Tebliğler · No: 2014/31 · Resmî Gazete: 2014-10-16
Resmî kaynak: https://kms.kaysis.gov.tr/Home/Goster/43899
16 Ekim 2014 PERŞEMBE Resmî Gazete Sayı : 29147
TEBLİĞ
Ekonomi Bakanlığından:
İTHALATTA HAKSIZ REKABETİN ÖNLENMESİNE
İLİŞKİN TEBLİĞ (TEBLİĞ NO: 2014/31)
BİRİNCİ BÖLÜM
Genel Bilgi ve İşlemler
MADDE 1 – (1) Korteks Mensucat San. ve Tic. A.Ş. (Korteks) adına Suni ve Sentetik İplik Üreticileri Birliğince
yapılan ve diğer yerli üreticiler SASA Polyester Sanayi A.Ş., Sifaş Sentetik İplik Fabrikaları A.Ş. ve PolyteksTekstil
Sanayi Araştırma ve Eğitim A.Ş. tarafından da desteklenen başvuru üzerine, Çin Halk Cumhuriyeti (ÇHC), Hindistan
Cumhuriyeti (Hindistan) ve Malezya menşeli poliester iplikler için 26/4/2013 tarihli ve 28629 sayılı Resmî Gazete’de
yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2013/8) ile başlatılan ve Ekonomi
Bakanlığı (Bakanlık) İthalat Genel Müdürlüğü (Genel Müdürlük) tarafından yürütülen damping soruşturması
tamamlanmıştır.
MADDE 2 – (1) Bu Tebliğ, 14/6/1989 tarihli ve 3577 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında
Kanun, 20/10/1999 tarihli ve 99/13482 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan İthalatta Haksız Rekabetin
Önlenmesi Hakkında Karar ve 30/10/1999 tarihli ve 23861 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin
Önlenmesi Hakkında Yönetmelikten (Yönetmelik) oluşan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Mevzuat
hükümleri çerçevesinde yürütülen damping soruşturması sonuçlarını içermektedir.
MADDE 3 – (1) Yönetmeliğin 18 ve 20 nci maddeleri çerçevesinde yapılan inceleme sonucunda, soruşturma
konusu üründe 2012 yılında toplam Türkiye üretiminin %82’sinin başvuru sahibi Korteks firması tarafından, geri kalan
kısmının ise başvuruya destek veren yukarıda adı geçen firmalar tarafından gerçekleştirildiği tespit edilmiştir. Bu tespit
neticesinde, Korteks firmasının tek başına yerli üretim dalını temsil niteliğini haiz olduğu anlaşıldığından adı geçen firma
bu Tebliğin ilgili bölümlerinde “yerli üretim dalı” (YÜD) olarak anılacaktır.
MADDE 4 – (1) Damping belirlemesi için 1/1/2012–31/12/2012 tarihleri arası soruşturma dönemi (SD) olarak
kabul edilmiştir. Zarar belirlemelerinde ise veri toplama ve analiz için 1/1/2010 - 31/12/2012 arasındaki dönem esas
alınmıştır.
MADDE 5 – (1) Soruşturma açılmasını müteakip, soruşturma konusu ürünün Bakanlıkça tespit edilen
ithalatçılarına, ÇHC, Hindistan ve Malezya’da yerleşik bilinen üretici/ihracatçılarına, ayrıca soru formlarının anılan
ülkelerde yerleşik diğer üretici/ihracatçılara iletilebilmesini sağlamak amacıyla ÇHC, Hindistan ve Malezya’nın
Ankara’daki Büyükelçiliklerine soruşturmanın açılışına ilişkin bildirimde bulunulmuştur.
(2) Bildirimde, soruşturma açılış Tebliğine, başvurunun gizli olmayan metnine ve soru formlarına erişim hakkında
bilgi verilmiştir.
(3) Taraflara soru formlarını yanıtlamaları için posta süresi dâhil 37 gün süre tanınmış ve süre uzatımı yönündeki
makul talepler karşılanmıştır.
(4) YÜD soruşturma süresince Bakanlık ile işbirliği içinde olmuş ve gerektiğinde talep edilen ilave bilgi ve
belgeleri temin etmiştir. Soruşturma döneminde ithalat gerçekleştirdiği tespit edilen 288 ithalatçı firmaya soruşturma
açılışına ilişkin bildirimde bulunulmuş bu firmaların 82 tanesinden yanıt alınmıştır.
(5) İthalatçı firmalar dışında Ege İhracatçı Birlikleri, Birleşmiş Markalar Derneği ve İstanbul Tekstil ve
Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İTKİB) soruşturmanın açılışı sonrasında soruşturma kapsamında ilgili taraf olarak kabul
edilme taleplerini Bakanlığa iletmişler; söz konusu talepler kabul edilmiştir. Buna ilaveten Türkiye Giyim Sanayicileri
Derneği, Uludağ İhracatçı Birlikleri ve Bursa Ticaret ve Sanayi Odası da soruşturmaya ilişkin görüşlerini Bakanlık ile
paylaşmıştır.
(6) Hindistan’da yerleşik tespit edilebilen 11 üretici/ihracatçı firmaya soruşturma açılışına ilişkin bildirim
gönderilerek işbirliğinde bulunmaları çağrısında bulunulmuştur. Buna karşılık Hindistan’da yerleşik
firmalardan RelianceIndustries Ltd.
(Reliance), Wellknown Polyesters Limited (Welknown), Dodhia Synthetics Limited (Dodhia), WelspunSyntex Limited (
Welspun), Shubhalakshmi Polyester Ltd. (Shubhalakshmi) ve Alok Industries Limited (Alok) firmalarından yanıt
alınmıştır.
(7) Malezya’da yerleşik tespit edilebilen tek üretici/ihracatçı firma olan Recron (Malaysia) SDN.
BHD. firmasıkendisine gönderilen soru formuna yanıt vermiştir.
(8) ÇHC’de yerleşik tespit edilebilen 56 üretici/ihracatçı firmaya soruşturma açılışına ilişkin bildirim gönderilerek
işbirliğinde bulunmaları çağrısında bulunulmuş; bunların 14 tanesinden yanıt alınmıştır. Soru formuna yanıt veren
firmalar, Fujian Billion Polymerization Fiber Technology Industrial Co. Ltd.
(Billion), Jiangsu Deli Chemical FibreCo.,Ltd. (Deli), Jiangsu Hengli Chemical Fibre Co.,Ltd.
(Hengli), Jiangsu Shenghong Science and Technology Co., Ltd.
(Shenghong), Jiangsu Zhonglu Technology Development Co., Ltd. (Zhonglu), Pacific Fantasy Yarn Co. Ltd. ve aracı
firması Pacific International Financial Co. Ltd. (Pacific), Tongkun Group Co., Ltd.
(Tongkun), Tongxiang ZhongchiChemical Fiber Co., Ltd. (Zhongchi), Tongxiang Zhongchen Chemical Fiber Co., Ltd.
(Zhongchen), TongxiangZhongxin Chemical Fiber Co., Ltd.
(Zhongxin), Zhejiang Guxiandao Polyester Dope Dyed Yarn Co., Ltd.
(Guxiandao),Tongkun Group Zhejiang Hengsheng Chemical Fibre Co., Ltd.
(Hengsheng), Tongkun Group Zhejiang Heng TongChemical Fibre Co., Ltd. (Hengtong)
ve Zhejiang Rongxiang Chemical Fibre Co., Ltd. (Rongxiang)’dır.
(9) ÇHC’de yerleşik firmaların soru formlarına verdikleri yanıtlar incelendiğinde Shenghong firması
ile Zhonglufirmasının, Tongkun firması ile Hengsheng ve Hengtong firmalarının, Hengli firması ile Deli
firmasının, Zhongchifirması ile de Zhongchen ve Zhongxin firmalarının ilişkili firmalar olduğu tespit edilmiştir.
Ayrıca Pacific Fantasy YarnCo. Ltd. ve aracı firması Pacific International Financial Co. Ltd. firmalarının üretici olmayıp
aracı ihracatçı firma olarak faaliyet gösterdikleri anlaşılmıştır. Pacific Fantasy Yarn Co. Ltd. firmasına aracı ihracatçı
formu gönderilmiş ancak yanıt alınamamıştır. Bu nedenle adı geçen firma soruşturma kapsamında işbirliğinde
bulunmamış kabul edilmiştir.
(10) ÇHC’de yerleşik işbirliğinde bulunan firmaların sayısının fazla olması nedeniyle Yönetmeliğin 27 ncimaddesi
ile Anti-Damping Anlaşmasının 6.10 maddesi uyarınca örnekleme yöntemine başvurulmuştur. Örnekleme yönteminde
soruşturma döneminde miktar bazında Türkiye’ye en yüksek ihracat payı kıstası göz önüne alınarak
örnekleme dahil edilecek firmalar tespit edilmiştir.
(11) Soruşturma kapsamında, üretici/ihracatçı soru formunu doldurarak Bakanlığa ileten firmaların yanıtları
incelenmiş, tespit edilen eksikliklerin tamamlanması talep edilmiştir. Buna karşılık Hindistan’da
yerleşik ShubhalakshmiPolyester Ltd. firması kendisinden talep edilen eksiklikleri süresi içinde tamamlamadığından
soruşturma kapsamında işbirliğinde bulunmamış kabul edilmiştir.
