Tebliğler · Resmî Gazete: 2009-12-06
Resmî kaynak: https://kms.kaysis.gov.tr/Home/Goster/39357
MADDE
1 – (1) Bu Tebliğ, 2/5/2009 tarihli
ve 27216 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Korunma Önlemlerine
İlişkin 2009/1 sayılı Tebliğ ile başlatılan ve İthalatta Korunma Önlemleri
Hakkında Karar ve İthalatta Korunma Önlemleri Yönetmeliği çerçevesinde
yürütülen soruşturma sonucunda alınan kararı içermektedir.
MADDE
2 – (1) Dış Ticaret Müsteşarlığı
İthalat Genel Müdürlüğü tarafından yürütülerek tamamlanan soruşturma sonucunda
ulaşılan bilgi ve bulguları içeren sonuç raporu ekte yer almaktadır.
MADDE
3 – (1) İthalatta Korunma Önlemlerini
Değerlendirme Kurulu, 36.05 gümrük tarife pozisyonunda (GTP) yer alan eşyanın
ithalatında 3 (üç) yıl süreyle ek mali yükümlülük şeklinde korunma önlemi
uygulanmasına, ek mali yükümlülüğün aşağıdaki tabloda gösterildiği şekilde,
azami ek mali yükümlülüğü aşmamak üzere, eşik birim kıymetten ithal edilen
ürünün diğer yurtdışı giderler hariç CIF birim kıymetinin (net kilogram başına
fiilen ödenen veya ödenecek bedel ile navlun ve sigorta bedelleri toplamı)
çıkarılması suretiyle hesaplanan müspet farka tekabül eden tutar kadar
belirlenmesine, Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) Korunma Önlemleri Anlaşması’nın
(Anlaşma) 12.3 maddesi gereğince soruşturma konusu eşyanın ihracatçıları olarak
önemli bir menfaati olan DTÖ üyeleri ile istişarelerde bulunulmasına,
Anlaşma’nın 9.1 maddesi gereğince gelişmekte olan ülkelere muafiyet tanınmasına
ve önlemin istihsali hususunda Bakanlar Kurulu’na öneride bulunulmasına karar
vermiştir.
GTP
Eşik Birim Kıymet/Azami Ek Mali Yükümlülük
(ABD Doları/Net Kg)
1 inci Dönem (6/6/2009-5/6/2010)
2 nci Dönem (6/6/2010-5/6/2011)
3 üncü Dönem (6/6/2011-5/6/2012)
36.05
Eşik Birim Kıymet
3,10
3,05
3,00
Azami Ek Mali
Yükümlülük
1,00
0,95
0,90
MADDE
4 – (1) Bu Tebliğ yayımı tarihinde
yürürlüğe girer.
MADDE
5 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Dış
Ticaret Müsteşarlığının bağlı olduğu Bakan yürütür.
EK
KİBRİT
İTHALATINDA KORUNMA ÖNLEMİ SORUŞTURMASINA İLİŞKİN
ÖZET
SONUÇ RAPORU
1. SORUŞTURMAYA İLİŞKİN
GENEL BİLGİLER
1.1. Kapsam
Bu rapor,
İthalatta Korunma Önlemleri Hakkında Karar hükümleri çerçevesinde yürütülen
korunma önlemi soruşturması sonucunda yapılan tespitleri içermektedir.
1.2. Soruşturmanın Başlatılması
Kibrit ithalatına yönelik korunma önlemi
soruşturması, yerli üretici Malazlar Kibrit San. ve Tic. A.Ş.’nin yapmış olduğu
başvuruya istinaden, 2/5/2009 tarihli ve 27216 sayılı Resmi Gazete’de
yayımlanan İthalatta Korunma Önlemlerine İlişkin 2009/1 sayılı Tebliğ ile
başlatılmıştır.
