Tebliğler · Resmî Gazete: 2012-11-27
Resmî kaynak: https://kms.kaysis.gov.tr/Home/Goster/41780
Resmi Gazete Tarihi: 27.11.2012 Resmi Gazete Sayısı: 28480
İTHALATTA HAKSIZ REKABETİN ÖNLENMESİNE İLİŞKİN TEBLİĞ
(TEBLİĞ NO: 2012/22)
BİRİNCİ KISIM
Genel Bilgi ve İşlemler
MADDE 1 – (1) Hindistan ve Çin Tayvanı (Tayvan) menşeli poliesterlerden tekstüre iplikler için
27/6/2000 tarih ve 24092 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine
İlişkin Tebliğ (2000/7) ile yürürlüğe konulan dampinge karşı önlemlerin, 21/12/2006 tarih ve 26383
sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (2006/31) ile
tamamlanan nihai gözden geçirme soruşturması (NGGS) sonucunda uygulanmasına devam edilmesi
uygun görülmüştür.
(2) Uygulanmakta o lan bahse konu önlemlerin yürürlükten kalkma süresinin bitiminden önce,
İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmeliğin 35 inci maddesinin ikinci fıkrası
hükmünce 24/12/2010 tarih ve 27795 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekab etin
Önlenmesine İlişkin Tebliğ (2010/30) ile mevcut önlemlerin yürürlükten kalkacağı ve ilgili ürünün yerli
üreticilerinin mevzuatta öngörülen sürelerde yeterli delillerle desteklenmiş bir başvuru ile NGGS
açılması talebinde bulunabilecekleri duyurulmuştur.
(3) Yerli üretim dalı adına hareket eden Suni ve Sentetik İplik Üreticileri Birliği (SUSEB) tarafından
Hindistan ve Tayvan menşeli ürünler için uygulanmakta olan dampinge karşı önlemin sona ermesinin
damping ve zararın devamına veya yeniden tekrarına yo l açacağı iddiası ile yapılan başvuru üzerine
29/11/2011 tarih ve 28127 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine
İlişkin Tebliğ (2011/22) ile başlatılan NGGS, T.C. Ekonomi Bakanlığı (Bakanlık) İthalat Genel Müdürlüğü
(Genel Müdürlük) tarafından yürütülerek tamamlanmıştır.
(4) Güney Kore’ye yönelik önlem, 5 yıllık süre sonunda yürürlükten kalkmıştır.
MADDE 2 – (1) Bu Tebliğ; 14/6/1989 tarihli ve 3577 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi
Hakkında Kanun, 20/10/1999 tarihli ve 99/13482 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında
Karar (Karar) ve 30/10/1999 tarihli ve 23861 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız
Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmelik (Yönetmelik) hükümleri çerçevesinde yürütülen nihai
gözden geçirme soruşturması (NGGS) sonuçlarını içermektedir.
MADDE 3 – (1) Yönetmeliğin 20 nci maddesi uyarınca başvuru, yerli üretim dalı adına yapılmış
ve bu bağlamda başvuruda bulunan üreticilerin yerli üretim dalını temsil niteliğini haiz oldukları
anlaşılmıştır. Soruşturma esnasında bu tespiti değiştirecek herhangi bir somut bilgi alınmamıştır.
MADDE 4 – (1) Soruşturma açılmasını müteakip, ilgili soru formları, soruşturma açılış Tebliği ve
başvurunun gizli olmayan özetine ulaşmalarını sağlamak için, söz konusu ürünün tespit edilen
ithalatçılarına, Hindistan ve Tayvan’da yerleşik bilinen üretici/ihracatçılara ve ayrıca anılan ülkeler de
yerleşik diğer üretici/ihracatçılara iletilebilmesini sağlamak amacıyla Hindistan’ın Ankara Büyükelçiliği
ile Taipei Ekonomi ve Kültür Misyonuna soruşturma açılışına ilişkin bildirim yapılmıştır.
(2) Taraflara soru formunu yanıtlamaları için posta süresi dahil 37 gün süre tanınmış olup,
tarafların süre uzatımı yönündeki makul talepleri karşılanmıştır. Ayrıca, ilgili taraflardan alınan bilgi ve
belgelerin gizli olmayan özetleri talep eden bütün ilgi li tarafların bilgisine sunulmak üzere hazır
tutulmuştur.
(3) Yerli üretim dalı soruşturma süresince Bakanlık ile işbirliği içinde olmuş ve gerektiğinde talep
edilen ilave bilgileri temin etmiştir.
(4) Ayrıca, soruşturma döneminde ithalat gerçekleştirdiği tespit edilen ve kendilerine soru formu
gönderilen ithalatçı firmaların 10’undan cevap alınmıştır.
(5) Üretici -ihracatçı soru formuna cevap veren ve soruşturma süresince işbirliğinde bulunan
üretici-ihracatçı firmalar, Hindistan’da yerleşik Reliance Indust ries Ltd, Indorama Synthetics (I) Ltd,
Supertex Inc., Welspun Syntex Ltd., Sanathan Textiles Pvt Ltd, JBF Industries Ltd, Dodhia Synthetics Ltd,
Alok Industries ve Modern Petrofils’dir. Shubhalakshmi Polyesters Ltd. firması tarafından gönderilen
yanıtın de ğerlendirilmesi neticesinde firmanın soru formunu önemli ölçüde yanıtsız bıraktığı
anlaşıldığından adı geçen firma işbirliğine gelmemiş sayılmıştır.
(6) Soru formuna yanıt verme süresinin sona ermesinden sonra soru formuna yanıtını gönderen
Wellknown Polyester Ltd. firmasının yanıtları değerlendirilmeye alınmamış, adı geçen firma işbirliğine
gelmemiş sayılmıştır.
(7) Tayvan’da yerleşik üretici/ihracatçı firmalardan işbirliğine gelen olmamıştır.
(8) Yönetmeliğin 25 inci maddesi uyarınca, soruşturma sonucunda ki belirlemelere esas teşkil
eden bilgi, belge ve değerlendirmeleri içeren nihai bildirim işbirliğinde bulunan ithalatçılar,
Hindistan’da yerleşik üretici/ihracatçılar ile söz konusu ülkelerin resmi temsilciliklerine iletilmiş olup
karşıt görüş ve değerlendirmelerini iletmeleri için makul süre tanınmıştır.
(9) Soruşturma sonucunda alınacak karara esas teşkil edecek bilgi, bulgu, tespit ve
değerlendirmeleri içeren nihai bildirim; soruşturma konusu ülkelerin Ankara Büyükelçilikleri ile
soruşturma sırasında gö rüş bildiren üretici/ihracatçılar, ithalatçılar ve yerli üretim dalına iletilmiştir.
Nihai bildirime ilişkin kendisine bildirim yapılmış olan 2 üretici/ihracatçı ve 4 yerli üretici firmadan nihai
bildirimde yer alan hususlara ilişkin görüş alınmıştır.
(10) Tarafların soruşturma boyunca ortaya koyduğu tüm bilgi, belge ve görüşler incelenmiş,
mezkûr görüşlerden mevzuat kapsamında değerlendirilebilecek olanlara bu Tebliğin ilgili bölümlerinde
değinilmiştir.
