiştir.
(3) Yerli üretim dalının satış fiyatlarında reel
anlamda yıpranma olup olmadığının tespiti amacıyla Yeni Türk Lirası esasındaki
veriler için yıllık ortalama “üretici fiyat endeksi” kullanılarak hesaplanmış
reel değerler kullanılmıştır.
(4) Bu çerçevede yapılan hesaplamalar neticesinde,
2004 yılında 100 olan 75/36 poliesterlerden tekstürize ipliklerin ortalama
birim satış fiyatı SD’de 90,4’e gerilemiştir. Bu söz konusu üründe reel anlamda
%9,6 lık bir fiyat yıpranmasının meydana geldiğini göstermektedir. 2004 yılında
100 olan 150/48 poliesterlerden tekstürize ipliklerin ortalama birim satış
fiyatı ise SD’de 97’ye gerilemiştir. Bu, söz konusu üründe reel anlamda %3
oranında bir fiyat yıpranmasının meydana geldiğini göstermektedir.
(5) Yerli üretim dalının toplam poliesterlerden
tekstürize iplik satışları esasında ise 2004 yılında 100 olan ortalama birim
satış fiyatının SD’de 93,3’e gerilediği görülmektedir. Bu yerli üretim dalının
zarar inceleme döneminde ortalama satış fiyatının reel anlamda %6,7
gerilediğini göstermektedir.
MADDE 35 –
(1) Soruşturmaya konu ülkelerden yapılan dampingli ithalatın, zarar inceleme
dönemi boyunca, yerli üretim dalının satış fiyatları üzerindeki ekonomik
etkileri incelendiğinde; yerli sanayinin satış fiyatlarının zarar inceleme
döneminde reel anlamda yıprandığı, 2004-SD arasında yerli üretim dalının
ortalama satış fiyatının reel olarak %6,7 oranında gerilediği, 2004 yılında
ortalama birim satış fiyatı ortalama birim ticari maliyete eşitken, SD’de yerli
üretim dalının ortalama birim satış fiyatının ortalama birim ticari maliyetin
%7,8 altında olduğu, dolayısıyla yerli sanayinin satış fiyatlarının dampingli
ithalat nedeniyle bastırıldığı, yerli sanayinin üretim maliyetlerindeki artışı
satış fiyatlarına yansıtamadığı görülmektedir.
(2) Dampingli ithal fiyatlarının yerli sanayinin satış
fiyatlarının önemli ölçüde altında kaldığı, fiyat kırılması ile fiyat baskısı
oranlarının yüksek olduğu anlaşılmaktadır.
(3) Damping marjlarının önemli oranlarda olduğu, fiyat
baskısı ve fiyat kırılması oranlarının yüksekliği dikkate alındığında, yerli
üretim dalının dampingli ithalat ile fiyat bazında rekabet etmesinin mümkün
olmadığı anlaşılmıştır.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Yerli Üretim Dalının Durumu ve Zarar Analizi
MADDE 36 – (1)
Zarar analizi için 1/1/2004-30/9/2007 arasındaki dönem zarar dönemi olarak
belirlenmiştir.
(2) Dampingli ithalatın yerli üretim dalı üzerindeki
etkisinin belirlenmesinde, şikayetçi firmalar Korteks ile Sönmez’in verileri
esas alınmıştır.
(3) Yerli üretim dalı, soruşturma konusu ürün dışında
başka ürün üretimi de yapmaktadır. Bu nedenle; nakit akışı, yatırımlardaki
artış, büyüme, sermaye artışı, net dönem kârı, yatırımların geri dönüş oranı,
yatırım hasılatı gibi ekonomik faktörler sadece polyester tekstürize iplikler
için ayrıştırılamadığından, firmanın tamamına ilişkin verileri içermektedir.
Yerli üretim dalının ekonomik göstergelerindeki gelişmeler değerlendirilirken
bu husus dikkate alınmıştır.
(4) Öte yandan, eğilimin sağlıklı bir şekilde
incelenmesi amacıyla Yeni Türk Lirası bazındaki veriler için yıllık ortalama
“üretici fiyat endeksi” oranları kullanılarak hesaplanmış reel değerler
kullanılmıştır. Miktar bazındaki verilerin endekslenmesinde ise firmanın
sağlamış olduğu ağırlık değerleri esas alınmıştır.
(5) Ayrıca; büyüme, sermaye artışı, net dönem
kârı/zararı, yatırımların geri dönüş oranı, yatırım hasılatı gibi ekonomik faktörlerin
analizinde 1/10/2006-30/9/2007 arasındaki dönem kullanılamadığından ve dokuz
aylık veriler esasında da yıllık bir değerlendirme yapılması veyahut yine söz
konusu verileri yıllığa tamamlayarak bir değerlendirme yapılması sakınca teşkil
edeceğinden 2007 yılının tamamı esas alınarak değerlendirme yapılmıştır.
