Tebliğler · Resmî Gazete: 2014-04-08
Resmî kaynak: https://kms.kaysis.gov.tr/Home/Goster/43344
İTHALATTA
HAKSIZ REKABETİN ÖNLENMESİNE İLİŞKİN TEBLİĞ
(TEBLİĞ
NO: 2014/2)
BİRİNCİ
BÖLÜM
Genel
Bilgi ve İşlemler
MADDE 1 – (1) Yerli üretim
dalı adına Acarsoy Tekstil Tic. ve San. A.Ş., Ak İplik Akrilik İplik Sanayi ve
Tic. A.Ş., Bakırlar İplik San. ve Tic. Ltd. Şti., Balsuyu Mensucat San. ve Tic.
A.Ş., Can Tekstil Entegre Tesisleri ve Tarım Ürünleri San. Tic. A.Ş., ÇMS Çavuş
Metal Teks. Loj. ve Taş. San. ve Tic. A.Ş., Diktaş Dikiş İplik Sanayi ve Ticaret
A.Ş., Gapsan Tekstil San. ve Tic. A.Ş., İskur Tekstil Enerji Ticaret ve Sanayi
Anonim Şirketi, Kaanb Tekstil Tic. Ltd. Şti., Karsu Tekstil San. ve Tic. A.Ş.,
Karteks Tekstil San. ve Tic. A.Ş., Kıvanç Tekstil San. ve Tic. A.Ş., Kipaş
Mensucat İşletmeleri A.Ş., Midaş Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş., Murat Yapı
Tekstil San. ve Tic. A.Ş., Orteks Tekstil Ürünleri San. ve Tic. A.Ş., Selçuk
İplik San. ve Tic. A.Ş., Tapeten Mensucat Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından
yapılan ve 8 yerli üretici tarafından da desteklenen başvuru üzerine, Malezya,
Mısır, Pakistan, Tayland ve Vietnam menşeli sentetik ve suni devamsız liflerden
iplikler (kesik elyaf ipliği) için 18/10/2012 tarih ve 28445 sayılı Resmî
Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ
(Tebliğ No: 2012/21) (2012/21 sayılı Tebliğ) ile başlatılan damping
soruşturması Ekonomi Bakanlığı (Bakanlık) İthalat Genel Müdürlüğü (Genel
Müdürlük) tarafından yürütülerek tamamlanmıştır.
MADDE 2 – (1) Bu Tebliğ;
14/6/1989 tarihli ve 3577 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında
Kanun (Kanun), 20/10/1999 tarihli ve 99/13482 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile
yürürlüğe giren İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Karar (Karar) ve
30/10/1999 tarihli ve 23861 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız
Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmelik (Yönetmelik) hükümleri çerçevesinde
yürütülen damping soruşturması sonuçlarını içermektedir.
MADDE 3 – (1) Başvuru
sahibi on dokuz firmanın Yönetmeliğin 20 nci maddesi çerçevesinde yerli üretim
dalını temsil niteliğini haiz olduğu tespit edilmiştir.
(2) Soruşturma devam ederken,
İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği tarafından başvuru
sahibi ve destekçi firmalar dışında yer alan başka üreticilerin de mevcut
olabileceği iddia edilmiştir. Söz konusu hususa ilişkin olarak soruşturma
açılışını müteakip otuz yedi günlük cevap verme süresi içinde herhangi bir
itiraz gelmemiştir. Buna rağmen, üretici olduğu iddia edilen firmalar ile
temasa geçilmiş ve söz konusu firmaların üretici olup olmadıklarına dair bilgi
ve belgeler ile soruşturmayı destekleyip desteklemedikleri yönündeki görüşleri
talep edilmiştir. Mezkur firmaların altmış sekizinden yanıt alınmış olup bu
firmaların altmış altısı soruşturmayı destekledikleri yönünde beyanda
bulunmuşlardır.
(3) Nihai bildirim sonrasında
İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği tarafından soruşturma
devam ederken yapılan bu işlemin soruşturma açılışından önce yapılması
gerektiği ve toplanan verilere nihai bildirimde yer verilmediği ifade
edilmiştir. Ancak yukarıda da ifade edildiği üzere yerli üretim dalının
temsiline ilişkin değerlendirme soruşturma açılışında yapılmış olup bu
değerlendirmeye verilen sürede herhangi bir itiraz yapılmamıştır. Buna rağmen
yapılan itiraz değerlendirmeye alınmış ve yerli üretim dalının temsil
niteliğinde bir değişikliğe yol açıp açmayacağı incelenmiş ve bu yönde bir
bulguya rastlanmamıştır.
(4) Nihai bildirim sonrasında
ilgili taraflarca Mısır’da yerleşik üretici/ihracatçı Globe ve CSA firmalarının
sırasıyla Diktaş Dikiş İplik Sanayi ve Tic. A.Ş. ve Abalıoğlu Tekstil Sanayi
A.Ş. firmalarıyla bağlantılı olduğu ifade edilmiş ve bu durumun açıklanması
istenmiştir. Yapılan değerlendirmede, Abalıoğlu firmasının yerli üretim dalı
tanımı kapsamında yer almadığı ve firmanın bağlantılı olduğu anlaşılmış olup
CSA firmasının damping marjı hesaplamalarında ihraç fiyatlarında gerekli
ayarlamalar yapılmıştır. Alınan görüşlerde, Diktaş firmasının yerli üretim dalı
tanımında da yer alması ve soruşturma konusu malın ithalatçısı olması
dolayısıyla Yönetmeliğin 18 inci maddesinin 2 nci fıkrası kapsamında
değerlendirilmesi talep edilmiş olup yapılan değerlendirmede Diktaş firmasının
yerli üretimi bulunduğu ve firmanın bağlantılı olduğu anlaşılmış olup Globe
firmasının damping marjı hesaplamalarında ihraç fiyatlarında gerekli
ayarlamalar yapılmıştır.
MADDE 4 – (1) Soruşturma
açılmasını müteakip, söz konusu ürünün yerli üreticilerine, Bakanlıkça tespit
edilen ithalatçılarına, Malezya, Mısır, Pakistan, Tayland ve Vietnam’da
yerleşik ürünün bilinen ihracatçılarına ve diğer bütün ihracatçıların da
bilgilendirilmesi için Malezya, Mısır, Pakistan, Tayland ve Vietnam Ankara
Büyükelçiliklerine ilgili soru formları, başvurunun gizli olmayan özeti ve
soruşturma açılış Tebliğine ulaşmalarını temin etmek için soruşturma açılışına
ilişkin bildirimde bulunulmuştur.
(2) Nihai Bildirim sonrası bazı
üretici/ihracatçı firmalardan başvurunun gizli olmayan metninde eksiklikler
bulunduğuna ilişkin görüşler alınmıştır. Söz konusu metinlere ilişkin olarak
soru formunu yanıtlama süresi içinde gelen eksiklik talepleri karşılanarak
gizli olmayan özet revize edilmiştir.
(3) Taraflara soru formunu
yanıtlamaları için posta süresi dahil otuz yedi gün süre tanınmış ve tarafların
süre uzatımı yönündeki makul talepleri karşılanmıştır.
(4) Yerli üretim dalı, soruşturma
süresi boyunca Bakanlığımız ile işbirliği içinde olmuş ve gerektiğinde talep
edilen ilave bilgileri temin etmiştir.
(5) Soruşturma konusu ürünün
ithalatını yaptığı tespit edilen ve kendilerine soru formu gönderilen
firmalardan yüz bir adedi ithalatçı soru formunu yanıtlamış, bu firmalardan
yetmiş sekiz adedinin işbirliğinde bulunduğu kabul edilmiştir.
(6) Soruşturma konusu ürünün
üretici/ihracatçısı veya ihracatçısı olduğu tespit edilen ve kendilerine soru
formu gönderilen firmalardan yirmi beşi soru formuna cevap vermiş ve
işbirliğinde bulunduğu kabul edilmiştir.
(7) Bu firmalardan Vietnam’da
yerleşik firmaların sayısının fazla olması nedeniyle Yönetmeliğin 27 nci
maddesi ile Anti-Damping Anlaşması'nın (ADA) 6.10 uncu maddesi uyarınca
örnekleme yöntemine başvurulmuştur. Örnekleme yönteminde soruşturma döneminde
miktar bazında Türkiye'ye en yüksek ihracat payı kıstası göz önüne alınarak
örnekleme dâhil edilecek firmalar tespit edilmiştir.
(8) Ayrıca, örnekleme dahil edilen
söz konusu firmalardan herhangi birinin soruşturmanın ilerleyen aşamalarında
işbirliğine gelmemesi durumunda örnekleme dâhil edilmek üzere yedek
üretici/ihracatçı firma da belirlenmiştir.
(9) Bazı üretici/ihracatçı
firmalar örnekleme dahil olmak istediklerini yazılı olarak beyan etmişler ancak
seçilen örnek grubun temsil niteliğini haiz olduğu ve örnek grubun
genişletilmesinin soruşturmanın sağlıklı biçimde yürütülmesini çok
güçleştireceği değerlendirildiğinden bu talepler uygun görülmemiştir.
(10) Diğer taraftan Vietnam’da
yerleşik bazı firmalar kendi ürünlerinin örnekleme seçilen firmalar tarafından
üretilip ihraç edilmediğini iddia etmişlerdir. Örnekleme seçilen firmaların
örneklem dışında kalan firmaların tüm tiplerini üretip ihraç etmek gibi bir
zorunluluğu bulunmamakla birlikte yapılan incelemede örnekleme seçilen
firmaların bu tiplere çok yakın benzerlerini üretip ihraç ettikleri tespit
edilmiştir.
(11) Soruşturma sonucunda alınacak
karara esas teşkil edecek bilgi, bulgu, tespit ve değerlendirmeleri içeren
nihai bildirim, 21/11/2013 tarihinde Malezya, Mısır, Pakistan, Tayland ve
Vietnam Ankara Büyükelçilikleri ile soruşturma sırasında işbirliğinde bulunan
ithalatçılara, soruşturmaya konu ülkelerde yerleşik işbirliğinde bulunan
üretici/ihracatçılara ve yerli üretim dalına iletilmiştir. Adı geçen tüm
taraflara nihai bildirime ilişkin görüş bildirmeleri için uygun süre tanınmış,
nihai bildirime cevap verme süresinin uzatılması yönündeki makul talepler de
karşılanmıştır.
(12) Nihai bildirim sonrasında
soruşturma konusu ürünün ithalatçıları ile yerli üretim dalından gelen dinleme
toplantısı talepleri kabul edilmiştir. Bu çerçevede, talep eden
üretici/ihracatçı, ithalatçı firmalar ile yerli üretim dalının katılımı ile
3/12/2013 tarihinde genel kamu dinleme toplantısı ve 3/12/2013 ve 11/12/2013
tarihleri arasında da talep eden firmalarla firma özel dinleme toplantıları
düzenlenmiştir.