MADDE 5 – (1) Yönetmeliğin 21 inci maddesi çerçevesinde, yerli üreticilerden Korteks Mensucat
Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin Bursa’da bulunan üretim tesislerinde yerinde doğrulama soruşturması
gerçekleştirilmiştir.
MADDE 6 – (1) Önlemin yürürlükten kalkması du rumunda, dampingin ve zararın devamı veya
yeniden meydana gelmesinin muhtemel olup olmadığının tespiti için 1/1/2009 –30/9/2011 arasındaki
dönem gözden geçirme dönemi olarak belirlenmiştir.
İKİNCİ KISIM
Soruşturma Konusu Ürün ve Benzer Ürün
MADDE 7 – (1) Soruşturma konusu ürün Hindistan ve Tayvan menşeli 5402.33 gümrük tarife
pozisyonu (GTP) altında yer alan poliesterlerden tekstüre ipliklerdir.
(2) Yerli üretim dalı tarafından üretilen poliesterlerden tekstüre iplikle r ile soruşturma konusu
ülkeler menşeli poliesterlerden tekstüre ipliklerin benzer ürün olduğu tespiti mevcut önlemin
yürürlüğe girmesini sağlayan soruşturmada (esas soruşturmada) yapılmıştır. Bu soruşturmada ise gerek
yerli üretim dalı tarafından üretilen gerekse soruşturma konusu ülkelerden Türkiye’ye ihraç edilen
poliesterlerden tekstüre ipliklerin işlevsel özellikleri, fiziksel özellikleri, kullanım alanları, dağıtım
kanalları, kullanıcıların algılaması ve birbirini ikame edebilmeleri açısından benzer ü rün olma
durumunu ortadan kaldıracak bir değişiklik olduğuna dair herhangi bir görüş alınmamıştır.
(3) Bu nedenle, Hindistan ve Tayvan menşeli soruşturma konusu ürün ile yerli üretim dalı
tarafından üretilen poliesterlerden tekstüre ipliklerin benzer ürün olduğu tespiti geçerliliğini
korumaktadır.
(4) Soruşturma konusu eşya ile ilgili açıklamalar genel içerikli olup uygulamaya esas olan GTP ve
karşılığı eşya tanımıdır. Bununla beraber, soruşturma konusu eşyanın Türk Gümrük Tarife Cetveli’nde
yer alan tarife pozisyonunda ve/veya tanımında yapılacak değişiklikler bu Tebliğ hükümlerinin
uygulanmasına halel getirmez.
ÜÇÜNCÜ KISIM
Dampingin Devam Etmesi veya Yeniden Meydana Gelmesi İhtimali
BİRİNCİ BÖLÜM
Genel
MADDE 8 – (1) Yönetmeliğin 35 inci maddesi çerçevesinde, soruşturma kapsamında yeni
damping marjı hesaplanmamış, önlemin yürürlükten kalkması halinde dampingin devam etmesinin
veya yeniden meydana gelmesinin muhtemel olup olmadığı incelenmiştir.
İKİNCİ BÖLÜM
Tayvan
MADDE 9 – (1) Polyester ve Hammaddeler (Polyester & Raw Materials -PCI) dergisinin Şubat
2011 sayısında, Tayvan polyester sanayinin 2010 yılında parlak bir dönem geçirdiği ve yaklaşık 300.000
tonluk üretim artışı ile yıllık 2.800.000 tonluk bir üretim miktarına ulaştığı ifade edilmektedir. Her ne
kadar bu veri iplik haricindeki sektörleri de içeriyor olsa da bu üretim artışının tüm sektörlerde görülen
büyümeden kaynaklandığı da belirtilmektedir.
(2) De rginin aynı sayısında, polimer üretiminde 2011 yılında da 200.000 tonluk bir artışın
muhtemel olduğu ifade edilmekte ve bu artışın Lea Lea ve Far Eastern gibi firmaların üretimlerindeki
artıştan kaynaklanacağı ifade edilmektedir. Her iki firma da tekstüriz e iplikte Tayvan’da yerleşik
üretici/ihracatçılar arasında yer almaktadır. Derginin Mart 2011 sayısında da 2011 yılındaki polyester
üretim kapasitesindeki artışın son on yılın en büyük kapasite artışı olacağı ifade edilmektedir.
(3) PCI dergisinin Haziran 2011 sayısında ise aralarında Tayvan’ın da bulunduğu iplik ihracatçısı
ülkelerin Hindistan ve Çin Halk Cumhuriyeti (ÇHC) menşeli ihracat nedeniyle ihraç pazarlarında ciddi
bir rekabet sorunuyla karşılaşabileceği ifade edilmektedir.
(4) Chemical Fiber Inter national dergisinin Mart 2010 sayısında ise Tayvan’da yerleşik Nan -Ya
firmasının polyester iplik üretiminde dünyanın en büyük dokuzuncu firması konumunda olduğu ifade
edilmektedir. Dergide ayrıca tekstüre iplik makinelerinin dünya sevkiyat rakamları da verilmiştir. Buna
göre Tayvan 2007’de 2.040, 2008 yılında 2.568 ve 2009 yılında da 2.040 adet tekstüre iplik makinesi
almıştır. Bu çerçevede, Tayvan 2009 yılında dünyada yapılmış olan tekstüre iplik makinesi yatırımlarının
%8’ini gerçekleştirmiş olup yatırım yapan ülkeler arasında dokuzuncu sırada yer almaktadır.
(5) Bununla beraber, Tayvan’ın Uluslararası Ticaret Merkezi’nden (International Trade Center -
ITC) derlenen 2010 yılı ihracat istatistiklerine bakıldığında adı geçen ülkenin 161.467 tonluk tekstüre
iplik ihracatı ile dünya ihracatı içerisinde %12’lik payla üçüncü sırada yer aldığı görülmektedir. Bu veri
Tayvan’ın önlem konusu üründeki kurulu kapasitesinin ve ihracat yeteneğinin önemli bir göstergesi
niteliğindedir.
MADDE 10 – (1) ITC verilerine göre, Tayvan’ın en çok ihracat yaptığı ülkelerin başında ÇHC,
Japonya ve Vietnam gelmektedir. Tayvan’ın Japonya’ya yapmış olduğu ihracat 2009 yılında 16.211 ton
iken 2011 yılında 23.072 tona yükselmiştir. Öte yandan, Vietnam’a yapılan ihracat 2009 yılında 24.698
ton iken bu rakam 2011 yılında 22.138 tona düşmüştür. ÇHC’ye yapılan ihracatta ise ciddi bir düşüş
yaşanmış olup 2009 yılında 34.886 ton olan tekstüre iplik ihracatı 2011 yılında 23.884 tona düşmüştür.
Tayvan’ın toplam tekstüre iplik ihracat rakamlarına bakıldığında ise, 2009 yılında 190.752 ton olan
ihracatın 2011 yılında 148.376 tona düştüğü gözlemlenmektedir. 2007-2011 yılları arasındaki dönemde
Tayvan’ın toplam ihracatı %51 oranında gerileyerek 223.424 tondan 148.376 tona gerilemiştir.
İhracatta yaşanan bu gerilemenin Tayvan’da ciddi düzeyde bir atıl kapasite sorununa yol açtığı
değerlendirilmektedir.
