← Tüm mevzuat · Uygulamada aç

İTHALATTA HAKSIZ REKABETİN ÖNLENMESİNE İLİŞKİN TEBLİĞ (2009/13)

Tebliğler · Resmî Gazete: 2009-04-18

Resmî kaynak: https://kms.kaysis.gov.tr/Home/Goster/38964

Giriş

İTHALATTA
HAKSIZ REKABETİN ÖNLENMESİNE İLİŞKİN TEBLİĞ

(2009/13)

BİRİNCİ
KISIM

Genel
Bilgi ve İşlemler

MADDE 1 – Mevcut önlem ve soruşturma

MADDE 1 – (1)
Hindistan Cumhuriyeti (Hindistan), Çin Tayvanı ve
Tayland Krallığı (Tayland) menşeli 5503.20.00.00.00 Gümrük Tarife İstatistik
Pozisyonu (GTİP) altında kayıtlı “Poliesterlerden
devamsız lifler ” (polyester elyaf) maddesine yönelik olarak 29/7/2003
tarihli ve 25183 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2003/14 sayılı İthalatta
Haksız Rekabetin Önlemesine İlişkin Tebliğ’le (2003/14 sayılı Tebliğ) dampinge
karşı kesin önlem yürürlüğe konulmuştur.

(2) Diğer taraftan, Beyaz Rusya, Endonezya, Güney
Kore, Çin Halk Cumhuriyeti ve Suudi Arabistan menşeli polyester elyaf maddesine
yönelik olarak da muhtelif tarihlerde yürürlüğe girmiş dampinge
karşı önlem uygulamaları mevcuttur.

(3) Hindistan, Çin Tayvanı
ve Tayland’a yönelik meri önlemin yürürlük süresinin bitiminden önce, 23/11/2007 tarihli ve 26709 sayılı Resmî Gazete’de
yayımlanan 2007/18 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ
(2007/18 sayılı Tebliğ) ile yerli üretim dalının önleme konu ürün ve ülkeler
kapsamında bir nihai gözden geçirme soruşturması açılması talebinde
bulunabileceği ilan edilmiştir.

(4) Advansa Sasa Polyester Sanayi Anonim Şirketi (Advansa
A.Ş.) tarafından gerçekleştirilen ve Rifay Polipropilen Elyaf Sanayi ve Ticaret A.Ş.;
Bozoğlu Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş.; Alba Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş.; Usaş
Fiber Geri Kazanım Sanayi ve Ticaret A.Ş.; Eurofiber
Tekstil Plastik Elyaf Turizm Sanayi ve Ticaret Limited
Şirketi tarafından desteklenen başvuru çerçevesinde anılan firmaların mevcut
önlemin sona ermesi halinde damping ve zararın devam edeceği veya yeniden
tekrarlanacağı yönündeki iddiaları değerlendirilmiştir. Bu kapsamda, 22/7/2008 tarihli ve 26944 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan
İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin 2008/22 sayılı Tebliğ’le
(2008/22 sayılı Tebliğ) başlatılan nihai gözden geçirme soruşturması, Dış
Ticaret Müsteşarlığı (Müsteşarlık) İthalat Genel Müdürlüğü (Genel Müdürlük)
tarafından yürütülerek tamamlanmıştır.

MADDE 2 – Kapsam

MADDE 2 –
(1) Bu Tebliğ; 4412 sayılı Kanun’la değişik 3577 sayılı İthalatta Haksız
Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanun (Kanun), 20/10/1999
tarihli ve 99/13482 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Karar
(Karar) ve 30/10/1999 tarihli ve 23861 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan
İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmelik (Yönetmelik) hükümleri
çerçevesinde yürütülen nihai gözden geçirme soruşturması sonuçlarını
içermektedir.

MADDE 3 – Bilgilerin toplanması ve değerlendirilmesi

MADDE 3 –
(1) Soruşturma açılışını müteakip soruşturma konusu ürünün Müsteşarlık
tarafından ticaret unvanları ve adresleri bilinen Hindistan, Çin Tayvanı ve Tayland’da yerleşik üretici/ihracatçılarına,
Türkiye’de yerleşik ithalatçılarına ve ayrıca soruşturmaya konu ülkelerde
yerleşik diğer üretici/ihracatçılara iletilebilmesini teminen
anılan ülkelerin Ankara’da bulunan Büyükelçilik ve temsilciliklerine soru
formları gönderilmiştir.

(2) Taraflara soru formunu yanıtlamaları için posta
süresi dâhil 37 gün süre tanınmış olup, tarafların süre uzatımı yönündeki makul
talepleri karşılanmıştır.

(3) Bu kapsamda soruşturmaya tabi ülkelerden
Hindistan’da yerleşik 2 firma, üretici/ihracatçı soru formlarını yanıtlayarak Müsteşarlık’a ulaştırmışlardır. Öte yandan, soruşturmaya
tabi diğer ülkelerde yerleşik üretici ihracatçı firmalardan soru formlarına
yönelik herhangi bir yanıt alınmamıştır.

(4) Soruşturmaya ilişkin tespit ve bilgileri içeren
“Nihai Bildirim” ilgili tarafların bilgisine sunulmuş olup, bazı yerli
üreticileri temsilen görüş yazısı göndermiş olan bir ihracatçı birliği
haricinde ilgili taraflardan öngörülen süre zarfında Bildirim’e yönelik
herhangi bir görüş alınmamıştır.

(5) Tarafların soruşturma boyunca ortaya koyduğu tüm
bilgi, belge ve görüşler incelenmiş, mezkur
görüşlerden mevzuat kapsamında değerlendirilebilecek olanlara bu Tebliğin
ilgili bölümlerinde değinilmiştir.

MADDE 4 – Yerinde doğrulama soruşturması

MADDE 4 –
(1) Yönetmeliğin 21’inci maddesi çerçevesinde herhangi bir yerinde doğrulama
soruşturması gerçekleştirilmesine ihtiyaç görülmemiştir.

MADDE 5 – İlgili tarafların bilgilendirilmesi

MADDE 5 –
(1) Soruşturma açılışını takiben, soruşturma konusu ülkelerin diplomatik ve
resmi temsilciliklerine ve Müsteşarlık tarafından ticaret unvanları ve
adresleri bilinen soruşturmaya konu ülkelerdeki üretici/ihracatçı firmalara
üretici/ihracatçı soru formu, şikayetin gizli olmayan
metni ile soruşturma açılışına ilişkin 2008/22 sayılı Tebliğ’in örneği
gönderilmiştir.