(12) Hindistan’da yerleşik Welspun firması soru formuna süresi içinde yanıt vermiş olmakla birlikte firmanın
Hindistan’daki idari ofisi ile üretim tesislerinde gerçekleştirilen yerinde doğrulama çalışmaları sırasında firma tarafından
sunulan verilerin teyit edilmesi mümkün olmamıştır. Söz konusu yerinde doğrulama çalışmaları sırasında, soruşturma
konusu ürünün Bakanlığa sunulan üretim maliyetleri firma kayıtlarıyla teyit edilememiş, bahse konu ürünün yurt içi
satışları ile Türkiye’ye yapılan satışlarına ilişkin verilerde eksiklik ve tutarsızlıklar bulunduğu tespit edilmiştir. Teyit
edilemeyen veriler ile eksik ve yanlış olarak sunulan verilerin firma için damping marjı hesaplanması için gereken asgari
koşulları ortadan kaldırdığı anlaşıldığından firmanın soruşturma kapsamında işbirliğinde bulunmadığı kabul edilmiştir.
(13) Hindistan’da yerleşik Dodhia firması da soru formuna süresi içinde yanıt vermiştir. Bununla birlikte, firmanın
soruşturma konusu ürünün üretimine ilişkin sunduğu veriler incelendiğinde firmanın soruşturma konusu iplikleri iç
piyasadaki diğer üreticilerden ham olarak tedarik ettiği, bu iplikleri esaslı olmayan işlemden geçirdikten sonra iç piyasaya
sunduğu veya ihraç ettiği anlaşılmıştır. Adı geçen firmanın bu haliyle soruşturma konusu ipliklerin üreticisi olarak
değerlendirilmesi uygun görülmediğinden firma için damping marjı tespiti yapılmamıştır.
(14) Soruşturma sonucunda alınacak karara esas teşkil edecek bilgi, bulgu, tespit ve değerlendirmeleri içeren nihai
bildirim yukarıda adı geçen üretici/ihracatçı firmalar ile soruşturma konusu ülkelerin Ankara’daki Büyükelçiliklerine, yerli
üreticilere ve soruşturma kapsamında işbirliğinde bulunan ithalatçılara iletilmiş ve yapılan tespit ve değerlendirmelere
ilişkin görüşlerini Bakanlık ile paylaşmaları istenmiştir. Üretici/ihracatçıların soruşturmaya ilişkin görüşlerini sözlü olarak
da Bakanlık ile paylaşmalarını temin etmek üzere, bahse konu firmalar dinleme toplantısı talep etmeye davet edilmiştir.
Gelen talepler doğrultusunda Reliance, Recron, Wellknown, Dodhia, Welspun, Alok, Billion veHengli firmaları
için 17/7/2014 tarihinde dinleme toplantıları düzenlenmiştir. Buna ilaveten, ilgili tüm tarafların katılımına açık
olarak 18/7/2014 tarihinde kamu dinleme toplantısı düzenlenmiştir.
(15) İlgili tarafların soruşturma süresince Bakanlık ile paylaştığı tüm bilgi, belge ve görüşler ile dinleme
toplantılarında dile getirdikleri hususlar incelenmiş, mezkur görüşlerden soruşturma kapsamında değerlendirilebilecek
olanlara bu Tebliğin ilgili kısımlarında yer verilmiştir. Ayrıca, ilgili taraflardan alınan bilgi ve belgelerin gizli olmayan
nüshaları talep eden bütün ilgili tarafların bilgisine sunulmak üzere hazır tutulmuştur.
MADDE 6 – (1) Yönetmeliğin 21 inci maddesi çerçevesinde yerli üretici Korteks firmasının Bursa’daki idari
ofisleri ile üretim tesislerinde 7-8/11/2013 tarihlerinde, Hindistan’da yerleşik Wellknown firmasının idari ofisinde 27-
29/1/2014 tarihlerinde, Reliance firmasının idari ofisi ile üretim tesislerinde 30/1/2014 – 1/2/2014
tarihlerinde, Welspunfirmasının idari ofisi ile üretim tesislerinde 3-5/3/2014 tarihlerinde, Alok firmasının idari ofisi ve
üretim tesislerinde 6-8/3/2014 tarihlerinde ve Malezya’da yerleşik Recron firmasının idari ofisi ile üretim tesislerinde 8-
10/4/2014 tarihlerinde yerinde doğrulama soruşturmaları gerçekleştirilmiştir.
İKİNCİ BÖLÜM
Soruşturma Konusu Ürün ve Benzer Ürün
MADDE 7 – (1) Soruşturma konusu ürün piyasada poliester düz iplik olarak bilinen, Türk Gümrük Tarife
Cetvelinde ise 5402.47 GTP’sinde sınıflandırılan ve “diğerleri, poliesterlerden” olarak tanımlanan ipliklerdir.
(2) Söz konusu iplikler yüksek çekim oranında çekilerek nihai moleküler oryantasyona getirilmiş eriyik haldeki
polietilen tereftalat polimerden devamlı lifler haline getirilmiş tek bir filament veya filamentler topluluğudur.
(3) Bu iplikler, diğer poliester ipliklere göre özellikle de tekstüre ipliklere göre daha düz bir yapıya
sahiptir.Tekstüre ipliklere üretim esnasında özel olarak kıvrım verilerek kabarık bir yapı kazandırılıp doğal elyaf
görünümüne kavuşturulurken düz iplikler daha düz, parlak ve sentetik bir görünümdedir.
(4) Söz konusu iplikler her türlü ev tekstili, perdelik, döşemelik, yatak örtüleri, masa örtüleri, halı, dar dokuma,
etiketler, ayakkabı kumaşı ve bağcığı, otomotiv tekstilleri, teknik tekstiller, üst giyim, mont, pardösü, bayan giyim, astarlık
kumaşlar, örme kumaşlar gibi çok çeşitli ürünlerin üretiminde kullanılabilmektedir.
(5) Soruşturmaya konu ürünün bazı ithalatçıları başta 20 denye gibi ince ipliklerde olmak üzere YÜD tarafından
üretilen ürünlerde kalite sorunları yaşandığını, ithal ürünlerin dokumada çözgü aşamasında daha iyi sonuçlar verdiğini öne
sürmüştür. YÜD, bu iddiaya ilişkin yanıtında üretimin modern makine ve kalite kontrol cihazları kullanılarak yapıldığını,
2012 yılı itibariyle soruşturma konusu ipliklerde müşteri şikayet oranının %0,52 ile dünya ortalamasının altında
gerçekleştiğini ifade etmiştir. Nihai bildirim sonrasında, İTKİB tarafından YÜD tarafından verilen bu yanıtın
objektiflikten uzak olduğu öne sürülmüş ancak bu iddianın gerekçesi açıklanmadığı gibi savunulan görüşe ilişkin herhangi
bir kanıt ortaya konulmamıştır.
(6) İthalatçılar tarafından ayrıca, YÜD’ün 40/24 ham yarı mat, 300d/576f (mikro flaman); 150d/96f, 30D/1F,
40D/1F, 50D/1F ve 60D/1F ipliklerde; 450 denye üzeri, “low melting yarn” olarak tabir edilen 160-180 derece sıcaklıkta
eriyen ipliklerde; tam mat ve dikdörtgen kesitli ipliklerde ve yarı mat beyaz ve parlak trilobal ekru ve dikdörtgen kesitli
ipliklerde üretiminin olmadığını öne sürmüşlerdir. Bu iddialara yanıt olarak YÜD, low melting ipliklerin ürün gamı içinde
bulunmadığını, tekstil alanında tercih edilmeyen 40D/1F, 50D/1F ve 60D/1F iplikler haricinde diğer tüm ürünlerin ürün
gamında olduğunu ve taleplerin derhal karşılanabileceğini ifade etmiştir.
(7) İthalatçı firmalar, YÜD tarafından 50/24 yarı mat ipliklerin talebinin anında karşılanamadığını; 20D/1F ve
30D/1F ipliklerde YÜD’ün yeterli mukavemet ve esnekliği tutturamadığını; 20D mono filament parlak ipliğin yeterli
kalitede üretilemediğini; 300D/96F ipliklerin boyama aşamasında sorun çıkardığını öne sürmüşlerdir. Bu iddialara yanıt
olarak YÜD, 50/24 yarı mat ipliklerde stoklarının bulunduğunu talebin anında karşılanabileceğini;
mono filamentipliklerde 2012 yılında 131 müşteriye 300 ton kadar satış gerçekleştiğini önemli düzeyde bir şikâyetle
karşılaşılmadığını; 20D/1F ve 30D/1F ipliklerde üretimin gerçekleştirildiğini ve laboratuvar testlerinde yerli ürünün ithal
ürünlere göre daha başarılı sonuçlar verdiğini; 150 denye üstü ipliklerin stok miktarının 2012 yılında 2.100 ton
seviyesinde gerçekleştiğini, talep olması halinde üretimin yapılabileceğini; 300 denye ipliklerin 2012 yılında 1.344 ton
satıldığını buna karşılık müşterilerden olumsuz bir geri dönüş alınmadığını ifade etmiştir.