1.3. İlgili Tarafların Bilgilendirilmesi ve Dinlenmesi
Soruşturma konusu eşyanın yerli üreticileri,
ithalatçıları ve ihracatçıları ile yabancı ülke temsilciliklerine ve diğer
ilgili taraflara görüşlerini göndermeleri ve sözlü dinlenme taleplerini
iletmeleri için yeterli süre tanınmıştır. İlgili taraf başvuru formları ve
bilgi formları Müsteşarlık internet sayfasında yayımlanarak duyurulmuştur.
Soruşturmaya ilgili taraf olarak iştirak etmek isteyen tüzel kişiliklerin
başvuruları kabul edilmiş ve söz konusu tarafların görüşlerinin
dinlenebilmesini teminen, 22/7/2009 tarihinde tarafları dinleme toplantısı
yapılmıştır. Gerek bu toplantı öncesinde gerekse toplantıdan sonra
Müsteşarlığımıza yazılı olarak iletilen bilgi formları ve ilgili taraf
görüşleri, Müsteşarlık internet sayfasında yayımlanarak kamuoyuna
duyurulmuştur.
1.4. Sonuçların Değerlendirilmesi
Soruşturma sonucunda elde edilen bilgiler ve
değerlendirmeleri içeren soruşturma raporu İthalatta Korunma Önlemlerini
Değerlendirme Kurulu’nun 20/11/2009 tarihli toplantısında değerlendirilmiştir.
1.5. Soruşturma Konusu Eşya
2009/1 sayılı Tebliğ ile ithalatına
karşı korunma önlemi soruşturması başlatılan eşya, 3605.00.00.00.00 Gümrük
Tarife İstatistik Pozisyonlu “kibritler (36.04 pozisyonundaki pirotekni eşyası
hariç)” altında sınıflandırılmaktadır.
1.6. Benzer veya Doğrudan Rakip Ürün
Soruşturma konusu eşyanın yerli ve
ithal olanları, ağırlıklı olarak tütün mamüllerinin yakılması amacıyla
kullanılmaktadır. Bunun yanında, kibritler ev içi kullanım amacıyla da satın
alınabilmektedir. Bu itibarla, soruşturma konusu kibritlerin yerli ve ithal
olanlarının kullanım alanları aynıdır.
Kibritler genel olarak alt ve alt/orta gelir grubunda
yer alan tüketicilerce kullanılmaktadır. Buna bağlı olarak, kibrit talebini
belirleyen en önemli unsurun ürünün fiyatı olduğunu ve bu bağlamda kibritin,
talebinin fiyat esnekliği göreceli olarak yüksek bir ürün olduğunu söylemek
mümkündür. Bu itibarla, belirli bir marka kibrite olan talep, diğer marka
kibritlerin ve ikame ürün olan çakmakların fiyat seviyelerinden önemli ölçüde
etkilenebilmektedir.
Yerli ve ithal kibritler, başlıcaları
bakkallar, gazete bayileri/büfeler ve süpermarketler olmak üzere aynı satış
noktalarında nihai tüketiciye sunulmaktadır. Kibritler nihai satış noktasına
ise distribütörler/toptancılar ve bayiler vasıtasıyla ulaşmakta olup dağıtım
kanalının bu aşamalarında hem ithal hem de yerli kibritler tercih
edilebilmektedir. Bu itibarla, soruşturma konusu eşyanın yerli ve ithal
olanlarının aynı dağıtım kanalı yoluyla tüketicilere sunulduğu sonucuna
varılmaktadır.
Bunun yanında, kibritin üretim süreci
dünya ölçeğinde standarttır. Bu çerçevede, yerli ve ithal ürünler aynı üretim
tekniğiyle üretilmektedir.
Diğer taraftan, yapılan incelemelerde,
belirli bir fiyat seviyesinin üzerinde birim fiyatları haiz ithal kibritlerin,
promosyon amaçlı olarak pazarlanabildiği veya nihai kullanıcılar tarafından
lüks tüketim amacıyla talep edilebildiği tespit edilmiştir. Bu tip kibritlerin,
boyut, şekil, renk gibi özellikleriyle de yerli kibritlerden ayrıldığı
belirlenmiştir.