(2) Ayrıca, ilgili taraflardan alınan bilgi ve
belgelerin gizli olmayan nüshaları talep eden bütün ilgili tarafların bilgisine
sunulmuştur.

MADDE 6 – Gözden geçirme dönemi

MADDE 6 –
(1) Önlemin yürürlükten kalkması durumunda, dampingin ve zararın devamı veya
yeniden meydana gelmesinin muhtemel olup olmadığının belirlenmesi için 1/1/2005–31/12/2007 arasındaki dönem gözden geçirme dönemi
olarak alınmıştır.

İKİNCİ
KISIM

Soruşturma
Konusu Ürün ve Benzer Ürün

MADDE 7 – Soruşturma konusu ürün ve benzer ürün

MADDE 7 –
(1) Soruşturma konusu ürün, Hindistan, Çin Tayvanı ve
Tayland menşeli 5503.20.00.00.00 Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonu (GTİP)
altında kayıtlı polyester elyaftır.

(2) Bahse konu ürün, çekim ve ısıl sabitleme
işlemlerinden geçmiş polyester filamentlerin ya da
devamlı lifler demetinin kullanım yeri ve amacına göre alıcı tarafından talep
edilen boyda kesilmesi ile elde edilmekte ve tekstil ve dokusuz yüzeyler imalatında
kullanılmaktadır.

(3) Yerli üretim dalı tarafından imal edilen polyester
elyaf ile soruşturma konusu ülke menşeli polyester elyafların benzer ürün
olduğu tespiti mevcut önleme esas soruşturmada (esas soruşturma) yapılmıştır.
Bu soruşturmada ise, fiziksel özellikler, ürün çeşitliliği, kullanım alanları,
tüketici algılaması ve dağıtım kanalları bakımından yerli üretici tarafından
üretilen ürün ile soruşturmaya konu ülkeler menşeli ürün arasında “benzer ürün”
tanımı açısından ayrım yaratan herhangi bir farklılığın ortaya çıktığına
ilişkin yeni bir bilgiye ulaşılmamıştır. Bu itibarla, 2003/14 sayılı Tebliğin
7’nci maddesinde soruşturma konusu ürün ve benzer ürüne yönelik tespitleri
değiştirecek herhangi bir bilgi mevcut olmadığından anılan saptamalar geçerliliğini
sürdürmektedir.

(4) Soruşturma kapsamında yapılan incelemelerde
soruşturma konusu maddenin yukarıda belirtilen GTİP dışında bir sınıflandırma
altında ithal edildiğine ilişkin herhangi bir bulgu edinilmemiştir. Öte yandan,
soruşturma konusu madde haricinde bir maddenin mezkûr GTİP altında ithal
edildiğine ilişkin bir itirazda da bulunulmamıştır. Bu nedenle soruşturma
çerçevesindeki değerlendirmeler bahsi geçen GTİP altında gerçekleştirilen
ithalatın tamamını kapsamaktadır.

(5) Soruşturma konusu ürün ile ilgili açıklamalar
genel içerikli olup, uygulamaya esas olan GTİP ve karşılığı eşya tanımıdır.
Bununla beraber, soruşturma konusu eşyanın Türk Gümrük Tarife Cetveli’nde yer
alan tarife pozisyonunda ve/veya tanımında yapılacak değişiklikler, bu Tebliğ
hükümlerinin uygulanmasına halel getirmez.

ÜÇÜNCÜ
KISIM

Dampingin
Devamı veya Yeniden Meydana Gelmesi İhtimali

MADDE 8 – Genel

MADDE 8 –
(1) Yönetmelik’in 35’inci maddesi çerçevesinde
önlemin yürürlükten kalkması halinde dampingin devam
etmesinin veya yeniden meydana gelmesinin muhtemel olup olmadığı incelenmiştir.

(2) Bu çerçevede, soruşturmaya konu ülkelerdeki
yerleşik kapasite, soruşturmaya konu ülkeler için Türkiye pazarının önemi,
Hindistan, Çin Tayvanı ve Tayland’da mevcut yerleşik
kapasitenin Türkiye’ye yönlendirilme olasılığı, üçüncü ülkeler tarafından
soruşturma konusu ülkelere uygulanan önlemler, esas soruşturmada tespit edilen damping marjları başta olmak üzere dampingin devamı veya
yeniden meydana gelmesi ihtimaline ilişkin diğer hususlar irdelenmiştir.

MADDE 9 – Soruşturma konusu ürünün uluslararası piyasasındaki gelişmeler

MADDE 9 – (1) Hindistan menşeli Indorama
Synthetics Limited
ihracatçı firmasının sunmuş olduğu bilgilere göre sentetik ve suni elyafların
dünya çapındaki üretimleri incelendiğinde 2006 yılında, 2005 yılına nazaran
%6,2 oranında üretim artışı yaşandığı ve toplam üretim miktarının 2005
yılındaki 38,8 milyon ton seviyesinden 2006 yılında 41,2 milyon ton seviyesine
yükseldiği görülmektedir.

(2) 2006 yılı üretimi olan 41,2 milyon ton içerisinde
soruşturma konusu ürünün de içinde bulunduğu polyester grubunun payı %67 olup,
üretimin 2006 yılı için 27,7 milyon ton seviyesinde oluştuğu tespit edilmiştir.
Dünya üretiminde diğer elyaf türlerine kıyasla en hızlı üretim artış oranına
sahip olan polyester grubu üretiminin, 2006 yılında bir önceki yıla kıyasla
%8,4 oranında artış kaydettiği anlaşılmaktadır.

(3) 2006 yılı verileri çerçevesinde 27,7 milyon ton
seviyesindeki üretimin 11,7 milyon tonunun polyester elyaf; 16 milyon tonluk
kısmının ise polyester filament olduğu görülmektedir.
Her iki ürün tipinde bir önceki yıla kıyasla üretim artışı sırasıyla %7,9 ve
%8,8 olarak gerçekleştiği tespit edilmiştir.

(4) Yarns and Fibers Araştırma Kuruluşunun
2007 Elyaf Raporuna göre, 2012 yılında sentetik ve suni elyafların üretiminin
44,5 milyon ton seviyesine ulaşacağı ve soruşturma konusu polyester grubunun
dünya toplam suni ve sentetik elyaf üretimi içerisinde %77,5 oranında yer
tutacağı öngörülmektedir.