(13) Tarafların soruşturma boyunca
ve nihai bildirim sonrasında ortaya koyduğu tüm bilgi, belge ve görüşler
incelenmiş, mezkûr görüşlerden soruşturma kapsamında değerlendirilebilecek
olanlara bu Tebliğin ilgili bölümlerinde yer verilmiştir. Ayrıca, ilgili taraflardan
alınan bilgi ve belgelerin gizli olmayan nüshaları, talep eden bütün ilgili
tarafların bilgisine sunulmak üzere hazır tutulmuş ve talep geldiğinde ilgili
taraflarla paylaşılmıştır.
MADDE 5 – (1) Yönetmeliğin
21 inci maddesi çerçevesinde, şikayetçi firmaların sayısının çokluğu dikkate
alınarak, yerli üretim dalını temsil niteliğini haiz olan Bursa, Adana,
Kayseri, İstanbul ve K. Maraş'ta yerleşik yerli üretici firmaların üretim
ve idari tesislerinde yerinde doğrulama incelemesi yapılmıştır.
(2) Mısır, Malezya ve Tayland'da
da işbirliğine gelen bazı üretici /ihracatçı firmalar nezdinde yerinde
doğrulama soruşturmaları gerçekleştirilmiştir.
MADDE 6 – (1) Damping
belirlemesi için 1/1/2011-31/12/2011 tarihleri arası soruşturma dönemi (SD)
olarak kabul edilmiştir. Zarar belirlemelerinde ise veri toplama ve analiz için
1/1/2009-31/12/2011 arasındaki dönem esas alınmıştır.
İKİNCİ
BÖLÜM
Soruşturma
Konusu Ürün ve Benzer Ürün
MADDE 7 – (1) Soruşturma
konusu ürün, 5509.52, 5509.61, 5509.91 ve 5510.20 6’lı gümrük tarife alt
pozisyonları hariç 55.08, 55.09, 55.10, 55.11 gümrük tarife pozisyonlarında
sınıflandırılan "sentetik ve suni devamsız liflerden iplikler" (kesik
elyaf ipliği)’dir.
(2) Soruşturma konusu ürün, %100
sentetik veya suni devamsız elyafın veya bunların birbirleriyle veya doğal
elyaflarla muhtelif oranlarda karışımlarının eğrilmesiyle elde edilen ve
ağırlığını sentetik veya suni elyafın oluşturduğu ipliklerdir. Ürün, kesim
uzunluğu, numara, parlaklık, erime ısısı ve kalite gibi faktörlere bağlı olarak
çeşitlilik göstermekle beraber üretim sürecinde yapılan ayarlamalarla bu
çeşitliliği gerçekleştirmek mümkündür.
(3) Söz konusu ürün, genel olarak
kumaş, halı, döşeme/kaplama ve hazır giyim imalatlarında kullanılmaktadır.
(4) Bazı dikiş ipliği
ithalatçıları, Türkiye'de dikiş ipliği üretiminin talebi karşılamaya yetersiz
olduğu ve bazı tiplerin üretiminin bulunmadığı iddiasıyla dikiş ipliklerinin
soruşturma kapsamı dışına çıkarılmasını talep etmişlerdir. Buna mukabil, bazı
yerli üreticilerden alınan yazılarda, bu firmaların dikiş ipliği üretimi
gerçekleştirdiklerini ve farklı tipleri üretme kapasitesine ve kabiliyetine
haiz olduklarını beyan etmiş ve dampingli ithalattan şikâyetçi olduklarını dile
getirerek dikiş ipliklerinin de temel fiziksel özellikleri bakımından aynı
grupta değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, söz konusu ürünlerin
soruşturma kapsamında bulunmasının gerekli olduğunu belirtmişlerdir.
(5) Bazı ithalatçılar tarafından
yerli üretim dalının yüksek denyeli elyaflarda (50/1,60/1 gibi), bazı
hammaddelerden ve karışımlardan elyaflarda (bambu, spandex gibi) üretiminin
bulunmadığı ile bazı üretim tekniklerinin (siro ve core spun gibi) yerli
üretimce kullanılamadığı ya da üretim teknolojisi bulunmadığı ve yerli
firmaların kapasitelerinin yetersiz olduğu iddia edilmiştir. Yürürlükteki
mevzuat uyarınca yerli üretim dalının soruşturma konusu ürünün tüm tiplerini
üretmek gibi bir zorunluluğu bulunmamakla birlikte, alınan yazılarda yerli
üretim dalının farklı tip ve karışımlarda soruşturma konusu ürünlerde
üretimlerinin ve üretme kabiliyetlerinin bulunduğu ve ithal ürünlerle rekabet
edilebilmesi halinde tüm ürün tiplerinde ve tekniklerinde üretim yapabilecek teknoloji
ve kapasiteyi haiz oldukları ifade edilmiştir. Bu durum yerli üretim dalı
nezdinde gerçekleştirilen yerinde doğrulamalar sırasında da tespit edilmiştir.
(6) Yine, benzer şekilde nihai
bildirim sonrasında soruşturma konusu ürünün bazı kullanıcı ve ithalatçıları
ürünün tanımının geniş olduğu, karışım (melanj) ve %100 polyester iplikler gibi
bazı tiplerin üretilmediği yönünde iddialarda bulunmuşlardır. Yürürlükteki
mevzuat uyarınca yerli üretim dalının soruşturma konusu ürünün tüm tiplerini
üretmek gibi bir zorunluluğu bulunmamakla birlikte yerli üretim dalı tarafından
bu tiplerin üretiminin yapılmakta olduğu ve hangi firmaların bu üretimi
yapabildiği belirtilmiştir. Ürün tanımının geniş olduğu ve bunun damping
hesaplamalarında etkisi olacağı yönündeki iddialar ise damping marjı
hesaplamaları tip bazında yapıldığından dikkate alınmamıştır.
(7) Nihai bildirim sonrasında
soruşturma konusu ürünün kullanıcıları tarafından yerli üretim dalından düşük
miktarlı mal temininde ve teslimat sürelerinde sıkıntılar yaşandığı ifade
edilmiştir. Bu kapsamda yerli üretim dalı tarafından yapılan değerlendirmelerde
malın tüm çeşit ve tiplerinde üretim yapılabildiği, teslimat sürelerinin ise
soruşturma konusu ülkelerden daha uzun olmayacağı ifade edilmiş, stoklama
maliyetleri ve sürelere ilişkin dengelemenin ithalatçı ve aracılar tarafından
sağlanabileceği belirtilmiştir.
(8) Yönetmeliğin 4 üncü maddesi
hükümleri çerçevesinde yapılan incelemeler neticesinde, soruşturmaya konu
ülkelerden ithal edilen iplikler ile yerli üretim dalı tarafından üretilen
ipliklerin; teknik ve fiziki özellikleri, çeşitleri, dağıtım kanalları,
kullanım alanları, kullanıcıların ürünü algılaması ve birbirini ikame
edebilmeleri açısından benzer özelliklere sahip oldukları ve soruşturmaya konu
ülkelerden ithal edilen ürünlerin yerli üretim dalının ürünleriyle doğrudan
rekabet içinde olduğu, bu nedenle de benzer ürün olarak kabul edilebileceği
değerlendirilmiştir.
ÜÇÜNCÜ
BÖLÜM
Dampinge
İlişkin Belirlemeler
MADDE 8 – (1) Damping
belirlemesi için 1/1/2011-31/12/2011 tarihleri arası soruşturma dönemi olarak
kabul edilmiştir.
(2) Malezya, Mısır, Pakistan,
Tayland ve Vietnam’dan işbirliğine gelen ve Vietnam için örnekleme dahil edilen
üretici-ihracatçı firmalar bakımından normal değerin, ihraç fiyatının nasıl
belirlendiği ve damping marj hesabına ilişkin ayrıntılı bilgiler firma özel
bildirimlerinde yer almaktadır.
(3) İşbirliğine gelen ve piyasa
ekonomisi koşullarında faaliyet gösterdiği kabul edilen Malezya, Mısır,
Pakistan, Tayland’da yerleşik üretici-ihracatçı firmalar için firma özel nihai
bildirimlerinde aksi belirtilmediği sürece normal değer, ihraç fiyatı ve
damping marjı aşağıda belirtildiği şekilde tespit edilmiştir.
(4) İşbirliğine gelen ve örnekleme
dahil edilen ancak piyasa ekonomisi koşullarında faaliyet göstermediği
aşağıda açıklandığı şekilde kabul edilen Vietnam’da yerleşik üretici/ihracatçı
firmalar için normal değer, Yönetmeliğin 7 nci maddesi hükümleri çerçevesinde
belirlenmiştir.
(5) Soru formunu yanıtlayan ancak
işbirliğinde bulunduğu kabul edilmeyen üretici/ihracatçı firmalar ve işbirliği
kabul edilmeme nedenleri nihai bildirimde yer almıştır. Bu firmalar ve
işbirliğine gelmeyen diğer firmalar için eldeki mevcut veriler kullanılmıştır.
(6) Bu kapsamda nihai bildirim
sonrasında, Alpha Spinning Co.Ltd. firmasından eksiklik yazısına cevap
verildiği yönünde görüş alınmış olup yapılan incelemede söz konusu firmaya
eksiklik yazısı yazıldığı ancak alınan cevaplarda yer alan tablolarda esaslı
eksiklikler olduğu ve tip bazında damping marjı hesaplamaya elverişli olmadığı
anlaşıldığından söz konusu firmanın işbirliğinde bulunmadığı kabul edilmiştir.
Yine aynı kapsamda Saif Textile Mills Ltd. firması kendilerinin verilerinin de
dikkate alınması yönünde bir talepte bulunmuştur. Ancak adı geçen firmaya verilen
sürede soru formuna cevap verilmediği ve süre dolumu sonrasında gelen süre
uzatımı talebinin de 26/12/2012 sayılı yazımız ile reddedildiği anlaşıldığından
firmanın işbirliğinde bulunmadığı kabul edilmiştir.
MADDE 9 – (1) Yönetmeliğin
5 inci maddesi hükmü gereğince, işbirliğine gelen üretici/ihracatçı firmaların
menşe ülkedeki iç piyasa satışlarının normal değer tespitinde kullanılıp
kullanılmayacağının belirlenmesi için genel ve ürün tipleri bazında temsil
testi uygulanmaktadır. Buna göre, benzer mal satışlarının miktar bazında
Türkiye’ye gerçekleştirilen satışların %5’ini veya daha fazlasını oluşturması
halinde normal değer, normal ticari işlem çerçevesinde kabul edilen iç piyasa
satışları esasında, aksi halde oluşturulmuş normal değer esasında
belirlenmektedir.