Bu itibarla, talep ve arz yönünden
incelendiğinde, yerli kibritler ile belirli bir fiyat seviyesinin altında
fiyatları haiz ithal kibritlerin benzer ürünler olduğunu söylemek mümkündür.
1.7. Yurt İçinde Yaratılan Katma
Değer
Soruşturma konusu eşya olan kibritin
üretimi, kibrit çöpünün üretilmesi, kibrit başının yapılması, kibrit dış
kutularının yapılması, kibrit iç kutularının yapılması ve kibrit çöplerinin
doldurulması ile ambalajlama olmak üzere beş süreçten oluşan bir bütün olarak
değerlendirilebilir.
Yerli üreticinin üretim yapısının
incelenmesi sonucunda ağaç tomruklarının gerekli işlemlerden geçirilerek kibrit
çöpleri haline getirilmesiyle yurt içinde yaratılan katma değerin önemli bir
kısmının oluştuğu anlaşılmıştır.
2. SORUŞTURMA KONUSU
EŞYANIN İTHALATI İLE İLGİLİ BİLGİLER
2.1. Mutlak İthalat
İthalat
(Ton)
2004
2005
2006
2007
2008
2008
(1-6)
2009
(1-6)
107
175
344
611
1.203
282
1.211
2004 yılında 107 ton olan soruşturma
konusu ürün ithalatı, izleyen yıllarda sürekli olarak artmıştır. İthalatın 2009
Ocak-Haziran döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre %330 oranında artış
kaydettiği görülmektedir.
2.2. İthalatın Yerli Üretime Oranı
İthalat/Üretim
(% – Endeks)
2004
2005
2006
2007
2008
100
146
296
794
5.611
İthalatın yerli üretime oranı incelenen
dönem içerisinde önemli ölçüde artış göstermiştir.
2.3. İthalatın Piyasa Payı
İthalatın Piyasa Payı
(% – Endeks)
2004
2005
2006
2007
2008
100
148
326
552
1.129
İthalatın piyasa payı son beş yıllık
dönemde ciddi şekilde artmıştır. 2004 yılı ile karşılaştırıldığında ithalatın
piyasa payı 2008 yılında 10 katın üzerinde artış kaydetmiştir.
2.4. Ülkeler İtibariyle İthalat
Ülkeler
2004
2005
2006
2007
2008
2009
(1-6)
Endonezya
-
-
-
%18
%76
%88
Hindistan
-
%8
%46
%46
%16
%4
ÇHC
-
-
-
%1
%2
%4
Almanya
%66
%40
%13
%9
%3
%2
Polonya
%13
%18
%4
%7
%2
%1
Diğer
%21
%34
%37
%19
%1
%1
Yukarıdaki tabloda Türkiye’nin kibrit
ithalatının yıllar itibariyle miktar bazında menşe ülkelere göre dağılımı yer
almaktadır. Buna göre, inceleme konusu dönemde kibrit ithalatında ülke
paylarının önemli ölçüde değişiklik gösterdiği görülmektedir. 2006 yılına kadar
Endonezya’dan kibrit ithalatı yapılmazken, ithalatın 2008 yılında %76’sını,
2009 Ocak-Haziran döneminde ise %88’ini bu ülke menşeli ürünler oluşturmuştur.
Yine, 2003 ve 2004 yıllarında ithalat yapılmayan bir ülke olan Hindistan,
izleyen yıllarda ithal kibritlerin önemli bir tedarikçisi konumuna gelmiştir.
Buna karşın, söz konusu dönemde, Almanya ve Polonya’nın ithalat içerisindeki
ağırlıklarını önemli oranda kaybettikleri görülmektedir.
3. ÖNGÖRÜLMEYEN GELİŞMELER
Kibrit üretim koşulları üzerinde,
teknoloji ve makinalaşmayla birlikte hammadde maliyetleri, hammaddelere
yakınlık, işgücü maliyetleri ve önemli pazarlara yakınlık gibi faktörler etkili
olmaktadır. Aşağıdaki tablolarda sırasıyla dünya kibrit ihracatı ve ülkelerin
dünya kibrit ihracatı içerisindeki payları görülmektedir.