MADDE 11 – (1) Türkiye Avrupa Birliği (AB)’nin en önemli tekstil tedarikçilerin den biri olup
makine parkı ve yatırımları ile tekstil ve hazır giyimde dünyadaki önemli ülkelerden biri olmaya devam
etmektedir. Ayrıca, başta ÇHC olmak üzere Uzak Doğu’daki diğer önemli tekstil üreticilerinin
hammadde üretimlerini arttırarak kendi kendine yeterli hale gelmeye başlamasıyla uluslararası rekabet
zorlaşmış, daralan yurtdışı pazar payları bu ülkelerdeki üreticilerin daha rekabetçi fiyatlandırma
politikaları benimsemelerine yol açmıştır. Bu nedenle, Tayvan için AB pazarına yakınlığı ve önemli bi r
tekstil ve hazır giyim tedarikçisi olması nedeniyle Türkiye pazarının önemini koruduğu, bütün bunların
yanı sıra, Türkiye pazarının rekabet şartlarının, dağıtım ve pazarlama kanallarının Tayvanlı
üretici/ihracatçılar tarafından iyi bilinmesinin Türkiye’y i bu üretici/ihracatçılar için cazip kıldığı
değerlendirilmektedir.
MADDE 12 – (1) Yerli üretim dalı yaygın olarak kullanılan bir teknoloji ile üretim yapmakta olup
ithalatçı firmalara gönderilen soru formlarına gelen cevaplardan yerli ürün ile önlem konusu ürün
arasında kalite yönünden bir fark bulunmadığı anlaşılmaktadır. Ayrıca, i thalatçı firmalardan gelen
cevaplardan anlaşıldığı üzere talebi etkileyen ana unsurun rekabet avantajı elde etmek amacıyla fiyat
olduğu sonucu ortaya çıkmaktadır. Dampingli ihracatın fiyatlarını etkileyen ana unsur ise dünyada aynı
olan hammadde fiyatları ve artan rekabet ortamıdır. Tayvan’ın toplam ihracatındaki azalma ile birlikte
kapasite kullanım oranını etkin bir seviyede tutma sorunuyla karşılaşması nedeniyle, hammadde
fiyatlarının sabit kalması durumunda bu ülkenin pazar payını arttırabilmek ve mevcu t pazar payını
koruyabilmek adına fiyatlarını arttırma kabiliyetinin zayıflayacağı ve bu koşulların Tayvanlı üreticileri
dampingli ihracat yapmaya yönelteceği değerlendirilmektedir.
MADDE 13 – (1) Mevcut önleme esas teşkil eden soruşturma esnasında tespit edilen damping
marjları, firmaların önlemin yürürlükten kalkması halindeki muhtemel davranışlarını yansıtacak önemli
bir gösterge niteliği taşıdığından dikkate alınmıştır. Buna göre, esas soruşturma sırasınd a Tayvanlı
üretici-ihracatçı firmalar için tespit edilen damping marjları CIF bedelin %9,9’u ile %28,6’sı arasında
değişen önemli düzeylerdedir.
MADDE 14 – (1) Tayvan’a karşı Arjantin tarafından 14/ 5/2010 tarihinden itibaren FOB bedelin
%6,7’si oranında dampinge karşı vergi uygulanmaktadır. Bu önlem, Tayvan’ın sadece ülkemize değil
diğer ülkelere de dampingli ihracat yaptığını ve yukarıdaki değerlendirmelerin tutarlı olduğunu,
önlemin yürürlükten kal kması durumunda benzer eğilimin devam etmesinin muhtemel olduğunu
ortaya koymaktadır.
MADDE 15 – (1) Türkiye’ye yapılan ihracatın devam etmesine karşın soruşturma sırasında
gönderilen soru formlarına yanıt alınmamış olması önlemin yür ürlükten kalkması halinde dampingli
ihracatın devam etmesinin veya yeniden ortaya çıkmasının muhtemel olduğunu göstermektedir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Hindistan
MADDE 16 – (1) PCI dergisinin Şubat 2011 sayısında Hindistan polyester sanayinin yüksek talep
nedeniyle 2010 yılında güçlü bir büyüme kaydettiği ve 500.000 tonun üzerinde bir üretim artışının
yaşandığı ifade edilmekte, 2011 yılında da büyümenin devam etmesinin beklen diği belirtilmektedir.
Derginin Haziran 2011 sayısında da Hindistan’ın polyester üretim kapasitesinde yıllık bazda 400.000
tonluk bir artışın yaşandığı, 2011’in ikinci yarısında ÇHC ile birlikte toplam kapasite artışının bir milyon
tondan fazla olacağı kaydedilmektedir. Bu kapasite artışının büyük kısmının ise polyester iplik üretimine
yönelik olduğu ifade edilmektedir.
(2) Reliance firması nihai bildirime ilişkin yanıtında, yukarıda kullanılan verilerin tekstüre iplik
üretimine özgü olmadığını belirterek p olyester sektörünün tamamına ilişkin veriler kullanılarak
değerlendirme yapılmasına itiraz etmiştir. Bununla beraber, nihai bildirimde yer verilen yukarıdaki
rakamlar Hindistan’daki polyester sanayinin gelişimini göstermesi bakımından önem arz etmektedir.
Öte yandan, nihai bildirimde de ifade edildiği üzere söz konusu sektör verilerinin önemli bir kısmının
polyester iplik üretiminden kaynaklandığı görülmektedir. Dolayısıyla, polyester sanayine ilişkin olsa da
söz konusu verilerin polyester iplik üretimindeki büyüme eğilimini de yansıttığı düşünülmektedir.
(3) Öte yandan, Chemical Fiber International dergisinin Mart 2010 sayısında ise Hindistan’da
yerleşik Reliance firmasının dünyanın en büyük polyester iplik üreticisi olduğu ifade edilmektedir.
Dergide yer a lan verilere göre Reliance firmasının Hindistan’da gerçekleştirdiği yıllık üretim miktarı
2010 yılında 830.000 ton seviyesindedir. Derginin Ekim 2010 sayısında ise Hindistan’ın tekstüre etme
ünitesi (spindle) ithalatında ÇHC’den sonra dünyada ikinci sırada yer aldığı belirtilerek, Hindistan’ın
2007 yılında 57.328 adet, 2008 yılında 45.060 adet ve 2009 yılında ise 41.552 adet spindle tedarik ettiği
ifade edilmektedir. Buna göre Hindistan’ın dünya spindle sevkıyatlarındaki payı %16 seviyesindedir. Bu
oran Hindistan’daki yatırımların büyüklüğünü göstermesi açısından önem arz etmektedir.
(4) Ayrıca, Hindistan’ın ITC’den derlenen 2010 yılı ihracat istatistiklerine bakıldığında adı geçen
ülkenin 199.848 tonluk ihracatı ile dünya ihracatı içerisinde %15’lik payla i kinci sırada yer aldığı
görülmektedir.
(5) Welspun firması nihai bildirime ilişkin yanıtında, nihai bildirimde ilgili taraflardan alınan
veriler yerine üçüncü taraflardan elde edilen verilerin kullanılmasına itiraz etmiştir. Buna karşılık,
önleme tabi ülke genelinde sektörün durumu ve kapasite fazlasına ilişkin doğru bir değerlendirme
yapılabilmesi için güvenilir, tüm taraflarca ulaşılabilir ve bağımsız kaynaklardan derlenen verilerden
yararlanılmasının uygun olduğu düşünülmektedir.