MADDE 10 – (1) Yönetmeliğin
5 inci maddesi hükümleri gereğince, işbirliğine gelen üretici/ihracatçı
firmaların menşe ülkedeki iç piyasa satışlarının normal değer tespitinde
kullanılıp kullanılmayacağının belirlenmesi için ürün tipleri bazında normal
ticari işlem testi uygulanmaktadır. Buna göre;
a) Benzer ürünün tip bazında
ağırlıklı ortalama net satış fiyatının (indirimler, vergiler ve iadeler
düşülerek hesaplanmış) ağırlıklı ortalama birim maliyetinin üzerinde olduğu
durumlarda normal değer;
1) Birim maliyetin üzerindeki
satış miktarının ürün tipinin toplam satış miktarının %80’ini veya daha
fazlasını oluşturması halinde, soruşturma dönemi boyunca gerçekleşen tüm iç
piyasa satış işlemlerinin (kârlı ya da kârsız) ağırlıklı ortalaması esasında,
2) Birim maliyetin üzerindeki
satış miktarının ürün tipinin toplam satış miktarının %80’inden daha azını
oluşturması halinde ise soruşturma dönemi boyunca gerçekleşen yalnızca kârlı iç
piyasa satış işlemlerinin ağırlıklı ortalaması esasında belirlenmektedir.
b) Benzer ürünün tip bazında
ağırlıklı ortalama net satış fiyatının, ağırlıklı ortalama birim maliyetinin
altında olması halinde normal değer, soruşturma dönemi boyunca kârlı iç piyasa
satış işlemlerinin ağırlıklı ortalaması esasında belirlenmektedir.
c) Benzer ürünün tip bazında kârlı
satış işlemi olmaması halinde normal değer, oluşturulmuş normal değer esasında
belirlenmektedir.
MADDE 11 – (1) İşbirliğine
gelen üretici/ihracatçı firma için Yönetmeliğin 5 inci maddesi hükmü gereğince
iç piyasa satışlarının esas alındığı hallerde normal değer, menşe ülkenin iç
pazarında benzer ürün için normal ticari işlemler çerçevesinde bağımsız alıcılar
tarafından ödenmiş olan veya ödenmesi gereken fiyatlar esasında
belirlenmektedir.
MADDE 12 – (1) Oluşturulmuş
normal değer, işbirliğine gelen üretici/ihracatçı firmadan temin edilen benzer
ürünün tip bazındaki imalat maliyeti ile satış, genel ve idari giderlerine
makul oranda bir kârın eklenmesi suretiyle hesaplanmıştır.
MADDE 13 – (1) Yönetmeliğin
ek 1 inci maddesi hükmü uyarınca, piyasa ekonomisi uygulamayan ülkelerden
yapılan ithalata yönelik damping soruşturmalarında, ilgili ülkedeki
soruşturmaya tabi üreticilerin soruşturma konusu ürünün üretiminde ve satışında
bahse konu maddede belirtilen ölçütler çerçevesinde piyasa ekonomisi
koşullarının geçerli olduğunu yeterli delillerle göstermesi halinde bu
üreticiler için normal değerin tespitinde Yönetmeliğin 5 inci maddesi; aksi
durumda ise Yönetmeliğin 7 nci maddesi uygulanmaktadır.
(2) Bu itibarla, soruşturma
kapsamında işbirliğinde bulunan Vietnam’da yerleşik firmaların tamamı piyasa
ekonomisi koşullarında faaliyet gösterdiğini öne sürerek kendileri için normal
değerin tespitinde Yönetmeliğin 5 inci maddesinin uygulanmasını talep
etmişlerdir.
(3) Bu bağlamda yapılan
değerlendirmelerde Vietnam’da tekstil ve konfeksiyon sektöründe faaliyet
gösteren Vinatex’in (Vietnam National Textile and Garment Group) esasen bir
kamu iktisadi kuruluşu olduğu ve bünyesindeki firmaların denetim ve gözetimi
ile kendi aralarında entegrasyonunu sağlamak için kurulduğu ve üretim dağıtım
alanından yatırım tedarik alanına kadar geniş bir yelpazede
faaliyetlerini sürdürdüğü anlaşılmaktadır. Hali hazırda Vinatex bünyesindeki
şirketler anonim şirket (joint stock) veya ortak girişim (joint venture) olarak
faaliyet göstermekle birlikte Vinatex’in bu firmalarda hisse bulundurmasını
sağlayarak firmaların üzerlerinde ve dolayısıyla sektörün genelinde devlet
kontrolü sağlandığı anlaşılmaktadır. Thanh Cong, Phu Bai, Thien Nam, Hue
Textile, Phong Phu firmalarının doğrudan Vinatex üyesi olduğu Phu Viet
firmasının ise Vinatex üyelerinden biriyle bağlantılı olduğu
anlaşılmaktadır.
(4) Bu durum, Vietnam’da devletin
doğrudan veya dolaylı olarak kamu iktisadi kuruluşları eliyle sektördeki
firmaların maliyet ve girdi, üretim, satış ve yatırımlar ile ilgili kararlarına
müdahale etmekte olduğunu; söz konusu kararların arz-talep dengesini yansıtan
pazar hareketlerine göre önemli sayılacak bir devlet müdahalesi olmaksızın
alınamadığını göstermektedir.
(5) Bu durumun hem Vinatex üyeleri
için geçerli olduğu hem de sektörün bütününde yer alan dinamikleri de
etkilediği düşünülmekte ve böyle bir ortamda Vinatex üyeleriyle doğrudan bir
bağlantısı olmayan Formosa, Dong Quang, Phu Thanh ve Evergreen firmalarının
serbest piyasa koşullarında faaliyet göstermesinin olası olmadığı değerlendirilmektedir.
(6) Diğer yandan, Vietnam’da arazi
mülkiyeti kollektif olup devlet tarafından idare edilmekte ve özel mülkiyete
izin verilmemektedir. Devlet tarafından limitli arazi kullanım hakları belirli
aralıklarla firmalara verilmekte ancak bu haklara ilişkin kullanımlar yine
devlet iznine tabi olmaktadır. Vietnam’dan işbirliğine geldiği kabul edilen
firmaların tamamında, firmaların tesislerinin bulunduğu arazilerin kendilerine
ait olmayıp bu arazilerin kullanım haklarına sahip oldukları, ancak söz konusu
kullanım haklarına ilişkin fiyatlamanın ve amortismanın nasıl belirlendiğinin
şeffaf olmadığı görülmüştür. Nitekim, bu firmalardan uluslar arası denetim
şirketleri tarafından denetlenen Formosa, Phu Thanh, Thanh Cong firmalarının
araziye ilişkin muhasebe kayıtlarını “maddi olmayan varlıklar” kalemi altında
tutmakta oldukları tespit edilmiştir. Diğer firmalarda da durumun aynı olduğu
ancak yerel denetim şirketleri tarafından denetlenen firmaların muhasebe
kayıtlarında bu duruma yer verilmediği anlaşılmaktadır.
(7) Yukarıda belirtilen hususlar
çerçevesinde; devletin temel üretim girdilerinden biri olan arazi üzerinde
mutlak söz sahibi olduğu yani üretimin temel girdilerinden biri olan arazinin
değerinin piyasa koşullarında oluşmadığı anlaşılmaktadır.
(8) Dong Quang firmasının
kendisine verilen süre içerisinde göndermiş olduğu yanıtlarda firmanın
uluslararası standartlara uygun şekilde bağımsız denetimden geçen mali
tablolarının yer almadığı tespit edilmiştir.
(9) Vietnam’da yerleşik
işbirliğine geldiği kabul edilen firmaların tamamı için örnekleme seçilip
seçilmediğinden bağımsız olarak yapılan yukarıdaki değerlendirmeler ışığında
firmaların piyasa ekonomisi koşulları altında faaliyet gösterdiği iddiası kabul
edilmemiş, bu nedenle söz konusu firmalar için normal değerin tespitinde
Yönetmeliğin 7 nci maddesi hükmüne uygun olarak oluşturulmuş normal değer
yöntemine başvurulmuştur.
(10) Nihai bildirim sonrasında
Formosa, Evergreen ve Phu Bai firmalarından kendilerinin piyasa ekonomisi
koşullarında faaliyet gösterdiklerinin kabul edilmesi yönünde görüş alınmıştır.
Bu kapsamda Phu Bai firmasının iddiası Vinatex’le olan doğrudan bağlantısı
nedeniyle kabul edilmemiştir.
(11) Formosa firmasının doğrudan
Vinatex’le bağlantılı olmadığı nihai bildirimde de yer aldığı üzere tekrar
ifade edilmiş ve Vinatex’in piyasa genelindeki satış ve fiyatlama
politikalarının kendilerini etkilemediği belirtilmiştir. Bunun dışında piyasada
kamu eliyle yönetilen böyle büyük bir kuruluşun varlığında ürünün üretim, girdi
ve satışına ilişkin belirlemelerin arz-talep dengesini yansıtan pazar
hareketlerine göre Vinatex’in herhangi bir etkisi olmadan nasıl
belirlenebildiğine dair herhangi bir değerlendirme sunulmamıştır. Diğer
taraftan devlete ait olan ve firmanın tesislerinin bulunduğu arazi kullanım
haklarına ilişkin olarak fiyatlamanın piyasa koşullarında yapıldığına dair
herhangi bir açıklama ya da delil sunulmamıştır. Bu nedenlerle firmanın piyasa
ekonomisi şartlarında faaliyet gösterdiği iddiası kabul edilmemiştir.
(12) Evergreen firması tarafından
dile getirilen görüşlerde firmanın Vinatex’le bağlantılı olmadığı nihai
bildirimde de yer aldığı üzere tekrar ifade edilmiş ve firma sahiplerinin
Singapur uyruklu olması dolayısıyla Vietnam devletinin etkisi altında
olamayacağı belirtilmiş ancak bu durumun devlet eliyle piyasada firmaların
maliyet ve girdi, üretim, satış ve yatırımlar ile ilgili kararlarını
etkilemesine mani olmayacağı değerlendirilmiştir. Diğer taraftan devlete ait
olan ve firmanın tesislerinin bulunduğu arazi kullanım haklarına ilişkin olarak
bir açık arttırma sürecine girildiğinden bahsedilmiş ancak bu açık arttırma
sürecinde Vietnam devletince kabul edilen fiyatların serbest piyasa
dinamiklerinde oluşacak fiyatlar olup olmadığına dair de bir açıklama ya da
delil sunulmamıştır. Sayılan nedenlerden ötürü firmanın piyasa ekonomisi
şartlarında faaliyet gösterdiği iddiası kabul edilmemiştir.
