Tebliğler · Resmî Gazete: 2011-07-28
Resmî kaynak: https://kms.kaysis.gov.tr/Home/Goster/40455
İTHALATTA
HAKSIZ REKABETİN ÖNLENMESİNE İLİŞKİN TEBLİĞ
(TEBLİĞ
NO: 2011/16)
BİRİNCİ
KISIM
Genel
Bilgi ve İşlemler
MADDE 1 – (1)
Oerlikon Kaynak Elektrotları ve Sanayi A.Ş. (Oerlikon) tarafından yapılan
başvuru üzerine; Çin Halk Cumhuriyeti (ÇHC) menşeli "adi metallerden içi
doldurulmuş teller (elektrikli ark kaynağı yapmak için)" ve "adi
metallerden kaplanmış çubuklar ve içi doldurulmuş teller (alevle lehim veya
kaynak yapmak için)" için 5/8/2010 tarih ve 27663 sayılı Resmî Gazete'de
yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin 2010/24 sayılı Tebliğ
ile başlatılan damping soruşturması Ekonomi Bakanlığı İthalat Genel Müdürlüğü
tarafından yürütülerek tamamlanmıştır.
MADDE 2 – (1)
Bu Tebliğ, 4412 sayılı Kanun'la değişik 3577 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin
Önlenmesi Hakkında Kanun, 20/10/1999 tarihli ve 99/13482 sayılı İthalatta
Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Karar ve 30/10/1999 tarihli ve 23861 sayılı
Resmî Gazete'de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında
Yönetmelik (Yönetmelik) ile 2/5/2002 tarihli ve 24743 sayılı Resmî Gazete'de
yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmeliğe Ek Madde
Eklenmesine Dair Yönetmelik hükümleri çerçevesinde yürütülen damping
soruşturması sonuçlarını içermektedir.
MADDE 3 – (1)
Yönetmelik'in 20 nci maddesi uyarınca şikayetin yerli üretim dalı adına
yapılmış olduğu ve şikayetçi üreticinin yerli üretim dalını temsil ettiği
anlaşılmıştır.
(2) Bir ithalatçı firma, Gedik Kaynak Sanayi ve
Ticaret A.Ş. (Gedik) firmasının da üretici olduğunu, bunun temsil açısından
başvuru esnasında incelenmediğini iddia etmiştir. Başvurunun değerlendirilmesi
esnasında, Gedik firması ithalatçı olarak tespit edildiğinden ilgili mevzuat
uyarınca yerli üretici olarak kabul edilmemiştir. Ancak, soruşturma esnasında
ithalatçıların görüşleri doğrultusunda üretici olup olmadığı incelenmiş, söz
konusu firmanın soruşturma konusu ürünlerden olan özlü kaynak telinin üretimine
2009 yılının ikinci yarısından itibaren başladığı anlaşılmıştır. Soruşturma
esnasında, Gedik firmasının üretimi dikkate alındığında da bu durumun Oerlikon
firmasının tek başına yerli üretim dalını temsil niteliğine haiz olduğu
tespitine halel getirmediği anlaşılmıştır.
MADDE 4 – (1)
Soruşturma açılmasını müteakip, soruşturma konusu ürünün Bakanlıkça tespit
edilen ithalatçılarına, ÇHC'de yerleşik bilinen ihracatçılarına ve diğer bütün
ihracatçıların da bilgilendirilmesi için ÇHC Ankara Büyükelçiliği'ne ilgili
soru formları, başvurunun gizli olmayan özeti ve soruşturma açılış Tebliğine
ulaşmalarını temin etmek için soruşturma açılışına ilişkin bildirimde
bulunulmuştur.
(2) Tarafların soru formlarını yanıtlamaları için
posta süresi dahil 37 gün süre tanınmıştır. Tarafların süre uzatımı yönündeki
makul talepleri karşılanmıştır.
(3) İhracatçı soru formunu doldurmaları için
kendilerine soruşturma açılışına ilişkin bildirimde bulunulan 14 ihracatçı
firmanın 2 adedinden yanıt alınmıştır.
(4) ÇHC'de yerleşik üreticilerden Super Tech Co Ltd.
(Super Tech) ile bu firmanın bağlı olduğunu belirttiği Güney Kore'de yerleşik
Hyundai Welding Co. Ltd. firması ve The Shanghai Lincoln Electric Company
(Lincoln) soru formlarına cevap vermiştir.
(5) İthalatçı soru formunu doldurmaları için
kendilerine soruşturma açılışına ilişkin bildirimde bulunulan 16 ithalatçı
firmanın 8 adedinden yanıt alınmıştır.
(6) Türkiye Gemi İnşa Sanayicileri Birliği de
soruşturma sürecine ilişkin görüşlerini yazılı olarak bildirmiştir.