Dünya Kibrit
İhracatı, Bin ABD Doları
İhracatçı
2004
2005
2006
2007
2008
Dünya
179.283
192.715
202.728
225.272
224.374
Hindistan
12.743
23.499
25.542
35.610
37.047
İsveç
22.733
25.548
29.656
32.677
36.503
Rusya
21.344
19.982
22.408
27.975
28.955
Pakistan
18.071
18.596
23.829
25.234
25.657
Beyaz Rusya
6.651
7.832
9.453
11.613
14.113
Endonezya
3.732
6.028
7.262
7.244
9.433
Kaynak: International Trade Center (ITC)
Dünya Kibrit
İhracatında Ülke Payları, %
İhracatçı
2004
2005
2006
2007
2008
Hindistan
7
12
13
16
17
İsveç
13
13
15
15
16
Rusya
12
10
11
12
13
Pakistan
10
10
12
11
11
Beyaz Rusya
4
4
5
5
6
Endonezya
2
3
4
3
4
Kaynak: ITC
Yukarıda görüldüğü üzere, dünya kibrit
ihracatı yıllar içerisinde düzenli bir artış seyri izlemiş ve 2004 yılında 179
milyon USD iken 2008 yılında 224 milyon USD’ye yükselmiştir. Ülkeler 2008 yılı
ihracat değerlerine göre sıralandığında, ihracatta ilk altı sıranın beşini
gelişmekte olan ülkelerin aldığı görülmektedir. Bunun yanında, söz konusu
dönemde gelişmekte olan ülkelerin dünya ihracatından aldıkları pay genel
itibariyle yükseltmiştir. Bu husus, dünya kibrit üretiminde gelişmekte olan
ülkelerin ağırlığının yakın geçmişte göreceli olarak arttığına işaret etmektedir.
Bunun yanında, konu talep yönünden
değerlendirildiğinde, kibrite olan talebin satış fiyatları, nüfus büyüklüğü,
tütün mamülleri kullanım eğilimleri ve ikame ürün fiyatlarının gelişimi gibi
faktörler tarafından belirlendiğini söylemek mümkün bulunmaktadır. Bu
çerçevede, dünya kibrit ithalatının gelişimine dair özet bir tablo aşağıda
sunulmaktadır.
Dünya Kibrit
İthalatı, Ton
İthalatçı
2004
2005
2006
2007
2008
Dünya
-
123.273
118.947
128.502
120.884
Nijerya
-
-
3.066
6.576
12.081
Ukrayna
10.637
10.597
10.901
10.930
10.370
Kazakistan
7.365
5.906
7.471
9.232
6.744
Uganda
3.297
3.720
3.002
3.539
6.189
Angola
-
2.020
3.060
1.597
5.541
ABD
-
4.661
4.127
3.774
3.519
Kaynak: ITC
Kibrit ithalatı 2008 yılı büyüklüklerine
göre sıralandığında, ithalatta ilk altı sıranın beşini gelişme yolundaki ve en
az gelişmiş ülkelerin aldığı görülmektedir. Bu itibarla, yukarıda sayılan etkenlerin
yıllar içerisindeki değişimi sonucunda dünya kibrit talebinin içerisinde
gelişmiş ülkelerin payının kademeli olarak gerilediğini söylemek mümkündür.
Dünya kibrit piyasasında yaşanan tüm bu
değişimlerin Türkiye’nin kibrit ithalatında önemli etkileri olmuştur. Kibrit
üretiminin, düşük maliyetlerle ön plana çıkan gelişmekte olan ülkelerde
yoğunlaşması ve gelişmiş ülkelerin dünya kibrit talebindeki ağırlığının
gerilemesi, göreceli olarak düşük birim fiyatlı kibritlerin nüfus büyüklüğü ve
tütün mamülleri kullanım eğilimleri ile önemli bir pazar konumunda olan
Türkiye’ye yönelmesi sonucunu doğurmuştur.