MADDE 14 – (1) Yönetmeliğin
7 nci maddesi çerçevesinde ve yukarıdaki açıklamalar ışığında, Vietnam’da
yerleşik işbirliğinde bulunan firmaların piyasa ekonomisinde faaliyet
göstermediği kabul edildiğinden; normal değer Türkiye’de benzer malın birim
imalat maliyetine genel, idari ve satış giderleri ile makul bir kârın
eklenmesiyle oluşturulmuştur.
(2) Normal değer tespiti yapılırken,
Vietnam’da yerleşik firmaların lehine olacak şekilde işgücü, enerji, genel,
idari ve satış giderlerinde çeşitli ayarlamalar yapılmıştır.
MADDE 15 – (1) İşbirliğinde
bulunan üretici/ihracatçı firmalar için ihraç fiyatı kural olarak Türkiye’ye
satışlarında bağımsız alıcılarca fiilen ödenen fiyat esasında belirlenmiştir.
(2) Mısır’da yerleşik Globe ve CSA
firmaları tarafından Türkiye’ye gerçekleştirilen tüm ihracatın sırasıyla
bağlantılı oldukları Diktaş Dikiş İplik Sanayi ve Tic. A.Ş. ve Abalıoğlu
Tekstil Sanayi A.Ş.’ne yapıldığı anlaşıldığından ihraç fiyatı Yönetmeliğin 9
uncu maddesinin ikinci fıkrası çerçevesinde, bağımsız ilk alıcıya yeniden satış
fiyatı esas alınarak oluşturulmuştur. İhraç fiyatı yeniden oluşturulurken,
ithalatçı fiyatının Diktaş Dikiş İplik Sanayi ve Tic. A.Ş. ve Abalıoğlu Tekstil
Sanayi A.Ş. firmalarınca sunulan ve Yönetmeliğin 9 uncu maddesinin üçüncü
fıkrasında yer alan unsurlar (mutat taşıma, sigorta, gümrük vergileri, satış,
genel ve idari giderler gibi) dikkate alınmıştır.
MADDE 16 – (1) Adil bir
karşılaştırmanın yapılabilmesini teminen, normal değer ile ihraç fiyatı mümkün
olduğu ölçüde fabrika çıkış aşamasına getirilerek aynı aşamada
karşılaştırılmıştır.
MADDE 17 – (1) Nihai
bildirim sonrasında Malezya’da yerleşik Recron firması kendisi için yapılan
damping marjı hesaplamalarına bazı itirazlarda bulunmuştur.
(2) Recron firması nihai bildirime
ilişkin olarak sunduğu görüşünde, ihraç fiyatı ile normal değerin aynı aşamada
karşılaştırılmasını teminen ihraç fiyatı hesaplamasında düşülen maliyet
kalemlerinin halihazırda üretim maliyetleri tablosunda yer aldığını, bu nedenle
oluşturulmuş normal değer hesaplanırken kullanılan üretim maliyetleri tablosundan
da ilgili maliyetlerin indirilmesi gerektiğini belirtmiştir. Ancak halihazırda
yapılan oluşturulmuş normal değer hesaplamalarında söz konusu masraflar zaten
düşüldüğünden hesaplamalarda herhangi bir değişikliğe gidilmemiştir.
(3) Firma ayrıca, oluşturulmuş
normal değer hesabında kullanılan makul kâr oranı yerine firmanın tamamı için
gerçekleşen kâr marjının kullanılması gerektiğini savunmuştur. Ancak,
Yönetmeliğin 5 inci maddesi çerçevesinde söz konusu kâr marjı hesaplaması
firmanın yalnızca soruşturma konusu üründe 2011 yılı itibariyle normal ticari
işlemler çerçevesinde gerçekleştirmiş olduğu satışlarının kâr marjı olduğundan
hesaplamalarda herhangi bir değişikliğe gidilmemiştir.
MADDE 18 – (1) Nihai bildirim
sonrasında Mısır’da yerleşik firmalar kendileri için yapılan damping marjı
hesaplamalarına bazı itirazlarda bulunmuşlar, ayarlamalara ilişkin bu
itirazların makul olanları değerlendirmeye alınmış ve bu çerçevede damping
marjları yeniden hesaplanmıştır.
(2) Bu kapsamda hesaplanan damping
marjları Globe firması için CIF bedelin %6,91’i olarak; El Sharq firması için
CIF bedelin %7,48’i olarak; CSA firması için ise CIF bedelin %15,05’i olarak
tespit edilmiştir.
MADDE 19 – (1) Nihai
bildirim sonrasında Pakistan’da yerleşik firmalar kendileri için yapılan
damping marjı hesaplamalarına bazı itirazlarda bulunmuşlardır.
(2) Bu kapsamda nihai bildirim
sonrası Din Textile firması kendisinin Türkiye’ye polyester, pamuk ve viskoz
karışımından mamul, renkli iplikler ihraç ettiğini, ihraç ettiği tiplerden ise
sadece üçünün yurt içi piyasada da satıldığını ifade etmiştir. Söz konusu
iplikler için iç piyasaya yapılan satış miktarının ihracata konu olan miktarın
%5’inden daha az olduğu buna rağmen ADA’nın 2 nci maddesinin ikinci dipnotuna
atfen, makul bir karşılaştırmaya imkan tanıdığı öne sürülmüştür. Söz konusu
dipnotta da ifade edildiği gibi, yurt içi satış miktarının ihracatın en az
%5’ini oluşturması gerektiği genel kural hükmündedir. Daha düşük bir oranın
karşılaştırma yapmaya elverişli bir büyüklükte olduğuna ilişkin kanıt sunulması
halinde söz konusu oranın kabulü mümkün görünse de bu yönde herhangi bir kanıt
sunulmamıştır. Dolayısıyla firmanın bu yöndeki talebi kabul edilmemiştir.
(3) Din Textile firması
oluşturulmuş normal değer hesabında kullanılan makul kâr oranı için firmanın
soruşturma konusu üründeki genel kârlılık oranının kullanılmasını talep
etmiştir. Ancak, Yönetmeliğin 5 inci maddesi çerçevesinde söz konusu kâr marjı
hesaplaması firmanın yalnızca soruşturma konusu üründe 2011 yılı itibariyle
normal ticari işlemler çerçevesinde gerçekleştirmiş olduğu satışlarının kâr
marjı olduğundan hesaplamalarda herhangi bir değişikliğe gidilmemiştir.
(4) Nihai bildirim sonrası
Margalla firması sunduğu görüşte damping marjı hesabında ihraç fiyatının
belirlenmesinde kambiyo zararı veya kazancının ayarlamalara dahil edilmemesine
itiraz etmiş ve söz konusu kambiyo zararı veya kazancının işlem bazında beyan
edildiğini ve bu nedenle ihraç fiyatı belirlenirken göz önüne alınması
gerektiğini öne sürmüştür. Firma ayrıca, bahse konu kambiyo kâr veya zararının
satış, genel ve idari giderler içerisinde yansıtıldığını ve dolayısıyla damping
marjı hesabının bir parçası olduğunu savunmuştur. Ancak ADA 2.4.1’inci maddesi
çerçevesinde firmanın talebi uygun görülmemiş, söz konusu kambiyo kâr veya
zararlarına ilişkin bir ayarlama yapılmamıştır.
(5) Margalla firması ayrıca,
soruşturma konusu ürünün üretim maliyetlerinde yapılan ayarlamalara itiraz
etmiştir. Nihai bildirim öncesinde yapılan çalışmada firmanın yurt içi
satışlara konu olan ürün tipleri ile Türkiye’ye gerçekleştirilen satışlara konu
olan ürün tiplerine ilişkin olarak sunduğu ürün tipi maliyetleri verilerinin
firma tarafından sunulan “kâr/zarar beyannamesi” tablosunda sunduğu verilerle
tutarlılık göstermediği tespit edilmiştir. Ürün tipi bazında sunulması gereken
üretim maliyeti verileri damping marjı hesaplanmasında büyük önem taşımakta ve
marjın hesaplanmasında temel unsurlardan birisi olarak kullanılmaktadır.
Dolayısıyla, bu verilerin sunulmaması veya yanlış sunulması veyahut
doğrulanabilir nitelikte olmaması bahse konu firmanın işbirliğine gelmediğinin
kabul edilmesi sonucunu doğurabilecek niteliktedir. Buna karşılık, firmanın işbirliğinde
bulunmadığı şeklinde bir değerlendirmede bulunmak yerine sunulan veriler
kullanılarak üretim maliyetlerinde ayarlama yapılması uygun görülmüştür. Bu
itibarla, firmanın kâr/zarar beyannamesinde sunduğu verilerin doğru olduğu
kabul edilerek her bir ürün tipi için üretim maliyetleri oluşturulmuştur.
Yapılan çalışmada, beyan edilen toplam imalat maliyetinin her bir ürün
tipine dağıtılmasında her bir ürün tipi için beyan edilen imalat maliyetinin
maliyet tablolarında belirtilen toplam imalat maliyeti içerisindeki payı
kullanılmış, bu şekilde yapılan ayarlama sonucunda en azından toplam imalat
maliyetinin tutarlılığı sağlanmıştır. Yapılan çalışma, eldeki mevcut verinin
kullanılmasına dayandığı ve bir takım varsayımlara göre yapılmak zorunda
olduğundan firma için gerçek veya ideal durumu yansıtmaması olağandır. Buna
karşılık, benimsenen yöntemin firma için, firmanın işbirliğine gelmediğinin
kabulünden daha olumlu bir sonuç doğuracağı değerlendirilmiştir.
(6) Margalla firması tarafından
ihracata konu olan ürün tiplerinin üretim maliyetlerinin belirlenmesinde
ihracat işlemlerinden kaynaklanan satış giderlerinin dikkate alınmaması
gerektiği belirtilerek oluşturulmuş normal değer hesaplanırken bu giderlerin
toplamdan düşülmesi gerektiği iddia edilmiştir. İhracata konu olan ürün
tiplerinin oluşturulmuş üretim maliyetleri belirlenirken ihracata özgü
maliyetleri yansıtmamak amacıyla kâr/zarar beyannamesinde yurt içi satışlar
için beyan edilen veriler kullanılmış, satış, genel ve idari giderlerin
tespitinde bu hususa dikkat edilmiştir. Dolayısıyla firmanın itirazını
gerektirecek bir durumun söz konusu olmadığı değerlendirilmiştir.