(7) İlgili taraflardan alınan bilgi ve belgelerin
gizli olmayan nüshaları talep eden tüm ilgili tarafların bilgisine sunulmak
üzere hazır tutulmuştur.
(8) Soruşturmaya ilişkin tespit ve bilgileri içeren
“Nihai Bildirim Raporu” ilgili tarafların bilgisine sunulmuştur.
(9) Nihai bildirim sonrası ihracatçı firmaların
görüşlerini sunmaları için dinleme toplantısı gerçekleştirilmiştir.
(10) Tarafların soruşturma boyunca ve nihai bildirim
sonrası ortaya koyduğu tüm bilgi, belge ve görüşler incelenmiş; mezkur
görüşlerin mevzuat kapsamında değerlendirilebilecek olanlarına bu Tebliğ’in
ilgili bölümlerinde değinilmiştir.
MADDE 5 – (1)
Yönetmelik'in 21 inci maddesi çerçevesinde yerli üretici Oerlikon firmasının
Manisa'da bulunan üretim ve idari tesislerinde yerinde doğrulama soruşturması
yapılmıştır.
(2) İhracatçı firmalar nezdinde ise ÇHC'de yerleşik
Lincoln firmasının Şangay'da ve Super Tech firmasının Kunshan'da bulunan üretim
ve idari tesislerinde yerinde doğrulama soruşturması gerçekleştirilmiştir.
MADDE 6 – (1)
Damping belirlemesi için 1/1/2009-31/12/2009 tarihleri arası soruşturma dönemi
(SD) olarak kabul edilmiştir. Zarar belirlemesinde ise, veri toplama ve analiz
için 1/1/2007-31/12/2009 arasındaki dönem esas alınmıştır.
İKİNCİ
KISIM
Soruşturma
Konusu Ürün ve Benzer Ürün
MADDE 7 – (1)
Soruşturma konusu ürün, 8311.20.00.00.00 ve 8311.30.00.00.00 gümrük tarife
istatistik pozisyon numaraları (GTİP) altında yer alan "adi metallerden
içi doldurulmuş teller (elektrikli ark kaynağı yapmak için)" ile "adi
metallerden kaplanmış çubuklar ve içi doldurulmuş teller (alevle lehim veya
kaynak yapmak için)"dir. 8311.20.00.00.00 GTİP altında yer alan "adi
metallerden içi doldurulmuş teller (elektrikli ark kaynağı yapmak için)"
ürünün piyasada bilinen adı "özlü kaynak teli"dir. Bahse konu
GTİP’ler, yalnızca bilgi amaçlı verilmiş olup, bağlayıcı mahiyette değildir.
(2) Soruşturma esnasında, 8311.30.00.00.00 GTİP
altında yer alan "adi metallerden kaplanmış çubuklar ve içi doldurulmuş
teller (alevle lehim veya kaynak yapmak için)"nin 8311.20.00.00.00 GTİP
altında yer alan özlü kaynak teli ile benzer ürün olmadığı anlaşıldığından
8311.30.00.00 GTİP altında yer alan ürün soruşturma kapsamı dışına
çıkarılmıştır.
(3) Özlü teller diğer sarf malzemeleri gibi temel
olarak kaynak yapmak amacıyla kullanılır. Kenetli ve kenetsiz olmak üzere iki
ayrı üretim teknolojisiyle üretilen özlü teller; hammadde bileşimine göre
metal, bazik, rutil ve sert dolgu tipi olarak ayrıştırılabilmektedirler. Yerli
üretici ve işbirliğinde bulunan ihracatçılar kenetli üretim teknolojisi ile
üretim yapmaktadır. Üretimin ilk aşamasında temel hammadde olan rulo halindeki
sac malzemesi temizlenip dilimlenmektedir. Dilimlenen çelik levhaların uzun
kenarları birbirine yaklaştırılarak bükülmekte, içlerine metal ve mineral
esaslı kaynak tozu bileşimi (öz) doldurulmaktadır. Öz, başta rutil olmak üzere
çeşitli hammaddelerin harmanlanarak homojen hale getirilmesiyle oluşturulan bir
bileşim olup özün tellerin içerisine eşit ve homojen biçimde dağılımı kaynak
telinin kalitesini etkileyen başlıca unsurlardan biridir. Teller içlerine özün
yerleştirilmesinin akabinde silindir haline getirilmekte, "çekme" yöntemiyle
de inceltilmeye başlanmaktadır. Nihai inceliği tüketicinin tercihine göre 1,2 mm veya 1,6 mm olan özlü teller, her biri 15 kilogram ağırlığında olacak şekilde bobinlere sarılarak paketlemeye alınmaktadır. Ürünün paketlenmesi de üretim süreci kadar ehemmiyete sahip olup, nihai kullanıcıya ulaşmasına kadar geçen sürede hava, nem gibi dış faktörlerden korunması gerekmektedir. Bu
nedenle, bobinler hava geçirmez özel paketlere konularak vakumlanmakta,
sonrasında üzerinde marka ve özelliklerin yazdığı kutulara yerleştirilmektedir.