Sonuç itibariyle, dünya kibrit arz ve talep
koşullarının son yıllardaki gelişimi, Türkiye’nin kibrit ithalatında ani artışa
yol açan öngörülmeyen gelişmeler olarak değerlendirilmektedir.
4. CİDDİ ZARAR TESPİTİ
İLE İLGİLİ BİLGİLER
4.1. Üretim
Üretim
(Ton – Endeks)
2004
2005
2006
2007
2008
100
112
109
72
20
2005 yılını %12 oranında artışla kapatan
üretim, 2006 yılında %3, 2007 yılında ise %34 oranında gerilemiştir. Yerli
üretici, 2008 yılının Nisan ayında üretim faaliyetini durdurmuştur.
4.2. Yurt içi Satışlar
Yurt içi Satışlar
(Ton – Endeks)
2004
2005
2006
2007
2008
2008
(1-6)
2009
(1-6)
100
109
72
47
55
27
55
Yerli üreticinin yurt içi satışları 2005
yılında %9 oranında artış kaydetmiştir. Yurt içi satışların 2007 ve 2008
yıllarında %34 oranında düştüğü görülmektedir. Buna karşın, satışların 2008
yılı ile 2009 yılı Ocak-Haziran döneminde artış kaydettiği tespit edilmiştir.
4.3. Kapasite ve Kapasite Kullanım
Oranı (KKO)
KKO
(% – Endeks)
2004
2005
2006
2007
2008
100
112
109
72
20
Yerli üreticinin toplam üretim
kapasitesi soruşturma konusu dönem boyunca aynı seviyede kalmıştır. Bu
bağlamda, üretimde yaşanan değişimleri yansıtan kapasite kullanım oranı, 2008
yılında son beş yılın en düşük değerine gerilemiştir.
4.4. Dönem Sonu Stoklar
Stoklar
(Ton – Endeks)
2004
2005
2006
2007
2008
2008
(1-6)
2009
(1-6)
100
87
129
220
175
229
66
2005 yılında %13 oranında gerileyen
dönem sonu stokların izleyen iki yılda önemli ölçüde artış kaydettiği
görülmektedir. Buna karşın, 2008 yılında üretime ara verilmesiyle birlikte
eritilmeye başlanan stoklar, 2009 yılının Haziran ayı itibariyle incelenen
dönemin en düşük seviyesine inmiştir.
4.5. İstihdam
İstihdam
(İşçi sayısı – Endeks)
2004
2005
2006
2007
2008
100
103
101
85
22
Kibrit üretiminde çalışan direkt işçi
sayısının 2006 yılından başlamak üzere sürekli olarak gerilediği görülmektedir.
4.6. İşgücü Verimliliği
Verimlilik
(Ton/İşçi – Endeks)
2004
2005
2006
2007
2008
100
109
107
85
91
2005 yılında %9 oranında artış gösteren
verimliliğin izleyen iki yılda gerilediği görülmektedir. 2008 yılında üretimde
yaşanan büyük oranlı düşüşe bağlı olarak, işgücü verimliliği bu yılda önemli
ölçüde azalmıştır.
4.7. Kârlılık
Kârlılık
(% – Endeks)
2004
2005
2006
2007
2008
2009
(1-6)
100
49
-35
-50
-31
30
Kârlılığın 2004 ve 2005 yıllarında
pozitif değerler aldığı ancak işletmenin izleyen üç yılda üretim faaliyetinden
zarar ettiği tespit edilmiştir. Kârlılık, 2009 Ocak-Haziran döneminde belirli
bir ölçüde yükselmiştir.