(7) Nihai bildirim sonrası
Monnoowal firması tarafından sunulan görüşte, damping marjı hesaplamasında
kullanılan yurt içi satışlar tablosu ile yurt içinde satılan ürün tiplerinin
maliyetlerini gösteren tablonun eksik olduğu, ürün kodlarında farklılık olduğu
ifade edilmiştir. Firmanın soru formuna verdiği ilk yanıtların incelenmesi
sonrasında bir takım eksiklikler olduğu tespit edilmiş, bunun üzerine firmadan
bu eksikliklerin tamamlanmasıyla birlikte soru formunda ve tablolarda bazı
değişiklikler yapması talep edilmiştir. Söz konusu talep üzerine firma ihtiyaç
duyulan değişiklikleri içeren tabloları tekrar Bakanlığa iletmiştir. Damping marjı
hesaplanmasında kullanılan tabloların da bizzat firma tarafından güncellenen ve
talep edilen değişikliklerle birlikte tekrar sunulan tablolar olduğu tespit
edilmiştir. Bu nedenle, söz konusu itirazların kabulü uygun görülmemiştir.
(8) Monnoowal firması ayrıca, yurt
içi satışların kârlılığının tespitinde her bir işlemin birim fiyatlarının
yıllık ağırlıklı ortalama maliyetle karşılaştırılmasına da itiraz ederek bu
karşılaştırmanın her bir işlem için işlemin gerçekleştiği tarihteki maliyetler
kullanılarak yapılması gerektiğini bu yöntemin kullanılmadığı hallerde ise
ağırlıklı ortalama maliyetlerin ağırlıklı ortalama birim fiyatlarla
karşılaştırılması gerektiğini öne sürmüştür. Yönetmeliğin 5 inci maddesi hükmü
gereğince, normal değerin tespiti amacıyla incelenen işlemlerin ağırlıklı
ortalama satış fiyatlarının firma için maliyet altındaki satışların hacminin
tespitinde birim fiyatlar ile ağırlıklı ortalama maliyetler
karşılaştırılmıştır. Nihai bildirimin 10 uncu maddesinde de ifade edildiği
üzere, benzer ürününün tip bazında kârlı satış işlemi olmaması halinde normal
değer, oluşturulmuş normal değer esasında belirlenmektedir. Nitekim adı geçen
firmanın Türkiye’ye ihraç ettiği ürün tiplerinde yurt içinde kârlı satışının
olmadığı tespit edildiğinden bu yöntem kullanılmıştır.
(9) Monnoowal firması son olarak,
oluşturulmuş normal değer hesaplamasında kullanılan birim üretim maliyetleri
içerisinde doğrudan ihracat işlemlerinden kaynaklanan satış giderlerinin de
bulunduğunu belirterek bu maliyet unsurlarının hesaplanan ortalama
maliyetlerden düşürülmesini talep etmiştir. Yapılan inceleme sonucunda uygun
görülen değişiklik hesaplamaya yansıtılmıştır. Yukarıda yapılan açıklamalar
neticesinde Monnoowal firması için damping marjı hesabı yeniden yapılmış olup
yeni marj CIF bedelin %6,62’si olarak tespit edilmiştir.
MADDE 20 – (1) Nihai
bildirim sonrasında Tayland’da yerleşik firmalar kendileri için yapılan damping
marjı hesaplamalarına bazı itirazlarda bulunmuşlardır.
(2) Indo-Thai Synthetics ve Lucky
Spinning, nihai bildirim sonrası verdikleri görüşlerde üretim ve hammadde
fiyatlarında meydana gelen dalgalanma nedeniyle aylık bazda üretim maliyet
hesaplanmasını talep etmişlerdir. ADA ve ilgili mevzuat gereği üretim
maliyetlerinin hangi koşullar altında aylık bazda alınması gerektiği hükme
bağlanmamıştır. Diğer taraftan, yayınlanan panel kararlarında ise ilgili
otoritenin üretim maliyetlerinde dönemsel dalgalanma yaşanması durumunda
maliyetleri aylık bazda hesaplayabileceği belirtilmiş olup, bir zorunluluk
yönünde karar bulunmamaktadır. Bu kapsamda söz konusu talep kabul edilmemiştir.
(3) Söz konusu firmalar, fiyat
ayarlaması olarak ihraç işlemlerinde gerçekleşen vergi iadelerinin ihraç
fiyatına yansıdığını ve bu nedenle vergi iadesi ayarlaması olarak ihraç
fiyatlarına eklenmesi gerektiğini belirtmişlerdir. Ancak gerçekleştirilen
yerinde doğrulama soruşturmaları esnasında, söz konusu iadelerin ADA ve ilgili
mevzuat kapsamında ihracat amaçlı girdi ithalatında ödenmiş olan vergilerin
kısmi ve tamamının iadesi olarak sınıflandırılamayacağı değerlendirilmiş olup,
firmaların söz konusu talebi kabul edilmemiştir.
(4) Aynı firmalar, oluşturulmuş
normal değer hesaplamalarında ihraç fiyatı ile normal değerin aynı aşamada
karşılaştırılmasını teminen maliyetlerden doğrudan satış masraflarının
düşülmesi gerektiğini belirtmişlerdir. Ancak halihazırda yapılan hesaplamalarda
söz konusu masraflar oluşturulmuş normal değer hesabından düşüldüğünden
hesaplamalarda bir değişikliğe gidilmemiştir.
(5) Ayrıca Indo-Thai Synthetics,
Türkiye’deki alıcıların çoğunlukla toptancı olması ve iç piyasadaki alıcıların
çoğunlukla endüstriyel kullanıcı olması nedeniyle ticari aşama farklılığının
meydana geldiğini ve bu nedenle ihraç fiyatına eklenmek suretiyle bir ticari
aşama ayarlaması yapılması gerektiğini belirtmiştir. Ancak, gerçekleştirilen
yerinde doğrulama soruşturması esnasında yapılan inceleme neticesinde iç
piyasaya satılan ürünler ile Türkiye’ye satılan ürünlerin ihraç fiyatlarında
tutarlı bir farklılaşma olmadığı değerlendirildiğinden firmanın söz konusu
talebi kabul edilmemiştir.
(6) Lucky Spinning, kredi
maliyetinin normal değer hesabına dahil edilmediğini belirtmiştir. Söz konusu
firmaya ilişkin kredi maliyeti gerçekleştirilen yerinde doğrulama soruşturması
esnasında doğrulanmadığından hesaplamalara dahil edilmemiştir. Ancak firmanın
talebi tekrar değerlendirildiğinde eldeki mevcut en iyi veriler çerçevesinde
kredi maliyeti fiyat ve maliyet hesaplamalarında göz önünde bulundurulmuştur.
Söz konusu firma, iç piyasa satışlarında iade işlemlerinin hariç tutulduğunu,
söz konusu işlemlerin dahil edilmesini talep etmiştir. Ancak gerçekleştirilen
yerinde doğrulama soruşturması esnasında bazı iade işlemlerinin değer karşılığı
miktarlarının bulunmaması nedeniyle doğrulanmadığından firmanın söz konusu
talebi kabul edilmemiştir.
(7) Lucky Spinning firması ayrıca,
ihracat satışlarında peşin ödemelerin kredi maliyeti hesabında göz önünde
bulundurulmadığını, bunun adil karşılaştırma ilkesine aykırı olduğunu belirtmiş
ve gerekli ayarlama yapılmasını talep etmiştir. Ancak, söz konusu talep
gerçekleştirilen yerinde doğrulama soruşturması esnasında peşin ödeme
tarihlerinin doğrulanmaması nedeniyle kabul edilmemiştir.
MADDE 21 – (1) Vietnam için
işbirliğine geldiği kabul edilmekle birlikte örnekleme dışında kalan firmalar
için damping marjı, örnekleme dahil firmaların damping marjlarının ağırlıklı
ortalaması olarak örneklemde yer alan Formosa firmasının marjında yapılan
değişiklik neticesinde CIF bedelin %22,30’u olarak yeniden hesaplanmıştır.
(2) Nihai bildirim sonrasında
Vietnam’da yerleşik firmalar kendileri için yapılan damping marjı
hesaplamalarına bazı itirazlarda bulunmuşlardır.
(3) Bu kapsamda Türkiye’nin emsal
ülke seçilmesine yönelik olarak itirazlar gelmiş ve Tayland’ın emsal ülke
olarak kullanılabileceği belirtilmiştir. Bilindiği üzere emsal ülkenin
Yönetmeliğin 7 nci maddesinin birinci fıkrası (d) bendi uyarınca Türkiye olarak
seçilmesinin düşünüldüğü soruşturma açılışına ilişkin 2012/21 sayılı Tebliğ ile
duyurulmuş olup soru formlarına cevap verme süresi içerisinde ilgili
taraflardan bu kararın değiştirilmesini gerektirecek bir görüş alınmamıştır.
Soruşturma konusu ürünün pek çok tipinin bulunduğu göz önüne alındığında Türkiye’nin
emsal ülke seçilmesi tip karşılaştırmalarının detaylı olarak yapılıp yerinde
doğrulanmasına olanak sağlamıştır. Diğer taraftan normal değer tespiti
yapılırken, Vietnam’da yerleşik firmaların lehine olacak şekilde işgücü,
enerji, genel, idari ve satış giderlerinde çeşitli ayarlamalar yapılmıştır.
(4) Nihai bildirim sonrasında
normal değerde yapılan ayarlamaların ve hesaplamaların daha detaylı olarak
ortaya konması istenmiş ancak tip bazında normal değer hesaplarının ne şekilde
belirlendiğinin açıklanması Yönetmeliğin 22 nci maddesi uyarınca rakiplere
önemli bir fayda sağlayabilecek bilgi kapsamına girdiğinden gizli addedilmiş
olup tarafların bu talebi karşılanmamıştır.
(5) Formosa firması tarafından
firmanın Türkiye satışları için kredi maliyeti hesaplamasında beyan ettiği faiz
oranının kullanılması talep edilmiş olup firmanın bu talebi uygun bulunmuş ve
damping marjı hesabı bu oran kullanılarak CIF bedelin %19,48’i olarak yeniden
hesaplanmıştır.
(6) Formosa ve Phu Bai
firmalarının kredi maliyetinin hesaplamalara dahil edilmediği, döviz kurunun
doğru kullanılmadığı ve dolayısıyla damping marjı hesaplamasında maddi hatalar
bulunduğu yönündeki görüşü değerlendirilmiş ancak hesaplamalarda herhangi bir
maddi hata bulunmadığı anlaşılmıştır.
(7) Dong Quang firması Türkiye
satışlarındaki ayarlamaların toplamına ilişkin gerekçelerin belirtilmesini
talep etmiş ancak her bir ayarlamaya ilişkin gerekçeler firma özel nihai
bildiriminde firmaya gönderilmiş olduğundan herhangi bir açıklama yapılmasına
gerek görülmemiştir.