(4) Özlü kaynak teli üretiminde uluslararası piyasada
kabul görmüş birçok standart mevcuttur. Soruşturmadaki ilgili tarafların birçok
standarda ilişkin sertifikaları bulunduğu, temel olarak ise Amerikan
standartlarını (AWS–American Welding Society, ASME – American Society of
Merhanical Engineers) baz aldıkları görülmektedir.
(5) Soruşturma esnasında ithalatçıların bir kısmı
ithalat yaptıkları dönemde yerli üretim dalının özlü kaynak teli üretmediğini,
yurt içi piyasalardan ilgili ürün temin edilemediği için de ithalata
yöneldiklerini belirtmişlerdir. İthalatta başlangıçta Güney Kore ve Tayvan
menşeli ürünlerin tercih edildiğini, ancak soruşturma konusu ülke menşeli
ürünlerin zaman içerisinde sağlamış olduğu fiyat avantajı sayesinde tercih
edilmeye başlandığını belirtmişlerdir.
(6) Bazı ithalatçılar ise özlü kaynak telini hem yurt
içi hem de yurt dışı piyasalardan temin ettiklerini, ancak soruşturma konusu
ülkeden sağlanan düşük fiyatlı özlü kaynak telinin fiyat rekabeti nedeniyle tercih
edildiğini yinelemişlerdir.
(7) Bir ithalatçı firma özlü kaynak teline yönelik
halihazırda yürürlükte bulunan kalite standardının üretimdeki teknik hususlara
ilişkin bir aralık belirlediğini, bu standarda tabi olan ürünlerin tamamının
aynı kaliteye sahip olamayacağını belirtmiştir. Bu çerçevede, yerli üretim
dalının ürünlerinin söz konusu standardı sağlamakla birlikte soruşturma konusu
ülkeden ithal edilen ürünlere kıyasla düşük kaliteli olduğunu, dolayısıyla
tercih edilmediğini belirtmiştir.
(8) Bir ithalatçı firma, özlü tellerin kaynak
kabiliyetleri açısından kalite yönüyle farklılık arz ettiği, kaynak kabiliyeti
düşük ve yüksek ürünlerin benzer ürün olarak değerlendirilemeyeceğini, yerli
üreticilerin E 71-1 standardına uygun üretim yapmakla beraber düşük kaynak
kabiliyetine sahip ürünleri ürettiğini, bu durumda gemi inşa sanayi gibi
alanlarda kullanılan yüksek kaynak kabiliyetli ürünlerin teknik özelliğinin
farklı olduğu için kapsam dışına çıkarılması gerektiğini iddia etmiştir.
Yapılan incelemede, yerli üretim dalının da birçok gemi üreticisine ürününü
sattığı, düşük ve yüksek kaliteli ürünlerin birbirinin yerine kullanılabildiği
ve benzer ürün olma özelliğinin bütün şartlarını sağladığı tespit edilmiştir.
Bu nedenle özlü teller içinde herhangi bir tip kapsam dışında bırakılmamıştır.
(9) Soruşturma kapsamında yapılan incelemelerde
soruşturma konusu maddenin yukarıda belirtilen GTİP'ler dışında bir
sınıflandırma altında ithal edildiğine ilişkin herhangi bir bulgu
edinilmemiştir. Soruşturma konusu eşya ile ilgili açıklamalar ise genel
içerikli olup uygulamaya esas olan GTİP ve karşılığı eşya tanımıdır. Bununla
beraber, soruşturma konusu eşyanın Türk Gümrük Tarife Cetveli'nde yer alan
tarife pozisyonunda ve/veya tanımında yapılacak değişiklikler, uygulamaya halel
getirmemektedir.
(10) Yapılan belirlemeler sonucunda, 8311.20.00.00.00
GTİP altında yer alan "özlü kaynak teli" açısından yerli üreticinin
ürünleri ile soruşturma konusu ülkede mukim üreticilerden ithal edilen ürünler
arasında teknik ve fiziksel özellikler, kullanım alanları, dağıtım kanalları ve
birbirini ikame edebilmeleri açısından bir fark bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu
bağlamda, Yönetmelik'in 4 üncü maddesi çerçevesinde, ÇHC'den ithal edilen
soruşturma konusu "özlü kaynak teli" ile yerli üretim dalı tarafından
üretilen "özlü kaynak teli" nin benzer ürün olarak kabul
edilebileceği anlaşılmıştır.
ÜÇÜNCÜ
KISIM
Dampinge
İlişkin Belirlemeler
MADDE 8 – (1)
Soru formlarına cevap veren ÇHC'de yerleşik üretici/ihracatçı firmaların
bireysel muameleye ilişkin iddia ve talepleri aşağıda yer almaktadır.