(8) Gerek soruşturma esnasında ilgili taraflarca sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde gerekse
üreticiler nezdinde gerçekleştirilen yerinde doğrulama çalışmalarındaki tespitler çerçevesinde, soruşturma konusu ürün ile
yerli üretim tarafından imal edilen ürün arasında üretim teknolojisi, teknik özellikleri, kullanım alanları ve tüketici
algılaması bakımından farklılık olmadığı görülmüştür. Soruşturmaya konu ülkelerden ithal edilen ürünler ile YÜD
tarafından üretilen ürünlerin doğrudan rekabet içinde bulunduğu da tespit edildiğinden YÜD tarafından üretilen ürünün
Yönetmeliğin 4 üncü maddesi çerçevesine benzer ürün olarak kabul edilebileceği anlaşılmıştır.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Dampinge İlişkin Belirlemeler
MADDE 8 – (1) Damping belirlemesi için 1/1/2012–31/12/2012 tarihleri arası soruşturma dönemi olarak kabul
edilmiştir.
(2) Hindistan, Malezya ve ÇHC’den işbirliğine gelen ve ÇHC için örnekleme dahil edilen üretici/ihracatçı firmalar
bakımından normal değerin ve ihraç fiyatının nasıl belirlendiği ve damping marjı hesabına ilişkin ayrıntılı bilgiler
işbirliğine gelen firmalar ile kendileri için özel olarak hazırlanan firma bildirimlerinde paylaşılmıştır.
(3) İşbirliğine gelen ve piyasa ekonomisi koşullarında faaliyet gösterdiği kabul edilen Malezya ve Hindistan’da
yerleşik üretici-ihracatçı firmalar için firma özel bildirimlerinde aksi belirtilmediği sürece normal değer, ihraç fiyatı
vedamping marjı aşağıda belirtildiği şekilde tespit edilmiştir.
(4) İşbirliğine gelen ve örnekleme dahil edilen ancak piyasa ekonomisi koşullarında faaliyet göstermediği aşağıda
açıklandığı şekilde kabul edilen ÇHC’de yerleşik üretici/ihracatçı firmalar için ise normal değer, Yönetmeliğin
7 ncimaddesi hükümleri çerçevesinde belirlenmiştir.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Piyasa Ekonomisi Koşullarında Faaliyet Gösteren
Üretici-İhracatçı Firmalar İçin Normal Değer
MADDE 9 – (1) Yönetmeliğin 5 inci maddesi hükmü gereğince, işbirliğine gelen üretici/ihracatçı firmaların
menşe ülkedeki iç piyasa satışlarının normal değer tespitinde kullanılıp kullanılmayacağının belirlenmesi için genel ve
ürün tipleri bazında temsil testi uygulanmaktadır. Buna göre, benzer mal satışlarının miktar bazında Türkiye’ye
gerçekleştirilen satışların %5’ini veya daha fazlasını oluşturması halinde normal değer, normal ticari işlem çerçevesinde
kabul edilen iç piyasa satışları esasında, aksi halde oluşturulmuş normal değer esasında belirlenmektedir.
MADDE 10 – (1) Yönetmeliğin 5 inci maddesi hükümleri gereğince, işbirliğine gelen üretici/ihracatçı firmaların
menşe ülkedeki iç piyasa satışlarının normal değer tespitinde kullanılıp kullanılmayacağının belirlenmesi için ürün tipleri
bazında normal ticari işlem testi uygulanmaktadır. Buna göre;
a) Benzer ürünün tip bazında ağırlıklı ortalama net satış fiyatının (indirimler, vergiler ve iadeler düşülerek
hesaplanmış) ağırlıklı ortalama birim maliyetinin üzerinde olduğu durumlarda normal değer;
i) Birim maliyetin üzerindeki satış miktarının ürün tipinin toplam satış miktarının %80’ini veya daha fazlasını
oluşturması halinde, soruşturma dönemi boyunca gerçekleşen tüm iç piyasa satış işlemlerinin (kârlı ya da kârsız) ağırlıklı
ortalaması esasında,
ii) Birim maliyetin üzerindeki satış miktarının ürün tipinin toplam satış miktarının %80’inden daha azını
oluşturması halinde ise soruşturma dönemi boyunca gerçekleşen yalnızca kârlı iç piyasa satış işlemlerinin ağırlıklı
ortalaması esasında belirlenmektedir.
b) Benzer ürünün tip bazında ağırlıklı ortalama net satış fiyatının, ağırlıklı ortalama birim maliyetinin altında
olması halinde normal değer, soruşturma dönemi boyunca kârlı iç piyasa satış işlemlerinin ağırlıklı ortalaması esasında
belirlenmektedir.
c) Benzer ürününün tip bazında kârlı satış işlemi olmaması halinde normal değer, oluşturulmuş normal değer
esasında belirlenmektedir.
MADDE 11 – (1) İşbirliğine gelen üretici/ihracatçı firmalar için Yönetmeliğin 5 inci maddesi hükmü gereğince iç
piyasa satışlarının esas alındığı hallerde normal değer, menşe ülkenin iç pazarında benzer ürün için normal ticari işlemler
çerçevesinde bağımsız alıcılar tarafından ödenmiş olan veya ödenmesi gereken fiyatlar esasında belirlenmiştir.
MADDE 12 – (1) Oluşturulmuş normal değer, işbirliğine gelen üretici/ihracatçı firmalardan temin edilen benzer
ürünün tip bazındaki imalat maliyeti ile satış, genel ve idari giderlerine makul oranda bir kârın eklenmesi suretiyle
hesaplanmıştır.
(2) Hindistan’da yerleşik Reliance, Alok ve Wellknown firmaları ile Malezya’da yerleşik Recron firması nihai
bildirime ilişkin yanıtlarında, oluşturulmuş normal değer yöntemine başvurulduğu hallerde üretim maliyeti içerisinde yer
alan bazı giderlerin ihraç fiyatından düşürülerek fiyatın fabrika çıkış aşamasına getirildiğini; buna karşılık oluşturulmuş
normal değer hesaplamasında aynı giderlerin üretim maliyetlerinden düşürülmediğini öne sürerek bu hesaplamaların
düzeltilmesini talep etmişlerdir.
(3) İhraç fiyatının fabrika çıkış aşamasına getirilmesi aşamasında üretim maliyetleri içerisinde yer alan tüm genel
üretim giderleri birim ihraç fiyatından düşürülmemektedir. Öte yandan, sadece Türkiye’ye satışı olan ürün tipleri için
imalat maliyeti üzerine eklenen satış, genel ve idari giderler ile finansal maliyetler iç piyasa satışları için geçerli olan
oranlar kullanılarak düzeltilmektedir. Buna ilaveten, üretim maliyetlerinin üzerine firma verilerinden hareketle hesaplanan
makul kâr oranı uygulanarak fabrika çıkış aşamasındaki normal değer oluşturulurken de iç piyasa satışlarında geçerli olan
giderlerin ortalama oranı tespit edilmekte, üretim maliyetlerinden bu oran nispetinde indirim yapılarak ihraç fiyatı ile
oluşturulmuş normal değer aynı ticari aşamaya getirilmektedir. Bu itibarla, nihai bildirim sonrasında damping marjı
hesaplamasında bir değişiklik yapılmasına gerek görülmemiştir.
BEŞİNCİ BÖLÜM
Piyasa Ekonomisi Uygulamayan Ülkelerde Faaliyet Gösteren
Üretici-İhracatçı Firmalar İçin Normal Değer
MADDE 13 – (1) Yönetmeliğin ek 1 inci maddesi hükmü uyarınca, piyasa ekonomisi uygulamayan ülkelerden
yapılan ithalata yönelik damping soruşturmalarında, ilgili ülkedeki soruşturmaya tabi üreticilerin soruşturma konusu
ürünün üretiminde ve satışında bahse konu maddede belirtilen ölçütler çerçevesinde piyasa ekonomisi koşullarının geçerli
olduğunu yeterli delillerle göstermesi halinde bu üreticiler için normal değerin tespitinde Yönetmeliğin 5 inci maddesi;
aksi durumda ise Yönetmeliğin 7 nci maddesi uygulanmaktadır.
(2) Bu itibarla, soruşturma kapsamında işbirliğinde bulunan ÇHC’de yerleşik Hengli, Billion, Deli
ve Guxiandaofirmaları piyasa ekonomisi koşullarında faaliyet gösterdiklerini öne sürerek kendileri için normal değerin
tespitinde Yönetmeliğin 5 inci maddesinin uygulanmasını talep etmişlerdir.
(3) ÇHC’de yerleşik işbirliğinde bulunan diğer firmalar ise piyasa ekonomisi şartlarında faaliyet göstermediklerini
fakat soruşturma döneminde Türkiye’ye gerçekleştirdikleri ihracatın miktar ve değerleri dikkate alınarak kendileri için
bireysel damping marjı hesaplanmasını talep etmişlerdir.
(4) Piyasa ekonomisi koşullarında faaliyet gösterdiğini iddia eden firmalar için yapılan değerlendirmede öncelikle
adı geçen firmaların tabi olduğu Ticaret Kanunu, İş Kanunu, Eşya Kanunu, İflas Kanunu ve Muhasebe Kanunu
incelenmiştir.