(8) Evergreen firması tarafından
firmaları için bireysel marj hesaplanması yönünde görüş alınmış ancak firmanın
bu talebi ürünün pek çok tipi bulunması ve tip bazında eşleştirme yapılarak
normal değerlerin oluşturulması ve üreticiler bazında doğrulanması gerektiği de
göz önüne alındığında, firma için bireysel marj hesabı yapılmasının
Yönetmeliğin 27 nci maddesi uyarınca soruşturmayı yürüten makam üzerinde
gereksiz bir yük oluşturacağı düşünüldüğünden bu talep uygun bulunmamıştır.
MADDE 22 – (1) Yönetmeliğin
11 inci maddesi hükmü çerçevesinde damping marjları, normal değer ile ihraç
fiyatlarının ağırlıklı ortalamalarının karşılaştırılması suretiyle
hesaplanmıştır. Damping marjının belirlenmesinde kullanılan yöntem ile
yapılan hesaplamalar, firma özel bildirimlerinde ayrıntılı olarak
gösterilmiştir. İşbirliğine gelmeyen firmalar için ise Yönetmeliğin 26 ncı
maddesi hükmü uyarınca damping marjı tespiti yapılmıştır.
(2) Vietnam için işbirliğine
geldiği kabul edilmekle birlikte örnekleme dışında kalan firmalar için damping
marjı, örnekleme dahil firmaların damping marjlarının ağırlıklı ortalaması
alınarak hesaplanmış olup, nihai bildirim sonrasındaki değişiklikler
neticesinde CIF bedelin %22,30’u olarak yeniden hesaplanmıştır.
(3) Buna göre, soru formuna cevap
veren üretici/ihracatçı firmalar ile işbirliğinde bulunmayan diğer firmalar
için CIF bedelin yüzdesi olarak hesaplanan damping marjları aşağıda yer
almaktadır.
ÜLKE/FİRMA
DAMPİNG
MARJI
MALEZYA
-PENFABRIC
SDN.BERHAD (Penfabric)
22,80
-RECRON
SDN.BHD. (Recron)
18,32
-DİĞERLERİ
25,31
MISIR
-CSA
TEXTILE EGYPT (CSA)
15,05
-EL
SHARQ EL AWSAT TEXTILE CO. (El Sharq)
7,48
-GLOBE
SPINING AND DYEING SAE (Globe)
6,91
-DİĞERLERİ
20,80
PAKİSTAN
-DIN
TEXTILE MILLS LTD. (Din Textile)
19,89
-MARGALLA
TEXTILE MILLS LTD. (Margalla)
10,02
-MONNOOWAL
TEXTILE MILLS LTD. (Monnoowal)
6,62
-DİĞERLERİ
23,43
TAYLAND
-INDO-THAI
SYNTHETIC CO., LTD. (Indo Thai Synthetics)
7,79
-LUCKY
SPINNING CO., LTD. (Lucky Spinning)
20,24
-DİĞERLERİ
24,56
VİETNAM
-FORMOSA
INDUSTRIES CORP. (Formosa)
19,48
-DONG
QUANG SPINNING CORP. (Dong Quang)
26,25
-THANH
CONG TEXTILE GARMENT INVESTMENT TRADING JSC (Thanh Cong)
29,18
-PHU
BAI SPINNING MILL JOINT STOCK COMPANY (Phu Bai)
20,73
-SORU
FORMUNA CEVAP VEREN İŞBİRLİĞİ SAYILAN DİĞER FİRMALAR
22,30
-DİĞERLERİ
31,10
DÖRDÜNCÜ
BÖLÜM
Zarara
İlişkin Belirlemeler
MADDE 23 – (1) Yönetmeliğin
17 nci maddesi çerçevesinde, soruşturma konusu ülkeler menşeli ithalatın
hacminde mutlak anlamda ya da Türkiye tüketimine oranla önemli ölçüde bir artış
olup olmadığı incelenmiştir. Zarar incelemesine esas teşkil eden dönem
2009-2011 yılları olarak belirlenmiştir.
(2) Önlem konusu ürünün Türkiye’ye
genel ithalatı ve önleme konu ülkelerden yapılan ithalatın incelenmesinde
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verileri kullanılmıştır.
MADDE 24 – (1) Malezya,
Mısır, Pakistan, Tayland ve Vietnam için hesaplanan damping marjlarının ve
soruşturmaya tabi her bir ülkeden yapılan ithalat miktarlarının ihmal
edilebilir oranlardan yüksek olduğu görülmüştür.
(2) Yapılan incelemeler sırasında,
soruşturmaya konu her bir ülke kaynaklı ürünün benzer fiziksel özelliklere
sahip olduğu, aynı dağıtım kanallarından geçtiği ve aynı piyasaya hitap ettiği
anlaşılmıştır. Bu çerçevede soruşturmaya tabi her bir ülkeden ithal edilen
soruşturma konusu ürünlerin kendi aralarında ve yerli benzer ürünle rekabet
ettiği sabit görülmüştür.
(3) Bu çerçevede, aşağıda yer alan
değerlendirmelerde dampingli ithalat ifadesi soruşturmaya konu ülkelerden
yapılan soruşturma konusu ürünün dampingli ithalatının toplamını ifade
etmektedir.
(4) Nihai bildirim sonrasında
ithalatın etkisinin toplu değerlendirilmesine yönelik itirazlar gelmiştir. Bu
itirazların bir bölümü ürünün soruşturma konusu ülkelerden rekabet koşullarının
aynı olmadığını iddia ederken diğer bir bölümü ise soruşturma konusu ülkelerden
yapılan bireysel ithalatın miktar ve kompozisyonu göz önüne alındığında toplu
değerlendirme yapılabilmesi için gerekli koşulların sağlanmadığı yönündedir. Bu
kapsamda yapılan değerlendirmeler sonucunda soruşturma konusu ürünün pek çok
farklı tipi olduğu ve soruşturma konusu ülkelerden farklı tiplerin ithal
edildiği bu nedenle ithalat miktarı ve birim fiyat olarak farklılıklar
bulunmakla birlikte ürünlerin esasında benzer fiziksel özelliklere sahip
olduğu, aynı dağıtım kanallarından geçtiği ve aynı piyasaya hitap ettiği
anlaşılmıştır. Diğer taraftan Yönetmeliğin 17 nci maddesi kapsamında ithalatın
etkisinin toplu değerlendirilebilmesi için her bir ülkeden yapılan ithalatın
ihmal edilebilir oranlardan fazla olması yeterli olmakta, ülkelerin bireysel
ithalat artışları ya da pazar paylarının karşılaştırılması gibi bir gereklilik
bulunmamaktadır.
MADDE 25 – (1) 2009 yılında
129.756 ton olan toplam kesik elyaf ipliği ithalatı, 2010 yılında 172.626 tona
ve 2011 yılında 180.582 tona çıkmıştır.
(2) Toplam ithalatın ortalama
birim fiyatları incelendiğinde ise 2009 yılında kesik elyaf ipliği ithalatının
ortalama fiyatları 3,33 ABD Doları/Kg seviyesinde iken, 2010 yılında artarak
3,54 ABD Doları/Kg seviyesine ve 2011 yılında yine artarak 4,08 ABD Doları/Kg
seviyesine ulaşmıştır.
MADDE 26 – (1) Soruşturmaya
konu ülkelerden gerçekleşen ithalata bakıldığında ise 2009 yılında söz konusu
ülkelerden kesik elyaf ipliği ithalatı toplam ithalatın %37’sini oluşturarak
48.458 ton olarak gerçekleşirken, 2010 yılında artarak 78.357 ton ile toplam
ithalatın %45’ini oluşturmuştur. 2011 yılında ise artmaya devam ederek 90.039
ton ile toplam ithalatın %50’sini teşkil etmiştir. 2011 yılında 2009 yılına kıyasla
soruşturma konusu ülkelerden toplam dampingli ithalatın %86 oranında arttığı
görülmüştür.
MADDE 27 – (1) Bilindiği
üzere 2009 yılından bu yana Çin Halk Cumhuriyeti, Endonezya ve Hindistan’dan
gerçekleşen soruşturma konusu ürün ithalatı dampinge karşı önleme tabidir. Bu
ülkelerden gerçekleşen ithalata bakıldığında 2009 yılında söz konusu ülkelerden
kesik elyaf ipliği ithalatı toplam ithalatın %51’ini oluşturarak 66.174 ton
olarak gerçekleşirken, 2010 yılında 71.760 ton ile toplam ithalatın %42’sini
oluşturmuştur. 2011 yılında ise 70.125 ton ile toplam ithalatın %39’u söz
konusu ülkelerden gerçekleştirilmiştir. Görüldüğü üzere önleme konu ülkelerin
ithalat içindeki payı zarar inceleme döneminde gerilemektedir.
(2) Diğer ülkelerden yapılan
ithalat 2009 yılında 15.124 ton ile toplam ithalatın %12’sini teşkil ederken,
2010 yılında bu rakam 22.509 ton ile toplam ithalatın %13’ünü, 2011 yılında ise
20.418 ton ile toplam ithalatın %11’ini oluşturmuş olup genel ithalat içindeki
payı düşmüştür.
MADDE 28 – (1) Türkiye
toplam benzer mal tüketimi, soruşturma konusu ürünün ithalatı ile yerli
sanayinin iç piyasa satışlarının toplamından oluşmaktadır. Yerli sanayi iç
piyasa satışları hesaplanırken soruşturma süresince başvuru sahibi, destekçi ve
diğer firmalardan elde edilen iç piyasa satışı verileri kullanılmıştır.
Hesaplama için baz alınan dönem 2009-2011 yıllarını kapsamaktadır. Buna göre
toplam yurtiçi tüketim endeksi 2009 yılında 100 olarak alındığında söz konusu
rakamın 2010 yılında 120’ye çıktığı, 2011 yılında ise 129 seviyesine yükselerek
incelenen dönemde %29’luk pazar büyümesi yaşandığı tespit edilmiştir.
(2) Yerli üretim dalının pazar
payı ise 2009 yılında %53 iken, 2010 yılında %48’e düşmüş ve 2011 yılında ise
az bir artışla %49 olarak gerçekleşmiştir. Şikâyete konu ülkelerden gerçekleşen
ithalatın pazar payı ise 2009’da %18 iken, 2010’da %24’e ve 2011 yılında %25’e
çıkmıştır. Bu durum kesik elyaf ipliği pazarının %29’luk bir büyüme
gösterdiğinin ve şikâyet konusu ülkelerin pazar payını ciddi oranda
arttırdığını; buna mukabil yerli üretim dalının dampingli ithalat baskısı
nedeniyle durağan bir seyir izlediği büyüyen pazarda payını arttıramadığını
göstermektedir.