MADDE 17 – (1) ITC’den derlenen veriler ışığında Hindistan’ın en çok ihracat yaptığı ülkelerin
başında, Brezilya, Türkiye, Meksika ve Peru gelmektedir. Hindistan’ın 2007 yılından 2010 yılına kadar
olan dönemde bu ülkelere yapma kta olduğu ihracatı arttırdığı, bununla beraber söz konusu ihracatın
ortalama birim fiyatlarının Türkiye’ye yapılan dampingli ihracatın birim fiyatlarının altında olduğu ve
adı geçen ülkelere gerçekleştirilen ihracatın önemli oranlarda artış gösterdiği gör ülmektedir. Bu
bağlamda, Hindistan’ın 2010 yılında Brezilya’ya yaptığı ihracat 2007 yılında gerçekleştirdiği ihracata
oranla %246 artarken Meksika ve Peru’ya yaptığı ihracat ise sırasıyla %88 ve %427 oranlarında
artmıştır.
(2) Welspun firması nihai bildirime ilişkin yanıtında, bahse konu ülkelere yapılan ihracata ilişkin
yukarıda belirtilen rakamların Hindistan’da yerleşik bütün firmaların ihracatına yönelik olduğunu ve
kendi firmalarının ihracatına ilişkin durumu yansıtmadığını belirtmiştir. Buna karşılık, söz konusu
değerlendirmeler firma bazında yapılmamakta olup genel olarak Hindistan’ın bahse konu ürüne ilişkin
ihracat performansını yansıtma amacını taşımaktadır.
(3) Diğer yandan, Reliance firması soru formuna verdiği yanıtta öncelikle iç piyasaya
odaklandıklarını ve birçok ülkeye ihracat yapabilme imkanlarını arttırmayı planladıklarını ifade
etmektedir. Bu durum Hindistan’ın istediği takdirde ihracatını arttırabileceği anlamına gelmekte olup
önlemin yürürlükten kalkmasıyla Türkiye’ye yapılan ihracatın a rtmasının muhtemel olduğunu
göstermektedir.
MADDE 18 – (1) Türkiye AB’nin en önemli tekstil tedarikçilerinden birisi olup makine parkı,
yatırımları ve yurtdışındaki kalite imajı ile tekstil ve hazır giyimde dünyadaki önemli ülkelerd en biri
olmaya devam etmektedir. Reliance firması gibi Hindistan’ın ve dünyanın en büyük tekstüre iplik
üreticisinin Türkiye’de çok sayıda acentesinin bulunması Türkiye pazarına verdiği önemi
göstermektedir. Bu durum, önlemin yürürlükten kalkması halinde Türkiye’ye olan dampingli ihracatın
artmasının muhtemel olduğuna işaret etmektedir.
MADDE 19 – (1) Yerli üretim dalı yaygın olarak kullanılan bir teknoloji ile üretim yapmakta olup
sektörün üretim kalitesi yönünden bir sıkıntıs ı bulunmamaktadır. İthalatçı soru formlarına gelen
cevapların değerlendirilmesinden talebi etkileyen ana unsurun fiyat ve uzun vadeli satış imkanları
olduğu sonucu ortaya çıkmaktadır. Dampingli ihracatın fiyatlarını etkileyen ana unsur ise standart olan
hammadde fiyatları ile artan rekabet ortamı olacaktır. Dünyada özellikle artan yatırımlarla oluşan
kapasite fazlası nedeniyle Hindistan’da yerleşik firmaların maliyetlerin sabit kalması durumunda pazar
paylarını arttırabilmek için fiyatlarını arttırmalarının güçleşeceğine işaret etmektedir.
MADDE 20 – (1) Mevcut önleme esas teşkil eden soruşturma esnasında tespit edilen damping
marjları, firmaların önlemin yürürlükten kalkması halindeki muhtemel davranışlarını en iyi biçimde
yansıtacak önemli bir gösterge niteliği taşıdığından dikkate alınmıştır. Buna göre, esas soruşturma
sırasında Hindistan’da yerleşik üretici -ihracatçı firmalar için tespit edilen damping marjları konulan
vergi oranlarına eşit olacak şekilde %6,8 ile %20,3 arasında değişen önemli düzeylerdedir.
(2) Welspun firması nihai bildirime verdiği yanıtında, soru formuna ayrıntılı olarak cevap
verdiğini ancak sunduğu verilerin kendisi için yeniden damping marjı hesaplamasında kullanılmadığını
ifade etmiş tir. Firma sunduğu verilerin kullanılması halinde inceleme dönemi boyunca damping
marjının negatif olduğunun görüleceğini belirtmiş ve dampingin devam etmediğini dile getirmiştir.
(3) Bununla beraber, yürütülen soruşturma bir NGGS olduğundan dampingin varl ığı değil
önlemin kalkması durumunda dampingin devam etmesinin veya yeniden meydana gelmesinin
muhtemel olup olmadığı hususu değerlendirilmektedir. Bu bağlamda, dampingin belirlenmesi bu
değerlendirme için ihtiyari bir unsurdur ve Yönetmeliğin 41 inci maddesi kapsamında bu soruşturmada
damping belirlemesi yapılmasına gerek görülmemiştir.
MADDE 21 – (1) Hindistan’da yerleşik Reliance firması tarafından nihai bildirime ilişkin görüş
belirtme süresinin sona ermesinden sonra sunulan görüşte yürütülen soruşturmanın açılış aşamasında
bir NGGS olarak ilan edilmesine rağmen daha sonra hiçbir yasal gerekçe gösterilmeksizin ve ilgili
taraflara haber verilmeksizin bir yeni ihracatçı soruşturmasını içerecek şekilde kapsamının
genişletildiğini öne sürmüştür.
(2) Firma ayrıca, yürütüldüğünü öne sürdüğü yeni ihracatçı soruşturması sonunda esas
soruşturmada işbirliğinde bulunan firmaların verileri kullanılarak belirlenen damping marjının yeni
ihracatçı konumundaki firmalara da teşmil edildiğini iddia etmiştir. Firma, bu durumun Dünya Ticaret
Örgütü (DTÖ) normlarına aykırılık teşkil ettiğini ve bu firmalar için ayrı bir “yeni ihracatçı soruşturması”
yürütülerek damping marjı hesaplanması gerektiğini öne sürmüştür.
(3) Soruşturma açılış tebliğinde ve ilgili taraf lara gönderilen tüm bildirimlerde de ifade edildiği
üzere söz konusu soruşturma bir NGGS’dir. Soruşturmanın hiçbir aşamasında hiçbir firma için “yeni
ihracatçı soruşturması” kapsamına girebilecek bir değerlendirme yapılmamıştır.
(4) Soruşturma kapsamında Hindistan’dan işbirliğine gelen üretici/ihracatçılar NGGS kapsamında
kendilerine gönderilen soru formlarına yanıt vermişlerdir. Söz konusu soru formları Yönetmeliğin 36
ncı maddesinde belirtilen koşulların var olup olmadığını tespit etmeye yönelik olmadığı gibi işbirliğine
gelen hiçbir firmadan kendileri için bir yeni ihracatçı soruşturması açılması yönünde Yönetmeliğin ilgili
maddesinde belirtildiği şekilde yazılı bir talep alınmamıştır. Dolayısıyla soruşturmanın kapsamının iddia
edildiği gibi genişletilmesi ve bir “yeni ihracatçı soruşturmasına” dönüştürülmesi söz konusu değildir.