MADDE 37 – (1)
Yönetmeliğin 17 nci maddesi hükümleri çerçevesinde, dampingli ithalatın yerli
üretim dalının ekonomik göstergeleri üzerindeki etkisinin tespiti amacıyla,
zarar dönemi içerisinde yerli üretim dalının üretim, satışlar, pazar payı,
kapasite, kapasite kullanımı, yurtiçi fiyatlar, maliyetler, stoklar, istihdam,
ücretler, verimlilik, nakit akışı, yatırımlardaki artış, kârlılık, büyüme,
sermaye artışı, net dönem kârı/zararı, yatırımların geri dönüş oranı, yatırım
hasılatı ekonomik göstergeleri ile damping marjının büyüklüğü analiz
edilmiştir.
a) Üretim
Yerli üretim dalının 2004 yılında 100 olan üretim
miktar endeksi, 2005 yılında 93’e, 2006 yılında da 84’e gerilemiş SD’de ise
85’e yükselmiştir.
b) Satışlar
Yerli üretim dalının 2004 yılında 100 olan yurtiçi
satış miktar endeksi 2005 yılında 92’ye, 2006 yılında 88’e, SD’de 86’ya
düşmüştür. 2004 yılında 100 olan satış hasılası müteakip yıllarda sırasıyla 90,
86 ve 81 olarak gerçekleşmiştir.
c) Pazar payı
Yerli üretim dalının 2004 yılında %79,7 olan yurtiçi
pazar payı, 2005 yılında %65,2, 2006 yılında %56,2 ve SD’de ise %46,1 olarak
gerçekleşmiştir.
d) Kapasite
Yerli üretim dalının 2004 yılında 100 olan kapasitesi,
2005 yılında değişmez iken 2006 yılında 95’e SD’de ise 93’e gerilemiştir.
e) Kapasite Kullanımı
Yerli üretim dalının 2004 yılında 100 olan kapasite
kullanım oranı, 2005 yılında 93’e, 2006 yılında ise 89’a gerilemiş, SD’de ise
91’e yükselmiştir.
f) Yurtiçi Fiyatlar
Yerli üretim dalının satış hasılası ağırlıklı ortalama
yurtiçi satış fiyatı 2004 yılında reel bazda 100 iken, 2005 yılında 90’a, 2006
yılında 86’ya, SD’de 81’e gerilemiştir.
Yerli üretim dalının ağırlıklı ortalama yurtiçi satış
fiyatı 2004 yılında reel bazda 100 iken, 2005 yılında 98’e gerilemiş, 2006
yılında değişmemiş (98), SD’de ise 93’e gerilemiştir.
g) Maliyetler
Yerli üretim dalının 2004 yılında 100 olan soruşturma
konusu ürünün ağırlıklı ortalama birim sınai maliyeti, 2005 yılında 103’e
yükselmiş, 2006 yılında 99’a, SD’de ise 98’e gerilemiştir.
Yerli üretim dalının 2004 yılında 100 olan soruşturma
konusu ürünün ağırlıklı ortalama birim ticari maliyeti, 2005 yılında 104’e
yükselmiş, 2006 yılında 103’e, SD’de ise 101’e gerilemiştir.
Yerli üretim dalında zarar inceleme döneminde sınai
maliyetteki 2 puanlık reel gerilemeye rağmen, ticari maliyette özellikle
finasman maliyetlerindeki artış sebebiyle 1 puanlık bir artış gerçekleşmiştir.
h) Stoklar
Yerli üretim dalının 2004 yılında 100 olan stok miktar
endeksi, 2005 yılında 106’ya yükselmiş, 2006 yılında 61’e düşmüş, SD’de ise
138’e yükselmiştir.
Yerli üretim dalının 2004 yılında 100 olan stok çevrim
(satışlar/stoklar) hızı endeksi, 2005 yılında 86’ya düşmüş, 2006 yılında 139’a
yükselmiş, SD’de ise 59’a gerilemiştir.
i) İstihdam
Yerli üretim dalının 2004 yılında 100 olan işçi sayısı
endeksi, 2005 yılında 75’e, 2006 yılında 57’ye, SD’de ise 50’ye gerilemiştir.
j) Ücretler
Yerli üretim dalında çalışan işçilerin aylık ücret
endeksi 2004 yılında 100 iken, 2005 yılında 111’e yükselmiş, 2006 yılında
110’a, SD’de 105’e gerilemiştir.
k) Verimlilik
Yerli üretim dalında çalışan işçi başına verimlilik
endeksi 2004 yılında 100 iken, 2005 yılında 124’e gerilemiş, 2006 yılında
149’a, SD’de ise 170’e yükselmiştir.
l) Nakit Akışı
Yerli üretim dalının reel nakit akışı (kâr +
amortisman), 2004 yılında 100 iken, 2005 yılında 114’e yükselmiş, 2006 yılında
28’e gerilemiş, 2007 yılında ise 86’ya yükselmiştir.