(3) Önleme konu ülkelerin (Çin
Halk Cumhuriyeti, Endonezya ve Hindistan) pazar payı ise 2009 yılında %24 iken,
2010 yılında %22’ye ve 2011 yılında %20’ye gerilemiştir. Diğer ülkelerden
gerçekleştirilen ithalatın pazar payı ise seviyesini korumuştur.
MADDE 29 – (1) Yönetmeliğin
17 nci maddesinin ilgili hükümleri çerçevesinde dampingli ithalatın yerli
üretim dalının satış fiyatları üzerindeki etkisi değerlendirilirken ithalat
istatistikleri bazında fiyat kırılması ve fiyat baskısı miktar ve oranları
hesaplanmıştır.
MADDE 30 – (1) Fiyat
kırılması, ithal ürün fiyatlarının Türkiye piyasasında yerli üreticinin yurt
içi satış fiyatlarının yüzde olarak ne kadar altında kaldığını göstermektedir.
(2) Fiyat kırılması analizinde
soruşturma konusu ülkelerin CIF ithal fiyatlarının üzerine gümrük vergisi ve
diğer ithalat masrafları ilave edilerek bulunan soruşturma konusu maddenin
Türkiye piyasasına giriş fiyatları, yerli üretim dalının ortalama yurtiçi satış
fiyatları ile karşılaştırılmıştır. Soruşturma konusu ülkeler menşeli ithalatın
yurtiçi pazara giriş fiyatı bulunurken CIF ithal fiyatlarına gümrük vergileri
ve gümrüklerde gerçekleşen diğer masraflar için bağımsız ithalatçılardan alınan
veriler doğrultusunda %5 oranında ilave yapılmıştır.
(3) Buna göre 2009, 2010 ve 2011
yıllarında Malezya menşeli ithalatın fiyatlarının yerli üretim dalı fiyatlarını
sırasıyla %25, %59 ve %59 oranında; Mısır menşeli ithalatın fiyatlarının yerli
üretim dalı fiyatlarını sırasıyla -%25, -%7 ve -%12 oranında; Pakistan menşeli
ithalatın fiyatlarının yerli üretim dalı fiyatlarını sırasıyla %3, %19 ve %5
oranında; Tayland menşeli ithalatın fiyatlarının yerli üretim dalı fiyatlarını
sırasıyla %4, %17 ve %9 oranında ve Vietnam menşeli ithalatın fiyatlarının
yerli üretim dalı fiyatlarını sırasıyla %13, %26 ve %30 oranında kırdığı
belirlenmiştir.
MADDE 31 – (1) Dampingli
ithalat nedeniyle yerli üretim dalının fiyatlarının bastırılmış olduğu tespit
edildiğinden dampingli ithalatın fiyatının yerli üretim dalının olması gereken
satış fiyatının ne kadar altında olduğu belirlenmiştir. Fiyat baskısı,
dampingli ithal fiyatlarının Türkiye piyasasında yerli üretim dalının olması
gereken satış fiyatının yüzde olarak ne kadar altında kaldığını gösterir.
(2) Fiyat baskısı
analizinde, soruşturma konusu ülkelerin CIF ithal fiyatlarına gümrük vergileri
ve gümrüklerde gerçekleşen diğer masraflar için bağımsız ithalatçılardan alınan
veriler doğrultusunda %5 ilave edilerek bulunan ilgili ülkeler menşeli
ürünlerin Türkiye piyasasına giriş fiyatları, yerli üretim dalının ticari
maliyetine mâkul oranda kâr marjı (%5) eklenmek suretiyle tespit edilen olması
gereken satış fiyatı (hedef fiyat) ile karşılaştırılmış ve dampingli ithalatın
fiyatının yerli üretim dalının olması gereken fiyatını önemli ölçüde baskı
altına aldığı tespit edilmiştir.
(3) Buna göre 2009, 2010 ve 2011
yıllarında Malezya menşeli ithalatın fiyatlarının yerli üretim dalı fiyatlarını
sırasıyla %24, %54 ve %61 oranında; Mısır menşeli ithalatın fiyatlarının yerli
üretim dalı fiyatlarını sırasıyla -%26, -%10 ve -%11 oranında; Pakistan menşeli
ithalatın fiyatlarının yerli üretim dalı fiyatlarını sırasıyla %2, %15 ve %7 oranında;
Tayland menşeli ithalatın fiyatlarının yerli üretim dalı fiyatlarını sırasıyla
%8, %19 ve %16 oranında ve Vietnam menşeli ithalatın fiyatlarının yerli üretim
dalı fiyatlarını sırasıyla %17, %29 ve %38 oranında baskı altında tuttuğu
belirlenmiştir.
(4) Bu kapsamda nihai bildirim
sonrası Mısır’da yerleşik üretici/ihracatçı firmalar tarafından Mısır’ın fiyat
kırılması ve baskısı oranlarının negatif olduğu, Mısır’dan yapılan ithalatın
birim fiyatlarının yerli üreticinin hem yurt içi satış fiyatlarının hem de
olması gereken yurtiçi satış fiyatlarının üzerinde olduğu, bu nedenle yerli
üretim dalındaki zararın Mısır’dan yapılan ithalattan kaynaklanmadığı yönünde
görüşler dile getirilmiştir.
MADDE 32 – (1) Yerli üretim
dalının (YÜD) ekonomik göstergelerinin incelenmesinde başvuru sahibi on dokuz
firmanın soruşturma konusu ürüne ait 2009-2011 yılları verileri esas
alınmıştır. Yönetmeliğin 17 nci maddesi hükümleri çerçevesinde, dampingli
ithalatın yerli üretim dalının ekonomik göstergeleri üzerindeki etkisinin
tespiti amacıyla, zarar dönemi içerisinde yerli üretim dalının üretim, satış,
pazar payı, yurtiçi fiyatlar, kapasite, kapasite kullanımı, maliyetler,
stoklar, istihdam, ücretler, verimlilik, nakit akışı, yatırımlardaki artış,
kârlılık, büyüme, sermaye artışı, net dönem kârı/zararı göstergeleri analiz
edilmiştir.
(2) Söz konusu dönem için yapılan
zarar analizinde eğilimi görebilmek amacıyla TL bazındaki veriler TÜİK
tarafından hesaplanan yıllık ortalama üretici fiyatları endeksi kullanılarak
enflasyondan arındırılmış, reel hale getirilmiş ve 2009 yılı baz alınarak
endekslenmiştir.
a) Üretim
1) Yerli üretim dalının
soruşturmaya konu üründeki üretim miktarı endeksi 2009 yılında 100 birim kabul
edildiğinde 2010 yılında artarak 119 birime, 2011 yılı endeks değeri ise 135
birime yükselmiştir.
b) Yurt içi satışlar
1) Yerli üretim dalının 2009
yılında 100 birim olan yurt içi satış miktarı endeksi ise 2010 yılında 119,
2011 yılında ise 136 birim olarak gerçekleşmiştir.
2) Yerli üretim dalının yurt içi
satış hâsılatı incelendiğinde ise 2009 yılında 100 birim olan endeks değerinin
2010 yılında 129 birime, 2011 yılında ise 164 birime yükseldiği görülmektedir.
c) İhracat
1) Yerli üretim dalının 2009
yılında 100 birim olan ihracat miktar endeksi ise 2010 yılında 107, 2011
yılında ise 127 birim olarak gerçekleşmiştir.
ç) Tüketim ve Pazar Payı
1) Buna göre toplam yurtiçi
tüketim endeksi 2009 yılında 100 olarak alındığında 2010 yılında 120’ye
çıktığı, 2011 yılında ise 129 seviyesine yükselerek incelenen dönemde %29’luk
pazar büyümesi yaşandığı tespit edilmiştir.
2) Yerli üretim dalının pazar payı
ise 2009 yılında %53 iken, 2010 yılında %48’e düşmüş ve 2011 yılında ise az bir
artışla %49 olarak gerçekleşmiştir. Şikâyete konu ülkelerden gerçekleşen
ithalatın pazar payı ise 2009’da %18 iken, 2010’da %24’e ve 2011 yılında %25’e
çıkmıştır.
d) Yurtiçi Fiyatlar
1) Yerli üretim dalının ilgili
üründe ağırlıklı ortalama yurtiçi birim satış fiyatı endeksinin, 2009 yılı
verileri 100 olarak alındığında, 2010 ve 2011 yıllarında sırasıyla 108 ve 121
birim olarak gerçekleştiği görülmektedir.
e) Maliyetler
1) Yerli üreticinin ilgili üründe
ağırlıklı ortalama birim ticari maliyet endeksi 2009 yılında 100 iken, takip
eden dönemde artış göstererek 2010 yılında 106’ya, 2011 yılında ise 124 birime
yükselmiştir.
f) Stoklar
1) Yerli üreticinin ilgili
üründeki stok verileri incelendiğinde 2009 yılında 100 birim olan stok düzeyi
endeksinin, 2010 yılında 137 birime, 2011 yılında ise 257 birime yükseldiği
görülmektedir.
g) Kapasite ve Kapasite Kullanım
Oranı (KKO)
1) Yerli üretim dalının 2009
yılında 100 birim olan kapasite miktar endeksinin 2010 yılında 130, 2011
yılında ise 132 birim olarak gerçekleştiği görülmektedir.
2) Buna karşılık, 2009 yılında 100
birim kabul edilen KKO’nun 2010 yılında 91 birime düştüğü, 2011 yılında ise 102
birime yükseldiği görülmektedir.
ğ) İstihdam
1) Yerli üreticinin ilgili
üründeki çalışan toplam işçi sayısı endeksi 2009 yılında 100 kabul edildiğinde,
2010 yılında 114 birime, 2011 yılında ise 137 birime yükselmiştir.
h) Ücretler
1) Yerli üreticinin ilgili ürün
üretiminde çalışan işçilerinin aylık giydirilmiş brüt ücret endeksi 2009
yılında 100 olarak alındığında, 2010 yılında 122 birim, 2011 yılında ise 110
birim olarak gerçekleşmiştir.
ı) Verimlilik
1) Yerli üretim dalının ilgili
ürün üretiminde çalışan işçi başına verimlilik endeksi 2009 yılında 100 iken,
2010 yılında 104, 2011 yılında ise 98 birim olarak gerçekleşmiştir.
i) Kârlılık
1) Yerli üretim dalının ilgili
üründe ticari maliyetleri ve ortalama yurt içi satış fiyatları dikkate alınarak
hesaplanan yurt içi ürün birim kârlılık endeksi 2009 yılında 100 birim kabul
edildiğinde 2010 yılında 127 birime yükselmiş, 2011 yılında ise 60 birime
düşmüştür.
j) Nakit Akışı
1) 2009 yılında 100 birim olan
ürün nakit akışı endeksi 2010 yılında 138 birime yükselmiş, 2011 yılını ise 142
birim olarak tamamlamıştır.
k) Net Kârlılık, Özkaynakların
Kârlılığı
1) Yerli üretim dalının bütün
faaliyetleri ile ilgili olarak, 2009 yılı itibariyle 100 birim olan
yatırımların geri dönüş oranı (Kâr/Özkaynak), 2010 yılında 82 birime, 2011
yılında ise 66 birime gerilemiştir.