(5) Reliance firması ayrıca, zarara ilişkin değerlendirmenin üç yıllık dönemi kapsamadığını bunun
DTÖ normlarına aykırılık teşkil ettiğini öne sürmüştür.
(6) Zarara ilişkin değerlendirme, soruşturma döneminin 2011 yılının ilk dokuz aylık bölümünü
kapsayacak şekilde belirlenmesi nedeniyle, gözden geçirme dönemi olarak iki yıl dokuz aylık bir dönem
kabul edilmiştir. Bununla beraber ne DTÖ Anti-Damping Anlaşmasında ne de İthalatta Haksız Rekabetin
Önlenmesi Hakkında Mevzuat hükümleri içerisinde NGGS’lerde zarar inceleme döneminin en az üç yıl
olacağına dair bir hüküm yer almamaktadır.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
MADDE 22 – (1) Yukarıdaki bilgiler değ erlendirildiğinde, ilgili ürünün dünyadaki ihracatında
önemli paya sahip olan önleme tabi ülkelerin Türkiye’ye yönlendirebilecekleri ciddi kapasite fazlalarının
bulunduğu, diğer ülkelerde artan rekabet ve kapasite fazlası nedeniyle fiyat arttırmada zorland ıkları,
Türkiye pazarının bu ülkeler için önemli olduğu, Tayvan ve Hindistan menşeli ithalata olan talebin temel
nedeninin fiyatlarının uygunluğu olduğu, önlemin yürürlükten kalkması durumunda üretici ihracatçı
firmaların önlemin yokluğundaki davranışlarını en iyi yansıtacak olan mevcut önleme esas teşkil eden
soruşturmadaki damping marjlarının önemli oranda olduğu da dikkate alındığında, önlemin
yürürlükten kalkması halinde dampingin devam etmesinin veya yeniden meydana gelmesinin
muhtemel olduğu değerlendirilmektedir.
DÖRDÜNCÜ KISIM
Zararın Devamı veya Yeniden Meydana Gelmesi İhtimali
BİRİNCİ BÖLÜM
MADDE 23 – (1) Önlemin yürürlükte olduğu dönemde, yerli üretim dalında zarar durumu ve
önlemin yürürlükten kalkması halinde zarara etki edebilecek muh temel gelişmeler incelenmiştir. Bu
çerçevede, ithalatın miktarı ve muhtemel gelişimi, fiyatlarının gelişimi ve muhtemel fiyat kırılması ile
yerli üretim dalının ekonomik göstergeleri incelenmiştir. İthalat verileri incelenirken, soruşturma
dönemini içeren 2009 ve 2010 yılları ile 2011 yılı 9 aylık verileri dikkate alınmıştır.
İKİNCİ BÖLÜM
Soruşturma Konusu İthalatın Gelişimi
MADDE 24 – (1) Hindistan ve Tayvan menşeli önlem konusu ürünün kendi aralarında ve yerli
benzer ürünle rekabet ettiği tespiti esas soruşturmada yapılmış ve üç ülkeden gerçekleşen dampingli
ithalatın etkileri toplu değerlendirilmiştir.
(2) Bu nedenle, soruşturmaya eş zamanlı konu olan Hindistan ve Tayvan’dan yapılan ithalatın
etkileri toplu değerlendirilmiştir.
MADDE 25 – (1) Önlem konusu ürünün genel ithalatı 2009 yılında 121.972 ton iken 2010 yılında
artış göstererek 159.961 tona yükselmiştir. 2011 yılının ilk dokuz aylık verilerine göre ise 137.085 ton
olarak gerçekleşmiştir.
(2) Toplam ithalatın ortalama birim fiyatları incelendiğinde ise 2009 yılında 2,25 ABD Doları/KG
olan birim fiyatın 2010 yılında 2,34 ABD Doları/KG’ye yükseldiği, 2011 yı lının ilk dokuz ayında ise 2,66
ABD Doları/KG olarak gerçekleştiği görülmektedir.
MADDE 26 – (1) Hindistan menşeli ithalatın gelişimi incelendiğinde, 2009 yılında 18.913 ton
olarak gözlenen ithalat miktarının 2010 yılında 31.135 tona ulaştığı görülmektedir. 2011 yılının dokuz
aylık verilerine göre ise bahse konu ülke menşeli ithalat miktarı 22.856 ton olarak gerçekleşmiştir.
Hindistan menşeli ithalatın soruşturma konusu madde ithalatı içerisindeki payına bakıldığında 2009
yılında %16 seviyesinde olan ithalat içindeki payın 2010 yılında %19’a yükseldiği, 2011 yılının dokuz
aylık verilerine göre ise %17 olarak gerçekleştiği görülmektedir.
(2) Hindistan’dan gerçekleştirilen ithalatın ortalama birim fiyatı 2009 yılında 2,06 ABD Doları/KG
iken, 2010 yılında 2,10 ABD Doları/KG’ye yükselmiş, 2011 yılının ilk dokuz ayında ise 2,48 ABD
Doları/KG’ye ulaşmıştır.
(3) 2009 yılında 3.083 ton olan Tayva n menşeli ithalat ise 2010 yılında 3.702 tona yükselmiştir.
2011 yılının dokuz aylık verilerine göre ise Tayvan menşeli ithalatın miktarı 1.619 ton olarak
gerçekleşmiştir. Bu dönemde Tayvan menşeli ithalatın ithalat içerisindeki payı incelendiğinde ise 2009
yılında %3 olan ithalat içi payın 2010 yılında %2’ye, 2011 yılının ilk dokuz ayında ise %1’e düştüğü
görülmektedir.
(4) Tayvan’dan gerçekleştirilen ithalatın ortalama birim fiyatlarına bakıldığında 2009 yılında 2,74
ABD Doları/KG olan birim fiyatların 20 10 yılında 3,18 ABD Doları/KG seviyesine ulaştığı, 2011 yılının
dokuz ayında ise 3,47 ABD Doları/KG’ye yükseldiği görülmektedir.
MADDE 27 – (1) Soruşturma konusu ürünün yurtiçi tüketimi, yerli üretim dalının yurtiçi satışları
ile soruşturma konusu ipliklerin genel ithalatının toplanması suretiyle hesaplanmıştır.
(2) Bu çerçevede hesaplanan toplam tüketim endeksi, 2009’da 100 iken 2010 yılında 126 birime
yükselmiştir. 2011 yılı ilk 9 ayına ilişkin tüketim verilerinin yı llıklandırılması ile yapılan hesaplamaya
göre endeks 120’ye düşmüştür. Önlem konusu ülkeler menşeli soruşturma konusu poliesterlerden
tekstüre ipliklerin tüketim içindeki payı 2009 yılı 100 kabul edildiğinde 2010 yılında 126 birime çıkmış,
2011 yılında ise 124 birim olarak güncellenmiştir.