(5) Soruşturma konusu ürünü de kapsayan polyester
grubunda kapasitenin 2006 yılı itibariyle 36,41 milyon ton seviyesinde oluştuğu
görülmüştür. Anılan kapasitenin 15,16 milyon tonluk kısmın polyester elyaf;
21,25 milyon tonunun ise polyester filamente ilişkin
olduğu tespit edilmiştir. Dünya polyester elyaf üretimine yönelik kapasite
kullanım oranı ise 2006 yılı itibariyle yaklaşık %77’dir.

(6) Soruşturma konusu ürünün dünya tüketiminin
2000–2006 yılları arasında tekstil ve konfeksiyon
üretiminde vaki artışla beraber yıllık %5,3 oranında arttığı görülmüştür. Bu
çerçevede, 2006 yılında tüketim 11,3 milyon ton seviyesinde gerçekleşmiştir.

MADDE 10 – Soruşturmaya konu ülkelerde yerleşik kapasite

MADDE 10 –
(1) Soruşturma konusu ülkelerde yerleşik kapasiteye ilişkin inceleme çerçevesinde
alt paragraflarda bulunan sonuçlara ulaşılmıştır.

a) Hindistan

(1) Hindistan tekstil ve hazır giyim endüstrisinin,
Hint ekonomisinin en önemli işkolları arasında bulunduğu kabul edilmektedir. Bu
itibarla, Yarns and Fibers Araştırma Kuruluşunun Hindistan Tekstil Endüstrisi
Raporunda yer alan verilere göre, anılan işkolu ülkenin gayrisafi milli hasılasının %4’ünü ve sınai üretimin %20’sini
oluşturmaktadır. Tekstil sektörü, doğrudan 35 milyon kişiye iş olanağı sunarken
yan sanayiyle birlikte 47 milyon kişiye daha istihdam sağlamaktadır. Tekstil ve
hazır giyim sektörünün Nisan 2007- Mart 2008 döneminde ihracat içindeki payı
%19 seviyesindedir.

(2) Hindistan Tekstil Bakanlığı Tekstil Komiserliği
2008 Yılı İstatistikleri Raporuna göre, ülkede soruşturma konusu ürüne yönelik
yerleşik kapasitenin Nisan 2005- Mart 2006 döneminde 699 bin tondan 2007–2008
döneminde %63,3 nispetinde artışla 1.142 bin ton seviyesine ulaştığı
görülmektedir. Yerleşik kapasitede yaşanan artışın, üretim rakamlarına da
kısmen yansıdığı ve 2005-2006’da 628 bin ton olan toplam polyester elyaf
üretiminin 2007–2008 döneminde %40 oranında artışla 879 bin ton seviyesinde
gerçekleştiği tespit edilmiştir. Bu kapsamda 2005–2006 yılında kapasite
kullanım oranı %90 iken 2007–2008 döneminde %77 olarak tezahür ettiği
saptanmıştır. Bu itibarla, atıl kapasitedeki artış dikkat çekicidir.

(3) Kapasite ve üretimde yaşanan artışların görünen
etkisi ihracat rakamlarına da yansımaktadır. Bu çerçevede, 2005–2006 döneminde
43 bin ton olan soruşturma konusu ürün ihracatı, 2006–2007 döneminde %188
artışla 124 bin ton seviyesinde gerçekleşmiştir. Toplam sentetik ve suni elyaf
ihracatı içinde polyester elyafın payı, 2005–2006 döneminde %68’den, 2006–2007
döneminde %85’e yükselmiştir.

(4) Uluslar arası Ticaret Merkezi (UTM) verilerine
göre, Hindistan %5,67’lik payla soruşturma konusu üründe dünyanın beşinci büyük
ihracatçısı konumundadır.

b) Çin Tayvanı

(1) Çin Tayvanı, dünyanın
önde gelen polyester elyaf üreticileri arasında bulunmaktadır. Yarns and Fibers
2007 Elyaf Raporuna göre, Çin Tayvanı’nın 2005
yılındaki üretimi 1.807 bin ton seviyesinde gerçekleşmiştir. UTM verilerine
göre Çin Tayvanı’nın 2005 yılında üretiminin %30’una
karşılık gelen 556 bin ton soruşturma konusu ürünü ihraç ettiği görülmektedir.

(2) Çin Tayvanı’nda yerleşik
üreticilerin kapasite kullanım oranlarının %70 düzeyinde olduğu düşünüldüğünde
mevcut atıl kapasitenin önem arz ettiği değerlendirilmektedir.

(3) Avrupa Birliği tarafından Nisan 2006 tarihinde
başlatılan damping soruşturması çerçevesinde 29 Aralık
2006–19 Haziran 2007 tarihleri arasında uygulanan geçici nitelikteki dampinge
karşı önlem neticesinde Avrupa Birliği pazarının kısmen kapanması Çin Tayvanı’nda kaim üreticileri Türkiye, Rusya ve ABD
pazarlarına yöneltmiştir.

(4) Sonuç itibariyle, Çin Tayvanı
Gümrük Otoritesi Verilerine göre, Türkiye’ye 2007 yılında gerçekleşen ihracat,
miktar temelinde bir önceki yıla nazaran %857 artarken, miktar temelinde ilgili
üründe Çin Tayvanı’nın tüm ihracatında Türkiye’nin
payı, 2006 yılında %0,28 seviyesinden 2007 yılında %3,82 seviyesine
yükselmiştir.

c) Tayland

(1) Tekstil ve konfeksiyon
sektörü, Tayland ekonomisinde önemli bir yere sahiptir. Asian
Textile Business Dergisinin
Şubat 2006 Sayısına göre, tekstil ve hazır giyim sektörü ülkenin gayri safi
milli hasılasının %3’ünü, sanayi ürünleri üretiminin
%10’unu oluşturmakta ve tüm sanayi sektöründeki istihdamın %8’ini bünyesinde
barındırmaktadır.

(2) Öte yandan, Tayland soruşturma konusu ürünü de içine
alan sentetik elyaf üretiminde önemli üreticiler arasında yer almaktadır. Nitekim, Fiber Organon yayınına
(Haziran 2007) göre, meri önlemin yürürlüğe girdiği 2003 yılında 447 bin ton
olan üretimin, 2007 yılı Mart ayı itibariyle %17 oranında artışla 524 bin ton
seviyesine ulaşmış olduğu görülmektedir.