5. NEDENSELLİK
İLİŞKİSİNİN İNCELENMESİ
5.1. Fiyat Kırılması
Soruşturma konusu ürünün tedarik zinciri
içerisinde yer alan aktörlerin ürün tercihini belirleyen en önemli etkenin
ürünün fiyatı olduğu bilinmektedir. Bu itibarla, yerli ve ithal kibritlerin
fiyatlarını aynı aşamada karşılaştırmak üzere hazırlanan tablo aşağıda
verilmektedir. Tabloda, ağırlıklı ortalama ithal fiyatlarına diğer masraflar
eklenerek oluşturulan İthal Ürün Fiyatı, gümrük işlemleri sona ermiş ithal
ürünün yıllar itibariyle birim fiyatını göstermektedir. Bunun yanında, tabloda,
Yerli Ürün Fiyatı-1, yerli üretimin yıllar itibariyle ağırlıklı ortalama yurt
içi satış fiyatını ifade etmektedir. Ayrıca, yerli üretimin 2006 yılından 2008
yılına negatif kârlılıkla çalıştığı göz önüne alınarak yerli ürünün yıllar
itibariyle “olması gereken” fiyatını gösteren Yerli Ürün Fiyatı-2
oluşturulmuştur. Yerli Ürün Fiyatı-2, yerli ürünün sınai maliyetine, makul düzeyde
bir kâr eklenerek hesaplanmıştır.
Fiyat
2004
2005
2006
2007
2008
İthal
Ürün Fiyatı (USD/Kg – Endeks)
100
86
66
74
66
Yerli
Ürün Fiyatı-1 (USD/Kg – Endeks)
100
98
76
84
88
Yerli
Ürün Fiyatı-2 (USD/Kg – Endeks)
100
113
113
144
149
Fiyat
Kırılması (%)
-
10
10
10
23
Tabloda görüldüğü üzere, ithal ürünün
fiyatı incelenen dönem içerisinde önemli ölçüde gerilemiştir. Buna paralel
olarak, ithal ürün, yerli ürünün fiyatını son dört yıl boyunca sürekli olarak
kırmış, fiyat kırılması 2008 yılında %23’e ulaşmıştır. Ayrıca, yerli ürün
fiyatının incelenen dönem içerisinde kademeli olarak gerilediği ve son 3 yıl
boyunca yerli ürün fiyatının yerli ürün maliyetinin altında kaldığı göz önüne
alındığında, yerli kibritlerin soruşturma konusu dönemde fiyat yıpranmasına ve
fiyat baskısına maruz kaldığı değerlendirilmektedir.
5.2. Diğer Faktörlerin Etkisi
Bu kısımda, ilgili tarafların soruşturma
esnasında sunmuş oldukları görüşler de dikkate alınarak, ithalatta görülen
artış dışında kalan faktörlerin yerli üretimde ortaya çıkan ciddi zarar
üzerinde ne ölçüde etkili oldukları incelenmiştir. Söz konusu faktörlerin yerli
sanayi üzerindeki etkilerine ilişkin değerlendirmeler başlıklar halinde aşağıda
sunulmaktadır.
5.2.1.
Tüketim
İlgili taraflar, soruşturmaya ilişkin
olarak iletmiş oldukları görüşlerde, Türkiye’de kibrite olan talebin son
yılarda önemli ölçüde azaldığını belirterek yerli üreticinin yaşadığı ekonomik
sıkıntının ithalat artışı dışında kalan diğer faktörlerle beraber tüketimde
yaşanan düşüşten kaynaklandığını savunmuştur. Aşağıdaki tabloda Türkiye’nin
yıllar itibariyle miktar bazında kibrit tüketimi yer almaktadır. Tüketim
büyüklükleri, başvuru sahibi yerli üretici firma ile ithalatçı firmalar
tarafından sağlanan veriler ve ithalat istatistikleri kullanılarak
hesaplanmıştır.
Tüketim
(Ton
– Endeks)
2004
2005
2006
2007
2008
2008 (1-6)
2009 (1-6)
100
104
91
77
64
38
52
Buna göre, tüketim 2005 yılında
incelenen dönemin en yüksek değerine ulaşmıştır. Tüketimin izleyen üç yılda
sürekli olarak düştüğü, 2009 Ocak-Haziran döneminde ise %37 oranında arttığı
görülmektedir.