Yerli üretim dalının ilgili üründeki nakit akışı ise,
2004 yılında 100 iken, 2005 yılında 47’ye düşmüş, 2006 yılında 57’ye yükselmiş,
SD’de ise 37’ye gerilemiştir.
m) Yatırımlardaki Artış
Korteks firması, zarar inceleme dönemi boyunca
herhangi bir yenileme yatırımı yapmamış, 2004 yılında tevsi yatırımında
bulunmuştur.
Sönmez firmasının ise zarar inceleme döneminde kayda
değer bir yenileme yatırımı bulunmamakla birlikte SD’de bir miktar tevsi
yatırımı bulunmaktadır. Sönmez firmasının 2004 yılında 100 olan yenileme yatırım
endeksi 2005 yılında 673’e çıkmış, 2006 yılında ise 357’ye gerilemiştir.
n) Kârlılık
Yerli üretim dalının 2004 yılında 100 olan soruşturma
konusu üründeki toplam kârlılığı, 2005 yılında –564, 2006 yılında, -344, SD’de
ise –510 olarak gerçekleşmiştir.
Yerli üretim dalının 2004 yılında 100 olan soruşturma
konusu üründeki birim kârlılığı, 2005 yılında –625, 2006 yılında, -404, SD’de
ise –629 olarak gerçekleşmiştir.
2004 yılında ticari maliyetin biraz üzerinde satış
yaparak kâr elde edebilen yerli sanayi, zarar inceleme döneminin geri kalanında
sınai maliyetin üzerinde satmasına rağmen, ticari maliyetin altında satış
yaparak sürekli zarar etmiştir.
o) Büyüme
Yerli üretim dalının 2004 yılında 100 olan aktif
büyüklüğü, 2005 yılında 92, 2006 yılında 94’e gerilemiş, 2007 yılında ise 75
olarak gerçekleşmiştir.
p) Sermaye Artışı
Yerli üretim dalının 2004 yılında 100 olan öz
sermayesi 2005 yılında 94, 2006 yılında 104, 2007 yılında ise 100 olarak
gerçekleşmiştir.
r) Net Dönem Kârı/Zararı
Yerli üretim dalının 2004 yılında 100 olan net dönem
kârı, 2005 yılında -484’e, 2006 yılında –40.617’ye gerilemiş, 2007 yılında ise
–5.844 olarak gerçekleşmiştir.
s) Yatırımların geri dönüş oranı
Yerli üretim dalının yatırım geri dönüş oranı (Dönem
Kârı/Öz Kaynaklar) oranı 2004 yılında %0,02 iken 2005 yılında %0,12, 2006
yılında -%9,2 ve 2007 yılında -%1,39 olarak gerçekleşmiştir.
t) Yatırım Hasılatı
Yerli üretim dalının yatırım hasılatı (Dönem
Kârı/Aktifler), 2004 yılında %0,01 iken, 2005 yılında -%0,07, 2006 yılında
-%5,48, 2007 yılında -%1 olarak gerçekleşmiştir.
u) Damping marjının büyüklüğü
İlgili bölümde belirtildiği üzere, soruşturmaya konu
ülkeler için damping marjının önemli oranlarda olduğu tespit edilmiştir.
MADDE 38 –
(1) Soruşturmaya konu ülkelerin yüksek oranlarda damping yaptığı ve söz konusu
üründe ithalat hacimlerinin ihmal edilebilir düzeyin üzerinde olduğu tespit
edilmiştir.
(2) Soruşturmaya konu ülkelerden yapılan dampingli
ithalatın, zarar inceleme dönemi boyunca, yerli üretim dalı üzerindeki ekonomik
etkileri incelendiğinde; yerli üretim dalının üretim, yurtiçi satış miktar ve
değeri, pazar payı, kapasite, kapasite kullanım oranı ve istihdamını olumsuz
yönde etkilediği belirlenmiştir.
(3) Yerli üretim dalının yatırım hasılatı,
yatırımların geri dönüşü, kârlılık gibi ekonomik göstergelerinde ise 2007
yılında bir önceki yıla göre az da olsa bir iyileşme gözükse de zarar inceleme
döneminde söz konusu ekonomik faktörlerde kötüleşme olduğu gözlemlenmektedir.