(3) UTM verileri çerçevesinde Tayland 2005–2007
döneminde Güney Kore, ÇHC ve Çin Tayvanı’nından sonra
dördüncü büyük polyester elyaf ihracatçısıdır.

MADDE 11 – Üçüncü ülkelerce uygulanan ticaret politikası önlemleri

MADDE 11 –
(1) Şikayet konusu ülkelere karşı üçüncü ülkelerin
uyguladığı veya halen uygulamakta oldukları ticaret politikası önlemleri
incelendiğinde, Avrupa Birliği’nin Çin Tayvanı
menşeli polyester elyaflara Aralık 2006-Haziran 2007 tarihleri arasında
sırasıyla %14,7 ve %29,5 oranlarında geçici önlem uyguladığı tespit edilmiştir.
Geçici önlem, Haziran 2007 tarihinde topluluk menfaati şartının mevcut olmadığı
gerekçesiyle yürürlükten kaldırılmıştır.

MADDE 12 – Türkiye pazarının önemi

MADDE 12 –
(1) Türkiye’nin tekstil ve hazır giyim iş kolunda dünyanın sayılı üretici ve
ihracatçıları arasında bulunması tekstil ve hazır giyim sektörünün başta gelen
girdilerinden olan polyester elyaf talebini doğrudan etkilemektedir. Bu
çerçevede 2008 yılı itibariyle Türkiye toplam polyester elyaf tüketiminin 160
bin ton seviyesinde olduğu tahmin edilmektedir.

(2) Soruşturma konusu polyester elyaf maddesinin
önemli ölçüde kullanıldığı iplik üretim sektörü incelendiğinde, İGEME 2008
Elyaf ve İplik Raporuna göre Türkiye, 500 fabrika, 7,5 milyon iğ ve 600 bini
aşan rotor sayısıyla, Avrupa’nın birinci, dünyanın ise altıncı büyük iplik
üreticisidir.

(3) Yine aynı rapora göre, polyester elyaf tüketimini
doğrudan etkileyen hazır giyim sektöründe, Türkiye dünyanın beşinci büyük
ihracatçısı konumundadır. Türkiye genelinde ihracata yönelik üretim yapan %90
oranında KOBİ niteliğine haiz 18.500 imalatçı/ihracatçı firma bulunmakta ve
üretimin %65’i ihraç edilmektedir.

(4) Öte yandan dünya çapında sonuçlarını gösteren
finansal krizin reel ekonomiye daha da tesir edeceği düşünülmektedir. Bu
kapsamda, 2009 yılında tahmin edilen %0,4 global
ekonomik büyüme temelinde tekstil ve hazır giyim sektöründe polyester elyaf
talebinin düşüş gösterebileceği düşünülmekle beraber 2010 yılında öngörülen
%1,9’luk büyüme çerçevesinde talepte tekrar artışların söz konusu olacağı
mütalaa edilmektedir.

(5) Netice itibariyle, Türk hazır giyim ve tekstil
endüstrisinin ihtiyaç duyduğu ana girdilerden olan polyester elyafa olan talep
dalgalanma gösterse dahi Türkiye pazarının şikayet
konusu ülkeler için önemini koruyacağı değerlendirilmektedir.

MADDE 13 – Talebi etkileyen unsurlar

MADDE 13 – (1)
Soruşturma konusu ürünün ithalatçısı konumunda bulunan firmalar tarafından soru
formlarına verilen yanıtlardan fiyatın talebi etkileyen öncelikli bir unsur
olduğu anlaşılmaktadır.

MADDE 14 – Esas soruşturmada tespit edilen damping marjları

MADDE 14 –
(1) Mevcut dampinge karşı önlemin hukuki ve idari altyapısını teşkil eden damping soruşturması çerçevesinde ilgili taraflardan elde
edilen bilgi ve belgeler temelinde önleme konu ülkelerde yerleşik ve
işbirliğinde bulunan firmalara yönelik münferit, diğer firmalar içinse ülkelere
şamil damping marjları hesaplanmıştır.

(2) Mezkur soruşturma esnasında tespit edilen damping marjları soruşturma konusu ülkelerin önlemin
yürürlükten kalkması halinde muhtemel davranışlarını yansıtacak önemli bir
gösterge niteliği taşıdığından dikkate alınmıştır.

(3) Esas soruşturmada tespit edilen damping
marjları Hindistan için %16,5 ila %23,9, Tayvan için %6,4 ila % 20,1, Tayland
için ise %15,8 ila %22 arasında değişen oranlardadır.

MADDE 15 – Değerlendirme

MADDE 15 –
(1) Tebliğin sekizinci maddesinde incelenen konu başlıklarının dampingin devamlılık arz edebileceğine veya yeniden
tekrarlanabileceğine ilişkin gösterge niteliğinde veri içerdiği görülmektedir.

(2) Yapılan incelemeler neticesinde soruşturmaya konu
ülkelerde önemli nitelikte yerleşik kapasite bulunduğu; kapasite artışına
yönelik yatırımlar da dikkate alındığında mezkur
ülkelerden vaki üretim ve ihracatın gelecek dönemde artarak devam etmesi için
gerekli kapasitenin mevcut olduğu anlaşılmaktadır.

(3) Türkiye iplik piyasası ve bu piyasayla doğrudan
bağlantılı tekstil ve hazır giyim sektörlerinin temel girdilerinden olan
soruşturma konusu ürüne yönelik talep önemli bir seviyede bulunmaktadır. 2008
yılının son çeyreğinde etkisi derinleşen finansal krizin reel ekonomiye
etkisiyle ekonomide daralma yaşanmakla birlikte, Türkiye’nin tekstil ve konfeksiyon üretim ve ihracatında dünyanın sayılı ülkeleri
arasında bulunması, gerçek ve potansiyel bir pazar olması nedeniyle soruşturma
konusu ülkeler açısından önemini muhafaza edeceği düşünülmektedir.