MADDE 28 – (1) Önlem konusu ülkelerden gerçekleştirilen ithalatın yerli üretim dalının fiyatlarını
kırıp kırmadığı incelenmiştir. Fiyat kırılması hesap edilirken, yerli üreticinin yıllık ortalama yurt içi satış
fiyatı ile önlem konusu ürünlerin Türkiye pazarına gümrük vergisi ile diğer ithal maliyetlerini içeren
ağırlıklı ortalama giriş fiyatı karşılaştırılmıştır. Hesaplama yapılırken ilgili ülkeler için yürürlükte bulunan
dampinge karşı önlemler dikkate al ınmamıştır. Buna göre CIF ihraç fiyatına göre Hindistan menşeli
ithalatın 2010 yılında %15, 2011 yılının ilk dokuz ayında ise %20 düzeyinde fiyat kırılmasına neden
olduğu, bu dönemde Tayvan menşeli ithalatın ise fiyat kırılmasına neden olmadığı tespit edilmiştir.
(2) Bununla beraber, dampinge karşı önlemlerin ithalatta ürün kompozisyonunu etkilemesi söz
konusu olduğundan her iki ülkenin kendilerine bu üründe herhangi bir önlem uygulamayan diğer
ülkelere gerçekleştirdiği ihracatın fiyatları incelenmiştir. Potansiyel fiyat kırılması hesabı, gerek coğrafi
yakınlığı gerekse ihracat miktarı açısından Türkiye’ye benzerliği nedeniyle Mısır’a gerçekleştirilen
ihracatın ortalama birim fiyatları kullanılarak hesaplanmıştır. Buna göre Hindistan’ın ITC’den temin
edilen Mısır’a gerçekleştirdiği 2011 yılı dokuz aylık ortalama ihraç fiyatları kullanılarak hesaplanan
potansiyel fiyat kırılması oranı %44 düzeyindedir. Tayvan’ın Mısır’a gerçekleştirdiği 2011 yılı dokuz aylık
ortalama ihraç fiyatları kullanılarak hesaplanan potansiyel fiyat kırılması oranı ise %9 düzeyindedir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Yerli Üretim Dalının Durumu
MADDE 29 – (1) Önlem konusu ithalatın yerli üretim dalı üzerindeki etkisinin belirlenmesinde,
Korteks Mensucat Sanayi ve Ticaret A.Ş. firmasının verileri esas alınmıştır.
(2) Öte yandan, eğilimin sağlıklı bir şekilde incelenmesi amacıyla Türk Lirası bazındaki veriler için
yıllık ortalama ÜFE kullanılarak enflasyondan arındırılmış reel değerler kullanılmış ve veriler 2009
yılı=100 olacak şekilde endekslenmiştir.
a) Üretim
1) Yerli üretim dalının ilgili üründe 2009 yılında 100 olan üretim miktar endeksi 2010 yılında 126
birime yükselmiştir. Endeks değeri 2011 yılının dokuz aylık verilerine göre ise 96 birim olarak
gerçekleşmiştir.
b) Satışlar
1) Yerli üretim dalının ilgili üründe 2009 yılında 100 olan yurtiçi satış miktar endeksi, 2010 yılında
121 birime yükselmiş, 2011 yılının dokuz aylık verilerine göre ise 86 birim olarak gerçekleşmiştir.
2) Aynı dönemde yurtiçi satış hâsılatı reel olarak incelendiğinde 2009 yılında 100 olan endeksin
2010 yılında 121 birime yükseldiği, 2011 yılının dokuz aylık verilerine göre ise 104 birim olarak
gerçekleştiği görülmektedir.
c) İhracat
1) Yerli üretim dalının ilgili üründe 2009 yılında 100 olan ihracat miktar endeksi 2010 yılında ise
127 birime yükseldiği, 2011 yılının dokuz aylık verilerine göre ise 97 birim olarak gerçekleştiği
görülmektedir.
2) Aynı dönemde ihracat hasılatı reel olarak incelendiğinde ise 2009 yılında 100 olan endeksin
2010 yılında 125 birim olarak gerçekleştiği, 2011 yılının dokuz aylık verilerine göre ise 118 birim olarak
gerçekleştiği görülmektedir.
ç) Yurtiçi Fiyatlar
1) Yerli üretim dalının ilgili üründe ağırlıklı ortalama yurtiçi birim satış fiyatı endeksinin, 2009
yılında 100 olarak alındığında, 2010 yılında 100 birim 2011 yılının dokuz aylık verilerine göre ise 121
birim olarak gerçekleşmiştir.
d) Pazar Payı
1) Soruşturma konusu ürünün yurt içi tüketimi 2009 yılında 100 olarak alındığında 2010 yılında
126 birime yükselmiştir. 2011 yılının dokuz aylık verileri tüm yıla dağıtıldığında tüketim endeksinin 120
birim olarak gerçekleşmesi beklenmektedir. Yerli üretim dalının ilgili üründe yurtiçi pazar payı endeksi
ise 2009 yılında 100 olarak kabul edildiğinde 2010 yılında 95 birime gerilemiş, 2011 yılının dokuz aylık
verilerine göre ise 70 birim olarak gerçekleşmiştir.
e) Stoklar
1) Yerli üretim dalının ilgili üründeki stok verileri incelendiğinde 2009 yılında 100 olan stok düzeyi
endeksi 2010 yılında 75’e gerilemiş, 2011 yılının dokuz aylık verilerine göre ise 131 birim olarak
gerçekleşmiştir.
f) Kapasite ve Kapasite Kullanım Oranı (KKO)
1) Yerli üretim dalının 2009 ve 2011 yılları arasındaki dönemde üretim kapasitesinde bir değişiklik
olmamıştır. Buna karşılık 2009 yılında 100 olan KKO endeksi, 2010 yılında 126’ya yükselmiş, 2011 yılının
dokuz aylık verilerine göre ise 129 olarak gerçekleşmiştir.
g) İstihdam
1) Yerli üretim dalının ilgili üründeki çalışan toplam işçi sayısı endeksi 2009 yılında 100 kabul
edildiğinde 2010 yılında 104 birime yükselmiş, 2011 yılının dokuz aylık verilerine göre ise 106 birim
olarak gerçekleşmiştir.
ğ) Ücretler
1) Yerli üretim dalının ilgili ürün üretiminde çalışan işçilerinin aylık giydirilmiş brüt ücret endeksi
2009 yılında 100 olarak alındığında, 2010 yılında ise 99 birime gerilemiş, 2011 yılının dokuz aylık
verilerine göre ise 99 birim olarak gerçekleşmiştir.
h) Verimlilik
1) Yerli üretim dalının ilgili ürün üretiminde çalışan işçi başına verimlilik endeksi 2009 yılında 100
iken, 2010 yılında 121 birime ulaşmış, 2011 yılının dokuz aylık verilerine göre ise 91 birim olarak
gerçekleşmiştir.