Yerli üretim dalının öz sermeye büyüklüğü zarar inceleme dönemi boyunca
değişmez iken aktif büyüklüğü ve gerek soruşturma konusu üründe gerekse yerli
üretim dalı genelinde nakit akışı zarar inceleme döneminde olumsuz
etkilenmiştir. Aktif büyüklük ve kârdaki olumsuz gelişim ile birlikte öz
sermayede reel anlamda bir artış olmaması cari olarak hesaplanan yatırım
hasılatı (kâr/aktifler) ile yatırım geri dönüş oranını (kâr/özkaynak) olumsuz
yönde etkilemiştir. Ancak, bununla birlikte bu göstergeler yerli üretim dalının
ürettiği diğer ürünlerle ilgili verileri de içerdiğinden, bu husus
değerlendirme yapılırken göz önüne alınmıştır.
BEŞİNCİ KISIM
Dampingli İthalat ile Zarar Arasındaki Nedensellik
Bağına İlişkin Değerlendirmeler
MADDE 39 – (1)
Zarar inceleme döneminde soruşturma konusu tekstürize iplikler ithalatının,
nispi ve mutlak olarak arttığı, toplam ithalat miktar bazında %293, üçüncü
ülkelerden ithalat %102 oranında artarken, soruşturma konusu ülkeler menşeli
ithalatın %389 oranında arttığı, buna karşın söz konusu dönemde pazarın %48
oranında büyümesine, dampingli ithalatın neden olduğu fiyat baskısı nedeniyle
yerli üretim dalının fiyatlarını ticari maliyetlerinin altına çekmesine rağmen,
yerli sanayinin iç piyasa satışlarının %11,8 oranında gerilediği ve pazar
payının %79,7’den %46,1’e düştüğü, dampingli ithalatın pazar payının ise
%13,5’den %44,6’ya yükseldiği tespit edilmiştir.
(2) Dolayısıyla, söz konusu dönemde yerli sanayi,
pazardaki büyümeden istifade edememiş aksine önemli oranda pazar payını
kaybetmiştir. Yerli sanayide görülen 33,6 puanlık pazar payı kaybına karşılık
şikayete konu ülkeler anılan dönemde pazar paylarını 31,1 puan arttırmışlardır.
Özellikle, 2006 yılı ile SD arasında dampingli ithalatın fiyatlarının kayda
değer oranda yükselmesine rağmen yerli üretim dalının fiyatlarının önemli
ölçüde altında kalmaya devam ettiği tespit edilmiştir. Bu durum sonucunda,
yerli üretim dalının üretim, satış, pazar payı ve kârlılığında gelişen
olumsuzluklar diğer ekonomik göstergelerinde de olumsuzluklara yol açmıştır.
(3) Bu tespitler ışığında, 2004-SD arasında dampingli
ithalatın miktar ve değerinde gözlenen mutlak ve nispi artış ile yerli üretim
dalının gerek satış fiyatlarında gerekse ekonomik göstergelerinde gözlenen
olumsuz gelişmelerin eş zamanlı olarak ortaya çıkması nedeniyle, dampingli
ithalat ile yerli üretim dalı üzerinde oluşan zarar arasında illiyet bağı
olduğu sonucuna varılmıştır.
MADDE 40 – (1)
Üçüncü ülkelerden yapılan ithalat, 2004-SD arasındaki dönemde 10 bin tondan
20,3 bin tona yükselmiştir. 20,3 bin ton olan ithalatın 11,7 bin tonluk büyük
bir bölümü Hindistan, Çin Tayvanı ve G.Kore’den gerçekleşmiştir. Bahse konu
ülkelere 27/6/2000 tarih ve 24092 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2000/7
sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ ile dampinge karşı
vergi uygulanmaktadır. Önleme ilişkin yürütülen nihai gözden geçirme
soruşturması sonucunda 21/12/2006 tarih ve 26383 sayılı Resmî Gazete’de
yayımlanan 2006/31 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ
ile mevcut önlemin oranının değişmeden uygulanmasına karar verilmiştir. SD’de
önleme konu olan ülkelerden G.Kore’nin ortalama ithal fiyatı 5,1 USD,
Hindistan’ın 2,2 USD ve Çin Tayvanı’nın 3,2 USD olarak gerçekleşmiştir. En
düşük ithal fiyatı olan Hindistan’ın fiyatının dahi şikayete konu olan
ülkelerin fiyatından yüksek olduğu ve Hindistan menşeli dampingli ithalata
karşı CIF bedelin %6,8 ile %20,3 arasında değişen oranlarda dampinge karşı
verginin yürürlükte bulunduğu, diğer ülkelerin ise gerek ithal miktarlarının
düşüklüğü gerekse ithal fiyatlarının şikayete konu ülkelerin fiyatlarına
kıyasla önemli oranda yüksek olduğu göz önüne alındığında, üçüncü ülkeler
menşeli ithalatın yerli üretim dalında görülen mevcut zararda etkisinin
olmadığı değerlendirilmektedir.