(2) Lincoln ve Super Tech firmaları bireysel muamele
iddiasında bulunmuşlardır. Firmaların bireysel muamele yapılması talepleri
uygun bulunmuş olup, Türkiye'ye satış verileri kullanılarak her biri için ayrı
bir damping marjı hesaplanmıştır.
MADDE 9 – (1)
Yönetmelik'in 7 nci maddesi çerçevesinde, ÇHC'de mukim işbirliğinde bulunan
firmaların piyasa ekonomisinde faaliyet göstermediği kabul edildiğinden; normal
değer Türkiye'de benzer malın birim imalat maliyetine genel, idari ve satış
giderleri ile makul bir kârın eklenmesiyle oluşturulmuştur.
(2) İthalatçı soru formlarına verilen cevaplar
incelendiğinde bir ithalatçı firma, piyasasının tam rekabet koşullarına yakın
olduğu gerekçesiyle emsal ülke olarak Tayvan'ın seçilmesine ilişkin öneride
bulunmuş ancak buna ilişkin yeterli bilgi ve belge sunmamıştır. Bu nedenle,
normal değer belirlemesi için yeterli veri bulunan Türkiye’nin emsal ülke olarak
seçilmesine ilişkin kararda herhangi bir değişikliğe gidilmemiştir. Ancak,
normal değerin tespitinde Türkiye'deki veriler olduğu gibi alınmamış,
uluslararası piyasa koşulları gözönüne alınarak ilgili bölümlerde gerekli
ayarlamalar yapılmıştır.
(3) Super Tech firması, nihai bildirime sunmuş olduğu
görüşlerinde, normal değerin belirlenmesinde yerli üreticinin maliyetleri
kullanılarak elde edilen oluşturulmuş değer yerine, Super Tech firmasının
ilişkili olduğu Hyundai Welding’in bulunduğu Güney Kore’nin fiyatlarının
alınmasını talep etmiş ve alınabilecek birim normal değeri de belirtmiştir.
Sunulan normal değer ile damping marjı hesabında kullanılan normal değer
karşılaştırıldığında, söz konusu firmanın beklentisinin aksine, kullanılan
normal değerin önerilen normal değerden daha düşük olduğu görülmüş ve firmanın
önerisi, lehine olacak şekilde dikkate alınmamıştır.
MADDE 10 – (1)
İhraç fiyatı, üretici/ihracatçı firmaların Türkiye’ye satışlarında fiilen
ödenen fiyat esasında belirlenmiştir.
(2) Hyundai Welding firması, Super Tech firmasının
mallarını tacir sıfatıyla Türkiye'ye ihraç etmiş olduğundan, söz konusu
firmanın sağlamış olduğu veriler Super Tech firması için yapılan ihraç fiyatı
hesaplamalarında dikkate alınmıştır.
Madde 11
– (1) Damping marjı hesabında aynı
ticari aşamayı teminen fabrika çıkış aşaması ihraç fiyatı ile fabrika çıkış
aşamasında oluşan normal değer karşılaştırılmıştır.
(2) Yönetmelik’in 10’uncu maddesinin hükmü gereğince,
ilgili taraflarca fiyat karşılaştırmasını etkilediği ileri sürülen hususlar
değerlendirilmiş; bu çerçevede taşıma, sigorta, yükleme ve bindirme masrafları,
paketleme giderleri, ödeme koşulları, ticari aşama farklılığı, indirim, geri
ödeme, banka masrafları, vergi iadesi gibi belgelendirilebilen ve haklı görülen
ayarlamalar yapılmıştır.
(3) Damping marjı, ağırlıklı ortalama normal değer ile
ağırlıklı ortalama ihraç fiyatının karşılaştırılması suretiyle hesaplanmıştır.
(4) Buna göre, soru formuna cevap veren üretici/ihracatçı
firmalar için CIF bedelin yüzdesi olarak hesaplanan damping marjları aşağıda
yer almaktadır.
The Shanghai Lincoln Electric Co. Ltd. …….: %21,12
Super Tech Co. Ltd……………………...: %28,87
DÖRDÜNCÜ
KISIM
Zarar
ve Nedenselliğe İlişkin Belirlemeler
BİRİNCİ
BÖLÜM
Dampingli
İthalatın Gelişimi ve Benzer Mal Fiyatları Üzerindeki Etkisi
MADDE 12 –
(1) Yönetmelik’in 17 nci maddesi çerçevesinde, soruşturma konusu ülke menşeli
ithalatın hacminde mutlak anlamda ya da Türkiye tüketimine oranla önemli ölçüde
bir artış olup olmadığı ile bu ithalatın iç piyasadaki benzer mal fiyatları
üzerindeki etkisi incelenmiştir.