(5) Gerçekleştirilen inceleme neticesinde;
a) 31/10/1999 tarihli Muhasebe Kanununun 8 inci (1 inci fıkra) ve 36 ncı maddelerinde (2 nci fıkra);
b) 27/8/2006 tarihli İflas Kanununun 76 ncı (2,3,7,8 ve 9 uncu fıkraları); 89 uncu (2 nci fıkra) maddelerinde;
c) 16/03/2007 tarihli Eşya Kanununun 22 nci, 43 üncü, 45 inci, 48 inci, 53 üncü, 58 inci, 119 uncu, 209 uncu ve
246 ncı maddelerinde;
d) 5/07/1994 tarihli ve 28 numaralı İş Kanununun 9 uncu, 44 üncü, 46 ncı (2 nci fıkra), 48 inci (1 inci fıkra) ve
106 ncı maddelerinde;
e) 27/10/2005 tarihli Ticaret Kanununun 19 uncu, 65 ila 71 inci maddeleri ile 214 üncü maddesinde;
ÇHC’nin merkez ve taşra otoritelerine verilen yetkiler çerçevesinde şekillenen iş ortamında Yönetmeliğin ek 1 inci
maddesinin birinci fıkrasının (d) ve (e) bentlerinde ifade edilen unsurların oluşmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
(6) Buna ilaveten, yapılan reformlara rağmen Hukou veya Huji olarak bilinen daimi ikamet izin siteminin halen
yürürlükte olduğu ve ÇHC merkezi ve yerel idaresinin üretimin temel girdilerinden biri olan işgücünün serbest dolaşımını
kısıtladığı ve işçi ücretlerinin piyasa koşullarında oluşmasını engellediği tespit edilmiştir. Hukou sisteminde son dönemde
yapılan reformların mevcut sistemi tam olarak ortadan kaldırmadığı, buna karşılık sistemin işleyişine ilişkin yetkilerin bir
kısmının merkezi idareden yerel otoritelere devredildiği ve uygulamada işgücü üzerindeki baskının devam ettiği
anlaşılmaktadır.
(7) Öte yandan, ÇHC’de arazi mülkiyeti kollektif olup devlet tarafından idare edilmekte ve özel mülkiyete izin
verilmemektedir. Sınırlı olan arazi kullanım hakları devlet tarafından belirli aralıklarla firmalara verilmekte ancak bu
hakların kullanımı yine devlet iznine tabi olmaktadır. Piyasa ekonomisi talebinde bulunan Hengli ve Billion firmalarının
tesislerinin bulunduğu arazilerin kendilerine ait olmayıp bu arazilerin kullanım haklarına sahip oldukları ancak söz konusu
kullanım haklarına ilişkin fiyatlamanın ve amortismanın nasıl belirlendiğinin şeffaf olmadığı görülmüştür. Nitekim bu
firmaların araziye ilişkin muhasebe kayıtlarını “maddi olmayan varlıklar” kalemi altında tutmakta oldukları tespit
edilmiştir. Bu kapsamda devletin temel üretim girdilerinden biri olan arazi üzerinde mutlak söz sahibi olduğu ve
dolayısıyla üretimin temel girdilerinden birisi olan arazinin değerinin piyasa koşullarında oluşmadığı anlaşılmaktadır.
(8) Tüm bu değerlendirmeler ışığında, adı geçen firmaların piyasa ekonomisi koşulları altında faaliyet
gösterdikleri iddiası kabul edilmemiş, bu nedenle bu firmalar için normal değerin tespitinde Yönetmeliğin 7 nci maddesi
hükmüne uygun olarak oluşturulmuş normal değer yöntemine başvurulmuştur.
MADDE 14 – (1) Yönetmeliğin 7 nci maddesi çerçevesinde ve yukarıdaki açıklamalar ışığında, ÇHC'de yerleşik
işbirliğinde bulunan firmalar için normal değer Türkiye'de benzer malın birim imalat maliyetine genel, idari ve satış
giderleri ile makul bir kârın eklenmesiyle oluşturulmuştur.
(2) Tongkun firması tarafından ÇHC’de yerleşik firmalar için normal değerin tespitinde Türkiye’nin emsal ülke
olarak seçilmesine itiraz edilmiş, iki ülke arasında işgücü maliyetleri, enerji maliyetleri ve diğer girdi maliyetleri ile ithalat
rejimi, üretim ölçekleri ve iç piyasa talep koşulları bakımından büyük farklılıklar olduğu öne sürülmüştür. Bu itibarla,
soruşturma konusu ülkelerden Hindistan’ın emsal ülke olarak daha makul olduğu savunulmuştur.
(3) Türkiye ve ÇHC arasında, adı geçen firma tarafından öne sürülen hususlarda önemli farklılıklar bulunduğu
doğru olmakla birlikte, ÇHC’de yerleşik firmaların piyasa koşullarında faaliyet göstermediğinin kabul edilmesine neden
olan en önemli unsurlar bizatihi bu farklılıklardan kaynaklanmaktadır. Emsal ülke seçiminde, ÇHC koşullarına benzer
şartlara sahip bir ülke seçimi yapmaktan ziyade piyasa koşulları altında faaliyet gösteren bir firma davranışının maliyetlere
ve iç piyasa satışlarına nasıl yansıdığının tespit edilmesi önem kazanmaktadır.
(4) Bu değerlendirmeye rağmen, Hindistan’da yerleşik firmaların verileri incelendiğinde firmalar arasında
Hindistan Hükümeti tarafından uygulanan farklı teşvik programları nedeniyle maliyetlerde önemli düzeyde ayarlama
yapılmak zorunda kalındığı görülmektedir. Bu itibarla, Hindistan’da firma özelinde değişkenlik gösteren maliyet ve
fiyatlandırma yapısının mevcut olduğu dikkate alınarak söz konusu talebin kabulü uygun görülmemiştir.
(5) Bununla beraber, normal değerin tespitinde Türkiye’deki maliyet koşullarının münhasır özellikleri dikkate
alınmış, soruşturmaya konu ürün tipleri için normal değer tespiti yapılırken, Türkiye’deki maliyet verileri olduğu gibi
kabul edilmeyerek ÇHC’de yerleşik işbirliğinde bulunan firmaların lehine olacak şekilde hammadde, işgücü,
enerji,amortisman ve genel, idari ve satış giderlerinde çeşitli ayarlamalar yapılmıştır.
ALTINCI BÖLÜM
İhraç Fiyatı
MADDE 15 – (1) İşbirliği yapan üretici-ihracatçı firmalar için ihraç fiyatı kural olarak Türkiye’ye satışlarında
bağımsız alıcılarca fiilen ödenen fiyat esasında belirlenmiştir.
YEDİNCİ BÖLÜM
Damping Marjları
MADDE 16 – (1) Adil bir karşılaştırmanın yapılabilmesini teminen, normal değer ile ihraç fiyatı mümkün olduğu
ölçüde fabrika çıkış aşamasına getirilerek aynı aşamada karşılaştırılmıştır.
(2) Yönetmeliğin 10 uncu maddesi hükmü gereğince, ilgili taraflarca fiyat karşılaştırmasını etkilediği ileri sürülen
hususlar değerlendirilmiş ve kalite sınıflandırması, taşıma, sigorta, yükleme ve bindirme masrafları, paketleme giderleri,
ödeme koşulları, ticarî aşama farklılığı, indirim, geri ödeme, banka masrafları, vergi iadesi gibi belgelendirilen,
uygulanabilir ve haklı görülen ayarlamalar yapılmıştır.
(3) Hindistan’da yerleşik Reliance firması tarafından gerek firma nezdinde gerçekleştirilen yerinde doğrulama
çalışmaları sırasında gerekse sonrasında sunulan yazılı açıklamada Türkiye’ye yapılan satışlar için Hindistan yetkili
makamlarından tahsil edilen vergi iadelerinin fiyat karşılaştırması yapılırken dikkate alınması talep edilmiştir.
(4) Firma tarafından sunulan görüşte, Hindistan’daki vergi iadesi sisteminin işleyişine dair açıklamalar
sunulmuştur. Buna göre vergi iade oranları, Hindistan Maliye Bakanlığı tarafından oluşturulan bir Komite tarafından tespit
edilmektedir. Oranların belirlenmesi için ilgili Komite, Hindistan Ticaret Bakanlığı bünyesindeki ilgili sektöre ait ihracat
konseylerinden firmalarca ödenmekte olan gümrük vergisi dahil tüm vergilere ilişkin bilgi talep etmektedir. Soruşturma
konusu üründe ilgili konsey Sentetik ve Suni [Ürünler] İhracatını Teşvik Konseyidir. Adı geçen Konsey, ilgili üretim
dalından bu konuda veri talep etmekte; sunulan verileri değerlendirdikten sonra vergi iadesi oranları Komite tarafından
tespit edilmektedir.
(5) Vergi iadesi oranlarının tespitinde Hindistan yetkili makamları tarafından Standart Girdi Çıktı Kuralları
belgesinde belirlenen girdiler için gümrük vergileri dahil ödenmesi öngörülen tüm vergiler dikkate alınmaktadır. Bununla
beraber uygulamada, firmaların ihraç ettikleri ürünlerin üretiminde ihtiyaç duydukları girdileri temin ederken ödedikleri
gümrük vergileri dahil tüm vergilerin iadesini almadıkları; ihracat işlemlerinin FOB değeri üzerinden belirlenen oranda bir
vergi iadesi almaya hak kazandıkları görülmektedir. Dolayısıyla hak kazanılan vergi iadesinin tutarı ödemesi yapılan vergi
ve diğer yükümlülüklerden farklı olabilmektedir. Firmanın belirlediği FOB değeri hak edilen vergi iadesinin ödenen
vergilerden yüksek olması sonucunu doğurabilmektedir.