MADDE 41 –
(1) Yönetmeliğin 17 nci maddesi hükümleri uyarınca, soruşturma konusu ülkeler
menşeli dampingli ithalattaki gelişim ile söz konusu ithalatın fiyatlarının
yerli üretim dalı üzerindeki etkisinin yanı sıra zarara yol açabilecek başka
bir unsur olup olmadığı hususu incelenmiştir.
(2) Gerek bazı ithalatçılar gerekse işbirliğine gelen
bazı firmaların vekilleri tarafından son yıllarda döviz kurunun reel anlamda
YTL karşısında değer kaybetmesinin yerli sanayide görülen zararın nedeni olduğu
ileri sürülmüştür. Enflasyon kur ilişkisi dikkate alındığında, son yıllarda
YTL’nin döviz karşısında reel anlamda değer kazandığı değerlendirilmektedir.
Ancak, yerli sanayinin üretiminin temel girdilerinden olan hammadde (PTA ve
MEG) ve enerji fiyatları doğrudan döviz kuru ile bağlantılıdır. Dolayısıyla,
döviz kurundaki düşük seyrin yerli sanayinin maliyetlerine etkisi oldukça
sınırlı kalmaktadır.
(3) Öte yandan yerli sanayi, yayınladıkları fiyat
listeleriyle satış fiyatlarını YTL değil, döviz kuru şeklinde ilan etmekte ve
uygulamaktadır.
(4) YTL karşısında reel anlamda değer kaybetmiş döviz
kurunun yerli üretim dalının maliyetlerine etkisi çok sınırlı kaldığından
kurdaki gelişmelerin yerli üretim dalında ortaya çıkan zararı açıklayacak bir
faktör olmadığı değerlendirilmektedir.
(5) Yerli üretim dalında görülen zarara dampingli
ithalattaki gelişim ile söz konusu ithalatın fiyatları dışında neden olabilecek
başka bir unsur tespit edilememiştir. İlgili taraflarca, dampingli ithalat
dışında yerli üretim dalında zarara yol açabilecek başka bir husus da gündeme
getirilmemiştir.
ALTINCI KISIM
İlgili Taraflarca Gündeme Getirilen Diğer Hususlar
MADDE 42 – (1) Endonezya
makamlarınca, şikayetin gizli olmayan örneğinde zarar dönemi olarak 2004-2006
ve 2007 yılı ilk altı ayına ilişkin verilerin sunulduğu, bunun ise
karşılaştırma yapmaya imkân vermediği iddia edilmektedir. Bunun yanısıra,
şikayetin gizli olmayan örneğindeki zarar inceleme dönemi ile soru formundaki
dampinge ilişkin soruşturma döneminin (1 Ekim 2006-30 Eylül 2007) farklı
olduğundan hareketle damping marjının belirlenmesinin mümkün olmayacağını iddia
etmektedir. Endonezya makamları ayrıca, şikayetin gizli olmayan örneğindeki
damping iddiasında kullanılan ihraç faturalarının ait olduğu dönemin
şikayetteki zarar döneminin dışında olmasının mümkün olmadığını iddia
etmektedir.
(2) Soruşturmanın açılış aşamasında zarar
değerlendirmesi, şikayette yer alan güncel veriler esasında yapılmıştır.
Gerekli karşılaştırma ve değerlendirme Müsteşarlık tarafından yapılmış olup
gizlilik nedeniyle verilerin açıklanması mümkün olmamıştır. Diğer taraftan, söz
konusu değerlendirmenin de otorite tarafından yapılan ön belirlemelere ya da
nihai belirlemelere ilişkin değil yalnızca şikayete ilişkin olduğu hususu da
izahtan varestedir. Ayrıca, şikayetin gizli olmayan örneğindeki damping
iddiasında kullanılan ihraç faturalarının ait olduğu dönemin şikayetteki zarar
döneminin dışında olmasının mümkün olmadığı iddiası da yersizdir. Damping
iddiası başvuruya şikayetçi firmalar tarafından temin edilebilen ihraç
faturaları esasında, zarar dönemi ise söz konusu firmalar tarafından temin
edilebilen en son güncel bilgileri içerebilecek şekilde ve mümkün olduğunca
yakın dönemler için sağlanmıştır. Şikayetçi tarafından tespit edilmiş damping
döneminden bahsetmek anlamlı değildir.