MADDE 13 – (1)
2007 yılında 9.896.697 Kilogram (Kg) olan soruşturma konusu ürünün genel ithalatı 2008 yılında 8.210.084 Kg'a, soruşturma dönemi olan 2009 yılında 4.654.268 Kg'a düşmüştür.
MADDE 14 – (1)
Soruşturma konusu maddenin ÇHC'den ithalatı 2007 yılında 5.416.042 Kg iken, 2008 yılında 5.133.577 Kg'a düşmüş, soruşturma dönemi olan 2009'da 2.618.415 Kg seviyesinde gerçekleşmiştir.
(2) Soruşturma konusu maddenin ÇHC'den ithalatının
ağırlıklı ortalama birim fiyatlarına bakıldığında ise 2007 yılında 1,40 ABD
Doları/Kg olan birim fiyatın, 2008'de 1,66'ya çıktığı, soruşturma döneminde ise
1,40'a düştüğü tespit edilmiştir. Aynı dönemde soruşturma konusu ürünün genel
ithalat verileri incelendiğinde birim fiyatın sırasıyla 2007 yılı için 2,80 ABD
Doları/Kg, 2008'de 3,19 ABD Doları/Kg ve 2009 yılında 2,95 ABD Doları/Kg olarak
gerçekleştiği görülmektedir.
MADDE 15 – (1)
Soruşturma konusu maddenin yurtiçi tüketimi, yerli üretim dalının yurtiçi
satışları ile genel ithalatın toplanması suretiyle hesaplanmıştır.
(2) Bu çerçevede belirlenen toplam tüketim endeksi
2007 yılında 100 iken, 2008 yılında 83’e ve soruşturma dönemi olan 2009'da ise
54'e düşmüştür.
(3) Soruşturma konusu ülkeden ithalatın tüketim
içindeki payına endeks olarak bakıldığında ise 2007 yılında 100 olan endeksin,
2008'de 114'e yükselip, soruşturma döneminde 90'a düştüğü görülmektedir.
(4) Bir ithalatçı firma, dampingli ithalatın tüketime
göre artmadığını aksine azaldığını iddia etmiştir. Zarar verileri incelenirken,
yıllar içerisindeki eğilimle beraber her bir yıl ayrı ayrı olarak da
incelenmiştir. 2007 yılında faaliyete geçen yerli üretim dalının tüketim içinde
2008 yılında ciddi pay alması beklenirken dampingli ithalatın tüketim içindeki
payını arttırdığı görülmektedir.
MADDE 16 –
(1) Dampingli ithalatın yerli üretim dalının fiyatları üzerindeki etkisini
görebilmek amacıyla fiyat kırılması, fiyat baskısı ve fiyat yıpranması
hesapları yapılmıştır.
(2) Fiyat kırılması, soruşturma konusu ürünün Türkiye
pazarına giriş fiyatlarının (CIF ithal fiyatı + gümrük vergisi ve masrafları)
yerli üretim dalının iç piyasa satış fiyatlarının altında olup olmadığını
göstermektedir. Buna göre, ÇHC menşeli ithalatın yerli üretim dalının
fiyatlarını 2007 yılında % 18,21, 2008 yılında % 24,65 ve soruşturma dönemi
olan 2009 yılında %0,84 oranında kırdığı tespit edilmiştir.
(3) Fiyat baskısı ise, yerli üretim dalının
fiyatlarının dampingli ithalat sebebiyle baskı altında bulunması ve fiyatlarını
makul kâr elde edecek şekilde belirleyememesi durumunda, soruşturma konusu
ürünün Türkiye pazarına giriş fiyatı ile yerli üreticinin maliyetlerine makul
bir kâr oranı ekleyerek bulunan olması gereken fiyatın karşılaştırılmasıdır.
Fiyat baskısı hesaplarına göre, ÇHC menşeli ithalatın yerli üretim dalının
olması gereken fiyatlarını 2007 yılında %172, 2008 yılında %85 ve soruşturma
döneminde ise %30 oranında baskı altında tuttuğu tespit edilmiştir.
(4) Fiyat yıpranması (depression) yerli üretim dalının
birim fiyatlarında yaşanan reel gerilemedir. Yerli üretim dalının yurt içi
birim satış fiyatları 2007 yılında enflasyon etkisinden arındırılmış halde 100
olarak kabul edildiğinde, birim fiyatların 2008 yılında 110'a, soruşturma
döneminde 90'a kadar gerilediği görülmüştür.
(5) Fiyat bastırılması yerli üretim dalının dampingli
ithalat sebebiyle maliyet artışlarını fiyatına yansıtamaması veya düşen
maliyetlerden daha fazla oranda fiyatlarının bastırılması sebebiyle kâr
oranının azalması veya zararının yükselmesidir. Fiyat bastırılmasının yüksek
çıkması yerli üretim dalının maliyetleri ile fiyatları arasındaki bağlılığın
kaybolduğuna ve bu durumun neticesi olarak kârlılığının azaldığına işarettir.