Bu itibarla, Türkiye’de kibrit
piyasasının incelenen dönem içerisinde belirli ölçüde daraldığını söylemek
mümkündür. Bu daralmanın yerli üretici üzerindeki etkisi soruşturma esnasında
incelenmiş olup aşağıdaki tabloda bu incelemenin sonuçları yer almaktadır.
Pay-1, yerli üreticinin yurt içi piyasadan yıllar itibariyle aldığı payı
göstermektedir. Pay-2 ise 2005 yılı tüketiminin izleyen yıllarda sabit kaldığı
varsayımıyla 2005 yılı tüketimi ile gerçekleşen tüketim arasındaki fark, 2005
yılı payı oranında yerli üreticinin satışlarına eklenerek hesaplanan yerli üretici
payını ifade etmektedir.
Piyasa Payı
2005
2006
2007
2008
Pay-1
(%
– Endeks)
100
75
58
82
Pay-2
(%
– Endeks)
100
77
68
88
Görüldüğü üzere, yerli üretici küçülen
piyasada 2006 ve 2007 yıllarında pazar kaybı yaşamış, üreticinin 2008 yılı
piyasa payında ise bir miktar artış olmuştur. Bunun yanında, piyasanın
daralmadığı varsayımıyla hesaplanan piyasa payı, gerçekleşen piyasa payından
belirli bir ölçüde yüksek değerler alsa da, söz konusu iki büyüklük benzer bir
seyri takip etmektedir.
Sonuç itibariyle, kibrite olan talepte
yaşanan düşüş yerli üretimde oluşan ciddi zararı belirli bir düzeyde etkilemiş
olsa da bu etkinin sınırlı bir seviyede kaldığını söylemek mümkündür.
5.2.2.
İhracat
İlgili taraflar yerli sanayinin uğradığı
ciddi zararın bir başka sebebinin ise yerli üreticinin ihracatında görülen
düşüş olduğunu öne sürmüşlerdir. Bu çerçevede, başvuru sahibi yerli üreticinin
yıllar itibariyle yurt dışı satışlarına ilişkin göstergeler aşağıdaki tabloda
yer almaktadır.
Yurt dışı Satışlar
2004
2005
2006
2007
2008
Miktar (Ton – Endeks)
100
110
116
33
1
Değer/Ciro (% – Endeks)
100
105
175
114
2
Yurt dışı satışlar 2005 yılında %10
oranında artmıştır. Ekonomik göstergelerde bozulmanın ortaya çıktığı ilk yıl
olan 2006’da ise yurt dışı satışlar %6 oranında yükselmiştir. İzleyen iki yılda
ise yurt dışı satışlar çok önemli ölçüde düşmüştür.
Bunun yanında, yurt dışı satışların
toplam satışlara oranı incelendiğinde, yerli üreticinin geleneksel olarak yurt
içi pazar ağırlıklı bir yapısının olduğu görülmektedir. Ancak, ekonomik durumun
kötüleştiği 2006 yılında firma, yurt dışı satışları gerek miktar gerekse pay
olarak arttırabilmiştir. Buna karşın, izleyen yıllarda iç piyasa koşullarına
bağlı olarak azalan üretim, yurt dışı satışlarda da düşüşe yol açmıştır.
Bu çerçevede, izlediği seyir ve toplam
satışlar içerisindeki ağırlığı itibariyle yurt dışı satışların oluşan ciddi
zarar üzerinde etkisinin bulunmadığı, yurt dışı satışlardaki azalmanın ekonomik
durumdaki bozulmanın bir sonucu olduğu düşünülmektedir.
5.2.3. İkame
Ürünler
İlgili taraflar, çakmaklar ile
kibritlerin kullanım alanları itibariyle ikame ürünler olduğunu belirterek son
yıllarda talebinde artış görülen özellikle Uzak Doğu menşeli ve göreceli olarak
düşük birim fiyatlı çakmakların yol açtığı rekabetin yerli üretimde ortaya
çıkan zarar üzerinde önemli etkilerinin bulunduğunu savunmuştur. Bu itibarla,
Türkiye’nin 9613.10 GTP’li “tekrar doldurulamayan gazlı çep çakmakları” ile
9613.20 GTP’li “doldurulabilen gazlı çep çakmakları” ithalatının yıllar
itibariyle değişimi aşağıdaki tabloda görülmektedir.