(3) Şikayetin gizli olmayan örneğinde damping
iddiasında şikayetçi tarafından kullanılan yöntem açıklanmakta ve buna ilişkin
veriler gizlilik kaydı da gözetilerek sunulmaktadır. Soruşturma sırasında
damping belirlemesine esas teşkil edecek dönemin şikayetçi tarafından
belirlenmesi söz konusu değildir. Bahse konu tasarruf Müsteşarlığın
yetkisindedir. Diğer taraftan, şikayette sunulan zarar dönemi ile daha sonra
zarar belirlemesine esas teşkil edecek zarar döneminin aynı olması gerektiği
yönünde bir zorunluluk olmadığı gibi zarar dönemini belirlemek de şikayetçinin
değil Müsteşarlığın yetkisinde bulunmaktadır. Nitekim, soruşturma için
soruşturma açılış tarihine en yakın dönemi kapsayacak şekilde zarar dönemi
belirlenerek yerli sanayiye ilişkin en güncel ve en sağlıklı verilerin temin
edilmesi sağlanmıştır.
(4) Endonezya makamlarınca, şikayetin gizli olmayan
örneğinde damping iddiasını ortaya koymak için sunulan ihraç faturaları ile
damping marjı ve fiyat baskısının nasıl hesaplandığı, oluşturulmuş normal
değerin nasıl tespit edildiği, ihraç fiyatının tespitinde ağırlıklı ortalama
ihraç fiyatının neden kullanılmadığı ve soruşturma konusu ürünün Endonezya
pazarı açık bir pazar olmasına rağmen iç piyasa satış fiyatına neden
ulaşılamadığının anlaşılamadığı ifade edilmektedir.
(5) Şikayetin gizli olmayan örneğinin “Damping
İddiası” başlıklı 5 Nolu Bölümü ile “Fiyat Baskısı” başlıklı 6.3 Bölümü’nde
damping marjı hesabı ile fiyat baskısı hesabının nasıl yapıldığı
açıklanmaktadır. Ayrıca, ihraç faturalarının gizli olmayan örnekleri de
şikayetin gizli olmayan örneği ekinde yer almaktadır. Şikayet konusu ürünün homojen
bir ürün olmaması çok sayıda ürün tipinin olması ve ürün tipleri arasındaki
fiyat farklılıklarının kayda değer olması nedeniyle damping marjı iddiasında
ağırlıklı ortalama ihraç fiyatı yerine ihraç faturasındaki ürün tipi esasında
damping hesaplaması yapılmış olmasının ilk iddiayı ortaya koyma açısından daha
sağlıklı sonuç verdiği düşünülmektedir. Şikayetçi, Endonezya iç piyasa satış
fiyatına ilişkin herhangi bir fatura, fiyat listesi, fiyat teklifi vb. belge
sunmadığından oluşturulmuş normal değer yöntemi kullanılmıştır. Ayrıca, gerek
Anti-Damping Anlaşması’nın 5.3 maddesi hükümlerinde gerekse Yönetmeliğin 19
uncu maddesinde normal değerin iç piyasa satış fiyatı esasında belirlenmesi
zorunluluğu bulunmadığı gibi, iç piyasa satış fiyatı, üçüncü ülkelere ihraç
fiyatı veya oluşturulmuş normal değer esasları arasında herhangi bir tercih ya
da hiyerarşik sıralama da yer almamaktadır.
(6) Endonezya makamlarınca, şikayetin gizli olmayan
örneğinde fiyat baskısının belirlenmesinde ithal fiyatına gümrük vergisi ve
diğer masrafların eklenmesinin yeterli olmadığını, Endonezya’daki fabrika çıkış
aşamasındaki fiyat, yurt içi navlun, yükleme-bindirme masrafları, satış genel
idari giderler ve diğer masrafların da bilinmesi gerektiği ifade edilmektedir.
(7) Bu iddianın da bilgi eksikliğinden kaynaklandığı
düşünülmektedir. Fiyat baskısı, Türkiye gümrük sahasına giren dampingli malın
ithal fiyatlarının, Türkiye piyasasında yerli üretim dalının olması gereken
satış fiyatının yüzde olarak ne kadar altında kaldığını gösterdiğinden fiyat
baskısı hesabında söz konusu bilgilere ihtiyaç duyulmamaktadır.
(8) ÇHC’den işbirliğine gelen bazı firmaların vekili
tarafından, ÇHC başta olmak üzere diğer soruşturmaya konu ülkelerin
Türkiye’deki tüketim artışına paralel ithalatının arttığı, ancak ithalat
artışının fiyat düşüşünden kaynaklanmadığı, şikayetin gizli olmayan örneğindeki
zarar döneminde birim ithal fiyatlarının da arttığı, dolayısıyla yerli
sanayinin fiyatlarının baskı altında olmasının söz konusu olmadığı iddia
edilmektedir.
(9) Fiyat baskısı, dampingli ithal fiyatlarının
Türkiye piyasasında yerli üretim dalının olması gereken satış fiyatının yüzde
olarak ne kadar altında kaldığını gösterir. Dolayısıyla özellikle soruşturma
döneminde ortalama ithal fiyatlarının yükselmiş olması yerli sanayinin
fiyatlarının kırılmadığı ya da baskı altında olmadığı anlamına gelmemektedir.