(4) Öte yandan, ithalatçılardan elde edilen veriler
çerçevesinde soruşturma konusu ülkeler menşeli ürüne yönelik talebin fiyata
duyarlı olması nedeniyle anılan ülkelerde yerleşik üretici/ihracatçıların fiyat
kararları yerli üretim dalının satış fiyatı ve miktarlarını etkileyecek
önemli bir unsurdur. Bu itibarla bilhassa, küresel
çerçevedeki talep daralması neticesinde dünya ticaretinin 2009 yılında %3,5
oranında küçüleceği yönündeki tahminler temelinde soruşturma konusu ülkeler
başta olmak üzere soruşturma konusu ürünün başat üreticilerinin mevcut kapasite
ve kapasite kullanım oranları dikkate alındığında, uluslararası pazarlarını
koruyabilmek için fiyatlarını düşürme yönünde bir baskıyla karşı karşıya
kalabilecekleri değerlendirilmektedir. Nitekim Hindistan’da soruşturma
konusu ürünün birim fiyatının Temmuz 2008-Ocak 2009 döneminde farklı ürün
tiplerinde %15 ila %24 oranlarında gerilediği görülmüştür.

(5) Bu hususlar haricinde esas soruşturmada soruşturma
konusu ülkelerde kaim işbirliği yapan üretici/ihracatçılara yönelik olarak
firma temelinde, diğer firmalara yönelik ise ülke temelinde tespit edilen damping marjlarının seviyesi meri dampinge karşı önlemin
mevcut olmadığı bir ortamda ilgili firmaların muhtemel davranışlarını ortaya
koyan önemli bir göstergedir.

(6) Yapılan değerlendirmeler neticesinde, soruşturmaya
konu ülkelerdeki yerleşik kapasitenin güçlü bir üretime işaret ettiği ve bu ülkelerdeki
atıl kapasitenin Türkiye’ye kolaylıkla yönlendirileceği; önemli seviyedeki
tekstil/konfeksiyon ürünleri üretimi nedeniyle
Türkiye’nin şikayet konusu ülkeler bakımından pazar önemini sürdüreceği; mezkur
ülkelerde kaim üretici/ihracatçıların Türkiye pazarını iyi tanımaları ve
yerleşik dağıtım kanallarına sahip olmaları nedeniyle pazara hızlı nüfuz
edebildikleri tespit edilmiştir. Esas soruşturmada tespit edilen damping marjlarının önlemin mevcut olmadığı bir ortamda
ilgili ülkelerdeki üretici/ihracatçıların fiyat temelli rekabetin yoğunlaştığı
dönemlerde dampingli fiyatlarla ürün satma eğilimini gösterdiği ve mevcut
küresel talep daralmasının böyle bir ortama zemin hazırladığı dikkate
alındığında meri önlemin yürürlükten kaldırılması halinde dampingin devam
edebileceğine veya tekrarlanabileceğine kanaat getirilmiştir.

DÖRDÜNCÜ
KISIM

Zararın
Devamı veya Yeniden Meydana Gelmesi İhtimali

MADDE 16 – Genel

MADDE 16 –
(1) Önlemin yürürlükte olduğu dönemde, yerli üretim dalında zarar durumu ve
önlemin yürürlükten kalkması halinde zarara etki edebilecek muhtemel gelişmeler
incelenmiştir. Bu çerçevede, ithalat miktar ve fiyatlarının muhtemel gelişimi,
fiyat baskısı ile yerli üretim dalının ekonomik göstergeleri incelenmiştir.
İthalat verileri incelenirken, önlemin etkisini ve önlem sonrası duruma ilişkin
eğilimleri görebilmek amacıyla gözden geçirme dönemini de içine alan 2003-2007 dönemi ele alınmıştır.

BİRİNCİ BÖLÜM

Önlem Konusu İthalatın Gelişimi

MADDE 17 – Maddenin genel ithalatı

MADDE 17 – (1)
2003 yılında 66.238.426
Kg olan ithalatın 2007 yılına geldiğinde %1,67 oranında
artışla 67.352.964 Kg
seviyesinde gerçekleştiği görülmüştür. Öte yandan, 2006 yılıyla kıyaslandığında
2007 yılındaki ithalatta miktar temelindeki artışın %20,5 düzeyinde olduğu
görülmektedir.

(2) 2003–2007 dönemi arasında şikayet
konusu ürünün toplam ithalatındaki değer artışının %67,9 düzeyinde olduğu
tespit edilmiştir.

(3) 2003 yılında 0,989 ABD Doları/Kg olan birim
fiyatın, petrol fiyatlarının da etkisiyle 2007 yılında %65 artışla 1,634 ABD
Doları/Kg düzeyinde gerçekleştiği tespit edilmiştir.

MADDE 18 – Maddenin soruşturma konusu ülkelerden ithalatı

MADDE 18 –
(1) Söz konusu ülkelerden gerçekleşen ithalatın önlemin yürürlüğe girdiği 2003
senesinden sonra önlemin etkisiyle gerilediği, buna karşın 2007 yılında bir
önceki yıla nazaran %168 artış kaydederek 12.402.716 Kg
seviyesine ulaştığı görülmüştür. Netice itibariyle soruşturma konusu ülkelerin
ithalat içindeki payı miktar temelinde 2006 yılında %8,27 iken, bu rakam 2007
yılında %18,41 olmuştur.

MADDE 19 – Önlem konusu ürünün Türkiye toplam tüketimi

MADDE 19 –
(1) Soruşturma konusu ürünün Türkiye toplam tüketimi hesaplanırken 2007 yılına
ait şikayetçi yerli üretici ile şikayeti destekleyen
yerli üreticilerden temin edilen yurtiçi satış miktarları ilgili yıla ait
toplam ithalatla toplanmıştır. Bu çerçevede 2005 yılında 100 olan tüketim
endeksinin 2006 yılında değişmediği, 2007 yılında ise 108 olduğu görülmüştür.

MADDE 20 – Soruşturmaya tabi ülkelerin pazar payları

MADDE 20 –
(1) Soruşturma konusu ülkelerin Türkiye pazarından aldıkları paylar
incelendiğinde mezkur ülkelerin 2005 yılında 100 olan
pazar payı endeksinin 2007 yılında 254 seviyesine yükseldiği; yerli üretim
dalının 2005 yılındaki 100 olan pazar payı endeksinin ise 2007 yılında 97’ye
gerilediği görülmüştür.

MADDE 21 – Fiyat kırılması ve fiyat baskısı

MADDE 21 –
(1) Soruşturmaya konu ülkelerden gerçekleşen ithalatın Türkiye piyasasında
oluşan fiyatlarının yerli üretim dalını oluşturan firmaların yurtiçi satış
fiyatları üzerinde yarattığı etkiyi tespit edebilmek amacıyla fiyat baskısı
incelenmiştir.