(6) Bu açıklamalar ışığında, Reliance firması ile Hindistan’da yerleşik diğer firmalar tarafından fiyat
karşılaştırması yapılırken dikkate alınması talep edilen vergi iadesi ayarlamasının kabul edilmesi uygun görülmemiştir.
(7) Nihai bildirim sonrasında, Hindistan’da yerleşik işbirliğinde bulunan firmalarca vergi iadesi ayarlamasının
kabul edilmemesine itiraz edilmiştir. Bununla beraber, söz konusu itirazlarda yukarıdaki tespitlerin geçerliliğini ortadan
kaldıracak bir husus bulunmadığı değerlendirilmiştir.
(8) Hindistan yetkili makamlarınca uygulanmakta olan diğer programlara ilişkin ayarlama talepleri hakkındaki
değerlendirmeler firma özel bildirimlerinde paylaşılmıştır.
MADDE 17 – (1) Yönetmeliğin 11 inci maddesi hükmü çerçevesinde damping marjları, normal değer ile ihraç
fiyatlarının ağırlıklı ortalamalarının karşılaştırılması suretiyle hesaplanmıştır. Damping marjının belirlenmesinde
kullanılan yöntem ile yapılan hesaplamalar, firma özel bildirimlerinde ayrıntılı olarak gösterilmiştir. İşbirliğine gelmeyen
veya işbirliğine gelmemiş kabul edilen firmalar için damping marjı tespiti Yönetmeliğin 26 ncı maddesi hükmüne göre
yapılmıştır.
(2) ÇHC’den işbirliğine geldiği kabul edilmekle birlikte örneklem dışında kalan firmalar için damping marjı,
örnekleme dahil firmaların damping marjlarının ağırlıklı ortalaması alınarak hesaplanmıştır.
(3) Buna göre, soru formuna cevap veren üretici/ihracatçı firmalar ile işbirliğinde bulunmayan diğer firmalar için
CIF bedelin yüzdesi olarak hesaplanan damping marjları aşağıda yer almaktadır.
Ülke/ Firma
CIF Değerin
Yüzdesi olarak
Damping Marjı
MALEZYA
Recron (Malaysia) SDN. Bhd. 8,89
Malezya’da yerleşik diğer firmalar
9,52
HİNDİSTAN
Reliance Industries Limited 9,95
Alok Industries Ltd. 11,90
Wellknown Polyesters Ltd. 14,28
Hindistan’da yerleşik diğer firmalar
17,38
ÇHC
Fujian Billion Polymerization Fiber Technology Industrial Co. Ltd. 38,42
Jiangsu Hengli Chemical Fibre Co.,Ltd. 30,15
Tongkun Group Co., Ltd. 31,72
Tongxiang Zhongchi Chemical Fiber Co., Ltd. 38,47
Jiangsu Deli Chemical Fibre Co.,Ltd.
33,77
Jiangsu Shenghong Science and Technology Co., Ltd.
Jiangsu Zhonglu Technology Development Co., Ltd.
Tongxiang Zhongchen Chemical Fiber Co., Ltd.
Tongxiang Zhongxin Chemical Fiber Co., Ltd.
Zhejiang Guxiandao Polyester Dope Dyed Yarn Co., Ltd.
Tongkun Group Zhejiang Hengsheng Chemical Fibre Co., Ltd.
Tongkun Group Zhejiang Heng Tong Chemical Fibre Co., Ltd.
Zhejiang Rongxiang Chemical Fibre Co., Ltd.
ÇHC’de yerleşik diğer firmalar 48,88
SEKİZİNCİ BÖLÜM
Zarara İlişkin Belirlemeler
MADDE 18 – (1) Yönetmeliğin 17 nci maddesi çerçevesinde, soruşturma konusu ülkeler menşeli ithalatın
hacminde mutlak anlamda veya Türkiye tüketimine oranla önemli ölçüde bir artış olup olmadığı incelenmiştir. Zarar
incelemesine esas dönem 2010-2012 yılları olarak belirlenmiştir.
(2) Soruşturma konusu ürünün Türkiye’ye genel ithalatı ve bahse konu ülkelerden yapılan ithalatın incelenmesinde
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verileri kullanılmıştır.
MADDE 19 – (1) Soruşturma konusu ürünün genel ithalatı 2010 yılında 73.861 ton, 2011 yılında 93.470 ton ve
2012 yılında ise 109.188 ton olarak gerçekleşmiştir.
(2) Toplam ithalatın ortalama birim fiyatlarının 2010 yılında 2,38 ABD Doları/Kg olarak gerçekleştiği, 2011
yılında 2,53 ABD Doları/Kg seviyesine yükseldikten sonra 2012 yılında 2,34 ABD Doları/Kg’a gerilediği görülmektedir.
MADDE 20 – (1) ÇHC menşeli ithalatın gelişimi incelendiğinde, 2010 yılında 20.830 ton olarak gözlenen ithalat
miktarının, 2011 ve 2012 yıllarında yükselişini sürdürerek sırasıyla 36.756 ton ve 52.840 ton olarak gerçekleştiği
görülmektedir.
(2) ÇHC menşeli ithalatın genel ithalat içerisindeki payının 2010 ve 2011 yıllarında sırasıyla %28 ve %39
seviyesinde gerçekleştiği, 2012 yılı verilerine göre ise %48’e yükseldiği görülmektedir.
(3) ÇHC’den gerçekleştirilen ithalatın ortalama birim fiyatları, 2010 ve 2011 yıllarında sırasıyla 2,21 ABD
Doları/Kg ve 2,31 ABD Doları/Kg iken, 2012 yılında 2,13 ABD Doları/Kg seviyesine gerilemiştir.
(4) 2010 ve 2011 yıllarında sırasıyla 5.120 ve 11.079 ton olan Hindistan menşeli ithalat, 2012 yılı verilerine göre
10.228 ton olarak gerçekleşmiştir. Bu dönemde Hindistan menşeli ithalatın genel toplam ithalat içerisindeki payı
incelendiğinde ise 2010 yılında %7 olan ithalat içi payın 2011 yılında büyük artış göstererek %12’ye ulaştığı, 2012 yılında
ise %9 seviyesinde gerçekleştiği görülmektedir.
(5) Hindistan’dan gerçekleştirilen ithalatın ortalama birim fiyatlarına bakıldığında, 2010 ve 2011 yıllarında
sırasıyla 2,14 ABD Doları/Kg ve 2,23 ABD Doları/Kg olan birim fiyatın, 2012 yılı sonunda 2,06 ABD Doları/Kg
seviyesine gerilediği görülmektedir.
(6) 2010 yılında 19.471 ton olan Malezya menşeli ithalat, 2011 yılında 15.423 ton seviyesine gerilemiştir. 2012
yılında ise 16.213 ton olarak gerçekleşmiştir. Aynı dönemde Malezya menşeli ithalatın toplam ithalat içerisindeki payı
incelendiğinde ise 2010 ve 2011 yıllarında sırasıyla %26 ve %16 olan ithalat içi payın 2012 yılında azalış göstererek %15
olarak gerçekleştiği görülmektedir.
(7) Malezya’dan gerçekleştirilen ithalatın ortalama birim fiyatlarına bakıldığında, 2010, 2011 yıllarında yükseliş
gösteren birim fiyatların sırasıyla 2,00 ABD Doları/Kg ve 2,19 ABD Doları/Kg olarak gerçekleştiği, 2012 yılı sonunda
tekrar gerileyerek 1,96 ABD Doları/Kg seviyesine düştüğü görülmektedir.
(8) Soruşturmaya konu ülkelerden gerçekleştirilen ithalatın gelişimi toplu olarak incelendiğinde 2010 yılında
45.421 ton olan toplam ithalatın, 2011 yılında 63.259 ton seviyesine ulaştığı, 2012 yılında ise 79.282 ton olarak
gerçekleştiği görülmektedir. Aynı dönemde üç ülke menşeli ithalatın toplam ithalat içerisindeki payı ise 2010 ve 2011
yıllarında sırasıyla %61 ve %68 olarak gerçekleşmiş 2012 yılında ise %73’e ulaşmıştır.
(9) Soruşturma konusu ülkelerden gerçekleştirilen ithalatın ortalama birim fiyatlarına bakıldığında 2010 ve 2011
yıllarında yükseliş gösteren birim fiyatların sırasıyla 2,11 ABD Doları/Kg ve 2,27 ABD Doları/Kg olarak gerçekleştiği,
2012 yılında ise gerileyerek 2,09 ABD Doları/Kg seviyesine düştüğü görülmektedir.
MADDE 21 – (1) Üçüncü ülkelerden gerçekleştirilen ithalata bakıldığında, 2010 yılında 28.440 ton olan ithalat
miktarının 2011 ve 2012 yıllarında sırasıyla 30.211 ve 29.906 ton olarak gerçekleştiği görülmektedir. Üçüncü ülkeler
menşeli ithalatın genel ithalat içerisindeki payı ise 2010 yılında %38,5, 2011 yılında %32, 2012 yılında %27 olarak
gerçekleşerek incelenen dönem süresince gerilemiştir.