Öte yandan, dampingli ithalatın miktar artışının, tüketimdeki artış hızının çok
olduğu bu bildirimin ilgili bölümünde ortaya konduğundan dampingli ithalat ve tüketim
artışının paralel olduğu iddiası da tamamen dayanaksızdır.
(10) ÇHC’den işbirliğine gelen bazı firmaların vekili
tarafından, dampingli ithalatın yerli üretim dalının satış fiyatları üzerindeki
etkisi incelenirken fiyat kırılması, fiyat baskısı, fiyat bastırılması ve fiyat
yıpranması analizinde farklı ürün tiplerinin kullanıldığı, bu hususun sakıncalı
olduğu belirtilerek, aynı ürün tipi veya tiplerinin kullanılması gerektiği
ifade edilmiştir.
(11) Bahse konu fiyat analizlerinin hangi esasa
dayanılarak yapıldığı madde 31, 32, 33 ve 34 de açıklanmaktadır. Fiyat
kırılması ve fiyat baskısı analizi ithal ürün fiyatları ile yerli üretim
dalının satış fiyatları arasındaki ilişkiyi ortaya koyarken fiyat bastırılması
ve fiyat yıpranması yerli üretim dalının satış fiyatları ve maliyetleri ile
ilişkilidir. Fiyat kırılması ve fiyat baskısı analizi için kullanılan ürün tipi
ilgili üretici-ihracatçı firmanın en fazla ihracatını yaptığı ürün tipi
olduğundan işbirliğine gelen ve damping marjı belirlemesi yapılan her bir firma
için değişmektedir. Çok sayıda ürün tipinin olduğu soruşturma konusu üründe
bütün ürün tipleri için fiyat kırılması, fiyat baskısı, fiyat bastırılması ve
fiyat yıpranması analizinin yapılması mümkün olmadığından en sağlıklı
değerlendirmeye imkân verecek satış hacmi yüksek ürün tipleri esas alınarak
hesaplama yapılmıştır. Kaldı ki bütün ürün tipleri için söz konusu fiyat
analizlerinin yapılması zorunluluğu da bulunmamaktadır.
(12) ÇHC’den işbirliğine gelen bazı firmaların vekili
tarafından, şikayetin gizli olmayan örneğinde, soruşturmaya konu Endonezya,
Malezya ve Tayland’ın pazar ekonomisi uyguladıklarını dolayısıyla damping
iddiasında normal değerin bu ülkeler için oluşturulmuş normal değere
dayandırılamayacağını belirtmiştir. Bu çerçevede, Yönetmeliğin “Normal Değerin
Belirlenmesi” başlıklı 5 inci maddesine aykırı olunduğu iddiasıyla başvurunun
kabul edilebilir olmadığı ileri sürülmektedir.
(13) Yönetmeliğin 5 inci maddesi soruşturma sırasında
damping marjının belirlenmesine ilişkin olup şikayet aşamasındaki damping
iddiasının ortaya konması amacıyla sunulan normal değer ile ilişkisi
bulunmamaktadır. Şikayette normal değerin “oluşturulmuş normal değer”
yöntemiyle hesaplanması Yönetmeliğin “Şikayet ve İnceleme” başlıklı 19 uncu
maddesine herhangi bir aykırılık teşkil etmemektedir.
MADDE 43 – (1)
ÇHC’den işbirliğine gelen bazı firmaların vekili tarafından, Türkiye
pazarındaki fiyatın, pazardaki en büyük üretici Korteks tarafından belirlendiği
ve en büyük tedarikçi ülkelerden ithalatın dampinge karşı vergi ile
engellenmesi halinde şikayetçi firmaların pazardaki tekel konumlarını
güçlendirecekleri ifade edilmiştir. Bu durumun ise soruşturmaya konu ürünün
kullanıcılarını zor duruma sokacağı, büyük kayıplara ve iflaslara neden olacağı
belirtilerek, olası dampinge karşı verginin yürürlüğe girmesi neticesinde
daralan pazardan üreticilerin kârlı çıkmayacakları vurgulanmıştır.