Kâr/yurtiçi satış fiyatı oranı 2007 yılındaki -%53, 2008 yılında -%29 ve 2009
yılında -%17 oranında olup bütün yıllarda zararına satışa işaret etmektedir.
İKİNCİ
BÖLÜM
Yerli
Üretim Dalının Durumu
MADDE 17 –
(1) Yerli üretim dalının ekonomik göstergeleri, Oerlikon firmasının 2007-2009
dönemine ilişkin verilerinin esas alınması suretiyle incelenmiştir. Eğilimin
sağlıklı bir şekilde incelenmesi amacıyla Türk Lirası bazındaki veriler için
yıllık ortalama Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) kullanılarak enflasyondan arındırılmış
reel değerler kullanılmıştır.
a) Üretim, kapasite ve kapasite kullanım oranı (KKO)
1) Yerli üretim dalının soruşturma konusu ürün için
2007 yılında 100 olan üretim miktar endeksi, 2008 yılında 230'a, soruşturma
döneminde ise 784'e yükselmiştir.
2) Soruşturma döneminde soruşturma konusu üründe yerli
üretim dalının kapasitesinde herhangi bir değişiklik olmamıştır. KKO endeksi
aynı dönemde üretim endeksi gibi 100'den 784'e çıkmıştır. Yerli üretim dalının
2007 yılı itibariyle ilk üretimine başladığı düşünüldüğünde, 2008 ve 2009
dönemlerinde üretime başlanan ilk yıla kıyasla üretim rakamı reel olarak ifade
edildiğinde çok ciddi seviyede artmış gibi görülmektedir. Ancak 2007 yılından
sonra üretimin devam ettiği her iki senede de nominal rakamlar hem ithalata hem
de yurt içi pazarın talebine kıyasla oldukça düşük seviyededir.
b) Yurtiçi satışlar ve ihracat
1) Yerli üretim dalının soruşturma konusu ürün için
2007 yılında 100 olan yurtiçi satış miktar endeksi 2008 yılında 132'ye, 2009
yılında ise 1.376’ya ulaşmıştır.
2) Yerli üretim dalının soruşturma konusu ürün için
2007 yılında 100 olan ihracat miktar endeksi 2008'de 250'ye, soruşturma
döneminde ise 448'e yükselmiştir.
c) Yurtiçi satış fiyatları
1) Yerli üretim dalının soruşturma konusu üründe
ağırlıklı ortalama yurtiçi satış fiyatı 2007 yılında reel bazda 100 iken
2008'de 110'a yükselmiş, soruşturma döneminde ise 90'a gerilemiştir.
ç) Pazar payı
1) Yerli üretim dalının yurtiçi pazar payı endeksi
2007 yılında 100 iken 2008 yılında 158'e, soruşturma döneminde ise 2.562’ye
çıkmıştır. Yerli üretim dalı 2007 senesinde ilk üretime başladığından üretim ve
satış miktarları oldukça düşüktür. Yıllar itibariyle satışları 2007 senesi baz
alındığında görece olarak ciddi artışlar yaşandığı görülmekle birlikte, pazar
payı ÇHC ile karşılaştırıldığında yerli üretim dalının ÇHC’nin pazar payının
¼’ü kadar bir paya sahip olduğu görülmektedir.
d) Maliyetler ve kârlılık
1)Yerli üretim dalının soruşturma konusu ürün için
2007 yılında reel olarak 100 olan ağırlıklı ortalama birim ticari maliyeti,
2008'de 72'ye, soruşturma döneminde ise 50'ye düşmüştür. Yıllar itibariyle
üretimin artması birim başına düşen sabit maliyetin azalmasını, dolayısıyla
ticari maliyetin düşmesini sağlamıştır.
2)Yerli üretim dalının soruşturma konusu üründe birim
kârlılığı incelendiğinde, 2007 yılında zarar ederek (-)100 endeks değerinde
iken, endeksin 2008 yılında azalarak (-)39 seviyesinde gerçekleştiği görülmüş,
soruşturma döneminde ise endeks (-)16 olmuştur.
e) Stoklar
1) Yerli üretim dalının soruşturma konusu üründe 2007
yılında 100 olan stok miktar endeksi, 2008 yılında 538'e çıkmış, soruşturma
döneminde ise 442 seviyesinde gerçekleşmiştir. Stok çevrim hızına (satış/stok)
bakıldığında ise 2007 yılında 100 olan endeksin 2008'de 31'e düştüğü ancak
soruşturma döneminde artarak 189'a çıktığı tespit edilmiştir.
f) İstihdam
1) Yerli üretim dalının soruşturma konusu üründe 2007
yılında 100 olan direkt işçi sayısı endeksi, 2008'de 200’e çıkmış, soruşturma
döneminde ise 425’e yükselmiştir.
g) Ücretler
1) Üretimde çalışan işçilerin aylık brüt ücretleri
reel olarak 2007 yılında 100 iken, 2008'de 92'ye düşmüş, soruşturma döneminde
ise bu seviyesini korumuştur.
h) Verimlilik
1) Üretimde çalışan işçi başına verimlilik endeksi
2007 yılında 100 iken, 2008'de 115'e, soruşturma döneminde ise 184'e
yükselmiştir.