(2) Yerli üretim dalının 2005–2007 döneminde maliyet
altı satışlar yaptığı göz önünde alındığında soruşturma konusu ülkeler menşeli
ithalatın yerli üretim dalı iç satış fiyatlarını baskı altında tuttuğu görülmüştür.
Bu çerçevede, yerli üretim dalı ticari maliyetlerine makul kar eklenerek olması
gereken iç piyasa satış fiyatları tespit edilmiş ve bu değerler soruşturmaya
konu ithalatın Türkiye piyasasında oluşan ağırlıklı fiyatlarıyla
karşılaştırılmıştır. Mevcut dampinge karşı önlemin
dikkate alınmadığı bu karşılaştırma neticesinde 2007 yılında Hindistan ve Çin Tayvanı menşeli ithalatın yerli üretim dalı üzerinde
sırasıyla %31,09 ve %32,88 oranlarında fiyat baskısı yarattığı saptanmıştır.
Tayland’dan 2007 yılında ithalat bulunmadığı için fiyat baskısı
hesaplanmamıştır.

İKİNCİ
BÖLÜM

Yerli
Üretim Dalının Durumu

MADDE 22 – Yerli üretim dalının ekonomik göstergeleri

MADDE 22 –
(1) Önlem konusu ithalatın yerli üretim dalı üzerindeki etkisinin
belirlenmesinde, yerli üretim dalını temsilen şikayetçi
yerli üretici Advansa A.Ş’nin
verileri dikkate alınmıştır.

(2) Eğilimin sağlıklı bir şekilde incelenmesi amacıyla
Türk Lirası bazındaki veriler için yıllık ortalama Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE)
kullanılarak enflasyondan arındırılmış reel değerler esas alınmıştır.

a) Üretim

(1) 2005 yılı endeksi 100 kabul edildiğinde 2006 ve
2007 yılları arasında soruşturma konusu maddenin üretim endeksinin sırasıyla 96
ve 103 olduğu görülmüştür.

b) İç Satışlar, ihracat ve fiyatlar

(1) Yurt içi satışlarda miktar temelinde 2005 yılında
100 olan endeksin 2006 ve 2007 yıllarında sırasıyla 100 ve 110 düzeyinde
gerçekleştiği; diğer taraftan yurtdışı satışların 2005 yılında 100 olan miktar
endeksinin 2007 yılında 75 olduğu görülmüştür.

(2) 2005 yılında 100 olan yurtiçi toplam satış hasılası endeksinin 2006’da 98, 2007’de ise 100 olduğu
tespit edilmiştir.

(3) 2005’de 100 olan yurtiçi satış birim fiyatları
endeksinin ise 2006 yılında 98, 2007 yılında ise 91 olduğu saptanmıştır.

c) Maliyetler

(1) 2005–2007 döneminde yerli üretim dalının birim
maliyetleri göz önüne alındığında 2005 yılında 100 olan birim sınai maliyet endeksinin 2006 ve 2007 yıllarında sırasıyla
100 ve 91 olarak gerçekleştiği; birim ticari maliyet endeksinin ise aynı
dönemde sırasıyla 105 ve 89 olduğu tespit edilmiştir.

d) Ürün karı

(1) 2005 yılında yerli üretim dalının maliyetin
altında satışlar gerçekleştirmesi nedeniyle endeks eksi değer ile
başlatılmıştır. Bu çerçevede 2005 yılında -100 olan ürün toplam karı endeksinin
2006’da -153, 2007’de -71; birim ürün karı endeksinin ise 2006’da -152, 2007’de
ise -71 seviyelerinde oluştuğu görülmüştür.

e) Kapasite ve kapasite kullanım oranı

(1) Yerli üretim dalı bakımından 2005 yılında 100 olan
kapasite endeksinin 2006 ve 2007 yıllarında sabit kaldığı görülmüştür.

(2) Kapasite kullanım oranları ise 2005 yılında 100
iken 2006’da 96, 2007’de ise 103 seviyesinde gerçekleşmiştir.

f) Stoklar

(1) 2005 yılında 100 olan endeksin 2006’da 74, 2007’de
ise 157 düzeyinde olduğu görülmüştür. Stok çevrim hızı 2005 yılında 100 iken
2006 yılında 136, 2007 yılında ise 70 olarak gerçekleşmiştir. 2007 yılındaki
stok artışının büyük ölçüde ihracattaki azalmadan kaynaklandığı görülmüştür.

g) İstihdam ve verimlilik

(1) 2005 yılında 100 olan doğrudan işçi endeksinin
2006’da 108, 2007’de ise 107 seviyesinde gerçekleştiği tespit edilmiş;
verimliliğin 2005’te 100 olan endeksinin, 2006’da 89, 2007’de ise 96 olduğu
saptanmıştır. Verimlilikteki düşüşün büyük ölçüde istihdamdaki artıştan
kaynaklandığı tespit edilmiştir.

h) Nakit akışı

(1) 2005 yılında maliyet altında yapılan satışlar
nedeniyle -100 olan nakit akışı endeksinin, 2006’da -204, 2007 yılında ise -12
düzeyinde gerçekleştiği görülmüştür.

i) Amortisman toplamı

(1) Yerli üretim dalı amortisman
toplamı bakımından 2005 yılında 100 olan endeksin 2006 yılında 91, 2007 yılında
ise 79 olduğu tespit edilmiştir.

j) Ürün amortismanı

(1) Soruşturmaya konu ürün temelindeki amortismanın 2005 yılında 100 olan endeksinin 2006 yılında
107, 2007 yılında ise 124 seviyesinde oluştuğu saptanmıştır.

k) Aktif toplamı

(1) Yerli üretim dalının tüm ürünlerdeki üretim
faaliyetlerine yönelik toplam aktifler için 2005’de 100 olan endeks 2006’da 81,
2007’de ise 63 seviyelerinde oluşmuştur.

l) Özsermaye

(1) 2005–2007 yılları arasında özsermaye
endeksinin sırasıyla 100, 112 ve 84 olduğu görülmüştür.

MADDE 23 – Ekonomik göstergelerin değerlendirilmesi

MADDE 23 –
(1) 2005-2007 yıllarını kapsayan gözden geçirme
döneminde yerli üretim dalının zarar göstergelerinde temel olarak önlemin
etkisiyle düzelme görüldüğü belirlenmiş ve üretim miktarlarının
istikrarlı bir seyir izlediği görülmüştür.