(2) Bahse konu üçüncü ülkelerden gerçekleştirilen ithalatın ortalama birim fiyatlarına bakıldığında da, 2010
yılında 2,80 ABD Doları/Kg olan ortalama birim fiyatın 2011 yılında yükselerek 3,09 ABD Doları/Kg’a ulaştığı
görülmektedir. 2012 yılı ortalama birim fiyat ise 3,02 ABD Doları/Kg olarak kaydedilmiştir.
MADDE 22 – (1) Türkiye toplam benzer mal tüketimi ve pazar büyüklüğünün tespit edilmesi için yerli üreticilerin
toplam yurt içi satışları ile toplam ithalat verileri toplanmıştır. Buna göre 2010 yılında 100 birim kabul edilen toplam
benzer mal tüketimi, 2011 yılında 109 birime, 2012 yılında ise 116 birime yükselmiştir.
(2) Yerli üreticilerin toplam pazar payı 2010 yılında 100 birim olarak kabul edildiğinde 2011 yılında 71 birime,
2012 yılında ise 50 birime gerilemiştir.
(3) YÜD’ün toplam Türkiye piyasasından aldığı pazar payı 2010 yılında 100 birim olarak kabul edildiğinde 2011
yılında 71 birime, 2012 yılında ise 48 birime gerilemiştir.
(4) ÇHC menşeli ithalatın toplam Türkiye pazarından aldığı pay 2010 yılında 100 birim olarak kabul edildiğinde,
2011 yılında 161 birime yükselmiş, 2012 yılında ise 219 birim olarak gerçekleşmiştir.
(5) Hindistan menşeli ithalatın toplam Türkiye pazarından aldığı pay 2010 yılında 100 birim olarak kabul
edildiğinde, 2011 yılında 198 birime yükselmiş, 2012 yılında ise 172 birim olarak gerçekleşmiştir.
(6) Malezya menşeli ithalatın toplam Türkiye pazarından aldığı pay 2010 yılında 100 birim olarak kabul
edildiğinde, 2011 ve 2012 yıllarında 72 birim olarak gerçekleşmiştir.
(7) Soruşturma konusu ülkelerin toplam pazar payları incelendiğinde ise 2010 yılında 100 birim olan pazar payının
2011 yılında 127 birime yükselmiş, 2012 yılında ise 151 birim olarak gerçekleşmiştir.
(8) Üçüncü ülkeler menşeli ithalatın toplam pazar payı endeksine bakıldığında ise 2010 yılında 100 birim olan
endeks değerinin 2011 yılında 97 birime gerilediği, 2012 yılında ise 91 birim olarak gerçekleştiği görülmektedir.
DOKUZUNCU BÖLÜM
Dampingli İthalatın Yerli Üretici Fiyatları Üzerindeki Etkisi
MADDE 23 – (1) Yönetmeliğin 17 nci maddesinin ilgili hükümleri çerçevesinde dampingli ithalatın yerli üretim
dalının satış fiyatları üzerindeki etkisi değerlendirilirken işbirliğine gelen ihracatçıların sunduğu fiyatlar ile ithalatın
fiyatları kullanılarak fiyat kırılması hesaplanmıştır. Fiyat kırılması, ithal ürün fiyatlarının Türkiye piyasasında yerli
üreticinin yurt içi satış fiyatlarının yüzde olarak ne kadar altında kaldığını göstermektedir.
(2) Fiyat kırılması analizinde soruşturma konusu ülkelerin toplam ithalat verileri kullanılarak tespit edilen CIF
ithal fiyatlarının üzerine gümrük vergisi ve diğer ithalat masrafları ilave edilerek bulunan soruşturma konusu ürünün
Türkiye piyasasına giriş fiyatları, yerli üretim dalının ortalama yurt içi satış fiyatları ile karşılaştırılmıştır. Buna ilaveten,
soruşturma kapsamında işbirliğinde bulunan firmalar için de Türkiye’ye gerçekleştirdikleri ihracat verileri kullanılarak
fiyat kırılması tespiti yapılmıştır. Soruşturma konusu ülkeler menşeli ithalatın yurt içi pazara giriş fiyatı bulunurken CIF
ithal fiyatlarına gümrüklerde gerçekleşen diğer masraflar için %2 oranında ilave yapılmıştır. Soruşturma konusu ürünün
adı geçen ülkeler menşeli olanları için soruşturma döneminde geçerli olan gümrük vergisi oranı %4’dür.
(3) Buna göre, Hindistan menşeli ithalatın yerli üretim dalının yurtiçi fiyatlarını ağırlıklı ortalama CIF ihraç
fiyatına göre 2010 yılında %10, 2011 yılında %31, 2012 yılında ise %39 düzeyinde kırdığı tespit edilmiştir. Hindistan’da
yerleşik firmaların soruşturma dönemi olan 2012 yılında sebep olduğu fiyat kırılması oranları ise Reliance firması için
%59, Wellknown firması için %37, Alok firması için ise %47’dir.
(4) Malezya menşeli ithalatın yerli üretim dalının yurtiçi fiyatlarını ağırlıklı ortalama CIF ihraç fiyatına göre 2010
yılında %18, 2011 yılında %34, 2012 yılında ise %45 düzeyinde kırdığı tespit edilmiştir. Malezya’da
yerleşik Recronfirması için 2012 yılı verilerine göre tespit edilen fiyat kırılması ise %57 seviyesindedir.
(5) ÇHC menşeli ithalatın yerli üretim dalının yurtiçi fiyatlarını ağırlıklı ortalama CIF ihraç fiyatına göre 2010
yılında %7, 2011 yılında %27, 2012 yılında ise %33 düzeyinde kırdığı tespit edilmiştir. ÇHC’de yerleşik
örnekleme dahiledilen firmaların soruşturma dönemi olan 2012 yılında sebep olduğu fiyat kırılması oranları
ise Billion firması için %52,Hengli firması için %37, Tongkun firması için %47, Zhongchi firması için ise %47’dir.
ONUNCU BÖLÜM
Yerli Üretim Dalının Durumu
MADDE 24 – (1) YÜD’ün ekonomik göstergelerinin incelenmesinde başvuru sahibi Korteks firmasının
soruşturma konusu ürüne ait 2010-2012 yılları arasındaki verileri esas alınmıştır. Yönetmeliğin 17 nci maddesi hükümleri
çerçevesinde, dampingli ithalatın yerli üretim dalının ekonomik göstergeleri üzerindeki etkisinin tespiti amacıyla, zarar
dönemi içerisinde YÜD’ün üretim, satış, pazar payı, yurt içi fiyatlar, kapasite, kapasite kullanımı, maliyetler, stoklar,
istihdam, ücretler, verimlilik, nakit akışı, yatırımlardaki artış, kârlılık, büyüme, sermaye artışı, net dönem kârı/zararı
göstergeleri analiz edilmiştir.
(2) Söz konusu dönem için yapılan zarar analizinde eğilimi görebilmek amacıyla TL bazındaki veriler TÜİK
tarafından hesaplanan yıllık ortalama üretici fiyatları endeksi kullanılarak enflasyondan arındırılmış, reel hale getirilmiş ve
2010 yılı esas alınarak endekslenmiştir.
a) Üretim, kapasite ve kapasite kullanım oranı (KKO)
1) YÜD’ün ilgili üründe 2010 yılında 100 birim olan üretim miktar endeksi 2011 yılında 92’ye gerilemiş, takip
eden dönemde daha da gerileyerek 2012 yılında 54 birim olarak gerçekleşmiştir.
2) YÜD’ün üretim kapasitesinde 2012 yılında artış olmuştur. Buna göre, 2010 ve 2011 yıllarında 100 birim olan
kapasite endeks değeri, 2012 yılında 106 birim olarak gerçekleşmiştir. Üretim kapasitesindeki bu artışa karşılık kapasite
kullanım oranları endeks değerleri 2010, 2011 ve 2012 yılları için sırasıyla 100, 92, 51 olarak seyretmiştir.
b) Yurt içi satışlar
1) YÜD’ün ilgili üründe 2010 yılında 100 birim olan yurtiçi satış miktar endeksi, 2011 yılında 78 birime
gerilemiş, 2012 yılını ise 55 olarak tamamlamıştır.
2) Aynı dönemde yurtiçi satış hâsılatı reel olarak incelendiğinde, 2010 yılında 100 birim olan endeks değerinin
2011 yılında 96 birime gerilediği, 2012 yılında ise 67 birim olarak gerçekleştiği görülmektedir.
c) İhracat
1) YÜD’ün ilgili üründe 2010 yılında 100 birim olan ihracat miktar endeksi, 2011 yılında 56’ya, 2012 yılında ise
47 birime gerilemiştir.
ç) Pazar payı
1) Soruşturma konusu ürünün yurt içi tüketiminin 2010 yılı 100 birim olarak alındığında takip eden dönemde
artarak 2011 yılında 109, 2012 yılında ise 116 birime ulaştığı görülmektedir. Söz konusu dönemde soruşturma konusu
üründe Türkiye pazarı %16 oranında büyümüştür.