ı) Nakit akışı
1) Yerli üretim dalının soruşturma konusu ürünün
üretim ve satışı ile sağladığı reel nakit akışı (kâr+amortisman) 2007 yılında
(-) 100 iken, 2008'de (-) 76'ya düşmüş, soruşturma döneminde ise (-) 126'ya
yükselmiştir.
i) Büyüme
1) Yerli üretim dalının bütün faaliyetlerini kapsayan
aktif büyüklüğü reel olarak 2007 yılında 100 iken, 2008'de 95'e, soruşturma
döneminde ise 87'ye düşmüştür.
j) Sermaye veya yatırımları arttırma yeteneği
1) Yerli üretim dalının sermaye arttırma yeteneğini
görebilmek için öz sermayesine bakılmıştır. Buna göre, 2007 yılında 100 olan öz
sermayesi, 2008 yılında 95'e düşmüş, soruşturma döneminde ise 101'e
yükselmiştir.
2) Yerli üretim dalının bütün faaliyetlerine ilişkin
tevsi ve yenileme yatırımları toplamı 2007 yılında 100 iken, 2008'de 83'e ve
2009 yılında ise 70'e düşmüştür.
k) Yatırımların geri dönüş oranı
1) Yerli üretim dalının bütün faaliyetlerine ilişkin
yatırım hasılatı (kâr/öz kaynak) oranı endeks olarak 2007 yılında 100 iken,
2008 döneminde 55'e düşmüş, soruşturma döneminde ise bir miktar yükselerek 61
seviyesine ulaşmıştır.
1) Damping marjının büyüklüğü
1) Yapılan hesaplamalar sonucunda, ÇHC menşeli
soruşturma konusu üründe önemli oranda damping marjı tespit edilmiştir.
MADDE 18 –
(1) Yerli üretim dalının zarar inceleme dönemi olarak alınan 2007-2009
döneminin ilk yılı olan 2007 yılında üretim faaliyetine geçmiş olması
nedeniyle, 2007 yılı baz alındığında 2008 ve 2009 yıllarında üretim, satış,
kapasite kullanım oranı, verimlilik gibi temel ekonomik göstergelerde oransal
olarak ciddi artışlar görülmektedir. Ancak, bu rakamların nominal değerleri ile
ele alındığında ve Türkiye pazarı düşünüldüğünde oldukça düşük seviyede
oldukları değerlendirilmektedir. Soruşturma döneminde yerli üretim dalının
Türkiye pazarından aldığı payın ÇHC’nin pazardan aldığı payın ¼’ü oranında gerçekleşmiştir.
(2) Diğer taraftan, yerli üretim dalının satış
fiyatları ve maliyetleri incelendiğinde; yurtiçi satış fiyatının gerilediği,
2007 yılına göre 2008 ve 2009 yıllarında birim maliyetlerinde ciddi gerileme
olmasına rağmen dampingli ithalatın sebep olduğu fiyat baskısı nedeniyle yerli
üretim dalının fiyatlarını olması gereken seviyede belirleyememesi nedeniyle
zararına satışların devam ettiği anlaşılmıştır.
ÜÇÜNCÜ
BÖLÜM
Nedenselliğe
İlişkin Değerlendirmeler
MADDE 19 – (1)
Zarar inceleme döneminde ÇHC'den yapılan soruşturma konusu ürün ithalatının
fiyatlarının yerli üretim dalının fiyatlarını önemli ölçüde baskı altında
tuttuğu tespit edilmiştir.
(2) 2007 döneminde ÇHC menşeli ithalatın genel ithalat
içindeki payı %54,73 iken, 2008 döneminde %62,53'e yükselmiş, soruşturma konusu
ürünün temel kullanıcısı olan gemi inşa sanayi üzerindeki krizin etkilerinin
yoğun olarak hissedildiği soruşturma döneminde dahi %56,26 seviyesindeki payını
korumuştur.