(2) Kapasite kullanım oranları dikkate alındığında
zarar inceleme döneminde kapasitede bir artış yaşanmaması ve üretimdeki
istikrarlı seyir nedeniyle kapasite kullanım oranlarının yatay bir seyir
izlediği görülmüştür.

(3) Yurt içi satışların 2005–2007 döneminde artış
kaydettiği tespit edilmiştir. Bu çerçevede yürürlükte bulunan önlemin etkisiyle
üretimde olduğu gibi iç satışlarda da artış yaşandığı gözlemlenmektedir.

(4) Maliyetler incelendiğinde ise sınai
maliyetlerin zarar inceleme döneminde istikrarlı ve yatay bir seyir izlediği
tespit edilmiştir. Sınai maliyetin seviyesinin ticari
maliyete de etki ederek ticari maliyetin istikrarlı bir yapı arz etmesini
sağladığı görülmektedir. Öte yandan, 2006 yılında finansman giderlerindeki ani
artışın ticari maliyeti kısmi olarak arttırdığı anlaşılmaktadır.

(5) Ticari maliyetlerle doğrudan bağlantılı olan ürün
karının ise 2005–2007 döneminde eksi değerlerde seyretmesine karşın 2007
yılında bir önceki yıla kıyasla daha olumlu bir seviyede oluştuğu
görülmektedir. 2006 yılında ürün karındaki bozulmanın ise ticari maliyette
yukarıda belirtilen artıştan kaynaklandığı anlaşılmaktadır.

(6) Stok miktarlarının incelenmesi çerçevesinde 2007
yılında stoklarda yaşanan artışın dış satışlardaki düşüşten kaynaklandığı
mütalaa edilmektedir.

ÜÇÜNCÜ
BÖLÜM

Zararın
Devamı veya Yeniden Meydana Gelmesi İhtimali

MADDE 24 – Genel

MADDE 24 –
(1) Yönetmelik’in 35’inci maddesi hükümleri
gereğince, bu bölümde önlemin sona ermesi halinde zararın devamı veya yeniden
meydana gelmesinin muhtemel olup olmadığı değerlendirilmektedir. Bu kapsamda,
soruşturmaya konu ithalatın muhtemel seviyesi ve fiyatları, önlem konusu ülkelerdeki
kapasite ve önlemin yürürlükten kalkması durumunda soruşturmaya konu ithalatın
yerli üretim dalı üzerindeki muhtemel etkileri incelenmektedir.

(a) Soruşturmaya konu ithalatın muhtemel seviyesi ve
fiyatları

(1) Soruşturmaya konu ithalatın muhtemel seviyesi ve
fiyatlarına yönelik incelemede özellikle Hindistan ve Çin Tayvanı’nda
yerleşik kapasite, üretim ve ihracat rakamları dikkate alındığında dampinge karşı önlem veya benzeri nitelikte haksız rekabeti
bertaraf etmeye yönelik uygulamaların mevcut olmadığı piyasalarda anılan
ülkelerin ihracat miktarlarını artırdıkları ve soruşturma konusu ürün birim
fiyatlarını düşürdükleri görülmektedir. Nitekim Çin Tayvanı
menşeli polyester elyaflara yönelik Aralık 2006-Haziran 2007 tarihleri arasında
Avrupa Birliği tarafından uygulanan geçici önlem niteliğindeki dampinge karşı önlemin etkisi Çin Tayvanı
ihracatına yansımış ve EUROSTAT verilerine göre 2006 yılında 161.622 ton olan
ithalat, 64.924 ton seviyesine gerilerken birim fiyat %17 oranında
artmıştır. Haziran 2007’de Birlik menfaatinin mevcut olmadığı
gerekçesiyle yürürlükten kaldırılan geçici önlem sonrasında Çin Tayvanı menşeli ithalat Avrupa Birliği’nde 2008 yılının ilk
onbir ayında %43 artarak 93.135 ton seviyesine
ulaşmıştır.

(2) UTM verilerine göre, soruşturma konusu üründe
dünyanın beşinci büyük ihracatçısı konumunda olan Hindistan’ın 2006-2007 döneminde tüm ülkelerden gerçekleşen ihracatın
ortalama fiyatının %6-%7 altında ihracat gerçekleştirdiği görülmüştür. 2005
yılıyla kıyaslandığında 2007 yılında ihracatını %226 artırmış olan Hindistan’da
soruşturma konusu ürüne yönelik kapasite ve yüksek ihracat kabiliyeti dikkate
alındığında dampinge karşı önlemin mevcut olmadığı bir
ortamda Hindistan’daki üreticilerin, düşük düzeydeki fiyatlardan yüksek
miktarda ihracat yapabilecek koşullara sahip olduğu anlaşılmaktadır.

(3) Tayland ise dünyanın dördüncü büyük polyester
elyaf üreticisi olarak tüm ülkelerden gerçekleşen ihracatın ortalama fiyatının
altında ihracat gerçekleştirmektedir. Diğer ülkeler için ortaya konulan
tespitler dünya toplam polyester elyaf ihracatının %6’sını gerçekleştiren
Tayland için de varittir.

(4) Gözden geçirme dönemine ilişkin ithalat verileri
ışığında ve 2007 yılı için hesaplanan fiyat baskısının önemli düzeyde olduğu
dikkate alındığında, önleme konu ürünün soruşturma konusu ülkelerden
ithalatında oluşan fiyatların önlemin devam etmemesi durumunda yerli üretim
dalı fiyatlarını baskı altında tutarak satış fiyatlarının olması gereken
seviyede belirlenmesine engel olacağı muhtemeldir.

(5) Diğer taraftan, küresel krizin de etkisiyle
soruşturma konusu ülkelerdeki talep daralmasının ve dış piyasaların
kaybedilmemesine yönelik endişelerin, ihracat fiyatlarını olumsuz yönde
etkileyerek ihracatçıların Türkiye’ye ihracat fiyatlarını yükseltme ihtimalini
ciddi biçimde düşürmektedir. Bir temel ürün niteliğindeki önleme konu üründe
rekabetin fiyata hassas olduğu dikkate alındığında, meri dampinge
karşı önlemin mevcut olmadığı bir ortamda uluslar arası durumun da tesiriyle
oluşacak fiyatların yerli üretim dalını olumsuz etkilemesinin muhtemel olduğu
mütalaa edilmektedir.