2) Soruşturma konusu ürünün toplam Türkiye pazarında görülen bu ciddi artışa karşılık YÜD’ün büyüyen
pazardan pay alamadığı ve 2010 yılındaki pazar payını da kaybettiği tespit edilmiştir. Buna göre, 2010 yılında 100 birim
olan pazar payının, 2011 yılında ciddi düzeyde azalarak 71 birime gerilediği, 2012 yılında ise 48 birim olarak gerçekleştiği
görülmektedir. Bu veriler, 2010-2012 arasındaki dönemde toplam Türkiye pazarı %16 oranında büyürkenYÜD’ün pazar
payının %52 oranında gerilediğine işaret etmektedir.
d) Yurt içi fiyatlar
1) YÜD’ün ilgili üründe ağırlıklı ortalama yurtiçi birim satış fiyatı endeksinin, 2010 yılı verileri 100 olarak
alındığında, 2011 ve 2012 yıllarında sırasıyla 124 ve 121 birim olarak gerçekleştiği görülmektedir.
e) Maliyetler
1) YÜD’ün ilgili üründe ağırlıklı ortalama birim ticari maliyet endeksi 2010 yılında 100 iken, 2011 yılında artış
göstererek 123’e ulaşmış, 2012 yılında ise 120 olarak gerçekleşmiştir.
f) Stoklar
1) YÜD’ün ilgili üründeki stok verileri incelendiğinde, 2010 yılında 100 olan stok düzeyi endeksinin, 2011 yılında
245’e yükseldiği, 2012 yılında ise 167 birim olarak gerçekleştiği görülmektedir. Aynı dönemde stok çevrim hızının da
artan stok miktarı ve düşen yurtiçi ve yurt dışı satış miktarları nedeniyle gerilediği görülmektedir. Bu itibarla, 2010 yılında
100 birim olan stok çevrim hızı takip eden iki yılda önemli ölçüde gerileyerek sırasıyla 31 ve 33 birim olarak
gerçekleşmiştir.
g) İstihdam
1) YÜD’ün ilgili üründeki çalışan toplam işçi sayısı endeksi, 2010 yılında 100 kabul edildiğinde, 2011 yılında 111
olarak gerçekleşmiş, 2012 yılında ise 96 birime gerilemiştir.
ğ) Ücretler
1) 2010 yılında 100 birim olarak alınan YÜD’ün ilgili ürün üretiminde çalışan işçilerinin aylık giydirilmiş brüt
ücret endeksi takip eden süreçte gerilemiş, 2011 ve 2012 yıllarında sırasıyla 98 ve 91 birim olarak gerçekleşmiştir.
h) Verimlilik
1) YÜD’ün ilgili ürün üretiminde çalışan işçi başına verimlilik endeksi 2010 yılında 100 iken, 2011 yılında 83’e
düşmüş, 2012 yılında ise 56 birime gerilemiştir.
ı) Kârlılık
1) YÜD’ün ilgili üründe ticari maliyetleri ve ortalama yurt içi satış fiyatları dikkate alınarak hesaplanan yurt içi
ürün birim kârlılık endeksi 2010 yılında 100 olarak kabul edilmiştir. Endeks değeri 2011 ve 2012 yılları için sırasıyla 124
ve 128 birim olarak gerçekleşmiştir.
i) Nakit akışı
1) YÜD’ün ilgili ürün satışları ile yarattığı nakit akışı endeksi 2010 yılında 100 birim iken, takip eden dönemde
gerileyerek 2011 yılında 87, 2012 yılında ise 64 birim olarak gerçekleşmiştir.
j) Net kârlılık, özkaynakların kârlılığı
1) Yerli üretim dalının bütün faaliyetleri ile ilgili olarak, 2010 yılı itibariyle 100 birim olan yatırımların geri dönüş
oranı (Kâr/Özkaynak), 2011 yılında 123 birime yükselmiş, 2012 yılında ise 63 birim olarak gerçekleşmiştir.
2) Yatırım hâsılatı (Kâr/Aktif Toplamı) oranına bakıldığında ise 2010 yılında 100 birim kabul edilen oran, 2011 ve
2012 yıllarında sırasıyla 116 ve 59 birim olarak gerçekleşmiştir.
k) Büyüme
1) Yerli üreticinin bütün faaliyetleri ile ilgili olarak, aktif büyüklüğü reel olarak 2010 yılında 100 iken, takip eden
iki yılda sırasıyla 111 ve 88 birim olarak gerçekleşmiştir.
l) Sermaye artışı
1) YÜD’ün sermaye artırma yeteneğini görebilmek amacıyla bütün faaliyetlerinde kullanılan öz sermayesinin
gelişimi incelenmiştir. Buna göre, 2010 yılında 100 birim olan öz sermaye endeksi, 2011 yılında 104 birime yükselmiş,
2012 yılında ise gerileyerek 82 birime düşmüştür.
m) Yatırımlardaki artış
1) Yerli üretim dalı incelenen dönem boyunca herhangi bir yenileme yatırımı yapmamıştır. Firmanın 2010 yılında
100 birim olan tevsi yatırımları endeksi 2011 yılında 2.656 birime yükselmiş 2012 yılında ise 95 birime gerilemiştir.
MADDE 25 – (1) YÜD’ün ekonomik göstergelerine bakıldığında, inceleme döneminde üretim, yurt içi satış
miktarı, istihdam, stok miktarı ve stok çevrim hızı gibi hayati göstergelerinde önemli düzeyde bozulmalar yaşandığı
gözlenmektedir. Üretim miktarında görülen düşüş kapasite kullanım oranının da ciddi düzeyde gerilemesine neden olmuş;
YÜD üretimde uygun ekonomik ölçeğe ulaşmakta sıkıntı yaşamıştır. YÜD, incelenen dönemde büyük üretim ölçeği ile
üretebileceği ürün tiplerini dampingli ithalatın yarattığı haksız rekabet nedeniyle iç piyasaya arz edememiş, buna karşılık
daha nitelikli, katma değeri yüksek, sipariş esasına göre üretilen özel ürün tiplerine yönelmiştir. Bu nedenle ortalama birim
yurt içi fiyatlar ile birim kârlılıkta artış görülmüştür.
(2) YÜD açısından dikkat çeken bir diğer önemli gösterge de pazar payındaki gerilemedir. İncelenen dönemde
Türkiye pazarı mutlak olarak %16 seviyesinde büyürken, dampingli ithalatın yarattığı haksız rekabet baskısı nedeniyle
YÜD mevcut pazar payını dahi koruyamamıştır. Aynı dönemde soruşturma konusu ülkeler menşeli ithalatın pazar payı ise
%51 düzeyinde artmıştır.
(3) Dampingli ithalatın ağırlıklı ortalama birim fiyatlarının YÜD’ün ortalama yurt içi fiyatlarının büyük ölçüde
altında olduğu da dikkate alındığında, önümüzdeki dönemde pazardaki mevcut koşullar altında dampingli ithalattaki
artışın pazardaki büyümeden daha fazla pay alma eğiliminin sürebileceği ve bu nedenle YÜD’ün ekonomik
göstergelerinin kötüleşeceği beklenmektedir.
MADDE 26 – (1) Nihai bildirim sonrasında ithalatçı firmalardan alınan yanıtlarda ve düzenlenen kamu dinleme
toplantısında YÜD’ün Türkiye üretiminin %82’sini gerçekleştirmesinin piyasada rekabetçi şartların oluşmadığını
gösterdiği öne sürülmüştür. İthalatçı firmalar tarafından soruşturma konusu ürünün tek bir firmaya bağlı yurt içi üretiminin
piyasa fiyatlarının serbestçe oluşmasına engel olduğu ve YÜD’ün piyasadaki fiyatları belirlediği savunulmuştur.
İthalatçılar tarafından ayrıca, ilgili üründe tek büyük üretici olmasının ürün tedarikinde ve terminde sıkıntı yarattığı öne
sürülmüştür.
(2) YÜD soruşturma konusu üründe termin sıkıntısı yaşandığı iddiasını reddetmiştir. Soruşturma konusu
ülkelerden bahse konu ürünün sipariş aşamasından itibaren tedariki için geçen süre
ile YÜD’ün müşterilerine vadettiğitedarik süresinin farklı olamayacağı, birçok üründe stoktan satışın da mümkün olduğu
ifade edilmiştir. YÜD’ün üretim tesislerinde gerçekleştirilen yerinde doğrulama çalışmaları sırasında da ürün stoklarının
varlığı teyit edilmiştir.
(3) YÜD’ün Türkiye’deki tek büyük üretici olması nedeniyle piyasada hakim konumda olduğu ve fiyat belirleyici
durumunda olduğu iddiasına ilişkin ithalatçılar tarafından müspet bir kanıt ortaya konulamamıştır. Öte
yandanYÜD’ün ekonomik verileri, soruşturma döneminde üretim miktarı, yurt içi satış fiyatlarının ve satılan ürün
tiplerinin durumu incelendiğinde bu iddianın müspet bir temele dayanmadığı anlaşılmaktadır. Halihazırda yürürlükte
bulunan herhangi bir önlem olmadığı ve ithalatın pek çok kaynaktan rahatlıkla gerçekleştirilebildiği de dikkate
alındığındaYÜD’ün piyasada fiyatları belirleme kabiliyetinin olmadığı anlaşılmaktadır. Toplam ithalatın piyasadaki
ağırlığı ve soruşturma konusu ürünün ithalatında geçerli olan gümrük vergilerinin seviyesi düşünüldüğünde piyasada
serbest rekabeti önleyecek bir yapının mevcut olmadığı düşünülmektedir.