(2) Türkiye pazarındaki fiyatın en büyük üretici
Korteks tarafından belirlendiği iddiası, gerek yerli üreticilerin yerinde
inceleme soruşturması sırasında gerekse ithalatçılardan alınan cevaplar
kapsamında incelenmiştir. Bu inceleme neticesinde, Korteks firmasının
yayınladığı fiyat listelerinin diğer üreticilerce takip edildiği tespit
edilmiştir. Ancak, söz konusu firmanın piyasada tekel konumuna sahip olduğu,
fiyatı dikte ettiği gibi iddialar yersizdir. Bugüne kadar en büyük üreticinin
Türkiye’de rekabet koşullarını bozduğu, tek başına ya da diğer üreticilerle
birlikte hareket ederek soruşturma konusu üründe fiyatı dikte ettiği yönünde
Rekabet Kurumu’nca herhangi bir iddia alınmamış bu yönde de bir soruşturma da
başlatılmamıştır. Soruşturma konusu ürünün Türkiye’de çok sayıda üreticisi
mevcuttur. Kaldı ki, bahse konu ürüne uygulanan gümrük vergisi oranlarının son
derece düşük olduğu göz önüne alındığında tek üretici olsa dahi ithal ürünlerle
serbest piyasa koşullarında rekabet etme zorunluluğu ile karşı karşıya
kalacağından tekel piyasasının özelliklerinin soruşturma konusu üründe
görülmeyeceği aşikârdır. Ayrıca, pazarda fiyat belirleyici güce sahip bir
firmanın maliyet altı fiyat belirleyerek kendini zarara sokması anlamına gelen
bu iddianın mevcut durumu açıklamaktan uzak ve dayanaksız olduğu açıkça
anlaşılmaktadır.
(3) Diğer taraftan, olası dampinge karşı önlemin
yürürlüğe girmesi halinde oluşabilecek tekelci piyasa nedeniyle şikayetçi
firmaların soruşturma konusu ürünü aşırı fiyatlandırmaları sonucunda
kullanıcıların zarar edecekleri ve iflasa uğrayacakları iddiası yersizdir.
Yukarıda belirtilen nedenlerle Türkiye’de tekelci piyasanın var olmadığı,
dampinge karşı önlemin yürürlüğe girmesi halinde de tekelci bir yapılaşmanın
oluşamayacağı ortaya konmuştur. Dampinge karşı önlemlerin amacı, yerli
sanayinin iç piyasada karşılaştığı ithalatta haksız rekabetin önlenmesidir. Dampinge
karşı önlemler, piyasayı tamamen ithalata ve dolayısıyla ithal rekabete
kapatmak amacıyla değil, üretici-ihracatçı firmaların neden olduğu haksız
rekabetin önlenmesi amacıyla yürürlüğe konulmaktadır. Dampinge karşı önlemin
yürürlüğe konulması, önleme konu olan ülke menşeli ithalatın yapılamaması
anlamına gelmemektedir.
YEDİNCİ KISIM
Sonuç
MADDE 44 –
(1) Soruşturma sonucunda dampingin, yerli üretim dalında zararın ve her ikisi
arasında illiyet bağının mevcut olduğu tespit edildiğinden İthalatta Haksız
Rekabeti Değerlendirme Kurulu’nun kararı ve Bakan’ın onayı ile aşağıda menşe
ülkesi ve üreticileri belirtilen 5402.33 gümrük tarife pozisyonunda yer alan
“poliesterlerden tekstürize iplikler”in Türkiye’ye ithalatında karşılarında
gösterilen tutarda dampinge karşı vergi yürürlüğe konulmuştur.
Menşe Ülke
Üreticiler
Dampinge Karşı Vergi
(ABD Doları / Ton)
Çin Halk Cumhuriyeti
Hangzhou Xiangsheng Textile
Co.Ltd.
335
Jiangsu Hengli Chemical
Fibre Co. Ltd.
297
Xiamen Xianglu Chemical
Fiber Co.Ltd.
268
Diğerleri
351
Endonezya
PT
Indorama Synthetics Tbk.
48
PT
Mutu Gading
136
PT
Polyfin Canggih
120
(Değişik ibare:RG-9/4/2010-27547)(1)
PT
Asia Pacific Fibers Tbk
122
PT
Susilia Indah Synthetic Fibers Industries
(PT
Sulindafin)
240
Diğerleri
240
Malezya
Bütün
Firmalar
276
Tayland
Indo
Poly Ltd.
198
Siam
Moderntex Co.Ltd.
241
Diğerleri
300
MADDE 45 – (1)
Gümrük idareleri, Karar maddesinde gümrük tarife pozisyon numarası, tanımı,
menşe ülkesi ve üreticileri belirtilen eşyanın ithalatında, karşılarında
gösterilen tutarlarda dampinge karşı vergiyi tahsil ederler.
MADDE 46 – (1)
Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
MADDE 47 – (1)
Bu Tebliğ hükümlerini Dış Ticaret Müsteşarlığı’nın bağlı olduğu Bakan yürütür.
(1) : Bakınız - 9/4/2010 tarihli ve 27547
sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan İTHALATTA HAKSIZ REKABETİN ÖNLENMESİNE
İLİŞKİN TEBLİĞ (TEBLİĞ NO: 2010/9)