ı) Maliyetler
1) Yerli üretim dalının ilgili üründe ağırlıklı ortalama birim ticari maliyet endeksi 2009 yılında 100
iken, takip eden dönemde düşüş göstererek 2010 yılında 93’e gerilemiş, 2011 yılının dokuz aylık
verilerine göre ise 105 birim olarak gerçekleşmiştir.
i) Kârlılık
1) Yerli üretim dalının il gili üründe ticari maliyetleri ve ortalama yurt içi satış fiyatları dikkate
alınarak hesaplanan yurt içi ürün birim kârlılık endeksi 2009 yılında 100 olarak kabul edilmiştir. Endeks
değeri izleyen yıllarda karlılıktaki artışla birlikte 2010 yılında 550 bir ime yükselmiş, 2011 yılının dokuz
aylık verilerine göre ise 644 birim olarak gerçekleşmiştir.
j) Nakit Akışı
1) Yerli üretim dalının ilgili ürün satışları ile yarattığı nakit akışı endeksi 2009 yılında 100 iken, bu
rakam 2010 yılında ürün karlılığının pozi tife dönmesiyle birlikte 146’ya yükselmiş, 2011 yılının dokuz
aylık verilerine göre ise 107 olarak gerçekleşmiştir.
k) Özkaynakların Kârlılığı ve Yatırım Hasılatı
1) Yerli üretim dalının bütün faaliyetleri ile ilgili olarak, 2009 yılı itibariyle 100 olan ö zkaynak
kârlılığı (Kâr/Özkaynak) endeksi, 2010 yılında 263’e yükselmiş, 2011 yılının dokuz aylık verilerine göre
ise 212 olarak gerçekleşmiştir.
2) Yatırım hasılatı (Kâr/Aktif Toplamı) oranı endeksine bakıldığında ise 2009 yılında 100 olan
endeks, 2010 yıl ında 247 olarak gerçekleşmiş, 2011 yılının dokuz aylık verilerine göre ise 197 olarak
gerçekleşmiştir.
l) Büyüme
1) Yerli üretim dalının bütün faaliyetleri ile ilgili olarak, aktif büyüklüğü reel olarak 2009 yılında
100 iken, 2010 yılında 110’a yükselmiş, 2011 yılının dokuz aylık verilerine göre ise 111 birim olarak
gerçekleşmiştir.
m) Sermaye Artışı
1) Yerli üretim dalının sermaye artırma yeteneğini görebilmek amacıyla yerli üretim dalının
bütün faaliyetlerinde kullanılan öz sermayesinin gelişimi incelenmi ştir. Buna göre, 2009 yılında 100
olan öz sermaye endeksi, 2010 yılında 103’e yükselmiş, 2011 yılının dokuz aylık verilerine göre ise 103
birim olarak gerçekleşmiştir.
n) Yatırımlardaki Artış
1) Yerli üretim dalının yapmış olduğu tevsi yatırımları 2009 yıl ında 100 olarak alındığında, 2010
yılında 2’ye gerilemiş, 2011 yılının dokuz aylık verilerine göre ise 53 birim olarak gerçekleşmiştir. Ayrıca,
yerli üretim dalının 2009-2011 döneminde yenileme yatırımı yapmadığı görülmektedir.
MADDE 30 – (1) Yerli üretim dalından temin edilen veriler ışığında yapılan incelemeler
sonucunda, 2009 yılında krizin etkisiyle bozulan ekonomik göstergelerin 2010 yılında düzelmeye
başlamış olduğu görülmektedir. 20 11 yılında üretim rakamları, yurt içi ve yurt dışı satışlar, kapasite
kullanım oranı ve istihdam gibi göstergelerde 2009 yılına kıyasla bir düzelme olmuştur, ancak yerli
üretim dalının pazar payında sürekli gerileme yaşanmaktadır. Bu bağlamda, önleme rağme n
soruşturma konusu ülkelerden Hindistan pazar payını arttırmaya devam etmekte iken Tayvan’ın ise
pazar payını koruduğu gözlemlenmektedir.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
MADDE 31 – (1) Yönetmeliğin 35 inci maddesi hükümleri gereğince, önlemin sona ermesi halinde
zararın devamı veya yeniden meydana gelmesinin muhtemel olup olmadığı değerlendirilmektedir. Bu
kapsamda, taraflarca ortaya konulan ve yapılan araştırmalar sonucunda elde edilen veriler
çerçevesinde soruşturmaya konu ithalatın muhtemel seviyesi ve fiyatları ile bunun yerli üretim dalının
fiyatları üzerinde etkisi, önlem konusu ülkelerdeki sektörün durumu ve Türkiye’ye
yönlendirebilecekleri fazla kapasitelerinin bulunup bulunmadığı, Türkiye dışında bu ülkelere ti caret
politikası önlem uygulaması olup olmadığı, önleme tabi ülkelerin diğer ülkelerde pazar bulma imkanları
ile önlemin yürürlükten kalkması durumunda soruşturmaya konu ithalatın yerli üretim dalı üzerindeki
muhtemel etkileri incelenmektedir.
a) Önleme konu ithalatın muhtemel seviyesi
1) Önleme konu ülkelerden yapılan poliesterlerden tekstüre iplik ithalatının seyri incelendiğinde,
bunun toplam Türkiye tüketimi, toplam ithalatın seviyesi ve uygulanmakta olan önlemlerden
etkilendiği görülmektedir. Genel ithalat 2009 yılında (bir önceki yıla göre) kriz nedeniyle %23 oranında
daralırken Hindistan ve Tayvan’dan yapılan ithalat %114 gibi büyük bir oranda artmıştır. 2010 yılında
ise, soruşturma konusu ülkelerden yapılan ithalat bir önceki yıla kıyasla genel ithal attaki %31 artıştan
daha yüksek seviyede, %58 seviyesinde artmıştır. Devam eden 2011 yılının ilk dokuz ayında ise
soruşturma konusu ülkelerden yapılan ithalat %30 oranında daralırken genel ithalat %15 oranında
daralmıştır. Genel olarak değerlendirildiğinde, söz konusu ülkelerden yapılan ithalatın önleme rağmen
devam etmekte olduğu ve önlemin yürürlükten kalkması halinde artarak devam etmesinin muhtemel
olduğu görülmektedir.
b) Dampingli ithalatın muhtemel fiyatları, fiyat kırılması ve talebe etkisi
1) Önleme konu ülkelerden yapılan ithalatın fiyatlarını, girdi maliyetleri özellikle de en temel girdi
olan petrol fiyatları, yurt dışı piyasalardaki rekabetin yoğunluğu ve ürün tipleri belirlemektedir.
Önlemin yürürlükten kalkması halinde Tayvan ve Hindistan’ın b irim fiyatlarının hammadde fiyatlarına
bağlı olarak değişeceği değerlendirilmektedir. Diğer taraftan dünyada oluşan kapasite fazlasının yol
açtığı rekabet nedeniyle hammadde fiyatlarının sabit kalması halinde fiyatların yukarı yönde hareket
etmesi muhtemel görünmemektedir. Önlem konusu ürünün tekstil sektörünün bir girdisi olduğu ve çok
küçük fiyat avantajlarının tedarikçi tercihinde büyük önem taşıdığı dikkate alındığında, önlemin
yürürlükten kalkması durumunda bu ülkelerden yapılan ithalatın artmasının mu htemel olduğu
değerlendirilmektedir.
c) Önleme tabi ülkelerdeki sektörün durumu ve kapasite fazlası
1) Dampingin devamı ve yeniden meydana gelme ihtimali bölümünde de belirtildiği üzere
Hindistan ve Tayvan’da şikayet konusu ürüne ilişkin önemli miktarda üretim kapasitesinin bulunduğu,
bu ülkelerin dünyanın ilk üç ihracatçısından ikisi olduğu görülmektedir. Tayvan’ın 2007 yılında %15 olan
dünya poliesterlerden tekstüre iplik ihraç pazarındaki payı 2011 yılında %11’e düşerken, Hindistan
2007 yılında %5 olan p ayını 2011 yılında %13’e yükseltmiştir. Ayrıca her iki ülkede de soruşturma
konusu ürün üretimine yönelik yatırımlar da ciddi düzeylerdedir.