(4) İthalatçılar bir yandan YÜD’ün piyasada fiyatları belirleme gücüne sahip olduğunu savunurken bir yandan da
soruşturma konusu ürünün Avrupa Birliği (AB) ülkelerinden dahi YÜD’ün fiyatlarından daha ucuza tedarik edilebildiğini
savunmuşlardır. Bu iddiaların kendi içinde tutarsız olduğu ve YÜD’ün ekonomik verilerine bakılarak doğruluklarının teyit
edilmesinin mümkün olmadığı değerlendirilmektedir. Buna karşın ithalat istatistikleri ülke bazında incelenmiş ve AB
üyesi ülkelerden gerçekleştirilen ithalatın birim fiyatlarının gerek YÜD’ün ortalama yurt içi satış fiyatlarının gerekse de
soruşturma konusu ülkeler menşeli ithalatın birim fiyatlarının önemli ölçüde üzerinde olduğu görülmüştür. Ayrıca, AB
ülkelerinden gerçekleştirilen ithalatın gümrük vergisinden muaf olduğu da dikkate alındığında söz konusu ürün
piyasasında serbest rekabet şartlarının YÜD tarafından bozulduğu iddiasının da mesnetsiz olduğu düşünülmektedir.
(5) Gerek ithalatçılar gerekse işbirliğinde bulunan üretici/ihracatçı firmalar tarafından YÜD’ün kârlılığının devam
ettiği belirtilerek bu durumun zararın oluşmadığını gösterdiği öne sürülmüştür. Daha önce ifade edildiği
gibi YÜD’ünüretim ve yurt içi satış miktarları gerilerken birim kârlılığı artmıştır. Ancak bunun dampingli ithalatın neden
olduğu piyasa koşulları nedeniyle YÜD’ün daha nitelikli ürünlere yönelmek zorunda kalmasından kaynaklandığı
anlaşılmıştır. NitekimYÜD’ün üretim ve yurt içi satış miktarı ile KKO önemli ölçüde gerilerken toplam satışları içinde
özel nitelikli ürünlerin payı artmış bu durum da birim kârlılıkta artış olarak ekonomik göstergelere yansımıştır. Buna
karşılık, artan birim kârlılığa rağmen düşen satış hacmi nedeniyle toplam kârlılıkta ciddi bir gerileme olduğu
görülmektedir.
(6) Nihai bildirim sonrasında bazı ithalatçılar YÜD’ün yatırımlarına devam ettiğini ve bu
durumun YÜD’ünyatırım yapma kapasitesinin sürdüğüne işaret ettiğini savunurken bazı ithalatçılar ise yapılan yatırımın
yetersiz olduğunu ve YÜD’ün bu nedenle zarar ettiğini öne sürmüştür. Öncelikle yatırımlara ilişkin olarak öne sürülen bu
iddiaların tutarlılık arz etmediği düşünülmektedir. Soruşturma döneminde kurulu kapasitesinin yaklaşık yarısını
kullanamaz durumda olduğu için üretimde ekonomik ölçeğe ulaşamayan YÜD’ün atıl kapasitesini artıracak yeni bir
yatırıma yönelmediği anlaşılmaktadır. Nitekim yapılan yatırımların da düşük üretim hacmi gerektiren özel nitelikli iplik
üretimine yönelik olduğu gerek yerinde doğrulama çalışmaları sırasında gerekse de YÜD tarafından sunulan bilgiler ile
teyit edilmiştir.
(7) Öte yandan, dampinge karşı önlemlerin amacı, soruşturma konusu ürünün sadece yerli üreticilerce iç piyasaya
tedarik edilmesini sağlamak veya ithalatı tamamen engellemek değildir. Dampinge karşı önlemler, yerli
üreticilerindampingli ithalattan kaynaklanan haksız rekabet koşullarından zarar görmelerini engellemeyi amaçlamaktadır.
ON BİRİNCİ BÖLÜM
Dampingli İthalat ile Zarar Arasındaki Nedenselliğe İlişkin Belirlemeler
MADDE 27 – (1) Soruşturma konusu ülkeler menşeli toplam ithalatın 2010-2012 yılları arasında hem miktar hem
de değer olarak artış gösterdiği ve bu artışa paralel olarak yurt içi piyasadan aldıkları toplam pazar payının YÜD aleyhine
yükseldiği tespit edilmiştir. 2010-2012 yılları arasında toplam Türkiye tüketimi %16 oranında büyürken soruşturma
konusu ülkeler menşeli ithalatın %75 oranında arttığı belirlenmiştir. Soruşturma konusu ülkelerin Türkiye pazarından
aldıkları toplam pay bu dönemde artarken YÜD’ün pazar payı önemli ölçüde gerilemiştir. Bu
veriler,YÜD’ün dampingli ithalat nedeniyle Türkiye piyasasındaki nispi konumunun iç piyasadaki toplam genişlemeye
paralel bir seyir izlemediğini göstermektedir.
(2) Öte yandan, dampingli olduğu tespit edilen ithalatın fiyatlarının yerli üretim dalının fiyatlarını önemli ölçüde
kırdığı tespit edilmiştir. Hâlihazırda, artan dampingli ithalat nedeniyle, büyüyen Türkiye pazarından yeterli pay alamayan
ve hatta 2010 yılındaki pazar payını dahi koruyamayan YÜD’ün bu fiyat düzeyleri sabitken dampingli ithalat ile rekabet
edebilmesinin mümkün olmadığı düşünülmektedir.
(3) Bu tespitler ışığında, YÜD’deki olumsuz gelişmelerin dampingli ithalatla eşzamanlı görülmesi
sebebiyle,YÜD’de görülen zarar ile dampingli ithalat arasında illiyet bağı olduğu sonucuna varılmıştır.
MADDE 28 – (1) 2010-2012 döneminde diğer ülkelerden yapılan ithalat miktarı artarken bu ülkelerden
gerçekleştirilen ithalatın toplam pazar payı dampingli ithalatın etkisiyle gerilemiştir. Buna ilaveten, üçüncü ülkeler
menşeli ithalatın birim fiyatlarının soruşturma konusu ülkelerden gerçekleştirilen ithalatın birim fiyatlarının önemli ölçüde
üstünde seyrettiği, bu haliyle üçüncü ülkeler menşeli ithalatın yerli üretim dalında zarara yol açmasının mümkün olmadığı
değerlendirilmektedir. Nitekim görece yüksek fiyat düzeylerinin rekabet üzerinde bozucu etki yaratmaması nedeniyle
üçüncü ülkeler menşeli ithalat YÜD tarafından şikâyete konu edilmemiştir.
ON İKİNCİ BÖLÜM
Sonuç ve Karar
MADDE 29 – (1) Yürütülen soruşturma sonucunda dampingin, yerli üretim dalında zararın ve her ikisi arasında
illiyet bağının mevcut olduğu tespit edilmiştir.
(2) Bu çerçevede, İthalatta Haksız Rekabeti Değerlendirme Kurulunun kararı ve Ekonomi Bakanı’nın onayı ile
aşağıda GTP’si, eşya tanımı, menşei ve üretici/ihracatçı firma ticaret unvanı belirtilen eşyanın Türkiye’ye ithalatında
tabloda belirtilen tutarlarda dampinge karşı kesin önlem yürürlüğe konulmuştur.
GTP Eşyanın
Tanımı
Menşe
Ülke Firmalar
Dampinge
Karşı
Önlem
(ABD
Doları/KG
)
5402.4
7
Diğerleri,
poliesterlerde
n
Malezya Recron (Malaysia) SDN. Bhd. 0,15
Diğerleri 0,17
Hindistan
Reliance Industries Limited 0,15
Alok Industries Ltd.
Wellknown Polyesters Ltd.
Diğerleri 0,17
Çin Halk
Cumhuriyet
i
Fujian Billion Polymerization FiberTechnology Industrial C
o. Ltd.
0,15
Jiangsu Hengli Chemical Fibre Co.,Ltd.
Tongkun Group Co., Ltd.
Tongxiang Zhongchi Chemical FiberCo., Ltd.
Jiangsu Deli Chemical Fibre Co.,Ltd.
Jiangsu Shenghong Science andTechnology Co., Ltd.
Jiangsu Zhonglu TechnologyDevelopment Co., Ltd.
Tongxiang Zhongchen Chemical FiberCo., Ltd.
Tongxiang Zhongxin Chemical FiberCo., Ltd.
Zhejiang Guxiandao Polyester DopeDyed Yarn Co., Ltd.
Tongkun Group Zhejiang HengshengChemical Fibre Co., Lt
d.
Tongkun Group Zhejiang Heng TongChemical Fibre Co., L
td.
Zhejiang Rongxiang Chemical FibreCo., Ltd.
Diğerleri 0,17
MADDE 30 – (1) Gümrük idareleri, Karar maddesinde gümrük tarife pozisyon numarası, tanımı, menşe ülkesi ve
üretici/ihracatçı firma ticaret unvanı belirtilen eşyanın, diğer mevzuat hükümleri saklı kalmak kaydıyla, serbest dolaşıma
giriş rejimi kapsamındaki ithalatında, Tebliğin 29 uncu maddesinde bulunan tabloda gösterilen tutarlardadampinge karşı
kesin önlemi tahsil ederler.
MADDE 31 – (1) Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
MADDE 32 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Ekonomi Bakanı yürütür.