Çakmak İthalatı
(Değişim – %)
2004
2005
2006
2007
2008
-
71
3
-26
-7
Türkiye’nin çakmak ithalatı 2005 yılında
%71, 2006 yılında ise %3 oranında artmıştır. İthalat izleyen iki yılda ise
önemli ölçüde gerilemiştir. Buna karşın yerli üreticinin yurt içi satışları
2005 yılında artış göstermiştir. Çakmak ithalatının önemli oranda azaldığı 2007
yılında ise yurt içi satışların %34 oranında gerilediği tespit edilmiştir.
Bu çerçevede, yerli üretim dalında ortaya
çıkan zarar ile kibritin ikame ürünü olan çakmağın ithalatının seyri arasında bir ilişki tespit edilememiştir.
5.2.4. Maliyetler
Soruşturma esnasında ilgili taraflarca,
zarar üzerinde üretim maliyetlerinde yaşanan artışın önemli ölçüde etkili
olduğu ifade edilmiştir. Bu itibarla, yerli üreticinin yıllar itibariyle birim
sınai maliyeti aşağıdaki tabloda gösterilmektedir.
Sınai
Maliyet (TL/Kg – Endeks )
2004
2005
2006
2007
2008
100
107
114
132
136
Soruşturma konusu ürünün birim sınai
maliyeti incelenen dönem içerisinde toplamda %36 oranında artış kaydetmiştir.
Sınai maliyette en yüksek oranlı artış 2007 yılında yaşanmıştır. Maliyet
artışının yerli üretici üzerindeki etkisini incelemek üzere, öncelikle sınai
maliyetin incelenen dönemde Tüketici Fiyatları Endeksi’nde görülen artış ile
aynı oranda arttığı varsayılmıştır. Bu durumda, sınai maliyetin seyri aşağıda
gösterilmektedir.
Sınai
Maliyet (TL/Kg – Endeks )
2004
2005
2006
2007
2008
100
108
117
124
146
Görüldüğü üzere, sınai maliyet bu
varsayım altında toplamda daha yüksek oranlı bir artış kaydetmektedir. Son
olarak, gerçekleşen maliyetler ile TÜFE-bazlı maliyetler kullanılarak
hesaplanan kârlılık oranları aşağıdaki tablo verilmektedir.
Kâr
2004
2005
2006
2007
2008
Kârlılık
1
(%
– Endeks)
100
49
-35
-50
-31
Kârlılık
2
(%
– Endeks)
100
44
-51
-18
-66
Gerçekleşen ve hesaplanan kârlılığın
genel olarak aynı seyri izlediği görülmektedir. Maliyetler incelenen dönemde
TÜFE oranında artmış olsaydı yerli üreticinin üretim faaliyetinden yalnızca
2007 yılında gerçekleşenden daha az zarar etmiş olacağı tespit edilmiştir. Bu
çerçevede, maliyetlerde görülen artış ile ciddi zarar arasında anlamlı bir
ilişki kurulamamıştır.
5.2.5.
Kapasite
Yerli üreticinin kurulu kaspitesinin
incelenen dönemde sabit kaldığı göz önüne alındığında, kapasite fazlasının
ciddi zarar üzerinde etkisi olan bir faktör olarak değerlendirilemeyeceği
sonucuna ulaşılmaktadır.
6. SONUÇ
Sonuç olarak, soruşturma konusu eşyanın
ithalatının özellikle son dönemde ani ve önemli oranda arttığı; bu artışın
yerli üreticinin ekonomik göstergelerinde bozulmalara neden olduğu, ithalat
artışı ve gerçekleşme koşulları ile yerli üreticinin ciddi zarar ile karşı
karşıya kalması arasında kuvvetli bir nedensellik ilişkisinin olduğu
anlaşılmıştır.