(b) Soruşturma konusu ülkelerdeki mevcut kapasitenin
Türkiye’ye yönlendirilebilme olasılığı

(1) Soruşturma konusu ülkelerdeki yerleşik kapasite
işbu Tebliğ kapsamında incelenmiş olup, soruşturmaya konu ülkelerdeki yerleşik
ve atıl kapasitenin mevcudiyetinin kolaylıkla üretime yönlendirilebileceği ve
üretim miktarındaki vaki artışın mezkur ülkelerden
kaynaklı ihracatı önemli derecede arttırdığı tespit edilmiştir.

(2) Soruşturma konusu ülkelerde yerleşik kapasitenin
Türkiye’ye kolaylıkla yönlendirilebileceği ve Türkiye piyasasını iyi tanıyan,
yerleşik dağıtım kanalları olan soruşturma konusu ülkelerdeki
üretici/ihracatçıların Türkiye piyasasına hızla nüfuz edebilecekleri
değerlendirilmektedir. Nitekim ithalatçılar tarafından da belirtildiği üzere
soruşturma konusu ürünün fiyat hassasiyetinin yüksek olduğu düşünüldüğünde meri
önlemin yürürlükten kaldırılması halinde Türkiye piyasasına yüksek miktarlarda
ve yerli üretim dalı iç satış fiyatlarını daha da baskılayan fiyatlarla ithal
edilebilecek soruşturma konusu ülkeler menşeli ürünün yerli üretim dalını
olumsuz etkileyebileceği mütalaa edilmektedir.

(3) Gerek soruşturma konusu önlem gerekse Suudi
Arabistan ve Çin Halk Cumhuriyeti’ne yönelik yürürlükte bulunan dampinge karşı önlemin etkisiyle oluşan ticari ortamın yerli
üretim dalı ekonomik göstergelerini kısmi olarak olumlu yönde etkilediği
görülmektedir. Önlemin yürürlükten kaldırılması halinde kapasite, üretim ve
ihracat miktarları yerli üretim dalı için tehlike oluşturan soruşturmaya tabi
ülkelerdeki üretici/ihracatçıların reel ekonomideki etkileri derinleşmeye
başlayan finansal krizin de etkisiyle fiyatlarını yükseltmeyecekleri olası
göründüğü gibi fiyatları düşürme yönünde bir baskı altına girmelerinin de
kaçınılmaz olduğu tespit edilmiştir.

(c) Değerlendirme

(1) Yapılan değerlendirmeler neticesinde soruşturma
konusu ülkelerin zarar inceleme döneminde Türkiye pazarındaki pazar paylarını
artırdıkları; yerli üretim dalının pazar payı kaybına uğradığı; soruşturma
konusu ülkeler menşeli ithalatın yerli üretim dalı iç satış fiyatlarını önemli
ölçüde baskıladığı; meri önlemin etkisinin söz konusu olmadığı bir ortamda
soruşturma konusu ülkeler menşeli ithalatın miktarının mezkur
ülkelerdeki kapasiteler dikkate alındığında önemli ölçüde artabileceği;
ithalatın fiyatlarının ise mevcut finansal krizin de etkisiyle Türkiye
pazarının kaybedilmemesi için düşürülebileceği; soruşturmaya konu ülkeler
menşeli üretici/ihracatçıların Türkiye piyasasını iyi tanımaları ve yerleşik
dağıtım kanallarına sahip olmaları nedeniyle kısa sürede piyasaya nüfuz
edebilecekleri, bu nedenlerle meri önlemin yürürlükten kaldırılması halinde
yerli üretim dalının karşı karşıya kalması muhtemel fiyat baskısı ve pazar
kaybı neticesinde ekonomik göstergelerini mevcut haliyle muhafaza edemeyeceği
düşünülmektedir. Bu itibarla mevcut önlemin yürürlükten kaldırılması halinde
zararın devam edeceği veya tekrarlanabileceği tespit edilmiştir.

BEŞİNCİ
KISIM

Diğer
Unsurlar

MADDE 25 – Üçüncü ülkelerden ithalat

MADDE 25 –
(1) Üçüncü ülkelerden gerçekleşen ithalatın, soruşturma konusu önlemin
yürürlükten kaldırılması halinde dampingin ve zararın
devam edeceğine veya yeniden tekrarlanacağına ilişkin tespitleri etkileyecek
nitelikte olmadığı saptanmıştır.

ALTINCI
KISIM

Sonuç

MADDE 26 – Karar

MADDE 26 – (1)
Soruşturma sonucunda, yürürlükteki önlemlerin ortadan kalkması durumunda dampingin ve zararın devam etmesi veya yeniden meydana
gelmesinin muhtemel olduğu tespit edildiğinden, İthalatta Haksız Rekabetin
Önlenmesine İlişkin 2003/14 sayılı Tebliğ ile uygulanmakta olan dampinge karşı
önlemin, İthalatta Haksız Rekabeti Değerlendirme Kurulu’nun kararı ve Bakan’ın
onayı ile aşağıda tanımı ve menşe ülkesi belirtilen eşyanın Türkiye’ye
ithalinde karşısında gösterilen şekilde uygulanmaya devam edilmesine karar
verilmiştir.

GTP

Eşyanın Tanımı

Menşe Ülke

Üreticiler

Dampinge Karşı Vergi
(CIF %)

5503.20

Poliesterlerden sentetik devamsız
lifler (polyester elyaf)

Hindistan

Futura Polyesters
Ltd.

22,2

Reliance Industries
Ltd.

16,5

Diğerleri

23,9

Tayvan

Chung Shing
Textile Co.Ltd.

11,6

(Değişik
ibare:RG-13/4/2010-27551) Far Eastern New Century Corporation

7,1

Nan Ya Plastics Corporation

13,2

Shinkong Synthetics
Fibers Corp.

6,4

Diğerleri

20,1

Tayland

Tuntex (Thailand)
Public Co.Ltd.

15,8

Indo Poly
(Thailand) Ltd.

22,0

Diğerleri

22,0

MADDE 27 – Uygulama

MADDE 27 –
(1) Gümrük idareleri, Karar maddesinde gümrük tarife pozisyon numarası, tanımı ve
menşe ülkesi belirtilen maddenin ithalatında karşılarında gösterilen oranda dampinge karşı vergiyi tahsil ederler.

MADDE 28 – Yürürlük

MADDE 28 –
(1) Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 29 – Yürütme

MADDE 29 –
(1) Bu Tebliğ hükümlerini Dış Ticaret Müsteşarlığı’nın bağlı olduğu Bakan
yürütür.