(3) Dampingli ithalatın fiyatlarının yerli üretim
dalının iç piyasa satış fiyatlarını ciddi oranda baskı altında tutması sonucu
yerli üretim dalının maliyetin altında fiyat belirlemek zorunda kalması,
dolayısıyla yerli üretim dalının fiyatlarının ciddi oranda bastırılması ve
yıpranması, dampingli ithalat ile yerli üretim dalının ekonomik göstergelerinde
görülen olumsuz gelişmelerin eş zamanlı olarak ortaya çıkması dikkate alınarak
dampingli ithalat ile yerli üretim dalı üzerinde oluşan maddi zarar durumu
arasında illiyet bağının olduğu sonucuna varılmıştır.
MADDE 20 –
(1) Zarar inceleme döneminde, üçüncü ülkelerden yapılan ithalatın birim
fiyatları ile soruşturma konusu ülke menşeli ithalatın birim fiyatları
karşılaştırılmıştır. Buna göre, ÇHC menşeli ithalatın birim fiyatının diğer
ülkelerden gerçekleştirilen ithalatın birim fiyatlarının oldukça altında olduğu
görülmüştür. Diğer taraftan, soruşturma döneminde ÇHC’nin payı ile
karşılaştırıldığında, diğer ülkelerin toplam ithalat içindeki payı oldukça
düşük seviyelerdedir.
(2) Diğer ülkeler kaynaklı soruşturma konusu ürünün
ithalatı, gerek miktar ve piyasa payındaki eğilimi, gerekse fiyatları
itibariyle bu dönemde yerli üretime zarar verebilecek boyutta görülmemiştir.
MADDE 21 –
(1) Yönetmelik’in 17 nci maddesi hükümleri uyarınca, dampingli ithalatın
dışında yerli üretim dalının ekonomik göstergelerinde zarara neden olabilecek,
talepteki daralma veya tüketim kalıplarındaki değişmeler, yabancı ve yerli
üreticilerin ticareti kısıtlayıcı uygulamaları ve aralarındaki rekabet,
teknolojideki gelişmeler ile yerli üretim dalının ihracat performansı ve
verimliliği gibi unsurlara ilişkin inceleme yapılmıştır. İthalatçı firmalar
dampingli ithalatı tercih etmelerindeki en önemli sebebin kendileri için rekabet
avantajı sağlayan düşük fiyat olduğunu ifade etmişlerdir.
(2) Nihai bildirim sonrası bir ithalatçı, 2009
yılındaki ekonomik krizin etkisine değinilmediğinden bahsederek krizin dikkate
alınmadığını düşündüğünü ifade etmiştir. Ekonomik kriz soruşturmada dikkate
alınmış olup, krizin etkisi ile ithalat seviyesi, tüketim ve birim fiyatların
gerilediği görülmektedir. Krizin ithalatçılar açısından ön görülebilirliği
azaltması nedeniyle talebin kısmen ithalattan yerli üretime yönelmesi ile
ÇHC’nin tüketim içindeki payı 2009 yılında bir miktar azalmış, ancak fiyat
seviyesi yerli üretim dalı ve diğer ülkelerin fiyat ortalamaları ile
karşılaştırıldığında oldukça düşük seviyelerde kalmıştır. Kriz yerli üretim
dalı açısından olumlu etki yapmakla birlikte bu durum, dampingin varlığı ve
dampingin neden olduğu yerli üretim dalı üzerindeki fiyat baskısının varlığı
tespitini değiştirmemektedir.
BEŞİNCİ
KISIM
Sonuç
MADDE 22 – (1)
Soruşturma sonucunda dampingin, yerli üretim dalında zarar ve her ikisi
arasında illiyet bağının mevcut olduğu tespit edildiğinden, İthalatta Haksız
Rekabeti Değerlendirme Kurulu’nun kararı ve Bakan’ın onayı ile aşağıda tanımı
ve menşe ülkesi belirtilen eşyanın Türkiye’ye ithalatında karşısında belirtilen
miktarda dampinge karşı önlem yürürlüğe konulmuştur.
Pozisyon No
Eşyanın Tanımı
Menşe Ülke
Firma
Dampinge Karşı Önlem (CIF %)
8311.20.00.00.00
Adi metallerden içi doldurulmuş
teller (elektrikli ark kaynağı yapmak için)
Çin Halk Cumhuriyeti
The Shanghai Lincoln Electric Co.,
Ltd.
%21,12
Super Tech Co., Ltd.
%21,12
Diğerleri
%28,87
MADDE 23 –
(1) Gümrük idareleri, Karar maddesinde gümrük tarife istatistik pozisyon
numarası, tanımı ve menşe ülkesi belirtilen eşyanın, diğer mevzuat hükümleri
saklı kalmak kaydıyla, serbest dolaşıma giriş rejimi kapsamında ithalatında
karşısında gösterilen miktarda dampinge karşı önlemi tahsil ederler.
MADDE 24 – (1)
Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
MADDE 25 –
(1) Bu Tebliğ hükümlerini Ekonomi Bakanı yürütür.