2) Bu bilgiler ışığında önleme tabi ülkelerde Türkiye pazarına göre çok büyük üretim
kapasitelerinin ve kapasite fa zlalarının bulunduğu, önlemin yürürlükten kalkması durumunda bu
kapasite fazlalığının Türkiye pazarına yönlendirilmesi ve bunun sonucunda da yerli üretim dalında
zararın devamı veya yeniden meydana gelmesi ihtimalinin var olduğu değerlendirilmektedir.
ç) Önleme tabi ülkenin diğer ülke pazarlarındaki durumu
1) Tayvan’ın en çok ihracat yaptığı ülkeler olan ÇHC, Japonya ve Vietnam’a ihracatında önemli
ölçüde azalma olmuş ve bu durum ciddi kapasite fazlasının oluşmasına yol açmıştır. Bunda ÇHC’nin son
zamanlarda yaptığı önemli seviyedeki kapasite artışları ile iç piyasasındaki talebi kendisinin
karşılamasına ilave olarak ihracatını da artırmış olmasının etkisi vardır.
2) Hindistan’ın en çok ihracat yaptığı ülkelerin başında, Brezilya, Türkiye ve Meksika gelmektedir.
Hindistan’ın 2007 yılından bu yana bu ülkelere yapmakta olduğu ihracatı arttırdığı, bununla beraber
ortalama birim fiyatların Türkiye’ye yapılan ihracatın birim fiyatlarının altında olduğu görülmektedir.
Diğer taraftan Chemical Fiber International der gisinin Mart 2010 sayısına göre, sadece Reliance
firmasının 2010 yılı poliesterlerden iplik üretimi 830.000 ton iken, Hindistan’ın 2010 yılında yapmış
olduğu 192.091 tonluk ihracatın miktarı oldukça düşük bir seviye olmakla birlikte gerek mevcut
kapasite fazlası gerekse dış pazarlara açılma hedefi nedeniyle ihracat miktarının artması muhtemeldir.
Hindistan tarafından 2011 yılında yapılmış olan 210.669 tonluk ihracat da bu öngörüyü
doğrulamaktadır.
d) Önlem konusu ithalatın yerli üretim dalı üzerindeki muhtemel etkileri
1) Yukarıdaki bilgiler dikkate alındığında, önleme tabi ülkelerin büyük üretim kapasitelerine ve
kapasite fazlalarına sahip olduğu, mevcut önlemin ortadan kalkması durumunda dampingli ithalatın
artarak devam edeceği ve zararın devamı veya yeni den meydana gelmesi ihtimalinin var olduğu
değerlendirilmektedir.
BEŞİNCİ KISIM
Nedensellik Bağı ve Diğer Unsurlar
MADDE 32 – (1) İthalatın hem dampingli olarak devam etmesi veya yeniden meydana gelmesinin
muhtemel olması hem d e önlemin ortadan kalkması durumunda yerli üretim dalının fiyatının
kırılmasının muhtemel olması, soruşturma konusu ülkelerin Türkiye’ye yönlendirebilecek fazla ihracat
kapasitesinin bulunması, önlem konusu ülkelerdeki üretici/ihracatçıların Türkiye pazarı nı çok iyi
bilmeleri ve dağıtım kanallarına kolay ve hızlı biçimde nüfuz edebilecek durumda olmaları nedeniyle
mevcut önlemin ortadan kalkması durumunda dampingli ithalatın ve zararın devamına veya yeniden
meydana gelmesine yol açmasının muhtemel olduğu değerlendirilmektedir.
MADDE 33 – (1) 2009 ile 2011 yılının ilk 9 aylık döneminde üçüncü ülkelerden yapılan ithalat
incelendiğinde, önlem sonrasında 2009 yılındaki krizin de etkisiyle ithalatın düştüğü, 2010 yılında ise
önleme tabi ithalatta olduğu gibi önemli seviyede arttığı gözlemlenmektedir. 2011 yılında önleme tabi
ithalat bir önceki yıla kıyasla aynı seyirde devam ederken üçüncü ülkelerden yapılan ithalatta bir artış
olduğu görülmektedir. Bununla beraber üçüncü ülkelerden gerçe kleştirilen ithalattaki artış, fiyat
bazında rekabete işaret etmekte, önlemin yürürlükten kalkması durumunda önlem konusu ülkelerden
yapılan dampingli ithalat nedeniyle yerli üretim dalında zararın devam etmesinin veya yeniden
meydana gelmesinin muhtemel olduğu görüşünü desteklemektedir.
ALTINCI KISIM
Sonuç
MADDE 34 – (1) Soruşturma sonucunda, meri önlemlerin yürürlükten kaldırılması halinde
dampingin ve zararın devamı veya yeniden meydana gelmesinin muhtemel olduğu tespit edildiğinden
İthalatta Haksız Rekabeti Değerlendirme Kurulunun kararı ve Ekonomi Bakanının onayı ile soruşturma
konusu ürün için uygulanmakta olan dampinge karşı önlemlerin aşağıda belirtilen şekilde aynen
uygulanmaya devam edilmesine karar verilmiştir.
GTP Madde Tanımı Menşe Ülke Firmalar
Dampinge
Karşı Vergi
(CIF %)
5402.33 Poliesterlerden
Tekstüre İplikler
Hindistan
Reliance Industries Ltd. % 7,1
Modern Petrofils –A Unit
of Modern Syntex (I) Ltd. % 14,1
JBF Industries Ltd. % 6,8
Indo Rama Synthetics (I)
Ltd.
% 8,7
(Değişik ibare:RG-
2/11/2016-29876) AYM
Syntex Ltd.
DCL Polyesters Ltd.
Rishab Special Yarns Ltd.
Supertex Industries Ltd.
Rajasthan Polyesters Ltd.
Raymond Synthetics Ltd.
Akai Impex Ltd.
Parasrampuria Industries
Ltd.
Sarla Polyester Ltd.
Diğerleri (Hindistan) % 20,3
Çin Tayvanı
Lea Lea Enterprise Co.Ltd. % 9,9
Yi Jinn Industrial Co. Ltd. % 28,6
Far Eastern Textile Ltd.
% 18,9
Chung Shing Textile Co.
Ltd.
Nan Ya Plastics Corp.
Zig Sheng Industrial Co.Ltd.
The E-Hsin International
Corp.
Diğerleri (Çin Tayvanı) % 28,6
MADDE 35 – (1) Gümrük idareleri, Karar maddesinde gümrük tarife pozisyon numarası, tanımı
ve menşe ülkesi belirtilen eşyanın ithalatında, karşılarında gösterilen tutarlarda dampinge karşı kesin
önlemi tahsil ederler.
MADDE 36 – (1) Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
MADDE 37 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Ekonomi Bakanı yürütür.