2) Yatırım hâsılatı (Kâr/Aktif
Toplamı) oranına bakıldığında ise 2009 yılında 100 birim kabul edilen oran,
2010 ve 2011 yıllarında sırasıyla 71 ve 49 birim olarak gerçekleşmiştir.
l) Büyüme
1) Yerli üreticinin bütün
faaliyetleri ile ilgili olarak, aktif büyüklüğü reel olarak 2009 yılında 100
iken, takip eden iki yılda sırasıyla 116 ve 138 birim olarak gerçekleşmiştir.
m) Sermaye Artışı
1) Yerli üreticinin sermaye
artırma yeteneğini görebilmek amacıyla yerli üretim dalının bütün
faaliyetlerinde kullanılan öz sermayesinin gelişimi incelenmiştir. Buna göre,
2009 yılında 100 birim olan öz sermaye endeksi, 2010 yılında 101, 2011 yılında
ise 103 birime ulaşmıştır.
n) Yatırımlardaki Artış
1) Yerli üretim dalının 2009
yılında 100 birim olan tevsi yatırım tutarı 2010 yılında 122 birime, 2011
yılında ise 396 birime yükselmiştir.
2) Firmanın 2009 yılında 100 birim
olan yenileme yatırım tutarı 2010 yılında 1.839 birime, 2011 yılında ise 8.470
birime yükselmiştir.
MADDE 33 – (1) Yerli üretim
dalının ekonomik göstergeleri kriz dönemi olan 2009 yılı baz alınarak incelendiğinde,
üretim ve yurtiçi satış verilerinde iyileşmeler bulunduğu, yeni yatırımlar
yapıldığı ve kapasite artışına gidildiği görülmektedir.
(2) Ancak YÜD’ün satılan malların
sınai maliyetindeki artışları satış fiyatına yansıtamadığı ve bu nedenle özellikle
SD’de yurtiçi ve toplam karlılığında bozulmalar olduğu ayrıca stok
seviyelerinde incelenen dönemde artışlar olduğu görülmüştür.
(3) Soruşturma konusu ürün
pazarının büyümekte olduğu ancak yerli üretim dalının artan ithalat baskısı
nedeniyle büyüyen pazarda büyüme oranına paralel olarak payını arttıramadığı
görülmektedir.
(4) Nihai bildirim sonrasında
ilgili taraflardan yerli üretim dalının üretim, yurt içi-yurt dışı satış,
istihdam, yatırım gibi göstergelerinde iyileşmeler bulunduğuna dair görüşler
alınmıştır. Bilindiği üzere Yönetmeliğin 17 nci maddesi çerçevesinde yapılan
dampingin yerli üretim dalı üzerindeki etkisinin incelenmesinde kullanılan
etken ve göstergelerin biri veya birkaçı mutlaka belirleyici bir yargıya temel
teşkil etmeyebilir. Bu kapsamda, açıklandığı üzere yerli üretim dalı üretimini
arttırmakla birlikte stoklarında artışlar yaşanmakta, satışlardaki artışlar ise
dampingli ithalat baskısı altında gerçekleşmekte ve karlılıktaki bozulmalar
pahasına maliyet artışlarını satış fiyatlarına yansıtamamaktadır. Yerli üretim
dalınca nihai bildirim sonrasında da açıklandığı üzere, pamuk ipliği ve
soruşturma konusu kesik elyaf ipliği aynı tesislerde benzer makine parklarında
üretilmektedir. Bu durum yerinde doğrulamalar sırasında da teyit edilmiştir.
Yerli üretim dalı yatırım aşamasında yeni tesisin tamamını soruşturma konusu
ürün üretiminde kullanabileceği düşünülerek bu kapsamda
değerlendirmiştir. Ancak yapılan yatırımların önemli bir kısmı pamuk
ipliği üretiminde kullanılmasının ötesinde dampingli ithalatın etkisiyle
soruşturma konusu ürün üretiminde kullanılan kapasiteler de pamuk ipliğine
dönüştürülmüştür.
BEŞİNCİ
BÖLÜM
Dampingli
İthalat ile Zarar Arasındaki Nedenselliğe İlişkin Belirlemeler
MADDE 34 – (1) Yerli üretim
dalının Türkiye piyasasındaki konumundaki iyileşmenin iç piyasadaki toplam
genişlemenin gerisinde kaldığı, yerli üretim dalının pazar payını arttıramadığı
görülmektedir.
(2) Öte yandan, yerli üretim
dalının dampingli ithalatın yarattığı fiyat baskısı nedeniyle fiyatlandırma
yaparken ticari maliyetlerini göz ardı etmek zorunda kaldığı ve özellikle SD’de
karlılığında bozulma yaşandığı görülmektedir. Üretim ve satışlarını arttıran
yerli üretim dalının dampingli ithalat dolayısıyla maliyetlerini
karşılayamayacak fiyat düzeylerinde satış gerçekleştirerek bunu karından
feragat etme pahasına yaptığı anlaşılmaktadır.
(3) Bununla beraber, Vietnam,
Pakistan, Tayland, Malezya için dampingli ithalatın birim fiyatlarının, yerli
üretim dalının yurt içi satış fiyatlarını önemli ölçüde kırdığı ve baskıladığı
tespit edilmiştir.
(4) Bu tespitler ışığında,
Vietnam, Pakistan, Tayland, Malezya için yerli üretim dalındaki olumsuz
gelişmelerin dampingli ithalatla eşzamanlı görülmesi sebebiyle, yerli üretim
dalında görülen zarar ile dampingli ithalat arasında illiyet bağı olduğu
sonucuna varılmıştır.
(5) Mısır’ın fiyat kırılması ve
baskısı oranlarının negatif olduğu, Mısırdan yapılan ithalatın birim
fiyatlarının yerli üreticinin hem yurt içi satış fiyatlarının hem de olması
gereken yurt içi satış fiyatlarının üzerinde olduğu, bu nedenle yerli üretim
dalındaki zararın Mısır’dan yapılan ithalattan kaynaklanmadığı ve bu çerçevede
illiyet bağının mevcut olmadığı değerlendirilmiştir.
MADDE 35 – (1) Hali hazırda
önleme tabi ülkelerden ve diğer ülkelerden ithalatın payı 2009-2011 döneminde
gerilemekte ve bu payın soruşturma konusu ülkeler tarafından alındığı
görülmektedir.
MADDE 36 – (1) Nihai
bildirim sonrasında soruşturma konusu ürünün kullanıcıları olan tekstil ve
konfeksiyon üreticileri tarafından ürünün kendi üretimlerinde girdi olarak
kullanıldığı belirtilmiş ve kendilerinin ihracat ve katma değer yaratma
potansiyellerinin de göz önüne alınması talep edilmiştir. Bu kapsamda yerli
üreticiler tarafından yerli üretim dalının yeterli kesik elyaf ipliği üretme
kapasitesinin bulunduğu, soruşturma konusu ürünün ithalatında dampinge karşı
vergi konulması halinde bunun tekstil konfeksiyon sektörü üzerindeki etkisinin
sınırlı olacağı ifade edilmiştir.
ALTINCI
BÖLÜM
Sonuç
ve Karar
MADDE 37 – (1) Soruşturma
sonucunda, Mısır menşeli dampingli ithalat ile yerli üretim dalındaki zarar
arasında illiyet bağının mevcut olmadığı; Vietnam, Pakistan, Tayland, Malezya
menşeli ithalatın ise dampingli olduğu ve yerli üretim dalında zarara yol
açtığı ve her ikisi arasında da illiyet bağının mevcut olduğu tespit
edilmiştir. Bu nedenle, İthalatta Haksız Rekabeti Değerlendirme Kurulunun
kararı ve Ekonomi Bakanının onayı ile Mısır menşeli ithalata yönelik
soruşturmanın önlemsiz kapatılmasına karar verilmiş; diğer taraftan aşağıda
tanımı, menşei ve firma adı belirtilen eşyanın Türkiye’ye ithalatında “daha az
vergi kuralı” uygulanarak karşısında belirtilen oranlarda dampinge karşı kesin
önlem yürürlüğe konulmuştur.
GTİP
Eşyanın
Tanımı
Menşe
Ülke
Firma
Dampinge
Karşı
Önlem
(CIF
Bedelin
%)
55.08; 55.09
Sentetik ve suni devamsız liflerden iplikler
Malezya
PENFABRIC SDN.BERHAD
17,03
(5509.52; 5509.61;
RECRON SDN.BHD.
11,26
5509.91 hariç)
DİĞERLERİ
18,32
55.10 (5510.20 hariç); 55.11
Pakistan
DIN TEXTILE MILLS LTD.
10,02
MARGALLA TEXTILE MILLS LTD.
6,62
MONNOOWAL TEXTILE MILLS LTD.
6,62
DİĞERLERİ
12,18
Tayland
INDO-THAI SYNTHETIC CO., LTD.
7,79
LUCKY SPINNING CO., LTD.
14,02
DİĞERLERİ
20,24
Vietnam
FORMOSA INDUSTRIES CORP.
19,48
DONG QUANG SPINNING CORP.
22,15
THANH CONG TEXTILE GARMENT INVESTMENT TRADING JSC
23,91
PHU BAI SPINNING MILL JOINT STOCK COMPANY
20,11
THIEN NAM INVESTMENT AND DEVELOPMENT JSC
20,87
HUE TEXTILE GARMENT JOINT STOCK COMPANY
20,87
PHU THANH SPINNING JOINT STOCK COMPANY
20,87
EVERGREEN GLOBAL PTE LTD.
20,87
PHONG PHU YARN THREAD COMP.LTD.
20,87
PHU VIET SPINNING JOINT STOCK COMPANY
20,87
DİĞERLERİ
26,25
MADDE 38 – (1) Gümrük
idareleri, Karar maddesinde gümrük tarife pozisyon numarası, tanımı, menşe
ülkesi ve firma adı belirtilen eşyanın, diğer mevzuat hükümleri saklı kalmak
kaydıyla, serbest dolaşıma giriş rejimi kapsamındaki ithalatında, karşılarında
gösterilen oranlarda dampinge karşı kesin önlemi tahsil ederler.
MADDE 39 – (1) Bu Tebliğ
yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
MADDE 40 – (1) Bu Tebliğ
hükümlerini Ekonomi Bakanı yürütür.